<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>güneş Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/gunes/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/gunes/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 15 Feb 2025 20:42:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>güneş Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/gunes/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DERİDE KOLAJENİ ARTIRAN UYGULAMALAR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/deride-kolajeni-artiran-uygulamalar/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/deride-kolajeni-artiran-uygulamalar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Aug 2023 11:57:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dermotoloji]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hacerköksal]]></category>
		<category><![CDATA[kolajen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=49346</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Hacer Köksal, son dönemde varlığı, eksikliği ve neden olabileceği sorunlar yüzünden gündemde olan ’kolajen’ konusunda bilgi verdi. Kolajenin, cildin genç ve sağlıklı görünmesini sağlayan yapı olduğunu belirten Uzm. Dr. Köksal, “Kolajen, hareket sisteminin yapı taşlarını, özellikle kemik, lif ve eklemleri oluşturan, vücutta en yaygın ve bol miktarda bulunan protein türüdür. Kasların, kemiklerin, derinin, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/deride-kolajeni-artiran-uygulamalar/">DERİDE KOLAJENİ ARTIRAN UYGULAMALAR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Uzm. Dr. Hacer Köksal, son dönemde varlığı, eksikliği ve neden olabileceği sorunlar yüzünden gündemde olan ’kolajen’ konusunda bilgi verdi. Kolajenin, cildin genç ve sağlıklı görünmesini sağlayan yapı olduğunu belirten Uzm. Dr. Köksal, “Kolajen, hareket sisteminin yapı taşlarını, özellikle kemik, lif ve eklemleri oluşturan, vücutta en yaygın ve bol miktarda bulunan protein türüdür. Kasların, kemiklerin, derinin, tendonların, kan damarlarının ve sindirim sisteminin birçok dokusunda bulunur. Yaş ilerledikçe vücut daha az kolajen üretir. Bu da ciltte kırışıklıklara ve eklemlerde sertlik gibi birçok probleme neden olur” dedi.</p>



<p>KOLAJEN ÜRETİMİNİ OLUMSUZ ETKİLEYEN FAKTÖRLER</p>



<p>Uzm. Dr. Köksal, vücutta oluşan serbest radikallerin (her nefeste aldığımız oksijenin vücudumuzda yanması sonucu serbest radikaller oluşur ve bunlar kimi zaman hücrelerimize zarar vererek bazı hastalıklara yol açabilirler) yaşla birlikte üretimi azalan kolajenin daha hızlı yıkılmasına neden olduğunu kaydetti. Köksal, “Güneşte yoğun kaldığımız zaman, hava kirliliği, çevre ile alakalı faktörler, stres, sigara içme gibi kötü yaşam tarzı faktörleri ve şeker içeriği yüksek beslenme vücutta serbest radikal oluşumunu artırarak kolajen düzeyinin azalmasında etkili olur” ifadelerini kullandı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230813aw007278-0-1024x682.jpg" alt="" class="wp-image-49348" style="width:609px;height:406px" width="609" height="406" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230813aw007278-0-1024x682.jpg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230813aw007278-0-300x200.jpg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230813aw007278-0-768x512.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230813aw007278-0-1536x1023.jpg 1536w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230813aw007278-0.jpg 1600w" sizes="(max-width: 609px) 100vw, 609px" /><figcaption class="wp-element-caption">DERMATOLOG HACER KÖKSAL, YAŞLA BİRLİKTE VÜCUDUN DAHA AZ KOLAJEN ÜRETMESİNİN KIRIŞIKLIKLARA VE SERT EKLEM GİBİ ÇEŞİTLİ SORUNLARA YOL AÇTIĞINI SÖYLEDİ. (İHA/İZMİR-İHA)</figcaption></figure>



<p>&#8220;KOLAJEN VÜCUT BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAK İÇİN YAPISAL BİR PROTEİNDİR&#8221;</p>



<p>Uzm. Dr. Köksal kolajenin sadece ciltte değil, tüm vücutta bağ dokuyu güçlendirme görevi gördüğünü de vurguladı. Oral olarak alınan kolajen takviyesinin vücutta nerede kullanılacağının belirlenemediğini söyleyen Köksal, “Kas ve kemiklerin kolajene daha çok ihtiyacı varsa, alınan takviyenin faydası ciltte pek görülmez. Kolajen vücut bütünlüğünü korumak için yapısal bir proteindir. Kolajen miktarının vücut yaşlandıkça azalmaya başlaması takviye olarak dışarıdan alınmasını artıran faktörlerden biridir. İnsan vücudunda bilinen en az 16 kolajen tipi var. Biyolojik açıdan sınıflandırılan bu kolajen çeşitleri farklı dokularda farklı yoğunlukta bulunsa da büyük bölümü tip 1,2,3 ve 10’dan oluşur. Kolajen takviyesi kullanılan 11 çalışma incelenmiş ve bunların değerlendirilmesi sonucunda, tip 2 kolajen kullanmanın osteoartrite bağlı eklem kısıtlılığını ve eklem ağrısı şikayetlerini azaltabildiği belirlenmiş. Tip 1-3 kolajeni içeren takviyelerin yara iyileşmesini hızlandırabildiği, 8 hafta düzenli kullanımı sonrasında cildin nemini, elastikiyetini ve dermistekikolajen yoğunluğunu bariz şekilde artırdığı ve kolajen parçalanmasını da azalttığı gösterilmiştir” şeklinde konuştu.</p>



