<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>timör Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/timor/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/timor/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 06 Apr 2022 13:15:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>timör Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/timor/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TÜKÜRÜK BEZİ TÜMÖRÜNE DİKKAT!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/tukuruk-bezi-tumorune-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/tukuruk-bezi-tumorune-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Apr 2022 13:15:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[timör]]></category>
		<category><![CDATA[tükürük bezi]]></category>
		<category><![CDATA[tümör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=16827</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya istatistikleri, 100 bin kişilik bir toplulukta, bir yıl içinde bir yeni kötü huylu ve 3-4 iyi huylu tükürük bezi tümörü ortaya çıkacağına işaret ediyor. Ülkemiz nüfusunu 85 milyon kabul edersek, her yıl 850-1000 tükürük bezi kanseri ve 4 bin kadar iyi huylu tükürük bezi tümörü oluşacağı tahmin ediliyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tukuruk-bezi-tumorune-dikkat/">TÜKÜRÜK BEZİ TÜMÖRÜNE DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünya istatistikleri, 100 bin kişilik bir toplulukta, bir yıl içinde bir yeni kötü huylu ve 3-4 iyi huylu tükürük bezi tümörü ortaya çıkacağına işaret ediyor. Ülkemiz nüfusunu 85 milyon kabul edersek, her yıl 850-1000 tükürük bezi kanseri ve 4 bin kadar iyi huylu tükürük bezi tümörü oluşacağı tahmin ediliyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çetin Vural, her tümörde olduğu gibi tükürük bezi tümörlerinde de erken tanının tedaviyi kolaylaştırdığına dikkat çekerek, “Günümüzde tıbbi teknoloji ve cerrahi tekniklerdeki gelişmeler sayesinde, geç kalmadan uygulanmış ve doğru planlanmış iyi huylu tükürük bezi tümörlerinin tamamına yakını, kötü huylu tükürük bezi tümörlerinin de önemli bir kısmı, bir daha geri gelmemek üzere hastanın hayatından çıkıyor. Çoğu hastada geriye kalan tek şey, dikkatli bir gözün bile zor fark edeceği ince bir iz oluyor” diyor.</p>



<p>AĞRISIZ ŞİŞLİĞE DİKKAT!</p>



<p><br>Tükürük bezi tümörleri; yüz, boyun, ağız içi (damak, dil) ve yutak gibi bölgelerde çoğu kez ‘ağrısız şişlik’ şeklinde ortaya çıkıyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çetin Vural, tükürük bezi tümörlerinin en sık kulak önündeki tükürük bezinde geliştiklerini belirterek, “Dolayısıyla hastaların büyük çoğunluğu kulağının önünde veya hemen altında şişlik ya da kitle yakınmasıyla hekime başvuruyorlar. Tümör çene altı tükürük bezinde oluştuğunda ise çene altında şişlik/kitle ya da ağız içinde, damakta geliştiyse o bölgede kitle yakınması söz konusu oluyor” diye konuşuyor. Bazı hastalarda tümör dışarıdan fark edilmeyecek şekilde derinlerde yerleşiyor. Bu tümörler çoğu kez baş boyun bölgesinin başka sorunları için istenilen BT, MR veya ultrason gibi görüntüleme yöntemlerinde tesadüfen tespit ediliyor.</p>



<p>‘YAĞ BEZESİDİR’ DİYE DÜŞÜNMEYİN!</p>



<p><br>İyi huylu tükürük bezi tümörlerinin genellikle yavaş büyüdüklerine dikkat çeken Prof. Dr. Çetin Vural, “Hastalar başlangıç aşamasında tümörün yağ veya lenf bezesi olduğunu düşünüp, doktora başvurmakta gecikebiliyor. Ancak kötü huylu tümörler ilerleyen zamanda çevre dokuları işgal ederek ve yüz sinirini kemirerek yüz felci gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor, uzak organlara metastaz yaparak hayatı tehdit edebiliyor. Bu nedenle şişliklerin asla ihmal edilmemeleri gerekiyor” diyor.</p>



