<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gebelik Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/gebelik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/gebelik/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 23 Feb 2025 19:53:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>gebelik Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/gebelik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;HAYAT KURTARAN&#8217; AŞI TAVSİYESİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hayat-kurtaran-asi-tavsiyesi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hayat-kurtaran-asi-tavsiyesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:50:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[3.Sayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizli haber]]></category>
		<category><![CDATA[denizli horoz]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikde aşının önemi]]></category>
		<category><![CDATA[horoz]]></category>
		<category><![CDATA[horoz gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[horoz haber]]></category>
		<category><![CDATA[horozgazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[Korona virü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2098</guid>

					<description><![CDATA[<p>Korona virüse yakalanan anne ve anne adaylarıyla ilgili acı haberler gelirken Kızılay Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yıldız Ayhan Tunçay, anne adaylarına aşı çağrısında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hayat-kurtaran-asi-tavsiyesi/">&#8216;HAYAT KURTARAN&#8217; AŞI TAVSİYESİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Korona virüse yakalanan anne ve anne adaylarıyla ilgili acı haberler gelirken Kızılay Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yıldız Ayhan Tunçay, anne adaylarına aşı çağrısında bulundu.</p>
<p>Korona virüse karşı tüm dünya aşı politikalarını sıkılaştırırken aşıya karşı en çok hassasiyet gösteren hamile kadınlar ve emziren anneler için aşı Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yıldız Ayhan Tunçay, “Aşı olun” çağrısında bulundu.Op. Dr. Yıldız Ayhan Tunçay, tüm dünyada ve Türkiye&#8217;de son haftalarda Covid 19&#8217;a yakalanan anne adaylarının sayısının arttığına dikkat çekti. Tunçay, Delta varyantının bulaştırıcılığının yüksek olmasının yanı sıra korku nedeniyle aşılanma düzeylerinin düşük olmasının bu artıştan sorumlu olduğunu vurguladı. Tunçay, “Aşı, gebe kalmayı planlayanlara, gebelere ve emziren annelere Covid-19 risklerine karşı korunmanın en iyi yolu” dedi.</p>
<p>GEBELİĞİN HER DÖNEMİNDE AŞI YAPTIRILABİLİR</p>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yıldız Ayhan Tunçay, dünyada gebelik dönemlerinde yapılan aşılama çalışmalarını örnek gösterdi. Tunçay, “Gebelikte aşılama bazı ülkelerde 12 hafta sonrasında yapılmaktadır. ABD&#8217;de yayınlanan bir araştırma raporunda 20 haftadan küçük 2 bin 500 gebe aşılandığı, düşük oranın artmadığı bildirilmiştir. Bunun üzerine ABD&#8217;de gebeliğin herhangi bir döneminde de yapılmaya başlanmıştır. İngiltere&#8217;de aşılanma sonrası gebelik planlarının ertelenmesine gerek olmadığı bildirilmiştir. Bir gebede oluşan antikorların plasentayı geçerek bebeğin bağışıklığına da yardımcı olması muhtemeldir” diye konuştu. Tunçay, emziren annelerin aşılanma sonrası emzirmeye devam edebileceğini belirtirken tüp bebek tedavisi sırasında Covid-19 aşısı yapılabileceğini ve aşılamalarından sonra gelişen yan etkilerin gebe olmayanlardan farklı olmadığına dikkat çekti.Op. Dr. Yıldız Ayhan Tunçay, aşı takvimini tamamlamanın ciddi hastalıkları, hastane yatışlarını ve ölümü önlediğini belirtirken bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler içinde maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat etmesi gerektiğini hatırlattı.</p>
<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hayat-kurtaran-asi-tavsiyesi/">&#8216;HAYAT KURTARAN&#8217; AŞI TAVSİYESİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hayat-kurtaran-asi-tavsiyesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;GEBELİKTE İYOT EKSİKLİĞİ ZEKA GERİLİĞİNE SEBEP OLABİLİR&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/gebelikte-iyot-eksikligi-zeka-geriligine-sebep-olabilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/gebelikte-iyot-eksikligi-zeka-geriligine-sebep-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jun 2022 09:49:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[iyot]]></category>
		<category><![CDATA[zeka geriliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=22539</guid>

