Kadın evinde çocuklarına bakar, yemek yapar, evinin her işini bitirirdi. O da yetmez, dikiş diker, örgü örer, kocasını çocuklarını giydirirdi. Gene yetmez, danteldi,nakıştı, kızına oğluna çeyiz hazırlardı. Bütün bunların karşılığında sigortası, maaşı, tatili yoktu. Kocalar kadının evde yaptığı işin görünmez bir rant olduğunu düşünmez, kadını ezdikçe ezerdi. Kadının hiçbir güvencesi yoktu.
Sonra kadın çalışmak istedi. Kiminin amacı ekonomik bağımsızlığını, dolayısı ile özgürlüğünü kazanmak, kimininki aile bütçesine katkıda bulunmaktı. Kimi mecburiyetten, kimi keyfine çalışıyordu. Ama çalışıyorlardı. Erkek, başta dirense de sonraları kabul etti. Hatta işine gelmeye başladı. Ne de olsa hayat müşterekti.
Şimdi 50 li yaşlarda olanların çoğunun annesi, hemen hemen hepsinin büyükanneleri çalışmıyordu. Şimdi ise yüksek öğrenim gören kadınların %61 i, okuma yazma bilmeyenlerin ise % 15’i çalışıyor. (2018 verilerine göre)
Peki çalışıyorlar da ne oluyor? Evin bütün işleri gene kadının sorumluluğunda. Bu gün canım yemek yapmak istemiyor deme şansı yok. Temizliği belki yaptırıyor ama sorumlusu gene o…Çocukların bakımı birinci derecede annenin üstünde. Her hangi bir durumda nedense izin alması gereken, patronu karşısında yüzünü kızartan hep anne olur. İşyerinde erkek patronun anlayışsızlığı, kadın çalışanların “ ben de çocuk büyüttüm…” lafları da cabası. Babanın izin alması ise zinhar mümkün değildir. Çünkü en küçük zorlukta çocuk, annenin çocuğudur.
Çocuk hasta mı oldu, ateşi mi çıktı, bebeğin gaz sancısı mı var, uyumuyor, ağlıyor mu? Başını bekleyen, sabah işe gidecek olan annedir. Baba ise anneden başka odaya gitmesini rica eder çünkü erkekler işe uykusuz gidemezler.
Erkeğin gömleği ütüsüzse kadın suçludur. Koca, kendi ütülemeyi düşünmez bile. Hep yıkanmamış pantolonunu giyeceği tutar.
Hani hayat müşterekti? Ev işlerinde de öyle olsun? Olmuyor işte. Yardım eden az buçuk sayıda koca da bunu karısının başına kakmaktan geri durmadan yapıyor.
Çalışan kadınların hatta çalışmayanların da bir kısmı ev işleri için yardımcı tutuyor ama o yardımcı da kendi evindeki işlerini de yapmak zorunda olan bir kadın. O da çalışan bir kadın ve aynı sorunları paylaşıyor.
Bazı kocalar ise işi iyice yüzsüzlüğe vurdu, karısını çalıştırıyor, kendisi yan gelip yatıyor. Kahveden çıkmıyor. Oyun, çay, sigara parası istiyor karısından; sobayı yakmayı bile karısına bırakıyor. Yorgun argın işten gelen kadın bir de evde kendisini bekleyen iş yüküyle karşılaşıyor. Yüzü gülmüyor diye de kocasından azar işitiyor.
Oysa biz kadınlar bu yola özgürleşmek, kendi paramızı kazanmak, hem daha rahat yaşamak hem rahat yaşatmak için çıkmıştık. Bu işte GERÇEKTEN bir yanlışlık var.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.