<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>müslüman Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/musluman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/musluman/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Feb 2025 21:09:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>müslüman Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/musluman/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>MÜSLÜMAN (MÜ&#8217;MİN), DENGE İNSANIDIR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/musluman-mumin-denge-insanidir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/musluman-mumin-denge-insanidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Dec 2022 06:37:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=38520</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Allah Rızkı Dilediğine Bol Verir, Dilediğine Daraltır “Rabbin rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) çok iyi görür.”(İsra, 30) Kur’an-ı Kerim’in öğretisini anlamak için RAB, İLAH ve MELİK terimlerinin sahih ve mükemmel anlamlarının tam manasıyla kavranması zorunludur. Eğer [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/musluman-mumin-denge-insanidir/">MÜSLÜMAN (MÜ&#8217;MİN), DENGE İNSANIDIR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Allah Rızkı Dilediğine Bol Verir, Dilediğine Daraltır “Rabbin rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) çok iyi görür.”(İsra, 30) Kur’an-ı Kerim’in öğretisini anlamak için RAB, İLAH ve MELİK terimlerinin sahih ve mükemmel anlamlarının tam manasıyla kavranması zorunludur. Eğer herhangi bir kimse “Rab, İlah ve Melik” kavramlarının manasının ne olduğunu bilmezse, onun için Kur’an’ı anlamak zorlaşır.</p>



<p>Allah Rab’dir, dolayısıyla elimizdeki şeylerin asıl sahibidir ve bunları O vermiştir. Mülk O’nun elindedir, kiminin rızkını bollaştırır, kiminkini kısar. Ayetin son cümlesi bunun hikmetsiz ve anlamsız olmadığına işaret etmektedir. Allah her kulunun durumunu görür bilir. Genellikle herkes zengin olmak ister, fakirlikten korkar. Allah ise hikmeti uyarınca kimine az kimine çok verir ama ne çok vermesi mutlak anlamda hayır ne de az vermesi mutlak anlamda şerdir. Zenginlik yüzünden maddi veya manevi birçok şeyini hatta inancını, sevdiklerini veya hayatını kaybedenler olduğu gibi; fakirlik sebebiyle birçok kayıptan kurtulanlar, manevi kazançlara kavuşanlar da vardır. Zenginlik kimini kurtarır, kimini de mahveder. Makam da böyledir. Bununla birlikte varlık, yokluğa yeğlenir. Onun için ayetlerde Allah’tan fakirlik isteyin anlamına gelecek hiçbir ifadeye yer verilmemiş; mal, rızık, servet isteyin denilmiş fakat bunun hakkının verilmesi gerektiği bildirilmiştir.</p>



<p>Mesela: Cuma suresi ayet 10’da şöyle buyurulmuştur: “Namaz kıldıktan sonra yeryüzüne dağlın Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.” Ayette geçen El-Basıt, açan, genişleten, bollaştıran, zaman zaman kulunu imtihan etmek ya da bir sıkıntıdan kurtarmak, rahmet etmek için hazinelerinin kapılarını açan, kulunu darlıktan kurtarıp huzura erdiren, kulunun yaptığına birebir değil fazlasıyla artırarak karşılık veren demektir. Bir tohum ekene bir ağaç verir. Mülkün sahibi hazinesinden mal verdiğinin şımarmamasını ister, kibirlenmemesini ister, emanet olarak görmesini ve infak etmesini ister. Dünyanın üzerinde Karunlar da dolaştı İbrahim Edhemler de geldi geçti. Karun’un malını, hazinelerinin anahtarlarını yetmiş deve ancak taşıyordu ama o varlığı ile şımardı. Mülkün gerçek sahibini tanıyamadı. Hayatını ve malını israf etti, helak oldu. Kasas 82’de “Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler de ‘demek ki Allah dilediğine rızkı genişletir ve daraltır. Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı bizi de yerin dibine geçirildi. Demek ki inkârcılar iflah olmazmış.’ demeye başladılar.” Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem “Allah size yardım edip rızık veriyor ise bu aranızda ki zayıflar sayesinde değil midir?”(Buhari, Cihad 76) buyurur.</p>