<p>DOLGU ENFEKSİYONLARI İLE KOLAJEN ARTIRILABİLİYOR</p>



<p>Dermatolog Köksal, takviyelerden fayda görmeyen deride kolajeni direkt olarak dolgu enjeksiyonları ile artırabildiklerini söyledi. Kolajen üretimini artıracak uyarıcı işlemleri de, mezoterapi, fraksiyonel lazer, radyo frekans uygulamaları olarak sıralayan Uzm. Dr. Köksal, “Mikro iğneleme ile dermiste minimal hasarlar yapıldığında çok tembel olan fibroblastları kolajen üretimi için uyarmış oluruz. Eğer bu uygulamaları belli aralıklarla yaparsak kolajen sentezine olumlu etkisi olur. Bunun yanında deriye mezoterapi yöntemi ile hiyarülonik asit enjeksiyonları yapmak deride kolejeni direkt arttırırken kolajen üretimine de ek fayda sağlamaktadır. Fraksiyonel lazer, altın iğne gibi işlemlerle yine alt derideki hücrelerin uyarılması ve kolajen sentezi sağlanır. Retinol gibi etken maddeli kremlerin de sentezde olumlu etkileri vardır” dedi. İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/deride-kolajeni-artiran-uygulamalar/">DERİDE KOLAJENİ ARTIRAN UYGULAMALAR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/deride-kolajeni-artiran-uygulamalar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AYLARDAN EYLÜL</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/aylardan-eylul/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/aylardan-eylul/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kadir YATAĞAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Sep 2022 07:45:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[eylül]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=30606</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsimlerden sonbahar, aylardan eylül. Güneşin hükmü gittikçe azalıyor.&#160; Yapraklar, sararmaya yüz tutmuş; canlılığın belirtisi olan yeşilin tadı kaçmış. Rüzgârsa giderek şiddetini artırmakta…&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;Nedense hep hüznü çağrıştırır hazan mevsimi. Yarı ölüm diye adlandırılan uyku misali tabiat ana da sonbahar sonrası gireceği uzun kış uykusuna hazırlanır bu mevsimde. Hayata ait izler belli belirsiz sürerken,&#160; insanoğlu kendini yalnız ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/aylardan-eylul/">AYLARDAN EYLÜL</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Mevsimlerden sonbahar, aylardan eylül. Güneşin hükmü gittikçe azalıyor.&nbsp; Yapraklar, sararmaya yüz tutmuş; canlılığın belirtisi olan yeşilin tadı kaçmış. Rüzgârsa giderek şiddetini artırmakta…<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Nedense hep hüznü çağrıştırır hazan mevsimi. Yarı ölüm diye adlandırılan uyku misali tabiat ana da sonbahar sonrası gireceği uzun kış uykusuna hazırlanır bu mevsimde. Hayata ait izler belli belirsiz sürerken,&nbsp; insanoğlu kendini yalnız ve aciz hisseder. Belki de bu hüznün kaynağını terk edilmişlik duygusu oluşturur.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Havaların soğumasıyla birlikte, kuşlar daha sıcak iklimlere göçerler de geride rüzgârla savrulan tüyleri ve bellekte kalan cıvıltılarının insanı kedere sürükleyen hatıraları kalır. Karıncaların kımıl kımıl hareketlenmelerine de bir süre sonra rastlamak mümkün olmaz. Yaz mevsiminin uzun gecelerinde sessizliğin bağrına bir hançer gibi saplanan ağustos böceklerinin cırıltısını bile arar oluruz ama nafile…<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Mevsim değişmeleri, insana günlerin su gibi akıp gittiğini belirgin bir şekilde resmeder. Günlerin geçmesiyle ömür yolculuğunun da sona doğru yaklaşmakta olunduğunun idraki, insanoğlunun bilincinde derin yaralar açar. Yaşanılan günlerin ne yapılsa bir daha geri gelmeyeceğini bilmek ve yaşanacak yeni günlerinse ne getirip ne götüreceğini bilmemek, kanayan yarayı daha da acıtır. Bütün bunlara hayatın nerede ve ne şekilde sonlanacağını düşünmek eklenince, karamsarlık dalgası dağılmak bilmeyen yoğunlaşmış bir hüzün bulutu olur da çöreklenir insanın üstüne…<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Çevresinde olan biteni izleyen insanoğlu, mevsimlik ömrünü tamamlayan yaprağın kuruyup tutunduğu daldan koparak savrulup gitmemesini, rengârenk kanatlarıyla uçuşan kelebeklerin gün içinde ömürlerinin sonlanmamasını, göçmen kuşların mevsim bitiminde muhit değiştirmemesini, güneşin her vakit aynı açıda durarak benzer ısı ve ışığı devam ettirmesini dilese de bu mümkün değildir. Çünkü eşya tabiatına aykırı hareket etmeyeceği gibi varlıklar da yaradılışa uyumsuz direnç gösteremez. Bu ve benzeri doğa olaylarının sabitlenmesini istemenin temelinde insanın kendi ölümlülüğüne itiraz yatmaktadır.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Sonunun farkında olan tek canlıdır insanoğlu. Var olduğunu bilmek fakat var olmasının bir nihayeti olduğunu idrak etmek, insanı içinden çıkamadığı duygusal ağırlıklara götürür. Dönüşüm mevsimi diyebileceğimiz sonbaharda tıpkı diğer canlılar gibi kendi hayatının da bir gün sonlanacağını bütün çıplaklığıyla hatırlar insan. Dalından kopup giden yaprak misali ölüm sonrası hayatının bilinmezliği onu hüznün kucağına sürükler.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;Oysa ölümle hayatın son bulmayacağını aksine ölümün yeni bir hayatın başlangıcı olduğunu düşünmek, insanı bu türlü karamsarlıklardan kurtaracak ve yaşadığı hayattan zevk alarak günlerinin daha mutlu ve anlamlı geçmesini sağlayacaktır. Yaşadığımız günleri geçici olmaları yönüyle bir nimet olarak düşünürsek, bizlere sunulan hayat yaşanılması gerektiği biçimde yaşanılabilmişse, semeresi olan kalıcı ganimetlerine ulaşabilmekte bir vesiledir ölüm.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Meseleye bu açıdan baktığımızda hazan mevsiminin insana sadece hüznü çağrıştırmadığı, bilakis insana varlığının değerini fark ettirmesi yönüyle hayatını anlamlı kılarak insanı huzura kavuşturabileceği de düşünülebilir. Yaşadığımız hayatın bir anlamı olması, günlerimiz ve yarınlarımızın bu bilinçle değerlendirilmesi dileğiyle…</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/aylardan-eylul/">AYLARDAN EYLÜL</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/aylardan-eylul/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ŞAPKALAR DOLAP SEZONUNU AÇTI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/sapkalar-dolap-sezonunu-acti/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/sapkalar-dolap-sezonunu-acti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Aug 2022 13:28:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Döviz]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Emtia]]></category>
		<category><![CDATA[Konut]]></category>
		<category><![CDATA[Kredi]]></category>
		<category><![CDATA[Üretim]]></category>
		<category><![CDATA[esnaf]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[şapkalar]]></category>
		<category><![CDATA[yaz ayları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=29768</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güneşin şiddetli bir şekilde yüzünü gösterdiği yaz günlerinde şapka en önemli aksesuarlardan biri haline geliyor. Hem kıyafetlerin tamamlayıcısı olan hem de güneşten koruyan şapkalar kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte dolaplarda yerini almaya başladı. Güneşli günlerin başlamasıyla birlikte şapka satışlarının artmaya başladığını belirten esnaf, kış günleriyle birlikte şapkaların satışının duracağını ifade etti. “ŞAPKALAR ŞIKLIĞIN TAMAMLAYICISI OLUYOR” Özellikle [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sapkalar-dolap-sezonunu-acti/">ŞAPKALAR DOLAP SEZONUNU AÇTI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Güneşin şiddetli bir şekilde yüzünü gösterdiği yaz günlerinde şapka en önemli aksesuarlardan biri haline geliyor. Hem kıyafetlerin tamamlayıcısı olan hem de güneşten koruyan şapkalar kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte dolaplarda yerini almaya başladı. Güneşli günlerin başlamasıyla birlikte şapka satışlarının artmaya başladığını belirten esnaf, kış günleriyle birlikte şapkaların satışının duracağını ifade etti.</p>



