ANA BABA RIZASI ALLAH CC NIN RIZASI
265 okunma

ANA BABA RIZASI ALLAH CC NIN RIZASI

ABONE OL
08/02/2022 10:09
ANA BABA RIZASI ALLAH CC NIN RIZASI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Cenab–ı Hak, kendisine ibadetten sonra ikinci derecede anne ve babasına hürmetkâr davranılmasını emrediyor. Yavruları için hiçbir fedakârlığı esirgemeyen anne ve babasına karşı gereken teşekkürü yerine getirmeyen bir kimseden diğer insanlara saygı göstermesi de beklenemez. Efendimiz (sas), “Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın gadabı anne ve babanın gadabındadır.”(Tirmîzî, Birr, 3.) buyurarak çok önemli bir noktaya dikkat çekiyor. Cenab–ı Hak, Nisa Suresi 36’ıncı ayette anne– baba hakkının yerini kendi hakkından sonraya koyuyor ki, bu evlatlar için yeterince açıklayıcı olsa gerek: “Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya–babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolda kalmışa, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.” Bir kişinin size yaptığı en küçük bir iyiliğe teşekkürle karşılık vermeniz, onun iyilikleri artırmasını sağlayacaktır. Zor giden işin bir safhasında edilen içten bir teşekkür, işin daha iyi gitmesi için, dinî yönden de hukuki yönden de cezası olmayan güzel bir ‘rüşvet’ (!) gibidir. Teşekkür iyilikleri artırır. Hiç karşılık vermediğimiz bir iyilik daha sonra aynı şartlar altında tekrar yapılmayacaktır. Nimetin artırılması şükre, yani teşekküre bağlanmıştır. Zira Allah teala bir ayette “Eğer şükrederseniz, Ben nimetlerimi daha da artırırım…” (İbrahim, 14/7) buyurmaktadır. Allah, şükredene nimet ve ihsanlarını artırdığı gibi, insanlar da teşekkürle karşılık verene farklı yaklaşmaktadır. Nankör kelimesinin kullanıldığı insanlar nimetleri göremeyen insanlardır. İnsanın vazifesi, Efendimiz’in bir hadisinde de ifade edildiği gibi, musibet yönünden kendinden daha fazla sıkıntısı olana bakmak ve şükretmektir. Refah ve zenginlik yönünden de şükredebilmek için kendinden daha zor durumda olanlara bakmak insana Allah’ın kendisine olan nimetlerini kavrama adına engin bir ufuk açacaktır. Hiçbir evlât, babasının hakkını ödeyemez. Şayet onu köle olarak bulur ve satın alıp âzâd ederse, babalık hakkını (ancak o zaman) ödemiş olur.” Bu sebeple, Allah rızâsı için herhangi bir hayır ve iyilik yapılacaksa, evvelâ aç ana-babanın düşünülmesi îcâb eder. Sonra da en yakından uzağa doğru diğer insanlar… Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur: “…Maldan harcadığınız şey, ebeveyn, yakınlar, yetimler, fakirler ve yolcular için olmalıdır. Şüphesiz Allah, yapacağınız her hayrı bilir.” (Bakara, 215) Anne-babaya ‘Öff’ bile deme! Çocuklar, ana-babalarına karşı hürmet, itaat ve gerekli hizmetlerle yükümlürürler.


Eğer farklı yerlerde ya da şehirlerde yaşıyorlarsa, ana-babalarını ziyâret edip gönüllerini almalı, duâlarını istemelidirler. Onlara hizmet etmek, güzel söz söyleyip ikramda bulunmak, bilhassa yaşlandıkları zaman evlâtların en büyük vefâ borcudur. Yüce Rabbimiz, onlara karşı en ufak bir memnûniyetsizlik göstermeye bile müsâade etmemiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur: “Eğer ikisinden biri veya her ikisi, senin yanında iken ihtiyarlayacak olursa, onlara karşı öf bile deme, onları azarlama. İkisine de hep tatlı söz söyle. En iyi davranman gerekenler? Annen, annen, annen, baban… Ebû Hüreyre şöyle anlatır: “Bir şahıs, Rasûlullah’a gelerek: Kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu. Rasûlullah: Annen! diye buyurdu. O sahâbî: Ondan sonra kimdir? diye sordu. Efendimiz: Annen! diye buyurdu. Sahâbî tekrar: Ondan sonra kim gelir? diye sordu. Allah Rasûlü yine: Annen! diye buyurdu. Sahâbî tekrar: Sonra kim gelir? diye bir daha sorunca, Peygamberimiz bu kez Baban! cevâbını verdi.” (Buhârî, Edeb, 2) Anne-baba cennete girme vesilesi. Anne babaya hizmette bulunmak, çok fazîletli bir amel-i sâlihtir. Bu fırsatı değerlendiremeyenler, büyük bir kayıp içindedirler. Nitekim Peygamberimiz (sas), önemli bir îkaz ve ihtarda bulunmuştur: “Anne ve babasına veya onlardan sadece birine yaşlılık günlerinde yetişip de cennete giremeyen kimse perişan olsun, perişan olsun, perişan olsun!” (Müslim, Birr, 9, 10) Anne-babaya itaatsizlik günahtır. Nüfey bin Hâris şöyle rivâyet eder: Rasûlullah birgün: Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi? diye üç defâ sordu. Biz de: Evet, Yâ Rasûlallâh! dedik. Peygamberimiz: Allâh’a şirk koşmak, ana-babaya itaatsizlik etmek! buyurduktan sonra, yaslandığı yerden doğrulup oturdu ve; İyi dinleyin, bir de yalan söylemek ve yalancı şâhitlik yapmak! buyurdu. Allah CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun…

METİN ALKAN

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.