Garenta Denizli Rentacar
HOŞGÖRÜ TOPLUMU
274 okunma

HOŞGÖRÜ TOPLUMU

ABONE OL
04/02/2023 10:19
HOŞGÖRÜ TOPLUMU
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Türk Dil Kurumu hoşgörüyü şöyle tanımlamaktadır: “Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.” Hoşgörü, toplumun mihenk taşlarından birini oluşturur. Yapbozun tamamlanmayı bekleyen en kritik parçalarından biridir. Sevgi, saygı, hoşgörü; etik bütünlüğü ve kültürün bel kemiğini yapılandırır. Kendimize “hoşgörülü müyüm?” sorusunu yönelttiğimizde, cevabımız ne olur? Hoşgörü sadece sözde mi kalıyor, yoksa hayatımıza sirayet etmesini sağlıyor muyuz? Hayatın merkezinde olan ya da hayat yolunda karşılaştığımız kişilere karşı ilk görümüz ve anlayışımız bilinmezliğin arkasında sevgi ve saygı temellerinin atılmasını sağlar. Birleştirici güç, hoşgörü kavramında eyleme dönüşerek, toplumsal anlayışı kuvvetlendirir.

 Çevremizde iletişim kurduğumuz insanları dinleyerek bunu kendi düşüncelerimizle harmanlamadan geri bildirim yapabiliyorsak hoşgörünün naif durağında dinlenenlerden olabiliriz. İletişim aşamasında ve farklı görüşlerin iletişiminde hoşgörü iletişimin en güçlü halini oluşturur. İnsanın doğası gereği kusurlarının olabildiğini kabul ederek, bireyleri olduğu gibi kabul etmek toplumsal bütünlük açısından da bir tutkal görevi görür. Toplumsal paylaşımlarımız, hoşgörülü bir şekilde davranış sergilenmesinin yanında, kurallara da uygun davranmayı içinde barındırır. Atılan bir adım nice güzel adımlara kaynaklık ederek, gelecek nesillere ulaşan iyilik yolculuğunu başlatabilir. Hoşgörü, toplumsal kırılmaların sağlamlaşmasına, bireyin yoluna devam etmesini sağlayarak, hataların toparlanabildiği bir yola adım attırır.

Türk Dil Kurumu hoşgörüyü şöyle tanımlamaktadır: “Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.” Hoşgörü, toplumun mihenk taşlarından birini oluşturur. Yapbozun tamamlanmayı bekleyen en kritik parçalarından biridir. Sevgi, saygı, hoşgörü; etik bütünlüğü ve kültürün bel kemiğini yapılandırır. Kendimize “hoşgörülü müyüm?” sorusunu yönelttiğimizde, cevabımız ne olur? Hoşgörü sadece sözde mi kalıyor, yoksa hayatımıza sirayet etmesini sağlıyor muyuz? Hayatın merkezinde olan ya da hayat yolunda karşılaştığımız kişilere karşı ilk görümüz ve anlayışımız bilinmezliğin arkasında sevgi ve saygı temellerinin atılmasını sağlar. Birleştirici güç, hoşgörü kavramında eyleme dönüşerek, toplumsal anlayışı kuvvetlendirir.

 Çevremizde iletişim kurduğumuz insanları dinleyerek bunu kendi düşüncelerimizle harmanlamadan geri bildirim yapabiliyorsak hoşgörünün naif durağında dinlenenlerden olabiliriz. İletişim aşamasında ve farklı görüşlerin iletişiminde hoşgörü iletişimin en güçlü halini oluşturur. İnsanın doğası gereği kusurlarının olabildiğini kabul ederek, bireyleri olduğu gibi kabul etmek toplumsal bütünlük açısından da bir tutkal görevi görür. Toplumsal paylaşımlarımız, hoşgörülü bir şekilde davranış sergilenmesinin yanında, kurallara da uygun davranmayı içinde barındırır. Atılan bir adım nice güzel adımlara kaynaklık ederek, gelecek nesillere ulaşan iyilik yolculuğunu başlatabilir. Hoşgörü, toplumsal kırılmaların sağlamlaşmasına, bireyin yoluna devam etmesini sağlayarak, hataların toparlanabildiği bir yola adım attırır.

