<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yeme bozukluğu Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/yeme-bozuklugu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/yeme-bozuklugu/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Feb 2025 21:43:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>yeme bozukluğu Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/yeme-bozuklugu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KUSURSUZ BEDEN ALGISI GENÇLERDE YEME BOZUKLUĞUNU ARTTIRDI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kusursuz-beden-algisi-genclerde-yeme-bozuklugunu-arttirdi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kusursuz-beden-algisi-genclerde-yeme-bozuklugunu-arttirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:43:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[anoreksiya]]></category>
		<category><![CDATA[Betül Çubuk]]></category>
		<category><![CDATA[blumia]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Kerman]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuş Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[laksatif]]></category>
		<category><![CDATA[psikotik]]></category>
		<category><![CDATA[yeme bozukluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=1621</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal medyanın ve teknolojinin hayatın her alanına girmesiyle birlikte özelikle Z kuşağında fiziksel görünüme önemin arttığına dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Betül Çubuk, son dönemlerde yeme bozukluğu sorunu yaşayan kişi sayısında artış meydana geldiğini belirtti. Kusursuz beden algısıyla kişilerin kendilerini aç bırakması (anoreksiya nevroza), yemek yediğinde suçluluk hissetme psikolojisiyle kendisini kusmaya zorlaması (blumia) veya tıkanırcasına [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kusursuz-beden-algisi-genclerde-yeme-bozuklugunu-arttirdi/">KUSURSUZ BEDEN ALGISI GENÇLERDE YEME BOZUKLUĞUNU ARTTIRDI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sosyal medyanın ve teknolojinin hayatın her alanına girmesiyle birlikte özelikle Z kuşağında fiziksel görünüme önemin arttığına dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Betül Çubuk, son dönemlerde yeme bozukluğu sorunu yaşayan kişi sayısında artış meydana geldiğini belirtti. Kusursuz beden algısıyla kişilerin kendilerini aç bırakması (anoreksiya nevroza), yemek yediğinde suçluluk hissetme psikolojisiyle kendisini kusmaya zorlaması (blumia) veya tıkanırcasına yemek yeme gibi çeşitli yeme bozuklukları görüldüğünü kaydeden Betül Çubuk, bu sağlık problemini yaşayan kişilerde obsesif davranışlar ve psikotik (gerçeklikten kopma) eğilimler gözlendiğini söyledi.</p>



<p>Doğuş Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Aşçılık Programı Öğretim Görevlisi Cem Kerman ise bağışıklık sistemini güçlendirecek gıdaların ve bu gıdaların besin değerini koruyacak pratik pişirme tekniklerinin püf noktalarını paylaştı.</p>



<p><strong>“BEDEN İMGESİNDE DEĞİŞİMLER VAR”</strong></p>



<p>Son zamanlarda yeme bozukluğunun korona ile birlikte arttığını kaydeden Uzman Klinik Psikolog Betül Çubuk, bu sağlık probleminin kadınlarda daha yoğun olarak görüldüğünü ancak günümüzde erkeklerin de beden imgesinde bir değişimin meydana geldiğini ifade etti. Özellikle ergenlere sosyal medya nedeniyle ideal güzel görünmenin dayatıldığını aktaran Çubuk, “Erkekler daha kaslı ve dikkat çekici gözükmek istiyor. Kızlar da sıfır bedene yakın olduklarında kendilerini daha iyi hissediyorlar. Sosyal medyada herkesin hayatını görüyorlar ve onlar gibi olmak istiyorlar. Herkes zayıf. Diyet, spor ve yoga yapıyor. Onlar gibi bir hayat istiyorlar ve o yüzden de yeme bozukluğu artıyor” dedi.</p>



<p><strong>“GENÇLER BEDENLERİNDEN HOŞLANMIYOR”</strong></p>



<p>Özellikle Z kuşağının çeşitli fotoğraf uygulamaları ve filtrelerle fotoğraflarının üzerlerinde oynamalar yapmasının onları psikolojik olarak gerçek görünümlerinden uzaklaştırdığına ve bedenlerinden hoşlanmamaya başladıklarına dikkat çeken Çubuk, “Bu durum anoreksiya nevroza ya da blumiaya neden oluyor. Eğer kişi kilo almışsa kendisini diğer insanlardan daha yetersiz hissederek, özgüven sorunu yaşıyor. Nitekim gençler internet dünyasına kendilerini o kadar kaptırmışlar ki sosyal olarak kendilerini gerçekte var edemiyorlar” diye konuştu.</p>



