<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yazarlar - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/kategori/yazarlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/kategori/yazarlar/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Feb 2025 23:09:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>Yazarlar - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/kategori/yazarlar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ÇİÇEK ÇOCUKLARI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/cicek-cocuklari/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/cicek-cocuklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilüfer BEKCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Aug 2024 19:45:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[68 kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[Che Guevara]]></category>
		<category><![CDATA[çiçek çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik tabuları]]></category>
		<category><![CDATA[doğa dostu yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hippi]]></category>
		<category><![CDATA[hippilik felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Martin Luther King]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed Ali]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[savaş karşıtı hareketler]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal baskı]]></category>
		<category><![CDATA[vegan beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=87579</guid>

					<description><![CDATA[<p>1965 Yılında ABD Vietnam’a asker gönderir ve dönemin gençleri buna karşı çıkarlar. Dünyaca ünlü boksör Muhammed Ali bu savaşı kınadığını ve askere gitmeyeceğini söylediği için unvanı elinden alınır ve üç yıl bokstan uzak kalır. Peşinden Malcolm X öldürülür ve zenci birliğinin başına Martin Luther King geçerek ünlü söylevi “Bir Hayalim Var”ı verir. Che Guevera 1967 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cicek-cocuklari/">ÇİÇEK ÇOCUKLARI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>1965 Yılında ABD Vietnam’a asker gönderir ve dönemin gençleri buna karşı çıkarlar. Dünyaca ünlü boksör Muhammed Ali bu savaşı kınadığını ve askere gitmeyeceğini söylediği için unvanı elinden alınır ve üç yıl bokstan uzak kalır. Peşinden Malcolm X öldürülür ve zenci birliğinin başına Martin Luther King geçerek ünlü söylevi “Bir Hayalim Var”ı verir. Che Guevera 1967 yılında Bolivya Dağları’nda yakalanarak öldürülür.</p>



<p>Gençler arasında bütün bu olaylara tepki olarak kendilerine asla sınır koymayan, var olan tüm yetkilileri reddeden, özgürlükçü bir topluluk ortaya çıkar. Bu Hippi Hareketi 70 li yıllarda bütün dünyaya yayılır ve bu gençler 68 kuşağı adını alır.&nbsp; “Savaşma, Seviş” ve “ Aşk Özgürlük, Barış” sloganı ile hareketlerini felsefelerini tüm dünyaya yayan Hippiler kendilerine doğrultulan silahların namlularına çiçek sokmaları sonucu Çiçek Çocukları olarak adlandırılırlar.</p>



<p>Hippilik bir akım olarak Psikanalist Eric Fromm tarafından ele alındığında, gelmiş geçmiş en tutarlı hareket olarak kabul görmekte. Çünkü “çiçek çocuklar” barış yanlılığından vazgeçmemiş, istediklerini yaşamaktan hiçbir zaman çekinmemiş ve bunu başarmışlardır.</p>



<p>Hippiler Dünyanın bitki, hayvan ve insanlara ait olduğunu kabul ediyor ve doğaya asla zarar vermiyor, onunla iç içe, komünler halinde yaşıyorlardı. Bu komünlerde para kullanılmıyor, iş bölümü yapılıyor, bol bol eğleniliyordu. Tarım yerine toplayıcılık-bahçecilik yapıyor, genellikle vegan-vejeteryan besleniyorlardı.</p>



<p>Hippi yaşamı mutlak aslında retçiliğin temellerini atan düşünce biçiminin gerçek yaşama dönüştüğü bir tarzdı. Hippilerin bu akımı kendilerine asla sınır koymayan, var olan tüm yetkilileri reddeden, özgürlükçü bir hareketti. İnsanın doğasını yerine getirmeye çalışan hippilerin anda kalmak en büyük istekleriydi. Onlar serbest cinselliği savundular ve dogmatik akımlara karşılardı. Her zaman bireysel özgürlükten yanaydılar.</p>



<p>Ortaya çıktıktan sonra bir süreliğine varlığını devam ettiren, dünyayı ya da bir kısmını kısa bir süreliğine etkisi altında tutup aniden yok oluveren pek çok akımın aksine Hippi hareketi etkisini tüm dünya üzerinde ve gelecek kuşaklarda da göstermeyi başarmış. Bugün modern hayat görüşü olarak benimsediğimiz pek çok görüşün altında aslında Hippi felsefesi yatıyor.</p>



<p>Gençlerin aile, mahalle, toplum ve her türlü kurumun baskısı altındayken tüm dogmalara karşı çıkmaları, serbest cinselliği rahatça savunabilmeleri ve yaşamaları, ABD dâhil pek çok ülkede kadının çalışmasının istenmediği, onun ikinci sınıf olduğu ve yerinin evi, tek görevinin kocasına hizmet edip çocuk büyütmek olduğuna inanıldığı, cinselliğin tabu olduğu bir dünyada ortaya çıkıp “Savaşma Seviş” diye bağırabilmeleri kolay bir şey değil.</p>



<p>Tanıdık geliyor mu bu fikirler? Savaşa karşı durmak, sevginin ve cinselliğin tabu olmasına karşı çıkmak, doğayı, çevreyi korumak, hayvanları sevmek, doğal beslenme, bunlar hepsi 68 kuşağının Hippi hareketi sayesinde ortaya çıkmış ve günümüze kadar gelmiş fikirler. Ve artık gittikçe daha çok taraftar buluyor, daha fazla yerleşiyor.</p>



<p>Pis derler onlara. “Hippi=Pis”tir. Şimdi soruyorum. O zamanın doğayla iç içe, doğal koşullarda yaşayıp çiçekli rengârenk elbiseler giyen, renkli saç bantları takan, kendi işini kendi yapan masum gençleri mi pis, günümüzün zevk için ağaç kesen çiçek yolan, avlanan, vuran, kıran, sevgisiz, yok edici, şiddet uygulayan yetişkinleri mi?</p>



<p></p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cicek-cocuklari/">ÇİÇEK ÇOCUKLARI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/cicek-cocuklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YAPACAK MISINIZ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/yapacak-misiniz/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/yapacak-misiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilüfer BEKCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Jul 2024 17:38:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[evcil hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan barınakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan dostları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan sahiplenme]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanların hakları]]></category>
		<category><![CDATA[köpek sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle hayvanları]]></category>
		<category><![CDATA[özgür yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[sokak hayvanları]]></category>
		<category><![CDATA[sokak hayvanları bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[sokak hayvanları koruma]]></category>
		<category><![CDATA[sokak köpekleri]]></category>
		<category><![CDATA[sokakta yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=87306</guid>

					<description><![CDATA[<p>YAPACAK MISINIZ Eve gelmişiz, arabayı park ediyoruz. Ben arka koltuğa bıraktıklarımı toparlarken garaj kapısını kapatmakta olan eşim “ Bak, misafirimiz var” diyor. Dönüp bakıyorum ve parmaklıkların arasından içeri uzanmış kapkara bir kafa görüyorum. İri kara gözler bana bakıyor. Gözlerimin ta içine. Kocaman, simsiyah ama göğsü ve karnı bembeyaz bir köpek bu. Adını Rintintin koyduk hemen. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/yapacak-misiniz/">YAPACAK MISINIZ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>YAPACAK MISINIZ</p>



<p>Eve gelmişiz, arabayı park ediyoruz. Ben arka koltuğa bıraktıklarımı toparlarken garaj kapısını kapatmakta olan eşim “ Bak, misafirimiz var” diyor. Dönüp bakıyorum ve parmaklıkların arasından içeri uzanmış kapkara bir kafa görüyorum. İri kara gözler bana bakıyor. Gözlerimin ta içine. Kocaman, simsiyah ama göğsü ve karnı bembeyaz bir köpek bu.</p>



<p>Adını Rintintin koyduk hemen. Red Kit’in köpeği gibi ince uzun ve biraz da akıllı salak gibiydi çünkü. Bir ara sahiplenelim dedik, bahçeye aldık. Bütün gece ağladı, çözün beni diye. Çözdük, gene ağladı, özgür yaşamak istiyorum dedi. Bıraktık biz de. Ama hep bize ve bütün mahalleye sadıktı. Gelip geçenlerle şirinlik yapar, kötü olduğunu hissettiğine dişlerini gösterip hırlayarak kaçardı. Bir gün ekipler götürüp kısırlaştırdılar, aşılarını yaptılar, küpesini takıp saldılar sokağımıza. Bizim mahallede hayvanları öldürmezdi belediye.</p>



<p>Rintintin yıllarca mahallemizde bizlerle yaşadı, kimseye zarar vermedi. Birkaç yıl sonra bir komşu aldı bu sefer bahçesine, yaşlanmıştı artık, itiraz etmedi. Biz Rintintin demeye devam ettik, onlar Arap dediler, iki adını da benimsedi; hangisini duysa koştu kuyruğunu sallayarak.&nbsp;</p>



