<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>memekanseri Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/memekanseri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/memekanseri/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 15 Feb 2025 23:28:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>memekanseri Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/memekanseri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>MEME KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/meme-kanserinde-risk-faktorleri-nelerdir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/meme-kanserinde-risk-faktorleri-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Oct 2023 06:19:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın & Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[memekanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale]]></category>
		<category><![CDATA[paü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=51860</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji BD Başkanı Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu meme kanseri hakkında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Meme kanseri; genellikle memede bulunan lobüllerin (süt salgılayan bezler) veya duktusların (süt taşıyan kanallar) kötü huylu tümörleridir. Meme kanseri taramaları büyük önem taşımaktadır. Tarama programları ile daha erken evrede teşhis edilebilmektedir. Erken evrelerde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/meme-kanserinde-risk-faktorleri-nelerdir/">MEME KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji BD Başkanı Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu meme kanseri hakkında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Meme kanseri; genellikle memede bulunan lobüllerin (süt salgılayan bezler) veya duktusların (süt taşıyan kanallar) kötü huylu tümörleridir. Meme kanseri taramaları büyük önem taşımaktadır. Tarama programları ile daha erken evrede teşhis edilebilmektedir. Erken evrelerde tespit edilen meme kanserlerinin tedavilerinde daha başarılı olunmakta, hastanın yaşam kalitesi önemli ölçüde artmaktadır. Her yıl ekim ayı tüm dünyada Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak bilinmekte ve farkındalığı arttırıcı etkinlikler yapılmaktadır.</p>



<p>RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?</p>



<p>Tanımlanan faktörleri taşıyan kişilerin taşımayanlara oranla meme kanserine daha fazla yakalanma olasılığı gösterdiği belirtilen faktörlerdir. Unutulmamalıdır ki; bu faktörleri taşıyan kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacağı söylenemez. Kadın olmak meme kanseri için temel risk faktörüdür. Tüm meme kanseri vakalarının %1’den azı erkeklerde görülmektedir. Son dönemlerde genç kadınlarda da sıklığında artış olduğunu gözlemlesek de meme kanseri vakalarının çoğunluğu 50 yaşından sonra görülür.&nbsp; Daha önce meme kanseri geçirmiş olan kadınlarda ikinci bir meme kanseri oluşma riski daha yüksektir. Öncelikle anne, kız kardeş ve kızından oluşan birinci derece akrabalarda meme kanseri öyküsü riski artırmaktadır. Meme kanserlerinin yaklaşık %5-10 kadarı genetik mutasyonla yani kalıtsal geçişle alakalıdır. 12 yaşından önce adet görmek, 55 yaşından sonra menapoza girmek riski artırmaktadır. Çocuk doğurmak, vücudun adet döngüsünü ve hormon maruziyetini değiştireceği için meme kanseri için koruyucu faktörlerden biridir. Bu yüzden hiç doğum yapmamak veya 30 yaşından sonra doğum yapmanın meme kanseri riskini artırdığı bilinmektedir. Doğum kontrol haplarını, araştırmalar 10 yıldan uzun süre kullananlarda meme kanseri riskinde biraz artış olduğunu göstermiştir. Hormon replasman tedavisinde, 5-10 yıldan uzun süre kullananlarda meme kanseri riskinin arttığı gözlenmiştir. Sigara kullanımı ile meme kanseri riskinde artış saptanmıştır. Meme kanseri riski alınan alkol miktarı ile orantılı olarak artmaktadır. Özellikle menapoz sonrası kilolu olmak meme kanseri riskini artırmaktadır. Kilolu olmanın meme kanseri riskini arttırdığı bilinmektedir. Egzersizin ise meme kanseri riskini azalttığı yönünde veriler bulunmaktadır. Daha önce göğüs/boyun bölgesine radyasyon almış olmak riski artırmaktadır.</p>



