<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anne Çocuk Sağlığı ve Gelişimi – Ebeveynlik Rehberleri - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/kategori/magazin-foto-galeri/anne-cocuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/kategori/magazin-foto-galeri/anne-cocuk/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Feb 2025 07:37:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>Anne Çocuk Sağlığı ve Gelişimi – Ebeveynlik Rehberleri - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/kategori/magazin-foto-galeri/anne-cocuk/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuğum neden ders çalışmıyor?</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/cocugum-neden-ders-calismiyor-fotografli-haber/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/cocugum-neden-ders-calismiyor-fotografli-haber/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 07:36:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam ve Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[aile desteği]]></category>
		<category><![CDATA[akademik başarı]]></category>
		<category><![CDATA[ders çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[hedef belirleme]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı okuma teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer planlama]]></category>
		<category><![CDATA[mesleki eğilim testi]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci koçluğu]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci motivasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik öğretmeni]]></category>
		<category><![CDATA[sınav başarısı]]></category>
		<category><![CDATA[stres yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[verimli ders çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[zaman yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=96853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğunuz ders çalışmada isteksiz mi? Sebebini uzmanı açıkladı Eğitim danışmanı Barış Balcı, başarıya giden yolda ilk ve en önemli adımın hedef belirleme olduğunu söyledi. Balcı, hedefi olmayan, kazanmak istediği okulu, yapmak istediği mesleği bilmeyen öğrencilerin okula ve derslere karşı isteksiz olduğunu ifade etti. Eğitim Danışmanı Barış Balcı, “Benim çocuğum ders çalışmak istemiyor”, “Çocuğum okula gitmek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocugum-neden-ders-calismiyor-fotografli-haber/">Çocuğum neden ders çalışmıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="postie-post">
<div></div>
<div>
<p><strong>Çocuğunuz ders çalışmada isteksiz mi? Sebebini uzmanı açıkladı</strong></p>
<p><strong>Eğitim danışmanı Barış Balcı, başarıya giden yolda ilk ve en önemli adımın hedef belirleme olduğunu söyledi. Balcı, hedefi olmayan, kazanmak istediği okulu, yapmak istediği mesleği bilmeyen öğrencilerin okula ve derslere karşı isteksiz olduğunu ifade etti.</strong></p>
<p>Eğitim Danışmanı Barış Balcı, “Benim çocuğum ders çalışmak istemiyor”, “Çocuğum okula gitmek istemiyor?” gibi yakınmaları olan velilere yol gösterecek önemli bir bilgiyi paylaştı. Balcı, kazanmak istediği okulu, yapmak istediği mesleği bilmeyen öğrencilerin okula ve derslere karşı isteksiz olduğunu ifade etti.</p>
<p>Çocukların öğrenim hayatını ve kariyer yolculuğunu bir gemi yolculuğuna benzeten Barış Balcı, “Rotası ve pusulası olmayan bir gemi nasıl ki limana ilerleyemezse, hedefi olmayan, nereye varacağını bilmeyen öğrenci de okula ve derslere odaklanamaz. Beyin; alacağı sonuçları görmediğinde ne yapacağını bilmeden hareket ediyor. Kişinin bir rotaya ve pusulaya ihtiyacı var. Hangi okullara gidecek? Hangi mesleği yapacak? Uğrayacağı limanları belirlemesi, varacağı limanı bilmesi gerekiyor.” dedi.</p>
<p>Öğrencilere ortaokulda mesleki eğilim testi yapılması gerektiğini kaydeden Balcı, velilerin ilkokulda ve ortaokulda sınıf öğretmenleriyle, lisede ise rehber öğretmenlerle görüşüp çocuğunun hangi alanlarda başarılı hangi alanlarda başarısız olduğunun, yeteneklerinin öğrenilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:</p>
<p><strong>Sınıf öğretmenlerinin fikri alınmalı</strong></p>
<p>“Mesleki eğilim belirlemede özellikle sınıf öğretmenlerinin çok etkili olduğunu düşünüyorum. Çünkü anneden sonra çocukla en çok zaman geçiren kişi sınıf öğretmeni. Hangi çocuk rakamlarda daha iyi, hangisi kelimelerde daha iyi, hangisinin ifade gücü ve özgüveni fazla, hangisi daha sosyal, bunları en iyi öğretmeni bilir.</p>
<p><strong>Öğrencilere mesleki eğilim testi yapılmalı</strong></p>
<p>Öğrencinin hangi konularda iyi, hangi konularda zayıf olduğu tespit edilmeli.  Hangi alanlardaki mesleklere daha yatkın, hangi meslekler onun için ideal değil. Bununla ilgili ortaokul çağındaki, hatta lisedeki çocuklara mesleki eğitim testi yapılması gerekiyor.</p>
<p>İşinde mesleğinde başarılı, işini severek yapan meslek sahipleriyle tanışmak da öğrenci için çok ilham verici oluyor. Seçtiği alanla ilgili iş yapan birileriyle tanıştığında kendini onun yerine koyabiliyor.</p>
<p>Ben de bireysel danışmanlık yaptığım öğrencilerime mesleki eğitim testi yaptırıyorum. Gelecek hayaliniz nedir? 10 yıl, 15 yıl sonra 25 yaşındayken kendinizi nerede görüyorsunuz? Ben öğrencilere bunu hayal ettiriyorum. Çünkü insanı hayali harekete geçirir. Kendi içinde o hayali ideal bulamadığında öteleme, erteleme yoluna gider. Görev ve sorumluluklarını iyi yerine getiremez.  Bu da aldığı sonuçları, okul başarısını olumsuz etkiler.</p>
<p><strong>Öğrencinin bir hayali olmalı</strong></p>
<p>Kişi kendi hayatıyla ilgili hedefini belirleyip yapması gerekenlerle ilgili sorumluluk aldığında siz olmasanız da o yolda ilerleyecektir. Kişiye güçlü bir gerekçe buldurduğunuzda kişi o gerekçelerin varlığıyla hareket ederek grevlerini yerine getirecektir. Öğrencinin hedefleri varsa ders çalışmak zor gelmeyecektir. İstek ve beklenti oluşmadığında ise anne baba zorlaması etkili olamayabilir.</p>
<p>Akademik süreci sadece okul ve ders olarak görmemek lazım. Sporcunun, ressamın, tiyatrocunun, müzisyenin de akademisi var. Önce kişinin tutkusunu, hayat amacını bulmasına yardımcı olmak gerekiyor. Öğrencinin bir hayali olması ve o hayali için çalışmayı, çabayı sürdürüyor olması gerekiyor.</p>
<p>Ailenin de çocuğunu iyi tanıması, onu bekleyen durumlarla ilgili farkındalığını geliştirmek ve yolda kalması için yanında olması gerekiyor.”</p>
<p><strong>Ailenin kariyer hayali öğrencinin istek ve yetenekleri ile uyumlu olmalı</strong></p>
<p>Eğitim Danışmanı Barış Balcı, bazen ailenin zihninde oluşan gelecek kariyeri ile çocuğun istediği şeyin birbiriyle uymadığını, bunun da olumsuz sonuçlara yol açtığını söyledi. Ailenin öncelikle çocuğu çok iyi tanıması gerektiğini kaydeden Balcı, “Aileler; sınıf öğretmenleri, okul rehberlik öğretmenleri, danışmanlar, öğrenci koçları ile etkileşimde bulunup öğrencinin gelecek kariyeriyle ilgili hedef amaç belirlemeli. Ailenin beklentileri çocuğun yetenek ve istekleriyle uymazsa ileride telafisi zor durumlar ortaya çıkabilir. Çünkü kişi kazandığı okulun ya da yapmak istediği mesleğin kendine uygun olmadığını fark ettiğinde çok geç olabilir. Alan veya iş değiştirmek çok zor olabilir.”</p>
<p><strong>Hızlı okuma akademik süreçte başarıyı artırıyor</strong></p>
<p>Akademik süreçte öğrencilere hızlı okuma tekniklerini öğrenmelerini tavsiye ettiğini kaydeden Eğitim Danışmanı Barış balcı, okumanın kişinin ifade gücünü olumlu yönde etkilediğine dikkat çekti.</p>
<p>Barış Balcı hızlı okumanın önemi ile ilgili şunları söyledi:</p>
