Garenta Denizli Rentacar
NELERİ UNUTTUK KARDEŞLERİM!
118 okunma

NELERİ UNUTTUK KARDEŞLERİM!

ABONE OL
04/02/2023 10:21
NELERİ UNUTTUK KARDEŞLERİM!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Her toplumun kendine has ana özellikleri olduğu gibi; ne yazık ki sonradan zaman zaman da olsa yapılarına uygun olmayan bazı özellikler de edinmekteler. Tıpkı biz Türk toplumun da; kendimize has var olan ana özellikler dışında sonradan edindiğimiz bazı özelliklerden biri olan unutma gibi… Toplum olarak son dönemlerde yaşadığımız olumsuz gelişmelerin ve nahoş hadiselerin ana kaynağının; okuma özürlü bir toplum olmamızın yanında birde unutkanlığımız gelmekte. Bunu son yıllarda kendimize bir haslet, bir özellik edindik ve her geçen gün de zararını çekmekteyiz.

Diyeceksiniz ki neyi unuttuk, unutulan husus ne ve ne gibilerdir? Takdir edersiniz ki milletlerin yaşamında en önemli olan husus maneviyat, milli ruh ve de bunlara karşı olması gereken hassasiyettir. Oysa bu milletin her tür şerre, sokulduğu girdaba karşı ayakta kalmasını sağlayan da bu haslet ve özelliklerdir. Şimdi gelelim unuttuklarımıza… Kainatın sevgisi üzerine yaratıldığı Eşref-ül Mahlukat, Seyyid-ül Kainat Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ (s.a.s) nın buyurdukları hadislerin gereğini yapmayı ve yaşamayı unuttuk. Bunları unutup terk etmekle; Var olması ve yaşanması gereken sevgiyi, Sevgide; insanı, İnsanda olması gereken insani ruhu, insanlığı, İnsana teveccühü ve gerçek hoşgörüyü, Ruhta; milli ve manevi değerleri, Vefa’ yı, vefa da sözü, Kardeşliği, birilerinin varlığımızdan rahatsızlığı ve arzuladığı emelinin gerçekleşmesi için birbirimizi anlamayı, kardeşçe yaşamayı, Dostu unuttuk, dosta vefayı, Milli ve manevi ruhta; Tarihi ve tarihi geçmişimizi, Özümüzü, öz benliğimizi, Vatanı, vatan sevgisini, vatana ve vatanda dalgalanan AL BAYRAK’ a olan sevgiyi unuttuk. Daha neyi unuttuk dersiniz? Ordumuz ve mensuplarının içimizden çıkan-bağrımızdan doğan evlatlarımız, milli ve manevi değerlerine bağlı birer değer, biz anne ve babaları olarak ne kadar Müslüman isek; onlarında o kadar Müslüman olduklarını, Komşuluğu, komşu ilişkilerini ve hakkını, Uyu uyu yat uyu demeleriyle; uyanıklığı, Sus ve gülme demekle; konuşmayı, gülmeyi, Otur demekle ayakta durmayı, Sen bilmezsin demekle güveni, kendimize olan güveni, Hazırdan yiyip içmeye ve de giyime alıştırılıp tüketici toplum haline getirilişimizden (özellikle de yabancı markaları) üreticiliği, Bir Yahudi zihniyeti olup; Türk-İslam literatür’ ünde olmayan ‘’Bana ne, Beni ne ilgilendirir, Bana değmeyen yılan bin yaşasın.’’ gibi düşüncelerin tesirinde kalarak insana, insanlığa, insani değerlere, vatana ve de milli servete karşı duyarlılığı, Elin Amerikalısı, İngiliz’i ve bilmem nelisi ülkemize gelip yerleşerek Türk’ü, Türkçeyi, Türk Halk ve Türk Sanat Müziğini seviyor, kendi ve çocuklarının adını değiştirerek Türkçe koyuyor ve Türk’ çe konuşuyor, Türk Halk Müziğinden 4 adet albüm yapıyor biz ise; çocuklarımıza yabancı isim takıp, yabancı dile ağırlık vererek Türkçe’ yi; pop, caz, rak karşısında Türk Halk ve Türk Sanat Musikisini dinlemeyi, dinlettirmeyi, Uyuyan bir dev olan Çin’in zulmü altında inim inim inleyen, her gün onlarcası idam edilen Doğu Türkistan’ da ki Uygur Türkleri’ ni, yıllardır Irak’ta peşmerge ve Arap zulmüyle pençeleşen Türkmenleri unuttuk… Kültürümüze inecek olursak; Okumayı, okutturmayı ve de bunlardan ana fikir çıkartmayı, muhakeme yapma ve yaptırmayı, Çarşı ve pazarda ağız bozmadan, kişiliğimizden ödün vermeden insanca, adam gibi gezmeyi, milli ve manevi değerleri konuşmayı, edep ve adaba uygun tartışmayı, Eskilerin oynarken yeri sallayarak insanı coşturan, oyun bilmeyenleri bile oynamaya özendiren o milli oyunlarımızı, bunların kendine has müzikleriyle oynanmasını, Kolaylık ve rahatlık adına ortaya atılan ve cami altlarında hizmete sunulan taziye evlerinden dolayı; evde taziye vermeyi, orda hissedilen o manevi iklim ve alınan o manevi havayı, Bayram Namazı sonrası Bayram Yemeği için (özelliklede Asker ve Yolcu) eve misafir edinme ve edilmeleri, Çocukluk dönemi (aşık, mozik, çelik-çomak, Modernleşme adına gelin olacak kızı, kızlarımızı bir gün öncesi hamama götürmeyi, kızımızın telli-duvaklı, Al bayrak altında tekbirli-dualı evden çıkarmaları, Çevrenin bir hayli genişlemesi ve maddi imkansızlığın bahane edilmesiyle; akraba-i taallükat, eş-dost, yaşlı-hasta ziyaretlerini, Evde olsun, gezmede olsun, çarşı pazarda olsun, farklı platformlarda olsun büyük küçük olmayı, küçük olarak el öpmeyi, ayak ayak üstüne atmamayı, ceket veya paltomuzu düğmelemeyi unuttuk, daha doğrusu bunları icra etmemek ve yok olmak adına hipnotizma edilerek unutturulduk.. Kısa ve öz olarak; milli ve manevi değerler olarak her ne ve neyi biliyor ve yaşıyor idiysek onları ve onlara değer vermeyi, kendimizi, kendi öz değerimizi, ilke ve erdemliliği, sadakate dayalı sözümüzü unuttuk, bilinçli olarak unutturulduk. Bunlar ve gibisi günümüzde de var olup yaşaması gereken ve biz Türk Milletini, toplumunu ayakta tutan, tutacak olan değerlerimizdir, milli ve manevi değerler. Az çokta olsa günümüzde yaşanır olması bile güzeldir hiç yaşanmamasından sa, gelin; bunların hepsini olmasa da, bir kısmını hatırlayarak yaşayabildiğimiz kadar, yaşayalım, yaşatalım var olmak ve ayakta kalmak adına… “Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?” (En’am Su/Ayet 32) Allah CC Selami Bereketi Rahmeti üzerinize olsun.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.