<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SAĞLIK Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/saglik-2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/saglik-2/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Feb 2024 14:41:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>SAĞLIK Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/saglik-2/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>HPV AŞILAMAYLA ÖNLENEBİLİYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hpv-asilamayla-onlenebiliyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hpv-asilamayla-onlenebiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2024 14:41:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[AŞI]]></category>
		<category><![CDATA[HPV]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[tekden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=54718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahim ağzı kanseri, Türkiye’de kadınlarda en sık görülen 10 kanser türü arasında yer alıyor. HPV aşısı, tarama testleri ve düzenli takip ile önlenebilecek rahim ağzı kanserinde farkındalık oluşturabilmek adına her yıl Ocak ayı, Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı olarak kutlanıyor. Özel Denizli Tekden Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Aysun Karabulut, HPV virüsü [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hpv-asilamayla-onlenebiliyor/">HPV AŞILAMAYLA ÖNLENEBİLİYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Rahim ağzı kanseri, Türkiye’de kadınlarda en sık görülen 10 kanser türü arasında yer alıyor. HPV aşısı, tarama testleri ve düzenli takip ile önlenebilecek rahim ağzı kanserinde farkındalık oluşturabilmek adına her yıl Ocak ayı, Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı olarak kutlanıyor. Özel Denizli Tekden Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Aysun Karabulut, HPV virüsü hakkında bilgi vererek aşılama ve düzenli takibin önemini vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“ÖNEMLİ OLAN HASTALIĞA YAKALANMADAN KORUNMAYI SAĞLAMAK”</p>



<p class="wp-block-paragraph">HPV virüsü hakkında bilgiler veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Aysun Karabulut, “Ülkemizde şimdilik HPV aşıları Ulusal Aşılama Programına dahil olmamakla birlikte, kendi arzunuzla HPV aşılarınızı yaptırabiliyorsunuz. HPV rahim ağzı kanserlerinin neredeyse yüzde 99’undan sorumlu. HPV’ye karşı aşı ile bağışıklık sağlandığında rahim ağzı kanserinden de korunmuş oluyorsunuz. Kanser Erken Tarama Merkezlerinde de 5 yılda bir ücretsiz olarak HPV testi yapılıyor. HPV bulaşı olduktan sonra türüne göre gerekli işlemleri yapıyoruz. Ancak önemli olan hastalığa yakalanmadan korunmayı sağlamak. Bunun için aşılar büyük önem arz ediyor. 14 yaşın altında 2 doz, 14 yaş üzerinde 3 doz halinde yapılması yeterli. HPV pozitifliği tespit edildiğinde öncelikle bu konuda deneyimli bir kadın doğum uzmanı ile görüşmeniz gerekiyor. Bu durumda Kolonoskopi cihazıyla ayrıntılı bir inceleme yapıp şüpheli alandan biopsi alıyoruz. Biyopsi sonucuna göre de tedavi planımızı yapıyoruz. ” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“HPV KANSERİ OLUŞUNCAYA KADAR BULAŞTAN SONRA YAKLAŞIK 10 YILLIK BİR SÜRE GEÇİYOR”</p>



<p class="wp-block-paragraph">HPV virüsünün bireye bulaşmasının ardından kanser oluşumu yaklaşık 10 yıl gibi bir süreç aldığını vurgulayan Dr. Karabulut, “Rahim ağzı kanserlerinin oluşması için uzun bir süre gerekiyor. HPV maruziyeti olduktan sonra HPV kanseri oluşuncaya kadar 10 yıllık bir süre geçiyor. Sizde HPV virüsünün tespit edilmesi demek sizde kanser var demek değildir. Öncesinde öncü lezyonlar olabiliyor. Kolonoskopi ile aldığımız biopsi ile öncü lezyonlar ya da kanser var mı diye bakıyoruz. Tedavi planımızı sonuca göre belirliyoruz” ifadelerini kullandı. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hpv-asilamayla-onlenebiliyor/">HPV AŞILAMAYLA ÖNLENEBİLİYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hpv-asilamayla-onlenebiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASTIM HASTALIĞINA DİKKAT!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/astim-hastaligina-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/astim-hastaligina-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Dec 2023 12:31:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ASTIM]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[tekden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=53504</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tanıda hastanın şikayetleri, şikayetlerin başlangıç zamanı ve oluş şekli çok önemli olduğuna vurgu yapan Denizli Özel Tekden Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Aslıhan Banu Er, “Şikayetlerin tümü bir hastada olabilmekle birlikte, sadece geçmeyen öksürük, sırt ve göğüs ağrısı ile kendini gösterebilir. Çoğunlukla şikayetlerin yoğun olduğu dönemlerde solunum sistemi muayenesi tanı koymada yüksek destek verse de, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/astim-hastaligina-dikkat/">ASTIM HASTALIĞINA DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Tanıda hastanın şikayetleri, şikayetlerin başlangıç zamanı ve oluş şekli çok önemli olduğuna vurgu yapan Denizli Özel Tekden Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Aslıhan Banu Er, “Şikayetlerin tümü bir hastada olabilmekle birlikte, sadece geçmeyen öksürük, sırt ve göğüs