<p>“ŞAPKALAR ŞIKLIĞIN TAMAMLAYICISI OLUYOR”</p>



<p>Özellikle hanımların şapka alırken ürünleri birçok açıdan incelediğine dikkat çeken esnaf, “Yaz aylarının başlamasıyla birlikte şapka satışlarımız artıyor. Özellikle hanımlar güneşten korumasının yanında şıklığına ve kalitesine dikkat ediyorlar. Kıyafetlerine uygun olacak şekilde birçok farklı model ve renkte şapka alıyorlar. Piyasada her zevk ve bütçeye uygun şapka modelleri bulunuyor. Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte ise neredeyse hiç şapka satışımız olmuyor. Vatandaşlar kışlık ürünlere yöneliyor artık. Şapkalarımız gelecek yaza kadar raflarımızda bekleyecek” dedi.</p>



<p><strong>Durdu KARADEMİR – ÖZEL HABER</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sapkalar-dolap-sezonunu-acti/">ŞAPKALAR DOLAP SEZONUNU AÇTI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/sapkalar-dolap-sezonunu-acti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“GÜNEŞİN HASAR VERİCİ ETKİSİ YÜZDE 50 ARTIYOR”</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/gunesin-hasar-verici-etkisi-yuzde-50-artiyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/gunesin-hasar-verici-etkisi-yuzde-50-artiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2022 10:08:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet metin]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[paü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=28977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son zamanlarda artan hava sıcaklıkları sonrası olumsuzluklarda beraberinde geldi. Birçok vatandaş sıcaklıklar sonrası oluşan rahatsızlıklarla hastanelerin yolunu tutarken, kendilerince çeşitli önlemler almaya başladı. Gelen şikayetler sonrası güneşin dünya ve insan yaşamı, sağlığı için faydalı etkilerinin yanında ve olumsuz yönleri olduğunu belirten Pamukkale Üniversite (PAÜ) Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/gunesin-hasar-verici-etkisi-yuzde-50-artiyor/">“GÜNEŞİN HASAR VERİCİ ETKİSİ YÜZDE 50 ARTIYOR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Son zamanlarda artan hava sıcaklıkları sonrası olumsuzluklarda beraberinde geldi. Birçok vatandaş sıcaklıklar sonrası oluşan rahatsızlıklarla hastanelerin yolunu tutarken, kendilerince çeşitli önlemler almaya başladı. Gelen şikayetler sonrası güneşin dünya ve insan yaşamı, sağlığı için faydalı etkilerinin yanında ve olumsuz yönleri olduğunu belirten Pamukkale Üniversite (PAÜ) Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Metin, önemli açıklamalarda bulundu. Sıcak havaların aşırı terleme ve sıvı kaybı yanında ek sağlık problemleri bulunan özellikle kalp ve dolaşım sistemi sorunu olan yaşlı insanlar için tehlikeli olabileceğine değinen Prof. Dr. Metin, güneşten korunmak amacıyla vatandaşların meteorolojinin hava sıcaklığını, güneş UV indekslerinin takip etmesini, bol sıvı alınmasını, özellikle 10-15 saatleri arasında mümkün olduğunca kapalı veya gölgeli serin ortamlarda kalınmasının önemine değindi. Yaz aylarında güneşten yer yüzüne ulaşan ışın ve diğer elektromanyetik dalgaların daha dik açıyla ulaştığını, bu nedenle yüksek enerji taşıdığını belirten Prof. Dr. Metin, yıl içinde çok dünyaya ulaşan güneş enerjisinin büyük oranda yaz aylarında gerçekleştiğini söyledi. Bu dalgaların içinde ultraviyole, görünür ve kızıl ötesi ışınların bulunduğunu, bunların da ciltte leke ve yaşlanmadan güneş yanıkları hatta kansere kadar değişen birtakım olumsuz etkiler yapabildiğini iletti. Deri kanserlerini tetikleyici en önemli faktörlerden birinin güneş ışınları olduğunu söyleyen Prof. Dr. Metin, “Deriye temas eden güneş ışınlarının ayrıca gül hastalığı gibi çok sayıda çeşitli deri hastalıklarının ortaya çıkmasına, mevcut hastalıkların şiddetlenmesine ve tüm dünyada en fazla rastlanan kanser olan deri kanserlerine yol açabiliyor. Cilt kanserlerinin deride ki hemen hemen bütün hücrelerden gelişmesi mümkün. Ancak belli başlı 3 kanser türünden bahsederiz. Bunlar bazal ve yassı hücreli kanserler ile melanomalardır. Tedavileri kanserin türüne ve yaygınlığına göre değişmekte birlikte, çoğu kez cerrahi yöntemle yapılır. Cerrahi yöntemle başvurulmayacak kanserlerde ise radyoterapi gibi yada kemoterapi gibi seçenekler kullanılır” dedi.<br><br>GÜNEŞ ALTINDA ÇALIŞANLARA VE TATİLDE BULUNANLAR DİKKAT!</p>