<p>Başka bir Hadis-i şerifte de “Allah bu ümmete aralarında ki zayıfların duası, ibadeti ve ihlası sebebi ile yardım etmektedir.” denilmektedir. El-Kabız: “İmtihan için sıkan, rızkı belli bir ölçüde tutan ve belli bir ölçüde veren.” Kudret elinde olan Yüce Yaratan, kulunu Kabız ve Basıt isimlerinin tecellileri ile yeri gelecek madden ve manen daraltacak, yeri gelecek madden manen bollaştıracak, engin rahmeti ile huzura erdireceklerdir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem “Mü’minin işine şaşarım çünkü onun işleri kendisi için hayırdır. Bu da ancak mü’mine özgüdür. Çünkü o sevindirici bir şeyle karşılaşınca şükreder bu kendisi için hayır olur. Zararlı ve üzücü bir şeyle karşılaşınca sabreder bu da kendisi için hayır olur.” (Müslim, Zürd, 64) buyurur.</p>



<p>Mü’min denge insanıdır. Varlık elinden alınınca mülkün gerçek sahibine olan inancından dolayı sarsılmayan, zenginin malına haset etmeyen, aşağılık kompleksine düşmeyen, sabırla doğru şeyler yaparak bulunduğu durumdan çıkmaya çalışan insandır. Bilir ki fakirlik, duygusunu doğru bir şekilde yönetemediği zaman kişiyi küfre bile düşürebilir. Şayet Allah insanların tamamını zengin yapsa idi azgınlaşır yoldan çıkarlardı. Bütün insanları fakir ve muhtaç kılsaydı o zaman da Allah ı unutur ve helak olurlardı. Bir Hadis-i şerifte de şöyle buyrulur: “Beş şeyden önce ameller de acele edin: Azdıran zenginlikten, unutturan fakirlikten, aklı götüren yaşlılıktan, ifsad eden hastalıktan ve ani ölümden.” “Herkes birbirine; fakir zengine, zengin fakire muhtaçtır. Bütün insanlar da her an Allah a muhtaçtır.” (Fatır,15) İnsan, insanlar arasındaki servet bakımından var olan eşitsizliğin hikmetini anlayamaz. Bu nedenle suni araçlarla doğal servet dağılımını değiştirmeye çalışır. Sınıfsız bir toplum oluşturmaya çalışmış sosyalizmi, sosyalist düşünceyi hâkim kılmak için milyonlarca insanın ölümüne sebep olunmuş, fakat sonuç hüsran olmuştur. Kapitalizm ise dünyadaki birçok ürünün azınlık tarafından israf edilmesi ile terör ve anarşinin dünyaya yapılmasına sebep olmuştur. İslam da ekonomik farklılıklara suni araçlarla müdahale yerine, ahlaki ve hukuki düzenlemelerle; adaletsizlik yerine birçok ahlaki, ruhi ve kültüler fayda ve güzelliğin doğmasında rol oynamıştır. Allah CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/musluman-mumin-denge-insanidir/">MÜSLÜMAN (MÜ&#8217;MİN), DENGE İNSANIDIR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/musluman-mumin-denge-insanidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSLAMDA; KARABORSA (İHTİKAR) HARAMDIR. KAZANCI DA NARAMDIR…</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/islamda-karaborsa-ihtikar-haramdir-kazanci-da-naramdir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/islamda-karaborsa-ihtikar-haramdir-kazanci-da-naramdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Mar 2022 21:10:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[haram]]></category>
		<category><![CDATA[ihtikar]]></category>
		<category><![CDATA[karaborsa]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=16166</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Hz. Ömer (R.a) anlatıyor: &#8220;Resulullah (S.a.v) buyurdular ki: &#8220;Malını satışa arzeden rızka erer, muhtekir (pahalanması için satmayıp bekleten)de lanete uğrar.&#8221; Hz. Ömer (R.a) anlatıyor: &#8220;Resullullah (S.a.v)&#8217;ı işittim, buyurdular ki: &#8220;Müslümanlara bir gıda maddesinde ihtikarda bulunanı Allah Teala hazretleri cüzzam ve iflasa mahkum eder.&#8221; İslam Toplumunda Karaborsa (İhtikar) Haramdır. Karaborsa, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/islamda-karaborsa-ihtikar-haramdir-kazanci-da-naramdir/">İSLAMDA; KARABORSA (İHTİKAR) HARAMDIR. KAZANCI DA NARAMDIR…</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Hz. Ömer (R.a) anlatıyor: &#8220;Resulullah (S.a.v) buyurdular ki: &#8220;Malını satışa arzeden rızka erer, muhtekir (pahalanması için satmayıp bekleten)de lanete uğrar.&#8221; Hz. Ömer (R.a) anlatıyor: &#8220;Resullullah (S.a.v)&#8217;ı işittim, buyurdular ki: &#8220;Müslümanlara bir gıda maddesinde ihtikarda bulunanı Allah Teala hazretleri cüzzam ve iflasa mahkum eder.