<p>Bizi hiç unutmadı Rintintin Arap. &nbsp;Yürüyüşe çıktığında bizi her gördüğünde yanımıza geldi, kafacığını bacaklarımıza sürttü, okşadık, sevdik, ıslak burnuyla öptü bizi. Tüyleri beyazladı sonra, dede olmuştu artık. Katarakt oldu gözleri, kanser oldu sonra ilaçlar, tedaviler, ameliyatlar… Olmadı, çok acı çekiyordu, vedalaştık; uyutuldu sonra. Ötenazi buna denir. Kimse katliamı yumuşatmaya kalkmasın, neyin ne olduğunu biliyoruz.</p>



<p>Koşu yolu dâhil bizim mahallede kısırlaştırılmamış ve aşısız bir tek kedi, bir tek köpek yoktur. Hepsi küpelidir bu arada. Belediye memnun, hayvancıklar memnun, mahalle sakinleri memnun. Eminizdir bir zarar gelmeyeceğinden kimseye, güveniriz onlara, severiz mahallece. Yavru bulursa kazara kenara atılmış( evdeki kedi, köpeğini doğurtup yavrularını sokağa atanlar çok çünkü) mahalleli götürür kısırlaştırır, aşılatır, bakar, büyütür ama evinde, ama bahçesinde. Daha kimseye saldıran, ısıran, korkutan olmadı. Kimse başıboş köpeklerden şikâyet etmedi. Kalp atışının değişiminden anlar köpekler kimin korktuğunu. Hırsızı da, uğursuzu da kötü niyetliyi de bilir onlar. Kendilerine zarar vermek isteyeni de anlarlar. Onlara saldırırlar eğer çaresiz kalırlarsa. Çok çok korkarsanız elinize bir değnek alın, yanaşmazlar. Olmadı mı? Yere eğilin, taş alıp fırlatıyor gibi yapın, kaçarlar.&nbsp;</p>



<p>Ailece çok severiz hayvanları. Onlar da ister evcil olsun, ister sokak hayvanı; bizi severler; anlarlar, hissederler çünkü sevildiklerini. Onlara hiçbir yardımda bulunmasak da, bir parça kuru ekmek vermesek de yanlarından geçip gitsek de onları okşayan gözlerimizden anlarlar sevildiklerini, kalbimizin değişen ritminden bilirler, hissederler, kafanızdan geçen düşünceleri okur onlar. Belli mahalleleri, sınırları vardır onların. Biz o sınırdan çıkana kadar yanımız sıra yürürler, korurlar kendilerince. Sonra da yeni sınırlar içindeki arkadaşlarına emanet edip dönerler geriye.</p>



<p>Rintintin de yanıltmadı bizi. Duman da, Tomruk da, Altın da. Bunların hepsi evimizden mahallemizden geçmiş, hayatımıza dokunmuş sokak köpekleriydi. Çaputumuz vardı bir de. Bir dostumuzun oğlu. Sevimli mi sevimli bir Terier. Sevgilisi vardı Paspas. &nbsp;Gördüğü yerde kucağıma atlardı.&nbsp; Görmeden bile bilirdi yakınında olduğumuzu, zıplayıp havlamaya başlardı kapı açılana kadar. Hamile olduğumu anladığım gün, daha uzaktan dedim ki ”Çaputcuğum, kucağıma gelme, üzerime atlama. Bak burada bebek var” &nbsp;Karşıma oturup gözlerime baktı, kuyruğunu sallaya sallaya. Doğuma kadar da kucağıma atlamadı. Çocuklarımızla oyunlar oynar, Bremen Mızıkacıları gibi üst üste pozlar verirlerdi. Bebeğime de hiç zarar vermedi, elinde büyüttü hatta abilik yaptı ona da.</p>



<p>Rintintin’i tanımayanlar, Red Kit izlemeyenler, Teksas Tommiks okumayanlar, masalla, şiirle büyümeyenler, karikatüre, resme, müziğe günah diyenler, kitaplara düşman olan, okumayı gereksiz bulanlar anlamazlar bunlardan. Doğayı, hayvanları, çiçeği, ağacı sevmeyi öğrenemezler. Bakmayın, insanı da sevmez onlar da dilim varmadı söylemeye. Pragmatiktir onlar. Faydaya, daha doğrusu paraya çevrilmiyorsa bir şey, gereksizdir, değersizdir; yok edilebilir Anlamayı değil, sevmemeyi, dışlamayı, yadsımayı tercih ederler korktuklarını. Güçlerinin yettiğini yok etmeye çalışır, kendilerini üstün hissederler bunu yapabildiklerinde.</p>



<p>Şimdi Rintintin Araplar olmayacak mı mahallemizde, esnafın dükkânı önünde uyuyan, gölgesinde serinleyip kışın serdiği battaniyenin üzerinde ısınan köpekler olmayacak mı? Köşe başlarında kaplara bırakılan mamaları, su dolu yoğurt kovalarını göremeyecek miyiz? Bunları görüp içimiz sevgiyle, minnetle dolup taşmayacak mı? Yalnız olmadığımızı görüp sevinemeyecek miyiz?&nbsp; Bir köpeğin gözümüze bakıp kafasını bize uzatarak sevgi dilenmesini göremeyecek miyiz; yüreğimiz kabaramayacak mı artık?</p>



<p>Sokakların sahibi onlar. Biz değiliz. Mahallelerin simgesi, koruyucusu, maskotu onlar.&nbsp; Onlar hiç olmayacak da sadece asık suratlar mı olacak artık o sokaklarda. Göz göze geldiğinde bir günaydın demeye bile zahmet etmeyen insanlar mı göreceğiz hep, sevgi dolu köpekler yerine. Oyun oynayıp çocuklaşacağımız arkadaşlarımızı elimizden alacak mısınız gerçekten? Gerçekten yapacak mısınız? Onarı yok edecek kadar kötü olacak mısınız? Bizlere bu kötülüğü yapacak mısınız? Gerçekten mi?</p>



<p>Siz onların yaratıcısı, dünyanın sahibi misiniz de ölmelerine karar veriyorsunuz? Oysa Allah’ın bize emaneti onlar. Gülmek, eğlenmek değil, cana zarar vermek, korunmasız, dilsiz, masum canları katletmek, kendini savunamayan acizlere idam fermanı günah olan.&nbsp;</p>



<p>Yazlık sitemizde yılların Çoban Köpeği Paşa var. Sitenin simgesi, herkesin sevgilisi. Üç de kız kardeş vardı Kuyruksuz 1, Kuyruksuz 2, Kuyruksuz 3. Onlar öldüler, Paşa yalnız kaldı. Hazinemizdir o. Evde yalnız mı kaldınız, gelir, kapınızın önüne uzanır boylu boyunca, evin diğer sakinleri gelene kadar kıpırdamaz, bekler, korur sizi. Her evden ya bir parça kuru ekmek almıştır, ya biraz su, ya da yemek artığı, o kadar. Sabaha kadar dolaşır sokaklarda, evleri korur.</p>



<p>Her kapının önünde bir su, bir yemek kabı vardır bizim sitede, bilir misiniz? Artan yemekler kedi köpeğin hakkıdır çünkü bizim sitede. Gücü olanlar mama da bulundurur evinde, arabasında hatta çantasında, cebinde bile. Pet şişede su alıp elimizle içiririz çarşıda pazarda gördüğümüz hayvanlara. Ne kuduz olduk, ne parazit kaptık. Hikâye hepsi.</p>



