<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Magazin Sağlık - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/kategori/magazin-foto-galeri/saglik-magazin-foto-galeri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/kategori/magazin-foto-galeri/saglik-magazin-foto-galeri/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 01 Mar 2025 18:33:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>Magazin Sağlık - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/kategori/magazin-foto-galeri/saglik-magazin-foto-galeri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>HER MUTSUZLUK DEPRESYON MUDUR ?</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Mar 2025 19:30:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam ve Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel davranışçı terapi]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[mental sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik dayanıklılık]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik destek]]></category>
		<category><![CDATA[psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[ruh hali]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[stres yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[uzman psikolog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=99253</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzman Klinik Psikolog Yunus Emre Yıldız konu hakkında önemli bilgiler verdi. Günlük yaşamda herkes zaman zaman mutsuzluk hissedebilir. İş hayatındaki stres, ilişkilerde yaşanan sorunlar, beklenmedik kayıplar ya da hayal kırıklıkları, insanın moralini bozabilir ve geçici üzüntüye sebep olabilir. Ancak bu duygu durumu her zaman depresyon anlamına gelmez. Peki, mutsuzluk ve depresyon arasındaki farklar nelerdir? Ne [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur/">HER MUTSUZLUK DEPRESYON MUDUR ?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div></div>
<div>
<p data-start="38" data-end="116">Uzman Klinik Psikolog Yunus Emre Yıldız konu hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p data-start="118" data-end="498">Günlük yaşamda herkes zaman zaman mutsuzluk hissedebilir. İş hayatındaki stres, ilişkilerde yaşanan sorunlar, beklenmedik kayıplar ya da hayal kırıklıkları, insanın moralini bozabilir ve geçici üzüntüye sebep olabilir. Ancak bu duygu durumu her zaman depresyon anlamına gelmez. Peki, mutsuzluk ve depresyon arasındaki farklar nelerdir? Ne zaman profesyonel destek almak gerekir?</p>
<h3 data-start="500" data-end="526"><strong data-start="504" data-end="524">Mutsuzluk Nedir?</strong></h3>
<p data-start="527" data-end="878">Mutsuzluk, belirli bir olay ya da durum karşısında hissedilen, genellikle geçici olan bir duygudur. İnsanlar hayal kırıklığına uğradıklarında, başarısız olduklarında, sevdikleriyle tartıştıklarında ya da kötü bir haber aldıklarında kendilerini mutsuz hissedebilirler. Bu, doğrudan yaşanan olayla bağlantılı bir duygudur ve genellikle zamanla azalır.</p>
<p data-start="880" data-end="1234">Mutsuzluk hissi, yaşamın doğal bir parçasıdır ve psikolojik dayanıklılığın gelişmesi açısından önemlidir. Kişi zamanla mutsuzlukla başa çıkmayı öğrenebilir, destek alarak ya da kendi başına bu süreci yönetebilir. Ancak mutsuzluk hissi uzun süre devam ediyorsa ve kişinin günlük hayatını olumsuz etkiliyorsa, altında yatan daha derin bir sorun olabilir.</p>
<h3 data-start="1236" data-end="1287"><strong data-start="1240" data-end="1285">Depresyon ve Mutsuzluk Arasındaki Farklar</strong></h3>
<p data-start="1288" data-end="1681">Depresyon, sadece üzüntü veya mutsuzluk hissinden ibaret değildir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre depresyon, kişinin ruh halini, düşüncelerini, davranışlarını ve fiziksel sağlığını olumsuz etkileyen ciddi bir ruhsal bozukluktur. Depresyon teşhisi konulabilmesi için belirtilerin en az iki hafta boyunca devam etmesi ve kişinin günlük işlevselliğini önemli ölçüde etkilemesi gerekmektedir.</p>
<p data-start="1683" data-end="1723"><strong data-start="1683" data-end="1721">Depresyonun belirtileri şunlardır:</strong></p>
<ul data-start="1724" data-end="2079">
<li data-start="1724" data-end="1770">Sürekli üzüntü, umutsuzluk ve boşluk hissi</li>
<li data-start="1771" data-end="1808">Enerji kaybı ve sürekli yorgunluk</li>
<li data-start="1809" data-end="1867">Uyku düzeninde bozukluklar (çok uyuma ya da uyuyamama)</li>
<li data-start="1868" data-end="1918">İştah değişiklikleri ve kilo kaybı ya da alımı</li>
<li data-start="1919" data-end="1956">Hayattan zevk alamama, ilgi kaybı</li>
<li data-start="1957" data-end="2006">Konsantrasyon zorluğu ve karar vermede güçlük</li>
<li data-start="2007" data-end="2044">Değersizlik ve suçluluk duyguları</li>
<li data-start="2045" data-end="2079">Ölüm ya da intihar düşünceleri</li>
</ul>
<p data-start="2081" data-end="2390">Depresyondaki kişiler, genellikle mutsuz hisseden insanlardan farklı olarak, hiçbir şey yapmaya istek duymayabilirler. En sevdikleri aktiviteler bile onları mutlu etmez. Ayrıca depresyonun fiziksel belirtileri de olabilir; baş ağrıları, mide sorunları ve kas ağrıları gibi bedensel şikayetler sıkça görülür.</p>
<p data-start="2392" data-end="2717">Mutsuzluk ise daha kısa sürelidir ve belirli bir nedene bağlıdır. İnsanlar moral bozukluğu yaşadıklarında, destekleyici bir ortamda veya olumlu olaylar yaşandığında bu duygudan sıyrılabilirler. Ancak depresyon, dış faktörlerden bağımsız olarak uzun süre devam eder ve kişinin kendisini çıkmazda hissetmesine neden olabilir.</p>
<h3 data-start="2719" data-end="2766"><strong data-start="2723" data-end="2764">Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?</strong></h3>
<p data-start="2767" data-end="3057">Bir kişinin depresyonda olup olmadığını anlamak için belirtilerin süresi ve şiddeti önemlidir. Eğer mutsuzluk hali birkaç hafta boyunca devam ediyorsa, kişinin iş, okul veya sosyal hayatını olumsuz etkiliyorsa ve günlük yaşamda işlev kaybına neden oluyorsa, bir uzmana danışmak önemlidir.</p>
<p data-start="3059" data-end="3122">Özellikle şu durumlarda profesyonel destek alınması önerilir:</p>
<ul data-start="3123" data-end="3314">
<li data-start="3123" data-end="3163">Sürekli umutsuz ve çaresiz hissetmek</li>
<li data-start="3164" data-end="3209">Günlük aktiviteleri sürdürmekte zorlanmak</li>
<li data-start="3210" data-end="3268">Uyku ve iştah düzeninde belirgin değişiklikler yaşamak</li>
<li data-start="3269" data-end="3314">Kendine zarar verme düşüncelerinin olması</li>
</ul>
<p data-start="3316" data-end="3618">Depresyon, psikoterapi, ilaç tedavisi ya da her ikisinin birlikte uygulanmasıyla tedavi edilebilir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi terapi yöntemleri, kişinin olumsuz düşüncelerini tanımasını ve bunlarla başa çıkmasını sağlarken, ilaç tedavisi beyin kimyasındaki dengesizlikleri düzenleyebilir.</p>
<p data-start="3620" data-end="4124" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Uzman Klinik Psikolog Yunus Emre Yıldız, &#8220;Sonuç olarak, her mutsuzluk depresyon değildir, ancak uzun süren ve kişinin hayat kalitesini bozan bir ruh hali ciddiye alınmalıdır. Geçici üzüntüler ve moral bozuklukları zamanla düzelirken, depresyon profesyonel destek gerektiren bir durumdur. Eğer kendinizde ya da bir yakınınızda depresyon belirtileri gözlemliyorsanız, bir ruh sağlığı uzmanına danışmak önemli bir adımdır. Unutmayın, erken müdahale depresyonun tedavisinde büyük bir fark yaratabilir.&#8221; dedi.</p>
</div>
<div></div>
<div class="postie-post">
<div class="postie-attachments"><a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=99254"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-99254" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/IMG-20240702-WA0000.jpg" alt="" width="885px" height="1024px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/IMG-20240702-WA0000.jpg 885w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/IMG-20240702-WA0000-768x889.jpg 768w" sizes="(max-width: 885px) 100vw, 885px" /></a><br />
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=99255"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-99255" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/emotionally-upset-woman.jpg" alt="" width="1104px" height="736px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/emotionally-upset-woman.jpg 1104w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/emotionally-upset-woman-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 1104px) 100vw, 1104px" /></a></div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur/">HER MUTSUZLUK DEPRESYON MUDUR ?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİZ KİREÇLENMESİNE YOL AÇAN 5 YANLIŞ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/diz-kireclenmesine-yol-acan-5-yanlis/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/diz-kireclenmesine-yol-acan-5-yanlis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 12:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam ve Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diz kireçlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[diz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[eklem dostu egzersizler]]></category>