&#8221; İslam Toplumunda Karaborsa (İhtikar) Haramdır. Karaborsa, bir malın fiyatının artması için piyasadan çekilmesi, stok edilmesi, satılmaması ve fiyatı artınca satılmasıdır. Ticarette normal kâr helâldir. Fakat, ticaretin gayesi her ne pahasına olursa olsun kâr, hele aşırı kâr elde etmek değildir. İslâm&#8217;ın haram kıldığı aşırı kâr yollarından biri de karaborsadır. Karaborsanın insanlara pek çok zararı vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Piyasada sun&#8217;î darlık meydana getirmek, tüketimi sun&#8217;î olarak artırmak, bu vesîleyle enflasyonu yükseltmek, fazla fiyatla tüketicinin mağdur edilmesi, alıcı-satıcı arasındaki itimat, iyi niyet, sevgi ve saygının ortadan kalkması… Birkaç kişinin aşırı para kazanması için buna başvurması, günah sayılmıştır. Peygamberimiz karaborsacıyı şöyle tehdid eder.<br>&#8220;Pazara mal getiren rızıklandırılmış; ihtikar (stok ve karaborsa) yapan lânetlenmiştir.&#8221; (İbn-i Mâce, Ticaret, 6). İhtikâr dînen haramdır. Bazı müctehidler ihtikarın sadece insan ve hayvan yiyeceklerinde olduğunu kabul etmişlerdir. Yukarıda geçen hadîste ise genel bir ifade vardır; yani insanın bütün ihtiyaçlarını içine almaktadır. Buna göre yiyecek maddesi dışında kalan diğer ihtiyaç maddeleri de, karaborsacılığın sınırı içine girmektedir. Çiftçinin ürettiği malı bekletmesi ise ihtikar değildir. Çiftçi emeğini değerlendirmek için bekletebilir. Fakat o mala aşırı bir ihtiyaç duyulursa piyasaya sürmesi daha iyidir. NFT ve Gizemli Kutu Pazarı İslam’ın mübadeleye getirdiği esaslardan birisi de ekonomik ifade ile karaborsa diyebileceğimiz ihtikâr veya spekülasyondur. İhtikâr yapmak Peygamber’in hadisleriyle haram kılınmıştır. Bu, malı daha yüksek bir fiyatla satmak için piyasaya sürmeyip depolarda stok yaparak değerinin üstünde satmak suretiyle aşırı kazanç sağlamak amacıyla yapılan hileli bir işlemdir. Başka bir deyişle ihtikâr, fiyatların yükselmesini bekleyerek halkın muhtaç olduğu malları satmayıp depolarda istif edip saklamaktır.[1 Mustafa Çağırıcı, İslam Üzerine Düşünceler, s. 57; Kamil Miras, Tecrid, VI, 448; E. İ. Kureşi, a.g.e., s. 84.] Konu ile ilgili olarak peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır: “Her kim yiyecek maddelerini kırk gece saklarsa Allah ondan, o da Allah’tan uzak kalır.”[2 Ahmed İbn Hanbel, Müsned, II, 33.] Muaz b. Cebel der ki, Allah Resulüne ihtikârın mahiyetini sordum. “Kişi ucuzluk olunca üzülür, pahalılık olunca sevinir. Karaborsacı ne kötü bir insandır ki, Allah fiyatları ucuzlatırsa üzülür, pahalılaştırırsa sevinir” buyurdu.[3 Heysemi, Mecmeu’z-Zevaid, IV, 101; Tecrid, IV, 449.] “Malı piyasaya sürüp satan kazanır, saklayıp stok eden ise lanetlenir.”[4 İbn Mace, Ticaret, 6, 12.] “Kim fiyatların yükselmesini ümit ederek Müslümanlara ihtikâr yaparsa hata etmiştir.”[5 Müslim, Musakat, 130, 139; Ebu Davud, Büyu, 47; Heysemi, a.g.e., IV, 101.] Faiz nasıl haksız bir kazanç ise ihtikâr da haksız bir kazançtır. Aslında ihtikar, özellikleri itibariyle faize benzemektedir. Çünkü bekletilen mala hiçbir ilave yapılmadığı halde sadece zamanın geçmesiyle fiyatı yükselmektedir. Zaten spekülasyon Arap Yarımadasında geniş çapta faizle beraber yaygın bir durumdaydı. Gerek yiyecek maddelerinde ve gerekse diğer mallarda dünyanın çeşitli yerlerinde zaman zaman meydana gelen sıkıntılarda yüksek kar peşinde koşan ihtikârcıların önemli rolü vardır. Kureyşi, eserinde ihtikâr-karaborsa ile ilgili olarak şunları söylemektedir: Bugün zaruri eşya fiyatlarında meydana gelen aşırı yükselmeler, diğer sebepler yanında, gayri meşru kar peşinde koşmaktan ileri gelmektedir. 1943 yılında Bengal’de meydana gelen erzak sıkıntısı daha ziyade ihtikârcılar tarafından meydana getirilmiştir.[6 Enver İkbal Kureşi, a.g.e., s. 84.] Karun, Musa’nın vatandaşlarından biriydi; onlara (mali açıdan) zulmetti [7 Kasas 28/76.] ayetinin tefsirinde Elmalılı, Firavun’un, siyasi zulüm ve istibdadın sembolü (alemi), Karun’un ise mali istibdat ve ihtikarın sembolü olduğunu ifade ettikten sonra, Karun kıssasının muhtekir bir kapitalist kıssası olduğunu söylemektedir.