Total Banner
MİNE KAYAÇELİK / HER KARESİ AYRI GÜZEL
305 okunma

MİNE KAYAÇELİK / HER KARESİ AYRI GÜZEL

ABONE OL
15/03/2022 17:16
MİNE KAYAÇELİK / HER KARESİ AYRI GÜZEL
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Her defasında sokaklarında gezerken anılarımın en unutulmazlarını topladığım ve ayrılma vakti geldiğinde tekrar o güzelim anılarımı geride bıraktığım üniversite yıllarım.
Antalya’daydım hafta Sonu. Uzun zaman oldu gitmeyeli. Rüya şehrimdir benim. Bana çok şey katmıştır. Havasıyla suyuyla her şeyiyle ayrı bir güzelliği olan şehir Antalya. Hele ilkbahar aylarında nefesini içine çektiğinde meyve bahçelerini temiz deniz havasını ciğerlerine kadar hissettiğin şehirdir Antalya. Hava Antalya’ya yakışan kıvamdaydı güneşli ve aydınlık Konyaaltı’nda doyasıya gezdik. Tek gittiğim şehre şimdi eşim de dâhil oldu benimle. Hep aynı buralar, nedense nostalji yaratıyor yıllar geçse bile. Esnafıyla, iş yerleriyle adeta yıllar öncesinde gezdiğimi hissediyorum. Sonra gözlerim güvercinleri arıyor daha önceki ziyaretimde yoktular şimdide yoklardı. Neden acaba diye düşünürken yem satan teyze dikkatimi çekti.
Bu sefer neden olmadıkları konusunda merakımı gidermeliydim. Teyzenin olduğu yere gittim ve sordum; ‘neredeler teyze neredeler?’ bir taraftan da elimle işaret ettim güvercinin olması gereken yerleri. Beklemiyordu benden böyle bir tepki her halde ; ‘ kimler nerde kızım?’ dedi şaşkınlıkla kadıncağız. Ben de güvercinler teyze; neredeler niye yoklar ortalıkta dedim gülerek. O da; haa kuşlar mı ne bileyim ki nereye gittiler. Karınları tok her halde! Diye gülümseyerek cevap verdi. Sonra çevredeki binaların çatılarına baktık ve birden; hah bak ordalar! Dedi heyecanla. Konya altında kapalı çarşı girişindeki binaların çatılarındaydı hepsi. Güldük. Birlikte bir süre seyrettik onları. Onları bile o kadar özlemişim ki seyrederken hissettim birden. Niye gelmiyorlar ki kalabalık diye mi? ‘bilmem ki olabilir ‘ dedi. Onlara yem atacaktım ki ben dedim. Sonra ayrıldım yanından. Sonra yine gittim fakat bu sefer onunla sohbet etmek için gittim.
Adının Emine olduğunu öğrendiğim teyzeyle bir süre konuştuk ve ona dedim ki gülümse fotoğrafını çekeceğim seni paylaşacağım. Sevindi buruk bir gülümsemeyle. Az sonra uzaklaşırken yanından, derin düşüncelerle konuşuyordum içimden.
Mardin Ömerli ’li olduğunu söylemişti ve sevimli yaşlı bir teyzeydi. Orada güvercinler için yem satmaya çalışıyordu. Sıcacıktı bakışları içtendi gülümseyişleriyle. Dikkatimi çekmişti bu yüzden. Hayatta kim bilir neler gördü neler yaşadı. Oralarda saatlerce oturup parasını kazanmak için mutlaka nedenleri vardır. Ona uzaktan bir kere daha baktım, hayat ne garipti.
Az sonra Konyaaltı’na sahile denizi izlemeye gittik. Gün batımının denize ve gökyüzüne yansıttığı ışığı izledik hayranlıkla. Göğün ve bulutların birlikte oluşturdukları resme, güne veda etmeye hazırlanan güneşin ışığının turuncu, ateşten renkleri canlılık katıyordu. Doğanın renklerini ve gizemin akşam saatlerinde ve sabahın ilk ışıklarında sökerken görebilmek var oluşumuzun anlamı bir bakıma. Hepimiz bu gizemin bir parçasıyız. Denizi görmek ve havasını solumak ise hayat doldurur hep içime. Büyük kayalıklar vardı kenarında. İnsanlar o kayalara oturmuş denizi seyrediyorlardı gün batımındaki güneşin eşliğinde. Oradan da ayrıldık bir süre sonra. İskelenin olduğu bu alan çok hareketliydi. Akşamın alaca karanlığı vuruyordu tüm çerçeveye ve biz de ayrılmalıydık artık. Bir ses geliyordu ilerden kulağımızı okşayan. Müziğin hoş melodileriyle şarkı söylüyordu bir grup genç. Yaklaştıkça daha da netleşmişti ne söyledikleri. O kadar güzel çalıyorlardı ki, tutamadım kendimi çevrelerine toplanmış insanların arasında buluverdim. Nasıl da güzel çalıyor ve söylüyorlardı şarkılarını. ‘ dışarıda deli dalgalar, aldırma gönül aldırma…’ çok güzeldi çok. Önlerinde kapağı açık gitar kapına paralar atılıyordu onlar söylemeye devam ediyordu ve bakan herkese mutlu bir ortam sunmanın neşesini yaşatıyorlardı. Müziği sevmeyen dinlemiyorum diyen var mıdır? dedim içimden. Oradan da ayrıldık bir süre sonra. Ertesi gün üniversite yıllarında delice doyasıya gezdiğimiz yerlere gittik. Antalya’nın güzelliklerini hafızadan silmek mümkün değil.
Rüya gibi anılar bıraktı bana bu şehir. Bu yüzden çok sevmiştim. Sanırım ayrılma vakti gelmişti. Orada kalanlarımın ayrılırken uğurlandığımın hüznünü yaşarken beraber mutluyuz yaşadığımız onca güzelliğin adına hoşça kal Antalya’m seni bıraktığım yerdesin beni de bıraktığın gibi karşıladın her şeye rağmen unutmadın beni ve benden kalan anılarını…

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.