<p>TÜTÜN CİDDİ BİR RİSK FAKTÖRÜ</p>



<p><br>İyi veya kötü huylu tükürük bezi tümörlerinin sebebi çoğu kez tam anlamıyla bilinmiyor. Ancak çoğu tümör gibi sigara, tütün ve radyasyona maruz kalmak bu tümörlerin oluşumunda risk faktörü olarak suçlanıyor. Warthin tümörü adı verilen tümör ise hemen her zaman uzun süredir tütün kullanan hastalarda görülüyor.</p>



<p>EN ETKİLİ YÖNTEM CERRAHİ TEDAVİ</p>



<p><br>Tükürük bezi tümörlerinde en etkili tedavi yöntemi, hemen her zaman, ameliyat oluyor. Cerrahi yöntemle tümör, çoğu kez çevresindeki bir miktar sağlıklı dokuyla birlikte ve bölgede bulunan yüz siniri gibi hayati yapılar korunarak, çıkartılıyor. İyi huylu veya düşük dereceli (az saldırgan) kötü huylu tümörlerde, başarıyla yapılmış cerrahi yöntemle, tümörün hastanın hayatından tamamen çıkması çoğu kez mümkün oluyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çetin Vural, ancak yüksek derece (daha saldırgan) kötü huylu tümör varlığında cerrahi işlem sonrasında radyoterapi yönteminin (ışın tedavisi) de tedavi planına eklenebildiğini belirtiyor.</p>



<p>SİNİR MONİTÖRÜYLE MİNİMUM RİSK!</p>



<p><br>Tükürük bezi tümörlerinin ameliyatlarında yüz sinirinin zarar görmesi riski hastaların en çok kaygılandıkları sorunların başında geliyor. Son yıllarda, özellikle yüz sinirinin içinden geçtiği parotis tükürük bezinde yerleşmiş olan tümörlerin ameliyatla çıkartılmasında ‘sinir monitörü’ adı verilen bir yöntem yaygın olarak kullanılıyor. Prof. Dr. Çetin Vural, “Bu yöntem ameliyat sırasında yüz siniri ve dallarının korunmasını kolaylaştırıyor, ameliyatın daha güvenli bir şekilde tamamlanmasına katkıda bulunuyor” diyor. </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tukuruk-bezi-tumorune-dikkat/">TÜKÜRÜK BEZİ TÜMÖRÜNE DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/tukuruk-bezi-tumorune-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DOKTORLARIN DİKKATİ BÖBREĞİNDEKİ KİTLEYİ ORTAYA ÇIKARDI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/doktorlarin-dikkati-bobregindeki-kitleyi-ortaya-cikardi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/doktorlarin-dikkati-bobregindeki-kitleyi-ortaya-cikardi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Mar 2022 21:32:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ali gürağaç]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[tekden]]></category>
		<category><![CDATA[timör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=15164</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denizli’de bir meslek lisesinde öğretmenlik yapan Lale Şeker, göğsünde oluşan ağrı şikayetleriyle Özel Denizli Tekden Hastanesi’ne başvurdu. Burada Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mustafa Demir tarafından muayenesi yapılan Şeker’in, istenilen tetkikler sonucunda sağ böbreğinde yaklaşık 1.5 santim kitle ve içeride çıkıntı yapmayan ikinci bir kitle daha olduğu saptandı. Şeker’in böbreğinde bulunan kitleler Üroloji uzmanlarından Op. Dr. Ali [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/doktorlarin-dikkati-bobregindeki-kitleyi-ortaya-cikardi/">DOKTORLARIN DİKKATİ BÖBREĞİNDEKİ KİTLEYİ ORTAYA ÇIKARDI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Denizli’de bir meslek lisesinde öğretmenlik yapan Lale Şeker, göğsünde oluşan ağrı şikayetleriyle Özel Denizli Tekden Hastanesi’ne başvurdu. Burada Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mustafa Demir tarafından muayenesi yapılan Şeker’in, istenilen tetkikler sonucunda sağ böbreğinde yaklaşık 1.5 santim kitle ve içeride çıkıntı yapmayan ikinci bir kitle daha olduğu saptandı. Şeker’in böbreğinde bulunan kitleler Üroloji uzmanlarından Op. Dr. Ali Gürağaç tarafından yapılan başarılı operasyon sonucunda alındı.</p>