					<description><![CDATA[<p>İyot eksikliğinin gebelerde düşük tehlikesi oluşturabileceğini söyleyen Acıbadem Kayseri Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Muharrem İngeç, “İyot vücut için önemli bir elementtir. Özellikle tiroid hormonları üretimi açısından önemlidir. İyot eksikliği tiroid bezinin yavaş çalışmasına neden olur ve özellikle de guatr hastalığına yol açar. Endemik bölgelerde iyot eksikliğine bağlı guatr görülme sıklığı çok fazladır. Bununla birlikte [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/gebelikte-iyot-eksikligi-zeka-geriligine-sebep-olabilir/">&#8216;GEBELİKTE İYOT EKSİKLİĞİ ZEKA GERİLİĞİNE SEBEP OLABİLİR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İyot eksikliğinin gebelerde düşük tehlikesi oluşturabileceğini söyleyen Acıbadem Kayseri Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Muharrem İngeç, “İyot vücut için önemli bir elementtir. Özellikle tiroid hormonları üretimi açısından önemlidir. İyot eksikliği tiroid bezinin yavaş çalışmasına neden olur ve özellikle de guatr hastalığına yol açar. Endemik bölgelerde iyot eksikliğine bağlı guatr görülme sıklığı çok fazladır. Bununla birlikte de miksödem hastalığı dediğimiz duruma neden olabilir. Yine bunun kalp üzerinde etkileri, kilo alımına etkileri, saç dökülmesi, kabızlık, mental olarak düşünce gücünde yavaşlama hatta çocukluk çağında kritisizm denilen tabloya neden olabilir. Gebelerde de özellikle düşük ağırlıklı doğum oluşması, düşük tehdidi kretinizm ve bebekte zeka geriliği gibi durumlara neden olabilir” diye konuştu.</p>



<p>“GUATR VE HİPOTİROİDE YOL AÇABİLİR”</p>



<p>Dr. İngeç, iyot eksikliğine bağlı hastalıklarda kadın ve çocuk popülasyonunda riskin daha fazla olduğunu belirterek, “İyot eksikliğinde özellikle yavaş ve orta düzeyde bir eksiklik oluştuğu zaman tiroid bezinde guatr yani bezin büyümesi şeklinde bulgu görülebilir. Daha ileri evrelerde hipotiroidiye neden olabilir. Bu da kilo alımına, saç dökülmesine, ciltte kuruluğa, tırnak bozukluklarına, kabızlığa yol açar. Öğrenme güçlüğü bir başka sorun olarak gelişebilir. Kadınlarda menstural bozukluğu da görülebilir. Genel itibari ile iyot eksikliği bunlara neden olabilir” dedi.</p>



<p>“GEBE VE ÇOCUKLARIN İYOT ALMASI GEREKİR”</p>



<p>Kadınların özellikle gebelerin risk faktörü daha yüksek gruba girdiğine değinen Dr. İngeç, gebelik çağında iyot eksikliğinin, tiroid bezinin daha yavaş çalışmasına neden olabileceği, bunun da gebelikle ilgili komplikasyonlara, bebekte zeka geriliğine, doğumdan sonra bebekle ilgili komplikasyonlara da neden olabileceğini dile getirdi. Bunun için özellikle gebelik döneminde iyot alımına dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Dr. İngeç, “Gebelikte belli miktarda iyot alınması gerekir. Hatta çocukların da belli miktarda alması gerekir. Tabi ki çocukluk dönemindeki ihtiyaçlar farklıdır. Gebelikte özellikle günlük 250 mikrogram alınmasını öneriyoruz. 12 yaş altında 100 mikrogram bandında, 12 yaş üstünde de 150 mikrogram bandında iyot alınmasında yarar var. Erkeklere göre kadın ve çocuk popülasyonu daha fazla risk altındadır” diye konuştu.</p>



<p>“İYOT EKSİKLİĞİ YAŞANAN COĞRAFYAYA DA BAĞLI”</p>



<p>Dr. İngeç, günlük iyot miktarını, sofra tuzundan aldığımızdan bahsederek, “Bakanlığın da uzun zamandır bu konudaki çalışmalarından dolayı genelde tuzların hepsi hemen hemen artık iyotlu tuz şeklinde. Günlük gereken iyot miktarının büyük bir kısmını tuzlarla birlikte alabiliyoruz ama beraberinde de bazı besinsel unsurlar var. Özellikle yoğurt, süt, peynir gibi yiyeceklerde iyot miktarı fazla. Bezelye gibi bazı yeşil sebzelerde fazla ve özellikle balık çok önemli burada. Balık tüketimini arttırmak gerekir çünkü iyotun çok büyük kaynağı denizde ve deniz ürünlerinde. Karides gibi, balık gibi deniz ürünlerinin de bu sebepten tüketilmesi gerekir” dedi.</p>



<p>“KARADENİZ BÖLGESİ&#8217;NDE İYOT EKSİKLİĞİ DAHA FAZLA”</p>



<p>Coğrafi bölgenin de iyot ihtiyacıyla ilgisine açıklık getiren Dr. İngeç, “Özellikle denize yakın bölgelerde iyot miktarı fazla olduğu için, eksikliği nadir görülür ama yağışın ve erozyonun çok olduğu, topraktan iyotun kayıp olduğu bölgelerde guatr ve iyot eksikliği daha çok görülür. Bunlar endemik bölgelerdir. Dünyada böyle olan bazı bölgeler var ama Türkiye&#8217;de daha sıklıkla Karadeniz Bölgesi&#8217;nde görüyoruz. Bunun da nedeni aslında kuraklık değil, yağışın çok olması ve bazı tüketilen yiyeceklerden özellikle kara lahanadan dolayı olur. Çünkü iyotu tutan bir yiyecektir ve iyotun tiroid dokusuna bağlanmasını engelleyici özelliği vardır. Bundan dolayı Karadeniz Bölgesi&#8217;nde daha sıklıkla görmekteyiz” diye konuştu.</p>



