<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ruh sağlığı Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/ruh-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/ruh-sagligi/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Mar 2025 06:47:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>ruh sağlığı Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/ruh-sagligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TÜRKİYE&#8217;DE KADINLARIN YÜZDE 43&#8217;9&#8217;U PSİKOLOJİK ŞİDDETE MARUZ KALIYOR!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/turkiyede-kadinlarin-yuzde-439u-psikolojik-siddete-maruz-kaliyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/turkiyede-kadinlarin-yuzde-439u-psikolojik-siddete-maruz-kaliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Mar 2025 06:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[kadın dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlara yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[manipülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog görüşü]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet türleri]]></category>
		<category><![CDATA[toplum sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=100051</guid>

					<description><![CDATA[<p>ŞİDDET SADECE FİZİKSEL BİR EYLEM DEĞİLDİR! KLİNİK PSİKOLOG NİLSU YAVUZER: “KADINLARA UYGULANAN PSİKOLOJİK ŞİDDET TOPLUMU ETKİLİYOR!” 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların uğradığı psikolojik şiddet rakamları, korkutucu bir tabloyu gözler önüne seriyor. Annenin yaşadığı psikolojik şiddet çocuğunu, kadının yaşadığı psikolojik şiddet kültürel normları, sosyal hayatı, aile ilişkilerini ve hatta ekonomik üretkenliği etkileyerek hayata dair tüm [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/turkiyede-kadinlarin-yuzde-439u-psikolojik-siddete-maruz-kaliyor/">TÜRKİYE&#8217;DE KADINLARIN YÜZDE 43&#8217;9&#8217;U PSİKOLOJİK ŞİDDETE MARUZ KALIYOR!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>ŞİDDET SADECE FİZİKSEL BİR EYLEM DEĞİLDİR!</strong></p>



<p><strong>KLİNİK PSİKOLOG NİLSU YAVUZER: “</strong><strong>KADINLARA UYGULANAN PSİKOLOJİK ŞİDDET TOPLUMU ETKİLİYOR!”</strong></p>



<p><strong>8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların uğradığı psikolojik şiddet rakamları, korkutucu bir tabloyu gözler önüne seriyor. Annenin yaşadığı psikolojik şiddet çocuğunu, kadının yaşadığı psikolojik şiddet kültürel normları, sosyal hayatı, aile ilişkilerini ve hatta ekonomik üretkenliği etkileyerek hayata dair tüm süreçleri sekteye uğratıyor.</strong></p>



<p>Toplumda şiddet, genel hatları ile ‘adli vaka’ olarak anıldığı sürece gündem oluyor. Özellikle kadına şiddet konusu, can kayıpları sayıları ile anıldığı için şiddetin sadece fiziksel yüzü görünür kılınıyor. Hâlbuki fiziksel olarak anılmayan ama kişilerin hayatında ciddi olumsuz etkilere neden olan ‘psikolojik şiddet’ oranları, küçümsenmeyecek kadar fazla. Konuyu ‘kadınlara psikolojik şiddet’ çevresinde ele aldığımızda ise toplumun yapı taşları olarak nitelendirilen çocukların sağlıksız süreçlerle büyümesine kadar uzanıyor. Çünkü bilinen klişe; ‘anne ne kadar iyi ve sağlıklı ise çocuk da o denli iyi ve sağlıklıdır’ tanımı, bu noktada tam karşılığını bularak işliyor.</p>