<p>“HASTANIN TÜMÖRÜNÜ ERKEN TEŞHİS EDEREK HASTAYI SAĞLIĞINA KAVUŞTURDUK”</p>



<p><br>Ameliyatın riskli olduğunu ve erken teşhisin önemli olduğunu belirten Özel Denizli Tekden Hastanesi Üroloji doktorlarından Op. Dr. Ali Gürağaç, “Lale Hanım, göğsünde ağrı şikayetinden dolayı kardiyoloji bölümümüze başvurmuş. Kalp problemleri nedeniyle hastanemizde çekilen kardiyak BT de sağ böbreğinde yaklaşık bir buçuk santim kontrast tutan tümoral bir oluşum tespit edildi. Kitlenin evreleme tetkiklerini yaparken, böbreğin içinde yaklaşık bir buçuk santimlik bir tane hemanjiyom ve yine böbreğin içinde, böbrekten çıkıntı yapmayan yaklaşık bir buçuk santimlik ikinci bir kitle daha olduğunu tespit ettik. Kardiyoloji ve radyoloji uzmanlarımızın dikkati sayesinde Üroloji Kliniği’ne yönlendirilerek hastaya erken evrede müdahale şansı yakalamış olduk. Kalisiyel sisteme açılmamış bir tümörü vardı. Prof. Dr. İbrahim Yıldırım ile birlikte hastanın ameliyatını gerçekleştirdik. Öncelikle böbrekten çıkıntı yapan bir buçuk santimlik kitleyi aldıktan sonra radyoloji uzmanlarımızın eşliğinde böbreğin içindeki diğer tümöral odağı bulduk. O tümöral odağı da ablate ettik. Bizi zorlayan asıl kısım böbrekten çıkıntı yapan bir buçuk santimlik tümörden ziyade böbreğin içinde olan ve dışarıdan görünmeyen ikinci tümöral odağın olması cerrahi açıdan da hem riskli hem de zor bir cerrahi operasyon olmasına sebep oldu” dedi.</p>



<p>“HASTANIN ASLINDA ÜROLOJİK AÇIDAN HİÇBİR ŞİKAYETİ YOKTU”</p>



<p><br>Erken teşhis ile birçok hastalığın önüne geçilebildiğini belirten Üroloji Uzmanı Op. Dr. Ali Gürağaç, “Hastamız Lale Hanım’ın şansı erken teşhis edildiği için insidental olarak yani şikayetleri daha başlamadan başka bir sebeple çekilen tomografide böbrek tomografi alanına girdiği için oradaki kitle de radyoloji uzmanlarımız tarafından tespit edildi. Biz de çekilen tomografi sayesinde hastaya teşhisi koyarak ameliyat etme şansını yakaladık. Hastanın aslında ürolojik açıdan hiçbir şikayeti yoktu. Yani bu tip hastalarda oluşan idrarda kanama, yan ağrısı gibi şikayetler henüz ortaya çıkmamıştı. Zaten bu şikayetler oluşsaydı, böbreğin kalisiyel sistemi açılsaydı ya da tümörün büyüklüğü daha fazla olsaydı böbreğin tamamını almamız gerekebilirdi. Erken dönemde yakaladığımız için sadece tümöral odakları alarak Lale Hanım’ın böbreğini kurtarmış olduk. Erken teşhisin önemini ve herhangi bir şikayet yokken de özellikle aile öyküsü olan hastalarda kontrolleri aksatmamız gerektiğini bir kez daha vurgulamış olduk. Hastamıza geçmiş olsun” ifadelerini kullandı.</p>