		<category><![CDATA[eklem sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[hareketsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[kas güçlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kilo kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[osteoartrit]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=96945</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Aybars Kıvrak önemli bilgiler verdi. Diz eklemi, vücudun en büyük ve en fazla yük taşıyan eklemlerinden biridir. Yaşlanma, genetik faktörler ve travmalar diz kireçlenmesine (osteoartrit) yol açabilirken, yanlış alışkanlıklar da bu süreci hızlandırabilir. Bu durum, hareket kabiliyetini kısıtlayan ve yaşam kalitesini düşüren ciddi bir rahatsızlıktır. İşte diz kireçlenmesini artıran [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diz-kireclenmesine-yol-acan-5-yanlis/">DİZ KİREÇLENMESİNE YOL AÇAN 5 YANLIŞ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div></div>
<div>
<p data-start="0" data-end="124"><em data-start="43" data-end="122">Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Aybars Kıvrak önemli bilgiler verdi.</em></p>
<p data-start="126" data-end="525">Diz eklemi, vücudun en büyük ve en fazla yük taşıyan eklemlerinden biridir. Yaşlanma, genetik faktörler ve travmalar diz kireçlenmesine (osteoartrit) yol açabilirken, yanlış alışkanlıklar da bu süreci hızlandırabilir. Bu durum, hareket kabiliyetini kısıtlayan ve yaşam kalitesini düşüren ciddi bir rahatsızlıktır. İşte diz kireçlenmesini artıran 5 yaygın yanlış ve bu yanlışlardan korunma yolları:</p>
<p data-start="527" data-end="1020"><strong data-start="527" data-end="547">1. Hareketsizlik</strong><br data-start="547" data-end="550" />Hareketsiz bir yaşam tarzı, diz eklemindeki kıkırdak dokunun beslenmesini olumsuz etkiler. Eklem sıvısının dolaşımı için düzenli egzersiz şarttır. Uzun süre oturmak ve fiziksel aktiviteden kaçınmak, kıkırdağın zamanla aşınmasına ve eklem sertliğine neden olur. Düzenli yürüyüş yapmak, yüzme gibi fazla efor gerektirmeyen egzersizler tercih etmek eklem sağlığını destekler. Ayrıca, eklem esnekliğini artıran germe hareketleri yapmak da kireçlenme açısından koruyucudur.</p>
<p data-start="1022" data-end="1659"><strong data-start="1022" data-end="1039">2. Aşırı Kilo</strong><br data-start="1039" data-end="1042" />Vücut ağırlığı arttıkça diz eklemlerine binen yük de artar. Yapılan araştırmalar, her fazla kilogramın diz eklemine yaklaşık 3-4 kat daha fazla baskı oluşturduğunu göstermektedir. Obezite, diz kireçlenmesini hızlandıran en önemli risk faktörlerinden biridir. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı ile ideal kilonun korunması, diz eklemine binen yükü azaltarak osteoartrit gelişme riskini düşürür. Lif açısından zengin, antioksidan içeren besinler tüketmek ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak eklem sağlığına olumlu katkı sağlar. Aşırı kilolu bireylerde kireçlenme sonrası diz protezi yapılma ihtimali daha fazladır.</p>
<p data-start="1661" data-end="2262"><strong data-start="1661" data-end="1697">3. Eklemlere Aşırı Yük Bindirmek</strong><br data-start="1697" data-end="1700" />Ağır yük taşımak, uzun süre diz çökmek veya uygun olmayan spor aktiviteleri yapmak diz eklemine zarar verir. Özellikle bilinçsiz yapılan egzersizler, eklem yapısını zorlayarak kireçlenmeyi hızlandırır. Diz sağlığını korumak için eklem dostu egzersizler tercih edilmelidir. Ağırlık kaldırırken doğru tekniklerin kullanılması, aşırı yüklenmenin önlenmesi ve uygun spor ekipmanlarının kullanımı önemlidir. Bunun yanı sıra, özellikle yaş ilerledikçe, eklemlere aşırı yük bindiren sporlardan kaçınılmalı ve eklem dostu, hafif tempolu egzersizler tercih edilmelidir.</p>
<p data-start="2264" data-end="2764"><strong data-start="2264" data-end="2305">4. Kas Zayıflığı ve Denge Problemleri</strong><br data-start="2305" data-end="2308" />Diz eklemine binen yükü dengelemek için çevresindeki kasların güçlü olması gerekir. Özellikle kuadriseps ve hamstring kaslarının zayıf olması, eklemde dengesiz yüklenmelere yol açarak kıkırdağın daha hızlı aşınmasına neden olur. Aynı zamanda, vücudun genel denge mekanizması bozulduğunda düşme ve travma riski artar, bu da eklem sağlığını olumsuz etkiler. Düzenli kas güçlendirme egzersizleri yapmak diz sağlığını korumanın en etkili yollarından biridir.</p>
<p data-start="2766" data-end="3344"><strong data-start="2766" data-end="2788">5. Sigara Tüketimi</strong><br data-start="2788" data-end="2791" />Sigara, eklem kıkırdağının beslenmesini bozan en önemli faktörlerden biridir. Nikotin ve diğer zararlı maddeler, eklemlerdeki kan dolaşımını azaltarak kıkırdak yapısının bozulmasına neden olur. Araştırmalar, sigara içen bireylerde osteoartrit gelişme riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Sigara kullanımının bırakılması, sadece diz eklemleri için değil, genel sağlık açısından da büyük fayda sağlar. Sigara içen bireylerin eklem sağlığını korumak için bu alışkanlığı terk etmeleri ve sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri yapmaları gerekir.</p>
<p data-start="3346" data-end="3859" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Doç. Dr. Aybars Kıvrak, &#8220;Diz kireçlenmesini önlemek için düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı kiloda kalmak, eklem dostu hareketler tercih etmek, kasları güçlendirmek ve sigaradan uzak durmak büyük önem taşır. Bununla birlikte, diz sağlığını koruyabilmek için beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi gerekir. Ayrıca dize aşırı yüklenmeden kaçınılması ve uygun spor aktivitelerinin seçilmesi gerekmektedir. Bu yanlışlardan kaçınarak diz sağlığınızı uzun yıllar koruyabilir, yaşam kalitenizi artırabilirsiniz.&#8221; dedi.</p>
</div>
<div></div>
<div class="postie-post">
<div class="postie-attachments"><a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=96946"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-96946" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/bacak-agrisi-11.jpg" alt="" width="1050px" height="699px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/bacak-agrisi-11.jpg 1050w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/bacak-agrisi-11-768x511.jpg 768w" sizes="(max-width: 1050px) 100vw, 1050px" /></a><br />
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=96947"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-96947" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/DOC.Dr_.-Aybars-KIVRAK-2-37.png" alt="" width="1599px" height="1462px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/DOC.Dr_.-Aybars-KIVRAK-2-37.png 1599w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/DOC.Dr_.-Aybars-KIVRAK-2-37-768x702.png 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/DOC.Dr_.-Aybars-KIVRAK-2-37-1536x1404.png 1536w" sizes="(max-width: 1599px) 100vw, 1599px" /></a></div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diz-kireclenmesine-yol-acan-5-yanlis/">DİZ KİREÇLENMESİNE YOL AÇAN 5 YANLIŞ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/diz-kireclenmesine-yol-acan-5-yanlis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİZ EKLEMİNDEN GELEN SESE DİKKAT !</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/diz-ekleminden-gelen-sese-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/diz-ekleminden-gelen-sese-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Feb 2025 15:45:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[diz ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[diz kireçlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[diz koruma]]></category>
		<category><![CDATA[diz rahatsızlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diz tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[eklem kireçlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[eklem sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[fizik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[hidrojel tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kireçlenme belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[kıkırdak hasarı]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı diz protezi]]></category>
		<category><![CDATA[spor yaralanmaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=96526</guid>

