Emine Çoruk

Emine Çoruk

14 Kasım 2022 Pazartesi

HÜSN-Ü   AŞK

<strong>HÜSN-Ü   AŞK</strong>
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sanat küratörlüğünü ebru sanatçısı Zehra Tin’in yaptığı ‘’Hüsn’ü Aşk      Dalgalı Ebru Sergisi’’ sanat severlerin yoğun katılımıyla Arya Kamalı Uluslararası Kültür Sanat Merkezi’nde açıldı. Yurt içi ve yurt dışından katılan sanatçıların eserleri, sergiyi gezen sanat severler tarafından oldukça ilgi gördü.

Yaklaşık 18 aylık hazırlık süreci olan projenin sanat severlerle buluşmasının mutluluğundan bahseden sanatçı Zehra Tin duyduğu memnuniyetin mutluluğunu ve gururunu yaşıyordu.

Organizasyonunu ebru sanatçısı Zehra Tin’in yaptığı sergide, birbirinden değerli sanatçılar ve hocalar ile yapılan söyleşiler ve workshoplarla ebru sanatından ve etkisinden konuşuldu. Sergiye eseri ile katılan sanatçıların söyleşi ve workshoplarından bazıları; Uzm. Psikolog Aysun Aktaş Özkafacı ‘Ebrunun İyi Oluş Haline Etkileri’, ebru sanatçısı Meral Özcan ile ‘Ebru Sanatı ve Ebru Sanatının İnsan Ruhuna Yansımaları’, Kültür Bakanlığı ebru sanatçısı Songül Sönmez ile ‘Ebruya Dair’…

Eserleriyle Sergiye katılan sanatçılar:

Alev AKIN

Aysun AKTAŞ ÖZKAFACI

Çiçek ŞAHİNKAYA

Derya ŞENER TAMAN

Derya ÖLMEZ

Esra KAYNAK

Elif HANIM YARAR

Feride DEDE

Gülhis BAŞARAN,

Kübra TÜRKAN

Mahmut OZAN

Meral ÖZCAN

Mine YAVUZ

Muazzez ÜNALYILDIRIM

Songül SÖNMEZ

Sultan KARABULUT

Zehra KARACA

Zehra TİN

KALPTEN KALBE YANSIMALAR

‘Kalpten Kalbe Yansımalar’, Yalova’dan İzmir’e gelen, özel eserlerden oluşan karma sergisi 15-17 Kasım 2022 saat: 13:00’da sanat severlerin ziyaretine açılacak ve iki gün sürecektir. Sergide; tezhip, minyatür, ebru, karakalem, hat eserlerini görebilirsiniz.

Eserleri ile sergiye katılan sanatçılar:

Huriye BALTACI

Arzu OKUMUŞ

Ayşe NEVİN ULUS

Elif AYŞE ÇAM

Gülşah KALENDER

Hilal KARAASLAN ÇELIK

İlksen UZUN

İsa YEMEZ

Mehtap HİÇYILMAZ

Nihal ŞAHİN

Rukiye GÜLÇEN

Seval SAYAR

Sevgiyle, hoşça ve güzelliklerle kalın…

Devamını Oku

GENÇ YETENEK PİYANİST ÖZGÜR TANER

<strong>GENÇ YETENEK PİYANİST ÖZGÜR TANER</strong>
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Biz ebeveynler için hayattaki en değerli varlıklarımız evlatlarımız. Onların yüzü güldüğünde bizlerden mutlusu yok. Onlar üzüldüğünde yüzleri düştüğünde de belki de onlardan çok üzülen, canı yanan yine bizleriz. Tüm çabamız onlara daha iyi bir gelecek sunabilmek için. En iyi okullarda okusunlar, en iyi mesleği edinsinler, en iyi işlere girsinler… Tabii ki bunu istemek en doğal hakkımız ama buna onlar adına kararlar vererek seçimler yaparak istemek değil. Bizi mutlu edecek, eşe dosta övgüyle bahsedeceğimiz ya da içimizde ukde kalmış, kendi yapamadığımız mesleklere yönlendirerek kendi yaşamımızın eksik kalan tarafını tamamlamak için yapmak çok büyük haksızlık. Hayat onların hayatı, yol onların yolu. Kendi özgür iradeleriyle doğrusuyla yanlışıyla yürümelerine kendi deneyimleriyle karar vermelerine destek olabiliriz sadece. Nasıl yaşamak istiyorlar hayatı, onları ne mutlu eder? Seçmiş olduğun meslek senin yaşam tarzın olacak çünkü.  Tüm ömrünü ve ruhunu adayacaksın o mesleğe. Egonu mu beslemek istersin yoksa ruhunu mu? Senin ruhunla özdeşleşmeyen meslekte ya kendini feda edersin ya da istemeden yaptığın mesleğini. Çocuklarımız hangi mesleği yaparsa yapsın mutlu olabilmeleri değil mi asıl olan. Hayattaki en büyük başarı mutlu olabilme yeteneği değil mi? Ömür denilen bu yolda belki de çocuklarımızın en büyük şansı onların düşüncelerine saygı duyan, değer veren onların yanında desteğini esirgemeyen anne babaya sahip olmasıdır. Bizler sadece aynı trende yolcuyuz çocuklarımızla onlar ön vagonda, biz ihtiyaçları olduğu her anda arka vagonda…