<p>“İYOTA BAĞLI ZEKA GERİLİKLERİ TEDAVİ EDİLEBİLİR”</p>



<p>İyot eksikliğinden kaynaklı zeka geriliklerinin tedavi edilebilir zeka geriliklerinde ilk sırada olduğunu ve bulgular halinde hemen hekime başvurulması gerektiğini söyleyen Dr. İngeç, “İyot eksikliğinden kaynaklı zeka gerilikleri, düzeltilebilir zeka gerilikleri sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Bu nedenden dolayı eğer gebelik döneminde bu konuda herhangi bir hipotiroid gibi bir tablo düşünürsek, bunu önleyebiliriz. Bunun için gebelere önerimiz, bu dönemde tiroid hormonlarına baktırmalarıdır. Diğer popülasyonlarda ise özellikle guatrla alakalı, eğer boyunda ele gelen bir şişlik, herhangi bir baskı hissi ya da nefes darlığı tarzı guatrın büyümesini düşündürücü bulgular varsa hiç beklemeden bize ulaşmalarını tavsiye ediyoruz” dedi. </p>



<p>HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/gebelikte-iyot-eksikligi-zeka-geriligine-sebep-olabilir/">&#8216;GEBELİKTE İYOT EKSİKLİĞİ ZEKA GERİLİĞİNE SEBEP OLABİLİR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/gebelikte-iyot-eksikligi-zeka-geriligine-sebep-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMAN DOKTOR ANNE ADAYLARINI UYARDI!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzman-doktor-anne-adaylarini-uyardi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzman-doktor-anne-adaylarini-uyardi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Apr 2022 12:05:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[hakan çoksüer]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hasta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=18341</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Hakan Çoksüer, kronik hastası olan veya bebek gelişimi ilk 3 altın kural sürecinde olanların oruç tutmamasını önerdi. Gebeliğin üç evresi olduğunu aktaran Prof. Dr. Çoksüer, “Biri ilk üç ayında bebeklerin organlarının geliştiği dönem. Bizim için en önemli dönemlerden bir tanesi. Gebeliğin ikinci üç aylık dönemi yani üç ayla altı aylık süreç ve bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzman-doktor-anne-adaylarini-uyardi/">UZMAN DOKTOR ANNE ADAYLARINI UYARDI!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Prof. Dr. Hakan Çoksüer, kronik hastası olan veya bebek gelişimi ilk 3 altın kural sürecinde olanların oruç tutmamasını önerdi. Gebeliğin üç evresi olduğunu aktaran Prof. Dr. Çoksüer, “Biri ilk üç ayında bebeklerin organlarının geliştiği dönem. Bizim için en önemli dönemlerden bir tanesi. Gebeliğin ikinci üç aylık dönemi yani üç ayla altı aylık süreç ve bir de üçüncü aylık dönemi, bu da altı ay ile dokuz aylık süreçlerdir. İlk üç ayından gebeliğin organ gelişiminin olduğu safhalarda bizim için beslenmek çok önemli ve gebeliğin gelişimi açısından çok önemli. Burada gebeler şu soruyu soruyor: &#8216;Acaba oruç tutabilir miyim?&#8217; Eğer gebelik psikoloji dahi olsa çocuğun olumsuz etkileneceğini düşünüyorsa oruç tutmayabilirler. Ama eğer çok aşırı derecede baş dönmesi oluyorsa, aşırı derece susuz oluyorsa o zaman bu hastalar tutmasınlar diyoruz. Özellikle kalp, tansiyon, şeker problemi olanlar, devamlı ilaç kullanımı veya bebeğinde gelişim geriliği olan hastalarda oruç tutmamalarını öneririz. Aksi takdirde eğer herhangi bir sıkıntısı, sistematik hastalığı yoksa oruç tutabilirler. Gebeler tutarlarsa da aralıklı tutmalarını öneriyoruz” dedi. Glasemi indeksi yüksek olan şireli tatlılara dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Çoksüer, şeker ihtiyacının meyvelerle karşılanması gerektiğini kaydetti. Çoksüer, “Tabii burada beslenme olayı da çok önemli. Biz biliyoruz ki, glasemi indeksi yüksek olan gıdalardan uzak durmak lazım. Özellikle çok aşırı şireli tatlılardan, aşırı şeker tüketiminden uzak durmak lazım. İnsülin direncine neden olarak aynı zamanda gebeliğin fizyolojisini bozabilmekte. Şeker ihtiyacını da karşılamak isterse meyve sezonluk meyve tüketmelerini öneririm” ifadelerinde bulundu.</p>