ağrısı ile kendini gösterebilir. Çoğunlukla şikayetlerin yoğun olduğu dönemlerde solunum sistemi muayenesi tanı koymada yüksek destek verse de, muayenenin normal olması astım olmadığı anlamına gelmemektedir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Aslıhan Banu Er, sözlerini şöyle sürdürdü; “Tanı koymada ilk yapılması gerekenler akciğer filmi ve solunum fonksiyon testidir. Solunum fonksiyon testleri hava yolu darlığının derecesini, ilaca verilen cevabı ve ilaç sonrası değişkenliğin saptanmasına yardımcı olur. Normal olması astım tanısını dışlamaz. Ama değişkenliğin saptanması direkt tanıyı koydurur. Genellikle irritanlar, tütün ürünleri, kimyasal ve parfüm içerikli ürün kullanımı, egzersiz, hava değişimi, solunum yolu infeksiyonları, duygu durumdaki ani değişiklikler veya duyarlı kişilerde allerjen maruziyeti yakınmaları başlatır. Ayrıca hastaların meslekleri, kilo durumu, kullandıkları ilaçlar, psikosoyal ve hormonal durumları ve aile öyküsü hastalıkla birebir ilişkili olabilmektedir. Eşlik eden rinit, nazal polip, egzema, reflü varlığı astımı tetikleyen faktörlerdendir. Allerjinin değerlendirilmesi, astım semptomlarına neden olan tetikleyici faktörlerinin tespit edilmesinde yardımcı olacaktır. Tedavi başlandıktan sonra astım tanısının doğrulanması güç olacağından tanısal tetkiklerin kontrol edici tedavi başlanmadan önce dökümante edilmesi gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastaların şikayetleri ve klinik bulguları sıklıkla tedavili/tedavisiz kendiliğinden düzelerek uzun süre tekrarlamayabilir. Ancak yapılan çalışmalarda kontrol altında olmayan hastalarda, şikayet olmasa bile hava yolundaki inflamasyon olarak nitelendirdiğimiz hastalık devam etmektedir. Bu uzun süreli inflamasyon, hava yolu lümeninde bir takım geri dönüşümü olmayan değişikliklere ve darlıklara sebep olmaktadır. Bu nedenle şikayeti olan veya bir şekilde daha önce astım tanısı konup tedavi altında olmayan ve kontrolü yapılmayan hastaların, göğüs hastalıkları kliniğince değerlendirilmesi gereklidir. Kalıcı darlıklar oluşmadan erken dönemde müdahale etmek, hastaların yaşam kalitesini arttıracak, günlük yaşamda yaptıkları merdiven çıkma, spor gibi faaliyetleri rahat bir şekilde yapmasını sağlayacaktır.” HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/astim-hastaligina-dikkat/">ASTIM HASTALIĞINA DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/astim-hastaligina-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KEMİK ERİMESİNE BU YÖNTEMLERLE “DUR” DEYİN</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kemik-erimesine-bu-yontemlerle-dur-deyin/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kemik-erimesine-bu-yontemlerle-dur-deyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Oct 2023 09:38:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[20 EKİM OSTEOPOROZ GÜNÜ]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[KEMİK ERİMESİ]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=51723</guid>

					<description><![CDATA[<p>20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü nedeniyle açıklama yapan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, kemik erimesinin kemik mineral yoğunluğunun zayıf ve kırılgan hale gelmesi anlamına geldiğini belirtti. Büyükkömürcü, risk faktörlerini ise yaşlanma, menopozda östrojen seviyesinin azalması, 3 aydan uzun süreli yüksek doz kortizon kullanımı, aşırı zayıflık, ebeveynde kalça kırığı öyküsü, hareketsizlik, diyabet, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kemik-erimesine-bu-yontemlerle-dur-deyin/">KEMİK ERİMESİNE BU YÖNTEMLERLE “DUR” DEYİN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü nedeniyle açıklama yapan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, kemik erimesinin kemik mineral yoğunluğunun zayıf ve kırılgan hale gelmesi anlamına geldiğini belirtti. Büyükkömürcü, risk faktörlerini ise yaşlanma, menopozda östrojen seviyesinin azalması, 3 aydan uzun süreli yüksek doz kortizon kullanımı, aşırı zayıflık, ebeveynde kalça kırığı öyküsü, hareketsizlik, diyabet, romatoid artrit, hipertiroidi gibi kronik hastalıkların bulunması, epilepsi ilaçları, mide koruyucular, bazı kanser ilaçları kullanımı, kalsiyum ve D vitamini eksikliği olarak açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, “Boyda kısalma ve kamburluk, alçak mesafeden travmasız veya çok az bir travma ile olan düşmelerde bile kemiklerin kırılması, omurgada kemik yoğunluğunun azalması sonucu oluşan çökme kırıklarına bağlı sırt ve bel ağrıları, iç organların sıkışmasına bağlı solunum ve kalp fonksiyon bozuklukları gibi belirtiler, osteoporozu işaret eder” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Osteoporoz tanısının detaylı bir muayene, kemik yoğunluğu ölçümü (kemik dansitometresi) ve omurga kırıkları açısından görüntüleme yöntemleri ile konulduğunu belirten Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, “65 yaş ve üzeri bütün kadınların ve 70 yaş ve üzeri bütün erkeklerin kemik taraması yaptırmalıdır; ayrıca kırık risk faktörlerinden en az 1 tanesine sahip olan 65 yaş altı menopoz sonrası dönemde olan kadınlar ile 50-69 yaş arası erkeklerin de kemik taraması yaptırması önerilmektedir” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">OSTEOPOROZDAN NASIL KORUNMALI?