Şu anki konumundan ve başarısından da anlaşıldığı gibi genç yetenek geleceğin piyanisti Özgür Taner’in de her anlamda desteğini esirgemeyen bilinçli bir anne ve babası var yanında. TRT İstanbul Mey sanatçısı olan müzisyen bir babanın oğlu olan Özgür Taner’in küçük yaşta müziğe ilgisi olduğunu fark ederek bu yönde ilerlemesi için desteklerini esirgememiştir. Yine hayattaki en büyük başka bir şansı da idealist, emeğini, desteğini ve sevgisini esirgemeyen fedakâr ve iyi bir öğretmene rast gelmek. Aile, öğrenci ve öğretmenden oluşan sac ayağında dimdik inançla ve güvenle idealine yürümek en büyük şanslardandır. Ailenin ve genç piyanistin her fırsatta minnettarlığını belirttikleri piyano öğretmeni Prof. Devlet Devrim Öztaş’a rastlamasının mutluluğunu yaşıyor.

Peki kim bu genç yetenek, geleceğin belki de dünyaca ünlü piyanisti?

Özgür Taner 2006 yılında İstanbul’da doğdu. Müzisyen bir babanın oğlu olan Özgür Taner, küçük yaşlarda müziğe ilgi duymaya başladı. 2016 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarını kazanarak, ortaokul piyano bölümünde Prof. Devlet Devrim Öztaş’ın öğrencisi oldu. 2016 yılından bu yana konserler ve resitaller verdi. 2019’da Mehmet David Ezra OKONŞAR’ın Ustalık Sınıfı Atölyesi ve resitaline katıldı.

Avni Akyol Güzel Sanatlar Lisesi, Marmara Eğitim Kurumları, Ahmet Hamdi Tanpınar Kütüphane ve Edebiyat Müzesi’nde çeşitli konser ve resitaller verdi. 25 Nisan 2018’de T.R.T. Caz Orkestrası’nın programına konuk olup T. Dannon bestesi, Kâmil ÖZLER düzenlemesi Jazz Magic adlı eseri Big Band eşliğinde solist olarak seslendirdi. 23 Nisan 2019’da yine T.R.T Caz Orkestrası’na konuk olarak CRR’de sahne aldı. Pandemi döneminde Instagram üzerinden canlı konserler verdi, yine Instagram üzerinden yayın yapan ‘Güçlü Aile Güçlü Gelecek’ programına konuk olarak katıldı. 2022’de TRT Müzik Genç Yetenekler Programı’na konuk oldu. Pera Piyano Festivali’ne katıldı. Hande DALKILIÇ’tan master class aldı. İzmir 7. Mozart Akademi Piyano Festival ve Yarışması’na katılarak En İyi Performans Ödülü aldı. 6. Uluslararası Alkanova Piyano Yarışması’na katılarak ikincilik Ödülü aldı. Temmuz 2022’de GFA masterclasslara katılarak Gülsin ONAY, Juan LAGO, Belen NOVARR’dan ustalık dersleri aldı. Halen İ.T.Ü. T.M.D.K. da Prof. Devlet Devrim Öztaş’ın piyano öğrencisi olan Özgür Taner 11. Sınıf olarak eğitimine devam etmektedir.

Yolun, şansın ve farkındalığın hep açık olsun Özgür. Düşün, düşle, hayal et. Şu anda var olan her şey önce bir hayaldi, hayal etmek temel atmak demektir. Diliyorum ki gün gelir ülkemizde ve dünyada tanınan, bizi temsil eden bir piyanist, müzisyen olursun. Bizlerde seni gururla takip ederiz.