<p>Güneş altında çalışanların ve dolaşanların şemsiye, geniş kenarlıklı şapka, açık renk, sıkı dokunmuş giysi ve gözlükle kendilerini korumaları gerektiğini, açık tene sahip olanların, deniz kenarında yaşayan ve tatil yapanların gölgede kalsa dahi risk altında bulunduklarını dikkat çeken Dr. Metin, “Saat 10 ile öğlenden sonra 3 arası çok dikkatli davranmak lazım. Güneşin olumsuz etkilerine karşı her zaman korunmak zorundayız ama yaz aylarında bu daha ayrı bir önem arz ediyor. Tatilde bulunanlara önemli bir mesaj vermek lazım. Bu insanlar dışarıda gölgede kalsalar bile topraktan, camlardan, denizden ve kumlardan yansıyarak gelen güneş ışınlarıyla ilave risk altında kalıyorlar. Üstelik terlemeyle ya da serinlemek amacıyla suya girenlerin ıslanan derisinde güneşin hasar yapıcı etkisi yüzde 50 artıyor. Güneşte korunmamın bir diğer yöntemi de dışarı çıkmadan 15-20 dakika önce deriye sürülen güneşten koruyucu ürünlerdir. Genellikle 30 faktörlü bir güneşten koruyucu yeterli olsa da güneşin çok şiddetli olduğu zamanlarda 50 faktörlülerin tercih edilmesi daha yerinde iyi olur” ifadelerini kullandı. İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/gunesin-hasar-verici-etkisi-yuzde-50-artiyor/">“GÜNEŞİN HASAR VERİCİ ETKİSİ YÜZDE 50 ARTIYOR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/gunesin-hasar-verici-etkisi-yuzde-50-artiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SICAK HAVALARDA ÇOCUKLARA DİKKAT!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/sicak-havalarda-cocuklara-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/sicak-havalarda-cocuklara-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Jul 2022 08:23:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı ve hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Mustafa Taşkesen]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak hava]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=25321</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Taşkesen, sıcak havaların artmasıyla çocukların belirli saatlerde dışarı çıkartılmaması konusunda uyardı. Mevsim değişikleriyle güneş ışınlarının da gelme boyutlarının değiştiğini hatırlatan Prof. Dr. Taşkesen, özelikle yazın sıcak olduğu yerlerde çok sıcak olan güneşin dik geldiği saatlerde çocukların dışarı çıkarılmasını istemediklerini söyledi. Taşkesen, “Bu saatleri genelde 11.00 ile 16.00 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sicak-havalarda-cocuklara-dikkat/">SICAK HAVALARDA ÇOCUKLARA DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Taşkesen, sıcak havaların artmasıyla çocukların belirli saatlerde dışarı çıkartılmaması konusunda uyardı. Mevsim değişikleriyle güneş ışınlarının da gelme boyutlarının değiştiğini hatırlatan Prof. Dr. Taşkesen, özelikle yazın sıcak olduğu yerlerde çok sıcak olan güneşin dik geldiği saatlerde çocukların dışarı çıkarılmasını istemediklerini söyledi. Taşkesen, “Bu saatleri genelde 11.00 ile 16.00 arası düşünebilirsiniz. Bu saatler güneşin en dik geldiği ve güneş çarpmalarının, güneş ışınlarının riskleri oluşturduğu zaman dilimi. Bu dilim arasında çocuklarımıza daha dikkatli olabiliriz. Güneş, özellikle cildimizde oluşturduğu D vitamini sentezi açısından önemli. Çocuklarımızın da buna ihtiyacı var. Ve özelikle yaz mevsiminde D vitaminini depolanması açısından önemli. Çocuklarımıza bunu sağlamaya çalışırken aynı zamanda dik ışınların oluşturduğu zararlı etkilerden, ultraviyole ışınları aynı zamanda cildimize de zararlı etkileri olabiliyor” dedi.</p>