					<description><![CDATA[<p>DİZ EKLEMİNDEN GELEN SESE DİKKAT! Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, diz kireçlenmesi hakkında önemli bilgiler verdi. Eğer dizlerinizde gitgide artan ağrı, tutukluk, kilitlenme, şişlik, yürüme zorluğu yaşıyorsanız ve özellikle uyku sırasında dayanılmaz bir acı hissediyorsanız, diz kireçlenmesi sorunuyla karşı karşıya olabilirsiniz. Kireçlenme Belirtileri Nelerdir? Diz ekleminde sertlik ve şişlik, diz hareketlerinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diz-ekleminden-gelen-sese-dikkat/">DİZ EKLEMİNDEN GELEN SESE DİKKAT !</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="postie-post">
<p data-start="0" data-end="39"><strong data-start="0" data-end="37">DİZ EKLEMİNDEN GELEN SESE DİKKAT!</strong></p>
<p data-start="41" data-end="156"><strong data-start="41" data-end="154">Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, diz kireçlenmesi hakkında önemli bilgiler verdi.</strong></p>
<p data-start="158" data-end="375">Eğer dizlerinizde gitgide artan ağrı, tutukluk, kilitlenme, şişlik, yürüme zorluğu yaşıyorsanız ve özellikle uyku sırasında dayanılmaz bir acı hissediyorsanız, diz kireçlenmesi sorunuyla karşı karşıya olabilirsiniz.</p>
<h3 data-start="377" data-end="419"><strong data-start="381" data-end="417">Kireçlenme Belirtileri Nelerdir?</strong></h3>
<p data-start="420" data-end="622">Diz ekleminde sertlik ve şişlik, diz hareketlerinde kısıtlılık, hareket sırasında dizde çıtırtı sesi, diz ekleminde veya bacaklarda şekil bozukluğu gibi belirtiler kireçlenmeyi işaret ediyor olabilir.</p>
<h3 data-start="624" data-end="668"><strong data-start="628" data-end="666">Diz Kireçlenme Nedenleri Nelerdir?</strong></h3>
<p data-start="669" data-end="939">Şikayetlerin farklı sebepleri olabilir. Yaralanmalar, ani hareketler, bedeni zorlayacak fazla aktiviteler, sportif faaliyetler, uzun süre bilgisayar başında oturmak, uzun süre ayakta kalmak, enfeksiyonlar veya diz ekleminin aşınması başlıca nedenler arasında yer alır.</p>
<p data-start="941" data-end="1093">Bunun haricinde, yaşın ilerlemesi, özellikle aşırı kilo, ağır sporlar, yanlış yürüme tekniği ve kalıtımsal faktörler diz rahatsızlığı riskini artırır.</p>
<h3 data-start="1095" data-end="1137"><strong data-start="1099" data-end="1135">Kireçlenmenin Evreleri Nelerdir?</strong></h3>
<p data-start="1138" data-end="1309">Diz kireçlenmesi, diz ekleminde oluşan hasara göre 1 ile 4 arasında derecelendirilir. Sağlıklı bir diz bu aralığa dahil değildir ve genellikle &#8220;0&#8221; olarak nitelendirilir.</p>
<p data-start="1311" data-end="1480">En yüksek derece olan 4. evre, “şiddetli” diz kireçlenmesi anlamına gelir. Bu aşamada dizde şiddetli ağrı hissedilir ve eklemin hareket yeteneği ciddi şekilde bozulur.</p>
<p data-start="1482" data-end="1666">Bu durumda ameliyat öncesi son seçenek olarak, günümüzün en iyi ameliyatsız tedavi yöntemlerinden biri olan <strong data-start="1590" data-end="1611">Hidrojel Tedavisi</strong> veya diğer adıyla <strong data-start="1630" data-end="1650">Sıvı Diz Protezi</strong> önerilebilir.</p>
<h3 data-start="1668" data-end="1738"><strong data-start="1672" data-end="1736">Hidrojel Tedavisi (Sıvı Diz Protezi) Nedir? Nasıl Uygulanır?</strong></h3>
<p data-start="1739" data-end="1876">Hidrojel, doku hasarlarından kaynaklanan ağrıların hafifletilmesi ve doku iyileşmesinin desteklenmesi amacıyla kullanılan bir maddedir.</p>
<p data-start="1878" data-end="2084">Bu jel, vücut biyolojisiyle uyumlu olduğu için hastane veya ameliyathaneye gerek kalmadan, steril bir ortamda, anestezi uygulanmadan diz ekleminin içine enjekte edilir. İşlem yaklaşık <strong data-start="2062" data-end="2075">15 dakika</strong> sürer.</p>
<p data-start="2086" data-end="2295">İşlem sırasında ağrıyı azaltmak için bazen hafif bir lokal anestezik (soğutucu sprey vb.) kullanılabilir. Hidrojelin içeriği <strong data-start="2211" data-end="2259">%97,5 steril su ve %2,5 poliakrilamid (PAAG)</strong> adlı bir bileşenden oluşmaktadır.</p>
<h3 data-start="2297" data-end="2340"><strong data-start="2301" data-end="2338">Hidrojel Tedavisinin Amacı Nedir?</strong></h3>
<p data-start="2341" data-end="2541">Bu tedavinin amacı, diz içinde bulunan sinovyal sıvının eski işlevini geri kazanmasını sağlamaktır. Hidrojel, kıkırdak dokuyu taklit ederek eklemi kayganlaştırır ve ağrının azalmasına yardımcı olur.</p>
<p data-start="2543" data-end="2681">Ayrıca eklemin yağlanmasını ve tamponlanmasını iyileştirerek iç eklem kapsülünün zarına entegre olur ve yastık benzeri bir etki yaratır.</p>
<hr data-start="2683" data-end="2688" />
<p data-start="2689" data-end="2755" data-is-last-node="" data-is-only-node=""><strong data-start="2689" data-end="2706">Saygılarımla,</strong><br data-start="2706" data-end="2709" /><strong data-start="2709" data-end="2727">Hülya Yıldırım</strong><br data-start="2727" data-end="2730" /><strong data-start="2730" data-end="2755" data-is-last-node="">Mobil: 0539 540 27 07</strong></p>
<br />
<div class="postie-attachments"><a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=96527"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-96527" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/DOC.DR_.AHMET-INANIR-53.jpg" alt="" width="679px" height="905px" /></a><br /><a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=96528"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-96528" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/diz-agrisi.jpg" alt="" width="615px" height="644px" /></a></div>
</div>