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, osteoporoz tedavisinde kalsiyum ve D vitamini takviyesinin yanı sıra kemik yıkımını azaltan ve kemik yapımını artıran ilaçlar kullanıldığını belirterek, hastalıktan korunmak için şu önerilerde bulundu: “Dengeli ve kalsiyumdan zengin beslenin. D vitamininizi ölçtürerek eksiklik varsa takviye alın. Alkol ve kafeini azaltın, sigarayı bırakın. Kaygan olmayan halı-paspas kullanımı, merdiven ve koridorların iyi aydınlatılması, banyolarda tutunma aparatları kullanımı gibi düşme riskinin azaltacak önlemleri ihmal etmeyin. Düzenli olarak yerçekimine karşı yapılan ağırlık taşıyıcı egzersizler ve kas güçlendirici egzersizler yapın. Doktorunuz kısıtlamadığı müddetçe, haftada en az 3 kez ve en az 30 dakika kadar yürüyüş, yoga, pilates, tenis gibi sporlar yapın. Dans edin, merdiven çıkın.” İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kemik-erimesine-bu-yontemlerle-dur-deyin/">KEMİK ERİMESİNE BU YÖNTEMLERLE “DUR” DEYİN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kemik-erimesine-bu-yontemlerle-dur-deyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“SOSYAL FOBİ VE UTANGAÇLIK AYNI ŞEY DEĞİL”</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/sosyal-fobi-ve-utangaclik-ayni-sey-degil/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/sosyal-fobi-ve-utangaclik-ayni-sey-degil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Oct 2023 07:22:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SOSYAL FOBİ]]></category>
		<category><![CDATA[UTANGAÇLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=51384</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazı insanların belirli yer, nesne ve aktiviteler karşısında günlük ve sosyal yaşantılarını sekteye uğratacak kadar yoğun korku yaşayabildiklerini dile getiren Uzman Psikolog Kaan Üçyıldız, “Fobi, kişinin&#160;gündelik işlevselliğini engelleyecek düzeyde olabilen bir duygu durumudur.&#160;Çoğu zaman kişiler korkularının yersiz olduğunun bilincinde iken korkuları engelleyemez ve günlük yaşantılarını olumsuz etkilemeye devam eder.&#160;Sosyal fobi, bir diğer adıyla sosyal&#160;anksiyete&#160;bozukluğu olarak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sosyal-fobi-ve-utangaclik-ayni-sey-degil/">“SOSYAL FOBİ VE UTANGAÇLIK AYNI ŞEY DEĞİL”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bazı insanların belirli yer, nesne ve aktiviteler karşısında günlük ve sosyal yaşantılarını sekteye uğratacak kadar yoğun korku yaşayabildiklerini dile getiren Uzman Psikolog Kaan Üçyıldız, “Fobi, kişinin&nbsp;gündelik işlevselliğini engelleyecek düzeyde olabilen bir duygu durumudur.&nbsp;Çoğu zaman kişiler korkularının yersiz olduğunun bilincinde iken korkuları engelleyemez ve günlük yaşantılarını olumsuz etkilemeye devam eder.&nbsp;Sosyal fobi, bir diğer adıyla sosyal&nbsp;anksiyete&nbsp;bozukluğu olarak da bilinmektedir.&nbsp;Sosyal fobiye sahip gençlerin yeni kişilerle&nbsp;tanışma ya da karşı cinsten biriyle tanışma ya da buluşma gibi sosyal aktivitelerden kaçındıklarını sıklıkla görürüz. Aynı zamanda topluluk içinde konuşamama, rahat hissedememe,&nbsp;yemek yiyememe ve&nbsp;umumi tuvaletleri kullanamama gibi davranışlarda gözlenmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>PEKİ SOSYAL FOBİYE SAHİP GENÇLER NE HİSSEDER<a></a>?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sosyal fobiye sahip olan bireyler, diğerlerinin gözünde ki kendi değer algıları ile meşguldür.&nbsp;Diğer insanlarla olunan zamanlarda&nbsp;yüzlerinin kızarmasından ve kontrolü kaybetmekten korkarlar. Yoğun olarak&nbsp;insanların kendileri hakkında olumsuz düşüncelere sahip olduğu, yargıladığı düşüncesi&nbsp;hakimdir.&nbsp;Bu durum kendilerinin aşağılanmış ve&nbsp;yetersiz&nbsp;hissetmesine sebep olmaktadır. Ancak yalnız kaldıklarında&nbsp;rahatsızlık duymaz ve yalnızlığın en büyük konfor ve rahatlık olduğuna inanç geliştirirler. Sosyal&nbsp;anksiyete&nbsp;bozukluğuna sahip&nbsp;gençler korktukları bir durumla karşılaştıklarında örneğin, ders&nbsp;içerisinde sunum yapmaları gerektiğinde&nbsp;rahatlıkla konuşamaz, yüzleri kızarır, söyleyeceklerini unutur ve herkesin kendilerine baktığını düşünmesi endişelerini arttırır,&nbsp;akademik ve sosyal başarılarını olumsuz etkileyebilir. Sosyal&nbsp;anksiyete,&nbsp;kişiler arasında bir utangaçlık olarak değerlendirilmektedir ancak&nbsp;utangaçlıktan farklıdır. Utangaçlık genelde kısa sürelidir ve kişinin hayatını, gündelik yaşantısını yoğun bir şekilde&nbsp;olumsuz etkilemez. Sosyal fobi sürekli devam eder ve kişiyi diğerlerinden daha zayıf olduğunu hissettirir.&nbsp;Örneğin&nbsp;yeni bir ortama giren herkes&nbsp;endişe&nbsp;yaşayabilir&nbsp;ve bu durumun&nbsp;sosyal fobi olarak&nbsp;değerlendirilebilmesi&nbsp;için gencin her zaman sosyal ortamlardan kaçınıyor olması ve bu durumun günlük yaşantısını&nbsp;olumsuz&nbsp;etkiliyor olması gerekir.” şeklinde konuştu</p>