<p>“Sınavlarda okuma anlama becerisi çok önemli. Metamatik sorularını yaparken ya da yabancı dil öğrenirken bile okuma anlama becerileri etkili oluyor. Okuduğun kitap sayısı ve sahip olduğu kelime haznesi hayatın her alanına etki ediyor.  Sınavlar süreye dayalı olduğundan öğrencinin sınırlı sürede bilgisini etkili kullanması gerekiyor. Ayrıca hızlı okuma becerisini geliştiren sınav adayları daha fazla konu tekrarı yapıp daha fazla soru çözüyor. Sınava daha fazla deneyimle başlıyor. Sınavda süre konusunda baskı da yaşamıyorlar. Bilgilerini daha rahat kullanıyorlar. Bu da başarıyı olumlu yönde etkiliyor. “</p>
<p>Barış Balcı, öğrenci gruplarına hızlı okuma eğitimleri verdiğini anlatan Balcı, bu eğitimlerde hızlı okumanın yanı sıra hedef belirleme, dikkat, odaklanma, zaman yönetimi, verimli çalışma yöntemleri, motivasyon, stres yönetimi, baskı altında sakin kalabilme ve sınavda bilgilerini etkili kullanma yöntemlerini öğrettiklerini dile getirdi.</p>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div class="postie-attachments"><a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=96855"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-96855" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/ok.jpg" alt="" width="976px" height="497px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/ok.jpg 976w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/ok-768x391.jpg 768w" sizes="(max-width: 976px) 100vw, 976px" /></a><br />
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=96856"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-96856" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/DSC07818.jpg" alt="" width="1569px" height="1028px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/DSC07818.jpg 1569w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/DSC07818-768x503.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/DSC07818-1536x1006.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1569px) 100vw, 1569px" /></a><br />
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=96857"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-96857" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/DSC07825.jpg" alt="" width="1642px" height="1107px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/DSC07825.jpg 1642w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/DSC07825-768x518.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/DSC07825-1536x1036.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1642px) 100vw, 1642px" /></a></div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocugum-neden-ders-calismiyor-fotografli-haber/">Çocuğum neden ders çalışmıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/cocugum-neden-ders-calismiyor-fotografli-haber/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BOŞANMA ÇOCUĞA NASIL ANLATILMALIDIR ?</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/bosanma-cocuga-nasil-anlatilmalidir-2/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/bosanma-cocuga-nasil-anlatilmalidir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Feb 2025 13:20:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[aile terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[anne baba ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma süreci]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hakları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik destek]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı aile yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=94162</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi konu ile ilgili bilgiler verdi. Hangi çocuk yoktur ki anne babasıyla mutlu mesut yaşamak istemesin? Bir evde bitmek bilmeyen kavgalar varsa, evin tadı tuzu kalmamışsa, evde huzur kaçmışsa, anne bir tarafta baba bir tarafa küs şekilde yaşamaya başlamışsa hele bir de şiddet varsa o evdeki çocuğun sağlıklı büyüyebilmesi neredeyse imkansızdır. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bosanma-cocuga-nasil-anlatilmalidir-2/">BOŞANMA ÇOCUĞA NASIL ANLATILMALIDIR ?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="postie-post">
<strong>Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi konu ile ilgili bilgiler verdi.</strong></div>
<div class="postie-post">
Hangi çocuk yoktur ki anne babasıyla mutlu mesut yaşamak istemesin? Bir evde bitmek bilmeyen kavgalar varsa, evin tadı tuzu kalmamışsa, evde huzur kaçmışsa, anne bir tarafta baba bir tarafa küs şekilde yaşamaya başlamışsa hele bir de şiddet varsa o evdeki çocuğun sağlıklı büyüyebilmesi neredeyse imkansızdır. Bu yüzden çocuk için böylesi bir evliliği sürdürmek demek çocuğun daha fazla travma yaşamasına neden olmak demektir. Dolayısıyla boşanma kararı, gerektiği durumlarda doğru bir seçenek olacaktır. Ancak boşanma süreci ne kadar sağlıklı yürütülmeye çalışılırsa çalışılsın bu süreçte çocuk kalıcı yaralar alır. O nedenle bu yaraların çocuğu derinden acıtmaması için bu karar çocuğa oldukça dikkatli açıklanmalıdır.</div>
<div class="postie-post">
Bu süreçte dikkat edilmesi gereken ilk konu; boşanma kararını çocuğa anne ve babanın birlikte açıklaması ve bu açıklamaların kesinlikle birbirlerini suçlayıcı üslupta olmamasıdır.Bir diğer dikkat edilmesi gereken konu ise; boşanma kararının çocukta travmatik etkiler oluşturmaması için, ebeveynlerin çocuğa bunun açıklamasını yaparken nasıl anlatacaklarını çok iyi bilmeleridir.</div>
<div class="postie-post">
Özellikle 8 yaş altı çocuklarda boşanma kararını somutlaştırarak anlatılmalıdır. Çünkü çocuklar için boşanma ölüm gibi, kurban kesimi gibi, depremler gibi soyut bir kavramdır yani çocuğun 5 duyu organıyla hissedemediği bir kavramdır dolayısıyla boşanmayı anlatırken ebeveynler oyuncaklardan yardım alabilirler ve çocuğa şu şekilde anlatabilirler; “Bu oyuncak anneni temsil etsin yani annen olsun, bu oyuncak da babanı temsil etsin baban olsun, bu oyuncak da seni temsil etsin yani sen ol. Daha sen doğmamışken annen ve baban birbirlerini çok sevdi ve evlendi sonra Allah’tan bebek istediler ve dünyaya sen geldin. Sen de tatlı mı tatlı bir bebektin.</div>
<div></div>
<div class="postie-post">Biz seni çok sevdik ve birlikte çok eğlendik. Hepimiz bu evde yaşamaya devam ettik. Ama daha sonra babanla anlaşamamaya başladık. Bir aradayken hep kavga ediyorduk ve kavga ettiğimiz için mutsuz oluyorduk. Bu nedenle ayrılmaya karar verdik. Bundan sonra biz annen ve baban ayrı evde yaşayacağız ve senin bir değil 2 tane evin olacak. Sen de istediğin zaman annenin kaldığı evde, istediğin zaman da babanın kaldığı evde kalabileceksin.</div>
<div></div>
<div class="postie-post">Annen ve baban seni sevmeye devam edecek çünkü ayrılmamızın sebebi kesinlikle sen değilsin, sen çok iyi bir çocuksun.” Şeklinde anlatıldığında hem çocuk görerek, dokunarak ve işiterek durumu idrak eder hem de suçluluk hissine kapılmaz çünkü özellikle 3 ila 6 yaş arasındaki çocuklar boşanmanın sorumlusu kendisi olduğunu sanırlar. Ebeveynlerin oyuncaklarla olan bu anlatımı bir kaç defa daha anlatmaları ve çocuğun merak ettiği sorulara cevap vermeleri de onun bu kararı daha kolay kabul etmesi açısından önemlidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, her çocuğun bilişsel gelişimi farklıdır. Normalde 12 yaşın altındaki çocuklara oyuncaklarla bu anlatılabilir fakat çocuk 8 yaşından büyükse ve soyut kavram becerisi gelişmişse oyuncaklarla anlatılmasına gerek yoktur.</div>
<div class="postie-post">
Bilişsel gelişimin bir bileşeni olan soyut kavram becerisinin gelişimi de çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Ebeveynler çocuklarının soyut kavram becerisinin ne kadar geliştiğini çocuklarının bir espriyi anlayıp anlayamamalarından ya da ince espriler yapabilmelerinden, bir atasözünün ne anlam ifade ettiğini algılayabilmelerinden ve çocuklarıyla bir fikir hakkında tartışabilmelerinden anlayabilirler.Boşanma, çocuğu derinden etkiler dolayısıyla çocuğun psikolojik problemler yaşaması da yüksek ihtimaldir. Psikolojik problemlerden en çok rastladığımız depresif duygudurum ve içe çekilmedir. Çocuk boşanma sürecinde kendini mutsuz, isteksiz ve karamsar hissedebilir, sosyalleşmeden kaçınabilir, değersizlik düşüncelerine kapılabilir ve kendini suçlama eğilimleri gösterebilir.</div>