[8 Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini, V, 3755. 268 Nisa 4/29. 269 Ahmed b. Hanbel, Müsned V, 72. 270 Kasani, Bedayi, V, 129.] Netice olarak İslam dini faizi haksız kazanç saydığı gibi karaborsa adı verilen ihtikârı da bir haksızlık kabul ederek yasaklamıştır. Öyleyse karaborsa ve spekülasyondan para kazanmak haramdır. Allah CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/islamda-karaborsa-ihtikar-haramdir-kazanci-da-naramdir/">İSLAMDA; KARABORSA (İHTİKAR) HARAMDIR. KAZANCI DA NARAMDIR…</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/islamda-karaborsa-ihtikar-haramdir-kazanci-da-naramdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>METİN ALKAN / KAFİRLERİN ALLAH CC İNDİNDE DURUMU</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/metin-alkan-kafirlerin-allah-cc-indinde-durumu/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/metin-alkan-kafirlerin-allah-cc-indinde-durumu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Mar 2022 21:57:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kafir]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[şirk koşmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=13974</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Müslümanın, her hâlinde Müslüman gibi olması, Müslüman gibi davranması, Müslüman olmayanlarla aynı ortak paydalarda buluşmaması İslâm’ın önemli konularından biridir. Allah (Celle Celâluhû) kâfirleri sevmediği gibi, üzerinde kâfir alâmetleri bulunanları, kafirlerin halleri ve tavırları üzere hayatlarını yaşayanları da sevmemektedir. Bu hususta kadim kitabımızda bulunan şu âyet-i kerîme defalarca okunmalıdır:“O (şirk [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/metin-alkan-kafirlerin-allah-cc-indinde-durumu/">METİN ALKAN / KAFİRLERİN ALLAH CC İNDİNDE DURUMU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Müslümanın, her hâlinde Müslüman gibi olması, Müslüman gibi davranması, Müslüman olmayanlarla aynı ortak paydalarda buluşmaması İslâm’ın önemli konularından biridir. Allah (Celle Celâluhû) kâfirleri sevmediği gibi, üzerinde kâfir alâmetleri bulunanları, kafirlerin halleri ve tavırları üzere hayatlarını yaşayanları da sevmemektedir. Bu hususta kadim kitabımızda bulunan şu âyet-i kerîme defalarca okunmalıdır:“O (şirk koşarak) zulüm işlemiş olan kimselere (, onlar gibi giyinip kuşanmak ve kendilerine değer vermek gibi basit gördüğünüz şeylerle de olsa) en ufak bir meyil dahi göstermeyin, sonra (onları yakacak olan) o ateş size de dokunur. Sizin için Allâh’tan başka yardımcılar da yoktur (ki sizi O’nun azâbından koruyabilsin)! Sonra (kâfirlere meyledenlere azap edeceğini açıklayan O Allâh tarafından da) yardım olunmazsınız!” [1 Hûd Sûresi, 113.] Kâfirlere karşı azıcık meyil göstermeleri bile yasaklanan Müslümanlar, kâfirlerden ayırt edilemeyecek hâle gelmelerinin İslâmlarına vereceği zararı iyice düşünmelidirler. Allah (Celle Celaluhû), bir Müslümanla bir kâfirin arasının asla iyi olmayacağını, aralarının bulunmasının tek yolunun, Müslümanların dinlerini terk edip kâfirlerin dinlerine uymaları olduğunu şu ayet-i kerimeyle ifade buyurmuştur:“Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da asla senden râzı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah’ın yoludur.” [2 Bakara Sûresi, 120] Mü’minleri dost edinen Allah (Celle Celaluhû), dostları olan Mü’minlerin, düşmanları olan kâfirlerden tam manasıyla ayrılmalarını emretmiştir. Bu hususta şu ayet-i kerimelerin üzerine de iyice düşünmek gerekir: “Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma. Onlar, Rablerine eş tutuyorlar.” [3 En‘am Sûresi, 150.] “Ey İman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Bunu yaparak Allah’a, aleyhinize apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?” [4 Nisâ Sûresi, 144.]