<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>uzman Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/uzman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/uzman/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 03 Sep 2022 06:42:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>uzman Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/uzman/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>UZMANLAR YAZIN VERİLEN KİLOLARIN KALICI OLMASI İÇİN UYARIYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-yazin-verilen-kilolarin-kalici-olmasi-icin-uyariyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-yazin-verilen-kilolarin-kalici-olmasi-icin-uyariyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Sep 2022 06:42:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=30594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beslenme, Diyet ve Fitoterapi Uzmanı Dyt. Beyza Vural Öten, yaz mevsiminin sonuna gelinen günlerde, yazın verilen kiloların kalıcı olması için önemli önerilerde bulundu. Diyet programlarının her bireyin ihtiyacına göre bir uzman tarafından planlanması gerektiğini vurgulayan Öten, &#8220;Bahsedeceğim beslenme önerileri herkes için geçerlidir. Bu önerileri alışkanlık haline getirerek formda kalabilmeniz mümkün. Yiyecekleri doğadaki haline en yakın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-yazin-verilen-kilolarin-kalici-olmasi-icin-uyariyor/">UZMANLAR YAZIN VERİLEN KİLOLARIN KALICI OLMASI İÇİN UYARIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Beslenme, Diyet ve Fitoterapi Uzmanı Dyt. Beyza Vural Öten, yaz mevsiminin sonuna gelinen günlerde, yazın verilen kiloların kalıcı olması için önemli önerilerde bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diyet programlarının her bireyin ihtiyacına göre bir uzman tarafından planlanması gerektiğini vurgulayan Öten, &#8220;Bahsedeceğim beslenme önerileri herkes için geçerlidir. Bu önerileri alışkanlık haline getirerek formda kalabilmeniz mümkün. Yiyecekleri doğadaki haline en yakın formda tüketin. İşlenmiş gıdalar besin değerini kaybetmiş fazlaca sodyum, şeker ve katkı maddeleriyle koruyucu hale gelmiş paketli ambalajlı gıdalardır. Bu gıdalardan uzak durun. Vitamin ve liften zengin meyve ve sebzeleri bol miktarda tüketirseniz hem düşük kalori almış hem de mide hacminizi liflerle doldurup tokluğunuzu pekiştirmiş olursunuz. 3 yumruk büyüklüğü kadar mevsim sebzesi, 2 yumruk büyüklüğü kadar mevsim meyvesi tüketmeye çalışın. Salata, sebze veya sebze sularını günlük beslenmenize mutlaka ekleyin. Akşam yemeğinizi yedikten sonra uyuyana kadar olan süreç sürekli atıştırmakla geçiyorsa göbek çevresi yağlanması kaçınılmazdır. Akşam yemeğinizi yedikten sonra yatana kadar bitki çayı, su, çay, kafeinsiz kahve içilebilir, ancak meyve bile olsa yemekten uzak durmalısınız. Beynimiz, susama hissini sadece su ile değil içinde su barındıran yiyeceklerle de ilişkilendiriyor. Dolayısıyla susama hissi çoğu zaman atıştırma isteğiyle karıştırılıyor. İhtiyacınız olan 1-2 bardak suyken aslında siz 2-3 porsiyon meyveyi bir anda su ihtiyacınızı karşılamak için yiyor olabilirsiniz. Atıştırma isteği duyduğunuzda önce mutlaka 1-2 bardak su için ve mutlaka susama hissini beklemeden su içmeye çalışın. Yetersiz uyku iştah kontrolünü bozuyor. Az uyku gün içinde daha çok yeme isteği ve daha yüksek kalori alımına sebep oluyor. Bu nedenle ortalama 7-8 saat arası uyumamız gerekiyor&#8221; dedi.İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-yazin-verilen-kilolarin-kalici-olmasi-icin-uyariyor/">UZMANLAR YAZIN VERİLEN KİLOLARIN KALICI OLMASI İÇİN UYARIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-yazin-verilen-kilolarin-kalici-olmasi-icin-uyariyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanından &#8216;Nemrut yanardağı&#8217; uyarısı</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-nemrut-yanardagi-uyarisi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-nemrut-yanardagi-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Aug 2022 11:21:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[3.Sayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[NEMRUT DAĞI]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[YANARDAĞ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=28787</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bitlis&#8217;te görev yaptığı dönemde Nemrut Kalderasıyla ilgili yürütülen birçok çalışmanın içinde yer alan ve çalışmaları yakında takip eden Prof. Dr. Aydın Büyüksaraç, İhlas Haber Ajansı&#8217;nın gündeme getirdiği Nemrut Kalderasındaki ‘Buhar Bacaları&#8217;nın kuruması olayı ile ilgili değerlendirmede bulundu. Nemrut yanardağındaki buhar bacalarının kurumasının ya da zaman zaman ortaya çıkan sıcak su girişlerinin farklı noktalara kayması olayının [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-nemrut-yanardagi-uyarisi/">Uzmanından &#8216;Nemrut yanardağı&#8217; uyarısı</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bitlis&#8217;te görev yaptığı dönemde Nemrut Kalderasıyla ilgili yürütülen birçok çalışmanın içinde yer alan ve çalışmaları yakında takip eden Prof. Dr. Aydın Büyüksaraç, İhlas Haber Ajansı&#8217;nın gündeme getirdiği Nemrut Kalderasındaki ‘Buhar Bacaları&#8217;nın kuruması olayı ile ilgili değerlendirmede bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nemrut yanardağındaki buhar bacalarının kurumasının ya da zaman zaman ortaya çıkan sıcak su girişlerinin farklı noktalara kayması olayının bölgenin tektonik bir etkileşim içerisinde olduğunun bir göstergesi olduğuna dikkat çeken Büyüksaraç, “Nemrut yanardağında günümüze kadar 31 adet etkinlik meydana gelmiştir. Bunların en yakını 350 yıl önce meydana gelmiştir. Bundan sonra herhangi bir etkinlik görülmemiştir. Ama bu uyuyan yanardağın faaliyete geçmeyeceği anlamına gelmez&#8221; dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nemrut yanardağındaki volkanik tehlikenin kontrol edilebilmesi için etrafında bir sismik ağ kurulması gerektiğine dikkat çeken Büyüksaraç, “Nemrut yanardağı Bitlis ili içerisinde yer almakta olup bugün için ‘uyuyan yanardağ&#8217; olarak tanımlanmaktadır. Geçmişte aktif olmuş ve günümüzde de aktif olma potansiyeli olan ve aktivitesini sürdürmeyen yanardağ anlamına gelir. Nemrut yanardağı ve kalderası bölgede oldukça önemli bir yere sahip olup hem turizm potansiyeli hem de doğal güzellikleri açısından ilgi çeken bir alandır. Nemrut yanardağının oluşumu hemen Bitlis&#8217;in güneyinde yer alan Arap yarımadasının kuzeye doğru bindirmesi sonucu bir tektonik süreç ile ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla burada meydana gelen tektonizma hala etkinliğini sürdürmekte olan bir tektonizma olup kuzeye