Kolaylıkla ve neşeyle yolun açık olsun…

Sevgiyle, hoşça ve güzelliklerle kalın…

Devamını Oku

RUHUN GEMİSİ-YÜZLER VE PORTRELER-TOPRAK VE ATEŞ (Müzikli Şiir Sergisi)

RUHUN GEMİSİ-YÜZLER VE PORTRELER-TOPRAK VE ATEŞ (Müzikli Şiir Sergisi)
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Canla başla üretmek, inançla çıktığımız yolda canımızı dişimize katarak verdiğimiz mücadeleler, var olabilme çabası, bir yarış bir hengâme… Ruh ve bedenin bu hengâmede kayboluşuyla kendimizi ve yaşamayı unutmak… Neşe, mutluluk, coşku bazen duygudan duyguya geçiş halleri tüm bu yaşanmışlıkları, hayat derslerini içimizde harmanlayıp sevgiyle esere dönüştürebilmek… Sanat, bir ruh halidir, ince naif tavrın kendini ifade etme şeklidir. İç dünyandan açtığın pencerenden dış dünyanı süsleme eylemidir. Yolu ve kapısı herkese açık olan, çoklu görüşün sanatla buluşup bir olduğu, ilklerin sanata ve emeğe verilen değerin adresi, sanata aralayın kapınızı, yolunuz sanata düşsün…

Kemeraltı 2. Beyler (Sanat) Sokağına yolu düşen ilklere ve sanata atılan imzalar devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Arya Kamalı Uluslararası Kültür ve Sanat Merkezi’nde ‘YÜZLER ve PORTRELER’ Uluslararası Karma Sergisi yapıldı. Sanat severlerin sergiye olan ilgisi oldukça yoğundu. Kokteyl ve müzik eşliğinde gezilen sergide tüm eserler dikkat çekiciydi. 32 sanatçının 47 eserinden oluşan sergide 2 eseriyle katılan Yuhanna’nın tuvale çizilmiş bir resim izleniminden çok fotoğraf makinasının kadrajından çıkmış etkisi yaratan realizm, portre çalışması ilgimi çekti. Sanatçı 5 yaşından bu yana resimle ilgilendiğini, kendini geliştirdiğini 8 yıldır Türkiye’de yaşadığından bahsetti. Yuhanna İstanbul’da kişisel sergi açmayı düşündüğünü ve bazı projeleri olduğunu söyledi. Sanatçının çalışmalarını merakla bekliyoruz.

Tüm hızıyla sanatsal faaliyetlerine ve sergilere devam eden Arya Kamalı Uluslararası Kültür Sanat Merkezi yine bir ilke öncülük etti. Yüksek Teknoloji Enstitüsü öğrencilerine ev sahipliği yapan Kültür Merkezi gençlere desteğini esirgemedi. Pırıl pırıl gençlerin yaratıcı şiir, resim ve müzik bütünlüğündeki şiir sergi sunumu ilgi çekiciydi. Zamanımızda çok da hak ettiği ilgiyi göremeyen şiiri, ruhun dile gelişini kendi buldukları bir yöntemle sunmaları gençlerimizin istedikten sonra yapamayacakları bir şey yok dedirtiyor. İYTE’den İnterArt topluluğunun kurucularından şair Zeynep Üstün’ün şiirleri, topluluk üyesi Esin Yüksel’in resimleri ve topluluğun kurucularından yazar şair Deva Biçer öncülüğündeki müzik ekibiyle keyifli bir röportaj yaptık.

-Serginin teması ve içeriği hakkında neler söyleyeceksin bize?

-Zeynep Üstün: İnterArt İzmir YÜKSEK Teknoloji Enstitüsünde kurulmuş bir İnterdisipliner bir sanat topluluğu, Ruhun Gemisi’nde bizim ilk etkinliğimiz. Bu sergide benim şiirlerim ve Deva Biçer ’in şiirleri bulunmakta. Deva Biçer öncülüğünde müzik ekibi yer alıyor diyerek sergi hakkında bilgi verirken topluluğun kurucularından;

-Deva Biçer: ‘Yazarım Herkes için Bir Cennet’ ve ‘Aşk ve Şeytan’ adında iki adet romanım var. Biz buraya ilk geldiğimizde kültür merkezinde sergiyi geziyorduk. Sonra bir anda kendimizi sergi açma yolunda bulduk.

-Bu alanda sanat merkezi size ilham oldu o zaman?

-Deva Biçer: Evet büyük ilham oldu. Aslında vardı böyle bir hayalimiz interaktif müzikli bir şiir sergisi, sonra buradaki ahşap ev ortamını görünce burada harika olabileceğini düşündük. Arya Kamalı da sağ olsun sergi alanını kullanmamız için izin verdi bizlere ve bu şekilde harika bir şey çıktı ortaya.