<p>Paşa’yı alacak mısınız bizden? Kuyruksuzları, Garipleri, Arapları? Paşa’yı verecek mi size bizim sitenin gençleri? Öyle bakacaklar mı sanıyorsunuz o yakalanıp götürülürken, seyirci mi kalacak site sakinleri? Alacak mısınız Paşayı? Alacak mısınız Rintintinleri, gerçekten yapacak mısınız? Gerçekten mi? Kıyacak mısınız onlara? Gerçekten? Emin misiniz?</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/yapacak-misiniz/">YAPACAK MISINIZ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/yapacak-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HURŞİT TÜRKAY&#8217;IN “DENİZLİ&#8217;NİN YEPYENİ TÜRKÜLERİ KONSERİ” DENİZLİ TÜRK OCAĞI’NDA GERÇEKLEŞTİ…             </title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hursit-turkayin-denizlinin-yepyeni-turkuleri-konseri-denizli-turk-ocaginda-gerceklesti/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hursit-turkayin-denizlinin-yepyeni-turkuleri-konseri-denizli-turk-ocaginda-gerceklesti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jul 2024 11:58:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=59719</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denizli&#8217;li Anadolu folk rock sanatçısı, besteci ve yorumcu Hurşit Türkay’ın “Denizli’nin yepyeni türküleri resitali”, Denizli Türk Ocağı’nda gerçekleşti. 1995 yılından bu yana Denizli ve folklorik çevreleri adına yazmış olduğu yepyeni türkülerini, cura ve dombra eşliğinde sevenleriyle buluşturdu. Tüm dinleyenlerin kulaklarının pasını silen Hurşit Türkay, büyük alkış aldı. Gerek müzik türü ve gerekse Orta Asya Türk [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hursit-turkayin-denizlinin-yepyeni-turkuleri-konseri-denizli-turk-ocaginda-gerceklesti/">HURŞİT TÜRKAY&#8217;IN “DENİZLİ&#8217;NİN YEPYENİ TÜRKÜLERİ KONSERİ” DENİZLİ TÜRK OCAĞI’NDA GERÇEKLEŞTİ…             </a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Denizli&#8217;li Anadolu folk rock sanatçısı, besteci ve yorumcu Hurşit Türkay’ın “Denizli’nin yepyeni türküleri resitali”, Denizli Türk Ocağı’nda gerçekleşti. 1995 yılından bu yana Denizli ve folklorik çevreleri adına yazmış olduğu yepyeni türkülerini, cura ve dombra eşliğinde sevenleriyle buluşturdu. Tüm dinleyenlerin kulaklarının pasını silen Hurşit Türkay, büyük alkış aldı. Gerek müzik türü ve gerekse Orta Asya Türk &#8221; BAKSI” ozanı giysisiyle büyük ilgi çekti. Bu canlı konserinde, gerek cura ve gerekse dombra eşliginde Denizli&#8217;nin yıepyeni ezgilerini özellikle “Acıpayam Bir Sevda, Buldan Derler, Yaren Tavas, Kızılcabölük, Şanlı Kızılhisar, Aslım Yörük Neslim Yörük ve Be Hey Kürşad” ezgileri yanında “Bir Hambat Efsanesi GülSultan” eseri ile “Şu Bozkurt&#8217;un Kızları” büyük beğeni topladı. Resitalinde toplam 13 eserini seslendiren Hurşit Türkay, konseri sonunda&nbsp; yaptığı açıklamada; “Artık Denizli&#8217;mizin de bir Barış Manço türkmen cizgisinde, bir Özay Gönlüm yöre tavrında, bir Talip Ozkan nemleketçi tadında yepyeni türküleri var. Prof. Dr. TURGUT TOK hocama bu özel hassasiyeti için ayrıca müteşekkirim… Özbe öz Oğuz Avşar torunları olarak Horasan&#8217;dan gelip yerleşen Türk boylarının Ege’de merkezlerinden biri Denizli’dir. Dilerim bu eserlerim; Türklük, Yöruklük, yöre&nbsp; ve kültürümüze ilgi duyan yeni yetişen, özellikle sanat ve müzikle uğraşan genç nesillerimize de birer güzel örnek olur. Çünkü kültür ve sanat her daim iç içedir ve bu öz değerlerimiz ancak bu şekilde, sanat ve özellikle müzik yoluyla genç nesillere aktarılabilir inancındayım. Yörüklük kültürümüz de buna dahildir” diyerek görüşlerini ifade etti.&nbsp;</p>



<p>Konserin sonunda Denizli Türk Ocağı Şube Başkanı Prof. Dr. TURGUT TOK , “Bu konserle kültürümüzün topluma sunulmasında, genç nesillere aktarılmasında büyük fayda olduğunu” belirtti.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hursit-turkayin-denizlinin-yepyeni-turkuleri-konseri-denizli-turk-ocaginda-gerceklesti/">HURŞİT TÜRKAY&#8217;IN “DENİZLİ&#8217;NİN YEPYENİ TÜRKÜLERİ KONSERİ” DENİZLİ TÜRK OCAĞI’NDA GERÇEKLEŞTİ…             </a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hursit-turkayin-denizlinin-yepyeni-turkuleri-konseri-denizli-turk-ocaginda-gerceklesti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplum Temizliği : Sokaklardan Tuvaletlere kadar Temizlik Sorunları</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/toplum-temizligi-sokaklardan-tuvaletlere-kadar-temizlik-sorunlari/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/toplum-temizligi-sokaklardan-tuvaletlere-kadar-temizlik-sorunlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilüfer BEKCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jul 2024 21:52:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[atık yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[çevre duyarlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[çevre farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[çevre kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[çöpler]]></category>
		<category><![CDATA[çöplerin düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[doğa temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen]]></category>
		<category><![CDATA[sokak temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[sokaklar]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[toplum temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[tuvalet hijyeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=87100</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMİZLİK Bir toplumun temizliği sokaklarından ve tuvaletlerinden belli olur. Bizimkiler ne yazık ki pislik içinde. Markalaşmış dinlenme tesislerinin ya da yakıt istasyonlarının dışında herhangi bir tuvalete ya da çarşı tuvaletlerine girdiğinizde bana hak vereceksiniz. Kağıt peçete bulmak zaten şans işi oluyor buralarda. Klozetler oturmaya cesaret bulamıyorsunuz. Alaturka tuvaletler de farklı değil. Rezervuarları genelde çalışmaması bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/toplum-temizligi-sokaklardan-tuvaletlere-kadar-temizlik-sorunlari/">Toplum Temizliği : Sokaklardan Tuvaletlere kadar Temizlik Sorunları</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="postie-post">TEMİZLİK Bir toplumun temizliği sokaklarından ve tuvaletlerinden belli olur.</div>
<div></div>
<div class="postie-post">Bizimkiler ne yazık ki pislik içinde. Markalaşmış dinlenme tesislerinin ya da yakıt istasyonlarının dışında herhangi bir tuvalete ya da çarşı tuvaletlerine girdiğinizde bana hak vereceksiniz.</div>
<div></div>
<div class="postie-post">Kağıt peçete bulmak zaten şans işi oluyor buralarda. Klozetler oturmaya cesaret bulamıyorsunuz. Alaturka tuvaletler de farklı değil. Rezervuarları genelde çalışmaması bir yana, kimse kullandıktan sonra zahmet edip fırça temizliği yapmıyor. Çıkınca sabun , kağıt havlu bulursanız gene şanslısınız. Ayrıca çoğunuz tuvaletten çıkarken elini yıkamayan birini gördükten sonra kapıları kağıtla tutmayı adet edinmişinizdir.</div>
<div></div>
<div class="postie-post">Geçen hafta bir roman okudum. 1960 Türkiye&#8217;sinde geçiyor. Kadın karakter yollarda umumi tuvaletlerin çok pis olduğunu, asla girmeyeceğini söylüyor ve Bulgar sınırında hiçbir yolcunun Türk tarafındaki tuvaletlere girmediğini, Bulgar tarafındakinde ise kuyruk olduğu u söylüyor. Dedim ki 60 yılda hiç değişmemişiz. İki hafta önce aynı sınırdan geçtim, durum aynıydı. Ayrıca ilk moladaki tuvalet o kadar kirliydi ki işletmeciyi uyarma gereği duyduk.</div>
<div></div>
<div class="postie-post">Giderken de temiz olmadığını söyledik. Özür dileneceğine &#8220;buraya hesap sormaya mı geldin sen!&#8221; diye bağırıldı. Ve ekledi şahıs &#8220;para vermemek için bahne uyduruyorlar. Gelelim sokaklara: Kağıtlar, ıslak ve kurumendiller, meyve artıkları, ambalaj atıkları, dağılmış ve çöpler, kedi ve köpekler tarafından yırtılmış organik çöpler&#8230; Bir de ayçiçeği kabuğu ve izmaritlerden yerlerin görünmediği parklar var tabii.</div>
<div></div>
<div class="postie-post">Plajlarda da kum tanesinden faxla izmarit var. Çöpe atılmayan şişe ve meşrubat kutuları, mısır koçanları da cabası. Ya köylerimiz? Hayvan damlarında kendi pisliğinin içinde oturmak zorunda mı o zavallı hayvanlar? Toplu taşu araçlarından, hiç bahsetmeyelim.Sokaklara tükürenlere, hatta sömürenlere ne demeli?</div>
<div></div>
<div class="postie-post">Ya arabalardan atılan çöpler, sahillerdeki pedler, kara yollarına fütursuzca atılan çocuk bezleri. Neden temiz ve özenli olamıyoruz? Bizim sokaklarımız neden iç açmıyor, banklarımız neden pislik içinde?</div>
<div></div>
<div class="postie-post">Bunun sosyolojik araltırmasını yapmak gerekir ama benim bildiğim kimse pis birini evine almak istemez, kirli odaya da kimse girmek istemez.</div>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/toplum-temizligi-sokaklardan-tuvaletlere-kadar-temizlik-sorunlari/">Toplum Temizliği : Sokaklardan Tuvaletlere kadar Temizlik Sorunları</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/toplum-temizligi-sokaklardan-tuvaletlere-kadar-temizlik-sorunlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÖZGEÇMİŞ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/ozgecmis/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/ozgecmis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 11:14:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=59612</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba Sevgili Okur, Hayatımızla ilgili bir uzman desteğine ihtiyaç duyduğumuz anlar olur. Destek almadan önce bu uzmanın kariyerine bakarız. Bu işin Özgeçmiş kısmıdır. Benim özgeçmişimi de birçok akademik başarı, iş deneyimleri, mesleki eğitimler, burslar dolduruyor. Peki ya o özgeçmişi oluşturan maddelerin arka planında neler var? Hayat, beklenmedik anlarda karşımıza çıkan zorluklar ve fırsatlarla doludur. Her [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ozgecmis/">ÖZGEÇMİŞ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Merhaba Sevgili Okur,</p>