<p>MUAYENE BULGULARI NELERDİR?</p>



<p>Memede kitle ele gelmesi: En sık rastlanılan bulgudur. Çoğunlukla ağrısız bir kitledir. Ele gelen kitle 2 farklı yapıda olabilir. İçi sıvı dolu kese halindeki kistler genellikle meme kanseri belirtileri arasında değildir. İçi farklı bir doku dolu solid kitleler ise mutlaka araştırılmalıdır. Meme derisinde değişiklik: Bazen kitle olmadan da meme derisinde kızarıklık, şişme, kalınlaşma veya portakal kabuğu görünümü olması meme kanseri belirtisi olabilir. Meme başında değişiklik: Meme başında yeni gelişen, içeri doğru bir çekinti olması meme kanseri belirtisi olabilir.&nbsp; Meme başından akıntı: Her akıntı kanser anlamına gelmemektedir. Özellikle memeyi sıkmadan kendiliğinden gelen, kanlı veya kahve-siyah renkli akıntı varsa hekiminize başvurmalısınız. Memede şekil değişikliği: Meme şeklinde ve boyutunda değişiklikler olabilir,&nbsp; Koltuk altında ele gelen kitle:&nbsp; Koltuk altı lenf bezlerindeki büyüme, kanser hücrelerinin koltuk altına ulaştığının göstergesi olabilir.</p>



<p>“ERKEN TANI İÇİN BİRLİKTE YAPILMASI ÖNERİLEN ÜÇ YÖNTEM VARDIR”</p>



<p>Kişisel (kendi kendine) meme muayenesi, klinik (doktor tarafından) meme muayenesi ve mamografi. Meme kanseri için bugün kullanılan tarama görüntüleme yöntemi mamografidir. 40 yaşından sonra risk faktörlerine göre değerlendirilerek yılda bir veya iki yılda bir mamografi çekilmesi önerilmektedir.</p>



<p>KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ NE ZAMAN YAPILIR?</p>



<p>20 yaşını geçen her kadının adetinin bittiği tarihten sonra ilk hafta içinde, adet görmeyen kadınlarda her ayın belirli bir günü, emziren kadınlarda emzirme veya süt boşaltımı sonrası kendilerini muayene etmeleri önerilmektedir.</p>



<p>KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİNDE NELERE DİKKAT EDİLİR?</p>



<p>Memelerden birinde anormal büyüme, şişlik veya ele gelen kitle, Meme derisinde kızarıklık veya kalınlaşma, Meme başında şekil veya renk değişikliği, Meme başından akıntı, Klotuk altında ele gelen kitle.</p>



<p>KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ NASIL YAPILIR?</p>



<p>Önce gözleyerek sonra elle yapılır. Görsel olarak yapılan muayene: “Belden yukarısı çıplak olacak şekilde bir aynanın karşısına geçiniz. Her iki kol aşağı sarkacak şekilde bakınız. Her iki kol yukarı kaldırılarak bakınız. Her iki elinizi bele bastırarak bakınız. Her iki elinizi bele bastırırken öne doğru eğilerek bakınız.</p>



<p>Elle yapılan muayene: Elinizin 2.3.4 parmakları ön yüzleri kullanınız. Hangi taraftaki meme muayene edilecek ise o taraftaki elinizi başınızın üstüne kaldırarak diğer eliniz ile dairesel hareketlerle meme bölgenizi muayene ediniz. Her iki meme bölgesini ayakta muayene ettikten sonra düz bir yatağa uzanarak aynı muayeneyi tekrar ediniz. Bu yıl Türk Tıbbi Onkoloji Derneği olarak “Kontrol sende cevabı gende” projesi hayata geçirilmiştir.”</p>