<p>“SICAKLARIN ETKİSİYLE YEME İÇMEMİZE DİKKAT ETMEMİZ GEREKİYOR”</p>



<p>Ultraviyole ışınlarının zararlarına değinen Prof. Dr. Taşkesen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunlar güneş yanıkları veya toksin etkilerinden kızarıklar, kaşıntılar, döküntüler veya güneş çarpmaları gibi çok daha ciddi ileriye dönük sorunlarda açabiliyor. Bu saatlerde de dışarı çıkması gerekiyorsa eğer mutlaka şapka, gözlük gibi güneşin etkilerini azaltmak açısından da bunları kullanmaları uygundur. Sıcakların etkisiyle yeme içmemize biraz daha dikkat etmemiz gerekiyor. Yağlı şeylerden uzak, daha hafif, daha rahat sindirilebilir yiyecekler. Sebzeler, meyveler gibi tüketmeleri daha doğru olur. Her mevsim geçişlerinde bazı çocuk hastalıklarında değişiklikler oluyor. Örneğin yazın kusma, ishal hastalıklarını daha sık görüyoruz. Bunda da temel neden dışarıya çıkmamız. Daha çok zaman geçirmemiz, temasımızın artması. Dışarıdan yiyecek ve içecek tüketiminin daha fazlalaşması. Yiyecek ve suların daha korunması gerekiyor; daha sağlıklı tüketebilmek için. Bunlarında daha hijyenik şartlarda saklanması ve ona göre tüketilmesi gerekiyor.”</p>



<p>“AŞIRI GİYDİRİLEN, ORTAMI SICAK TUTAN KIYAFETLER BEBEKLERDE SORUN OLABİLİYOR”</p>



<p>Mevsim geçişlerinde bazı virüs gruplarının da sayılarında artış meydana geldiğini aktaran Dr. Taşkesen, “Bu mevsim geçişlerinde bazı virüsler, mikroplar, mikroorganizmalar, bakteriler bunların sayıları artıyor. Üreme hızları artıyor. Bunlardan korunmamız için tükettiğimiz şeylere daha dikkat edeceğiz. Özellikle açıkta satılan yiyecekler, sular gibi, bunlara dikkat etmemiz gerekir. Yediğimiz şeylere dikkat edip yıkamamız gerekir. Özellikle sebze ve meyveler. Ve el hijyeni çok önemli. Havalar çok sıcak. Yeni doğan bebekler; ilk doğduklarında bebeklerimizi koruma içgüdüsüyle daha fazla giydirme isteğimiz oluyor. Bizde onları çok görüyor. Aşırı giydirilen, ortamı sıcak tutan kıyafetlerden terlemeye bağlı sıvı kayıpları bebeklerde sorun olabiliyor. İdrar renkleri değişebiliyor. Bazı aileler idrarda kan varmış gibi değişik idrar renklerini getirebiliyorlar. Bu konuda dikkat etmeleri gereken şey şu, onları daha fazla sarıp sarmalamamamız gerekiyor” şeklinde konuştu. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sicak-havalarda-cocuklara-dikkat/">SICAK HAVALARDA ÇOCUKLARA DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/sicak-havalarda-cocuklara-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UCUZ GÜNEŞ GÖZLÜKLERİNE DİKKAT</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/ucuz-gunes-gozluklerine-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/ucuz-gunes-gozluklerine-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 May 2022 08:45:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[ömer faruk tabar]]></category>
		<category><![CDATA[ucuz güneş gözlüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=21932</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yakıcı güneş ve sıcaklıklar sebebiyle halk arasında güneş gözlüğü kullanımı gittikçe artarken, uzmanlar kalitesiz gözlüklerin zararlarına dikkat çekiyor. Hangi tür malzemeden yapıldığı ve içinde ne tür kimyasal maddelerin bulunduğu bilinmeyen sahte güneş gözlüklerinin göz sağlığına kalıcı zararlar verdiğini ifade eden uzmanlar, bu tür güneş gözlüklerinin kullanılmamasını öneriyor. Ucuza alınan, kalitesiz cam veya plastikten yapılmış gözlüklerin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ucuz-gunes-gozluklerine-dikkat/">UCUZ GÜNEŞ GÖZLÜKLERİNE DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yakıcı güneş ve sıcaklıklar sebebiyle halk arasında güneş gözlüğü kullanımı gittikçe artarken, uzmanlar kalitesiz gözlüklerin zararlarına dikkat çekiyor. Hangi tür malzemeden yapıldığı ve içinde ne tür kimyasal maddelerin bulunduğu bilinmeyen sahte güneş gözlüklerinin göz sağlığına kalıcı zararlar verdiğini ifade eden uzmanlar, bu tür güneş gözlüklerinin kullanılmamasını öneriyor.</p>