<br>Cenab-ı Hakk’ın bu emirlerine imtisal eden Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem), yetiştirmiş olduğu Sahâbe-i Kirâm hazeratını kâfirlere benzemekten son derece sakındırmıştır. Bu sakındırma, bazen ibadet meselesinde olmuş; bazen kılık-kıyafet meselesinde olmuş; bazen de insanlar arasındaki ilişkiler hususunda olmuştur. Ama değişmeyen şudur ki: Hazreti Peygamber (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) her durumda Müslümanın kâfirlere benzememesi gerektiğini ifade etmiştir. Konuyla İlgili Hadîs-i Şerîfler Bu hususta şu rivayetleri mülahaza etmemiz, meseleyi anlamamıza yeterlidir: “Kim kendini bir kavme benzetirse, o da onlardandır.” [Ebû Dâvûd, Libâs, 4031] “Kim Müşriklere ait bir toprakta bulunur (bina yapar), onların nevruzlarına katılır, onların bayramlarını kutlar ve ölünceye kadar onlarla birlikte bulunursa, kıyamet gününde onlarla birlikte haşrolunur.” [Beyhaki, Sünenü’l-Kübrâ, 9/234] Hazreti Âişe (Radıyallâhu Anhâ)dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem), namaz kılarken elleri böğürlerine koymayı mekruh sayarak: “Yahudilere benzemeyin!” buyurmuştur. [Buhârî, elAmel fi’s-Salât, 17] Abdullah ibni Amr (Radıyallâhu Anhümâ) diyor ki: “Rasûlullâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) benim üzerimde boyanmış iki elbise gördü ve: ‘Doğrusu bunlar kâfirlerin giysilerindendir. Onları giyme!’ buyurdu.” [Müslim, Libâs, 29-31] Enes (Radıyallahu Anh)ın yanına iki (boynuzu) kâkülü olan bir genç girdi.<br>Hazreti Enes kendisine: “Bu iki saçtan boynuzu (kâkülü) ya kes ya da kısalt, çünkü bu Yahudilerin âdetidir.” dedi.[Ebû Dâvûd, Tereccül, 15] Huşeym diyor ki: Ebû Bişr, Ebû Umeyr ibni Enes’ten, o da Ensar’dan bir halasından rivayet etmiştir: Namaz vakitlerini Müslümanlara nasıl duyurulması konusunda henüz karar verilmemişti.Rasûlullâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem), Müslümanları namaza nasıl davet edeceği konusuna çok önem gösterdi. (Ashabıyla istişarede bulundu). Kendisine, “Yahudilerin yaptığı gibi boru çalınmasını” teklif ettiler. Bu, Peygamber (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin hoşuna gitmedi ve: “O, boru çalmak Yahudilere aittir.” buyurdu. Bunun üzerine, “Hıristiyanlara ait çanı hatırlattılar.” Peygamberimiz: “O da Hıristiyanlara aittir.” diyerek hoş karşılamadığını belirtti. [Ebû Dâvûd, Salât, 27] “Müşriklere muhalefet ediniz. Bıyıkları kazıyınız, sakalları koyuveriniz.” [Buhârî, Libâs, 64]. Allah CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/metin-alkan-kafirlerin-allah-cc-indinde-durumu/">METİN ALKAN / KAFİRLERİN ALLAH CC İNDİNDE DURUMU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/metin-alkan-kafirlerin-allah-cc-indinde-durumu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİZ TÜRKLER NASIL, MÜSLÜMAN OLDUK?</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/biz-turkler-nasil-musluman-olduk/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/biz-turkler-nasil-musluman-olduk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jan 2022 21:11:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=10323</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu konu Tarih dersi kitaplarımızda, Türklerin 9. ve 10. yy’da İslamiyet’i benimsediği yazılarak geçiştirilir. Türk boylarının kendi istekleri ile İslam’ı benimsedikleri sanısı verilir. Orta-Asya’dan göç etmiş Türk kabileleri henüz bir devlet olmamaları ve iç anlaşmazlıkları nedeniyle bilhassa Müslüman Emevi’lerin yaptığı katliamlara uğramışlardır. Şaman Türkler, Müslümanlar tarafından Curcan ve Talkan şehirlerinde çocuk, kadın, yaşlı demeden kitle [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/biz-turkler-nasil-musluman-olduk/">BİZ TÜRKLER NASIL, MÜSLÜMAN OLDUK?