<p>Hayatımızla ilgili bir uzman desteğine ihtiyaç duyduğumuz anlar olur. Destek almadan önce bu uzmanın kariyerine bakarız. Bu işin Özgeçmiş kısmıdır. Benim özgeçmişimi de birçok akademik başarı, iş deneyimleri, mesleki eğitimler, burslar dolduruyor. Peki ya o özgeçmişi oluşturan maddelerin arka planında neler var? Hayat, beklenmedik anlarda karşımıza çıkan zorluklar ve fırsatlarla doludur. Her biri, kim olduğumuzu ve neler yapabileceğimizi anlamamıza yardımcı olur. Herkes gibi benim hayatımı da şekillendiren zorluklar oldu ve ben bu zorluklar arasında fırsatları bulmak için mücadele ettim. Karşıma çıkan her engeli birer basamak olarak kullanarak kendimi geliştirdim. Çünkü hayat, yaşadığım zorluklarla ilgili değil, benim o zorluklara bakışımla ilgiliydi.</p>



<p>Çocukluk yıllarımdan itibaren, insanların birbirleriyle olan bağlarını ve bu bağların nasıl güçlendirilebileceğini merak ediyordum. Babamı erken yaşta kaybettiğim için aile fertlerinin tam olduğu aileler ile eksik olduğu aileler arasındaki farklar ilgi alanıma girdi. Üniversite eğitimimde, ailenin sosyolojik ve psikolojik önemi, bir bireyin hayatında ailenin yeri üzerine çalıştım. Ancak babamın olmayışı nedeniyle birçok fırsat eşitsizliği ile karşılaşıyordum ve bunlarla başa çıkmak kolay olmuyordu.</p>



<p>Pes etmek yerine birçok kuruma niyet mektupları yazdım; kendimden ve yapmak istediklerimden bahsettim, aynı zamanda eğitim burslarına başvurdum. Kendi koşullarımı mücadelem ile iyileştirdim. Köklü şirketler ve vakıflardan eğitim bursları kabulü aldım. Aynı zamanda mesleki ve kişisel gelişim eğitimlerine katıldım, gönüllü çalıştım bakanlık, belediye ve derneklerde stajyer olarak yer aldım. Bu sayede geniş bir network içerisine girdim. Bu bana, farklı kültürlerdeki aile yapıları ve sosyal dinamikler üzerine geniş bir perspektif kazanma fırsatı sağladı. Yüzlerce bireyi, aileyi ve çocuğu, öğrendiklerimle yakından gözlemleyip değerlendirebildim. Bu benim farklı yaş grupları ile çalışabilme kendini etkin ifade edebilme becerimi de geliştirdi.</p>



<p>Dolu dolu geçen üniversite eğitimimin sonunda, edindiğim bilgi birikimimi TÜBİTAK araştırma projesi bursu kazanarak bilimsel bir çalışma olarak sundum. Bu sürecin sonunda, yurt dışından kabul alarak 1 yıl farklı bir ülkede çalıştım. Bu çalışma sayesinde, çeşitli kültürlerdeki aile yapıları ve sosyal dinamikler üzerine geniş bir perspektif kazandım.</p>



<p>Şu an her bireyin ve her ailenin benzersiz olduğuna inanıyorum. Bu nedenle mezun olduğum süreçten itibaren stajyer olarak görmeye başladığım danışanlarıma şuan uzman olarak hizmet sunuyorum. Bu süreçte çalıştığım yüzlerce danışana sunduğum ve sunmaya devam edeceğim hizmetlerimi, onların ihtiyaçlarına ve hedeflerine göre özel olarak şekillendiriyorum. Amacım, her bireyin kendi potansiyelini keşfetmesine ve daha mutlu, daha sağlıklı bir yaşam sürmesine yardımcı olmak. Aile bütünlüğünü koruyup sağlıklı hale getirmek. Bunun için evlilik öncesi sevgililik ve nişanlılık süreçlerinde de danışmanlık alınmasını önemsiyorum. Bu evliliklerin daha sağlıklı dinamiklerle oluşmasını ve uzun süreli hale gelmesini sağlıyor. Aynı zamanda, fırsat eşitsizliğine rağmen bir gencin neler başarabileceğini öğretmek için öğrencilerle de çalışıyor, koçluk desteği vererek kendi yollarını bulmalarına destek oluyorum. Başarılı bir eğitim hayatı oluşturmalarına katkı sağlıyorum.</p>



<p>Bu köşede, sizlere yalnızca teorik bilgiler sunmayacağım. Aynı zamanda, danışmanlık pratiklerimden örnekler, bilimsel araştırmalardan kesitler ve sosyal gözlemlerle desteklenmiş, uygulanabilir tavsiyelerde vereceğim. Bu köşeden, aileler, çiftler, bireyler ve hayatını tüm eşitsizliklere rağmen kurmaya çalışan öğrenciler faydalanabilecek.</p>



<p>Bu köşeyi takip ederek, hayatınıza dair yeni perspektifler kazanacak ve belki de en derin yaralarınızı iyileştirecek bir yol için o ilk kıvılcımı burada bulacaksınız. Uzman desteğine ihtiyacınız olduğunda bana sosyal medya platformlarından da ulaşabilirsiniz.</p>



<p>Instagram: @ailedanismani_eminekarakurt</p>



<p>Facebook: Aile Danışmanı Emine Karakurt</p>



<p>Haftaya bu köşede görüşmek üzere.</p>



<p>Sevgilerle.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ozgecmis/">ÖZGEÇMİŞ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/ozgecmis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DENİZLİMİZİN KIBRIS GAZİSİ FERHAT ALKAN KIBRIS BARIŞ HAREKATI’NI ANLATTI…   </title>
		<link>https://www.horozmedya.com/denizlimizin-kibris-gazisi-ferhat-alkan-kibris-baris-harekatini-anlatti/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/denizlimizin-kibris-gazisi-ferhat-alkan-kibris-baris-harekatini-anlatti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aynur ÖZKAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2024 11:26:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=59481</guid>

					<description><![CDATA[<p>20 Temmuz 2024 Cumartesi günü Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümü. Bugün sizlere, bizzat bu harekata katılmış Denizlimizin değerli Kıbrıs Gazisi ve Topçu Subayı FERHAT ALKAN’’la tanıştıracağım…Kendisiyle tanışıp sohbet ettiim ve savaş günlerini kaleme aldığı kitabını bana hediye etti. Kitabın adı “KURŞUNLAR ARASINDA”. Savaş alanında bulduğu bir ajandaya her gün yaşadıklarını not etmiş ve yıllar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/denizlimizin-kibris-gazisi-ferhat-alkan-kibris-baris-harekatini-anlatti/">DENİZLİMİZİN KIBRIS GAZİSİ FERHAT ALKAN KIBRIS BARIŞ HAREKATI’NI ANLATTI…   </a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>20 Temmuz 2024 Cumartesi günü Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümü. Bugün sizlere, bizzat bu harekata katılmış Denizlimizin değerli Kıbrıs Gazisi ve Topçu Subayı FERHAT ALKAN’’la tanıştıracağım…Kendisiyle tanışıp sohbet ettiim ve savaş günlerini kaleme aldığı kitabını bana hediye etti. Kitabın adı “KURŞUNLAR ARASINDA”. Savaş alanında bulduğu bir ajandaya her gün yaşadıklarını not etmiş ve yıllar sonra da bu notlarını kitaba aktarmış. Kıbrıs’ın Şanlı Destanı bu kitapta… Okumanızı tavsiye ederim. Okuduğunuzda o günlere tanıklık edeceksiniz…&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; FERHAT ALKAN’ı biraz yakından tanıyalım:&nbsp; Topçu Teğmen FERHAT ALKAN, 1944 yılında Denizli’de doğmuştur. İlkokul, ortaokul ve liseyi Denizli’de, yüksekokulu Eskişehir İTİA’ da okumuştur. Askerden önce Maliye Bakanlığı’nda Vergi Denetmeni olarak çalışmıştır. Askerliğini Yedek Subay olarak Topçu Sınıfı olarak başlamıştır. 20 Temmuz 1974’te KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI’NA katılmış, harp dönüşü Denizli’de ticaret ile uğraşmıştır. Halen Denizli’de yaşamaktadır…</p>