<p>Ucuza alınan, kalitesiz cam veya plastikten yapılmış gözlüklerin kesinlikle kullanılmaması uyarısında bulunan Op. Dr. Ömer Faruk Tabar, daha çok estetik hedefli, çeşitli renklerde ve büyüklükte üretilen gözlüklerin seçiminde öncelikle göz sağlığının düşünülmesi gerektiğini kaydetti.</p>



<p>Uygun güneş gözlüğü seçilmemesinin uzun dönemde ciddi problemlere yol açtığını belirten Tabar “Ozon tabakasının delinmesi sonucunda, zararlı olduğu bilinen ultraviyole ışınlarının göze olumsuz etkilerinden korunmak için gözlük kullanmak gerekiyor. Koyu renkli camlar, gözbebeğimizin büyümesine sebep olur. Ultraviyole ışınlarını kesmezse, göze daha çok zarar verir” dedi.</p>



<p>Güneş gözlüğü kullanma alışkanlığı edinemeyen pek çok kişinin katarakt olma ihtimaliyle karşı karşıya kalmaktadır. Katarakt oluşumunda önemli bir etkene sahip güneş ışınları 60-70 yaşında ortaya çıkan kataraktın, güneş gözlüğü kullanmayanlarda 40&#8217;lı yaşlarda oluşmasına sebep olabiliyor. Özellikle uzun süre güneş ışığına maruz kalanların güneş gözlüğü kullanmayı ihmal etmemesi gerekiyor. Güneş gözlüklerini göz sağlığımızı koruyucu bir sağlık aracı olarak kullanmamız gerekiyor” diye konuştu. </p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ucuz-gunes-gozluklerine-dikkat/">UCUZ GÜNEŞ GÖZLÜKLERİNE DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/ucuz-gunes-gozluklerine-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;BRONZLAŞMA ASLINDA DERİNİN KENDİNİ KORUMA MEKANİZMASIDIR&#8221;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/bronzlasma-aslinda-derinin-kendini-koruma-mekanizmasidir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/bronzlasma-aslinda-derinin-kendini-koruma-mekanizmasidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 May 2022 08:57:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bronzlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[deri]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[uva]]></category>
		<category><![CDATA[uvb]]></category>
		<category><![CDATA[uvc]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=20425</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıcak yaz günleri ile birlikte güneşin güçlü etkileri birçok cilt sorunu oluşturabilir. Güneş ışınları içerisinde UVA, UVB ve UVC olmak üzere üç farklı ultraviyole (uv) ışın bulunduğunu söyleyen Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, uvb maruziyetinin birinci derece yanıklar oluşturarak deride kızarıklık, ağrı ve ödem oluşturabileceğini söyledi diyerek, “Daha [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bronzlasma-aslinda-derinin-kendini-koruma-mekanizmasidir/">&#8220;BRONZLAŞMA ASLINDA DERİNİN KENDİNİ KORUMA MEKANİZMASIDIR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sıcak yaz günleri ile birlikte güneşin güçlü etkileri birçok cilt sorunu oluşturabilir. Güneş ışınları içerisinde UVA, UVB ve UVC olmak üzere üç farklı ultraviyole (uv) ışın bulunduğunu söyleyen Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, uvb maruziyetinin birinci derece yanıklar oluşturarak deride kızarıklık, ağrı ve ödem oluşturabileceğini söyledi diyerek, “Daha uzun süreli hasarlarda ise içi su dolu kabarcıkların oluşmasıyla cilt yanığı, ikinci dereceye dönüşebiliyor” dedi.</p>



<p><br>Bronzlaşma cildin kendisini onarma çabasının bir sonucu</p>



<p><br>Bronzlaşma ise güneş yanığı nedeniyle oluşan hasar sonrasında, cildin kendisini onarma çabasının sonucu oluştuğunu dolayısıyla günümüzde sıklıkla kullanılan “Sağlıklı Bronzlaşma” kavramının gerçekliğinin olmadığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, bronzlaşmanın, estetik açıdan tercih edilse de gerçekte derinin hasar görmesi sonucu oluşan kendini koruma mekanizması olduğunu ifade etti.</p>