<p>Prof. Dr. Gököz Doğu son olarak kontrol EL’imizdedir diyerek ve tüm kadınlara Sağlık Bakanlığı öncülüğünde ücretsiz yapılan tarama programlarına dahil olmalarını tavsiye ederek erken teşhis hayat kurtarır dedi. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/meme-kanserinde-risk-faktorleri-nelerdir/">MEME KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/meme-kanserinde-risk-faktorleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MEME KANSERİNDE VAKALAR ARTTI, YAŞAM SÜRESİ UZADI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/meme-kanserinde-vakalar-artti-yasam-suresi-uzadi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/meme-kanserinde-vakalar-artti-yasam-suresi-uzadi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 09:15:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalıkayı]]></category>
		<category><![CDATA[memekanseri]]></category>
		<category><![CDATA[vaka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=51817</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Baha Zengel, Meme Kanseri Farkındalık Ayı’na özel bilgilendirmede bulundu. Erken tanının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Baha Zengel, “Kendi kendine meme muayenesi, meme tarama programları ve 40 yaşından sonra çekilecek mamografi ile erken tanı konulabilir. Meme kanseri vakalarında artış var ancak erken tanı ve gelişen tedavi yöntemleri ile çok başarılı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/meme-kanserinde-vakalar-artti-yasam-suresi-uzadi/">MEME KANSERİNDE VAKALAR ARTTI, YAŞAM SÜRESİ UZADI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Baha Zengel, Meme Kanseri Farkındalık Ayı’na özel bilgilendirmede bulundu. Erken tanının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Baha Zengel, “Kendi kendine meme muayenesi, meme tarama programları ve 40 yaşından sonra çekilecek mamografi ile erken tanı konulabilir. Meme kanseri vakalarında artış var ancak erken tanı ve gelişen tedavi yöntemleri ile çok başarılı sonuçlar alınmakta ve meme kanserine yakalanan kadınlarda uzun bir yaşam beklentimiz bulunmaktadır. Bu uzun yaşam beklentisinde, hastaların yaşam kalitesini ve vücut bütünlüğünün korunmasının da düşünülmesi gerekiyor. Bu amaçla meme koruyucu cerrahi ve onkoplastik tekniklerle onkolojik açıdan güvenli meme cerrahileri yapılırken, kozmetik açıdan daha iyi sonuçlara ulaşılabilmektedir. Meme cerrahinin vazgeçilmez bir parçası da koltuk altı (aksilla) cerrahisidir. Koltuk altı için sentinel lenf nodu biyopsisi tekniği uygulanarak ileride oluşabilecek kol ödemi, his kaybı, kol hareket kısıtlılığı ve fonksiyon kayıplarının da önüne geçilmektedir” diye konuştu.</p>



<p>MEME KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ</p>



<p>Meme kanserinde en önemli risk faktörünün kalıtsal gen mutasyonu taşıyıcılarında görüldüğünü, bunlardan BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonlarının en etkili mutasyonlar olduğunu belirten Prof. Dr. Zengel, meme kanserine yakalanan hastaların yüzde 5 ila 10’u arasında bu mutasyonlara rastlandığını söyledi. Risk faktörlerini sıralayan Prof. Dr. Zengel, “Özellikle ikiz kız kardeş, kız kardeş ve anne gibi birinci derece akrabaların tanı alması, yine kişinin özellikle annesinin 50 yaş altında tanı alması, ailesinde yumurtalık kanseri vakası bulunması veya erkek meme kanseri vakası bulunması, riski artıran faktörlerdendir. Bunun yanında iç (endojen) hormonlardan östrojen hormonuna meme dokusunun maruz kaldığı süre, erken adet görme, menopoza geç girme ve ilk doğumu ileri yaşta yapma, riski artıran faktörlerdendir. Dışarıdan alınan hormon takviyeleri de süre uzadıkça riski artırabilmektedir. Çevresel faktörler de meme kanseri riskini artırabilir. Özellikle yağdan zengin gıda ile beslenme ve alkol tüketiminin miktarının artması riski artıran faktörler arasında yer alır” bilgisini verdi.</p>



<p>SEKİZ KADINDAN BİRİ, MEME KANSERİ OLUYOR</p>



<p>Sağlıklı doğal gıdalarla beslenme, bitkisel ve liften zengin gıda tüketme, emzirme süresinin uzunluğu, aktif ve fit bir yaşam tarzının, meme kanseri riskini azalttığını vurgulayan Prof. Dr. Zengel, “Bugünkü istatistiklere göre sekiz kadından biri, hayatının herhangi bir döneminde meme kanserine yakalanmaktadır. Yaş ilerledikçe meme kanserine yakalanma riski artar. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen erken tanı ve gelişen tedavi yöntemleriyle yaşam süresi oldukça uzadı. ‘Evre 1’ dediğimiz sadece memeye lokalize hastalıkta, sağ kalım oranı yüzde 99,3’tür. Meme kanseri tedavisinin başarısında kemoterapi, akıllı ilaç, immunoterapiler ve hormonoterapiler gibi sistemik ilaç tedavileri ile birlikte gelişen radyoterapi tekniklerinin de rolü çok büyük. Meme kanseri tedavisinde sağ kalım başarısı; güzel estetik sonuçlar ve artmış yaşam kalitesi, tüm tedavi modalitelerinin multidisipliner olarak uygulanmasıyla elde edilmektedir. Meme kanseri tedavisinde başarı, erken tanı ve ilgili uzmanlık branşlarının ortak mücadelesi ile olmaktadır” ifadelerini kullandı.</p>