Türk Dil Kurumu hoşgörüyü şöyle tanımlamaktadır: “Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.” Hoşgörü, toplumun mihenk taşlarından birini oluşturur. Yapbozun tamamlanmayı bekleyen en kritik parçalarından biridir. Sevgi, saygı, hoşgörü; etik bütünlüğü ve kültürün bel kemiğini yapılandırır. Kendimize “hoşgörülü müyüm?” sorusunu yönelttiğimizde, cevabımız ne olur? Hoşgörü sadece sözde mi kalıyor, yoksa hayatımıza sirayet etmesini sağlıyor muyuz? Hayatın merkezinde olan ya da hayat yolunda karşılaştığımız kişilere karşı ilk görümüz ve anlayışımız bilinmezliğin arkasında sevgi ve saygı temellerinin atılmasını sağlar. Birleştirici güç, hoşgörü kavramında eyleme dönüşerek, toplumsal anlayışı kuvvetlendirir.

 Çevremizde iletişim kurduğumuz insanları dinleyerek bunu kendi düşüncelerimizle harmanlamadan geri bildirim yapabiliyorsak hoşgörünün naif durağında dinlenenlerden olabiliriz. İletişim aşamasında ve farklı görüşlerin iletişiminde hoşgörü iletişimin en güçlü halini oluşturur. İnsanın doğası gereği kusurlarının olabildiğini kabul ederek, bireyleri olduğu gibi kabul etmek toplumsal bütünlük açısından da bir tutkal görevi görür. Toplumsal paylaşımlarımız, hoşgörülü bir şekilde davranış sergilenmesinin yanında, kurallara da uygun davranmayı içinde barındırır. Atılan bir adım nice güzel adımlara kaynaklık ederek, gelecek nesillere ulaşan iyilik yolculuğunu başlatabilir. Hoşgörü, toplumsal kırılmaların sağlamlaşmasına, bireyin yoluna devam etmesini sağlayarak, hataların toparlanabildiği bir yola adım attırır.

Türk Dil Kurumu hoşgörüyü şöyle tanımlamaktadır: “Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.” Hoşgörü, toplumun mihenk taşlarından birini oluşturur. Yapbozun tamamlanmayı bekleyen en kritik parçalarından biridir. Sevgi, saygı, hoşgörü; etik bütünlüğü ve kültürün bel kemiğini yapılandırır. Kendimize “hoşgörülü müyüm?” sorusunu yönelttiğimizde, cevabımız ne olur? Hoşgörü sadece sözde mi kalıyor, yoksa hayatımıza sirayet etmesini sağlıyor muyuz? Hayatın merkezinde olan ya da hayat yolunda karşılaştığımız kişilere karşı ilk görümüz ve anlayışımız bilinmezliğin arkasında sevgi ve saygı temellerinin atılmasını sağlar. Birleştirici güç, hoşgörü kavramında eyleme dönüşerek, toplumsal anlayışı kuvvetlendirir.

 Çevremizde iletişim kurduğumuz insanları dinleyerek bunu kendi düşüncelerimizle harmanlamadan geri bildirim yapabiliyorsak hoşgörünün naif durağında dinlenenlerden olabiliriz. İletişim aşamasında ve farklı görüşlerin iletişiminde hoşgörü iletişimin en güçlü halini oluşturur. İnsanın doğası gereği kusurlarının olabildiğini kabul ederek, bireyleri olduğu gibi kabul etmek toplumsal bütünlük açısından da bir tutkal görevi görür. Toplumsal paylaşımlarımız, hoşgörülü bir şekilde davranış sergilenmesinin yanında, kurallara da uygun davranmayı içinde barındırır. Atılan bir adım nice güzel adımlara kaynaklık ederek, gelecek nesillere ulaşan iyilik yolculuğunu başlatabilir. Hoşgörü, toplumsal kırılmaların sağlamlaşmasına, bireyin yoluna devam etmesini sağlayarak, hataların toparlanabildiği bir yola adım attırır.

Peygamber Efendimiz (sav), “Bir kul, bu dünyada başka bir kulun ayıbını örterse, kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter.” (Müslim, Birr 72) buyurarak, ayıp ve kusurların açığa çıkarılmamasını, hoşgörü ve anlayış ile gizli tutulmasını tavsiye etmiştir. Hoşgörü, kin ve kötü duyguları uzak tutarak, kalplerin kararmasını engelleyen en dirençli duygulardandır. Yunus Emre, “Yaratılanı severiz, Yaratan’dan ötürü” sözü ile kusurlarıyla kabul edilmiş insanı tasvir etmiştir. İnsanların hata ve yanlış yapabileceğini farkına vararak, herkese hoşgörü ve saygıyla yaklaşmalı ve toplumdan uzaklaşmasını sağlayacak eylemlerden uzak durmalıyız. Ötekileştirilen her insan attığı adımlarda yanlış seçimlerin yolundan gitme girdabına kapılarak, sonunda çıkmaz bir sokağın sonunda bulabilir kendini. Hoşgörü ise birlik, beraberlik sağlayarak, toparlayıcı gücü ortaya çıkarır. Ailenin, toplumun birbirine kenetlenmesine, ortak akılın doğru işlemesine ve erdemli davranışların açığa çıkmasına kaynaklık eder.

