DOLAR 13,4803-0.3%
EURO 15,2783-0.27%
ALTIN 798,12-0,28
BITCOIN 4952041,16%
Denizli
-1°

HAFİF KAR YAĞIŞLI

06:46

İMSAK'A KALAN SÜRE

X
PORTAKAL

PORTAKAL

ABONE OL
20/12/2021 16:59
PORTAKAL
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kış mevsiminin kokusu tadı ile vazgeçilmezi portakaldan bahsedeceğim. Portakal ilk olarak 16. Yüzyılda Portekiz’den gelmiştir. Bazı rivayetlere göre de İspanyollar ve Hollandalılar getirmiştir. Türk topraklarına ilk kez Portekiz’den geldiği düşünülmektedir. Portekiz meyvesi anlamında portakal (Portugal) meyvesi denmiş, zaman içinde de sadeleşerek portakala dönüşmüştür. Portakal’ın pomelo ile mandalinanın doğal melezi olduğu sanılmaktadır. Portakal ağaçları genellikle aşılama yöntemi ile çoğaltılır. Tohumdan bir portakal ağacı yetiştirmek istiyorsak, tohumdan yetiştirilen bir portakal ağacının ilk 10-12 yıl veya daha uzun bir süre meyve vermeyeceğini bilmemiz gerekir. Hatta bu ağaç ömrü boyunca meyve vermeyebilir.  50-60 yıl verim ile yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Bazı bakımlı portakal ağaçları 100 yıl veya 100 yıldan fazla yaşayabilir. Portakal bitkisi, Rutaceae familyasına aittir. Çiçekli bir ağaçtır ve olgunluktaki yüksekliği 5 ila 15 m arasında değişebilir. Ne kadar kış meyvesi olsa da çok soğuklar gelişimini engeller. Eğimli alanlarda yetişmeye müsaittir. Ekildiği toprağın tuz miktarı düşük olması gerekir. Yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli iklim olayı, düşük sıcaklıklar (don)’dır. Türlerin düşük sıcaklıklara dayanıklılıkları farklılıklar gösterir. Limon 0°C, portakal -2°C, altıntop -3°C ve mandarin -4°C’nin altında zarar görür. Zararın şiddeti don olayının süresine bağlıdır. Portakal çiçeklenme döneminden yaklaşık 6-12 veya 14 ay sonra olgunlaşır ve 2-3 ay içerisinde aşırı derecede olgunlaşmadan hasat edilebilir. Portakal hasadı için hasat zamanını belirlemek büyük ölçüde çeşide ve bölgeye bağlıdır. Ortalama sağlıklı ve olgun bir portakal ağacı 200-400 adet portakal meyvesi üretir. Ortalama olarak bir ağaç 150 ile 200 kg arasında meyve verebilir. Kışın bence en güzel meyvesi portakal ile mandalinadır. Kokusu bütün evi sarar. Önceden olsa sobanın üstüne koyardık. Yanarken kabuk kokusu bütün evden buram buram yükselirdi. Kışın geldiğini babamızın getirdiği fileden anlardık. Turuncu görünen her şey bana hala kış mevsimini hatırlatır. Bu çocukluğumdan kalan bir şey galiba. Ellerimizin buz tuttuğu kızaran burunlarımıza rağmen hala akşam ezanına kadar sokakta oynama tutkumuzu hiçbir şeye değişmezdik. Bize o ara herhangi bir evin camından uzatılan portakal eşlik ederdi. Ne kadar akşam onu evde yesem de yine de sokakta yediğimin tadını vermezdi. Soğuktan soyamazdık bile. Kabuğunun acısını dilimizde acı bir tat bıraksa da oyunun güzelliği ve arkadaşlarımızın sıcaklığı bizi, içimizi sıcacık ederdi. En çok özlem duyduğum günlere götürür beni şu portakal kasaları. Ne zaman manavda, pazarda görsem hemen duyguyu ağır bir şekilde yaşarım. Özlemim kat kat artar. Mümkün olsa da o gün ki sokaktaki arkadaşlarımla evcilik oynasam keşke. Bilmiyorum galiba bu benim en büyük hayalim. Ne güzel olmaz mı? Burunlarımız kızarır ellerimiz üşür cebimizden çıkardığımız portakal içimizi ısıtır. Ah portakal ah … beni nerelere götürüyorsun. Yazarken bile hala o sokaktayım. Portakal hep orada kal. Hep o sokakta kal. Pazardan gelen herkesin poşetinden, filesinden çıkarıp bize mandalina, portakal vermesinin ayrıcalığı daha başkaydı. Ah çocukluğum ah!
Hey portakal portakal zıpla yüksekte kal
Hey portakal portakal hep çocukluğumda kal …

Salih ÖZTÜRK

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.