<p><strong>“GERÇEKLİKTEN KOPUYORLAR”</strong></p>



<p>Yeme bozukluğunun bireydeki psikolojik olarak etkilerine değinen Çubuk, ”Bu bireylerde kaygı başlıyor. Başkalarının yanında yemek yiyemiyorlar. Çoğu zaman, depresyon içerisindeler çünkü sürekli bir yeme atağı halindeler. Bu da onları utandırıyor ve obsesif davranışları artıyor. Sürekli kalori hesabı yapıyorlar. Bazı noktalarda psikotik eğilimler de oluyor yani gerçekten kopmalar da başlıyor. Kadınlarda gece yeme alışkanlıkları oldukça sık gözleniyor. Çünkü gün içerisinde çok az kalori alıyorlar. Aslında çok şekerli, karbonhidratlı gıdalar tükettikleri için gece aniden acıkıyorlar. Gece kimse onları görmediği için kalkıp yemek yiyorlar. Kimsenin görmemesi onlar için daha az utanç verici. Yiyip geri yatıyorlar” şeklinde konuştu.<br>Yeme bozukluklarının çeşitleriyle ile ilgili bilgi veren Çubuk, “Anoreksiya nevroza olan kişiler kendini aç bırakıyor. Çok düşük kalorilerle beslenip aşırı spor yapıyorlar. Blumia ise yiyip kendini kusturma ya da laksatif kullanımı, idrar söktürücü kullanımı gibi aşırılıklar var. Bir de tıkanırcasına yeme bozukluğu var. Bu yeme bozukluğunda kişi kendini durduramayana kadar ve yalnız yemek yiyor. Bunların dışında</p>



<p>son zamanlarda &#8216;geviş getirme&#8217; diye bir yeme bozukluğu çıktı. Kişi yemeği ağzına alıyor, çeviriyor ama yemeden çıkartıyor. Bu da çok nadir görülüyormuş gibi ama genelde bunu da evde yapıyorlar” dedi.</p>



<p><strong>“BÖBREK YETMEZLİĞİNE NEDEN OLABİLİYOR”</strong></p>



<p>Yeme bozuklu olan bireylerin ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Çubuk, “Özellikle anoreksiya nevroza çok tehlikeli. Hastaların yatarak tedavi olmaları gerekiyor. Serumlarla tedavi oluyorlar. Blumiada da laksatifiyi maalesef eczanelerden bulabildikleri için bir yerden sonra yoğun kansızlık, tansiyon düşmesi, şeker hastalığı gibi hastalıklar oluşabiliyor. Çok fazla böbrek yetmezliği görüyoruz. Psikolojik hastalıklar da bunlara eşlik ediyor” ifadelerinde bulundu.</p>



<p><strong>“SEBZE, MEYVE VE ET DENGELİ BİR BİÇİMDE TÜKETİLMELİ”</strong></p>



<p>Bağışıklık sistemini güçlendirmek için renkli gıdalara yönelmenin önemine değinen Aşçılık Programı Öğretim Görevlisi Cem Kerman ise gıdaları mevsiminde tüketmek gerektiğini söyledi. Kerman, tüketilen gıdanın çeşitliliğinden çok nasıl yetiştirildiğine de bakılması gerektiğini ifade ederek, “Doğal tarım yöntemlerinin tercih edilmesini öneriyorum. Her insanın vücut yapısı, alacağı vitamin ve proteinler farklı olduğundan, sebzeyi, meyveyi ve eti dengeli bir biçimde tüketmek önemli. Bu bakımdan kırmızı, yeşil, mor sebze ve meyvelerin tüketilmesi gerekir. Çünkü farklı renkteki sebze ve meyveler farklı antioksidanlar içerir. Bunun için olabildiğince çeşitli bir biçimde gıda tüketerek, beslenme dengemize dikkat etmemiz gerekiyor” dedi.</p>