<p></p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diz-ekleminden-gelen-sese-dikkat/">DİZ EKLEMİNDEN GELEN SESE DİKKAT !</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/diz-ekleminden-gelen-sese-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EGZERSİZE BAŞLAMADAN ÖNCE DİKKAT!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/egzersize-baslamadan-once-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/egzersize-baslamadan-once-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:55:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=3204</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fiziksel aktivite dediğimiz kavram kişinin kas gruplarını kullanarak hareket yapmasıdır. Örneğin ev işi yapmak, yemek yapmak, yürümek fiziksel aktiviteye giren durumlardır.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/egzersize-baslamadan-once-dikkat/">EGZERSİZE BAŞLAMADAN ÖNCE DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ebru Özenç, sporun kalp hastaları üzerindeki etkisini açıklarken egzersize başlamadan önce ısınma hareketlerine son derece dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>Kalp-damar hastalıkları en çok karşılaşılan ve hakkında en çok merak edilen hastalıkların başında gelmektedir. Kalp hastaları için egzersizin önemi herkes tarafından bilinmektedir. Ancak kalp hastalığı geliştiğinde ise bu konuda hastaların yeterli bilgileri bulunmamaktadır ve sıklıkla ne yapmaları gerektiği konusunda kafa karışıklığı yaşamaktadırlar. Hatta, çoğu kez doktora kontrole geldiklerinde bilgi almayı unuttukları konulardan olmaktadır. Peki bu kadar günlük hayatımızın içinde olan ‘egzersiz’ konusunda nelere dikkat etmemiz gerekir?</p>
<p>KALP HASTALARINI EGZERSİZ YAPMAK NASIL KORUR?</p>
<p>Kalp insan vücudundaki en hayati organlardan biri olup, görevi organlara kan pompalamaktır. Dengeli beslenmenin ve sigaradan uzak durmanın sağlıklı yaşamın anahtarlarından olduğu zaten bilinmekte olup düzenli yapılan uygun egzersizlerin kalp sağlığı açısından sayısız yararları bulunmaktadır. Egzersiz kalp ve solunum sisteminin daha iyi çalışmasında rol oynamakla birlikte tansiyon hastalarında tansiyon kontrolü, şeker hastalarında şeker kontrolü sağlamada etkili olur, damarlarda plak oluşumlarını azaltıp kalp damarlarının birbiriyle olan bağlantılarını arttırır. Stres hormonlarının salınımı daha dengeli olur ve kişi kendini psikolojik açıdan daha mutlu hisseder. Ayrıca kötü huylu kolesterol olarak bilinen LDL değeri düşerken, iyi huylu kolesterol olarak bilinen HDL değeri artar. Bir diğer fayda da kemik gücünün korunmasını sağlamasıdır ki özellikle yaşlılık döneminde ‘kırık’ en korkulan tablolardan biridir. Kemiklerin kuvvetli olmasını sağlayan en önemli faktörlerden biri de kas gücünün iyi olmasıdır, bu nedenle “Güçlü kas, güçlü kemik” ilkesiyle kemiklerin güçlenmesi için mutlaka düzenli egzersiz öneriyoruz.</p>
<p>FİZİKSEL AKTİVİTE İLE EGZERSİZİN FARKI NEDİR?</p>
<p>Fiziksel aktivite dediğimiz kavram kişinin kas gruplarını kullanarak hareket yapmasıdır. Örneğin ev işi yapmak, yemek yapmak, yürümek fiziksel aktiviteye giren durumlardır. Kalp Hastaları için egzersiz dediğimiz kavram ise planlı ve tekrarlayıcı olarak yapılan, kondüsyon sağlamak ve geliştirmek için vücudun hareket etmesidir. Öncelikli olarak insanların fiziksel olarak aktif olması sağlanmalıdır, ancak egzersizi de günlük hayatın bir parçası haline getirmek hedef olmalıdır. İlk aşamada “aktif yaşam tarzı” benimsenmesi ve haftada en az üç gün 5 en az 30 dakikalık egzersizler yapılması teşvik edilmelidir. Ardışık 30 dakika olarak yapamayan kişiler 10’ar dakikalık 3 set egzersiz de yapabilir. Yeterli kondüsyonu bulunan kişilerde ise egzersiz yükü arttırılarak “daha uzun süreli ve daha zorlayıcı” egzersiz programlanır.</p>
<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/egzersize-baslamadan-once-dikkat/">EGZERSİZE BAŞLAMADAN ÖNCE DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/egzersize-baslamadan-once-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;GRİPTEN KORUNMANIN EN ETKİLİ YOLLARINDAN BİRİ AŞI&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yollarindan-biri-asi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yollarindan-biri-asi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:55:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirus]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[enterovirus]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[Uzm. Dr. Bengisu Ay]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=3075</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Bengisu Ay, havaların soğumasıyla birlikte artan grip salgınına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Uzm. Dr. Ay, influenzanın yani halk arasında bilinen adıyla gribin başlıca burun, boğaz, bronşlar ve bazen akciğerleri etkileyen, hafif veya ağır bir seyir gösterebilen, oldukça bulaşıcı viral bir hastalık olduğunu belirterek “Genellikle Ekim ayından başlayarak Mart sonu Nisan başına kadar olan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yollarindan-biri-asi/">&#8216;GRİPTEN KORUNMANIN EN ETKİLİ YOLLARINDAN BİRİ AŞI&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Uzm. Dr. Bengisu Ay, havaların soğumasıyla birlikte artan grip salgınına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Uzm. Dr. Ay, influenzanın yani halk arasında bilinen adıyla gribin başlıca burun, boğaz, bronşlar ve bazen akciğerleri etkileyen, hafif veya ağır bir seyir gösterebilen, oldukça bulaşıcı viral bir hastalık olduğunu belirterek “Genellikle Ekim ayından başlayarak Mart sonu Nisan başına kadar olan dönemde sık görülen bir solunum yolu hastalığıdır. Bu aylarda hasta kişi sayısının belirgin şekilde artması beklenen bir süreçtir. Yaklaşık 2 günlük kuluçka süresinin ardından ortaya çıkan ani başlangıçlı yüksek ateş, genellikle kuru öksürük, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, boğaz ağrısı, burun akıntısı veya burun tıkanıklığı, ciddi halsizlik, yorgunluk, titreme, bazen ishal ve kusma ile karakterizedir. Öksürük ağır olabilir ve 2 hafta ya da daha uzun süre devam edebilir. İnsanların çoğu herhangi bir tıbbi tedaviye gerek kalmadan 1 hafta içinde iyileşirler. Yaşlılarda, çocuklarda, gebelerde ve kronik hastalığı olanlarda ağır seyretmekte, zatürre, bronşit, sinüs ve kulak enfeksiyonları gelişebilmekte ve hastane yatışlarına ve hatta ölümlere neden olabilmektedir. Kesin tanı ancak yarım saat veya daha az sürede sonuç veren hızlı influenza testleriyle mümkündür” dedi.</p>