<p>Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi,<strong> Klinik Psikolog Nilsu Yavuzer, </strong>psikolojik şiddetin her ne kadar maruz kalan bireyleri ilgilendirdiği bilinse de esasında toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekiyor. Psikolog Yavuzer; “Psikolojik şiddet, bir kişinin diğerine duygusal ve zihinsel olarak zarar vermek amacıyla kullandığı, manipülatif, aşağılayıcı veya baskıcı davranışları içerir. <strong>Aşağılama, suçlama, aşırı eleştirme, tehdit, hakaret etme, utandırma gibi durumlar psikolojik şiddetin sinyalleridir.</strong> Şiddet denildiğinde ilk olarak fiziksel şiddet düşünülebilir ancak psikolojik şiddet gizli olduğu için fark edilmesi zordur ve kişinin hayatında ciddi olumsuz etkiler bırakır. Bu duruma maruz kalma süresi uzadıkça kişi özsaygısını yitirmeye başlar, aile ve sosyal ilişkilerinde bozulmalar meydana gelir ve gittikçe yaşamdan izole olan bir döneme girer. Psikolojik şiddet sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olarak da karşımıza çıkar. Uzun vadede bakıldığında kültürel normları, sosyal ilişkileri ve ekonomik üretkenliği derinden etkileyebilir. Kadınlara uygulanan psikolojik şiddet, zamanla onları toplumdan izole ederek birçok alanda rol almalarını engeller ve bu da cinsiyet eşitsizliğinin daha belirgin olmasına zemin hazırlar.” dedi.</p>



<p><strong>“Kadınların yüzde 43,9’u psikolojik şiddete maruz kalıyor”</strong><strong></strong></p>



<p>Kadınların psikolojik şiddete erkeklerden daha fazla maruz kaldığını belirten Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Klinik Psikolog Nilsu Yavuzer; “Bu durumun birkaç temel sebebinden söz edebiliriz. Toplumsal roller ve cinsiyet normları, ekonomik bağımlılık, kadın – erkek ilişkilerindeki güç dinamikleri, psikolojik şiddetin görünmez olması ve normalleştirilmesi gibi…</p>



<p>Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü’nün ulusal düzeyde yaptığı araştırma raporuna göre; ülkemizde kadınların yüzde 43,9’u psikolojik şiddete maruz kalıyor. Bu sonuç bizlere psikolojik şiddetin en az diğerleri kadar dikkate alınması gerektiğini gösteriyor. Çünkü yaşanan şiddet fiziksel olarak iz bırakmasa da ilk olarak aile içine yani kadının anne rolüne etki ediyor.” diyor.</p>



<p><strong>“Çocuğun ilk rol modeli annedir. Annenin ruh sağlığı ise çocuğun gelişiminde önemli bir yere sahiptir.”</strong></p>



<p>“Anne olmak, bebeği doğurmanın ötesinde birçok zorlayıcı sürecide içinde barındırır. Psikolojik şiddet görmüş veya görmekte olan kadınların sadece kendi ruh sağlığını değil aynı zamanda çocuklarıyla kurdukları bağ ve ebeveyn tutumlarını da derinden etkiler. Psikolojik şiddet gören bir anne, stres, kaygı, depresyon, öfke patlamaları gibi sorunlar yaşayabilir ve bunlarla mücadele ederken çocukları ile sağlıklı bir bağ kurması zorlaşır. Ev ortamında sürekli güvensiz ve gergin bir havanın hâkim olması yanında annenin psikolojik şiddete maruz kalması, bitkin ve tükenmiş hissetmesine neden olur. Bu durum annenin, çocuğuna karşı duygusal olarak mesafeli olması, sürekli olarak kaygı halinde olması gibi sonuçları da beraberinde getirir. Çocuk tarafından bakıldığında ise annelerinin mutsuzluklarından dolayı özellikle küçük yaşlarda kendilerini sorumlu hissedebilirler. Aynı zamanda anne çocuğun ilk rol modeli olduğu için annenin yaşadığı olumsuz durumlar, çocuğun ileriki yaşlarda benzer davranışlar ve duygular yaşamasına sebep olabilir. İkili ilişkilerinde sağlıksız ve güvensiz bağlar geliştirebilir, sürekli kendini güvensiz ve kaygılı hissedebilirler.”</p>