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bu konu Tarih dersi kitaplarımızda, Türklerin 9. ve 10. yy’da İslamiyet’i benimsediği yazılarak geçiştirilir. Türk boylarının kendi istekleri ile İslam’ı benimsedikleri sanısı verilir. Orta-Asya’dan göç etmiş Türk kabileleri henüz bir devlet olmamaları ve iç anlaşmazlıkları nedeniyle bilhassa Müslüman Emevi’lerin yaptığı katliamlara uğramışlardır. Şaman Türkler, Müslümanlar tarafından Curcan ve Talkan şehirlerinde çocuk, kadın, yaşlı demeden kitle katliamına uğramıştır. Orta Asya’dan batıya göç eden Şaman Türklerin hâkim kesimleri üç yüz yıl süren direnişlerine rağmen sonunda İslam’ı benimsemek zorunda kalmışlardır. Türk yönetici kesimlerin çıkarı açısından cihat ideolojisi, çok eşlilik gibi “yenilikler” nedeniyle İslâma uygundu. Giderek daha çok siyasete bulaştırılmak istenen İslam, ilk olarak Türklere ne şekilde ve hangi şartlarda gelmiştir pek bilinmez, sanki bilinmesi de pek istenmez. Ancak, birçoğumuzun bilmediği, ya da bilmek istemediği bu tarih, en çok bilmemiz gereken konuların başında gelmektedir. Aşağıdaki belge tamamen İslami kaynaklardan, Taberi ve Zekeriya Kitapçı gibi İslami tarihçi ve yazarlardan düzenlenerek hazırlanmıştır. Türklerin ilk Müslümanlaştırılmaları ile ilgili 670’li tarihlere dayanan bilgiler ne yazık ki okullarda bize hiçbir zaman verilmemiş, verilen bilgiler ise, Türklerin Müslümanlığa geçişleri kendi istekleri ile olmuş gibi gösterilerek, 740’lara kadarki tarih atlanarak verilmiştir. İslam’ın Türklere zorla kabul ettirilmeleri ile ilgili 670’lerden başlayarak 740’lara kadar uzanan tarihin bize okullarda anlatılmamasının nedenlerini, bu kısa tarihi öğrenince biraz daha anlamak mümkün olabilecektir. Şimdi, bu atlanan 70 senelik tarihe bir göz atalım.</p>



<p> Müslüman Arapların Türklere İlk Saldırıları: Seyhun ve Ceyhun nehirleri arasında bulunan bölge tarihi ipek yolu üzerindedir. Türk beylikleri, bu bölgedeki, Buhara, Semerkant, Talkan, Baykent gibi şehirlerde yerleşmiş yaşıyorlar, deri imal ediyor ve pamuktan kâğıt üreterek bunları satıyor ve iyi de para kazanıyorlardı. Bu üretimlerinin yanı sıra Altın madenleri çalıştırıyorlardı. Özellikle adı zengin şehir manasına gelen, Semerkant’ın zenginliğinin o devirde dillere destan olduğu söylenir. Bu zenginlik öteden beri Talancı Arapların iştahını kabartıyorduysa da, Türklerden çekiniyorlar ve araya sınır olarak koydukları Ceyhun nehrini geçmeye pek cesaret edemiyorlardı. Çünkü daha önce Halife Osman zamanında, Muhammed bin Cerir komutasındaki Araplar İslam’ı yayma bahanesiyle oraları talan etmek için 2700 kişilik bir ordu ile Fergane’ye kadar girdiyse de Türkler tarafından yok edilmişlerdi. Ancak daha sonraları Muaviye tarafından, Ceyhun nehrinin altında kalan Horasan’ın tamamıyla işgal edilmesi ile o bölgede ilk Araplaştırma ve İslamlaştırma girişimleri başlamış oldu. Buhara’nın Talan Edilmesi: Horasan’ın kendileri tarafından tamamen işgal edilmesinden cesaret alan Araplar, Muaviye’nin ilk Horasan valisi olan, Ubeydullah bin Ziyad 673 yılında bu sefer ilkinden çok daha kalabalık 24.000 kişilik bir ordu ile Ceyhun nehrini geçerek Kibac Hatun yönetimindeki Buhara’yı kuşatır. Kibac Hatun diğer Türk beyliklerinden yardım isterse de bu yardım kendisine gelmez ve Araplar verdikleri kayıplardan dolayı Buhara’yı işgal edemezlerse de tam anlamıyla talan ederler.. Daha sonra, Muaviye’nin ikinci Horasan Valisi, Halife Osman’ın oğlu Said’de Buhara’ya saldırmaya hazırlanır. Kendisine diğer Türk Beyliklerinden yardım gelmeyeceğini anlayan Kibac Hatun, Said’le anlaşma yapmak zorunda kalır…</p>



<p><br>Bu anlaşmaya göre, Kibac Hatun, Said’e diğer Türk Beyliklerine yapacağı saldırılarda önüne çıkmayacağına dair güvence ve bu güvencenin teminatı olarak da Buhara’daki Türk asilzadelerinden rehinler verir.. (Bu sayı kimi tarihçilere göre 50 kimine göre de 80’dir) Bu anlaşmanın verdiği rahatlıkla Said, zenginliğini öteden beri duyduğu Semerkant’a saldırır.. Semerkant’ı baştan aşağı talan eder ve topladığı binlerce Türk gencini, köle pazarlarında satmak için Horasan’a getirir.. Said daha sonra Kibac Hatun’dan aldığı 80 kadar rehine tarafından bir punduna getirilmiş ve hançerlenerek öldürülmüştü. (Said’i öldürdükten sonra dağa kaçmayı başaran rehinlerin orada açlıktan öldüğü söylenir) Said’den sonra, Horasan Valisi Salim bin Ziyad olur. Horasan’da Muaviye’nin oğlu Yezid’e bağlıdır. Ziyad’da ayni şekilde 680 yılında Türkleri İslamlaştırmak ve şehirlerini talan etmek için saldırır fakat püskürtülerek geri çekilirler. Bu sefer, kendi orduları Türkler tarafından talan edilerek silahları alınır. DEVEM EDECEK…</p>