<p><strong>“İLK 48 SAATTEKİ TEDAVİ DAHA ETKİLİ”</strong></p>



<p>Hastaların doktora danışmadan, kulaktan dolma bilgilerle ilaç kullanmaması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Bengisu Ay, “Hastalık belirtileri başladıktan sonraki ilk 48 saat içerisinde başlanan tedavinin daha etkili olduğu bilinmelidir. Ayrıca grip olan kişiler bol sıvı almalı, beslenmelerine dikkate etmeli, ellerini sık sık yıkamalı, öksürme ve aksırma sırasında ağızlarını kâğıt mendille, mendil yok ise kolun iç yüzü ile kapatmalı, mümkün ise birkaç gün evde istirahat etmelidir. İnfluenza virüsleri hasta kişiden diğer kişilere kolaylıkla bulaşabilmekte, insanların kapalı alanlarda daha çok vakit geçirdikleri kış aylarında hastalık en yoğun dönemine ulaşmaktadır. Grip genellikle hasta olan kişilerin konuşma, öksürme ve hapşırma gibi davranışları ile saçılan ve virüs içeren damlacıkların, hasta kişiye 1 metre ve daha yakın olan kişilerin ağız, burun ve göz mukozalarına geçmesi ile bulaşmaktadır. Daha nadir olarak virüs içeren damlacık ile kirlenmiş yüzeylere, araç ve gereçlere kişilerin önce elleri ile dokunması ve sonrasında ellerini ağız, burun veya gözlerine götürmeleri ile de bulaşabilmektedir. Hastalıktan korunmak için grip sezonunda mümkün olduğunca kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durulmalı, hasta kişiler ile temas etmemeye, sarılmamaya ve tokalaşmamaya çalışılmalı, eller sık sık yıkanmalı ve kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmelidir” ifadelerini kullandı.</p>



<p><strong>“HER YIL GRİP AŞISI OLUNMALI”</strong></p>



<p>Uzm. Dr. Ay, mevsimsel grip hastalığının etkenleri olan influenza virüslerinin çok fazla sayıda alt tipleri bulunduğuna işaret ederek, “Bir önceki yıl görülen virüsten oldukça farklı virüsler sonraki yıllarda insanları hastalandırabilmektedir. Bu durum neden her yıl grip olabildiğimizi ve her yıl aşı olunması gerekliliğini net bir şekilde açıklamaktadır. Hastalıktan korunmada en etkili yöntemin grip aşısı olduğu Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından her yıl vurgulanmaktadır. Bu nedenle grip sezonu öncesinde ve grip sezonu süresince özellikle hastalığın ağır seyrettiği ve hatta ölümlerin görülebildiği risk grubundaki kişilerin grip aşısı yaptırmaları önerilmektedir. Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de Sağlık Bakanlığı tarafından hekim reçetesi ile grip aşıları risk grubundaki kişilere her yıl tüm sağlık kuruluşları tarafından ücretsiz yapılmaktadır. Aynı zamanda grip benzeri hastalıklara neden olan diğer solunum yolu virüsleri de dolaşımda yüksek düzeyde yer almaktadır (respiratory syncytial virüs, rhinovirus, parainfluenzavirus, adenovirus, coronavirus, enterovirus, vb.). Dolaşımdaki diğer solunum yolu virüslerinin baskınlığı mevsimlere göre değişkenlik göstermektedir. Grip sezonu başlarında soğuk algınlığına neden olan rhinovirüs baskın seyretmekte iken son haftalarda özellikle 5 yaş altı çocukları etkileyen respiratory syncytial virüsün baskın olduğu görülmektedir” açıklamasında bulundu.</p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yollarindan-biri-asi/">&#8216;GRİPTEN KORUNMANIN EN ETKİLİ YOLLARINDAN BİRİ AŞI&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yollarindan-biri-asi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EVDE SAĞLIK, 4 YAŞINDA</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/evde-saglik-4-yasinda/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/evde-saglik-4-yasinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:55:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[evde sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[osman zolan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2964</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Denizli&#8217;de kimse sahipsiz kalmayacak” sloganıyla faaliyete geçen Denizli Büyükşehir Belediyesi Evde Bakım ve Sağlık Merkezi&#8217;nin &#8220;Evde Sağlık&#8221; birimi 4 yaşına girdi. 16 Kasım 2017’den bugüne günlük yaşam faaliyetlerini tek başına sürdüremeyen, evde sağlık hizmetine ihtiyaç duyan; yaşlı, yatağa bağımlı, engelli hastalar, kronik rahatsızlığı yüzünden yürüyemeyen vatandaşların; tanısı konulmuş sağlık sorunlarının ev ortamında planlanan tedavisinin takibi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/evde-saglik-4-yasinda/">EVDE SAĞLIK, 4 YAŞINDA</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>“Denizli&#8217;de kimse sahipsiz kalmayacak” sloganıyla faaliyete geçen Denizli Büyükşehir Belediyesi Evde Bakım ve Sağlık Merkezi&#8217;nin &#8220;Evde Sağlık&#8221; birimi 4 yaşına girdi. 16 Kasım 2017’den bugüne günlük yaşam faaliyetlerini tek başına sürdüremeyen, evde sağlık hizmetine ihtiyaç duyan; yaşlı, yatağa bağımlı, engelli hastalar, kronik rahatsızlığı yüzünden yürüyemeyen vatandaşların; tanısı konulmuş sağlık sorunlarının ev ortamında planlanan tedavisinin takibi ve uygulamasını yapan birim 4 yılda 16 bin 627 vatandaşa evde sağlık hizmeti verdi. Doktor muayenesi, enjeksiyon, serum ve pansuman gibi bugüne kadar 16 bin 627 vatandaşa 421 bin kez hizmet veren Evde Bakım ve Sağlık Merkezi&#8217;nin sağlık birimi tam donanımlı ambulanslarla 6 bin 407 kişinin de hasta naklini gerçekleştirdi.</p>



<p><strong>4 YILDA 23 BİN VATANDAŞIN İMDADINA KOŞTU</strong></p>



<p>Evlerden sağlık kuruluşlarına ya da sağlık kuruluşlarından evlere 6 bin 408 kişinin 36 bin 962 kez hasta naklini gerçekleştiren sağlık birimi evde sağlık hizmeti ile beraber toplamda 23 bin 35 vatandaşın imdadına koştu. Denizli Büyükşehir Belediyesi Evde Bakım ve Sağlık Merkezi&#8217;nin evde bakım birimi ise günlük yaşam faaliyetlerini tek başına sürdüremeyen, evde bakım hizmetine ihtiyaç duyan; yaşlı, engelli ve yatalak vatandaşların kişisel bakımları ile yaşadıkları evin temizlik ihtiyaçlarını gidermeye devam ediyor.</p>