<div></div>
<div class="postie-post">Boşanmanın üzerinden 2 yıl geçmiş olmasına rağmen çocuklarda en sık karşılaşılan problemler ise öfke ve stres ile bahsetmede güçlük ve dürtüsellliktir.<br />
Cinsiyetin de boşanmanın etkileri üzerinde farkedilir rolü vardır. Dolayısıyla boşanmadan kız çocuğa göre erkek çocuk daha çok etkilenir. Bunun nedenleri arasında başta, kız çocuğunun doğası gereği duygularını dışa aktarması, erkek çocuğuna nispeten daha kolay olmasıdır. Bu da kız çocuğunun çevresinden daha çok psikolojik destek almasını sağlar ve böylelikle bu süreci erkek çocuğuna göre kız çocuk daha kolay atlatabilir. İkinci nedense, küçük yaş grubu velayetinin anne tarafına verilmesi ile erkek çocuk baba rolünden yoksun büyür, bu durum erkek çocuğunun kimlik gelişimini olumsuz etkileyebilir.<br />
Bazen şiddetli geçimsizliğe rağmen eşler çocukları için boşanmak istemeyebilir ancak evliliğin sürdürülmesi kararının alınması da boşanma gibi ciddi bir karardır.</div>
<div></div>
<div class="postie-post">Çocuğuna değer veren her anne ve baba, kendi aralarındaki ilişkiye de değer vermelidir. Anne baba ilişkisi ne kadar güçlüyse, çocuk da o evde o kadar sağlıklı yetişir. Çünkü bir çocuğa yapılabilecek en büyük iyilik, anne ve babasının birbirine iyi davranması, birbirlerini sevmesi, birbirine saygı göstermesi ve birbiriyle olan mutluluğudur. Anne ve baba arasında yaşanan tüm duygular, çocuğun duygularını da oluşturur. Mutlu bir baba, anneye iyi davranır, mutlu bir anne de, çocuğuna iyi davranır, mutlu çocuk da anne ve babasına iyi davranır yani çocuk sağlıklı gelişim göstererek davranış problemleri göstermez. Çocuk için evliliği sürdürmek isteyen eşler, geçimsizliği sürdürmek yerine problemlerinizi çözmeye çalışmamalılar. Mutsuz bir evliliği sürdürmek o evdeki herkesi mutsuz eder. O nedenle aralarındaki problemleri çözemeyen eşler muhakkak aile terapistine başvurmalı ve ellerinden gelen gayreti gösterdikten sonra çocuklarının sağlıklı büyüyebilmesi için en doğru kararı vermeliler.</div>
<div class="postie-post">
<strong>Çocuklarının boşanma sürecinden en az yara almasını isteyen ebeveynler şunları unutmamalılar;</strong><br />
Eşler boşanmış olsa da ebeveynlerin anne babalık rollerinin devam eder.</div>
<div class="postie-post">
Ebeveynler çocuklarına olan yaklaşımlarında eski eşini ve onun ailesini kötülememeliler. Çünkü hiçbir çocuk anne ya da babası hakkında kötü söz duymak istemez. Duyduğu her kötü söz, çocukta değersizlik hissi oluşturur. Anne ya da babasından birbirlerini kötüleyen sözler işiten çocuk, büyük bir güvensizlik hisseder. Kime güveneceğini şaşıran çocuk ne kendine ne de başkasına güvenemez.</div>
<div class="postie-post">
Eşlerin yaşadıkları olumsuz duyguların çocuğa yansıtılması çocuğun da bu olumsuz yaşantıdan fazlasıyla etkilenmesine neden olur. Yaşananlar eşlerin arasındadır, çocukla eş arasında değildir. Özellikle “Annen olacak kadına söyle ya da baban olacak adama söyle”diyerek olumsuz söylemlerle çocuk araç haline gelmemelidir.</div>
<div class="postie-post">
Boşanma sebebinin çocuk olmadığın ebeveynler çocuğa muhakkak anlatmalılar zira çocuk kendini boşanma sebebi olarak görmesin.</div>
<div class="postie-post">
Boşanma kararına kesin şekilde karar verilmeden önce asla çocuğa bu karar açıklanmamalıdır. Boşanma kararı kesinse çocuğun yaşına uygun şekilde açıklanmalı ve ebeveyn olarak birlikte açıklanmalıdır.</div>
<div class="postie-post">
Eşler ebeveynlik ilişkilerini ölçülü tutmalılar. Nasıl ki eşlerin birbirlerini suçlayıcı konuşması, birbirleri ile hiç görüşmemesi, aralarındaki inatlaşmaların ve kavgaların devam etmesi çocuğun ruh sağlığının bozulmasına sebep olur; eşlerin hiç ayrılmamış gibi çok samimi olmaları, çok sık görüşmeleri ya da beraber tatile gitmeleri gibi durumları da çocukta kafa karışıklığına sebep olur. Bu durumda çocuk anne babasının yeniden evlenmeleri beklentisi ile sürekli hayal kırıklığı yaşar, anne babasının yeni evliliklerini kabullenemez ve yuva kurma ile ilgili olumsuz duygu ve düşünceler biriktirir.</div>
<div class="postie-post">
Tüm bunlar çocuğun ruh sağlığı gelişimi için çok önemlidir. Şu da unutulmamalıdır ki çocuğun olumsuz yaşantılarından sadece çocuğun ruh sağlığı etkilenmez, beden sağlığı da etkilenir. Yani çocuk boşanma sürecinde her koşulda travma yaşayabilir ancak ebeveynlerin görevi çocuklarını yaşanabilecek en ufak bir travma ihtimalinden koruyabilmektir.</div>
<div class="postie-post">
Son olarak boşanma sürecinin olumsuz etkilerinden korunmak isteyen ebeveynler, çocuk ve aile terapistine başvurmayı asla ihmal etmemeleri gerekir.</div>
<div></div>
<div></div>
<div class="postie-post">
<div class="postie-attachments"><a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=94163"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-94163" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/bosanma-11.jpg" alt="" width="1536px" height="1024px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/bosanma-11.jpg 1536w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/bosanma-11-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a><br />
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=94164" data-wplink-edit="true"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-94164" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/PHOTO-2020-01-11-12-48-51-17.jpg" alt="" width="384px" height="512px" /></a></div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bosanma-cocuga-nasil-anlatilmalidir-2/">BOŞANMA ÇOCUĞA NASIL ANLATILMALIDIR ?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/bosanma-cocuga-nasil-anlatilmalidir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HER 4-5 KADINDAN 1’İNDE GÖRÜLEN MİYOMLAR!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/her-4-5-kadindan-1inde-gorulen-miyomlar/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/her-4-5-kadindan-1inde-gorulen-miyomlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:55:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın & Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Ömer Demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[miyom]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Cerrahi Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Radyoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2985</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın doğum pratiğinde çok sık rastlanılan miyomların iyi huylu kitleler olduğunu belirten Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ömer Demirtaş önemli bilgilendirmelerde bulundu.  Her yaş grubunda sıklıkla görülen miyomların çoğunlukla üreme yaş grubu olan 18 ile 45 yaş arasında görüldüğünü belirterek miyomların oluşma nedenlerini anlatan Doç. Dr. Demirtaş, “Miyomların aslında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/her-4-5-kadindan-1inde-gorulen-miyomlar/">HER 4-5 KADINDAN 1’İNDE GÖRÜLEN MİYOMLAR!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kadın doğum pratiğinde çok sık rastlanılan miyomların iyi huylu kitleler olduğunu belirten Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ömer Demirtaş önemli bilgilendirmelerde bulundu.  Her yaş grubunda sıklıkla görülen miyomların çoğunlukla üreme yaş grubu olan 18 ile 45 yaş arasında görüldüğünü belirterek miyomların oluşma nedenlerini anlatan Doç. Dr. Demirtaş, “Miyomların aslında özel bir nedeni yok, bir hücrenin kendi başına çoğalmasından oluşuyor. Östrojen ortamında daha hızlı ürediği ve büyüdüğünü biliyoruz. O yüzden üreme çağında daha sık görülebiliyor. Menopoz döneminden sonra da bu miyomlar küçülmeye meyillidir” dedi.</p>