<p>“BU SÜREÇTE TEKDEN HASTANESİ ÇOK İLGİLİ DAVRANDI”</p>



<p><br>Doktorların çok güven verdiğinden ve hastanenin ilgisinden memnun kaldığını belirten öğretmen Lale Şeker, “Göğüs ağrısı şikayeti ile Tekden Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’ne müracaat ettim. Kardiyoloji doktoru Uzm. Dr. Mustafa Demir muayene etti. Doktor Bey’in istediği tetkikler sonucunda böbrekte kitle olduğu gözlemlemiş ve bana bile söylemeden önce Üroloji doktoru Op. Dr. Ali Gürağaç ile görüşerek durumu anlatmış. Yani özel hastanede böyle bir ilginin olabileceğini hiç düşünmüyordum. Açıkçası herkes çok ilgilendi. Denizli dışında İzmir, İstanbul gibi şehirlerde bu ameliyatı olmam konusunda yakınlarım ısrar etti. Ama Ali Bey ve İbrahim Bey’e muayene olduktan sonra bana güven verdiler. O yüzden bu ameliyatı onların yapmasını istedim. İyi ki burayı ve doktorlarımı tercih etmişim. Hastane çalışanları da doktorlarım da çok ilgili davrandılar. Süreçle ilgili sürekli aradılar. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Şu an çok daha iyiyim ve daha iyi olacağım” dedi. </p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="2048" height="945" data-id="15166" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/AW575172_02.jpg" alt="" class="wp-image-15166" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/AW575172_02.jpg 2048w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/AW575172_02-300x138.jpg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/AW575172_02-1024x473.jpg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/AW575172_02-768x354.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/AW575172_02-1536x709.jpg 1536w" sizes="(max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></figure>
</figure>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/doktorlarin-dikkati-bobregindeki-kitleyi-ortaya-cikardi/">DOKTORLARIN DİKKATİ BÖBREĞİNDEKİ KİTLEYİ ORTAYA ÇIKARDI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/doktorlarin-dikkati-bobregindeki-kitleyi-ortaya-cikardi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YUMUŞAK DOKU KANSERİNİN SİNYALİ OLABİLİR!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/yumusak-doku-kanserinin-sinyali-olabilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/yumusak-doku-kanserinin-sinyali-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Feb 2022 21:07:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[DNA]]></category>
		<category><![CDATA[KANSER]]></category>
		<category><![CDATA[timör]]></category>
		<category><![CDATA[yumuşak doku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=12220</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yumuşak doku tümörlerinin oluşum nedeni henüz kesin olarak bilinmese de DNA’da meydana gelen mutasyonların bu kanserin gelişiminden sorumlu olduğu düşünülüyor. Ayrıca aileden geçen bazı kalıtsal hastalıklar, lenfödem, HPV gibi bazı virüsler, radyoterapi, arsenik gibi bazı endüstriyel kimyasallar, bazı travmalar ve böcek ilaçları riski artıran faktörler arasında yer alıyor. VÜCUTTAKI ŞIŞLIKLERI ÖNEMSEYIN! Yumuşak doku tümörleri uzun [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/yumusak-doku-kanserinin-sinyali-olabilir/">YUMUŞAK DOKU KANSERİNİN SİNYALİ OLABİLİR!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yumuşak doku tümörlerinin oluşum nedeni henüz kesin olarak bilinmese de DNA’da meydana gelen mutasyonların bu kanserin gelişiminden sorumlu olduğu düşünülüyor. Ayrıca aileden geçen bazı kalıtsal hastalıklar, lenfödem, HPV gibi bazı virüsler, radyoterapi, arsenik gibi bazı endüstriyel kimyasallar, bazı travmalar ve böcek ilaçları riski artıran faktörler arasında yer alıyor.</p>



<p><strong>VÜCUTTAKI ŞIŞLIKLERI ÖNEMSEYIN!</strong></p>



<p>Yumuşak doku tümörleri uzun süre herhangi bir belirti vermeden büyüyebiliyor. Tümör vücudun hangi bölgesini tutmuşsa belirtiler de o yere göre değişiyor. Genellikle de kollarda, bacaklarda veya gövdede oluşan şişlik veya kitle ile sinyal veriyor. Prof. Dr. Selami Çakmak, şişliğin ağrılı veya ağrısız olabildiğini belirterek, “Kötü huylu tümör yakınında bulunan kemik veya sinir dokusuna yaslanmış ve ona hasar vermişse; ağrı, uyuşma, karıncalanma ya da yangı şeklinde karşımıza çıkabiliyor. Ancak ağrılar sinsi başlayabiliyor; ilk başlarda künt ve sürekli hafif bir ağrı şeklinde olabiliyor. Hareket ile aktivite artışıyla şiddetlenmeyen ağrı istirahat halindeyken de gelişebiliyor. Akşam saatlerinde ve geceleri kötüleşebiliyor. Tümör yerleştiği kemikte dokunun zayıflamasına yol açmışsa basit bir düşme veya hafif bir travmayla kemik kırılabiliyor” diyor. Bu belirtilere ateş ve gece terlemeleri de eşlik edebiliyor.&nbsp;</p>