<p><strong>&#8221; HER ZAMAN VATANDAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ &#8220;</strong></p>



<p>Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Evde Bakım ve Sağlık Merkezi&#8217;nin kurulduğu ilk günden bu yana Denizli’nin tamamında gönüllere dokunmaya devam ettiğini söyledi. 19 ilçe ve 616 mahallede Denizlililerin çok önemli bir ihtiyacına yanıt verdiklerini belirten Başkan Osman Zolan, &#8220;Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman vatandaşlarımızın yanındayız. Nerede yardıma muhtaç bir hemşehrimiz varsa, nerede bize ihtiyaç varsa oraya koştuk, bugüne dek onbinlerce vatandaşımıza gece gündüz demeden evde bakım ve sağlık hizmeti verdik, vermeye de devam ediyoruz&#8221; dedi.</p>



<p><strong>&#8220;BU PROJEYİ &#8216;İYİ Kİ BAŞLATMIŞIZ&#8217; DİYORUM&#8221;</strong></p>



<p>Çok önemsediği Evde Bakım ve Sağlık Merkezi hizmetini başlatmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden Başkan Zolan, &#8220;Evde Bakım ve Sağlık Merkezi, benim çok arzu ettiğim, birçok işten daha ön planda olan ve insanımızın mutlu ve huzurlu olması için vermiş olduğumuz bir proje. Her geçen yıl &#8216;iyi ki başlatmışız&#8217; diyorum. Projemizle &#8216;kapısı çalınmayan, derdi sorulmayan kimse kalmayacak&#8217; demiştik. Denizlimizde kimse sahipsiz değil. Biz istiyoruz ki, Denizli’de kimse &#8216;ben yalnızım&#8217; demesin. Bizim isteğimiz Denizli’de yaşayan herkes mutlu olsun, kimse acı çekmeden ihtiyacını karşılasın, sahipsiz, kapısı çalınmayan, evine gidilmeyen kimse kalmasın&#8221; diye konuştu. Merkezin sağlık biriminin 4 yılını kutlayan Başkan Zolan, bu özel projeye emek veren, vatandaşın imdadına koşan tüm çalışanlara teşekkür etti.</p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/evde-saglik-4-yasinda/">EVDE SAĞLIK, 4 YAŞINDA</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/evde-saglik-4-yasinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK NEDİR?</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/obsesif-kompulsif-bozukluk-nedir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/obsesif-kompulsif-bozukluk-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:54:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam ve Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[kompulsif]]></category>
		<category><![CDATA[Kompulsiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[mükemmelliyetçi]]></category>
		<category><![CDATA[Obsesif]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog Cemrenaz Coşkun Aykota]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2903</guid>

					<description><![CDATA[<p>Obsesif kompulsif bozukluğun önemsenmesi gereken bir durum olduğunu belirten Psikolog Cemrenaz Coşkun Aykota, “Kompulsiyonlar, obsesyonların neden olduğu yoğun sıkıntı ve huzursuzluğu azaltmak ya da ortadan kaldırmak üzere yapılan yineleyici davranış ve zihinsel eylemlerdir. Bulaşma, kirlenme, kuşku, dini ve cinsel içerikli obsesyonlar, temizlik, kontrol, sayma, biriktirme kompulsiyonları sıkça görülen çeşitleridir. Kirli olamadığını bildiği halde kirlenme obsesyonu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/obsesif-kompulsif-bozukluk-nedir/">OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK NEDİR?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Obsesif kompulsif bozukluğun önemsenmesi gereken bir durum olduğunu belirten Psikolog Cemrenaz Coşkun Aykota, “Kompulsiyonlar, obsesyonların neden olduğu yoğun sıkıntı ve huzursuzluğu azaltmak ya da ortadan kaldırmak üzere yapılan yineleyici davranış ve zihinsel eylemlerdir. Bulaşma, kirlenme, kuşku, dini ve cinsel içerikli obsesyonlar, temizlik, kontrol, sayma, biriktirme kompulsiyonları sıkça görülen çeşitleridir. Kirli olamadığını bildiği halde kirlenme obsesyonu olan bireyin, mantıksız olduğunu bildiği halde kendine engel olamadığı, temizlik yapmaması halinde ciddi iç sıkıntısı yaşaması ve gün boyu temizlik yaparak vaktini geçirmesi en tipik örneğidir” dedi.</p>



<p><strong>OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK TEDAVİSİ VAR MI?</strong></p>



<p>Cemrenaz Coşkun Aykota, “Daha titiz, mükemmelliyetçi, temiz biri olmanın ve evinde doğalgazı kapattığına emin olmanın nesi kötü olabilir diye düşünülmesi ise tabii ki olağandır. Bu noktada hangi koşullarda bu durumun bozukluk sayılacağı netleştirilmelidir. Öncelikle kişinin ve çevresinin bu durumdan rahatsızlık duyması, sosyal veya iş hayatında aksamalara yol açması önemli bir göstergedir. Kişinin bu obsesyon veya kompulsiyonlarının günün önemli bir kısmını kapsaması yine tanıyı desteklemektedir. Obsesif kompulsif bozukluk tanısı konulduğunda ise bu durumun genellikle tedavi olmadan geçmeyeceği bilinmelidir. Yalnızca ilaç tedavileri değil psikoterapi yöntemleri ile de başarı sağlanması mümkündür. Bilişsel davranışçı terapi uygulaması özellikle exposure dediğimiz alıştırma yöntemleri bu yakınmalarla çalışırken kullanılmaktadır” diye konuştu.</p>



<p><strong>DÖNGÜYÜ TERSİNE ÇEVİRMEK KİŞİNİN ELİNDE DEĞİLDİR</strong></p>



<p>Coşkun Aykota: “Unutulmaması gereken ise bir duygu düşünce veya davranışı ne kadar reddedersek o kadar şiddetle geri döneceğidir. Örneğin bir düşünceyi düşünmemeliyiz dediğimiz anda o düşünce zihnimizde daha çok belirecektir. Bu durum obsesif kompulsif bozukluğun temelini oluşturmakta ve bu döngüyü tersine çevirmek çoğu zaman kişinin elinde olamamaktadır. Bu sebeple bir ruhsal bozukluğun ne olduğu hangi durumlarda, nasıl yaşandığı konusunda bilgi sahibi olmak dahi yakınmalarda önemli bir azalmaya neden olacaktır. Bu durumu gidermek için yardım aramak ise bir seçenek değil çoğu zaman gerekliliktir.”</p>



<p><strong>ÖZEL HABER- FATMA TUNÇER</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/obsesif-kompulsif-bozukluk-nedir/">OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK NEDİR?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/obsesif-kompulsif-bozukluk-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;ERKEN DOĞUM İÇİN RİSK OLUŞTURABİLİR&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/erken-dogum-icin-risk-olusturabilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/erken-dogum-icin-risk-olusturabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:54:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın & Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam ve Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[erken doğum]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2899</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Prematüre Günü, prematüre doğum nedenli ölümler, yeti kaybı ve neden olduğu diğer sağlık problemlerine dikkat çekmek için bir fırsat olduğu gibi olası çözüm yollarını gündeme getirmek için de önemli bir şanstır. Dünya çapında düzenlenen çok sayıda etkinlik, bu çabaların özünü oluşturmaktadır. Türkiye Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Öznur Küçük bu gün [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/erken-dogum-icin-risk-olusturabilir/">&#8216;ERKEN DOĞUM İÇİN RİSK OLUŞTURABİLİR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünya Prematüre Günü, prematüre doğum nedenli ölümler, yeti kaybı ve neden olduğu diğer sağlık problemlerine dikkat çekmek için bir fırsat olduğu gibi olası çözüm yollarını gündeme getirmek için de önemli bir şanstır. Dünya çapında düzenlenen çok sayıda etkinlik, bu çabaların özünü oluşturmaktadır. Türkiye Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Öznur Küçük bu gün kapsamında ailelere önemli bilgiler verdi.</p>