<p><br>BOL SU TÜKETİMİNE DİKKAT EDİLMELİ</p>



<p><br>Ayrıca gebe hastaların su tüketiminin bol yapılması gerektiğini vurgulayan Çoksüer, “Sıvı tüketiminde kola ve su ihtiyacını artırıcı besinlerden kaçınılma. O yüzden iftarda mümkün olduğu kadar daha hafif gıdalar tüketmelerini öneriyoruz. Tahıllı gıdalar tüketmelerini öneriyoruz. Salam, sosis, sucuk gibi gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Aşırı tuz tüketimi sağlayan çok tuzlu peynir gibi şeylerden uzak durmak lazım. Oruç tuttuğun zaman çok susuz kalabilirler. Tabii susuz kaldığı zaman hem böbrekler annenin böbreklerinin zarar görmesi ve aynı zamanda bebeğin suyunun azalmasına neden olabilir. O yüzden bol su içmelerini öneriyoruz. Özellikle tutuyorlarsa iftarda mümkün olduğu kadar sıvı tüketimi çok fazla yapmalarını öneriyoruz. Özellikle çorba türü şeyler. Ama mutlaka çay, kahve veya kola gibi gıdalardan uzak durmalarını öneriyoruz. Çünkü burada özellikle kola tüketiminden uzak durmak lazım. Bunların özellikle insülin direnci üzerinde olumsuz etkileri olabilmektedir. İşlenmiş gıdalardan özellikle uzak durmaları gerekiyor. İşlenmiş gıdalarda bebek sağlığı açısından hem de anne sağlığı açısından sıkıntılı olabilmektedir. Sahurda da aynı şekilde mümkün olduğu kadar sıvı tüketimine çok önem vermek lazım. Beslenme biçimi de mümkün olduğu kadar çok susuz kalmayı arttıran gıdalardan uzak durmak gerekiyor” şeklinde konuştu. </p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzman-doktor-anne-adaylarini-uyardi/">UZMAN DOKTOR ANNE ADAYLARINI UYARDI!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzman-doktor-anne-adaylarini-uyardi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANINDAN HAMİLELER İÇİN ORUÇ UYARISI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-hamileler-icin-oruc-uyarisi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-hamileler-icin-oruc-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2022 12:25:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[ömer demirtş]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=17803</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anne olmak için gün sayan birçok kadın, her yıl ramazan ayında oruç tutup tutmama konusunda birtakım belirsizlikler yaşıyor. Anne adaylarının kendi sağlığı ve bebeklerin sağlığını korumaları için uzun süre aç ve susuz kalmamaları gerektiği biliniyor. Peki ramazan ayında hamilelerin oruç tutması konusunda uzmanlar ne öneriyor? Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-hamileler-icin-oruc-uyarisi/">UZMANINDAN HAMİLELER İÇİN ORUÇ UYARISI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Anne olmak için gün sayan birçok kadın, her yıl ramazan ayında oruç tutup tutmama konusunda birtakım belirsizlikler yaşıyor. Anne adaylarının kendi sağlığı ve bebeklerin sağlığını korumaları için uzun süre aç ve susuz kalmamaları gerektiği biliniyor. Peki ramazan ayında hamilelerin oruç tutması konusunda uzmanlar ne öneriyor? Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ömer Demirtaş, “Hamilelerin oruç tutmasıyla alakalı çok fazla tartışma var. Bu zamana kadar bu konuyla ilgili yapılan çalışmalar ve deneyimlerimiz hamilelerin oruç tutmasıyla alakalı anormal bir şeye işaret etmiyor. Kendi takibini yaptığım anne adayları arasında belirlediğimiz şartlar altında oruç tutanlarda şimdiye kadar bir problem yaşamadık. Hamilelerin oruç tutması için gittikleri hekimlerin onlar için bazı çerçeveleri koyup ondan sonra yola devam etmesinde fayda var” dedi.</p>



<p><br>“GEBELİĞİN İLK VE SON DÖNEMLERİ ORUCU ÖNERMİYORUZ”</p>



<p><br>Gebelikte ilk aylar veya son ayların oruç tutma konusunda riskli durumlar oluşturup, oluşturmadığı noktasına değinen, Doç. Dr. Ömer Demirtaş, “Hamileliğin ilk dönemleri bizim için kayıpların en sık olduğu dönemlerdir. Son dönemleri de doğuma yaklaşıldığı için anne adaylarının zorlanmasını tavsiye etmiyoruz. İlk 8 ile 12’nci haftalarda kendilerini zorlamamaları, kendilerini uzun saatler aç ve susuz bırakmamaları gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>