doğru bir basınç uygulama şeklinde ve jeolojik anlamında bindirme olarak tanımlanmaktadır. Bu etkinin ortaya çıkardığı en önemli sonuç, bir dizi yanardağ etkilerinin oluşmasıdır. Bunların en batı ucunda Nemrut yanardağı bulunur. Süphan, Tendürek ve Ağrı yanardağları da bu dizinin devamı şeklindedir. Nemrut kalderası içerisinde farklı oluşumlar ortaya çıkmıştır. Örneğin en bilinen ve görüneni göllerdir. Bu alan içerisinde 5 adet göl bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi sıcak göl olarak tanımlanmakta ve sıcak su girişleri ile öne çıkmaktadır. Diğer büyük göl ise yanardağın, Kalderanın oldukça büyük bir alanına yaklaşık yarısından fazlasını kaplayan bir alan içerisindedir. Buz mağarası, buhar bacalarının varlığı ise yanardağın etkin ve etkinlik gösterebilmenin potansiyelinin göstergesidir. Bu tür etkiler derin yapı ile ilişkilendirilmektedir&#8221; diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Bölgenin tektonik bir etkileşim içerisinde olduğunun bir göstergesi”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kalderada son dönemde gözlenen değişimlerin bölgenin tektonik bir etkileşim içerisinde olduğunu gösterdiğini ifade eden Büyüksaraç, “Yaklaşık 1 milyon yıl önce etkinliğinin ilk kez öne çıktığı jeolojik kayıtlardan anlaşılan Nemrut yanardağı en son bin 600&#8217;lü yılların sonlarında aktif olmuş ve ondan sonra bir daha herhangi bir etkinlik göstermemiştir. Yaklaşık 350 yıllık süreç çok genç ve yakın bir tarihtir. Tarihsel süreçte etkin olması yanardağın ileride de etkin olabileceğinin göstergesidir. Bunun yanı sıra son zamanlarda özellikle buhar bacalarında buharın kesilmesi ya da zaman zaman ortaya çıkan sıcak su girişlerinin farklı noktalara kayması buranın tektonik bir etkileşim içerisinde olduğunun bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Buhar bacalarının kaybolmuş olması ya da etkinliğinin çıkmamış olması yanardağın bir etkinlik göstereceğini tam olarak ifade etmez ama sadece tektonik bir etkinin süregeldiğini, sadece bu alanı etkilemeye devam ettiğinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Yanardağın faaliyete geçebilmesi için farklı gözlemler ortaya çıkması gerekir. Örneğin duman çıkışı, zaman zaman püskürmelerin olması ve depremlerin sıklıkla meydana gelmesi gibi etkinliklerin öne çıkması gerekir. Yakın zaman da İzlanda da 6 bin yıldır etkinliği olmayan bir yanardağın öncellikle 400 tane depremin arkasından lav püskürtmesi buna bir örnek olarak verilebilir. Yanardağlar birer derin yapı ile ilişki kurmak için önemli noktalar içerisinde yer alır. Derindeki kayaçlar yüzeye doğru çıkar ve yüzeyde gözlenmiş olur. Bu anlamıyla oldukça önemli bilgi kaynakları olarak değerlendirilir&#8221; dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Uyuyan yanardağın faaliyete geçmeyeceği anlamına gelmez”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Nemrut yanardağında da günümüze kadar toplam 31 adet etkinlik meydana geldiğine vurgu yapan Büyüksaraç, “Bunların en yakını 350 yıl önce meydana gelmiştir. Bundan sonra herhangi bir etkinlik görülmemiştir. Bu uyuyan yanardağın faaliyete geçmeyeceği anlamına gelmez. Bu bölgede jeoturizm anlamında oldukça önemli bir yer tutan Nemrut yanardağının ve Kalderasının jeopark kapsamında değerlendirilerek bir an önce turizme yönelik faaliyetlerinin arttırılması gerekir. Aynı zamanda etkinliğinin gözlenmesi için de jeopark çalışmaları çerçevesinde Nemrut&#8217;un etrafına deprem istasyonlarının kurulması ve etkinliğinin gözlenmesi, su içeriğindeki kimyasal değişimlerin gözlenmesi bu bölgedeki aynı zamanda yanardağa bağlı güvenli çalışmalar içerisinde yer alacaktır” şeklinde konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-nemrut-yanardagi-uyarisi/">Uzmanından &#8216;Nemrut yanardağı&#8217; uyarısı</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-nemrut-yanardagi-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANLAR MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜNE KARŞI HAMİLELERİ UYARDI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-maymun-cicegi-virusune-karsi-hamileleri-uyardi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-maymun-cicegi-virusune-karsi-hamileleri-uyardi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Jul 2022 07:02:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[HAMİLE]]></category>
		<category><![CDATA[MAYMUN ÇİÇEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=25435</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de maymun çiçeği virüsü tespit edildikten sonra hastalığın hamilelerde nasıl seyrettiği merak edilmeye başlandı. Maymun çiçeği virüsü 50 yılı aşkın bir süredir bilinen bir hastalık olmasına rağmen, son zamanlarda Afrika dışında da görülmesiyle birlikte gündeme geldi. 2022 Mayıs ayında Londra&#8217;da tespit edildikten sonra kısa sürede 50&#8217;nin üzerinde ülkede yaklaşık 3 bin 500 kişiye bulaştı, 1 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-maymun-cicegi-virusune-karsi-hamileleri-uyardi/">UZMANLAR MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜNE KARŞI HAMİLELERİ UYARDI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;de maymun çiçeği virüsü tespit edildikten sonra hastalığın hamilelerde nasıl seyrettiği merak edilmeye başlandı. Maymun çiçeği virüsü 50 yılı aşkın bir süredir bilinen bir hastalık olmasına rağmen, son zamanlarda Afrika dışında da görülmesiyle birlikte gündeme geldi. 2022 Mayıs ayında Londra&#8217;da tespit edildikten sonra kısa sürede 50&#8217;nin üzerinde ülkede yaklaşık 3 bin 500 kişiye bulaştı, 1 kişi hayatını kaybetti. Tüm dünyada “ acaba yeni bir pandemi mi geliyor” kaygısına yol açtı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yüksek risk grubu uyarısı da yaptı. Bu risk grubunda olanlardan biri de hamileler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastalığın başlangıçta grip benzeri semptomlarla seyrettiğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof.Dr. Faruk Buyru, “Başlangıçta ateş, sırt ve kas ağrıları ile belirti veren hastalık, daha sonra lenf düğümlerinin şişmesi, kaşıntı ve döküntülerin çıkması ile seyrediyor. Hastalık 2-4 hafta arasında sürüyor. Bağışıklık sistemi ile ilgili sorunu olanlarda daha ağır seyrediyor. Korona kadar bulaşıcı olmasa da bazı vakalarda ölümcül olabiliyor. Temasla, vücut sıvıları ile, damlacıklar yoluyla veya hasta birinin kullandığı eşyalar, havlular, çarşaflara temas edilmesi ile bulaşabiliyor. Hastalıklı hayvanlardan da insanlara geçiş olabiliyor. İnsanlardan hayvanlara bulaşmıyor” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“ŞİMDİYE KADAR HASTALIK GEÇİREN 4 GEBE BİLDİRİLMİŞ”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hamilelerde hastalığın nasıl seyrettiği