-Bu şekilde bir sunum şiir sergisi konsepti ilk oluyor bunun düşünce fikri nasıl oluştu?

-Zeynep Üstün: Türkiye’de bu tür şiir sergisi konsepti çok olmayan bir şey. Daha önce Haydar Ergülen’in bir şiir sergisi olmuştu bunun dışında küçük yerel sergiler oldu hiç şiir sergisi görmedik araştırdığımda. Bu birlikte geliştirdiğimiz bir fikir oldu bizim. Şiirlerin temalarına uygun şarkılar seçtik onları seslendirdik. Bu şekilde görsel ve işitsel bir deneyim yaşattık.

-Ne güzel yaptınız ne iyi yaptınız sizin gibi hayali olan gençlere de ilham oldunuz. Yolunuz şansınız açık olsun.

Ve ‘Toprak ve Ateş’ Karma çini sergisi, Gelenekten Geleceğe, Çini Aşkı 18-25 Ekim tarihleri arasında sanat severlerin ziyaretine açık olacak. Hayatın koşuşturmasında verdiğiniz molada sanata araladığınız kapıyla ruhunuzu   beslemeye ne dersiniz.

Sevgiyle, hoşça ve güzelliklerle kalın…

Devamını Oku

SESİN BUĞUSU BÜYÜSÜ GİZEMİ- NAZLICAN KÜBRA

SESİN BUĞUSU BÜYÜSÜ GİZEMİ- NAZLICAN KÜBRA
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tesadüfen geçersiniz ya bir yerden -gerçi tesadüf diye bir şey yoktur her şey tam olması gerektiği gibi ve zamandadır- Fethiye’de eşimle birlikte sahilde yemeğimizi yedikten sonra bir sürü canlı müzik olan eğlenceli mekanlar geçtik… Oturabileceğimiz yer bakıyorduk aynı zamanda. Yaklaştıkça büyüsüne kapıldığımız bir ses bizi mekana doğru çekti. O kadar çok beğendik ki şarkıyı dinleyip gidelim, bunu da dinleyelim, bunu da dinleyelim derken ayrılamadık oradan. O ses Nazlıcan Kübra’ydı.

Daha önce nasıl oldu bilmiyorum ama YouTube’da rast gelmiş çok beğenmiş, şarkılarını dinlemiştim. Bu nasıl bir enerjidir ki canlı performansını izlemek nasip oldu. Duygularımı, düşüncelerimi ne hissettiğimi olduğu gibi aktarıyorum size, bu duygularını benim gibi yoğun, derin yaşamayanlar için abartı geliyor olabilir. Herkesi hoş görüyorum, herkes hissettiğini yaşar. İnanın bana Nazlıcan’ın sesini duyunca bedenimin titrediğini hissettim, eşimle göz göze geldik ve onun da gözlerinden hissediliyordu çok beğendiği. Şarkıların çoğunu daha önce başka şarkıcılardan dinledik tabi, şarkılardan daha çok nasıl farklı bir yorum katacak diye meraklandırıyor insanı. Söylediği her şarkıyı farklı boyuta taşıyarak, kendinden bir yorum katıyor sanatçı. Sanki başka bir şarkı dinlercesine hem orijinalini bozmuyor hem de kendi tarzını katıyordu şarkılara. Ayrılamıyorsunuz oradan, acaba diğer şarkıyı nasıl söyleyecek diye bekliyorsunuz. Herkes böyle düşünmüş ki gelen kalıyordu mekanda. Oldukça kalabalıktı. Dinlenmek için ara verdiğinde bizim olduğumuz tarafa doğru geldi Nazlıcan. Tanıştık, sıcacık güler yüzlü tavrı ile telefon numaralarımızı aldık sonra görüşmek üzere. Büyüleyici sesiyle sahneye geri döndü. Daha sonra biz ayrılırken el salladık birbirimize.

Kendisiyle konuştuğumuzda şu anda olduğu pozisyondan çok memnun olduğunu, her şeyin çok daha güzel olacağına dair farklı düşüncelerinin olduğundan bahsetti. Ben de buna son derece eminim, böyle bir sesin duyulmaması, tanınmaması mümkün değil. Sesi güzel, kendi güzel Nazlıcan gümbür gümbür geliyor…

Peki kim bu Nazlıcan Kübra?

Asıl adı Kübra Ulutaş olan sanatçı, 18 Temmuz 1994 Manisa doğumludur. Üniversite eğitimini Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ‘Çalışma Ekonomisi ve Rekreasyon’ bölümünde alan Nazlıcan, aynı zamanda basketbol oyuncusu olarak takımına katkı sağlamış ve büyük başarılar elde etmiştir.