<p><strong>BIYOPSI TEDAVININ BAŞARISINI ETKILIYOR</strong></p>



<p>Hastadan alınan detaylı öykü ve muayene sonrasında başvurulan röntgen, ultrason, tomografi ve MR gibi vücut görüntüleme yöntemleriyle sorunun kaynağı, tümörün vücuttaki yeri ve varsa soruna neden olan kitlenin özellikleri hakkında bilgi ediniliyor. Prof. Dr. Selami Çakmak, tümör tedavisinin karar ile planlama sürecinde ilk ve en önemli aşamalardan birinin ‘biyopsi’ yöntemini planlamak olduğuna dikkat çekerek, “Çünkü hatalı alınan biyopsiler tedavi sonucunu negatif yönde etkileyebiliyor. Biyopsi sonucunda tümörün kötü huylu olduğu belirtilmişse vücudun diğer bölgelerini de inceleyecek kemik sintigrafisi ve PET-CT gibi tetkiklerin ardından hemen tedavi aşamasına geçiliyor” diyor.</p>



<p><strong>MULTIDISIPLINER YAKLAŞIM ÇOK ÖNEMLI </strong></p>



<p>Yumuşak doku kanserinin ana tedavisi, geniş sınırlarla yapılan, yani tümörün vücutta hiçbir kalıntısı kalmayacak şekilde çıkartıldığı cerrahi yöntem oluyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selami Çakmak, “Bazı durumlarda ameliyattan önce veya ameliyat sonrasında tedaviye ek olarak kemoterapi veya radyoterapi eklenebiliyor” diyerek, şöyle devam ediyor: “Bu tedavi yöntemlerinin hangisinin önce yapılacağına ortopedist, tıbbi onkolog, radyasyon onkoloğu ve plastik cerrahi uzmanından oluşan bir takım çalışmasıyla karar veriliyor. Tedavinin planlaması baştan iyi yapıldığı takdirde cerrahi tedaviden daha iyi sonuçlar alınıyor. Dolayısıyla tedavinin başarısında multidisipliner yaklaşım ve iyi bir planlama kilit rol üstleniyor.” </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/yumusak-doku-kanserinin-sinyali-olabilir/">YUMUŞAK DOKU KANSERİNİN SİNYALİ OLABİLİR!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/yumusak-doku-kanserinin-sinyali-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MİDE KANSERİNDEN KORUNMAK İÇİN BUNLARA DİKKAT EDİN!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/mide-kanserinden-korunmak-icin-bunlara-dikkat-edin/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/mide-kanserinden-korunmak-icin-bunlara-dikkat-edin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Dec 2021 13:54:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[mide kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[reflü]]></category>
		<category><![CDATA[timör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=6071</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mide kanserleri uzun yıllar içinde yavaş yavaş gelişme eğilimindedir. Kanser gelişmeden önce, midenin iç yüzeyi yani mukozasında sıklıkla kanser öncesi değişiklikler meydana gelir. Bu erken değişiklikler nadiren şikayetlere neden olur ve genellikle fark edilmezler. Kanser geliştikçe mide duvarının daha derinlerine doğru ilerler. Tümör, karaciğer ve pankreas gibi yakındaki organları içerecek şekilde büyüyebilir. Midenin farklı bölümlerinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/mide-kanserinden-korunmak-icin-bunlara-dikkat-edin/">MİDE KANSERİNDEN KORUNMAK İÇİN BUNLARA DİKKAT EDİN!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Mide kanserleri uzun yıllar içinde yavaş yavaş gelişme eğilimindedir. Kanser gelişmeden önce, midenin iç yüzeyi yani mukozasında sıklıkla kanser öncesi değişiklikler meydana gelir. Bu erken değişiklikler nadiren şikayetlere neden olur ve genellikle fark edilmezler. Kanser geliştikçe mide duvarının daha derinlerine doğru ilerler. Tümör, karaciğer ve pankreas gibi yakındaki organları içerecek şekilde büyüyebilir. Midenin farklı bölümlerinde başlayan kanserler, farklı şikayetlere neden olabilir ve farklı sonuçlar doğurabilir. Kanserin yeri de tedavi seçeneklerini etkileyebilir. Örneğin, yemek borusu ile midenin birleşim yerinden başlayan kanserler genellikle yemek borusu kanserleriyle benzer şekilde tedavi edilir. Mide kanserine neden olan etkenler şunlardır; Mide kanserinin ana nedeni, mide yüzeyindeki hücrelerin hızla büyümesine ve sonunda bir tümör oluşturmasına neden olan genetik değişimlerdir. Bir kişinin mide kanserine yakalanma riskini artırabilecek risk faktörleri şunları içerir: Erkek cinsiyet, Ailede mide kanseri öyküsü, Sigara içmek, Obezite, Helicobacter pylori (H. pylori) bakterileri enfeksiyonu Tuz oranı yüksek diyet alışkanlığı, Meyve ve sebzeden fakir diyet alışkanlığı, Reflü hastalığı</p>