<p>Şiddetin her şekliyle mücadele edilmesi gerektiği gibi psikolojik şiddet konusunda da farkındalığın arttırılması gerektiğini vurgulayan Klinik Psikolog Nilsu Yavuzer; “Öncelikle psikolojik şiddetin ne olduğu hakkında bilgilendirmeler yapılmalı ve olası sonuçları ile ilgili kişilerin farkındalık kazanması için destek olunmalı. Sonuç olarak, somut izler bırakmasa da psikolojik şiddeti ciddiye almamız ve bununla mücadele için toplum olarak birbirimize destek olmalıyız.” dedi.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1151" height="768" data-id="100055" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiyede_kadinlarin_yuzde_439u_pskilojik_siddete_maruz_kaliyor_1.webp" alt="" class="wp-image-100055" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiyede_kadinlarin_yuzde_439u_pskilojik_siddete_maruz_kaliyor_1.webp 1151w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiyede_kadinlarin_yuzde_439u_pskilojik_siddete_maruz_kaliyor_1-768x512.webp 768w" sizes="(max-width: 1151px) 100vw, 1151px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="512" height="768" data-id="100056" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiyede_kadinlarin_yuzde_439u_pskilojik_siddete_maruz_kaliyor_2.webp" alt="" class="wp-image-100056"/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="512" height="768" data-id="100057" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiyede_kadinlarin_yuzde_439u_pskilojik_siddete_maruz_kaliyor_3.webp" alt="" class="wp-image-100057"/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1151" height="768" data-id="100058" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiyede_kadinlarin_yuzde_439u_pskilojik_siddete_maruz_kaliyor_4.webp" alt="" class="wp-image-100058" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiyede_kadinlarin_yuzde_439u_pskilojik_siddete_maruz_kaliyor_4.webp 1151w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiyede_kadinlarin_yuzde_439u_pskilojik_siddete_maruz_kaliyor_4-768x512.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 1151px) 100vw, 1151px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="511" height="768" data-id="100059" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiyede_kadinlarin_yuzde_439u_pskilojik_siddete_maruz_kaliyor_5.webp" alt="" class="wp-image-100059"/></figure>
</figure>