<p><br>“UZUN SAATLER SUSUZ KALMAK KASILMALARI BAŞLATABILIR”</p>



<p><br>Yüksek riskli hamileliklerde oruç tutmanın problem oluşturabileceğini ve bu kategoride yer alan hamilelere orucu önermediğini aktaran Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ömer Demirtaş normal hamilelik geçirenlerin de oruç tutmadan önce beslenme şekilleriyle alakalı doktorlarına danışmaları gerektiğinin altını çizdi. Doç. Dr. Demirtaş, “Uzun saatler bir şey yemediğimiz zaman vücudun yapı taşları bunu karşılayabilir ama susuz kalmak hamilelerde kasılmaları başlatabilir, anne adaylarında erken dönemde kasılmaların başlamasını arzu etmeyiz. Oruç oldukları saatler içerisinde çok fazla susuz kalmamaları için sahur döneminde en az 1,5 &#8211; 2 litre su tüketmeliler. Fazla su tüketimi vücuttaki sıvı dengesini de çok iyi sağlayacaktır. En az 1,5 ile 2 litre suyu iftar ile sahur arasında alınmış olmak zorundadır. Mutlaka ve mutlaka sahura yapmalarını öneriyorum. Sahur yapmadan oruç tutmak hem bebeğin gelişimine hem de annenin mevcut sağlık durumunu olumsuz etkileyecektir” dedi.</p>



<p><br>Editör: Fatma HAYTAN / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-hamileler-icin-oruc-uyarisi/">UZMANINDAN HAMİLELER İÇİN ORUÇ UYARISI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-hamileler-icin-oruc-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇİKOLATA KİSTİ GEBELİĞE ENGEL Mİ?</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/cikolata-kisti-gebelige-engel-mi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/cikolata-kisti-gebelige-engel-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2022 12:55:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın & Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[çikolata kisti]]></category>
		<category><![CDATA[endometriozis]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[kist]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=16544</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında çikolata kisti olarak bilinen ve her 10 kadından birini etkileyen Endometriozis, rahim içinde yer alan dokunun rahim dışına yerleşmesiyle oluşuyor. Mevcut dokuların büyüyerek kist haline geldiği bu durum ise kimi zaman hamile kalamama problemi ile kendini gösteriyor. Şiddetli ağrıların günlük yaşamı olumsuz etkilediği ve çikolata kistine sahip olan anne adaylarının çoğu zaman doğal [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cikolata-kisti-gebelige-engel-mi/">ÇİKOLATA KİSTİ GEBELİĞE ENGEL Mİ?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Halk arasında çikolata kisti olarak bilinen ve her 10 kadından birini etkileyen Endometriozis, rahim içinde yer alan dokunun rahim dışına yerleşmesiyle oluşuyor. Mevcut dokuların büyüyerek kist haline geldiği bu durum ise kimi zaman hamile kalamama problemi ile kendini gösteriyor. Şiddetli ağrıların günlük yaşamı olumsuz etkilediği ve çikolata kistine sahip olan anne adaylarının çoğu zaman doğal yolla gebe kalmalarına engel olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yücel Karaman, her çikolata kistinin kısırlık yapmadığını ancak ileri evre çikolata kistlerinin kadınları doğal yollarla hamile kalmayı zorlaştırdığının altını çizdi.&nbsp;Kadınlarda sıkça rastlanan Endometriozisin (Çikolata Kisti), neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmemekle birlikte genetik faktörler belirleyici unsur olarak önemli bir rol üstleniyor. Belirtileri ise çoğu zaman regl semptomlarına benzetildiği için birçok kadın, kendisinde çikolata kisti olduğunu fark edemiyor. Çikolata kistinin kuvvetli ağrıya neden olduğunu bu ağrıların genellikle kasık ve bel bölgesini etkilediğini belirten&nbsp;Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yücel Karaman, “Endometriozis döllenmiş yumurtanın rahme tutunmasını zorlaştırdığından dolayı, gebe kalma durumunu azaltır ve tedavi edilmediğinde ise sinsice ilerler. Boyutu 4 cm’in üzerine çıkan kistler belli durumlarda ameliyat ile alınabilir. Bu konuda uzman bir hekime başvurularak tedaviye başlanması gerekmektedir” dedi.</p>



<p>HER ÇİKOLATA KİSTİ KISIRLIK YAPMAZ</p>



<p>Kronik bir hastalık olan çikolata kistinin rahmin iç tarafını kaplayan astar dokunun yumurtalıklarda, karın boşluğunda, karın içi zarlarda, tüplerde veya rahmi tutan bağlarda gelişmesiyle ortaya çıktığını dile getiren Prof. Dr. Yücel Karaman, “Endometrioma (Çikolata Kisti) hastalarında temel problem, her adet döneminde çikolata kistinin yerleştiği yerlerde kanamanın olmasıdır. Çünkü kist yumurtalığa yerleşirse bu durum fallop tüplerini de etkileyerek doğal yolla üreme şansını büyük oranda düşürür. Yumurtalıkta oluşan tüpler aynı şekilde yumurta hücre rezervini de önemli ölçüde azaltır. Her çikolata kisti için kısırlık yapar diyemesek de infertilite olan kadınların yüzde 40’ında çikolata kisti olduğunu söyleyebiliriz. Ancak ileri evre bir kistten bahsediyorsak bunu kısırlıkla ilişkilendirmek mümkündür” dedi.</p>