<p><strong>“BESİN DEĞERİNİ KORUMAK İÇİN DOĞRU PİŞİRME ŞART”</strong></p>



<p>Gıdaların besin değerini kaybetmemek için doğru pişirme işleminin yapılması gerektiğine dikkat çeken Kerman, sebze, meyve ve etin doğru pişirme teknikleri hakkında şu püf noktaları paylaştı: “Etle yemek yaptığımızda etin bağ dokularının, vitaminlerinin çözülmesi için suyun içinde uzun süre pişirilmesi lazım. Haşlama, et için doğru teknik. Ancak sebze ve meyvenin sağlıklı pişirme yöntemi daha az sürede, fazla suyun içine sokmadan, diri olarak pişirilmesidir. Vitaminlerin çoğu suda çözülür. Bu sebeple suyun içinde sebzeyi haşlamak, vitamin kaybına yol açabilir. Bu bakımdan sebze ve meyveleri blanch ederek pişirmek doğru olacaktır. Yani sebze ve meyveler sıcak suda diri bir şekilde kısa sürede haşlanarak, hemen soğuk suya aktarılmalı. Böylece gıdanın vitaminleri, mineralleri ve rengi korunmuş olur. Bunun haricinde vakumlu bir poşetin içine herhangi bir sebze ya da etin konulmasıyla da pişirme işlemi yapılabilir. Vakumlu poşetin içindeki gıda, sıcak su banyosunda 4-5 saat kendi suyuyla pişirilerek, besin değeri korunabilir. Evde ise kullanılacak pratik yöntem, buhar yöntemidir. Bu yöntemle de gıdanın besin değeri korunuyor.” “Besin değeri hem yüksek hem de pratik yemekler tüketilmeli” diyen Kerman, öğrenciler ve çalışan bireyler için besin değeri yüksek ve yapımı pratik olan pişirme yönteminin haşlama olduğunu söyleyerek, bu teknikle yapılan şu yemek tarifini verdi: “Bir tavuk budunu bir sarımsak, bir biberiye, tuz, karabiber ve tereyağı ile sosluyoruz. Sonrasında tencere içinde, kısık ateşte budun derisi tencerenin tabanına bakacak biçimde yerleştiriyoruz. Et kısık ateşte çok yavaş bir şeklide pişiyor. Pişirme süresi etin büyüklüğüne bağlı olarak değişebilir ancak yemeğin hazırlık aşaması çok pratik. Bu tarifin yanında karışık sebzeler de buharda pişirilerek beraber tüketilebilir.” </p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kusursuz-beden-algisi-genclerde-yeme-bozuklugunu-arttirdi/">KUSURSUZ BEDEN ALGISI GENÇLERDE YEME BOZUKLUĞUNU ARTTIRDI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kusursuz-beden-algisi-genclerde-yeme-bozuklugunu-arttirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YEME BOZUKLUĞU ASOSYALLEŞTİRİYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/yeme-bozuklugu-asosyallestiriyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/yeme-bozuklugu-asosyallestiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Sep 2022 08:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[asosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yeme bozukluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=32469</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pandemi döneminde hareketsizlik, sosyalleşememe, iş kaybı, kilo veya yemek yemekle alakalı sürekli düşüncelerin artmasının yeme bozuklukları oranının artmasına sebep olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ercan Abay, yeme bozukluklarının; genetik, biyolojik ve psikososyal nedenleri olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Ercan Abay, özellikle azalmış benlik saygısı, depresyon, değersizlik hissi, aile içi çatışmalar ve kişilik sorunları yaşayan bireylerin yeme bozukluğuna [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/yeme-bozuklugu-asosyallestiriyor/">YEME BOZUKLUĞU ASOSYALLEŞTİRİYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Pandemi döneminde hareketsizlik, sosyalleşememe, iş kaybı, kilo veya yemek yemekle alakalı sürekli düşüncelerin artmasının yeme bozuklukları oranının artmasına sebep olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ercan Abay, yeme bozukluklarının; genetik, biyolojik ve psikososyal nedenleri olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Ercan Abay, özellikle azalmış benlik saygısı, depresyon, değersizlik hissi, aile içi çatışmalar ve kişilik sorunları yaşayan bireylerin yeme bozukluğuna eğilimli olduklarına değinerek, uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Ercan Abay, yeme bozukluğunun yaygın olarak 15-19 yaş grubunda rastlandığını söyleyerek, “Kadınlarda 10 kat daha sık görülüyor ancak günümüzde erkeklerde de görülme sıklığı giderek artmaktadır” dedi.</p>



<p>“YAŞAMLARINDA REKABET OLANLARIN YEME BOZUKLUĞU GELİŞTİRME RİSKLERİ YÜKSEK”</p>



<p>Yeme bozukluklarında sosyokültürel etkenlerin de rolü olduğunu belirten Prof. Dr. Ercan Abay, “Diyet yapma davranışı ile yeme bozuklukları arasında önemli bir ilişki vardır. Günümüz toplumunda ince bedene sahip olmak istenen bir durumdur. İsteyerek diyet yapanların amacı daha çekici olma çabasıdır. İsteyerek diyet yapanlar genelde mankenler, balerinler, sporcular, jokeyler gibi iş yaşamlarında rekabetin olduğu kişilerdir ve yeme bozukluğu geliştirme riskleri yüksektir.” açıklamalarında bulundu.</p>



<p>“PANDEMİ DÖNEMİNDE DAHA DA ARTTI”</p>



<p>Pandemi döneminde yaşanan artışlarla ilgili konuşan Prof. Dr. Abay, “Yeme bozukluğu belirtileri ile başvuran hasta sayısı pandemi döneminde artmıştır. İlgi alanlarının daralması, farklı etkinliklere katılamama, yalnızlaşma, iş kaybı, tüm aile bireylerinin bir arada olması, beden ile ilgili uğraşların artması ile evde aşırı egzersiz yapma eğilimleri, tek uğraş noktalarının yemek yeme ya da yememe olması bu artışın nedenleri arasında yer alır.” ifadelerini kullandı.</p>