<p>Her yıl dünyaya gelen her 10 bebekten bir tanesi prematüre olarak doğmaktadır. Bu sayı 15 milyona yakındır ve bu bebeklerin yaklaşık yüzde 10&#8217;unun buna bağlı komplikasyonlar sonucu hayatını kaybettiğini belirten Dr. Küçük, “Gebeliğin 37. haftasından önce meydana gelen doğumlara ‘prematüre doğum&#8217; denir. Prematüre doğum ciddi bir sağlık problemidir bu nedenle de yenidoğan ölümlerinin en önemli nedenleri arasında yer almaktadır” dedi. Dr. Küçük, prematüre doğumun farklı sebeplere bağlı olarak yaşandığını ifade ederek, &#8220;Annenin yaşı, doğum sıklığı, çoklu gebelik durumu bazı kronik hastalıklar, erken doğum için risk oluşturabiliyor. Bunun yanı sıra anne adayının beslenmesinin yetersiz olması, sosyoekonomik seviyesinin düşük olması, yaşanılan coğrafi bölgenin özellikleri, anne adayında ciddi kansızlık (anemi), sigara kullanımı, rahimdeki yapısal bozukluklar ya da tümör gibi etkenler de erken doğum riskini tetiklemektedir&#8221; diye sözlerine ekledi. “Prematüre doğum kaynaklı ölümler ve komplikasyonları önlemek sağlıklı bir gebelik ile başlar” diyen Dr. Küçük, “Gebelik öncesi, gebelikler arası ve sırasında uygun bakım, tüm kadınların sağlıklı gebelik deneyimine sahip olmasını da sağlayacaktır. Örneğin, sağlıklı diyet, tütün ve madde kullanımının önlenmesi ve gebelikle ilgili riskli durumların tespiti için gebelik boyunca uygun aralıklarla hekime başvurmak erken (preterm) doğumların azaltılmasına yardımcı olabilir” dedi.</p>



<p>“Her yıl, daha fazla ülkede; kamusal, parlamenter ve sağlık profesyonellerinin düzenlediği toplantılar ve sanatsal organizasyonlar da dâhil olmak üzere ulusal ve yerel etkinlikler ile Dünya Prematüre Günü&#8217;ne katılım sağlanmaktadır” diyen Dr. Küçük, “Mor ışıklı aydınlatmalar ve küçük çorap çizimleri, Dünya Prematüre Günü&#8217;nün sembolleri haline gelmiştir. Bu nedenle de görsellerde kullanılan mor renk, duyarlılık ve sıra dışılığı simgelemektedir. Bu vesile ile bütün prematüre bebeklerin sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmelerini dileriz” ifadelerini kullandı. İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/erken-dogum-icin-risk-olusturabilir/">&#8216;ERKEN DOĞUM İÇİN RİSK OLUŞTURABİLİR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/erken-dogum-icin-risk-olusturabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DÜNYADA HER 6 SANİYEDE BİR KİŞİ BU SEBEPTEN HAYATINI KAYBEDİYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/dunyada-her-6-saniyede-bir-kisi-bu-sebepten-hayatini-kaybediyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/dunyada-her-6-saniyede-bir-kisi-bu-sebepten-hayatini-kaybediyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:54:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizli haber]]></category>
		<category><![CDATA[denizli horoz]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[horoz]]></category>
		<category><![CDATA[horoz gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[horoz haber]]></category>
		<category><![CDATA[horozgazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[SİGARA KULLANIMI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2828</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında istatistiksel veriler paylaşan göğüs hastalıkları uzmanı, dünya genelinde tütün kullanımına bağlı olarak her 6 saniyede 1 kişinin hayatını kaybettiğini ve tütün ürünleri kullanan kişilerde akciğer kanseri olma riskinin 22 kat daha fazla olduğunu belirtti.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/dunyada-her-6-saniyede-bir-kisi-bu-sebepten-hayatini-kaybediyor/">DÜNYADA HER 6 SANİYEDE BİR KİŞİ BU SEBEPTEN HAYATINI KAYBEDİYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında istatistiksel veriler paylaşan göğüs hastalıkları uzmanı, dünya genelinde tütün kullanımına bağlı olarak her 6 saniyede 1 kişinin hayatını kaybettiğini ve tütün ürünleri kullanan kişilerde akciğer kanseri olma riskinin 22 kat daha fazla olduğunu belirtti.</p>
<p>Doç. Dr. Leyla Yılmaz Aydın, Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla sigaranın zararlarına dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Dünya genelinde İçerisinde 4 binden fazla kimyasal madde bulunan tütün ve tütün ürünlerini kullanan her 6 saniyede 1 kişi hayatını kaybettiğini dile getiren Aydın, tütün ürünleri kullanan kişilerde akciğer kanseri olma riskinin 22 kat daha fazla olduğunu belirtti.</p>
<p>SİGARA KULLANIMI, ÖLÜMCÜL SONUÇLARA ULAŞAN HASTALIKLARA SEBEP OLMAKTADIR</p>
<p>Sigaranın sadece kansere sebep olmadığını dile getiren Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Leyla Yılmaz Aydın, “Sigara kullanımı, kanserler başta olmak üzere akciğer hastalıkları, tümör, kalp yetmezliği, damar tıkanıklığı, mide rahatsızlıkları, diyabet, üreme ve hormonal sistem bozukluğu gibi yaşam kalitesini önemli oranda düşüren hatta ölümcül sonuçlara ulaşan hastalıklara sebep olmaktadır. Öyle ki ülkemizde her yıl 100 binin üzerinde kişi tütün ve tütün ürünleri kullanımı dolayısıyla erken yaşta hayata veda etmektedir. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki; tütün kullanımı bu şekilde devam ettiği takdirde 2030 yılına gelindiğinde dünyada tütün kullanımı nedeniyle ölen kişi sayısı yılda 8 milyonu geçecektir” dedi.</p>
<p>AKCİĞERİN OKSİJEN KAPASİTESİ DÜŞMEKTEDİR</p>
<p>Sigara içen kişilerin sadece kendilerine zarar vermediklerini söyleyen Aydın, “Tütün ve tütün ürünleri kullanan kişilerde; akciğer kanseri olma riski 22 kat, bronşit riski 10 kat, kalp hastası olma riski 3 kat, rahim ağzı kanseri riski 16 kat, prostat kanseri riski ise 2 kat fazla olmaktadır. Bununla birlikte sigara içen kişiler yalnızca kendi hayatlarını tehlikeye atmakla kalmaz, sevdiklerini de kendileriyle birlikte hastalıklara sürüklerler. Sadece 30 dakika boyunca sigara dumanına maruz kalan kişilerde kalbe giden kan oranı ciddi şekilde azalmakta, akciğerin oksijen kapasitesi düşmektedir. “Ben balkonda sigara içiyorum, kimseye zararım dokunmuyor” düşüncesi de sevdiklerinizi korumaya yetmemektedir. Saç ve giysilere sinen sigara dumanı aynı ev içerisinde yaşadığınız ya da aynı iş ortamını paylaştığınız sevdiklerinizi de pasif içici yapmaktadır” diye konuştu.</p>
<p>SİGARAYI BIRAKTIKTAN 20 DAKİKA SONRA KALP ATIŞ HIZI DÜŞER</p>
<p>Sigarayı bırakan bir kişinin vücudunda görülen olumlu değişimleri aktaran Aydın, “Sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzda görülen olumlu değişimler şöyle; sigarayı bıraktıktan 20 dakika sonra kalp atış hızı düşer, 12 saat sonra kandaki CO seviyesi normale döner, 2 hafta &#8211; 3 ay sonra akciğer fonksiyonları düzelir, 1 &#8211; 9 ay sonra öksürme ve nefes darlığı azalır, 1 yıl sonra koroner kalp riski, sigara içen birinin yarısı kadar olur, 10 yıl sonra akciğer kanseri riski, sigara içen birinin yarısı kadar olur, 15 yıl sonra koroner kalp hastalığı riski, sigara içmeyen biri ile aynı olur” şeklinde konuştu.</p>
<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/dunyada-her-6-saniyede-bir-kisi-bu-sebepten-hayatini-kaybediyor/">DÜNYADA HER 6 SANİYEDE BİR KİŞİ BU SEBEPTEN HAYATINI KAYBEDİYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/dunyada-her-6-saniyede-bir-kisi-bu-sebepten-hayatini-kaybediyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gripten korunmanın en etkili yolu aşılama</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yolu-asilama/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yolu-asilama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:53:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[korona]]></category>
		<category><![CDATA[rof. Dr. Ceyhun Dalkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2645</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda grip kaynaklı komplikasyonlarla ilgili olarak Prof. Dr. Ceyhun Dalkan, pnömoni, sıvı kaybı, kalp hastalığı veya astım gibi kronik hastalıkların ağırlaşması, sinüzit ve kulak enfeksiyonları ve beyin fonksiyonlarında bozulma ile nadiren de olsa bu komplikasyonlar nedeniyle ölümler olabileceğini söyledi. 6 aylıktan küçük çocukların, diğer yaşlardaki çocuklara kıyasla grip nedeniyle hastaneye yatma riskleri daha yüksek. Grip [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yolu-asilama/">Gripten korunmanın en etkili yolu aşılama</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çocuklarda grip kaynaklı komplikasyonlarla ilgili olarak Prof. Dr. Ceyhun Dalkan, pnömoni, sıvı kaybı, kalp hastalığı veya astım gibi kronik hastalıkların ağırlaşması, sinüzit ve kulak enfeksiyonları ve beyin fonksiyonlarında bozulma ile nadiren de olsa bu komplikasyonlar nedeniyle ölümler olabileceğini söyledi. 6 aylıktan küçük çocukların, diğer yaşlardaki çocuklara kıyasla grip nedeniyle hastaneye yatma riskleri daha yüksek. Grip aşılarının 6 aylıktan küçük çocuklarda kullanımının sağlık otoritelerince onaylanmadığını ifade eden Prof. Dr. Ceyhun Dalkan, özellikle bu yaş grubundaki çocukları gripten korumanın önemine dikkat çekti.</p>