<p>UYGULANAN TEDAVİLER HAMİLELİK ŞANSINI ARTIRIYOR</p>



<p><br>Üreme çağındaki kadınları etkileyen bu hastalığın yumurtalıkların işlevinin bozulmasında belirleyici olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Yücel Karaman, “Çikolata kistleri, yumurtalıklar içindeki sağlam dokuyu azaltabiliyor bu durum ise karın içindeki dokularda yapışıklığa yol açıyor. Mevcut üreme sisteminin anatomik yapısı bozulduğundan organlar işlevlerini doğru şekilde yerine getiremiyor ve hamile kalma şansı düşüyor. Gebe kalmayı düşünen kadınlarda tedavi yaklaşımı daha farklı oluyor. Genellikle ilaç, laparoskopik yöntemlerle kapalı çikolata kisti ameliyatı gibi tedaviler uygulanıyor. Ancak, Endometrioma (Çikolata Kisti) hastalarında laparoskopik tedavi düşünülmeden önce mutlaka over rezervi açısından değerlendirilmeli, gerekirse yumurta veya embriyo dondurma seçenekleri düşünülmelidir” diye belirtti.</p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cikolata-kisti-gebelige-engel-mi/">ÇİKOLATA KİSTİ GEBELİĞE ENGEL Mİ?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/cikolata-kisti-gebelige-engel-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANLAR UYARDI: AŞIRI KİLO GEBELİĞE ENGEL</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-uyardi-asiri-kilo-gebelige-engel/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-uyardi-asiri-kilo-gebelige-engel/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2022 14:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[kadındiet]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=14477</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşırı kilonun gebeliğe engel olabildiği için ilk önce kilodan başlanılması gerektiği önerisinde bulunan Op. Dr. Özel, “Kilo, hormonal dengeyi bozarak düzensiz adet görmeye ve dolayısıyla gebe kalmayı engelleyebiliyor. Dolayısıyla hiçbir tedaviye başlamadan önce mevcut kilosunun yüzde 10&#8217;unu verecek olursa kendinden gebe kalma şansı çok artmış oluyor. Diyetisyenden destek almasını mantıklı olacağını düşünüyorum. Sonuç itibariyle spor, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-uyardi-asiri-kilo-gebelige-engel/">UZMANLAR UYARDI: AŞIRI KİLO GEBELİĞE ENGEL</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="768" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/83382_aw560656-03-ozel-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-14480" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/83382_aw560656-03-ozel-1024x768.jpg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/83382_aw560656-03-ozel-300x225.jpg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/83382_aw560656-03-ozel-768x576.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/83382_aw560656-03-ozel.jpg 1067w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Aşırı kilonun gebeliğe engel olabildiği için ilk önce kilodan başlanılması gerektiği önerisinde bulunan Op. Dr. Özel, “Kilo, hormonal dengeyi bozarak düzensiz adet görmeye ve dolayısıyla gebe kalmayı engelleyebiliyor. Dolayısıyla hiçbir tedaviye başlamadan önce mevcut kilosunun yüzde 10&#8217;unu verecek olursa kendinden gebe kalma şansı çok artmış oluyor. Diyetisyenden destek almasını mantıklı olacağını düşünüyorum. Sonuç itibariyle spor, beslenme eşitlikleri özellikle son zamanlarda Türkiye&#8217;de ve dünyada fastfood karbonhidrat ağırlıklı beslenme, düzensiz beslenme gibi şeylerle aşırı kilo alma artmaya başladı. Beslenmesine dikkat ederek sporla birlikte ve diyetisyen desteğiyle beraber bu işi çok rahatlıkla çözebiliyorlar. Kiloyla beraber hormonal denge değişiyor. Hem yumurta kalitesini düşürüyor hem de yumurtaların gelişmesini engelliyor. İstediğimiz boyutta yumurta oluşamıyor. Adet düzensizlikleri başlıyor ve dolayısıyla gebe kalmayı engelliyor. Özellikle iri bebek olsun diye ailenin ha bire yeme, içme alışkanlıkları değişiyor. Bebeğim tombul olsun, bebeğim gelişsin diye önüne gelen her şeyi yiyorlar. Biz buna karşıyız. Normal koşullarda gebelik boyunca düzenli ve dengeli beslenme. Özelikle karbonhidrattan daha fakir protein ağırlıklı beslenmeyi tercih ediyoruz. Kilo arttıkça maalesef düşük riski artabiliyor” diye konuştu.Memorial Dicle Hastanesinde görevli Diyetisyen Berçem Gülçek ise, gebelik sürecinde özelikle planlanan gebeliklerde gebelik öncesi vitamin, mineral ve demir depolarının yeterli olabilmesi adına gebelikten üç ay kadar önce düzenli ve dengeli bir beslenme düzenine geçilmesini tercih ettiklerini kaydetti.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="768" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/4334_aw560656-02-ozel-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-14481" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/4334_aw560656-02-ozel-1024x768.jpg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/4334_aw560656-02-ozel-300x225.jpg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/4334_aw560656-02-ozel-768x576.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/4334_aw560656-02-ozel.jpg 1067w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Bu süreçte anne adayının mutlaka bir uzman yardımıyla ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir beslenme düzeni oluşturması gerektiğini ifade eden Gülçek, sözlerini şöyle sürdürdü:“Beden kitle endeksimiz 30&#8217;un üzerinde olan anne adaylarımız için ideal kilo aralığına inebilmesi gebelik sürecinde oluşabilecek kardiyovasküler hastalık, hipertansiyon, gestasyonel diyabet risk faktörlerini oldukça indirgemekte. Oldu da planlanmadan oluşan bir gebelikle karşı karşıya kaldıysak eğer gebeliğin ilk üç aylık döneminde annemizin kilo kaybı yine bir uzman yardımı olmak şartıyla indirgenebilmekte. Bu konuda mutlaka annenin ihtiyaçlarını karşılanabileceği bebeğin büyüme ve gelişmesini sağlanabileceği şekilde oluşmuş bir beslenme planına ihtiyacımız var. Fazla kilosu olan annelerimiz için kilo kaybı ile ideal kilo aralığında olan annelerimiz için ise sabit kilo ile ilk üç aylık dönemin devam etmesine, ikinci üç aylık dönemde ise 1-1,5 kilo, son üç aylık dönemde ise aylık 2-2,5 kiloluk kilo artışını hedeflemekteyiz.”“Gerekenden fazla kilo artışı, bebeğin büyüme ve gelişimini engelleyici”</p>