<p class="wp-block-paragraph">SOSYAL FOBİYİ AŞMAK İÇİN NE YAPILABİLİR?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzman Psikolog Üçyıldız, &#8221;&nbsp;Öncelikle&nbsp;gençler arasında yoğun olarak değerlendirdiğimiz sosyal fobi, kendiliğinden geçer inancı ile yaklaşılmamalı. Kişinin kendisine duyduğu güveni zedeleyen, sosyal ortamlardan uzaklaştıran bu durum için ruh sağlığı uzmanından destek alınması gerekmektedir. Olumsuz düşünceleri yönetmeyi öğrenmek, daha sosyal olabilmek ve kişinin değer algısının pozitif anlamda sağlanması gerekir. Sosyal fobi, zamanla geçer mantığı ile yaklaşmak kişinin farklı ruh sağlığı problemleri geliştirmesine sebep olabilir.&#8221; dedi. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sosyal-fobi-ve-utangaclik-ayni-sey-degil/">“SOSYAL FOBİ VE UTANGAÇLIK AYNI ŞEY DEĞİL”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/sosyal-fobi-ve-utangaclik-ayni-sey-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANI UYARDI: YAZ SICAKLARI VARİS PROBLEMLERİNİ ARTIRIYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmani-uyardi-yaz-sicaklari-varis-problemlerini-artiriyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmani-uyardi-yaz-sicaklari-varis-problemlerini-artiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Aug 2023 07:15:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SICAK]]></category>
		<category><![CDATA[VARİS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=49135</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dr. Utku Alemdaroğlu mevsim normallerinin çok çok üzerinde sıcakların, altta yatan herhangi bir kalp ya da damar hastalığı bulunanlarda eğer önlem alınmazsa ciddi sonuçlara yol açacağı konusunda uyarıda bulundu. Kalp hastalığı olan ya da kalp ameliyatı geçirenlerin mutlaka bol miktarda su tüketmesi, aşırı sıcak saatlerde dışarıda olmaktan kaçınması, kalp sağlığı için uygun olan yürüyüş, bisiklet [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmani-uyardi-yaz-sicaklari-varis-problemlerini-artiriyor/">UZMANI UYARDI: YAZ SICAKLARI VARİS PROBLEMLERİNİ ARTIRIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Dr. Utku Alemdaroğlu mevsim normallerinin çok çok üzerinde sıcakların, altta yatan herhangi bir kalp ya da damar hastalığı bulunanlarda eğer önlem alınmazsa ciddi sonuçlara yol açacağı konusunda uyarıda bulundu. Kalp hastalığı olan ya da kalp ameliyatı geçirenlerin mutlaka bol miktarda su tüketmesi, aşırı sıcak saatlerde dışarıda olmaktan kaçınması, kalp sağlığı için uygun olan yürüyüş, bisiklet sürme, yüzme gibi aerobik aktiviteleri serin saatlerde yapmasını tavsiye etti. Dengeli ve besleyici bir diyetin, kalp sağlığı için önemine işaret eden Dr. Alemdaroğlu “Yaz aylarında taze meyve ve sebzeleri bolca tüketin. Ayrıca, işlenmiş ve yüksek yağlı gıdaları sınırlayarak kalp sağlığınızı destekleyin. Yatmadan en az 2-3 saat önce yemek yemeyi bırakın böylelikle kaliteli ve rahat bir uyku uyuyun. Fazla tuz tüketimi tansiyonu yükseltebilir ve kalp sağlığınızı olumsuz etkileyebilir. Tuz tüketimini mümkün olduğunca azaltın. Artık sigara ve alkolden bahsetmiyoruz bile dikkat ederseniz. Sigaranın mutlaka bırakılmış olması, alkolün ise iyice sınırlandırılması gereği hepimizin malumu” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“KALP AMELİYATI OLANLAR İLAÇLARINI ÖZENLE KULLANMALI”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kalp ameliyatı sonrasında vücut hala iyileşme sürecinde olduğundan, yeni ameliyat olan kişilerin ekstra önlem alması gerektiğine dikkat çeken Dr. Alemdaroğlu, “Terleme, hijyen kurallarına özen göstermemek özellikle şeker hastalığı da olan hastalarda yara iyileşmesini bozabilir ve hatta uzun süreli yatışlara yol açan enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. İlaçlar mutlaka zamanında ve bol su ile alınmalı, eğer bir kapak ameliyatı olunmuşsa veya kan sulandırıcı kullanmak gerekiyorsa mutlaka verilen listeye uyulmalıdır. K vitaminini yüksek miktarda içeren besinlerin (brokoli, ıspanak, lahana, yeşil yapraklı sebzeler gibi) tüketiminde dikkatli olun. Bu besinler, kan sulandırıcı ilaçların etkisini azaltabilir. Doktorunuzla bu konuyu görüşerek, beslenme düzeninizi ilaç tedavinize uygun hale getirebilirsiniz. Kan sulandırıcı ilaçlar, cildinizin güneş yanığına daha hassas olmasına neden olabilir. Dışarıya çıkarken geniş spektrumlu güneş koruyucu kremler kullanmak ve güneşten koruyucu giysiler giymek de çok önemlidir” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“UZUN SÜRE YOLCULUK EDENLER VARİS RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dr. Alemdaroğlu romatizması olanların yağmuru herkesten önce hissedebilmesine benzer şekilde varisi olanlar da sıcakları hissedebileceğine değinerek havalar ısındıkça bir toplar damar hastalığı olan venöz yetmezlik yani varis semptomlarının arttığına da dikkat çekti. Varisin, genellikle bacaklarda ve ayaklarda görülen, genişlemiş, kıvrımlı ve şişmiş damarlar olduğunu belirten Dr. Alemdaroğlu, gece krampları, şişlikler ve gün sonunda yaşanan bacak ağrısı, huzursuz bacaklar gibi semptomların, varis habercisi olabileceğini anlatarak bu semptomları ya da varisleri gözlemleyen kişilerin kalp damar cerrahına görünmesini tavsiye etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Alemdaroğlu,&#8221; Ciddi varisleri olanlar, uzun süreli otobüs, araba ya da uçak seyahatine çıkanlar ile açık havada ağır işlerde ayakta çalışanlar yüzeysel ya da derin toplar damarların tıkanması riski ile de karşı karşıya. Bu risklere karşı önlem alınması gerekiyor. Yazın her ne kadar skleroterapi (köpük) gibi kozmetik maksatlı cerrahi müdahalelerden kaçınılsa da ileri düzey varisleri olanlar için lazer, radyofrekans, yapıştırıcı gibi damar içi cerrahi tekniklerle kombine mikrocerrahi ile varis ameliyatı olan hastalar gündelik yaşama hızla dönebiliyor&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“VARİSİ OLANLAR DUŞ SONRASI BACAKLARINI SOĞUK SUYLA YIKAYABİLİR”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Varisleri henüz cerrahi sınıra ulaşmayan hastalara da serin