Peygamber Efendimiz (sav), “Bir kul, bu dünyada başka bir kulun ayıbını örterse, kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter.” (Müslim, Birr 72) buyurarak, ayıp ve kusurların açığa çıkarılmamasını, hoşgörü ve anlayış ile gizli tutulmasını tavsiye etmiştir. Hoşgörü, kin ve kötü duyguları uzak tutarak, kalplerin kararmasını engelleyen en dirençli duygulardandır. Yunus Emre, “Yaratılanı severiz, Yaratan’dan ötürü” sözü ile kusurlarıyla kabul edilmiş insanı tasvir etmiştir. İnsanların hata ve yanlış yapabileceğini farkına vararak, herkese hoşgörü ve saygıyla yaklaşmalı ve toplumdan uzaklaşmasını sağlayacak eylemlerden uzak durmalıyız. Ötekileştirilen her insan attığı adımlarda yanlış seçimlerin yolundan gitme girdabına kapılarak, sonunda çıkmaz bir sokağın sonunda bulabilir kendini. Hoşgörü ise birlik, beraberlik sağlayarak, toparlayıcı gücü ortaya çıkarır. Ailenin, toplumun birbirine kenetlenmesine, ortak akılın doğru işlemesine ve erdemli davranışların açığa çıkmasına kaynaklık eder.

Peygamber Efendimiz (sav), “Bir kul, bu dünyada başka bir kulun ayıbını örterse, kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter.” (Müslim, Birr 72) buyurarak, ayıp ve kusurların açığa çıkarılmamasını, hoşgörü ve anlayış ile gizli tutulmasını tavsiye etmiştir. Hoşgörü, kin ve kötü duyguları uzak tutarak, kalplerin kararmasını engelleyen en dirençli duygulardandır. Yunus Emre, “Yaratılanı severiz, Yaratan’dan ötürü” sözü ile kusurlarıyla kabul edilmiş insanı tasvir etmiştir. İnsanların hata ve yanlış yapabileceğini farkına vararak, herkese hoşgörü ve saygıyla yaklaşmalı ve toplumdan uzaklaşmasını sağlayacak eylemlerden uzak durmalıyız. Ötekileştirilen her insan attığı adımlarda yanlış seçimlerin yolundan gitme girdabına kapılarak, sonunda çıkmaz bir sokağın sonunda bulabilir kendini. Hoşgörü ise birlik, beraberlik sağlayarak, toparlayıcı gücü ortaya çıkarır. Ailenin, toplumun birbirine kenetlenmesine, ortak akılın doğru işlemesine ve erdemli davranışların açığa çıkmasına kaynaklık eder.

Peygamber Efendimiz (sav), “Bir kul, bu dünyada başka bir kulun ayıbını örterse, kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter.” (Müslim, Birr 72) buyurarak, ayıp ve kusurların açığa çıkarılmamasını, hoşgörü ve anlayış ile gizli tutulmasını tavsiye etmiştir. Hoşgörü, kin ve kötü duyguları uzak tutarak, kalplerin kararmasını engelleyen en dirençli duygulardandır. Yunus Emre, “Yaratılanı severiz, Yaratan’dan ötürü” sözü ile kusurlarıyla kabul edilmiş insanı tasvir etmiştir. İnsanların hata ve yanlış yapabileceğini farkına vararak, herkese hoşgörü ve saygıyla yaklaşmalı ve toplumdan uzaklaşmasını sağlayacak eylemlerden uzak durmalıyız. Ötekileştirilen her insan attığı adımlarda yanlış seçimlerin yolundan gitme girdabına kapılarak, sonunda çıkmaz bir sokağın sonunda bulabilir kendini. Hoşgörü ise birlik, beraberlik sağlayarak, toparlayıcı gücü ortaya çıkarır. Ailenin, toplumun birbirine kenetlenmesine, ortak akılın doğru işlemesine ve erdemli davranışların açığa çıkmasına kaynaklık eder.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.