<p><br>İlk üç aylık dönemde hedefin tamamen annenin gebeliği daha konforlu geçirebilmesi adına oluşturulacak bir beslenme olduğunu aktaran Gülçek, “İkinci üç aylık dönemde bebeğin artan vitamin ve mineral ihtiyaçlarını dikkate alarak oluşturulacak bir beslenme düzeni. Son üç aylık dönemde ise omega3, omega6 ihtiyaçlarının arttığını dikkate alarak oluşturulacak bir beslenme düzeniyle devam etmekteyiz. Sadece gebelik sürecinde değil, gebelik sonrasında öyle umuyoruz ki emzirme sürecinde annenin depolarının yeterli duruma gelebilmesini hedefliyoruz. Bu süreç içinde yine annemizden olabildiğince bizim belirlediğimiz bir beslenme düzeniyle devam etmesini, artı bir kilo almasını ne bebeğe, ne anneye bir katkı sağlamadığının farkında olmasını istiyoruz. Aksine olması gerekenden fazla kilo artışı, bebeğin büyüme ve gelişimine engelleyici, düşük ya da yüksek kilolu bir bebeğe veya prematüre bir doğuma neden olabileceğinin farkında olmalıyız ki, bu süreç sadece gebelik sürecindeki 9 aylık değil, sonrasındaki süreçte de bebeğin zihinsel gelişimine çok ciddi etkiler oluşturuyor” şeklinde konuştu. </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-uyardi-asiri-kilo-gebelige-engel/">UZMANLAR UYARDI: AŞIRI KİLO GEBELİĞE ENGEL</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-uyardi-asiri-kilo-gebelige-engel/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title> GEBELİK DEPRESYONU BELİRTİLERİNE DİKKAT!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/gebelik-depresyonu-belirtilerine-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/gebelik-depresyonu-belirtilerine-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2022 06:41:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın & Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[anne çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[dilek sarıkaya]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=8717</guid>

					<description><![CDATA[<p> RUHSAL HASTALIKLAR ANNE-BEBEK İLİŞKİSİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR  Gebeliğin kadınların yaşamında doğal bir süreç olduğunu belirten Dr. Dilek Sarıkaya, “Gebelik aynı zamanda önemli psiko-sosyal değişikliklerin olduğu stres ve kaygıya neden olabilecek birçok nedenle karşılaşma riskinin yüksek olduğu bir süreçtir. Bazı olgularda gebelik döneminde psikiyatrik belirtiler ilk kez ortaya çıkabilirken, bazılarında ise var olan psikiyatik belirtilerde artış görülebilir. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/gebelik-depresyonu-belirtilerine-dikkat/"> GEBELİK DEPRESYONU BELİRTİLERİNE DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong> RUHSAL HASTALIKLAR ANNE-BEBEK İLİŞKİSİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR</strong></p>