ve rahat giysiler ile bacaklardaki kan dolaşımını rahatlatmalarını öneren Dr. Alemdaroğlu “Uzun süre oturuyor ya da ayakta duruyorsanız, ayaklarınızı yüksekte tutmak kanın bacaklardan daha iyi kalbe dönüşünü sağlayabilir ve bacaklardaki şişliği azaltabilir. Varis çorapları, bacaklardaki şişmeyi azaltmaya ve kan dolaşımını desteklemeye yardımcı olur. Her gün alınan duş sonrası bacakları 3-5 dakika soğuk suyla yıkamak da semptomlar oldukça azaltacaktır”şeklidne konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“GEBELİĞİN SON 3 AYI VARİSLERE DAHA ÇOK DİKKAT EDİLMELİ”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle gebeliğinin son 3 ayına giren anne adaylarının da eğer altta yatan varisleri varsa kendilerine daha çok dikkat etmek zorunda olduklarını vurgulayan Dr. Alemdaroğlu gebelikte ortaya çıkan hormonal değişiklikler, bebeğin bası etkisi, sıcak havayla beraber vücuttan su kaybı ve yanlış oturma ve yatma şekilleriyle derin toplar damarlarda pıhtılaşma eğiliminin arttığını aktardı. Ani ortaya çıkan bacak şişliği, damarların sertleşip kızarması ve ağrıması, nefes darlığı gibi şikayetleri olan gebelerin vakit kaybetmeden doktora başvurması gerektiğini belirten Alemdaroğlu“Damar ultrasonu ile bebeğinize zarar vermeden damarlarınıza rahatlıkla bakabilir, tanı koyabiliriz. Damar içi pıhtılaşma haricindeki tüm varis şikayetlerinin tedavisi için genellikle lohusalığın bitmesini ve vücudun normal fizyolojisine dönmesini bekleriz” diyerek sözlerini tamamladı. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmani-uyardi-yaz-sicaklari-varis-problemlerini-artiriyor/">UZMANI UYARDI: YAZ SICAKLARI VARİS PROBLEMLERİNİ ARTIRIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmani-uyardi-yaz-sicaklari-varis-problemlerini-artiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“KAN BAĞIŞI ÖNCESİNDE AŞIRI YEMEK YEMEYİN”</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kan-bagisi-oncesinde-asiri-yemek-yemeyin/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kan-bagisi-oncesinde-asiri-yemek-yemeyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Feb 2023 07:37:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[KAN BAĞIŞI]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=43974</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kişilerin başka insanların tedavisinde ya da bazı ilaçların üretiminde kullanılmak üzere kan vermeleri işlemine ‘kan bağışı&#8217; denildiğini ifade eden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sibel Kale, özellikle depremden sonra bölge insanına destek olmak amacıyla kan bağışında bulunmak isteyenlerin sayısının artması nedeniyle, dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu. &#8220;KAN BAĞIŞINDA BULUNMANIN ŞARTLARI&#8221; 18 yaşını doldurmuş ve 19 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kan-bagisi-oncesinde-asiri-yemek-yemeyin/">“KAN BAĞIŞI ÖNCESİNDE AŞIRI YEMEK YEMEYİN”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Kişilerin başka insanların tedavisinde ya da bazı ilaçların üretiminde kullanılmak üzere kan vermeleri işlemine ‘kan bağışı&#8217; denildiğini ifade eden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sibel Kale, özellikle depremden sonra bölge insanına destek olmak amacıyla kan bağışında bulunmak isteyenlerin sayısının artması nedeniyle, dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;KAN BAĞIŞINDA BULUNMANIN ŞARTLARI&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">18 yaşını doldurmuş ve 19 yaşından gün almış olmanın, 66 yaşına gelmemiş olmanın, kan bağışını ilk kez yapacak olanlar için ise 60 yaşını doldurmamış olmanın kan bağışında bulunmak için yaş kriterleri olduğunu belirten Uzm. Dr. Sibel Kale, bunun dışında vücut ağırlığı 50 kilogramın üzerinde olan, herhangi bir bulaşıcı hastalığa sahip olmayan, bağışçı sorgulama formunu eksiksiz ve doğru dolduran herkesin kan bağışında bulunabileceğini vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“EPİLEPSİ, KALP VE KRONİK HASTALIKLARI OLANLAR KAN BAĞIŞINDA BULUNMAMALI”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzm. Dr. Sibel Kale, kan bağışında bulunamayacak kişileri ise şöyle sıraladı: “Hepatit B, Hepatit C, AIDS gibi hastalıklar geçirmiş olanlar, kanama eğilimine sahip olanlar; doku ya da organ nakli olmuş olanlar; epilepsi, kronik bronşit, kalp hastalıkları, kronik böbrek ve karaciğer yetmezliği ya da siroz hastalığı olanlar; diyabet hastası olduğu için insülin kullananlar.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">“UYKUSUZ ŞEKİLDE KAN VERMEYE GİTMEYİN”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kan bağışının yaklaşık 8-10 dakika sürdüğünü ve ağrısız bir işlem olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Kale, işlem öncesi dikkat edilmesi gerekenleri şöyle anlattı: “Kan bağışı öncesinde çok aşırı yememek koşuluyla karnın tok olması gerekir. Ayrıca kan bağışı öncesinde aşırı yağlı gıdalar tüketmemekte yarar vardır. Kan bağışında bol miktarda su tüketilmesi de tavsiye edilir. Kan bağışçının kan vermeden önceki 12 saat içinde alkol tüketmemiş olması önemlidir. Ayrıca aşırı yorgun ya da uykusuz vaziyetteyken de kan verilmemesi tavsiye edilir.