<p>METİN ALKAN</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/biz-turkler-nasil-musluman-olduk/">BİZ TÜRKLER NASIL, MÜSLÜMAN OLDUK?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/biz-turkler-nasil-musluman-olduk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“ÖMRÜNÜ İSLAM DAVASINA ADADI”</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/omrunu-islam-davasina-adadi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/omrunu-islam-davasina-adadi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Jan 2022 22:08:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ensar Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=9199</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müslümanların üzerine karabasan gibi çökülen dönemlerde kürsüden verdiği vaazlarla ümmetin gönlünü ferahlatan ve coşkuya sevk eden Timurtaş Uçar Hoca, bugün dahi sohbetleriyle milyonlarca kişiyi irşad etmeyi sürdürüyor. Ömrünün her anını İslam davasına adayan ve 20 Ocak 2000 tarihinde hayatını kaybeden Hocaefendi, aradan geçen 22 yıla rağmen sevenlerin gönlündeki sıcaklığını hala koruyor. Ensar Vakfı Denizli Şubesi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/omrunu-islam-davasina-adadi/">“ÖMRÜNÜ İSLAM DAVASINA ADADI”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Müslümanların üzerine karabasan gibi çökülen dönemlerde kürsüden verdiği vaazlarla ümmetin gönlünü ferahlatan ve coşkuya sevk eden Timurtaş Uçar Hoca, bugün dahi sohbetleriyle milyonlarca kişiyi irşad etmeyi sürdürüyor. Ömrünün her anını İslam davasına adayan ve 20 Ocak 2000 tarihinde hayatını kaybeden Hocaefendi, aradan geçen 22 yıla rağmen sevenlerin gönlündeki sıcaklığını hala koruyor. Ensar Vakfı Denizli Şubesi de Vefatının sene-i devriyesinde Timurtaş Uçar Hoca&#8217;yı unutmadı. Ensar Vakfı Denizli Şubesi Tarafından Timurtaş Uçar Hocaefendinin vefatının Yıldönümü dolayısıyla Şube Başkanı Hüseyin Karademir&#8217;in yayınladığı mesajda şu ifadelere yer verildi; &#8220;Bugün tarihlerden 20 Ocak. Ömrünü İslam Davasına Adamış Timurtaş Uçar Hocaefendi&#8217;yi vefatının sene-i devriyesinde rahmetle ve minnetle anıyoruz. Kürsüler onun gibi haşmetlisini görmedi. Rabbim mekanını cennet eylesin ve ondan razı olsun.&#8221;</p>



<p>Timurtaş Uçar Hocamız, Müslümanların baskı altına alınıp sosyal ve psikolojik olarak sindirildiği bir dönemde bedel ödeme pahasına cami kürsülerinden, vakıf derslerinde, vaazlarında hakkı haykırarak, küfre, zulme ve şirke karşı Müslümanları uyardı. Hayatının her döneminde İslam dininin gerçeğini dile getirmekten bir an olsun geri durmadı. Müslümanlara müslüman&#8217;ca bir duruş ve bilinç aşıladı. </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/omrunu-islam-davasina-adadi/">“ÖMRÜNÜ İSLAM DAVASINA ADADI”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/omrunu-islam-davasina-adadi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MÜSLÜMAN VE MÜKELLEF</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/musluman-ve-mukellef/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/musluman-ve-mukellef/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2022 06:57:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[metin alkan]]></category>
		<category><![CDATA[mükellef]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=8723</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Ağaca dayanma çürür… İnsana güvenme ölür …aç ellerini rabbine seni bir tek o görür… Bugün yakın çevrenizdeki Müslümanlar için özel dua, tüm Müslümanlar için ise genel dua ettiniz mi? Bugün kaç Müslümanı ziyaret ettiniz? Kaç Müslümana nasihat ettiniz? Kaç Müslümandan nasihat istediniz? Bugün hasta ziyareti yaptınız mı ya da [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/musluman-ve-mukellef/">MÜSLÜMAN VE MÜKELLEF</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Ağaca dayanma çürür… İnsana güvenme ölür …aç ellerini rabbine seni bir tek o görür… Bugün yakın çevrenizdeki Müslümanlar