<p><br> Gebeliğin kadınların yaşamında doğal bir süreç olduğunu belirten Dr. Dilek Sarıkaya, “Gebelik aynı zamanda önemli psiko-sosyal değişikliklerin olduğu stres ve kaygıya neden olabilecek birçok nedenle karşılaşma riskinin yüksek olduğu bir süreçtir. Bazı olgularda gebelik döneminde psikiyatrik belirtiler ilk kez ortaya çıkabilirken, bazılarında ise var olan psikiyatik belirtilerde artış görülebilir. Anne adayının ruhsal hastalığının tedavi edilmemesi anne-bebek sağlığı ve ilişkisini olumsuz etkiliyor. Bu sebeple gebelik ve doğum sonrası dönemde ruhsal hastalıkların erken tanı ve tedavisinin oldukça önemli olduğunu söylemekte fayda var.” dedi.</p>



<p><br><strong> HER 10 GEBEDEN BİRİNDE DEPRESYON GÖRÜLEBİLİYOR</strong></p>



<p><br> Gebelik döneminde en sık depresyon ve anksiyete bozuklukları görüldüğünü vurgulayan Dr. Dilek Sarıkaya, “Depresyon her 10 gebeden birinde görülebiliyor. Gebelik döneminde görülen anksiyete bozuklukları arasında en yaygın olarak bildirileni ise yüzde 8.5 &#8211; 10.5 yaygınlık oranı ile yaygın anksiyete bozukluğudur. Doğum sonrası dönemde ise doğum sonrası hüznü (postpartum blues), yeni doğum yapmış̧ kadınların yüzde 50 &#8211; 85<code>inin deneyimlediği bir durumdur. Doğum sonrası depresyon yüzde 50’lere varan oranlarda görülebiliyor. Doğum sonrası psikoz ise doğumdan sonraki ilk birkaç̧ hafta içerisinde ortaya çıkan ve her 1000 yeni doğum yapan annenin 1-2</code>sinde görülebilen oldukça ciddi ve acil müdahale gerektiren bir ruhsal bozukluktur.” ifadelerini kullandı.</p>



<p><br><strong> GEBELİK DEBRESYONU CİDDİ SONUÇLAR DOĞURABİLİYOR</strong></p>



<p><br> Gebelik depresyonunun sosyal ve mesleki işlevlerle birlikte yaşam kalitesinde belirgin bozulmaya yol açtığına dikkat çeken Dr. Dilek Sarıkaya, “Bu depresyon türü mutsuzluk, yaşamdan keyif alamama, halsizlik, isteksizlik, ümitsizlik, suçluluk, değersizlik düşünceleri, uyku ve iştah değişiklikleri, dikkat ve konsantrasyonda bozulma, ölüm isteği ve intihar düşünceleri gibi belirtilerle gidebilen ciddi bir klinik tablodur. Hem anneyi hem de fetüsü olumsuz etkiliyor. Gebelik depresyonunun bebekte düşük doğum ağırlığına, fetal ölüme, erken doğuma ya da bebeğin anne karnında gelişim geriliğine yol açabildiği belirtiliyor. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmeli.” diye konuştu. </p>



<p><br><strong> TEDAVİ SÜRECİNE HASTA YAKINLARI DA DAHİL OLMALI</strong></p>



<p><br> Gebelik dönemi depresyonunun tedavisinde ilaç ve ilaç dışı çeşitli tedavi seçeneklerinin uygulanabildiğini belirten Dr. Dilek Sarıkaya, “Öncelikle depresyonu tetikleyebilecek stres faktörlerinin tespiti ve ortamdan uzaklaştırılması, destekleyici psikososyal müdahalelerin yapılması oldukça önemli. Tedavi sürecine mutlaka hastanın yakınları da dahil edilmelidir. Hafif ve orta şiddetli depresyonda bilişsel davranışçı terapi, kişilerarası psikoterapi veya ilaç tedavileri, ağır şiddetli depresyonda ise ilaç tedavisi, transkraniyal manyetik uyarım tedavisi (TMU) ve gerekirse hastane yatışı ve elektrokonvülsif tedavi (EKT) düşünülebilir. Gebelikte ilaç tedavileri konusunda kar-zarar analizi yapılması ve depresyonun şiddetinin, gebeye ve fetüse olası risklerin göz önünde bulundurulması, tedaviye hasta ve yakınları ile birlikte karar verilmesi büyük önem taşıyor.” dedi. </p>



<p>Editör : Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/gebelik-depresyonu-belirtilerine-dikkat/"> GEBELİK DEPRESYONU BELİRTİLERİNE DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/gebelik-depresyonu-belirtilerine-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