<p>“ERKEN TANI HAYAT KURTARIR”</p>



<p>Erken tanı için meme kanserine karşı kadınların farkındalığının artırılması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Zengel, “Kadınların kendi kendine meme muayenesi konusunda bilgilendirilmeleri lazım. Ancak sadece kendi kendine meme muayene ile bu hastalığın erken tanısı konulamaz. Kendi kendine klinik meme muayenesi, kadınların kendi meme dokularını iyi tanımalarını sağlamaktadır. Takip sürelerinde bir anormallik geliştiği takdirde vakit kaybetmeden hekimlerine başvurmalarını öneriyoruz. Kendi kendine muayene dışında, 40 yaş üstü kadınların mutlaka mamografi tarama programlarına katılmalarını önemle tavsiye ediyoruz. Aile öyküsünde, özellikle birinci derece akrabalarda meme kanseri vakası varsa kalıtsal bir meme kanseri yatkınlığı olabilir. Bu yüzden bu kişilerin, birinci derece akrabanın tanı aldığı yaştan en az 10 yıl önce meme kanseri taramalarına başlaması lazım. Bir kişinin annesi 40 yaşında meme kanseri teşhisi aldıysa onun da 30 yaşından itibaren meme kanseri taraması için kontrole gitmesi gerekir. Unutmayın, erken tanı hayat kurtarır” dedi.</p>



<p>BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ TEDAVİ VE MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM</p>



<p>Meme kanseri tanısı alan bir hastanın tedavisinin, bireyselleştirilmiş olarak yapıldığını vurgulayan Zengel, şöyle devam etti: “Tedavisi sürecinde, kişinin tanı aldığı yaş, menopozal durumu, hastalığın evresi, tümörün biyolojisi, yandaş hastalıkların var olup olmadığı, ailesinde meme kanseri hikâyesinin olup olmadığı ve kalıtsal mutasyon varlığı değerlendirilir. Tanı alan hastaya bir sistemik tarama da yapılır ve vücudun diğer organlarına bir metastaz (sıçrama) yapıp yapmadığı belirlenir. Bunlar, tedavi yönetimini tamamen etkileyen ve değiştiren faktörlerdendir. Tanı almış ve evrelemesi yapılmış bir hasta, mutlaka multidisipliner meme konseyi tarafından değerlendirilir. Meme cerrahı, meme radyoloğu, meme patoloğu, medikal onkolog, radyasyon onkoloğu, nükleer tıp uzmanı, plastik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanı ve gerektiğinde diyetisyen, fizik tedavi uzmanı ve psikiyatri uzmanından oluşan multidisipliner meme konseyinde tedavi kararı, o hastaya özel bireyselleştirilmiş olarak alınır.”</p>



<p>MEME, ESTETİK SONUÇLA KORUNMAYA ÇALIŞILIYOR</p>



<p>“Meme kanseri tedavisi, hastalığın ve hastanın durumuna göre önce cerrahi ile başlayabildiği gibi önce neoadjuvan sistemik tedavi dediğimiz kemoterapi ve/ veya akıllı ilaç tedavileri ile de başlayabilir” diyen Prof. Dr. Zengel, bu neoadjuvan tedavilerin hastaları endişelendirmemesi gerektiğini vurguladı. Zengel, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugünkü gelişen ilaç tedavileri ile erken evredeki hastalarda tedavi, sistemik tedaviler ile başlayabilmekte ve çok iyi yanıtlar alınmaktadır. İster önce cerrahi ile tedaviye başlanılsın, ister kemoterapiden sonra cerrahi uygulansın, bir kadın için önemli olan bu organ, olabildiğince korunmaya çalışılır. Memeyi korurken de olabildiğince estetik sonuçlara ulaşmak için onkoplastik meme cerrahi teknikleri uygulanır. Bütün çabalara rağmen memenin alınması (mastektomi) gereken durumlarda, plastik cerrahi ile birlikte ya hastanın kendi dokularından ya da silikon implant ile rekonstrüksiyon yapılarak hastalar meme dokusundan yoksun bırakılmaz. Bu operasyonlar mastektomi ile birlikte eş zamanlı yapılabileceği gibi daha sonraki süreçte de gerçekleştirilebilir.” İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/meme-kanserinde-vakalar-artti-yasam-suresi-uzadi/">MEME KANSERİNDE VAKALAR ARTTI, YAŞAM SÜRESİ UZADI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/meme-kanserinde-vakalar-artti-yasam-suresi-uzadi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