<p><strong>“MİYOMLAR YERLEŞİM YERİNE GÖRE TEDAVİ YÖNTEMİ DEĞİŞİR”</strong></p>



<p>Miyom tanısının nasıl konulduğunu ve tedavi yöntemlerini aktaran Doç. Dr. Demirtaş, “Radyolojik tetkikler sonucunda fark ettiğimiz hastalar olsa da birçok hastada detaylı ultrason yaparken miyomları tespit ediyoruz. Miyomların çoğu şikâyet yapmadığı için sıklıkla rastlantısal olarak fark edilir. Şikâyet yaptığında ise en sık kanama ve ağrı ile başvurulur. Miyomlar çok büyük olursa yer kaplayan oluşum olarak gelebilirler, bulunduğu yerdeki komşu organlara baskı yapabilirler. Rahim içine yerleşirse gebe kalmayı zorlaştırabilir. Miyomlar yerleşim yerine göre tedavi yöntemi değişiyor. Miyomların bazıları büyük oluyor, bazıları da küçük olabiliyor. Bazıları rahim içine yerleşirken, bazıları rahim duvarına, bazen ise rahim dışına yerleşebiliyor. En sık karşılaştıklarımız bunlar diyebiliriz. Rahim içerisinde olanları da eğer çok büyük değilse kamera ile rahim ağzından girerek kapalı yöntemle alınabilir. Rahim duvarlarına yerleşenlerde yerleşim yerlerine göre kapalı ve açık yöntemle onlar da alınabilir. Özellikle çok büyük miyomu olanlarda şikâyet olmasa bile alınmasını öneriyoruz. Hastada bir şikâyet oluşturmuyorsa takiplerde çok hızlı büyümüyorsa müdahale edilmesini önermiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>



<p></p>



<p>Editör: Fatma TUNÇER / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/her-4-5-kadindan-1inde-gorulen-miyomlar/">HER 4-5 KADINDAN 1’İNDE GÖRÜLEN MİYOMLAR!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/her-4-5-kadindan-1inde-gorulen-miyomlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;ERKEN DOĞUM İÇİN RİSK OLUŞTURABİLİR&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/erken-dogum-icin-risk-olusturabilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/erken-dogum-icin-risk-olusturabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:54:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın & Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam ve Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[erken doğum]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2899</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Prematüre Günü, prematüre doğum nedenli ölümler, yeti kaybı ve neden olduğu diğer sağlık problemlerine dikkat çekmek için bir fırsat olduğu gibi olası çözüm yollarını gündeme getirmek için de önemli bir şanstır. Dünya çapında düzenlenen çok sayıda etkinlik, bu çabaların özünü oluşturmaktadır. Türkiye Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Öznur Küçük bu gün [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/erken-dogum-icin-risk-olusturabilir/">&#8216;ERKEN DOĞUM İÇİN RİSK OLUŞTURABİLİR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünya Prematüre Günü, prematüre doğum nedenli ölümler, yeti kaybı ve neden olduğu diğer sağlık problemlerine dikkat çekmek için bir fırsat olduğu gibi olası çözüm yollarını gündeme getirmek için de önemli bir şanstır. Dünya çapında düzenlenen çok sayıda etkinlik, bu çabaların özünü oluşturmaktadır. Türkiye Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Öznur Küçük bu gün kapsamında ailelere önemli bilgiler verdi.</p>



<p>Her yıl dünyaya gelen her 10 bebekten bir tanesi prematüre olarak doğmaktadır. Bu sayı 15 milyona yakındır ve bu bebeklerin yaklaşık yüzde 10&#8217;unun buna bağlı komplikasyonlar sonucu hayatını kaybettiğini belirten Dr. Küçük, “Gebeliğin 37. haftasından önce meydana gelen doğumlara ‘prematüre doğum&#8217; denir. Prematüre doğum ciddi bir sağlık problemidir bu nedenle de yenidoğan ölümlerinin en önemli nedenleri arasında yer almaktadır” dedi. Dr. Küçük, prematüre doğumun farklı sebeplere bağlı olarak yaşandığını ifade ederek, &#8220;Annenin yaşı, doğum sıklığı, çoklu gebelik durumu bazı kronik hastalıklar, erken doğum için risk oluşturabiliyor. Bunun yanı sıra anne adayının beslenmesinin yetersiz olması, sosyoekonomik seviyesinin düşük olması, yaşanılan coğrafi bölgenin özellikleri, anne adayında ciddi kansızlık (anemi), sigara kullanımı, rahimdeki yapısal bozukluklar ya da tümör gibi etkenler de erken doğum riskini tetiklemektedir&#8221; diye sözlerine ekledi. “Prematüre doğum kaynaklı ölümler ve komplikasyonları önlemek sağlıklı bir gebelik ile başlar” diyen Dr. Küçük, “Gebelik öncesi, gebelikler arası ve sırasında uygun bakım, tüm kadınların sağlıklı gebelik deneyimine sahip olmasını da sağlayacaktır. Örneğin, sağlıklı diyet, tütün ve madde kullanımının önlenmesi ve gebelikle ilgili riskli durumların tespiti için gebelik boyunca uygun aralıklarla hekime başvurmak erken (preterm) doğumların azaltılmasına yardımcı olabilir” dedi.</p>



<p>“Her yıl, daha fazla ülkede; kamusal, parlamenter ve sağlık profesyonellerinin düzenlediği toplantılar ve sanatsal organizasyonlar da dâhil olmak üzere ulusal ve yerel etkinlikler ile Dünya Prematüre Günü&#8217;ne katılım sağlanmaktadır” diyen Dr. Küçük, “Mor ışıklı aydınlatmalar ve küçük çorap çizimleri, Dünya Prematüre Günü&#8217;nün sembolleri haline gelmiştir. Bu nedenle de görsellerde kullanılan mor renk, duyarlılık ve sıra dışılığı simgelemektedir. Bu vesile ile bütün prematüre bebeklerin sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmelerini dileriz” ifadelerini kullandı. İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/erken-dogum-icin-risk-olusturabilir/">&#8216;ERKEN DOĞUM İÇİN RİSK OLUŞTURABİLİR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/erken-dogum-icin-risk-olusturabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;FİL HASTALARI HER TÜRLÜ BASINÇTAN UZAK DURMALI&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/fil-hastalari-her-turlu-basinctan-uzak-durmali/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/fil-hastalari-her-turlu-basinctan-uzak-durmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:52:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[arteriyel]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi İlknur Can]]></category>
		<category><![CDATA[enfödeme]]></category>
		<category><![CDATA[fil hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Primer lenfödem]]></category>
		<category><![CDATA[venöz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2390</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dr. Öğr. Üyesi İlknur Can, toplumda fil hastalığı olarak bilinen lenfödeme karşı uyarılarda bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Can, “Vücudumuzda arteriyel ve venöz dolaşımının yanı sıra hücrelerde biriken atık maddeleri taşıyan ve bağışıklık sistemi hücrelerinden zengin dolaşım sistemine lenfatik sistem denir. Bu sistemdeki doğuştan veya sonradan gelişen tıkanmalar sonucu proteinden zengin sıvı birikimi lenfödem olarak tanımlanır. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/fil-hastalari-her-turlu-basinctan-uzak-durmali/">&#8216;FİL HASTALARI HER TÜRLÜ BASINÇTAN UZAK DURMALI&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dr. Öğr. Üyesi İlknur Can, toplumda fil hastalığı olarak bilinen lenfödeme karşı uyarılarda bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Can, “Vücudumuzda arteriyel ve venöz dolaşımının yanı sıra hücrelerde biriken atık maddeleri taşıyan ve bağışıklık sistemi hücrelerinden zengin dolaşım sistemine lenfatik sistem denir. Bu sistemdeki doğuştan veya sonradan gelişen tıkanmalar sonucu proteinden zengin sıvı birikimi lenfödem olarak tanımlanır. Başta meme kanseri olmak üzere, prostat ve alt karın bölge kanserleri cerrahisi sonrasında gelişebilir. Meme kanseri cerrahisi sonrası koltuk altı lenf bezlerinin çıkarılması koldan gelen sıvının iletilmesinde aksaklığa neden olarak kolda lenfödeme zemin hazırlar. Bu çeşit cerrahiler geçiren hastalarda kola ufak bir darbe, sıyrık, kesik, böcek ısırması ve enfeksiyon gibi durumlar lenfödeme neden olabilir. Bunun yanı sıra kemoterapi, radyoterapi uygulaması, travmatik durumlar lenfödeme neden olabilir. Koltuk altı lenf bezleri alınan ve radyoterapi gören hastada lenfödem gelişme oranı yüzde 25&#8217;dir. Yani bu koşuldaki her 4 hastadan birinde lenf ödem gelişir” dedi.</p>