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">“KAN VERDİKTEN SONRA 5-10 DAKİKA İSTİRAHAT EDİN”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kan verme işleminden sonra ise hemen ayağa kalkmayıp, 5-10 dakika istirahat edilmesi gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Kale, “Sigara içiliyorsa, bağış sonrasında 2 saat geçene kadar içilmemeli. Kan verilen kol ile birkaç saat ağır şeyler taşınmamalı ve bağıştan sonraki 5-6 saat hamam, sauna gibi aşırı sıcak ortamlarda bulunulmamalıdır” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzm. Dr. Kale, “Kan bağışı sonrasında kol ağrısı, hematom, ekimoz oluşumu, enfeksiyon, sinir zedelenmesi, alerjik tepkimeler, baş dönmesi, bayılma, demir azalması gibi etkiler görülebilmektedir. Bu belirtiler görülürse mutlaka acil olarak bir hekime başvurulmalıdır” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“HER DAMLA KAN, KURTARILAN BİR CAN”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kan bağışının bağışçıya en önemli yararının; hiç tanımadığı 3 kişinin hayatını kurtarmanın manevi mutluluğu olacağını söyleyen Uzm. Dr. Kale, “Kan verildiğinde vücudunuzdaki kan hücreleri yenilenir, bu da daha sağlıklı ve dinç olunmasını sağlar. Kan vermek kanda bulunan yağ oranını düşürüp, tansiyona iyi gelmesinin yanı sıra kalp krizi ihtimalini de azaltır. Kemik iliğinin yağlanmasını önler. Kan verildiği zaman kan yapan organlar da uyarılır ve kan yapmaya sevk edilir. Unutmamak gerekir ki her damla kan, kurtarılan bir candır” diyerek sözlerini noktaladı. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kan-bagisi-oncesinde-asiri-yemek-yemeyin/">“KAN BAĞIŞI ÖNCESİNDE AŞIRI YEMEK YEMEYİN”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kan-bagisi-oncesinde-asiri-yemek-yemeyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSPANYOL TURİST, CERRAHİ HASTANESİ’NDE SAĞLIĞINA KAVUŞTU</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/ispanyol-turist-cerrahi-hastanesinde-sagligina-kavustu/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/ispanyol-turist-cerrahi-hastanesinde-sagligina-kavustu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Nov 2022 13:59:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[İSPANYOL]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TURİST]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=36205</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa ile tarihin buluştuğu Dünya Kültürel ve Doğal Miras listesinde yer alan, aynı zamanda Beyaz Cennet olarak da bilinen Pamukkale’yi görmek için kilometrelerce yol gelen İspanyol turist Isabel Real Rodriguez, travertenlerde dengesine kaybederek düştü. Sol el bileğinde kırık olduğunun tespit edilmesi üzerine Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Özgür Özer, başarılı operasyon gerçekleştirdi. İspanyol turistin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ispanyol-turist-cerrahi-hastanesinde-sagligina-kavustu/">İSPANYOL TURİST, CERRAHİ HASTANESİ’NDE SAĞLIĞINA KAVUŞTU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Doğa ile tarihin buluştuğu Dünya Kültürel ve Doğal Miras listesinde yer alan, aynı zamanda Beyaz Cennet olarak da bilinen Pamukkale’yi görmek için kilometrelerce yol gelen İspanyol turist Isabel Real Rodriguez, travertenlerde dengesine kaybederek düştü. Sol el bileğinde kırık olduğunun tespit edilmesi üzerine Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Özgür Özer, başarılı operasyon gerçekleştirdi. İspanyol turistin kapalı yöntem ile başarılı şekilde ameliyatını olduğunu dile getiren Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Özgür Özer; “61 yaşındaki İspanyol hastamız, Pamukkale’de travertenlerden düşmesi sonucu hastanemize geldi. Yapılan fizik muayenesinde ve tomografisinde kırık tespit ettik. Hastamızı ameliyata aldık. Kapalı teknik dediğimiz yöntem ile hastamızın ameliyatını gerçekleştirdik. Ameliyat gayet iyi geçti, sağlıklı bir şekilde ülkesine uğurladık” dedi.<br><br>“KENDİ EVİMDEYMİŞİM GİBİ HİSSETTİM”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Farklı bir ülkede yaşadığı talihsiz olay sonucu tedirgin olduğunu dile getiren turist; “Pamukkale’nin güzelliklerini görmek için arkadaşım ile beraber İspanya’dan Türkiye’ye geldik. Maalesef bu talihsiz olay sonrası kolumu kırdım. Gerçekten benim için zor bir gün oldu, acı içinde hastaneye getirdiler. Evimden çok uzak olduğum için kendimi kötü hissediyordum ama buradaki ilgi ve alaka beni kendi evimdeymişim gibi hissettirdi. Ziyaretimin bu şekilde olması üzücü oldu, herkesin dikkatli olmasını istiyorum” dedi. Fatma TUNÇER</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ispanyol-turist-cerrahi-hastanesinde-sagligina-kavustu/">İSPANYOL TURİST, CERRAHİ HASTANESİ’NDE SAĞLIĞINA KAVUŞTU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/ispanyol-turist-cerrahi-hastanesinde-sagligina-kavustu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PROSTAT ŞİKAYETLERİNİZİ ÖTELEMEYİN</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/prostat-sikayetlerinizi-otelemeyin/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/prostat-sikayetlerinizi-otelemeyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Oct 2022 09:32:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Op. Dr. Ali Gürağaç]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=35132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun süredir sık idrara çıkma, idrarda yanma gibi şikayetler yaşayan Yunus Kömürcü, hastalığına çare bulmak için gittiği hastanelerden sonra Denizli Tekden Hastanesi’nde ameliyat olmaya karar verdi. Burada Üroloji hekimlerinden Op. Dr. Ali Gürağaç tarafından muayenesi yapılan