<p><br><strong>MİDE KANSERİ İŞARETİ OLABİLECEK BU BELİRTİLERE DİKKAT!  </strong></p>



<p><br>Mide bulantısı ve kusma,Yutma güçlüğü, Göğüste ağrılı yanma hissi, Kilo kaybı, Halsizlik Kan kusma (ileri aşamalarda) <br>MİDE DUVARININ NE KADARINI KAPSADIĞINI BULMAK GEREKİYOR<br>Mide kanseri teşhisine yardımcı olmak için birkaç farklı test kullanılabilir. Bilgisayarlı Tomografi ve Manyetik Rezonans görüntüleme gibi radyolojik testler, midedeki tümör yeterince büyükse bunu belirlemeye yardımcı olabilir. Bir kitle radyolojik testlerde görülebilecek kadar büyümeden önce tanı koymak veya erken kanseri tespit etmek için üst sindirim sistemi endoskopisi kullanılır. Tümörden biyopsi alınmasını da sağlayan bu yöntemde, mideye ağızdan ince bir kamera ile girilerek inceleme yapılır. Bir tümörün mide duvarının ne kadarını kapsadığını bulmak ve kanserin &#8220;evresini&#8221; değerlendirmeye yardımcı olmak için, özel bir endoskop tipi olan “endoskopik ultrason” ya da PET/BT incelemesi kullanılabilir.</p>



<p><br><strong> TÜMÖRÜN YERLEŞİMİNE GÖRE TEDAVİ PLANLANIYOR</strong></p>



<p><br>Mide kanserini tedavi etmek için birkaç yaklaşım vardır. Erken evrede bir mide kanseri söz konusu ise üst endoskopi aracılığıyla “endoskopik submukozal diseksiyon” yöntemi ile tümör çıkarılabilir. Tümör midenin yüzeysel katmanlarının ötesine geçtiğinde, tümör içeren midenin tamamını ya da bir kısmını çıkartmak için ameliyat gerçekleştirilir. Bunun dışında radyoterapi ve kemoterapi tedavileri, tümör hücrelerini öldürmek için radyasyon ışınları ve ilaçların kullanıldığı diğer tedavi yöntemleridir. Günümüzde; cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi mide kanseri tedavisinin birbirini tamamlayan bileşenleridir.  </p>



<p><br><strong> MİDE KANSERİNİ ÖNLEMEK İÇİN BUNLARA DİKKAT EDİN;</strong></p>



<p><br>Mide kanseri aşağıdaki uygulamalarla önlenebilir ya da kanser riski en aza indirilebilir. Meyve ve sebzelerden zengin, tuz ve kırmızı etten fakir, sağlıklı bir diyet alışkanlığı edinmek. Sağlıklı kiloyu korumak ve düzenli egzersiz alışkanlıkları edinmek. Sigara kullanmamak ve içilen ortamlarda bulunmamak. Ailede kanser öyküsü varsa düzenli tarama tetkikleri yaptırmak.</p>



<p><br>Editör : Fatma H. HEPEKBİÇ / HABER MERKEZ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/mide-kanserinden-korunmak-icin-bunlara-dikkat-edin/">MİDE KANSERİNDEN KORUNMAK İÇİN BUNLARA DİKKAT EDİN!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/mide-kanserinden-korunmak-icin-bunlara-dikkat-edin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