<p></p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/turkiyede-kadinlarin-yuzde-439u-psikolojik-siddete-maruz-kaliyor/">TÜRKİYE&#8217;DE KADINLARIN YÜZDE 43&#8217;9&#8217;U PSİKOLOJİK ŞİDDETE MARUZ KALIYOR!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/turkiyede-kadinlarin-yuzde-439u-psikolojik-siddete-maruz-kaliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HER MUTSUZLUK DEPRESYON MUDUR ?</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur-2/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 18:59:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon ile mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon tedavi yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonla başa çıkma]]></category>
		<category><![CDATA[moral bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[profesyonel destek]]></category>
		<category><![CDATA[PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[PSİKOTERAPİ]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[üzüntü]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam kalitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=99877</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzman Klinik Psikolog Yunus Emre Yıldız konu hakkında önemli bilgiler verdi.Günlük yaşamda herkes zaman zaman mutsuzluk hissedebilir. İş hayatındaki stres, ilişkilerde yaşanan sorunlar, beklenmedik kayıplar ya da hayal kırıklıkları, insanın moralini bozabilir ve geçici üzüntüye sebep olabilir. Ancak bu duygu durumu her zaman depresyon anlamına gelmez. Peki, mutsuzluk ve depresyon arasındaki farklar nelerdir? Ne zaman [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur-2/">HER MUTSUZLUK DEPRESYON MUDUR ?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="postie-post">
<p data-start="0" data-end="492">Uzman Klinik Psikolog Yunus Emre Yıldız konu hakkında önemli bilgiler verdi.<br data-start="109" data-end="112" />Günlük yaşamda herkes zaman zaman mutsuzluk hissedebilir. İş hayatındaki stres, ilişkilerde yaşanan sorunlar, beklenmedik kayıplar ya da hayal kırıklıkları, insanın moralini bozabilir ve geçici üzüntüye sebep olabilir. Ancak bu duygu durumu her zaman depresyon anlamına gelmez. Peki, mutsuzluk ve depresyon arasındaki farklar nelerdir? Ne zaman profesyonel destek almak gerekir?</p>
<p data-start="494" data-end="1219">Mutsuzluk Nedir?<br data-start="510" data-end="513" />Mutsuzluk, belirli bir olay ya da durum karşısında hissedilen, genellikle geçici olan bir duygudur. İnsanlar hayal kırıklığına uğradıklarında, başarısız olduklarında, sevdikleriyle tartıştıklarında ya da kötü bir haber aldıklarında kendilerini mutsuz hissedebilirler. Bu, doğrudan yaşanan olayla bağlantılı bir duygudur ve genellikle zamanla azalır.<br data-start="862" data-end="865" />Mutsuzluk hissi, yaşamın doğal bir parçasıdır ve psikolojik dayanıklılığın gelişmesi açısından önemlidir. Kişi zamanla mutsuzlukla başa çıkmayı öğrenebilir, destek alarak ya da kendi başına bu süreci yönetebilir. Ancak mutsuzluk hissi uzun süre devam ediyorsa ve kişinin günlük hayatını olumsuz etkiliyorsa, altında yatan daha derin bir sorun olabilir.</p>
<p data-start="1221" data-end="2051">Depresyon ve Mutsuzluk Arasındaki Farklar<br data-start="1262" data-end="1265" />Depresyon, sadece üzüntü veya mutsuzluk hissinden ibaret değildir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre depresyon, kişinin ruh halini, düşüncelerini, davranışlarını ve fiziksel sağlığını olumsuz etkileyen ciddi bir ruhsal bozukluktur. Depresyon teşhisi konulabilmesi için belirtilerin en az iki hafta boyunca devam etmesi ve kişinin günlük işlevselliğini önemli ölçüde etkilemesi gerekmektedir.<br data-start="1656" data-end="1659" />Depresyonun belirtileri şunlardır:<br data-start="1693" data-end="1696" />• Sürekli üzüntü, umutsuzluk ve boşluk hissi<br data-start="1740" data-end="1743" />• Enerji kaybı ve sürekli yorgunluk<br data-start="1778" data-end="1781" />• Uyku düzeninde bozukluklar (çok uyuma ya da uyuyamama)<br data-start="1837" data-end="1840" />• İştah değişiklikleri ve kilo kaybı ya da alımı<br data-start="1888" data-end="1891" />• Hayattan zevk alamama, ilgi kaybı<br data-start="1926" data-end="1929" />• Konsantrasyon zorluğu ve karar vermede güçlük<br data-start="1976" data-end="1979" />• Değersizlik ve suçluluk duyguları<br data-start="2014" data-end="2017" />• Ölüm ya da intihar düşünceleri</p>
<p data-start="2053" data-end="2686">Depresyondaki kişiler, genellikle mutsuz hisseden insanlardan farklı olarak, hiçbir şey yapmaya istek duymayabilirler. En sevdikleri aktiviteler bile onları mutlu etmez. Ayrıca depresyonun fiziksel belirtileri de olabilir; baş ağrıları, mide sorunları ve kas ağrıları gibi bedensel şikayetler sıkça görülür. Mutsuzluk ise daha kısa sürelidir ve belirli bir nedene bağlıdır. İnsanlar moral bozukluğu yaşadıklarında, destekleyici bir ortamda veya olumlu olaylar yaşandığında bu duygudan sıyrılabilirler. Ancak depresyon, dış faktörlerden bağımsız olarak uzun süre devam eder ve kişinin kendisini çıkmazda hissetmesine neden olabilir.</p>