<p><br>Güneş yanıklarına dikkat</p>



<p><br>Güneş yanıkları tedavisinde yatak istirahati, ağızdan bol sıvı desteği, soğuk uygulama ile renksiz ve parfümsüz bir nemlendirici kullanılması gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, yanığın şiddetine bağlı olarak, kızarıklık ve ağrıyı azaltan krem ve hapların da önerildiğini belirtti. Yanığa bağlı deri bütünlüğünün bozulduğu şiddetli durumlarda, kısa süreli ve düşük dozda sistemik steroid tedavisi veya sistemik koruyucu antibiyotik kullanımının gerekebildiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, yanık bölgesine dermatolog tarafından önerilmeyen kremler, cilt temizlik ürünleri, yoğurt, diş macunu, salça gibi uygulamaların yapılmaması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Yrd. Doç. Dr. Mullaaziz, bu uygulamaların yanığın derinleşmesine, sekonder enfeksiyona ve alerjik değişikliklere dönüşmesine neden olabileceğini ifade etti.</p>



<p><br>Güneş ışınları kırışıklık, çil, leke, deri yaşlanması ve kansere neden olabilir</p>



<p><br>Güneş hasarının kısa vadede güneş yanıklarına neden olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, uzun süreli maruziyette ise kırışıklık, çil, güneş lekeleri, deri yaşlanması ve deri kanserlerinin olabileceğini belirtti. Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, güneş hasarının ağırlıklı olarak 20 yaşından önceki dönemde oluştuğunu ve çocukluk çağındaki şiddetli güneş yanığı öyküsünün deri kanseri gelişimine yol açtığını belirterek çocukların güneşten korunmasına önemverilmesi gerektiğini ifade etti.</p>



<p><br>Bebekler ilk 6 ay güneşten uzak tutulmalı</p>



<p><br>Bebeklerin ilk 6 aylık dönemde mümkünse güneşten uzak tutulması gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, 6 aydan sonra 20 dakikadan uzun süreli güneş maruziyeti olacaksa kimyasal içermeyen güneş koruyucu ürün kullanılması gerektiğini söyledi.</p>



<p><br>Korunma önerileri</p>



<p><br>Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, güneş yanıklarından korunmak için önerilerde de bulundu.<br>Saat 10:00 ile 17:00 saatleri arasında dışarıda bulunmayın.<br>Dışarıya çıkılması gerektiğinde geniş çeperli şapka, güneş gözlüğü, güneş koruyucu ürün kullanın.<br>Güneş altında iken 4 saat, deniz kenarında iken 2 saat aralıklarla güneş koruyucu krem kullanın<br>Gölgede veya havuz/deniz içerisinde iken de güneş yanıkları oluşabileceğinden koruyucu önlemlere dikkat edin.<br>Özellikle çocukların ve beyaz tenli kişilerin, güneş altında iken açık renkli ve kollu kıyafetler tercih etmelerine özen gösterin.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bronzlasma-aslinda-derinin-kendini-koruma-mekanizmasidir/">&#8220;BRONZLAŞMA ASLINDA DERİNİN KENDİNİ KORUMA MEKANİZMASIDIR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/bronzlasma-aslinda-derinin-kendini-koruma-mekanizmasidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANINDAN GÜNEŞ ALERJİSİ UYARISI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-gunes-alerjisi-uyarisi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-gunes-alerjisi-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 May 2022 11:55:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[eda haşal]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=20227</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dr. Eda Haşal, son zamanlarda havaların ısınmasıyla birlikte hastaların kaşıntı, kızarıklık ve döküntü şikayetlerinin arttığını söyledi. Haşal, &#8220;Bu şikayetler, uzun süre güneşten uzak kalan cildimizin, güneş ışığını görünce tepki vermesinden kaynaklanıyor. Güneş ışınları ultraviyole ile oluşan alerjik reaksiyon türü. Tanı koymak daha kolay. Hasta bize öyküsü ile birlikte geliyor ama tedavi kısmı birazcık daha zorlayıcı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-gunes-alerjisi-uyarisi/">UZMANINDAN GÜNEŞ ALERJİSİ UYARISI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dr. Eda Haşal, son zamanlarda havaların ısınmasıyla birlikte hastaların kaşıntı, kızarıklık ve döküntü şikayetlerinin arttığını söyledi. Haşal, &#8220;Bu şikayetler, uzun süre güneşten uzak kalan cildimizin, güneş ışığını görünce tepki vermesinden kaynaklanıyor. Güneş ışınları ultraviyole ile oluşan alerjik reaksiyon türü. Tanı koymak daha kolay. Hasta bize öyküsü ile birlikte geliyor ama tedavi kısmı birazcık daha zorlayıcı olabiliyor. Hastalara mutlaka şikayetin başladığı günden itibaren güneşten korunmayı öneriyoruz. Daha çok mineral etkili güneş koruyucularını el, yüz, bacak gibi açık olan bölgelere kullanmalarını istiyoruz. Eğer şiddetli ataklar yaşanıyorsa kortizonlu kremler veya kortizonlu hap tedavileri verebiliyoruz&#8221; dedi.</p>