için özel dua, tüm Müslümanlar için ise genel dua ettiniz mi? Bugün kaç Müslümanı ziyaret ettiniz? Kaç Müslümana nasihat ettiniz? Kaç Müslümandan nasihat istediniz? Bugün hasta ziyareti yaptınız mı ya da cenaze için taziyede bulundunuz mu? Çevrenizde cenaze yada hasta yoksa; bir fakiri ziyaret ettiniz mi? Bugün bir yetimin başını okşayıp, onu sevindirdiniz mi? Bir muhtacı, sıkıntısından kurtardınız mı? Bugün bir kardeşinizin derdiyle ilgilenmek adına azmedip, derdiyle ilgilenmeye zaman ayırdınız mı? Bugün bir fakire veya miskine yemek yedirdiniz mi? Din kardeşinize hediye verdiniz mi? Bugün -size göre küçük ya da büyük- kaç kişiye sadaka verdiniz? Bugün kaç kişiye Allah için tebessüm ettiniz ve Allah rızası için güzel söz söylediniz? Bugün alırken verirken, dünya alışverişinde kaç kişiye kolaylık sağladınız? Ve kaç kişiyi sevindirdiniz? Bugün hayatın debdebesi içinde kaç kez Allah&#8217;ı dille zikrettiniz ya da Allah&#8217;ı sürekli hatırda tuttunuz mu? Ticarette ya da diğer rızık kazanma yollarında kaç kişiye yardımcı oldunuz? Kaç müşteri veya sizden hizmet alanın duasını kazandınız? Bugün nefsiniz galeyana geldiğinde ve öfkelendiğinizde kaç kez Allah için sustunuz, Allah için bağışladınız? Bugün şahit olduğunuz kaç olayda, Allah için elinizden geldiği kadarıyla Müslümanca bir duruş sergilediniz? Bugün kaç kez dükkan yada tezgahınızdan Allah rızası için ayrılıp, Allah yolunda yürüdünüz; Sırat-ı Müstakim&#8217;i adımladınız? Bugün kaç kez tanıdığım bir Müslümana maddi ve manevi bir konuda ve ne kadar yardımcı olabilirim diye iç aleminizde muhasebe yaptınız?</p>



<p><br>Bugün Allah için ne yaptık? Ya da -Allah korusun- amel defterimize hangi günahı yazdırdık? Müslüman, her günü hayırlarını artırmak için fırsat olarak görür. Salih amellerini artırır ve çokça tevbe eder. Her gün sayısız ibadetimiz olması gerekirken; &#8220;bugün Allah için ne yaptın?&#8221; sorusuna cevap vermekte zorlanırsak ahirette halimiz nice olur? Bugün nefsimizi muhasebe etmezsek; yarın huzur-u mahşerde Allah&#8217;a nasıl hesap vereceğiz? &#8220;Hesaba çekilmeden önce, nefislerinizi hesaba çekiniz&#8221; ilkesini, kendimize prensip edinmeliyiz. Bugün biz, halimizden memnun değilsek; ahirette n&#8217;apacağız? Bu nedenle nefislerimizi Allah&#8217;ın vahyine tabi kılmalıyız. Bazıları, şeytana aldanarak ibadet etmenin önemli olmadığını, önemli olanın kalp olduğunu söyleyerek avunurlar! İbadet etmek önemli olmasaydı, Allah bizlere ibadeti emreder miydi? Kaldı ki, cennete girmenin şartlarından biri de salih ameldir… Salih amellerde gevşek davranan Müslümanlar cehennem azabı görecekler ve cezalarını çektikten sonra cennete girebileceklerdir! Yine de biz, Allah&#8217;ın affını umuyoruz. Allah&#8217;ın affını umabilecek kimselerin ise, Allah&#8217;a asla şirk koşmaksızın huzûr-u İlâhi&#8217;ye gidenler olduğunu da unutmayalım, unutturmayalım! Şeytanın en büyük çabası insanlığa bu gerçeği unutturmaktır! &#8220;Benim kalbim temiz&#8221; diyenler bilsin ki; kalbi temiz olan kişi, Allah&#8217;a iman eder ve imanının gereği olarak diğer ibadetleri de işler. İbadet etmeyenin kalbi temiz değildir! Öyle olsaydı; Allah, bu kalbi temiz insanları neden azaplandırsın ki? Onları mükâfatlandırması gerekirdi? Bilâkis Allah, sahih bir akide ile iman etseler bile kullarını ibadetlerden hesaba çekmektedir. Dilediklerini ise, iman sahibi oldukları halde cezalandırmaktadır! Hatta şunu söylememiz gerekir ki, ibadetlerden sorumlu olan kimse, mükellef olan Müslümandır. Kişiye, Müslüman, akıllı ve reşid olmadıkça &#8220;mükellef&#8221; denmez ve kendisi için mahkeme-i kübrâ&#8217;da terazi kurulmaz ve amellerinden sorgu sual edilmez. Onlar iman etmedikleri için, ebedi azaba müstahak olacaklardır. </p>



<p>Allah CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun…</p>



<p>METİN ALKAN</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/musluman-ve-mukellef/">MÜSLÜMAN VE MÜKELLEF</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/musluman-ve-mukellef/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
