İSLAMDA TEVHİDİ BOZAN ŞEYLER
328 okunma

İSLAMDA TEVHİDİ BOZAN ŞEYLER

ABONE OL
24/01/2023 10:05
İSLAMDA TEVHİDİ BOZAN ŞEYLER
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Günümüz Toplumlarında yaygın olan küfür çeşitlerinden bazılarına Örnekler: 1 – Allah-u Teâlâ’nın varlığını ve Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in risaletini inkâr etmek. 2 – Reislere, efendilere, ileri gelenlere, yöneticilere,emirlere, âlimlere, helali haram, haramı helal kıldıklarında ve Allah-u Teâlâ’nın şeriatına muhalefet ederek kanunlar koyduklarında onlara itaat etmek suretiyle ibadet etmektir. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Onlar Allah’ı bırakıp hahamlarını, rahiplerini (yani din adamlarını) ve Meryem oğlu Mesihi rab edindiler. Oysa tek olan Allah’ tan başkasına ibadet etmemekle emrolunmuşlardı. O’ndan başka ibadete layık ilah yoktur. Allah koştukları eşlerden münezzehtir.” (Tevbe: 31) Bir gün Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu ayeti kerimeyi okuduğu sırada daha önce hristiyan iken sonradan İslam’la şereflenen Adiyy İbn Hatem Radıyallahu Anh (boynunda haç olduğu halde) Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yanına girdiğinde bu ayeti kerimeyi duyunca Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e: “Onlara ibadet etmiyorlar ki” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: “Onlar Allah-u Teâlâ’nın helal kıldığı bir şeyi haram, haram kıldığı bir şeyi helal kıldıkları zaman onlara itaat etmiyorlar mı?” diye sorunca Adiyy İbn Hatem: “Evet” dedi. Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: “İşte böylece onlara ibadet ediyorlar” buyurdu. (Cem’ul-Fevaid: Tefsir bah.) (Tirmizi Hadis No:3095 Bu hadisi Tirmizi 3095, El-Hüseyin b. Yezidan Abdisselam an Zeyd b. Sellam an Ebi sellam ani’n Nu’man asl-l senedi ile tahriç etti. Ahmed de rivayet etti Tirmizi de hasen dedi.) 3 – Allah-u Teâlâ’ya, Rasûlüne ve İslam dinine, milletine sövmek, Allah-u Teâlâ’nın ayetleri, kitapları, rasûlleri ile alay etmek. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “İkiyüzlüler, kalplerinde olanı haber verecek bir surenin inmesinden çekiniyorlar.

 De ki: “Alay edin bakalım. Allah çekindiğiniz şeyi ortaya koyacaktır. Onlara soracak olursan: “Biz and olsun ki eğlenip oynuyorduk” diyecekler. De ki: “Allah’la,ayetleriyle, rasûlüyle mi alay ediyordunuz? Özür beyan etmeyin. İnandıktan sonra küfre girdiniz. İçinizden bir topluluğu affetsek bile, suçlarından ötürü bir topluluğa da azab ederiz.” (Tevbe: 64– 66) 4 – Tağuta muhakeme olmak. Tağut ise; Allah-u Teâlâ’nın şeriatından ve kanunundan alınmayan her çeşit şeriat ve kanundur. Tıpkı çağdaş hüküm koyucuların kanunları ve cahiliye adet, alışkanlık, örf, töre gibi haller… Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Rabbine andolsun ki aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tayin edip sonra haklarında verdiğin hükümden dolayı kalplerinde bir sıkıntı duymadan kabul etmedikçe iman etmiş olmazlar.” (Nisa: 65) “Sana ve senden öncekilere indirilenlere inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Reddetmeleri emr olunmuşken tağuta muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.” (Nisa: 60) 5 – Allah-u Teâlâ’nın indirdiğinden başkasıyla hükmetmek. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.” (Maide: 44) 6 – Sihir. Onu öğrenmek, öğretmek, yapmak veya ona rıza göstermek ve onu kabul etmek. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Şeytanların, Süleyman’ın hükümdarlığı hakkında söylediklerine uydular. Oysa Süleyman kâfir değildi. Ama insanlara sihri öğreten şeytanlar kâfir olmuşlardı. Babil’de Harut ve Marut denilen iki meleğe bir şey indirilmemiştir. Bu ikisi: “Biz sadece imtihan ediyoruz, sakın küfre girme” demedikçe kimseye bir şey öğretmezlerdi. Hâlbuki bu ikisinden koca ile karısının arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Oysa Allah’ın izni olmadıkça kimseye zarar veremezlerdi. Kendilerine zarar verecek faydalı olmayacak şeyler öğreniyorlardı. Andolsun ki onu satın alanın ahiretten bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şeyin ne kötü olduğunu keşke bilselerdi.” (Bakara: 102) 7 – Kafirlere dost olmak, onları sevmek, onları bâtılda desteklemek, Müslümanlara ve Müslümanların topraklarına hakim olmak için onlara yardımcı olmak, onların partilerine, cemaatlerine, laiklik, vatancılık, ırkçılık, halkçılık ve bunlardan başka nizamlarına katılmak. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Müminler müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesinler. Kim böyle yaparsa Allah’tan bekleyebileceği hiçbir şey yoktur. Ancak onlardan sakınmanız hali (takiyye) müstesnadır. Sonunda dönüş ancak Allah’a’ dır.” (A-li İmran: 28) “Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyin. Yoksa siz Allah’a sizin üzerinize apaçık bir delil mi kılmanızı istiyorsunuz.” (Nisa: 144) “Doğrusu sizin veliniz Allah, O’nun rasûlü ve mü’minlerdir. Öyle ki onlar namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve onlar rükû ederler. Her kim Allah’ı, O’nun rasûlünü ve iman edenleri dost edinirse işte o Allah’ın hizbindendir. Galip gelecek olan da onlardır. Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dinlerini eğlence ve oyun edinip kâfir olanları dostlar edinmeyin. Eğer mümin iseniz Allah’tan sakının.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.