<p>&nbsp;Birincisi 20 Temmuz, ikincisi ise 14 Ağustos 1974&#8217;te düzenlenen harekatın üzerinden 50 yıl geçmesine rağmen FERHAT ALKAN, o günleri dün gibi hatırlıyor. Tarihe ışık tutacak sohbetimizde, o günlerde yaşadıklarını ve şahit olduklarını anlattı. Kendisini gelin birlikte dinleyelim…&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Kızım Ayşe Tatile Çıksın” parolasını aldıktan sonra o gün sabah 05.30&#8217;da uçaklarımız Rum mevzilerini&nbsp; 30 dakika&nbsp; bombaladı. Hemen akabinde biz topçular Rum mevzilerini atışa aldık. Bu ara hiç mermimiz sekmedi. Bütün hedefleri vurduk. Bu top atışımız bir saat devam etti. Sonunda Ateş İdare Merkezi’ndeki arkadaşlarım bana ikazda bulundular. “Ferhat sen ne yapıyorsun? Kaç mermi attın farkında mısın? “ dediler. Ben de “kaç mermi oldu komutanım” diye sordum. 480 mermi cevabını aldım ve Ateş İdare&#8217;deki subay arkadaşlara “biz bir 480 mermi atalım, benim piyadem pikniğe gidiyormuş gibi taarruza devam etsin” dedim. Böylece biz topçulara verilen görevleri tamamlamış olduk. Artık bütün iş piyadeye kalmıştı. O taarruz da iki gün devam etti. 16 Ağustos günü Ateşkes ilan edildi ve hemen birlikler tekrar yeni mevzilerine girmeye başladılar. Bu arada Rumlar tarafından sızma harekat olabileceği emri geldi. Bunun için araziye, bir birlik ile benim komutumla arama yapmaya çıktık. Bu arada doktor yüzbaşımız rahmetli Ayhan ÇEKİÇ yarbayımız “Ferhat bekle ben de geliyorum” dedi. Onunla beraber araziye çıktık. Biraz ilerledikten sonra çok küçük bir Türk köyüne rastladık. Türkiye&#8217;ye üye olduğu Müslüman bir köy olduğu belliydi. Çünkü minare görünüyordu ama köy bomboştu. Köyün içine girdik. Biraz dolaşınca bir kız çocuğu ile bir de erkek çocuk karşımıza çıktı. Erkek çocuk bana sordu. “Asker amca siz Türk askerisiniz değil mi?” dedi. “Evet biz Türk askeriyiz” cevabını verdim. “Dedemle ninem var samanlıkta, hep beraber saklanıyoruz” dediler. Çocuklara doğru yöneldik. İki ihtiyar Rum askerleri köye baskın yapınca saklanmışlar ve böylece şehit olmaktan kurtulmuşlar. Sonra köylünün nerede olduğunu aramaya başladık. Bu arada köyden 300-400 metre güneye doğru hareket edince bir toprak yığını ile karşılaştık. Toprak yığını belliydi. Palet izleri vardı. Dozerin yeni bir işlem yaptığı belliydi. Biz palet izlerinin bittiği yerde toprak yığınını kazmaya başladık. Şüphe üzerine, ilk önce bir kadın sol kolu bulduk.&nbsp; Merakımız o tarafa doğru yöneldi. Artık eşeledikçe insan cesetleri ile karşılaştık. Hepsi de eli silah tutmayan kadınlar ve çocuklardı. Bu ara akşam olmak üzereydi. Orada bir müfürece askeri nöbetçi bırakarak o ihtiyar kadın ve dedeyi, çocukları da yanımıza alarak birliğimize döndük. Akşam birliğimize vardığımızda hava kararmıştı. Yapacak bir şey yoktu. Sabahı beklemek durumundaydık. Bu arada tabur komutanımız geldi, o olaya vakıf oldu, sabahıı ettik. Bizim komuta merkezimize haber verildi. Sabah 09.00&#8217;a doğru bir sürü subay bizim birliğe gelerek hep beraber olay yerine tekrar döndük ve buranın Atlılar, Sandallar, Muratağa köyleri olduğunu tespit ettik. Benim için harp sona ermişti. Eli silah tutmayan kimsesiz sivil halk toplu halde öldürülmüştü…&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p>15 Temmuz 1974 günü zamanın Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makerios&#8217;a yapılan suikast Kıbrıs’daki Türk halkı için en son mezalim girişimiydi. Bunun ileriki zamanlarda Türk halkı için kötü durumlar meydana getireceğinden, Türkiye adadaki garantör devlet olma yetkisini kullanarak 20 Temmuz 1974 günü kara, deniz ve hava kuvvetleri ile adaya çıkarma yaptı. İlk çıkarma harekatı, 28 Temmuz&#8217;a kadar devam etti. Bu olay, düşmanda çok sayıda kayıp vermesine sebep oldu. Türk Ordusu da 498 şehit ile 1. Harekat’ı tamamlamış oldu. Ama bu olay, adadaki Türk vatandaşlarımız için gerekli emniyeti daha sağlayamamıştı. Gerek toprak bakımından, gerek Türk halkının emniyeti bakımından. Barış için Türk, Yunan ve İngiliz devlet yetkilileri garantör devlet olarak bir araya geldiler. Fakat bir türlü anlaşma sağlanamadı. 14 Ağostos 1974 günü zamanın TC Dış İşleri Bakanı Turan GÜNEŞ&#8217;in “KIZIM AYŞE TATİLE ÇIKSIN” parolası ile 2. Harekat başlamış oldu. Bu 2. Harekat’la, Kıbrıs Türk Halkı’nın adadaki tapulu arazisinin %36&#8217;lık kısmının sınırı çizilmiş oldu. Tabii 2. Harekat, kısa zamanda netice alınmasına rağmen daha zorlu ve kanlı oldu. Türk Ordusu’nun bu tarihi zaferi, şimdiki KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYET’İ kuruldu. Ortalama 100 gün süren KUTLU BARIŞ HAREKATI sonunda, bu günlere gelinmiştir. KKTC, dünya durdukça ilelebet varlığını yaşatacaktır… KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI’NIN 50. YILI, BÜTÜN KIBRIS HALKI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE KUTLU OLSUN. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !!&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; FERHAT ALKAN’ın daha çok anlatacak anıları var. Bu sadece bir kısmı…&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Ferhat Alkan ve silah arkadaşlarına minnet ve şükranlarımızı sunuyor, şehitlerimizi rahmetle anıyoruz…</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="870" height="1024" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-16-at-09.15.07-870x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-59483" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-16-at-09.15.07-870x1024.jpeg 870w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-16-at-09.15.07-255x300.jpeg 255w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-16-at-09.15.07-768x904.jpeg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-16-at-09.15.07-1305x1536.jpeg 1305w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-16-at-09.15.07.jpeg 1740w" sizes="(max-width: 870px) 100vw, 870px" /></figure>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/denizlimizin-kibris-gazisi-ferhat-alkan-kibris-baris-harekatini-anlatti/">DENİZLİMİZİN KIBRIS GAZİSİ FERHAT ALKAN KIBRIS BARIŞ HAREKATI’NI ANLATTI…   </a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/denizlimizin-kibris-gazisi-ferhat-alkan-kibris-baris-harekatini-anlatti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÖTENAZİ Mİ?</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/otenazi-mi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/otenazi-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilüfer BEKCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2024 02:08:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[acı]]></category>
		<category><![CDATA[aktif ötenazi]]></category>
		<category><![CDATA[Empati]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[köpek öldürme]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[ötenazi]]></category>
		<category><![CDATA[pasif ötenazi]]></category>
		<category><![CDATA[sokak hayvanları]]></category>
		<category><![CDATA[veteriner]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam sonlandırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=86125</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ötenazi bir insanın ya da bir hayvanın bir hastalık nedeni ile hayatlarının dayanılmaz hale gelmesi nedeniyle çok az acı duyulan veya hiç acı duyulmayan şekilde ölümlerine sebep olacak bir enjeksiyon uygulamasıyla yaşam ünitesinden ayrılarak hayatını sonlandırmak anlamına gelmektedir.&#160; Bu tanımda dikkat çekilmesi gereken en önemli şey ötenazinin hastalık nedeniyle hayatın dayanılmaz hale gelmesi nedeniyle yapılması. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/otenazi-mi/">ÖTENAZİ Mİ?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ötenazi bir insanın ya da bir hayvanın bir hastalık nedeni ile hayatlarının dayanılmaz hale gelmesi nedeniyle çok az acı duyulan veya hiç acı duyulmayan şekilde ölümlerine sebep olacak bir enjeksiyon uygulamasıyla yaşam ünitesinden ayrılarak hayatını sonlandırmak anlamına gelmektedir.&nbsp;</p>



<p>Bu tanımda dikkat çekilmesi gereken en önemli şey ötenazinin hastalık nedeniyle hayatın dayanılmaz hale gelmesi nedeniyle yapılması. Devam edelim:</p>



<p>Ötenazinin uygulanma işlemi en başta bir terapi ve detaylı araştırmayla başlamaktadır. Hasta olmuş olan kişinin ölümü kendisinin istediğini söyleyerek beyan etmesi gerekmektedir. Aynı zamanda ötenazi uygulanmasını isteyen hastalar ötenazi ve ölümün istemeyi sadece kendileri söylediklerinde gerçekleşebilmektedir. Bunun tersi bir şekilde kişinin yakınları bu duruma karışamamaktadır.</p>