ile ilgili verilerin kısıtlı olduğunu vurgulayan Prof.Dr. Faruk Buyru,” Şimdiye kadar hastalık geçiren 4 gebe bildirilmiş. Bu dört gebe de Kongo&#8217;da görülmüş. Hastalığı hafif geçiren bir gebe sağlıklı bir bebek dünyaya getirmiş. Hastalığı gebeliğinin ilk üç ayında geçiren iki gebe ise düşük yapmış. Gebeliğin son üç ayında hastalanan ve aynı zamanda sıtma olan gebe ise ölü doğum yapmış. Bebeğin incelenmesi sonucunda hastalığa bağlı deri belirtileri görülmüş ve yapılan testlerde bebeğin ölüm nedeni olarak maymun çiçeği hastalığı tanısı kesinleşmiş. Bunlara dayanarak virüsün plasentayı geçtiği ve fetüsü etkilediği söylenebilir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hamilelerin hastalığa karşı dikkatli olması gerektiğini ifade eden Prof.Dr. Faruk Buyru, “Hastalık 2-4 hafta içerisinde kendiliğinden düzeliyor. Genel destek tedavileri yanında, antiviral ilaçlar da kullanılıyor. Hastalığa özel bir antiviral ilaç da bulunuyor. Şu anda uygulanmayan çiçek aşısını 1980&#8217;den önce yaptırmış olanlarda hastalık daha hafif seyrediyor. Hamilelerin korunmak için grip benzeri belirtileri olan kişilerle temasta bulunmaktan kaçınması, hastalığın yaygın olduğu bölgelerden gelenlerden uzak durması önemli” ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-maymun-cicegi-virusune-karsi-hamileleri-uyardi/">UZMANLAR MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜNE KARŞI HAMİLELERİ UYARDI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-maymun-cicegi-virusune-karsi-hamileleri-uyardi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANLARDAN POLEN UYARISI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanlardan-polen-uyarisi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanlardan-polen-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2022 09:09:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[polen]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[yaz ayları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=24155</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarında polenlerin artması alerjik sorunları da beraberinde getiriyor. Bu dönemi kabusa çeviren alerjik reaksiyonlar, insanlarda burun kaşıntısı, göz akıntısı, kızarıklık ve sürekli hapşırma gibi şikâyetlere yol açıyor. Son zamanlarda alerjik reaksiyonlardan dolayı hastaneye başvurma oranının arttığını söyleyen Doktor Mustafa Alıcı, polen ve astım şikâyetleri ile aşırı derece polene maruz kalan vatandaşları uyardı. Polen alerjisinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlardan-polen-uyarisi/">UZMANLARDAN POLEN UYARISI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Yaz aylarında polenlerin artması alerjik sorunları da beraberinde getiriyor. Bu dönemi kabusa çeviren alerjik reaksiyonlar, insanlarda burun kaşıntısı, göz akıntısı, kızarıklık ve sürekli hapşırma gibi şikâyetlere yol açıyor. Son zamanlarda alerjik reaksiyonlardan dolayı hastaneye başvurma oranının arttığını söyleyen Doktor Mustafa Alıcı, polen ve astım şikâyetleri ile aşırı derece polene maruz kalan vatandaşları uyardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Polen alerjisinde artışın yaşandığını belirten Doktor Alıcı, “Havaların ısınması ve baharın gelişi ile birlikte alerji vakalarında artış görmeye başladık. Bu süreçte daha çok polen alerjisinin arttığını görüyoruz. Genelde mevsimsel olarak değişme ile birlikte daha çok yeşil alanların çim ve ağaçlı alanlarda çiçek tozlarına karşı bir reaksiyon olarak görüyoruz. Tabi bu polen alerjisi ile birlikte hastalarımızda bazı belirtiler meydana geliyor. Genelde burun akıntısı, kaşıma, hapşırma, göz yaşarması, gözlerde kanlanma, batma ve yanma gibi belirtiler ile bu alerji kendini göstermektedir. Hastalarımıza tavsiyemiz bilinen bir alerjisi var ise bu alerjilerinin olduğu alanlardan uzak durmaları, alerji ve göğüs uzmanına gözükmelerini istiyoruz. Çünkü bu hastalarda genetik yatkınlık olduğunu biliyoruz. Özellikle çocuklarda atopik yürüyüş dediğimiz belirtiler var. Bunlar ise ilk olarak egzama tarzında alerjik döküntüler daha sonra burun akıntısı, hırıltılı solunum ve öksürük gibi şikâyetler daha ileriki süreçlerde daha çok etkileyip nefes almasında sıkıntılar yaşıyor. Hasta alerjik astıma doğru ilerleyen bir sürece geçmiş oluyor. Erkenden çocukluk döneminde alerjenlere maruz kalma devam ederse atopik denilen süreç devam edip müdahale edilmesi gerekiyor” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Çok güneşli günlerde dışarıya çıkılmaması gerekiyor”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Polen alerjisi olan hastaların güneş ışınlarına da hassasiyeti oluştuğunu söyleyen Doktor Alıcı, “Çok güneşli günlerde dışarıya çıkılmaması gerekiyor. Çok fazla polenin ve tozun olduğu yerlerde de bulunmamak gerekiyor. O ortamlarda bulunmak zorunda kalan insanlar ise alerjik ilaçlar dediğimiz ilaçlar var ve hastalarımıza onu kullanmalarını tavsiye ediyoruz. Bu ilaçlar sadece o süreçte oluşan rahatsızlıkların görülmemesini engelliyor. Bu alerji vücudumuzda her zaman olacak bir şeydir” ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Polene maruz kalan insanlar mutlaka maske kullanmalıdır”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Alerjisi olan kişilerin çevre ile bir etkileşim içerisinde oldukları zaman maske kullanması gerektiğini açıklayan Alıcı, “Bu alerjene maruz kalacak bir ortamda kalıyor ise hastamız bu gibi durumlarda el ve yüz temizliği çok önemlidir. Elleri buruna çok fazla dokundurulmaması gerekiyor. Solunum yolu ile bu alerjik maddeleri alıyoruz. El, yüz ve elbise temizliği çok önemlidir. Dışarıdan eve girerken o elbiselerin çıkarılması, dışarıda bekletilmesi ya da silkelenmesi gerekiyor. Maske kullanılması çok önemlidir” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Polen şikâyetlerinden dolayı göz hastalıkları polikliniğinde yoğunluğun yaşandığını söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Meltem Toklu da, “Yaz aylarının başlaması ile polikliniğimize kaşıntı, kızarıklık ve kapaklarda şişlik gibi şikâyetler ile başvuran hastaların sayısı arttı. Bu hastalarda kaşıntı ile beraber ellerindeki bakterileri göze taşımakla oluşan enfeksiyonlar ve çapaklanmalar çok sık gördüğümüz şikâyetlerdir. Bu alerjik semptomlardan doktora gelmeden kurtulmanın yolu ilk olarak güneş gözlüğü takılmalıdır. Çok kaşıntılı dönemlerde göze soğuk havlu uygulanma ya da soğuk müdahaleler yapılmalıdır. Çayır, çimen ve otluk alanlarda bulunduğumuzda sonrasında mutlaka eller ve yüz bol bol yıkanmalı. Polenler ve bu alerjen maddelerle bağlantı mutlaka azaltılmalıdır. Bunun dışında özellikle kadınlarda gece mutlaka saçları toplamalarını öneriyoruz” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Gözler çok