<p>“YEME BOZUKLUĞU OLAN BİREYLER ASOSYAL BİR YAŞAMI TERCİH EDİYOR”</p>



<p>Yeme bozukluğu olan kişilerin sosyalleşmekten kaçındıklarını söyleyen Prof. Dr. Abay, “Yalnız yemek yemeyi tercih ederler. Aile ya da arkadaşlarıyla bir araya gelerek yemek yemeyi istemezler. Bu nedenle, ofis, okul, sosyal ortamlardan uzak kalarak, istedikleri ortamın onlara sunulması kısıtlayıcı yeme ya da tıkınırcasına yeme davranışlarını gerçekleştirme de tetikleyici olabilir” ifadelerinde bulundu. Stres ve depresyon gibi olumsuz durumlarla baş edememenin kişileri aşırı yemeye teşvik ettiğini kaydeden Prof. Dr. Ercan Abay, “Pandemi sürecinin oluşturduğu kaygı, kendisine ve sevdiklerine zarar geleceği ihtimali nedeniyle, zaten uzak durdukları sosyal yaşamdan daha da uzaklaşırlar. Bu da yalnız başına tıkınırcasına ya da kısıtlayıcı yemelere neden olabilir.” dedi.</p>



<p>Stres ve yeme bozuklukları arasında bir ilişki olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ercan Abay, “Stres durumunda kortizol hormonu yüksek miktarda salgılanarak tuzlu, tatlı ve yağlı gıdaların tüketimi artar. Stres ne kadar fazla olursa, duygusal rahatlama için bu tür yiyeceklerin tüketim miktarı da artar. Yemek yeme isteğini tetikleyici etken haz duygusudur. Beyin ödül sisteminde gıdalar tüketildiğinde dopamin ve serotonin nörotransmitterleri salgılanarak mutluluk hissi oluşur. Bu mutluluk duygusundaki artış, olumsuz duygularda yeme davranışının tekrarlanmasına neden olur.” ifadelerini kullandı. Duygusal yeme açlığı yerine farklı şeylere odaklanılması gerektiğini vurgulan Prof. Dr. Abay, “ Her bir duygunun tetikleyicileri ve yatıştırıcıları vardır. Yemek bu duyguları iyileştirmez. Belki, kısa bir süre yatıştırabilir ama çözüm sağlamaz. Duygusal açlık nedeniyle yenilen her şeyden sonra kişi kendini daha da kötü hisseder ve pişmanlık duygusu ile birlikte yemeye iten sebebe bir de aşırı yemenin huzursuzluğu eklenir. Duygusal yemenin farkında olmak ve kişiyi bu davranışa iten şeyin ne olduğunu anlamak gerekir.” dedi.</p>



<p>“BESLENMEYE KATI YASAKLAR KOYMAK DOĞRU DEĞİLDİR”</p>



<p>Yeme bozukluğuna karşı tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. Abay, “Yemek yerken farkında olarak tüm duyular yemeğe odaklanır. Küçük ısırıklar alınır ve yavaş yemek yenir. Ağza küçük lokmalar alındığında gıdaların tadına daha kolay varılır. Yeme duygularından uzaklaşmak için yemek yerine yürüyüşe çıkmak, kısa süreli uyumak, bir arkadaşla sohbet etmek gibi daha eğlenceli bir etkinliğe katılmak doğru olur. Beslenmeye katı yasaklar koymak doğru değildir. Kısıtlanan beslenme sonrasında daha büyük bir arzu ile büyük porsiyonlarla yemek tetiklenebilir” diye konuştu. Öğünler dışında yeme isteği olan kişileriniki stratejiden faydalanabileceğini de belirten Prof. Dr. Abay, “Birincisi, yeme davranışı dışında yürüyüş yapmak, film izlemek gibi bir başka etkinlikle vakit geçirmeleri istenir. İkincisi, yeme isteği oluştuğunda ve zihin buna odaklandığında, kişilerin kendilerine bunun ‘geçici bir arzu&#8217; olduğunu hatırlatmaları gerekir. Ayrıca, açlık duygusu su içerek veya kalorisi düşük yiyecekler ve sağlıklı atıştırmalıklarla ötelenmesi denenebilir” dedi. Prof. Dr. Ercan Abay, yeme bozukluğu çeşitleri “anoreksiya nevroza (AN), bulimiya nevroza (BN) ve tıkınırcasına yeme bozukluğu (TYB) hakkında ise şu bilgileri paylaştı. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/yeme-bozuklugu-asosyallestiriyor/">YEME BOZUKLUĞU ASOSYALLEŞTİRİYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/yeme-bozuklugu-asosyallestiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