<p><strong>“LENFÖDEMİN PRİMER VE SEKONDER ÇEŞİTLERİ VAR”</strong></p>



<p><br>Primer ve sekonder olmak üzere iki çeşit lenfödem olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Can, “Primer lenfödem, bebek anne karnındayken lenf damarlarının yeterince gelişmemesi nedeniyle ortaya çıkar. Bizim daha sık gördüğümüz sekonder tip ise sıklıkla kansere bağlı yapılan cerrahiler, kemoterapi ve radyoterapi sonrası görülen tiptir. Bunun yanında kronik venöz yetmezlik sonucu da lenfödem görülebilir. Bunun sebebi iyi çalışmayan venöz sisteme yardım etmeye çalışan sisteminde aşırı bir yük dikerek kapakları işlevsiz hale gelir buda lenfödeme neden olur. Diğer bir lenfödem sebebi ise lipödemdir. Sıklıkla kilolu kadınlarda görülür. Yağ dokusunda şişme vardır. Vücutta artan yağ oranı ile birlikte lens sisteminin taşıma yükünün aşılması sonucu gelişir” şeklinde konuştu.</p>



<p><strong>7 BELİRTİYE DİKKAT</strong></p>



<p><br>Dr. Öğr. Üyesi İlknur Can, lenfödem belirtilerini ise şu şekilde açıkladı: “En belirgin belirtisi etkilenen kol veya bacakta şişkinliktir. Diğer belirtiler arasında şişkinlik gelişen bölgede eklem hareketlerinde kısıtlılık, ciltte gerginlik hissi ve sertlik, etkilenen uzuvda ağırlık ve rahatsızlık hissi, uzunlar arası çap farkı görülebilir. Ayrıca tekrarlayan enfeksiyon ataklarında kızarıklık, şişlik, ısı artışı ortaya çıkabilir. Son olarak ilerlemiş lenfödem durumunda o veya bacaklarda sertleşme, ciltte kalınlaşma, ileri derecede şişme olabilir. Lenfödem tanısı hastanın öyküsü ve fiziki muayene ile konulabilir. Gereklilik halinde ultrason tanıda yardımcıdır. Meme kanseri veya meme cerrahisi geçiren hastalar muhakkak ameliyat sonrasında fizik tedavi hekimlerine başvurmalıdır. Lenfödem gelişimini önlemek için hastalara dikkat edeceği hususlarla ilgili eğitim verilmelidir. Bu şekilde lenfödem oluşumunun önüne geçilebilir. Hasta cerrahi geçirdiği taraftan tansiyon baktırmamalı, damar yolu açtırmamalı, kese yaptırmamalı, olabildiğince travmalardan kaçınmalıdır. Manikür yaptırmamalı, tırnak etlerini kesmekten kaçınmalıdır. Mümkün olduğunca hijyene dikkat etmelidir. Riskli kolu tırnakla değil, avuç içi ile kaşımalıdır. Her türlü basınçtan olabildiğince uzak durmalıdır. Sıyrık, çizik, böcek ısırığı olursa cilt sabun ile yıkanmalı, nazikçe kurulanmalıdır. Antibakteriyel kremler kullanılabilir. Kullanılan kozmetik ürünlerin alerjik olmamasına dikkat edilmeli. Riskli uzuv olabildiğince güneş ışığına maruz bırakılmamalı, güneş kremi kullanılmalıdır. Sıkı giysiden ve mücevher takmaktan kaçınmalıdır. Hasta riskli uzvunda gelişen hiçbir şişliği ihmal etmemeli, ivedilikle fizik tedavi hekimine başvurmalıdır.”</p>



<p><strong>“4 FARKLI TEDAVİ YÖNTEMİ BULUNUYOR”<br></strong>Tüm bu önlemlere rağmen lenfödem gelişmesi halinde yapılacakları Dr. Öğr. Üyesi Can, şöyle değerlendirdi: “Manuel lenf drenajı, kompresyon (bandaj veya çorap), egzersiz veya cilt bakımı tedavileri uygulanabilir. Manuel lenf drenajında elle uygulanan özel bir masaj tekniği ile lenf sıvısının serbest akışı sağlanır. Lenfödemin biriktiği bölgeden lenf sıvısı alınarak vücudun diğer bölgelerine akışı sağlanır. Masajın tekniği ödemin aşaması ve alanına bağlı olarak değişir. Lenfödem masajı özel eğitim almış fizyoterapistlerce uygulanmalıdır. Yanlış yapılan masajlar lenfödemi daha da artırabilir. Kompresyonda ise lenfödem tedavisinde uygulanan bandajlar kompresyon sırasında yüksek basınç ve istirahat sırasında düşük basınç uygulayarak bilen sıvısının direne edilmesini sağlar. Bandajlama sonrası hastaların kişiye özel yapılmış kompresyon çorapları kullanması önerilir. Başarılı bir tedavi sonrası da lenfödemin tekrarlama riski ne yazık ki vardır. Tekrarlanmasını önlemek adına başta saydığımız koruyucu önlemlere hastalarımız titizlikle dikkat etmelidir.&#8221; </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/fil-hastalari-her-turlu-basinctan-uzak-durmali/">&#8216;FİL HASTALARI HER TÜRLÜ BASINÇTAN UZAK DURMALI&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/fil-hastalari-her-turlu-basinctan-uzak-durmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>15&#8217;inci Uluslararası Çocuk Alerji ve Astım Kongresi Muğla Dalaman’da gerçekleştirildi.</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/15inci-uluslararasi-cocuk-alerji-ve-astim-kongresi-mugla-dalamanda-gerceklestirildi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/15inci-uluslararasi-cocuk-alerji-ve-astim-kongresi-mugla-dalamanda-gerceklestirildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:45:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[kongre]]></category>
		<category><![CDATA[mikrobiyom]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Haluk Çokuğraş]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Nermin Güler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=1885</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muğla&#8217;da gerçekleştirilen ve 3 gün süren kongreden sonra değerlendirme yapan Çocuk Alerji ve Astım Akademisi Derneği Başkanı ve Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, Türkiye&#8217;de değişen yaşam koşullarının çocuklarda alerji ve astım hastalıklarını arttırdığını söyledi. Yaşam koşullarından tüketilen gıdalara ve içilen sudan alınan nefese kadar her konunun değerlendirildiği kongrede ilginç sonuçlar paylaşıldı. Alerjik hastalıkların, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/15inci-uluslararasi-cocuk-alerji-ve-astim-kongresi-mugla-dalamanda-gerceklestirildi/">15&#8217;inci Uluslararası Çocuk Alerji ve Astım Kongresi Muğla Dalaman’da gerçekleştirildi.</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Muğla&#8217;da gerçekleştirilen ve 3 gün süren kongreden sonra değerlendirme yapan Çocuk Alerji ve Astım Akademisi Derneği Başkanı ve Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, Türkiye&#8217;de değişen yaşam koşullarının çocuklarda alerji ve astım hastalıklarını arttırdığını söyledi. Yaşam koşullarından tüketilen gıdalara ve içilen sudan alınan nefese kadar her konunun değerlendirildiği kongrede ilginç sonuçlar paylaşıldı. Alerjik hastalıkların, birisi genetik diğeri çevresel etkiler olmak üzere 2 ayağının olduğunu belirten Prof. Dr. Çokuğraş, çevresel etkilerin başında gelen, çağdaşlaşma olarak da adlandırılan modern ve konforlu yaşamın alerjik olarak belli sıkıntıları beraberinde getirdiğini kaydetti. Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, “Modern yaşam içinde yaşamaya başlayan dünyamızda, ne yediğimiz yiyecekler eski yiyecekler ne içtiğimiz su ne de soluduğumuz hava eskisi gibi. Belki daha konforlu ama sonuçları ele aldığımızda göründüğü kadar sağlıklı değil. Bu modern ya da çağdaş yaşam biçimi, çok muhtemel bizde alerjik hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırıyor. Gerçekten böyle bir şey var. Şehirlerde yaşayanlarda alerjik hastalıklar daha fazla görülüyor” dedi.</p>