kaşındığı takdirde korneada incelme oluşur”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Polenin yan etkilerinin farklı göz hastalıklarının oluşumuna neden olduğunu vurgulayan Toklu, “Gün içerinde göze yapışan polen ve alerjenler göze ve yüze temas ederek alerjiye daha çok neden oluyor. Gözleri çok kaşıntılı bir dönem olduğu için korneada incelmeye neden olarak astigmatizmaya ve farklı kornel hastalıklara neden olabiliyor. O yüzden kesinlikle çok kaşıma, ovuşturma göz sağlığı açısından risklidir. Hasta kontak lens kullanıyor ise bu yoğun alerjik dönemlerde ara vermeli ve kullanmamalıdır. Bu önlemlerden sonra hala hastada şikâyetler fazla ise o zaman bir göz uzmanına başvuruyu öneriyoruz. Özellikle çocuklarda erken yaşlarda bu çok fazla önemsenmiyor. Daha sonra hastaneye geldiklerinde gözde kalıcı hasarlar bırakabiliyor ve görme kaybına bile yol açan kalıcı hasarlar bırakabiliyor. Özellikle çocuklarımıza dikkat edelim ve erkenden hastaneye getirmeye özen gösterelim” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlardan-polen-uyarisi/">UZMANLARDAN POLEN UYARISI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanlardan-polen-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANLAR KENELERE KARŞI UYARDI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-kenelere-karsi-uyardi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-kenelere-karsi-uyardi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 May 2022 12:08:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kene]]></category>
		<category><![CDATA[kkka]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=19866</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi Türkiye&#8217;de de KKKA&#8217;nın endemik bir hastalık haline geldiğine dikkat çeken uzmanlar, vatandaşları uyarıyor Prof. Dr. Nurcan Baykam, KKKA vakalarının görülmesinin beklendiğini belirterek hastalıktan korunma yolları ile ilgili bilgi verdi. KKKA hastalığının yönetiminde üç önemli noktanın bulunduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Baykam, “Birincisi insan vücuduna yapışan keneler aracılığıyla bulaşan virüsün bulaşını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-kenelere-karsi-uyardi/">UZMANLAR KENELERE KARŞI UYARDI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi Türkiye&#8217;de de KKKA&#8217;nın endemik bir hastalık haline geldiğine dikkat çeken uzmanlar, vatandaşları uyarıyor Prof. Dr. Nurcan Baykam, KKKA vakalarının görülmesinin beklendiğini belirterek hastalıktan korunma yolları ile ilgili bilgi verdi. KKKA hastalığının yönetiminde üç önemli noktanın bulunduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Baykam, “Birincisi insan vücuduna yapışan keneler aracılığıyla bulaşan virüsün bulaşını önlemek. İkincisi hastalığın erken tanınması ile ilgili hem halkın hem sağlık çalışanlarının duyarlılığını artırmak. Üçüncüsü de tanı veya ön tanı konan hastalara gerekli tıbbi müdahaleyi yapmak” dedi. Nisan ayında başlayan kene vakalarının Eylül ayına kadar devam edebildiğini belirten Baykam, bu dönemde özellikle hayvancılıkla uğraşan, tarla ve bahçeye giden insanların kenelerin vücutla temasının olmayacağı şekilde tedbir almaları için çağrıda bulundu. Kenelerin uçmadığını, yürüyerek insan vücuduna çıktıklarını anlatan Baykam, insanların korunmak için pantolonlarının paçalarını çoraplarının içerisine sokarak kenenin vücuda yapışmasını önleyebileceğini ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>&#8220;VÜCUTTA NE KADAR KISA TUTUNURSA VİRÜSÜN GEÇİŞİ DE O KADAR AZALIR&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Tarlada veya bahçede çalışanların evlerine dönüşlerinde vücutlarına kene yapışıp yapışmadığını kontrol etmeleri için çağrıda bulunan Baykam, “Çünkü keneler vücutta ne kadar kısa tutunursa virüsün geçişi de o kadar azalır. Kenenin vücuttan hemen uzaklaştırılması gerekiyor. Ayrıca keneye çıplak elle dokunulmamalı. Elimizde bir eldiven ya da kumaş parçası olmalı. Onunla tutarak vücuttan uzaklaştırmalıyız. Kenenin vücuttan uzaklaştırılmasında en ideal yöntem ise pens. Ama öyle durumlar oluyor ki kene sıkı tutunduğunda bazen çıkaramayabiliyoruz. O zaman da bir sağlık kuruluşuna giderek ivedilikle keneyi çıkarttırmalıyız” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>&#8220;KIRSALA OLAN RAĞBET NEDENİYLE VAKALARDA ARTIŞ VAR”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>2002-2003 yılından itibaren Türkiye&#8217;de bu hastalığın vakalarının takip edilerek tanısının konduğunu anlatan Prof. Dr. Nurcan Baykam, “Vaka sayıları yıllar içerisinde önce artış gösterdi. Sonra bilincin artması, toplumun eğitimi, bakanlığın aldığı önlemler ve hayvanların ilaçlanması derken vaka sayılarında bir düşüş sağlandı. Ama son dönemde pandeminin etkisiyle yerleşim noktasında kırsala olan rağbet nedeniyle vakalarda biraz artış var” şeklinde konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>&#8220;BU BİLİNÇ DEĞİŞİKLİĞİ PANDEMİ İLE BİRLİKTE GELDİ&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Pandeminin toplumda vakalara karşı bir bilinç artışı sağladığını kaydeden Baykam, şunları kaydetti: “Artık tüm dünya bir salgın hastalığa karşı daha duyarlı hale geldi. Bir enfeksiyon hastalığından korunmaya yönelik alınan tedbirlerin ne kadar önemli olduğunu gördü. Bunların pozitif olarak yansıyacağını düşünüyoruz. İnsanlar pandemi döneminde korona virüse gösterdiği hassasiyeti bir KKKA için kene ile temas noktasında benzer önlemleri almakta da aynı hassasiyeti gösterecek. Bu bilinç değişikliği pandemi ile birlikte geldi. Umarız vaka sayıları daha da azalacak. Hem kene temasını en aza indirmek, hemde keneyi hızla vücuttan uzaklaştıracak önlemleri almalıyız.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>&#8220;ŞİKÂYETLERİ OLANLAR SAĞLIK MERKEZLERİNE HIZLA BAŞVURMALI&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Covid-19 ve KKKA&#8217;nın ilk başlangıç bulgularının birbirine benzediğine işaret eden Prof. Dr. Nurcan Baykam, “Covid-19 pandemisini yaşıyoruz. Sonlarına da geliyoruz inşallah. Burada ilk başlangıç bulguları birbirine çok benziyor. Çünkü Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı&#8217;nda da ilk bulgular baş ağrısı, ateş, halsizlik, vücutta kas ağrıları, vücut ağırısı, bulantı, bazen ishal, gözlerde ve yüzlerde kızarıklık. Birçok hastalıkla bu bulgular görülebilmekte. Covid-19&#8217;da da aynı bulgular başlangıçta görülebilmekte. Bu nedenle bu şikâyetleri olanlar sağlık merkezlerine hızla başvurmalı. Ayrıca sağlık kuruluşlarına başvuran hastalar hayvancılıkla uğraştığını, kene ile temasım olabileceğini ifade ederek mutlaka hekimleri uyarmalılar. Hekimlerimizde özellikle bu konuda farkındalıkları yüksek olmalı ve duyarlı olmamalılar. Benzer şikâyetlerle gelen hasta mutlaka sorgulanmalı, çünkü erken tanı çok önemli. Erken tanı konduğunda diğer bulaşları önleyeceğimiz gibi hızla gereken tedavilerde yapılabilir&#8221; ifadelerini kullandı. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-kenelere-karsi-uyardi/">UZMANLAR KENELERE KARŞI UYARDI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-kenelere-karsi-uyardi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İŞİTME KAYBI SORUNLARININ TESPİTİNDE ZAMAN KAYBETMEYİN</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/isitme-kaybi-sorunlarinin-tespitinde-zaman-kaybetmeyin/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/isitme-kaybi-sorunlarinin-tespitinde-zaman-kaybetmeyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Apr 2022 12:07:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[işitme kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[odyolog]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=18344</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzmanlar, doğumdan itibaren çocukların işitme sağlıklarının yakından izlenmesi, ileri yaşlarda daha büyük sorunlar yaşanmaması adına kritik önem taşıdığını ifade ederken işitme kaybı şüphesi halinde vakit kaybetmeden işitme testi yaptırılmasının kritik önem taşıdığı ifade ediliyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan May İşitme Cihazları Uzmanı Odyolog Mehmet Tarık Kaya, Sağlık Bakanlığı&#8217;nın öncülüğünde Türkiye&#8217;de yeni doğan bebeklere işitme testi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/isitme-kaybi-sorunlarinin-tespitinde-zaman-kaybetmeyin/">İŞİTME KAYBI SORUNLARININ TESPİTİNDE ZAMAN KAYBETMEYİN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Uzmanlar, doğumdan itibaren çocukların işitme sağlıklarının yakından izlenmesi, ileri yaşlarda daha büyük sorunlar yaşanmaması adına kritik önem taşıdığını ifade ederken işitme kaybı şüphesi halinde vakit kaybetmeden işitme testi yaptırılmasının kritik önem taşıdığı ifade ediliyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan May İşitme Cihazları Uzmanı Odyolog Mehmet Tarık Kaya, Sağlık Bakanlığı&#8217;nın öncülüğünde Türkiye&#8217;de yeni doğan bebeklere işitme testi yapıldığını hatırlattı. Kaya, “Yenidoğan işitme taraması bebekteki işitme durumunu tanımlamak için çok güvenilir ve doğru bir yöntemdir. Ancak bebek ilk tarama testini geçemediğinde bu onun işitme kayıplı olduğunun tespiti için yeterli değildir. İşitme taraması belirlenen bir süre sonra tekrarlanır. Yine başarısız olursa kısa bir süre sonra tekrar test yapılır ve bebek bu testi de geçemezse o zaman daha ileri bir işitme değerlendirmesinin yapılması gerektiği belirtilir. Bu durumla birlikte sık periyotlarla doktor ve odyolog tarafından takip edilen bebeğin en geç 3. ayında detaylı bir işitme değerlendirmesinin tamamlanması gerekmektedir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>ÇOCUKLARDA İŞİTME PROBLEMLERİNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Bebek ve çocuklarda ortaya çıkabilecek işitme sağlığı problemlerinin nedenlerine ilişkin konuşan Kaya, “Erken doğum, düşük doğum ağırlığı, doğumda oksijensiz kalma, yeni doğan yoğun bakım ünitesinde kalma, annenin gebelikte geçirdiği enfeksiyonlar, doğum travmaları, kan değişimi gerektirecek düzeyde yeni doğan sarılığı, iç kulakta hasara neden olan ototoksik ilaçların kullanımı ve genetik faktörler bu nedenler arasında sayılabilir. Medikal veya cerrahi tedavisi olmayan işitme kayıplarında işitme cihazı kullanımı işitme kaybının oluşturduğu engelleri ve iletişim problemlerini ortadan kaldırmaktadır. İşitme cihazlarının yeterli gelmediği ileri ve çok ileri derecedeki işitme kayıplarında ise koklear implant en uygun çözümü oluşturmaktadır. Merkezlerimizde hem standart pediatrik kulak koruyucuları hem de kişiye özel yapılan kulak koruyucuları bulunmaktadır” dedi. Kaya mevcut işitme cihazlarına ek olarak kablosuz FM ve mikrofon sistemlerinin de işitme sorunu yaşayan çocuklar ve ebeveynleri arasında iletişimi kolaylaştırdığı bilgisini verdi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/isitme-kaybi-sorunlarinin-tespitinde-zaman-kaybetmeyin/">İŞİTME KAYBI SORUNLARININ TESPİTİNDE ZAMAN KAYBETMEYİN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/isitme-kaybi-sorunlarinin-tespitinde-zaman-kaybetmeyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANINDAN HAMİLELER İÇİN ORUÇ UYARISI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-hamileler-icin-oruc-uyarisi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-hamileler-icin-oruc-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2022 12:25:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[ömer demirtş]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=17803</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anne olmak için gün sayan birçok kadın, her yıl ramazan ayında oruç tutup tutmama konusunda birtakım belirsizlikler yaşıyor. Anne adaylarının kendi sağlığı ve bebeklerin sağlığını korumaları için uzun süre aç ve susuz kalmamaları gerektiği biliniyor. Peki ramazan ayında hamilelerin oruç tutması konusunda uzmanlar ne öneriyor? Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-hamileler-icin-oruc-uyarisi/">UZMANINDAN HAMİLELER İÇİN ORUÇ UYARISI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Anne olmak için gün sayan birçok kadın, her yıl ramazan ayında oruç tutup tutmama konusunda birtakım belirsizlikler yaşıyor. Anne adaylarının kendi sağlığı ve bebeklerin sağlığını korumaları için uzun süre aç ve susuz kalmamaları gerektiği biliniyor. Peki ramazan ayında hamilelerin oruç tutması konusunda uzmanlar ne öneriyor? Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ömer Demirtaş, “Hamilelerin oruç tutmasıyla alakalı çok fazla tartışma var. Bu zamana kadar bu konuyla ilgili yapılan çalışmalar ve deneyimlerimiz hamilelerin oruç tutmasıyla alakalı anormal bir şeye işaret etmiyor. Kendi takibini yaptığım anne adayları arasında belirlediğimiz şartlar altında oruç tutanlarda şimdiye kadar bir problem yaşamadık. Hamilelerin oruç tutması için gittikleri hekimlerin onlar için bazı çerçeveleri koyup ondan sonra yola devam etmesinde fayda var” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>“GEBELİĞİN İLK VE SON DÖNEMLERİ ORUCU ÖNERMİYORUZ”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Gebelikte ilk aylar veya son ayların oruç tutma konusunda riskli durumlar oluşturup, oluşturmadığı noktasına değinen, Doç. Dr. Ömer Demirtaş, “Hamileliğin ilk dönemleri bizim için kayıpların en sık olduğu dönemlerdir. Son dönemleri de doğuma yaklaşıldığı için anne adaylarının zorlanmasını tavsiye etmiyoruz. İlk 8 ile 12’nci haftalarda kendilerini zorlamamaları, kendilerini uzun saatler aç ve susuz