Kömürcü’nün, prostatın dışında böbreğinde de taş ve kist olduğu saptandı. Hasta yaşının ileri olmasından dolayı iki farklı operasyonu farklı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/prostat-sikayetlerinizi-otelemeyin/">PROSTAT ŞİKAYETLERİNİZİ ÖTELEMEYİN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Uzun süredir sık idrara çıkma, idrarda yanma gibi şikayetler yaşayan Yunus Kömürcü, hastalığına çare bulmak için gittiği hastanelerden sonra Denizli Tekden Hastanesi’nde ameliyat olmaya karar verdi. Burada Üroloji hekimlerinden Op. Dr. Ali Gürağaç tarafından muayenesi yapılan Kömürcü’nün, prostatın dışında böbreğinde de taş ve kist olduğu saptandı. Hasta yaşının ileri olmasından dolayı iki farklı operasyonu farklı zamanlarda geçirerek doktorun dikkati ve tecrübesi sayesinde sağlığına kavuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“HASTALARIMIZ ÖZELLİKLE PROSTAT KONUSUNDA DOKTORA BAŞVURMAYA ÇEKİNİYOR”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastanın ileri yaşından dolayı iki farklı operasyonu iki farklı zamanda olduğundan bahseden Op. Dr. Ali Gürağaç, “Yunus amcamızın prostat ile ilgili ciddi sıkıntıları vardı. Yapılan tahlillerde prostatın dışında sol böbreğinde yaklaşık 4 santimlik taş ve buna eşlik eden böbrek kistleri olduğunu saptadık. Hastamızın yaşı daha genç olsaydı iki cerrahiyi bir arada yapardık. Fakat hastamızın ileri yaşını göz önünde bulundurarak hem ameliyatlar uzun süreceğinden hem de hastamızda eşlik eden farklı şikayetler olduğu için iki cerrahiyi ayrı dönemlerde yapmaya karar verdik. Öncelikle prostat ameliyatını plazma kinetik yöntemiyle kapalı bir şekilde tamamladık. Ameliyat sonrasında hastamızı takip ettik. Hastamızın tiroid ile ilgili rahatsızlıkları ortaya çıkınca ikinci ameliyat olan böbrek taşı ameliyatını ertelemek zorunda kaldık. Tiroid ile ilgili süreci de tamamlanınca, hastamızın böbrek taşı ameliyatı için sırtından dolma kalem büyüklüğünde bir yerden girerek sol böbrek taşlarını tamamen temizledik. Böbrekteki kistlerini de boşalttık. Gayet güzel iki operasyon oldu. Hastamızın sağlık durumu da çok iyi. Kendisine geçmiş olsun dileriz. Böbrek taşı konusunda ne yapılması ile ilgili çok fazla soru alıyoruz. Buradan da tekrar belirtmekte fayda var ki böbrek taşı ve prostat ihmale gelmez. İleride çok daha ciddi sıkıntılara sebep olabilir. Birçok hastalıkta oluğu gibi prostat ve böbrek taşına da ne kadar erken müdahale edilirse o kadar iyi. Halkımız özellikle prostat konusunda doktora başvurmakta çok geç kalıyor. Hastalık daha ilerlemeden ilaç tedavisi ve takiple hastaların yaşadığı şikayetlerde iyileşme görülürken, maalesef hastaneye başvurmakta geciken hastalar için iyileşme süreci çok daha zahmetli ve zor olabilmektedir. Bu yüzden hep söylediğimiz gibi en ufak belirtide mutlaka uzmana başvurmakta fayda var&#8221; dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“TEKDEN HASTANESİ’NDE ÇOK MEMNUN KALDIM”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doktoruna duyduğu güvenden dolayı ikinci ameliyatını da Tekden Hastanesi’nde Op. Dr. Ali Gürağaç’a olmaya karar veren Kömürcü, “Şikayetlerimden dolayı doktora başvurduğumda hem prostat hem de böbrek taşı teşhisi konuldu. Bunun üzerine doktor araştırırken Denizli Tekden Hastanesi’nde Üroloji doktoru Op. Dr. Ali Gürağaç’ı tavsiye ettiler. Tavsiye üzerine biz de buraya geldik. Önce prostat ameliyatı oldum. Doktoruma ve hastaneye güvenimden dolayı böbrek taşı ameliyatı için tekrar Ali hocaya geldim. Ali hoca bana her şeyi tek tek anlattı. Hastalıklarımı yakından takip etti. Bu da bana ayrıca güven verdi. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Şu an ağrıyan bir yerim yok gayet iyiyim. Hastane hizmetlerinden de çok memnun kaldım. Hastane Yönetimi de bu süreçte çok ilgilendi. Hem hastaneye hem de doktorum Ali Gürağaç’a çok teşekkür ederim” dedi. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/prostat-sikayetlerinizi-otelemeyin/">PROSTAT ŞİKAYETLERİNİZİ ÖTELEMEYİN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/prostat-sikayetlerinizi-otelemeyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IHLAMUR FİYATLARI UÇTU</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/ihlamur-fiyatlari-uctu/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/ihlamur-fiyatlari-uctu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Aug 2022 12:01:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[BİTKİ]]></category>
		<category><![CDATA[COVİD-19]]></category>
		<category><![CDATA[GRİP]]></category>
		<category><![CDATA[IHLAMUR]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=29889</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarına yaklaşılmasıyla birlikte bitki çaylarına olan talep artı. Özellikle grip, soğuk algınlığı gibi hastalıklar için sıklıkla tercih edilen ıhlamur güneş görmeyen ortamda kurutularak paketleniyor ve satışa sunuluyor. Ihlamurun yaprak ve çiçek ıhlamur olarak çeşitlendirildiğini belirten esnaf Mehmet Çiftçi “Piyasaların durumuna oranla ıhlamur fiyatları da yükseldi. Çiçek ıhlamurun kilosunu 400 TL, yaprak ıhlamurun kilosunu 300 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ihlamur-fiyatlari-uctu/">IHLAMUR FİYATLARI UÇTU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Kış aylarına yaklaşılmasıyla birlikte bitki çaylarına olan talep artı. Özellikle grip, soğuk algınlığı gibi hastalıklar için sıklıkla tercih edilen ıhlamur güneş görmeyen ortamda kurutularak paketleniyor ve satışa sunuluyor. Ihlamurun yaprak ve çiçek ıhlamur olarak çeşitlendirildiğini belirten esnaf Mehmet Çiftçi “Piyasaların durumuna oranla ıhlamur fiyatları da yükseldi. Çiçek ıhlamurun kilosunu 400 TL, yaprak ıhlamurun kilosunu 300 TL’den satıyoruz. İş yerimiz ıhlamuru direk üreticiden temin ettiği için daha uyguna satabiliyoruz. Ama tabi toptancılardan alan iş yerlerinde dağıtıcıların giderleri, çalışanların maaşları derken ekstra masraflarda ekleniyor. Bu durumda fiyatlar 500 TL&#8217;yi buluyor. Vatandaşlar da çareyi gramla almakta buluyor. İş yerimizde de ıhlamuru 50-100 gram şeklinde paketleyerek satıyoruz” dedi.