Nazlıcan aslen Ardahanlı fakat çok sevdiği Fethiye’ye yerleşince kendisini Fethiyeli olarak gördüğünü belirtti. Beş yıldır aktif olarak sahne alıyor. Ayrıca gitar çalmayı sahnelerde kendi kendine öğrenmiş. Başarı hiçbir zaman tesadüf değildir. Azmi, çalışkanlığı ve yeteneğiyle sahnelerin tozunu attıran Nazlıcan, geçtiğimiz günlerde Akdeniz Turnesine çıkıp yoğun bir ilgi ile karşılaşmış. Nazlıcan’a yaşamı boyunca yolunun açık olmasını ve başarılarla dolu olmasını diliyorum.

Yine içimizden biri, yine bir başarı öyküsü…

Sevgiyle, hoşça ve güzelliklerle kalın…

Devamını Oku

DUYDUNUZ ZİLİN SESİNİ

<strong>DUYDUNUZ ZİLİN SESİNİ</strong>
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çoğumuz Hababam Sınıfı’nın coşku dolu jenerik müziğinde Adile Naşit’in şen kahkahaları içinde elindeki zili çalarak çocukları sınıflara sokma çabasındaki sevimli şirin hallerini biliriz. Defalarca izlemiş olsak bile her defasında aynı tat ve coşkuyla izliyor ve keyif alıyoruz. Dejenere olmamış doğal sıcacık bir geçmişe duyulan özlemleri bize tüm güzelliğiyle yansıtıyor. Bu sıcaklık ve coşkuyu devam ettirmek isteyen bazı okulların Hababam Sınıfı müziğini zil sesi olarak kullanmaları da ayrı bir keyif verici.

Uzun bir yaz tatili yaparak bütün bir dönemin yorgunluğunu üzerinden atan, yeni bir döneme daha enerjik ve coşkuyla başlayan öğrencilerimize, veli, öğretmen ve okul idaresine 2022-2023 Eğitim –Öğretim yılı hayırlı uğurlu olsun. Sabah erkenden kalkıp çocuklarımıza kahvaltısını yaptırıp, öpüp koklayıp, başarılar dileyip uğurlama zamanlarımız başladı. Oğlum okula giderken her sabah yaptığımız seremoni yetmeyip cama çıkıp gözden kayboluncaya dek uğurlamalar… Ve gönül rahatlığı ile en değerli varlıklarımız olan çocuklarımızı işlemeleri için öğretmenlerimize emanet etmemiz… Onları en iyi şekilde yetiştirip milli ve manevi değerlerine bağlı, yarınlarımızın umudu, donanımlı ve dinamik pırıl pırıl bir gelecek yetiştireceklerinden hiçbir endişemiz yok. Ama bu sorumluluğu yalnızca öğretmenlerimize yüklemekte çok büyük haksızlık olur. Eğitim bir sacayağıdır, çoğumuz biliyoruz fakat bilmeyenler için, odun ateşinde pişirilen yemeklerin pişmesi için, tencerelerin üzerine konulduğu üçayaklı demirdir sacayağı. Ayağın biri kırılırsa tencere devrilir ateş söner ve işlem yarıda kalır. Bir çocuğun eğitimini de üçlü saç ayağına benzetirsek; öğretmen, öğrenci ve veli. Bu dayanışma içinde herkes kendi sorumluluğunu üstlenir, yerine getirirse muhteşem sonuçlar alabiliriz. Birimiz sorumluluklarının gereğini yerine getirmezse sonuç hayal kırıklığı olabilir ve hiçbirimiz bunu istemeyiz. Günümüz şartlarında bilgilerin sürekli yenilendiği, teknolojinin büyük bir hızla ilerlediği, zorunlu oldukları rekabet ortamında, daha geniş bir açıdan bakabilen ve uyum sağlayabilen, kendinden emin bir geleceğe hayat boyu eğitime açık olan bir nesille sahip olabiliriz. Français Feneton “Çocuklarımızın beyni, rüzgârlı bir yerde yakılmış bir muma benzer, ışığı hep kararsızdır.” sözü eğitimin ve sürekliliğin önemini ne kadar güzel anlatmış. Çocuklarımızın önce manevi değerlerimiz olan ahlaklı, erdemli, insani değerleri yüksek bir nesil olması ve bu temel üzerine kurulu eğitimlerle ışıklarının daima yanması dileklerimle…

“Çocuklarımız göremeyeceğimiz bir zamana gönderdiğimiz, canlı mesajlardır.” (Neil Postman)   

Hoşça, sevgiyle ve güzelliklerle kalın…

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.