<p>Demek ki sadece kişinin ya da hayvanın kendi isteği ile ötenazi yapılabilir; kendisinden başka hiç kimse bu kararı veremez. Kendisinden başka kimsenin beyanı kabul edilmez. Ayrıca bu kararın verilebilmesi için bütün tıbbi tedavi yollarının kapalı olması gerekir. Ötenazi işleminin iki çeşidi bulunmaktadır.&nbsp;Pasif ötenazide hasta olan kişiye uygulanacak olan tedavinin kişiye yardımcı olmadığı durumda, hastanın hayatını uzatacak olan tedavi işlemleri durdurulur. Hastaya sadece hastalığın semptomlarına yönelik olarak tedavi verilir. Kişinin hastalığına karşı bir şey yapmayarak sadece acısını dindirerek ölümünün gelmesi beklenir. Herhangi bir sağlık personeli ya da doktor ölüm sürecine dahil değildir.</p>



<p>&nbsp;Aktif ötenazide ise bir sağlık çalışanının kişinin ölüm sürecine doğrudan şekilde katıldığı anlamına gelmektedir. Uzman bir doktorun gerekli prosedürlerin yerine getirilmesinin ardından kişi için belirlenen enjeksiyon uygulamasını gerçekleştirerek kişinin ölüm sürecine girmesidir. Aktif ötenazinin yasal olduğu ülkeler ise Hollanda, ABD’ye bağlı Washington, Oregon ve Montana’dır.Aktif ötenazi ülkemizde yasaktır.,</p>



<p>Köpekler karşımıza çıkıp “ abi, ben sokaklarda sefil olmaktan bıktım. Zaten çaresiz hastalığım da var. Acılara dayanamıyorum. Benim hayatıma son verin “ demediğine göre yapılması istenen işlem ötenazi değildir. Ortada bir hastalık yok, çekilen acı yok. Sadece o masum ve muhtaç canların sokakta dolaşmasından rahatsız olan insanlar var. Korkuları çok iyi anlıyorum, parçalanan çocukları biliyorum, bu nedenle başıboş köpek istenmemesini anlayabiliyorum ama çözüm savunmasız canları katletmek olamaz, olmamalı.</p>



<p>Biz “insanlar” bu dünyayı diğer bütün canlılarla PAYLAŞIYORUZ. Biz dünyanın HÂKİMİ değil, paydaşıyız. Başka bir canlının ölümüne biz karar veremeyiz. “İnsan” kelimesinin anlamını bozmadan, insan olmanın gerekliliklerini yerine getirerek yaşamalıyız bu dünyada.</p>



<p>Kısırlaştırılan hayvanların agresyonu azalır, saldırmaz, siz ona taş atmaz, sopa vurmaz, tekmelemezseniz ısırmaz. Çaresizdir. Çöp karıştıramaz, avlanamaz, su bulamaz. Bir parça kuru ekmeğe muhtaçtır. Sadıktır. Bir kap artık yemek verseniz minnettar olur, sizi bir daha unutmaz, gördüğü yerde korur, kurtarır.</p>



<p>Hiç gözlerine baktınız mı köpeklerin? İçinize işler bakışları. Gözünüzün içine içine bakarlar.&nbsp; Bakmamışsınız ki, öldürmek istiyorsunuz onları.</p>



<p>Hiç burunlarıyla sürtünerek “sev beni” dediler mi size? Demiş olsalardı öldüremezdiniz.</p>



<p>Hiçbir köpekle dost oldunuz mu? Olmuş olsanız kıyamazdınız. Belli kokunuzu hafızasına almamış hiçbir köpek. Evinizin kapısından çıktığınızda kuyruğunu sallayarak koşmamış yanınıza, otobüsünüz gelene kadar yanınızda beklememiş. Size şaklabanlıklar yapmamış, verdiğiniz ekmeği havada kapmamış.</p>



<p>Belli ki hiç köpek arkadaşınız olmamış sizin.</p>



<p>Köpekten arkadaş mı olur? Olur. Hem de pek çok insan arkadaştan daha iyi olur. İhanet etmez size asla. Unutmaz. Zarar vermez arkadaşına. Canı pahasına korur üstelik. Göçükten bile çıkarır sahibini. Kendinden önce öldüyse mezarının başında bekler kendi de ölene kadar.</p>



<p>Siz şimdi bu canları öldürecek misiniz? Gerçekten, kıyacak mısınız onlara? Onları sevmek yerine katledeceksiniz öyle mi? Çok mu güzel olacak o zaman sokaklar, çok güvenli mi olacak? Ne zamana kadar? Biri çıkıp kediler tırmalıyor diye bağırana kadar mı? O zaman da onlara mı gelecek sıra? Sonra başka canlılara, çiçeklere, ağaçlara? Dünyada kalan tek canlı türü biz olana kadar sürecek mi bu?</p>



<p>Hiç de abartılı bir senaryo değil bu. En uzun yolculuklar bir küçük adımla başlar.</p>



<p>Gerçekten, kıyacak mısınız? İçiniz acımayacak, gözleriniz yanmayacak, yanaklarınız ıslanmayacak öyle mi? Başınızı yastığa koyduğunuzda o kara gözler acıyla bakmayacak mı size? Sabaha kadar dönüp durmayacak mısınız yatağınızda? Pişman olmayacak mısınız?</p>



<p>Ne diyeceksiniz çocuklarınıza? Nasıl bakacaksınız yüzlerine daha dün sokakta oynadığı köpeği öldürdüğünüzü duyduğunda?</p>



<p>Ve nasıl ödeyeceksiniz vebali?</p>



<p>Yapmayın… Yapmayın.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/otenazi-mi/">ÖTENAZİ Mİ?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/otenazi-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DÜNYA EMEKLİLER GÜNÜ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/dunya-emekliler-gunu/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/dunya-emekliler-gunu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Çoruk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jul 2024 06:15:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=59240</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Emekliler Günü, her yıl 28 Haziran ile 4 Temmuz tarihleri arasında dünya genelinde “Emekliler Haftası” olarak kutlanmaktadır. Bu hafta, emeklilerin toplumda daha fazla farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenmektedir. Türkiye’de ise Atatürk’ün emekliye ayrıldığı 1927 yılı haziran ayının 30’u günü “Emekliler Günü” olarak kabul edilmiştir. Dünya Emeklilik Günü ve Haftası, Türkiye Emekliler Derneği çerçevesinde, farklı emekli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/dunya-emekliler-gunu/">DÜNYA EMEKLİLER GÜNÜ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünya Emekliler Günü, her yıl 28 Haziran ile 4 Temmuz tarihleri arasında dünya genelinde “Emekliler Haftası” olarak kutlanmaktadır. Bu hafta, emeklilerin toplumda daha fazla farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenmektedir. Türkiye’de ise Atatürk’ün emekliye ayrıldığı 1927 yılı haziran ayının 30’u günü “Emekliler Günü” olarak kabul edilmiştir.</p>



<p>Dünya Emeklilik Günü ve Haftası, Türkiye Emekliler Derneği çerçevesinde, farklı emekli derneklerinin bir araya geldiği bu anlamlı gün 2010 yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır.</p>



<p>İzmir, Karabağlar Kent Konseyi Emekli Meclisi Yürütme Kurulu Emekliler günü ve Emekliler Haftasını Kutladı.</p>



<p>Karabağlar Kent Konseyi Emekli Meclisi Yürütme Kurulu her yıl geleneksel olan Atatürk&#8217;ün emekliye ayrıldığı 30 Haziran gününü Emekliler Günü ve 28 Haziran 4 Temmuz tarihleri arası olan emekliler haftasını 28 Haziran 2024 Cuma günü Karabağlar Belediyesi Mobilya Akademi Konferans salonunda kutladı.</p>



<p>Kutlama etkinliğine paydaş olarak katılan Türkiye Emekliler Derneği Eşrefpaşa Şube Başkanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Güzelyalı Sağlıklı Yaşam Merkezi Müdürlüğü ve Kadgüç Derneği’nin ortak programı çerçevesinde kutlandı. Program açılış, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın söylenmesinin ardından Emekli Marşı, Vay Emekli Türküsü, basın ve medyada emekliler için video gösterimi yapıldı. Emekli Meclisi Yürütme Kurulu Başkanı Selami Ercan açış konuşmasında ülkemizin içinde bulunduğu kriz ve yüksek enflasyon oran artışlarından ötürü emeklilerimizin açlık ve yoksulluk sınırı içinde, asgari ücretin altında bir gelirle yaşamaya mahkûm edildiklerini dile getirerek farkındalık yaratarak topluma mesaj vermek istediklerini söyledi. Emekli Meclisi Onursal Başkanı İhsah Ak ise emekli meclisinin kuruluşundan bugüne değin yaptığı faaliyet ve etkinlikler ve emekliler haftası hakkında bilgiler verdi. Karabağlar Kent Konseyi Yürütme Kurulu Başkanı Pelin Erda ise yaptığı konuşmada insanın çalışma hayatının sona ermesinden sonra emeklilik döneminde yaşadığı güçlükler, emeklilerin bilgi ve deneyimlerinden gençlerin yararlanarak çok öğrenecekleri konular olduğunu, yaşlı ve gençlerin dinamizm buluşma dönemi içinde olduklarını, Cumhuriyetin kurucu değerlerine sahip çıkmayı önemsediğini ve emekliler Haftasını kutlayarak sözlerini bitirdi. Türkiye Emekliler Derneği Eşrefpaşa Şube Başkanı Baki Yapıcı ise Türkiye Emekliler Derneği Genel Merkezinin emekliler ile ilgili her ortamda mücadele ettiklerini, dernek şubesinin Çalışma ve faaliyetleri hakkında bilgiler verdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Güzelyalı Sağlıklı Yaşam Merkezi Müdürlüğü kadın oyuncuların sahneye koydukları Keşanlı Ali Destanı drama oyununu oynadılar. İzleyicilerden bol bol alkış aldılar. Dj Müzik dinletisi ile Emeklilerimiz günün stres ve yorgunluğunu müzik eşliğinde oynayarak üzerlerinden attılar. Etkinliğe katılan paydaşlara teşekkür belgesi sunumu ardından, toplu anı fotoğrafı çekimi ile program sonlandı.</p>