<p><strong>“KÖY ÇOCUKLARI DAHA ŞANSLI”</strong><strong></strong></p>



<p><br>Verilerin değerlendirildiğinde köylerde yaşayan çocukların şehirlerde yaşayan yaşıtlarına göre daha şanslı olduğunun ortaya çıktığını kaydeden Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, “Örneğin çocuk sürekli ahıra giriyorsa, kümesten tavuğun altından yumurtasını alıyorsa, aynı evde 4-5 çocuk bir arada yaşıyorsa, enfeksiyon geçirmeye daha müsait bir ortamda yaşıyorsa, bu çocuklarda alerjik hastalıklar daha az oluyor. Modern ya da çağdaş yaşam koşulları insanlarda alerjik hastalık sıklığını gerçekten arttırıyor” diye konuştu.</p>



<p><strong>“TEMİZLİK HASTASI ANNELER ÇOCUKLARINI DA HASTA EDİYOR”</strong><strong></strong></p>



<p><br>Kongreye katılan hekimlerden Çocuk Alerji Astım Uzmanı Prof. Dr. Nermin Güler de hemcinslerine seslenerek, korumacı annelerin aşırı hijyen takıntısıyla çocuklarını nasıl hasta ettiğini anlattı. Prof. Dr. Güler, bebeklerin dünyaya gelir gelmez, doğayla, çevreyle iç içe olmasının oldukça faydalı olduğunu belirterek, “Çocukların doğaya ait çeşitli alerjenlerle temas etmesi, çeşitli mikroplarla temas etmesi onun gelişiminde yardımcı olur. Bir çocuk ne kadar değişik mikroplarla karşılaşırsa, o kadar zenginleşiyor, o kadar bağırsaklarında daha farklı mikroplar, koruyucu mikroplar gelişiyor. Ama tabii ki burada, hastalık mikroplarına temas etmemek şartı ile. Doğa mikroplarından bahsediyoruz. Hastalık mikropları ayrı. Mesela, bir avuç toprak alalım milyarlarca bakteri var ama bunların hiçbiri hastalık mikrobu değil. Bunlar doğal mikroplar. Onlarla bizim temas etmemiz bizi geliştirir. Bu eksildikçe, evde aşırı hijyen oluşturuldukça, çok fazla deterjan, çok fazla temizlik malzemesi, çok fazla mikropsuz bir ortam oluşturma gayreti olduğu zaman da vücut karşılaşması gereken doğal uyaranları almamış olur ve deride, solunum yollarında, bağırsaklarında kolonize olması gereken çok sayıda bakteri çeşitliliğine ulaşamaz. Aşırı hijyen hiçbir zaman iyi değildir. Hijyen tabii ki gerekir ama hastalık mikropları ayrıdır. Doğal olarak kazanmamız gereken mikrobiyom ayrıdır. Bunu da ayırt edebilmemiz lazım” dedi. Prof. Dr. Güler ayrıca, alerjisi olmayan çocukların evcil hayvanlarla büyümesinde ise hem duygusal hem de bağışıklık sistemini geliştirdiği için bir sakınca görmediklerini kaydetti.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/15inci-uluslararasi-cocuk-alerji-ve-astim-kongresi-mugla-dalamanda-gerceklestirildi/">15&#8217;inci Uluslararası Çocuk Alerji ve Astım Kongresi Muğla Dalaman’da gerçekleştirildi.</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/15inci-uluslararasi-cocuk-alerji-ve-astim-kongresi-mugla-dalamanda-gerceklestirildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇOCUKLARIN VE AİLELERİN VAZGEÇİLMEZİ MASAL PARKI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/cocuklarin-ve-ailelerin-vazgecilmezi-masal-parki/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/cocuklarin-ve-ailelerin-vazgecilmezi-masal-parki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jun 2023 09:24:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam ve Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[aileler]]></category>
		<category><![CDATA[Arı oyun grubu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Elma Kurdu]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik alanı]]></category>
		<category><![CDATA[Hacivat ve Karagöz]]></category>
		<category><![CDATA[kafeterya.]]></category>
		<category><![CDATA[Keloğlan]]></category>
		<category><![CDATA[Kırmızı Başlıklı Kız]]></category>
		<category><![CDATA[Masal Ağacı]]></category>
		<category><![CDATA[Masal Parkı]]></category>
		<category><![CDATA[Merkezefendi Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Nasrettin Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[oyun grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Pamuk Prenses]]></category>
		<category><![CDATA[Şirinler]]></category>
		<category><![CDATA[spor aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[tematik park]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Reis]]></category>
		<category><![CDATA[Ulubatlı Hasan]]></category>
		<category><![CDATA[Yedi Cüceler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=94486</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merkezefendi Belediyesi’nin tematik parkları yoğun ilgi görüyor… ÇOCUKLARIN VE AİLELERİN VAZGEÇİLMEZİ MASAL PARKI Merkezefendi Belediyesi’nin hizmete sunduğu Masal Parkı’na çocuklar ve aileleri yoğun ilgi gösteriyor. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “İçerisinde birçok oyun grubu ve etkinlik alanının bulunduğu tematik parkımıza olan ilgiden çok memnunuz” diye konuştu. Gerçekleştirdiği çalışmalar ile ilçenin çehresini değiştiren Merkezefendi Belediyesi çalışmalarını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocuklarin-ve-ailelerin-vazgecilmezi-masal-parki/">ÇOCUKLARIN VE AİLELERİN VAZGEÇİLMEZİ MASAL PARKI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="postie-post">
<p>Merkezefendi Belediyesi’nin tematik parkları yoğun ilgi görüyor…</p>
<p>ÇOCUKLARIN VE AİLELERİN VAZGEÇİLMEZİ MASAL PARKI</p>
<p>Merkezefendi Belediyesi’nin hizmete sunduğu Masal Parkı’na çocuklar ve aileleri yoğun ilgi gösteriyor. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “İçerisinde birçok oyun grubu ve etkinlik alanının bulunduğu tematik parkımıza olan ilgiden çok memnunuz” diye konuştu.</p>
<p>Gerçekleştirdiği çalışmalar ile ilçenin çehresini değiştiren Merkezefendi Belediyesi çalışmalarını sürdürüyor. Vatandaşların taleplerine ve oluşturulan planlara göre 2020 yılında Yenişafak Mahallesi’nde faaliyete geçirilen ve Denizli’ye hitap eden Masal Parkı ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Birçok oyun grubunun ve etkinlik alanının olduğu tematik parkta çocuklar büyük bir ilgi ve keyifle, aileler de güvenle vakit geçiriyor.</p>
<p>9 bin 600 metrekarelik alandan oluşan Masal Parkı’nda; çocuklara masal okuyan Masal Ağacı, Nasreddin Hoca, Keloğlan, Şirinler, Kırmızı Başlıklı Kız, Hacivat ve Karagöz, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Temel Reis ile Ulubatlı Hasan figürleri, Elma Kurdu ile Arı oyun grupları ve spor aletleri ile kafeterya yer alıyor.</p>
<div class="postie-attachments"><a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=94487"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-94487" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-1-3.jpeg" alt="" width="1600px" height="1066px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-1-3.jpeg 1600w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-1-3-768x512.jpeg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-1-3-1536x1023.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></a><br />
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=94488"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-94488" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-2-3.jpeg" alt="" width="1600px" height="1066px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-2-3.jpeg 1600w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-2-3-768x512.jpeg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-2-3-1536x1023.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></a><br />
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=94490"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-94490" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-5-3.jpeg" alt="" width="1600px" height="1066px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-5-3.jpeg 1600w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-5-3-768x512.jpeg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-5-3-1536x1023.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></a><br />
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=94491"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-94491" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-3-3.jpeg" alt="" width="1600px" height="1066px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-3-3.jpeg 1600w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-3-3-768x512.jpeg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-3-3-1536x1023.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></a><br />
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=94492"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-94492" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-4-3.jpeg" alt="" width="1600px" height="1066px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-4-3.jpeg 1600w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-4-3-768x512.jpeg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-4-3-1536x1023.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></a><br />
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=94493"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-94493" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-6-3.jpeg" alt="" width="1600px" height="1066px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-6-3.jpeg 1600w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-6-3-768x512.jpeg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/COCUKLARIN-VE-AILELERIN-VAZGECILMEZI-MASAL-PARKI-6-3-1536x1023.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></a></div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocuklarin-ve-ailelerin-vazgecilmezi-masal-parki/">ÇOCUKLARIN VE AİLELERİN VAZGEÇİLMEZİ MASAL PARKI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/cocuklarin-ve-ailelerin-vazgecilmezi-masal-parki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;SICAK HAVALAR ANNE VE BEBEĞİN SAĞLIĞINI TEHDİT EDEBİLİYOR&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/sicak-havalar-anne-ve-bebegin-sagligini-tehdit-edebiliyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/sicak-havalar-anne-ve-bebegin-sagligini-tehdit-edebiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Aug 2022 08:10:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[sICAK HAVA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=27938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Cihan Karadağ, sıcak havalarda gebelerin alması gereken önlemler konusunda bilgiler verdi. Doç. Dr. Karadağ, sıcak havalardan en çok etkilenenlerin başında gelen anne ve bebeklerin sağlığının sıcakların artmasıyla risk altında olduğunu aktardı. &#8220;Sıcak havalarda hastaneye başvuran gebe sayısı artıyor&#8221; Doç. Dr. Karadağ, sıcak havalarda hastaneye başvuran gebe sayısında artış olduğunu belirterek, “Annenin hem kendini [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sicak-havalar-anne-ve-bebegin-sagligini-tehdit-edebiliyor/">&#8216;SICAK HAVALAR ANNE VE BEBEĞİN SAĞLIĞINI TEHDİT EDEBİLİYOR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Doç. Dr. Cihan Karadağ, sıcak havalarda gebelerin alması gereken önlemler konusunda bilgiler verdi. Doç. Dr. Karadağ, sıcak havalardan en çok etkilenenlerin başında gelen anne ve bebeklerin sağlığının sıcakların artmasıyla risk altında olduğunu aktardı.</p>