<p><strong>GRİPTEN KORUYUCU ÖNERİLER</strong></p>



<p>“Sadece çocukların aşılanması yeterli değil. Bakıcılarının ve tüm aile bireylerinin hem kendilerini hem de çocukları gripten korumak için aşılanması gerekiyor” diyen Dalkan, gribe karşı korunmanın ilk ve en iyi yolunun yıllık grip aşısı olduğunu söyleyerek, grip aşısı çocuklarda grip hastalığını, hastaneye yatış ve ölüm riskini azalttığını hatırlattı. Gripten korunmak için günlük önleyici eylemlere de dikkat çeken Dalkan, yetişkin bireylerin hem kendilerini hem de çocuklarını hasta kişilerden olabildiğince uzak tutması gerektiğini söyledi ve sözlerine şu şekilde devam etti; “Grip semptomları taşıyan kişilerin, mümkün olduğunca, bakımındaki çocuk dahil diğer insanlarla temastan kaçınması gerekiyor. Öksürük veya hapşırma durumunda burun ve ağzın bir mendille kapatılması, mendilin kullanıldıktan sonra atılıp, ellerin sık sık sabun ve suyla yıkanması ya da alkol bazlı bir el temizleyici ile temizlenmesi öneriliyor. Mikropların yayılmasını önlemek için göz, burun ve ağıza dokunulmaması, sık dokunulan yüzeylerin dezenfekte edilmesi gerekiyor.”</p>



<p>Çocuklarda ve yetişkinlerde grip tedavisinde kullanılan antiviral ilaçların hastalığı hafifletip, hastalık süresini kısalttığını söyleyen Dalkan, ciddi grip komplikasyonlarının da önüne geçtiğini ve antiviral ilaç tedavisinin, hastalandıktan sonraki 2 gün içinde başlandığında en iyi sonucu verdiğini dile getirdi.</p>



<p>Dalkan ayrıca, “5 yaşından küçük tüm çocukların grip komplikasyonları açısından yüksek risk altında olduğu düşünülse de, en yüksek riski 2 yaşından küçük çocuklar taşıyor. En yüksek hastaneye yatış ve ölüm oranları ise 6 aylıktan küçük bebeklerde görülüyor” dedi.</p>



<p>Gribal semptomlarının ne olabileceğine dair de bilgilendirmelerde bulunan Dalkan, “Grip, ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı/tıkanıklığı, vücut ağrıları, baş ağrısı, titreme ve yorgunluğa neden olabiliyor. Küçük çocuklarda ayrıca grip semptomları ile birlikte kusma veya ishal görülebiliyor” şeklinde konuştu. “Solunum yolu hastalığının belirti ve semptomları için bakımınızdaki çocukları yakından izleyin. Ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı veya tıkanıklığı, kas veya vücut ağrıları, baş ağrısı, yorgunluk veya kusma/ishal gelişirse doktorunuza başvurun” diyen Dalkan, grip tedavisinde etkili olan antiviral ilaçların kullanımına geciktirmeden başlatılmasının tedavinin etkinliğini artıracağını hatırlattı. Dalkan son olarak da, acil servise başvurmayı gerektiren gribe bağlı komplikasyonları ise şöyle sıraladı: “Hızlı nefes alma veya nefes almada zorluk, mor dudaklar veya yüz, her nefeste içeri giren kaburga, göğüs ağrısı, yürümeyi reddedecek kadar şiddetli kas ağrısı, 8 saat boyunca idrar yokluğu, ağız kuruluğu, ve ağlarken gözyaşı yokluğu içeren vücudun aşırı sıvı kaybetmesi hali, uyanıkken etkileşimde bulunmamak, havale geçirmek, 40 derecenin üzerinde ateş, 12 haftadan küçük çocuklarda ateş, iyileşen ancak sonra geri dönen veya kötüleşen ateş veya öksürük, kronik tıbbi durumlarda kötüleşme.”</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yolu-asilama/">Gripten korunmanın en etkili yolu aşılama</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yolu-asilama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