<p>Sevgiyle, hoşça ve güzelliklerle kalın…</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="768" height="1024" data-id="59242" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Gorsel-2024-07-10-saat-14.49.36_3f3ff7b3-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-59242" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Gorsel-2024-07-10-saat-14.49.36_3f3ff7b3-768x1024.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Gorsel-2024-07-10-saat-14.49.36_3f3ff7b3-225x300.jpg 225w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Gorsel-2024-07-10-saat-14.49.36_3f3ff7b3-1152x1536.jpg 1152w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Gorsel-2024-07-10-saat-14.49.36_3f3ff7b3.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="615" data-id="59243" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Gorsel-2024-07-10-saat-14.49.36_21b41a3e-1024x615.jpg" alt="" class="wp-image-59243" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Gorsel-2024-07-10-saat-14.49.36_21b41a3e-1024x615.jpg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Gorsel-2024-07-10-saat-14.49.36_21b41a3e-300x180.jpg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Gorsel-2024-07-10-saat-14.49.36_21b41a3e-768x461.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Gorsel-2024-07-10-saat-14.49.36_21b41a3e.jpg 1472w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/dunya-emekliler-gunu/">DÜNYA EMEKLİLER GÜNÜ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/dunya-emekliler-gunu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAYIR DİYEBİLMEK</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hayir-diyebilmek/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hayir-diyebilmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilüfer BEKCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jul 2024 20:45:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[bireysel özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[bireysel sınırlar]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal manipülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[fedakarlık]]></category>
		<category><![CDATA[hayır diyebilmek]]></category>
		<category><![CDATA[hayır diyememek]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel haklar]]></category>
		<category><![CDATA[özgüven]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sınır koyma]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[toplum baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=85954</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde çevremde çok duyduğum ve benim de tekrarladığım bir şikâyet; hayır diyememek. Buna rağmen kimseye yetememek, takdir görmemek. Hep diyoruz ki,” Her söyleneni yaparken sorun yok, kırk yılın başında bir tek şeye hayır dersem benden kötüsü yok” Siz de pek çok kez duymuş ya da bizzat hissetmişsinizdir. Peki, bunun suçlusu çevremizdeki insanlar mı yoksa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hayir-diyebilmek/">HAYIR DİYEBİLMEK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="postie-post">
<p>Son günlerde çevremde çok duyduğum ve benim de tekrarladığım bir şikâyet; hayır diyememek. Buna rağmen kimseye yetememek, takdir görmemek. Hep diyoruz ki,” Her söyleneni yaparken sorun yok, kırk yılın başında bir tek şeye hayır dersem benden kötüsü yok” Siz de pek çok kez duymuş ya da bizzat hissetmişsinizdir.</p>
<p>Peki, bunun suçlusu çevremizdeki insanlar mı yoksa biz miyiz? Şöyle bir düşünelim; istemediği bir şeyi kesinlikle yapmayan, en baştan “hayır” diyen tanıdıklarınız mutlaka vardır.  Onlara ne oluyor hayır dediklerinde? Hiçbir şey değil mi? Belki biraz kızılıyor, belki güceniliyor ama unutuluyor ve o kişi şöyle etiketleniyor,” O istemediği şeyi asla yapmaz!” Etiketlenince ne oluyor? Ben söyleyeyim: Kimse hayır dediğinde ona ısrarcı olmuyor, ikna etmeye uğraşmıyor, onun yerine ikna edilme potansiyeli yüksek olduğu bilinen birine, mesela size yöneliyor ısrarlar.</p>
<p>Biz neden hayır diyemiyoruz? Bunun altında ne yatıyor? Bu aslında o kadar derin bir konu ki, sadece bunun üzerine yazılmış kitaplar bile var. Aynı zamanda kişisel sınırların çizilmesi ile ilgili kitaplar da yazılmış. Aslında ikisi birbiri ile sıkı sıkıya bağlı konular. Eğer istemediğiniz bir şey size dayatılıyor ya da emrivaki sonucu onu yapmak zorunda kalıyorsanız sınırınız ihlal edilmiş oluyor. Siz buna ilk seferinde itiraz etmez, rahatsızlığınızı dile getirmezseniz sonraki seferler için geçilebilecek bir gedik açmış oluyorsunuz ve bu gedik her ihlalde biraz daha büyüyor, sonunda sınır filan kalmıyor. Kimse sizin yorulabileceğinizi, kırılacağınızı, incineceğinizi, zorlanacağınızı düşünmüyor, çünkü siz şikâyet etmediniz.</p>
<p>Neden böyle yaptınız? Çünkü kırmak istemediniz, üzmek istemediniz, ama siz kırıldınız, siz üzüldünüz. Üstelik üzerinize vazife olmayan bir işi üstlendiğiniz için kimse size teşekkür bile etmedi. Hatta en küçük şikâyetinizde “Yapmasaydı, mecbur değildi” bile dediler, değil mi?</p>
<p>İnkâr etmeye hiç gerek yok, çoğumuz yaşıyoruz bunları. Baby Boomerlar, sonraki Sessiz Kuşak ve sonra biz X kuşağı aynı davranışı gösterdik, çünkü öyle öğretildi, öyle gördük. Neyse ki bizlerin yetiştirdiği Y ve Z kuşakları bu davranışı yansıtmıyor, neyi isteyip neyi istemediğini açık ve net bir şekilde söylüyorlar, arkalarına bakmıyorlar. Sanırım onlardan bu konuda ders almaya ihtiyacımız var.</p>
<p>Bizlere fedakârlığın bir erdem olduğu öğretildi. Her zaman ailemiz için, arkadaşlarımız için, vatanımız için, halkımız için, işimiz için fedakârlık yapmamız gerektiği okutulan kitaplarla, izlediğimiz Yeşilçam filimleri ile pompalandı. Bunun her zaman ödüllendirildiği gösterildi. Kimse bize bu yüce erdemin aleyhimize kullanılabileceğini öğretmedi. Kimse “gereksiz iyilik yapma, vazifen olur” demedi. Biz üzerimize ağır gelmeye başlayan bu yükü onlar da yüklenmesinler diye çocuklarımıza biraz daha bireysel düşünmeyi öğrettik. “benim dediğimi yap, yaptığımı yapma dedik” Ama onların dünyaya, hayata bakış açısı zaten bizimkinden çok farklı.</p>
<p>Aslında unutmamamız gereken tek bir gerçek var; başta ailemiz olmak üzere çevremize, ülkemize, dünyaya faydalı olmak için öncelikle ruhen ve bedenen sağlıklı olmaya ihtiyacımız var. Bunun için de gereksiz yere yük almamak, sorumluluğu paylaşmak, ihtiyacımız olduğu yerde yardım istemek, gurura kapılmadan “ ben bunu yapamam” diyebilmek ,”yapmak istemiyorum” ya da “bunu ben yapmak zorunda değilim” demekten utanmamak çok önemli. Bırakın biraz da kırılıversinler, biraz da üzülsünler.  Bugüne kadar hep siz kırıldınız, siz üzüldünüz. Ama kimse görmedi değil mi? Çünkü şikâyet etmediniz.</p>
<p>Artık Hayır deyin. Korkmayın, alışırlar. Bir iki gün hakkınızda konuşsalar, bir iki surat assalar ne olur? Bunu kaldıramam üzülürüm diyorsanız aynı şekilde devam edin. Ama inanın ne zaman tavrınızı net olarak ortaya koyarsanız o zaman gerçekten saygı görmeye başlayacaksınız.</p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hayir-diyebilmek/">HAYIR DİYEBİLMEK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hayir-diyebilmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TAYLAND’IN BAŞKENTİ BANGKOK GEZİMDEN</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/taylandin-baskenti-bangkok-gezimden/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/taylandin-baskenti-bangkok-gezimden/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aynur ÖZKAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jul 2024 12:14:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=59167</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tayland, Uzak Doğu’da tatil denilince ilk aklıma gelen ülkeydi. Bir ay önce Mayıs ayında bu güzel ülkeye olan seyahatimi gerçekleştirdim. Görülmesi gereken en çok turist alan Bangkok, Pattaya, Phuket şehirlerini gezdim gördüm. Tayland’a nasıl gittik? İstanbul Havalimanı’ndan Mahan Havayolları ile Tahran’a sonrasında aktarmalı olarak Bangkok’a uçtuk. Bangkok Suvarnabhumi Havalimanı’na varınca 25 km uzaklıkta olan şehir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/taylandin-baskenti-bangkok-gezimden/">TAYLAND’IN BAŞKENTİ BANGKOK GEZİMDEN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Tayland, Uzak Doğu’da tatil denilince ilk aklıma gelen ülkeydi. Bir ay önce Mayıs ayında bu güzel ülkeye olan seyahatimi gerçekleştirdim. Görülmesi gereken en çok turist alan Bangkok, Pattaya, Phuket şehirlerini gezdim gördüm. Tayland’a nasıl gittik? İstanbul Havalimanı’ndan Mahan Havayolları ile Tahran’a sonrasında aktarmalı olarak Bangkok’a uçtuk. Bangkok Suvarnabhumi Havalimanı’na varınca 25 km uzaklıkta olan şehir merkezine otobüsle gittik. Trenle de gidilebiliyor. Bangkok’da 4 gün kaldım. Kaldığım süre içerisinde nereleri gördüm, neler öğrendim sizlerle paylaşacağım. Bangkok, Tayland&#8217;ın başkenti ve en büyük şehri. “Melekler şehri”olarak da biliniyor. “Soi” denilen gizli dar sokakları, Budist tapınakları, tuk-tuklarıı, sky barları, meşhur pazar tezgâhları ve muazzam doğası ile görülmeye değer bir şehir. Şehirde çok sayıda tarihî eser ve müze bulunuyor. Bangkok’da gezilecek yerlerin listesini sizler için hazırladım:<br>KRALİYET SARAYI: Büyük Saray da deniliyor. Bangkok‘un en popüler ve önemli turistik noktalarından biri. Kraliyet ailesinin eski evi olan bu saray, günümüzde de devlet işleri için kullanılıyor.<br>BANGKOK ÇİN MAHALLESİ: Bangkok’a gelenlerin uğramadan geçmediği bir nokta. Çin kültürünü yansıtan restoranların, dükkanların bulunduğu, sokak yemeklerinin satıldığı bir mahalle.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="855" height="1024" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.38.36-855x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-59171" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.38.36-855x1024.jpeg 855w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.38.36-251x300.jpeg 251w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.38.36-768x920.jpeg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.38.36-1283x1536.jpeg 1283w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.38.36.jpeg 1336w" sizes="auto, (max-width: 855px) 100vw, 855px" /></figure>