bırakmamaları gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>“UZUN SAATLER SUSUZ KALMAK KASILMALARI BAŞLATABILIR”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Yüksek riskli hamileliklerde oruç tutmanın problem oluşturabileceğini ve bu kategoride yer alan hamilelere orucu önermediğini aktaran Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ömer Demirtaş normal hamilelik geçirenlerin de oruç tutmadan önce beslenme şekilleriyle alakalı doktorlarına danışmaları gerektiğinin altını çizdi. Doç. Dr. Demirtaş, “Uzun saatler bir şey yemediğimiz zaman vücudun yapı taşları bunu karşılayabilir ama susuz kalmak hamilelerde kasılmaları başlatabilir, anne adaylarında erken dönemde kasılmaların başlamasını arzu etmeyiz. Oruç oldukları saatler içerisinde çok fazla susuz kalmamaları için sahur döneminde en az 1,5 &#8211; 2 litre su tüketmeliler. Fazla su tüketimi vücuttaki sıvı dengesini de çok iyi sağlayacaktır. En az 1,5 ile 2 litre suyu iftar ile sahur arasında alınmış olmak zorundadır. Mutlaka ve mutlaka sahura yapmalarını öneriyorum. Sahur yapmadan oruç tutmak hem bebeğin gelişimine hem de annenin mevcut sağlık durumunu olumsuz etkileyecektir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Editör: Fatma HAYTAN / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-hamileler-icin-oruc-uyarisi/">UZMANINDAN HAMİLELER İÇİN ORUÇ UYARISI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-hamileler-icin-oruc-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORUÇ İLE İLGİLİ UZMANLARDAN ÖNERİLER</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/oruc-ile-ilgili-uzmanlardan-oneriler/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/oruc-ile-ilgili-uzmanlardan-oneriler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2022 11:36:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alin akıncı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları ve doğum uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[metobolizma uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[safiye arık]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=17387</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aylin Akıncı, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Safiye Arık, Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Ayşegül Öziş, İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Engin Yurt, Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Hasan Çakır, sağlıklı oruç tutmak için önerilerde bulundu. Bol su tüketmesi gereken hamilelerin ve emziren annelerin oruç tutmasının sakıncalı olabileceğini [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/oruc-ile-ilgili-uzmanlardan-oneriler/">ORUÇ İLE İLGİLİ UZMANLARDAN ÖNERİLER</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aylin Akıncı, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Safiye Arık, Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Ayşegül Öziş, İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Engin Yurt, Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Hasan Çakır, sağlıklı oruç tutmak için önerilerde bulundu. Bol su tüketmesi gereken hamilelerin ve emziren annelerin oruç tutmasının sakıncalı olabileceğini aktaran Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aylin Akıncı, “Eğer oruç tutulacaksa, doktorunuza danışarak, ihtimal riskler hakkında bilgi alarak ve kontrollü şekilde oruç tutmalısınız” şeklinde konuştu. Hamilelik döneminde anne adaylarına; uzun süre aç kalmadan, sık sık ve azar azar yemek yemeleri önerdiklerini belirten Op. Dr. Aylin Akıncı, diyabet, erken doğum riski, kanama, çoğul gebelik, gelişme geriliği gibi riskli gebelik durumu olan anne adaylarının oruç tutmalarının sakıncalı olabileceğinin altını çizdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Op. Dr. Akıncı, sözlerine şöyle devam etti: “Anne adayında düşük riski var ise özellikle bol sıvı tüketmesi önerilir. Oruç nedeniyle az sıvı alınması durumunda rahim kasılmaları olabilir ve erken doğum riski ortaya çıkabilir. Su, gebeliğin devamında, idrar yolu enfeksiyonlarından korunmada ve tedavisinde önemlidir. Gebelikte idrar yolu enfeksiyonları sık görülür. Bol sıvı alımı ise idrar çıkışını artırır. Hamilelerin oruç sebebiyle gün içinde yeterince sıvı almaması tansiyon düşmeleri ve bayılmalara neden olabilir. Gün içinde sıvı alınamaması annenin kan hacmini azaltacağı için bebeğin idrar çıkışı ve kesesinin suyunu azaltabilir. Hamileliğe bağlı gelişen yüksel tansiyon da oruç için riskli durumlar arasındadır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Diğer yandan bebeklerin biyolojik ve psikolojik gelişiminde emzirmenin büyük bir önem taşıdığını aktaran Op. Dr. Akıncı, “Bebeğin sağlıklı gelişimi için emziren annenin de sağlığına dikkat etmesi gerekir. Anne sütünün bileşenlerini etkileyen pek çok faktör vardır. Bu nedenle emziren annelere, özel beslenme programları ve diyet listeleri verilebilir. Çünkü emziren annelerin tükettiği besinler, bebeklerin gelişimini doğrudan etkiler. Emziren annelerin ise özellikle ilk aylarda beslenmelerine dikkat etmeleri ve bol sıvı almaları önemlidir. Oruç, sıvı alımının azalmasına bağlı olarak sütün azalmasına neden olur. Bu nedenle emzirme döneminde de oruç tutulması önerilmez. Bu dönemde annelerin özellikle bol sıvı tüketimine ve öğün atlamamaya dikkat etmesi önemlidir. Dolayısı ile emziren annelerin en azından doğumdan sonraki ilk aylar oruç tutmaması önerilir. Oruç tutarken verilen diyet listesine ve beslenme programına uymakta zorluk yaşanabilir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>“TIROID HASTALARI HEKIM KONTROLÜ ILE ORUÇ TUTABILIR”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Tiroid hastalarının hekimlerine danışarak ve düzenli kullanacakları ilaçlarının saatlerini iftar ile sahur arasına alacak şekilde yine hekim kontrolü ile oruç tutabileceklerini bildiren Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı, Uzm. Dr. Safiye Arık, “ Oruç tutmak isteyen tiroit ilacı kullanan hastaların, tedavilerinde özel bir değişikliğe ihtiyaçları olmayacaktır. Tiroit hastaları herhangi bir tehlike altında kalmadan oruç tutabilirler. Bu süreçte hipotiroit hastaları ve tiroit hormonu için ilaç kullanan hastalar, ilaçlarını açken almalıdırlar. Bu nedenle sahurda yemek yemden yarım saat önce ilaçlarını alıp ardından yemek yiyebilirler. Şiddetli semptomlar gösteren hipertiroidi hastaları, oruç tutmayı bırakmalı ve doktora görünmelidir. Hastalığı ileri seviyede olan hastaların oruç tutmaya başlamadan önce doktorlarından onay alması önemlidir” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>REFLÜSÜ OLANLAR ORUÇ TUTABILIR MI?