<p><br>&#8220;KURDEŞEN VAKALARINDA DA ARTIŞ OLUYOR&#8221;</p>



<p><br>Kurdeşen vakalarında da artış olduğunu belirten Haşal, &#8220;Güneş ile tetiklenen kurdeşen vakalarında da artışlar oluyor. &#8216;Kurdeşen yaz mevsiminde olur veya güneşin çok yoğun olduğu dönemde oluyor&#8217; diye bir şey yok. Kişinin duyarlılık eşiği ile ilgili bir durum. Kurdeşen bazen kış aylarında da görülebiliyor. Bu hastalara güneş koruyucuları kullanmalarını ve cildi güneşten korumaya yönelik daha kalın örülmüş kıyafetler giymelerini öneriyoruz. Aynı zamanda tedavi etmek amacıyla alerji haplarından, gerekirse kortizonlu haplardan faydalanıyoruz&#8221; diye konuştu. Vatandaşlara uyarılarda bulunan Eda Haşal, &#8220;Yaz aylarında mümkün mertebe dışarıda olan işlerimizi saat 10.00&#8217;dan önce ya da 16.00&#8217;dan sonra yapmalıyız. Eğer mümkünse aktivitelerimizi biraz daha kısıtlayabiliriz. Eğer bunları yapamıyorsak güneş koruyucusu önlemi mutlaka almalıyız&#8221; şeklinde konuştu. İ</p>



<p>HA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-gunes-alerjisi-uyarisi/">UZMANINDAN GÜNEŞ ALERJİSİ UYARISI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-gunes-alerjisi-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KADİR YATAĞAN / DÜŞBAZ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kadir-yatagan-dusbaz/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kadir-yatagan-dusbaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kadir YATAĞAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2022 22:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[beton]]></category>
		<category><![CDATA[düş]]></category>
		<category><![CDATA[düşbaz]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[seyirci]]></category>
		<category><![CDATA[ütopya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=13782</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aykırı düşlerin aktığı ırmaklardaGeçip gitse de ömürAldırmaDüşlerden başkaNe kalırİnsan ömründen geriye? Bir bilinmeze sürüklenmedenSeyircisi olmamışsan ömrününYaşayabilmişsen yaşamak istedikleriniHaybeye gitmiş sayılmazSenin de yaşamış oldukların… Sona akan bir nehirdirÖmür dediğinYa sen bırakıp gideceksin sevdikleriniYa da onlar bırakıp gidecekler seni…Var mı ki dünyadaSevdikleriyle sonsuza ulaşabilen? Kadrini bilseydin bariYaşıyorken yaşadığınınEsirgemeseydin sevdiklerinden sevginiBu da avuntusu olsaydıYaşamış olduğunun… Aykırı düşlerin aktığı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kadir-yatagan-dusbaz/">KADİR YATAĞAN / DÜŞBAZ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Aykırı düşlerin aktığı ırmaklarda<br>Geçip gitse de ömür<br>Aldırma<br>Düşlerden başka<br>Ne kalır<br>İnsan ömründen geriye?</p>



<p>Bir bilinmeze sürüklenmeden<br>Seyircisi olmamışsan ömrünün<br>Yaşayabilmişsen yaşamak istediklerini<br>Haybeye gitmiş sayılmaz<br>Senin de yaşamış oldukların…</p>



<p>Sona akan bir nehirdir<br>Ömür dediğin<br>Ya sen bırakıp gideceksin sevdiklerini<br>Ya da onlar bırakıp gidecekler seni…<br>Var mı ki dünyada<br>Sevdikleriyle sonsuza ulaşabilen?</p>



<p>Kadrini bilseydin bari<br>Yaşıyorken yaşadığının<br>Esirgemeseydin sevdiklerinden sevgini<br>Bu da avuntusu olsaydı<br>Yaşamış olduğunun…</p>



<p>Aykırı düşlerin aktığı ırmaklarda<br>Geçip giderken ömrün<br>Hiç olmazsa<br>Keyfini çıkar yaşadığının<br>Zaten başka da bir şey gelmez elinden..</p>



<p>ÜTOPYA</p>



<p>Alıp başımı gitsem<br>Yüce dağ başına<br>Uzansam<br>Bir ardıç dibine<br>Tavşanlar zıplasa her tarafta…</p>



<p>Şehirler, canlılara bir kodestir gülüm<br>Üstümüzde beton var<br>Güneş, bize bir ütopya<br>Tıklım tıklım odalarda<br>Hasretiz bir insana…</p>



<p>Alıp başımızı gitsek seninle<br>Tepelere kırlara<br>Uzansak toprağa boylu boyunca<br>Bir sincap karşılasa bizi<br>Üstümüzde gezinse karıncalar</p>



<p>Şehirler, insana bir mezardır gülüm<br>Diri diri gömüldüğün<br>Çiçekler yas tutar vazolarda<br>Duvarlar bir gardiyan<br>Demir ve bakır kentin efendisi</p>



<p>Gel, seninle dağlara gidelim gülüm<br>Orman içlerine<br>Rüzgârlar dağıtsın saçlarımızı<br>Ağaçkakan, bir yuva yapsın bize<br>Koca çınar gövdesine…</p>



<p>KADİR YATAĞAN</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kadir-yatagan-dusbaz/">KADİR YATAĞAN / DÜŞBAZ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kadir-yatagan-dusbaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