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" data-id="29887" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/IMG_0300.jpg" alt="" class="wp-image-29887" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" data-id="29886" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/IMG_0299.jpg" alt="" class="wp-image-29886" /></figure>
</figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">“PANDEMİ IHLAMUR SATIŞLARINI YÜKSELTTİ”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Covid-19 hastalığına bitkisel çayların iyi geldiği söylentisinin satışlarını yükselttiğine dikkat çeken Çiftçi; “Bu durum bizim işlerimize yaradı. Vatandaş ıhlamuru Covid-19’dan önce sadece grip gibi rahatsızlıkların giderilmesi için tercih ediyordu. Covid-19 salgınıyla birlikte en çok tercih edilen bitkilerin arasında ıhlamur ilk sıralarda yer aldı. Satışlarımızın artması pandemi döneminde iş yerimizin ayakta kalmasını sağladı” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Durdu KARADEMİR – ÖZEL HABER</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ihlamur-fiyatlari-uctu/">IHLAMUR FİYATLARI UÇTU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/ihlamur-fiyatlari-uctu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HÜNNAP DEYİP GEÇMEYİN!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hunnap-deyip-gecmeyin/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hunnap-deyip-gecmeyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Aug 2022 11:38:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[CİLT]]></category>
		<category><![CDATA[HÜNNAP]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİFA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=29870</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şifa deposu olan hünnap kalp ve damar tıkanıklıklarına iyi geliyor. Kan dolaşımının düzenli olmasına katkı sağlıyor. Kemik ve kas sağlığı için de hünnap tüketmek önemli. Yorgunluk ve halsizlik durumlarında vücuda zindelik veriyor. Cilt sağlığını koruma etkisine sahip olan hünnap sinir sistemi fonksiyonlarını da destekliyor. Vücuda yararlı birçok etkisi olan hünnabın son zamanlarda satışlarının artmasının da [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hunnap-deyip-gecmeyin/">HÜNNAP DEYİP GEÇMEYİN!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Şifa deposu olan hünnap kalp ve damar tıkanıklıklarına iyi geliyor. Kan dolaşımının düzenli olmasına katkı sağlıyor. Kemik ve kas sağlığı için de hünnap tüketmek önemli. Yorgunluk ve halsizlik durumlarında vücuda zindelik veriyor. Cilt sağlığını koruma etkisine sahip olan hünnap sinir sistemi fonksiyonlarını da destekliyor. Vücuda yararlı birçok etkisi olan hünnabın son zamanlarda satışlarının artmasının da en büyük sebeplerinden biri vücuttaki yağı yakmaya yardımcı olarak zayıflama etkisinin olması. Düşük kalorisi ile zayıflamak isteyenlerin meyve sıralamasında başı çeken hünnap meyvesi sindirim sistemini rahatlatma özelliği ile de zayıflatma konusundaki özelliğini güçlendirmiş oldu. </p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/WhatsApp-Image-2022-08-25-at-12.22.52-2-666x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-29872" width="464" height="714" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/WhatsApp-Image-2022-08-25-at-12.22.52-2-666x1024.jpeg 666w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/WhatsApp-Image-2022-08-25-at-12.22.52-2-195x300.jpeg 195w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/WhatsApp-Image-2022-08-25-at-12.22.52-2-768x1181.jpeg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/WhatsApp-Image-2022-08-25-at-12.22.52-2-999x1536.jpeg 999w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/WhatsApp-Image-2022-08-25-at-12.22.52-2.jpeg 1332w" sizes="(max-width: 464px) 100vw, 464px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">“HEM UCUZ HEM DOĞAL ZAYIFLATIYOR”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Piyasadaki diğer zayıflatma ilaçları ya da kullanılan diğer ürünlere göre hem ucuz hem de doğal bir ürün olan hünnaptan bahseden esnaf çalışanı Turgut Yamaç: “Hünnap şeker hastalıkları, kalp rahatsızlıkları gibi birçok hastalıkta tedavi amaçla kullanılıyor. Tam bir şifa deposu olan hünnap son zamanlarda zayıflamak isteyenlerin daha çok kullandığı bir meyve, ürün haline geldi. Bu da bizim satışlarımıza olumlu yansıdı. Kilosu 30 TL’den satılıyor. Bu kadar ucuz ve doğal zayıflama ilacı başka yerde yok.” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fatma HAYTAN ÖZEL HABER</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hunnap-deyip-gecmeyin/">HÜNNAP DEYİP GEÇMEYİN!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hunnap-deyip-gecmeyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