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Türkiye&#8217;de çok yaygın görülen mide hastalıklardan birinin de bir reflü olduğunu belirten Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Ayşegül Öziş, &#8220;Mide içeriğinin bir zorlama olmaksızın yemek borusuna geri gelmesi şeklinde tarif edilen bu hastalık, yaşam kalitesini kötü etkiliyor ve maalesef tekrarlıyor. Oruç tutarken, tüm kronik hastalıklarda olduğu gibi reflüye karşı da bazı kurallara dikkat ederseniz, Ramazan ayını kolaylıkla geçirebilirsiniz&#8221; ifadelerini kullandı. Uzm. Dr. Öziş, iftar yemeğinin kısa molalarla yenmesinin büyük fayda sağlayacağını belirtti. Uzm. Dr. Öziş, sözlerine şöyle devam etti: “Sahur yemeğinde yağlı yiyeceklerden ve kızartmalardan, domatesli yiyeceklerden, baharatlardan, kafeinli içeceklerden, çikolata ve benzeri gıdalardan uzak durmalısınız. Eğer mideniz yanmadan rahat bir gün geçirmek istiyorsanız, sahurda et ve yumurta gibi proteinli gıdaları tercih etmelisiniz. İlerlemiş safhadaki reflünüz ve varsa mide fıtığınız oruç tutmanız nedeniyle şiddetini artırabilir. Bu durumdaysanız oruç tutarken mutlaka doktorunuza danışmalısınız.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>KRONIK HASTALIKLARI OLANLAR ORUÇ TUTABILIR MI?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Diyabet, böbrek, karaciğer, migren, kalp, tansiyon vb. gibi kronik hastalıkları olanların oruç tutarken çok daha dikkatli ve hekimlerine danışarak hareket etmelerinin çok önemli olduğunun altını çizen İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Engin Yurt, “Özelikle insülin kullanan diyabet hastaların ve yine tansiyonu çok stabil olmayan tansiyon hastaların, kalp ve böbrek yetmezliği hastaların oruç tutmalarını önermiyoruz. Kalp damar hastalığı olan, kalp damar tıkanıklığı olan, stent takılmış, yeni kalp krizi geçirmiş hastalarımızın kesinlikle oruç tutmamalarını öneriyoruz. Burada özellikle böbrek yetmezliği ve kalp yetmezliği bulunan hastaların sıvı tüketmedikleri takdirde yeni bir yetmezliğe neden olacağı için bu konuda çok dikkatli olmaları ve oruç tutmamaları gerekiyor. Diğer yandan zor veya ağır bir tedavi sürecinde olan, yakında dönemde bir ameliyat geçirmiş ve mutlaka düzenli beslenme gerektiren hastalıkları (tüm kanserli ve önemli ameliyat geçirmiş hastalar gibi) olanların mutlaka hekim kontrolünde oruç tutmaya karar vermelerinin önemle altını çiziyoruz” açıklamasında bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>“İFTAR VE SAHUR ARASINDA EN AZ 2-3 LITRE SU TÜKETILMESI GEREKIYOR”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Böbrek hastalarının oruç tutmaları sakıncalı olduğunu, böbrek yetersizliği olanların oruç tutmaları halinde yetersizliğin daha da ilerleyebileceğini vurgulayan Nefroloji Uzmanı, Uzm. Dr. Hasan Çakır, “Ramazan ayında böbrek hastaları, iftar ile sahur arasındaki dönemde su açıklarını kapatamadıklarından hastalığının farkında olmayan birçok kişi, oruç tutmaya başlayınca ciddi sıkıntılar yaşayabiliyor. Diğer taraftan böbrek taşı olan hastaların da susuz kaldığı dönemlerde şikayetleri artabiliyor. Böbrek fonksiyonları sınırda seyreden bir kişinin böbrek sağlığı bu durumdan olumsuz etkilenebiliyor. Oruç tutmak isteyen ancak diyabet, hipertansiyon veya kalp-damar hastalığı olanların, böbrek taşı düşüren veya kum düşürmüş olanların veya ailelerinde bu hastalıkları geçirmiş yakınları olanların, gece sık tuvalete kalkanların Ramazan öncesi hekime danışmalarının ve gerekli kontrolleri yaptırmalarını öneriyoruz. Peki oruç tutmak isteyen böbrek hastaları nelere dikkat etmeli dersek: Oruca başlamadan önce mutlaka hekiminize danışmalı, kontrolden geçmeli ve ilaçlarınızı hekiminiz ile birlikte planlamalısınız. Oruç tutarken, tuz tüketiminden uzak durmanız gerekiyor, iftar ve sahur arasında en az 2-3 litre su tüketilmesi gerekiyor, süt ve süt ürünlerinin çok yüksek oranda tüketmemeniz gerekiyor, aşırı ve demli çay içmemeniz gerekiyor, konserve yiyeceklerden uzak durmanız gerekiyor, sigara kullanımını bırakmanız gerekiyor, gün içerisinde mutlaka hafif egzersizler yapmanız gerekiyor, ideal kilonuzu korumanız, kilo almaktan kaçınmanız gerekiyor” açıklamasında bulundu. </p>



<p class="wp-block-paragraph">İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/oruc-ile-ilgili-uzmanlardan-oneriler/">ORUÇ İLE İLGİLİ UZMANLARDAN ÖNERİLER</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/oruc-ile-ilgili-uzmanlardan-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANLAR SAHURA KALKMA KONUSUNDA UYARIYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-sahura-kalkma-konusunda-uyariyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-sahura-kalkma-konusunda-uyariyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Apr 2022 08:02:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[sahursuz]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=17147</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında beslenme konusunda doğru olarak bilinen birçok yanlış, sağlığı olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle Ramazan ayında öğün sayısı düşmesiyle değişen beslenme düzeni, dikkat edilmediği takdirde birçok risk faktörünü oluşturuyor. Dengeli beslenmeyle birlikte bol su tüketimi hayati önem taşırken, sahura kalkmadan tutulan oruçlar büyük problemlere neden olabiliyor. Sahurda yenilen ağır yemekler gece yavaşlayan metabolizmayla birlikte bireylerde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-sahura-kalkma-konusunda-uyariyor/">UZMANLAR SAHURA KALKMA KONUSUNDA UYARIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Halk arasında beslenme konusunda doğru olarak bilinen birçok yanlış, sağlığı olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle Ramazan ayında öğün sayısı düşmesiyle değişen beslenme düzeni, dikkat edilmediği takdirde birçok risk faktörünü oluşturuyor. Dengeli beslenmeyle birlikte bol su tüketimi hayati önem taşırken, sahura kalkmadan tutulan oruçlar büyük problemlere neden olabiliyor. Sahurda yenilen ağır yemekler gece yavaşlayan metabolizmayla birlikte bireylerde kilo almaya ve hazımsızlığa neden olabiliyor. Uzmanlar ise dengeli ve sağlıklı beslenmeyle Ramazan ayının herhangi bir sağlık problemi yaşanmadan ve kilo verilerek geçirilebileceği konusunda vatandaşları uyarıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“İftar ile sahur arasında en az 2 litre su tüketilmelidir”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Diyetisyeni Mutlu Oğuz, özellikli iftar ile sahur arasında bol su tüketiminin birçok olumsuzluğun önüne geçilebileceği konusunda uyarıda bulundu. Bireyden bireye değişkenlik gösteren besin dengesi konusunda da konuşan Oğuz, “Oruç tutulurken, bireylerin beslenme şeklini ve öğün sayısını değiştirmesi gerekir. Ramazan ayında öğün sayısı; üç öğünden iki öğüne inmekte ve