<p><br>WAT TRAİMİT TAPINAĞI ve ALTIN BUDA HEYKELİ: Göz alıcı mimarisiyle Çin Mahallesi’nde bulunan en önemli Budist tapınaklarından birisi. Altın kulelerle kaplı bu parlak beyaz binada dünyanın en büyüğü olduğu söylenen Altın Buda Heykeli yer alıyor. Yapımında beş buçuk ton altın kullanılmış. Günümüze kadar gelebilmesinin ayrı bir hikayesi var: Burmalı savaşçılar tarafından çalınmasın diye uzun yıllar önce beyaz alçı ile kaplanmış. 1955 yılında tapınağa taşınırken kazara düşürülmüş ve altından yapıldığı ortaya çıkmış. Gördüğümüz bütün Buda Heykelleri altın renkli ama bu gerçek altınmış. Heykele baktığınızda gözünüzü alıyor.<br>BAİYOKE SKY GÖKDELENİ: Hani her ülkenin en yüksek binası vardır ya, Tayland&#8217;ın da en yüksek gökdeleni Baiyoke Sky’dır. Yüksekliği 309 metre ve 85 katlı. Bangkok‘un manzarasını gören üst katındaki Sky restoranda manzara eşliğinde güzel bir yemek yenilebilir. Konum olarak şehir merkezinde bulunuyor.<br>BANGKOK YÜZEN PAZAR: Tayland’a geldiğinizde mutlaka yapmanız gereken bir aktivite de; küçük kayıklarla kanalların içerisinde dolaşmak olmalıdır. Yüzen Pazar’ların diğer pazarlardan farkı, pazarların kanallarda kuruluyor olması ve çeşitli taze meyve, sebze, yiyecek ve eşyaların gezen kayıklarda satılması. Yani satış yapan yerli halk da alışveriş yapan ziyaretçiler de kayıklar eşliğinde kanallar arasında kurulu olan pazarlarda geziyor. Pazarda ne ararsanız var. Bölge sakinleri 200 kadar çeşitli kanallar oluşturmuş, zamanla da bu kanallarda alıveriş faaliyetleri başlamış.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="659" height="1024" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.39.22-659x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-59170" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.39.22-659x1024.jpeg 659w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.39.22-193x300.jpeg 193w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.39.22-768x1194.jpeg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.39.22-988x1536.jpeg 988w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.39.22.jpeg 1029w" sizes="auto, (max-width: 659px) 100vw, 659px" /></figure>



<p><br>BANGKOK KANALLAR TURU: Bangkok’u keşfetmenin en güzel yolu, sürat teknesi ile Kanallar turuna katılmak olacaktır. Tay’lıların kanallar üzerindeki yaşamını yakından görecek, Tayland’ın zengin ile fakir kesimin nasıl yanyana yaşadığına şahit olacaksınız. Kanal boyunca ilerlerken gizemli tapınakları, yerel pazarları ve su üzerindeki geleneksel evleri keşfedeceksiniz. Kanaldan ilerlerken dev bir Buda Heykeli karşınıza çıkacak. Heykeli ve buradaki Tapınağı görmek isterseniz burada mola vererek ziyaret edebileceksiniz. Tapınaklardan birinin önünde kutsal kedi balıklarını besleyeceksiniz. Kanalların bitiminde Chao Phraya Nehri’ne ulaşıyorsunuz. Nehir, Bangkok’u ikiye ayırıyor.<br>BANGKOK TREN PAZARI: Tayland’daki Maeklong Pazarı, dünyanın en ilginç ve tehlikeli pazaryeri olma özelliğine sahip. Tren gelmeden önce tezgahlar kapanıyor, geçtikten sonra tekrar açılıyor ve kaldıkları yerden pazar devam ediyor. Bu pazarın ortasından günde 8 kez tren geçiyor. Ne kadar tehlikeli dense de şimdiye kadar hafif yaralanmalar dışında kaza olmamış. Tren geçiş saatleri belli olduğu için turistler bu saatlerde buraya gelerek bu showu izliyorlar. Sonrasında alışverişe devam. Bu pazarda her şey satılıyor. Bu pazarda benim en çok dikkatimi çeken şimdiye kadar görmediğim tropikal meyvelerdi. Hepsinden birkaç tane satın alıp tadına baktım. Şehir merkezinden 1,5 saat kadar uzaklıkta olmasına rağmen turistlerin vazgeçilmez rotası burası. Bu sıra dışı pazarın hikayesi, 80’li yılların sonuna dayanıyor. 1984 yılında, son istasyonun olduğu bölgede bulunan bu pazar ilk kez, bir iki tezgâhla yolcuların yeme içme ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuş. Şimdilerde ise turistlerin treni sadece birkaç dakika görmek için uzun yollar kat edip geldiği bir cazibe merkezi haline gelmiş.<br>HİNDİSTAN CEVİZİ ÇİFTLİĞİ: Tayland halkının en çok tükettiği meyvelerden biri Hindistan cevizi . Dünyaca tanınmış Siam İkizlerinin doğduğu Samut Songkram Kasabası’nda bir Hindistan cevizi çiftliğine uğrayabilirsiniz. Burada Hindistan cevizi ağacından Tay halkının nelerden faydalandıkları hakkında bilgi alıp, bu ağaçtan yapılmış hediyelik eşyalardan satın alabilirsiniz. Ben Hindistan cevizi sütü ve yağını aldım. Hindistan cevizi yağını yemeklerde, kızartmalarda kullanıyorlar. Biz alışık olmadığımızdan yağın kokusu bize biraz ağır geldi.<br>Tayland&#8217;a Ne Zaman Gidilir? Tropikal iklimi nedeniyle yılın her ayı gidilebilir. Muson yağmurlarının dindiği, nem oranının az olduğu Kasım ile Nisan ayları arası en ideal dönemdir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.39.00-1024x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-59169" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.39.00-1024x1024.jpeg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.39.00-300x300.jpeg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.39.00-150x150.jpeg 150w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.39.00-768x768.jpeg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.39.00-1536x1536.jpeg 1536w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-02-at-10.39.00.jpeg 1600w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/taylandin-baskenti-bangkok-gezimden/">TAYLAND’IN BAŞKENTİ BANGKOK GEZİMDEN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/taylandin-baskenti-bangkok-gezimden/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