<p><strong>&#8220;Sıcak havalarda hastaneye başvuran gebe sayısı artıyor&#8221;</strong></p>



<p>Doç. Dr. Karadağ, sıcak havalarda hastaneye başvuran gebe sayısında artış olduğunu belirterek, “Annenin hem kendini hem de bebeğini sağlıklı tutmak için yoğun bir şekilde çalışan vücuda bir de soğutma görevi eklenince vücut yoruluyor. Aşırı terleme, mide bulantısı, baş dönmesi ve kramplar aşırı sıcaklamanın belirtileri arasında yer alıyor. Vücut sıcaklığı 39 derece ve üzeri olan gebelerde sıcak çarpması ve dehidratasyon yani sıvı azlığı riski oldukça artıyor&#8221; dedi.</p>



<p>Dehidratasyonun tansiyonun düşmesine yol açabileceğinin altını çizen Doç. Dr. Karadağ, &#8220;Tansiyonu düşen gebelerde sıklıkla baş dönmesi ve bayılacak gibi olma şikayetleriyle karşılaşıyoruz. Bu durumlar da maalesef gebelerin düşüp yaralanmasına, hatta düşmeye bağlı anne ve bebek sağlığını tehdit eden komplikasyonlar oluşmasına neden oluyor&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p><strong>&#8220;Bol su içmek, tuz ve kafein tüketimini sınırlandırmak önemli&#8221;</strong></p>



<p>Anne ve bebek sağlığının korunması için gebenin sıcak çarpmasından ve dehidratasyondan korunması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Karadağ, &#8220;Özellikle yaz aylarında çok yüksek derecelere ulaşan sıcaklıklar hamile kadınları zorluyor. Ancak yapılacak birkaç basit şey ile sıcak basması sorunundan kaçınmak mümkün. Aşırı sıcaklardan korunmanın ilk yolu özellikle günün en sıcak zamanı olan öğle saatlerinde mümkün olduğunca dışarı çıkmamak gerekir. Yaz aylarında gebelerin serin ve gölge yerlerde oturması, dinlenmesi gerekiyor. Ağaç gölgesi gibi doğal serinlikler veya klima, vantilatör gibi yapay soğutucularla gebelerin sıcak havayla temastan olabildiğince kaçınmasını tavsiye ediyoruz&#8221; şeklinde konuştu.</p>



<p>Vücudu soğutmanın en iyi yöntemlerinden birinin ılık duş almak olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Karadağ, &#8220;Gün içerisinde veya gece yatmadan alınacak bir ılık duş, gebenin rahatlamasına ve dinlenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca beslenmenin de gebelerin sıcak çarpmasından korunmada önem vermesi gereken bir nokta. Gebelere gün içerisinde bol bol sıvı tüketmelerini, dışarı çıkarken mutlaka yanlarında bir şişe su bulundurmalarını, kafein ve tuz tüketimini de sınırlandırmalarını tavsiye ediyoruz&#8221; dedi.</p>



<p><strong>&#8220;Sıcak havada egzersiz yapmak vücut sıcaklığının iyice yükselmesine neden oluyor&#8221;</strong></p>



<p>Sıcak çarpmasını önlemek için kıyafet seçiminin de doğru yapılması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Karadağ, &#8220;Gebelerin sıcaklarda hava alan, rahat, hafif, bol ve pamuk veya keten gibi doğal kumaşlardan yapılmış giysileri tercih etmesini öneriyoruz. Ayrıca dışarı çıkarken mutlaka şapka takılmasını ve bu şapkanın da kovboy şapkası dediğimiz enseyi de kapatan tarzda olmasını istiyoruz. Ayrıca gebelere, güneşe çıkarken en az 30 SPF koruma faktörü olan güneş kremlerini kullanmalarını ve kremi dışarıda olunan her iki saatte bir tekrar sürmelerini öneriyoruz. Hareket etmek ve aktif olmak sağlıklı bir gebelik için çok önemli ancak gebelere aşırı sıcaklarda egzersiz yapmamalarını söylüyoruz. Çünkü sıcak havada egzersiz yapmak vücut sıcaklığının iyice yükselmesine neden oluyor. Egzersiz yapmak isteyen gebelere günün daha serin saatlerinde, hafif hareketlerle spor yapmalarını tavsiye ediyoruz. Hamilelerin spa, hamam, sauna gibi sıcak ortamlardan da uzak durmasını istiyoruz. Çünkü bu mekanlar vücut sıcaklığını artırıyor ve bu durum gebelikte artan kan dolaşımı ile birleştiğinde olumsuz sonuçlara neden olabiliyor. Gebelerden sauna ya da hamam keyfini gebelik sürecinin bitimine kadar ertelemesini talep ediyoruz&#8221; diye konuştu.İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sicak-havalar-anne-ve-bebegin-sagligini-tehdit-edebiliyor/">&#8216;SICAK HAVALAR ANNE VE BEBEĞİN SAĞLIĞINI TEHDİT EDEBİLİYOR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/sicak-havalar-anne-ve-bebegin-sagligini-tehdit-edebiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANLAR ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİNİ ANLATTI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-anne-sutunun-onemini-anlatti/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-anne-sutunun-onemini-anlatti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Aug 2022 07:55:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın & Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=27930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anne sütü içerisinde barındırdığı besin kaynaklarından dolayı bebeklerin sağlıkları için büyük önem taşırken uzman doktorlar bebeklerin özellikle ilk 6 ay mutlaka anne tüketmesini öneriyor. Bebeğin güncel sağlığını güçlendirip koruyan anne sütü ileride ortaya çıkabilecek hastalıkların çoğunu da önlüyor. Anne sütünün faydalarını anlatan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dila Tuğçe Kopan, “Anne sütü ile özellikle [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-anne-sutunun-onemini-anlatti/">UZMANLAR ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİNİ ANLATTI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Anne sütü içerisinde barındırdığı besin kaynaklarından dolayı bebeklerin sağlıkları için büyük önem taşırken uzman doktorlar bebeklerin özellikle ilk 6 ay mutlaka anne tüketmesini öneriyor. Bebeğin güncel sağlığını güçlendirip koruyan anne sütü ileride ortaya çıkabilecek hastalıkların çoğunu da önlüyor.</p>