buna bağlı olarak kişiler özellikle hamur işleri ve tatlıların tüketimini arttırarak beslenme şekillerini olumsuz yönde değiştirmektedirler. Ramazan ayında kişilerin yaş, boy, cinsiyet ve fiziksel aktivitelerine göre alması gereken enerji, protein, yağ, karbonhidrat, vitamin ve mineral ihtiyacının değişmediği unutulmamalı, sağlığın korunması açısından yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir. Havaların sıcak olmasından dolayı iftar ile sahur arasında en az 2 litre su tüketilmelidir. Yapabiliyorsak eğer iftar ile sahur arasında 2 ara öğün ilave etmeliyiz. Bu ara öğünlerde de tercihimiz meyve, yoğurt, hafif sütlü tatlılar olabilir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Sahura mutlaka kalkılmalıdır”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerek uyku düzeninin gerekse tam acıkmamadan dolayı sahur öğününün atlanması hakkında konuşan Diyetisyen Mutlu Oğuz, uyarılarda bulundu. Sahura kalkılmadığı takdirde yan etkilerin oluşabileceğini belirten Mutlu Oğuz, şu ifadeleri kullandı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Oruç tutulurken yeterli ve dengeli beslenmenin mümkün olabilmesi için özellikle sahur öğününü atlamamak gerekir. Sahurda sadece su içerek niyetlenmek 17 saat olan açlığı 21-22 saate çıkaracağı için açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik gibi yan etkilerin ortaya çıkmasına sebep olacaktır. Hazımsızlığın ve beraberinde kilo almanın önüne geçilmesi için sahura mutlaka kalkılmalı ve süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi protein içeriği yüksek gıdalarla kahvaltı yapılmalıdır. Ayrıca iftar ve sahurdan sonra da hemen yatılmaması biraz beklenmesi daha sağlıklıdır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-sahura-kalkma-konusunda-uyariyor/">UZMANLAR SAHURA KALKMA KONUSUNDA UYARIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-sahura-kalkma-konusunda-uyariyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANI REFLÜ RİSKİNE KARŞI UYARDI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmani-reflu-riskine-karsi-uyardi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmani-reflu-riskine-karsi-uyardi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Apr 2022 13:13:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[detoks]]></category>
		<category><![CDATA[meryem güç]]></category>
		<category><![CDATA[reflü]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=16984</guid>

					<description><![CDATA[<p>11 ayın sultanı Ramazan&#8217;da bir ay boyunca irade ve beden terbiyesi yapabilmek, adeta vücudu bir detoks programına sokmak mümkün. Ancak her zaman olduğu gibi doğru beslenmeye dikkat edip beslenme alışkanlıklarımızı bu aya özel değiştirilebileceğinden bahseden Özel Denizli Tekden Hastanesi Beslenme ve Diyet uzmanı Meryem Güç, Ramazanda yiyecek seçimi ayrı bir önem taşımaktadır. Mutlaka sahura kalkmak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmani-reflu-riskine-karsi-uyardi/">UZMANI REFLÜ RİSKİNE KARŞI UYARDI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">11 ayın sultanı Ramazan&#8217;da bir ay boyunca irade ve beden terbiyesi yapabilmek, adeta vücudu bir detoks programına sokmak mümkün. Ancak her zaman olduğu gibi doğru beslenmeye dikkat edip beslenme alışkanlıklarımızı bu aya özel değiştirilebileceğinden bahseden Özel Denizli Tekden Hastanesi Beslenme ve Diyet uzmanı Meryem Güç, Ramazanda yiyecek seçimi ayrı bir önem taşımaktadır. Mutlaka sahura kalkmak gereklidir. Böylece aç kalınan süre azalır ve metabolizmanın açlıktan dolayı daha fazla yavaşlaması engellenir. Kalorisi yüksek, tuzlu, yağlı, kızartılan gıdalardan kaçınılmalı, tatlı yenecekse, hafif ve sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmeli, evde de bunlar bulundurulmalıdır. Sebzeler soframızdan eksik olmamalı, sıvı tüketimi, lifli besin alımı yeterli olmalıdır. Yemek yavaş yenmeli, çiğneme uzun tutulmalıdır. ‘Örfümüzde var, baklavasız iftar, baklavasız bayram olmaz’ düşüncesi yanlıştır, yakamadığımız her kalori bize fazla kilo ve hastalık riski olarak geri dönecektir. Yeterli sıvı alımı Ramazan için de çok önemlidir. Gün boyu yemek ve içmekten uzak duran vücut, iftarla birlikte ilk olarak sıvı alımına başlamalı ve sahura kadar yeterli miktarda sıvı aralıklarla içilmelidir. Daha az yağ tüketmeli, sebze, meyve ve lifli gıdalara sıcak günlerde ağırlık verilmelidir. İftar &#8216;oruç bitti, şimdi her şey serbest&#8217; mantığıyla algılanmamalı, kalorisi az, hafif, dengeli ve sağlıklı beslenmeye özen gösterilmelidir. Gazlı içecekler, aşırı çay-kahve tüketimi, çikolata, özellikle ramazan kültürümüzün bir parçası olan börek, çörek, hamurlu ve şerbetli tatlılar dengesiz beslenmenin omurgasını oluşturur. Bunlar mümkün olduğunca az tüketilmeli, hatta tüketilmemelidir. Diyabet, hipertansiyon, kalp hastaları, kolesterolü yüksek olanlar, mide barsak sorunu yaşayanlar bunlara azami dikkat etmeli, misafirperverlik yaptığımızı sanarak ikramda aşırıya gidilmemelidir” şeklinde bilgi verdi.<br>Yemeklerden sonra yatmak, ağır sporlar yapmak kaçınılması gereken uç noktalar olduğundan bahseden Diyetisyen Meryem Güç, “Yemeklerden sonra midenin boşalması için gereken en az 30-60 dakikalık sürede, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçışını (reflü hastalığı) önlemek için ayakta ya da oturur pozisyonda olunmalıdır. Özellikle uzun süren açlık sonrası yemek miktarını iyi ayarlayamayanlarda reflü hastalığı neredeyse her zaman ciddi bir sorun olmaktadır. Kilosu normalin üzerinde olan bireyler bu durumla daha sık karşılaşmaktadır. Sağlıklı beslenmenin yanında, düzenli yürüyüş hayat boyu yapılması gereken sağlık için en önemli aktivitedir. Uzun süren açlıkla yavaşlayan, adeta tasarruf moduna geçen metabolizma, egzersizle hızlanacak, alınan kalorinin yakılmasına fırsat tanınacaktır. Sıcaklıkların yüksek seyretmesi nedeniyle yürüyüş kısmen daha serin olan saatlerde, mümkünse iftardan 1-2 saat sonra, ısınma hareketleri ile başlamalıdır. Kronik hastalıkları olanlar mutlaka doktorlarına danışmalı, sağlık için zararlı olacak durumlar mevcutsa oruç tutmakta ısrar edilmemelidir. Ramazan günleri aciller, uzun süren açlık sonrası hızını alamayıp yemeği abartanlarla dolar taşar. Hatta oruç tutmayanlar bile, iftar davetlerinde dengesiz ve sağlıksız beslenmeden etkilenirler. Bu konuda çocuklar, yaşlılar ve sürekli hastalığı olan bireyler ihmal edilmemelidir” dedi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Editör: Fatma HAYTAN</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmani-reflu-riskine-karsi-uyardi/">UZMANI REFLÜ RİSKİNE KARŞI UYARDI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmani-reflu-riskine-karsi-uyardi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