<p>Anne sütünün faydalarını anlatan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dila Tuğçe Kopan, “Anne sütü ile özellikle ilk 6 ay beslenme önerilirken emzirmenin 2 yaşına kadar devamı desteklenmelidir” dedi.</p>



<p><strong>“Anne sütü bebeğin ilk aşısıdır”</strong></p>



<p>Anne sütü ve doğumdan sonra gelen kolostrum adı verilen ilk sarı sütün bebek için çok önemli olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Dila Tuğçe Kopan, “Kolostrum içerdiği bağışıklığı sağlayıcı faktörler sayesinde bebeği hastalıklara karşı korur, doğal bağışıklık sağlar. Bu doğal bağışıklık sistemi, viral ve bakteriyel enfeksiyonların neden olduğu birçok solunum ve sindirim sistemi hastalığından koruyucu özellik taşımaktadır. Anne sütünün yararları konusu her gün yeni bilgiler ve veriler eklenerek güncelliğini korumaktadır. Anne sütü ile beslenmenin özellikle enfeksiyon hastalıklarını azaltıcı bilgisi bilinmekte iken artık alerji, obezite, kanser, diyabet, çölyak gibi kronik hastalıkları azaltan hatta önleyen etkileri ile ilgili kanıtlar da bildirilmektedir” şeklinde konuştu.</p>



<p><strong>“Faydaları saymakla bitmez”</strong></p>



<p>Anne sütünün bebeğe olan faydalarının saymakla bitmeyeceğini sözlerine ekleyen Dr. Kopan, “Emzirme özellikle 6 ayda uzun sürüdüğü takdirde hem akut hem kronik otit yani orta kulak iltihabı riskini azaltır. Alt solunum yolu hastalığı ile hastaneye yatışı azaltır. Ailede astım ve alerjiye yatkınlık öyküsü varsa anne sütünün desteklenmesi daha da önem kazanır. Çünkü yapılan çalışmalarda en az 3 ay emzirilmenin bebeği alerjiye yatkınlığının azaldığı görülmüştür. Prematüre ve düşük doğum ağırlıklı doğan bebeklerin nörolojik gelişimlerinde anne sütü alımı olumlu yönde etki yapar. Ayrıcı anne sütü ani bebek ölümlerini azaltır” diye ekledi.</p>



<p><strong>“Emzirme annenin stresini azaltır”</strong></p>



<p>Anne emzirirken salgılanan oksitosin hormonunun mutluluk hormonu olduğunu ve emziren annenin stresinin azaldığını aktaran Kopan, “Doğum sonrası kanama azalır ve kilo kaybı kolaylaşır. Bunlarla beraber emziren annenin; meme kanseri ve yumurtalık kanseri geçirme riski azalır. Emzirmek anneyi kansızlık ve kemik erimesinden korur. Emziren annenin rahat ve huzurlu bir ortamda bulunması, beslenmesinin sağlıklı ve düzenli olması, bebeği kabullenmesi anne sütünü artıran başlıca unsurlardır. Annenin; protein, karbonhidrat, meyve ve sebzeden oluşan öğünler tüketmesi, bebeği sık sık emzirmesi ile günde en az 10-12 bardak su tüketmesi ve düzenli uyuması anne sütünün artırır. Annelere emzirmenin özendirilmesi ve bu konuda gerekli bilgilerin verilmesi başarılı bir emzirmenin ilk anahtarıdır. Emzirme konusunda alanında deneyimli bir sağlık personelinin zamanında vereceği doğru bilgiler doğrultusunda bebeklerin emzirilme süreleri artacaktır. Anne sütü ile özellikle ilk 6 ay beslenme önerilirken emzirmenin 2 yaşına kadar devamı desteklenmelidir” diye konuştu.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-anne-sutunun-onemini-anlatti/">UZMANLAR ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİNİ ANLATTI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-anne-sutunun-onemini-anlatti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>42 Yaşında İlk Gebeliğinde Üçüz Bebek Dünyaya Getirdi</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/42-yasinda-ilk-gebeliginde-ucuz-bebek-dunyaya-getirdi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/42-yasinda-ilk-gebeliginde-ucuz-bebek-dunyaya-getirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Aug 2022 07:43:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[gebe]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Cerrahi Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[songül kelişti]]></category>
		<category><![CDATA[üçüz bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=27917</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denizli’de yaşayan 42 yaşındaki Songül Kelişti, muayenesini yaptırmak üzere Özel Denizli Cerrahi Hastanesi’ne gitti. Hastanenin başarılı hekimlerinden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Suat Gencer tarafından kontrolleri yapılan Kelişti, üçüz bebekleri olduğunu öğrendi. Hem yaştan kaynaklı hem de üçüz bebek olmasından dolayı erken doğum riski olan hasta, her şeye rağmen zorlu süreçleri bırakarak Dr. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/42-yasinda-ilk-gebeliginde-ucuz-bebek-dunyaya-getirdi/">42 Yaşında İlk Gebeliğinde Üçüz Bebek Dünyaya Getirdi</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Denizli’de yaşayan 42 yaşındaki Songül Kelişti, muayenesini yaptırmak üzere Özel Denizli Cerrahi Hastanesi’ne gitti. Hastanenin başarılı hekimlerinden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Suat Gencer tarafından kontrolleri yapılan Kelişti, üçüz bebekleri olduğunu öğrendi. Hem yaştan kaynaklı hem de üçüz bebek olmasından dolayı erken doğum riski olan hasta, her şeye rağmen zorlu süreçleri bırakarak Dr. Gencer’in gözetimi altında doğumunu gerçekleştirdi. İlk gebeliğinde sağlıklı iki kız, bir erkek üçüz çocuk dünyaya getirdi. Riskli günleri azimle geride bırakan Kelişti, 42 yaşında ilk kez anne olmanın mutluluğuna ulaştı.<br><br>“İkiz ve üçüz gebeliklerde erken doğum riski olabiliyor”<br>Tedbirlerin alındığını belirtilen Dr. Gencer, “Hastamız Songül Kelişti, gebeliğin başından itibaren takipli hastamızdı. Hastamız 42 yaşında ve ilk gebeliğiydi. Üçüz bebek bekliyorduk ve riskli bir gebelikti. Hastamızın yaşından kaynaklı risklerinden, erken doğum risklerinden bahsettik. Alacak olduğumuz tedbirlerden bahsettik. Hastamız da bu tedbirleri harfiyen uyguladı. İkiz ve üçüz bebeklerde erken doğum riski yüksek oluyor. Gebelik zehirlenmesi ve yaşa bağlı pıhtılaşma ihtimalleri yüksek oluyor. Alınan tedbirlerle mutlu sona ulaşmak nasip oldu. Bu yaşta kolay değildi ve uzun bir süredir annemiz bu anı bekliyordu” dedi.<br><br>“Çok memnunuz”<br>Zorlu günler geçirdiğini söyleyen Kelişti, “Üçüz gebelik olduğu için riskli bir gebelikti ama gebeliğim süresince Dr. Suat bey hem bizimle ilgilendi ve hem de çok rahatlattı. Bu yüzden doğum öncesinde, doğum sırasında ve doğum sonrasında bir problem ile karşılaşmadık. Kendisine çok teşekkür ediyoruz. Kolay rastlanılabilecek bir durum değil ve gerçekten çok mutluyuz. Başta Dr. Suat Bey olmak üzere, Cerrahi Hastanesi’ne ve ekibine bu başarılardan dolayı çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.İHA<strong></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/42-yasinda-ilk-gebeliginde-ucuz-bebek-dunyaya-getirdi/">42 Yaşında İlk Gebeliğinde Üçüz Bebek Dünyaya Getirdi</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/42-yasinda-ilk-gebeliginde-ucuz-bebek-dunyaya-getirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