<p data-start="2688" data-end="3272">Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?<br data-start="2725" data-end="2728" />Bir kişinin depresyonda olup olmadığını anlamak için belirtilerin süresi ve şiddeti önemlidir. Eğer mutsuzluk hali birkaç hafta boyunca devam ediyorsa, kişinin iş, okul veya sosyal hayatını olumsuz etkiliyorsa ve günlük yaşamda işlev kaybına neden oluyorsa, bir uzmana danışmak önemlidir. Özellikle şu durumlarda profesyonel destek alınması önerilir:<br data-start="3078" data-end="3081" />• Sürekli umutsuz ve çaresiz hissetmek<br data-start="3119" data-end="3122" />• Günlük aktiviteleri sürdürmekte zorlanmak<br data-start="3165" data-end="3168" />• Uyku ve iştah düzeninde belirgin değişiklikler yaşamak<br data-start="3224" data-end="3227" />• Kendine zarar verme düşüncelerinin olması</p>
<p data-start="3274" data-end="3576">Depresyon, psikoterapi, ilaç tedavisi ya da her ikisinin birlikte uygulanmasıyla tedavi edilebilir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi terapi yöntemleri, kişinin olumsuz düşüncelerini tanımasını ve bunlarla başa çıkmasını sağlarken, ilaç tedavisi beyin kimyasındaki dengesizlikleri düzenleyebilir.</p>
<p data-start="3578" data-end="4082" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Uzman Klinik Psikolog Yunus Emre Yıldız, &#8220;Sonuç olarak, her mutsuzluk depresyon değildir, ancak uzun süren ve kişinin hayat kalitesini bozan bir ruh hali ciddiye alınmalıdır. Geçici üzüntüler ve moral bozuklukları zamanla düzelirken, depresyon profesyonel destek gerektiren bir durumdur. Eğer kendinizde ya da bir yakınınızda depresyon belirtileri gözlemliyorsanız, bir ruh sağlığı uzmanına danışmak önemli bir adımdır. Unutmayın, erken müdahale depresyonun tedavisinde büyük bir fark yaratabilir.&#8221; dedi.</p>
<div class="postie-attachments"><a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=99878"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-99878" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/IMG-20240702-WA0000-1.jpg" alt="" width="885px" height="1024px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/IMG-20240702-WA0000-1.jpg 885w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/IMG-20240702-WA0000-1-768x889.jpg 768w" sizes="(max-width: 885px) 100vw, 885px" /></a><br />
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=99879"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-99879" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/emotionally-upset-woman-1.jpg" alt="" width="1104px" height="736px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/emotionally-upset-woman-1.jpg 1104w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/emotionally-upset-woman-1-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 1104px) 100vw, 1104px" /></a></div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur-2/">HER MUTSUZLUK DEPRESYON MUDUR ?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HER MUTSUZLUK DEPRESYON MUDUR ?</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Mar 2025 19:30:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam ve Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel davranışçı terapi]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[mental sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik dayanıklılık]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik destek]]></category>
		<category><![CDATA[psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[ruh hali]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[stres yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[uzman psikolog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=99253</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzman Klinik Psikolog Yunus Emre Yıldız konu hakkında önemli bilgiler verdi. Günlük yaşamda herkes zaman zaman mutsuzluk hissedebilir. İş hayatındaki stres, ilişkilerde yaşanan sorunlar, beklenmedik kayıplar ya da hayal kırıklıkları, insanın moralini bozabilir ve geçici üzüntüye sebep olabilir. Ancak bu duygu durumu her zaman depresyon anlamına gelmez. Peki, mutsuzluk ve depresyon arasındaki farklar nelerdir? Ne [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur/">HER MUTSUZLUK DEPRESYON MUDUR ?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div></div>
<div>
<p data-start="38" data-end="116">Uzman Klinik Psikolog Yunus Emre Yıldız konu hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p data-start="118" data-end="498">Günlük yaşamda herkes zaman zaman mutsuzluk hissedebilir. İş hayatındaki stres, ilişkilerde yaşanan sorunlar, beklenmedik kayıplar ya da hayal kırıklıkları, insanın moralini bozabilir ve geçici üzüntüye sebep olabilir. Ancak bu duygu durumu her zaman depresyon anlamına gelmez. Peki, mutsuzluk ve depresyon arasındaki farklar nelerdir? Ne zaman profesyonel destek almak gerekir?</p>
<h3 data-start="500" data-end="526"><strong data-start="504" data-end="524">Mutsuzluk Nedir?</strong></h3>
<p data-start="527" data-end="878">Mutsuzluk, belirli bir olay ya da durum karşısında hissedilen, genellikle geçici olan bir duygudur. İnsanlar hayal kırıklığına uğradıklarında, başarısız olduklarında, sevdikleriyle tartıştıklarında ya da kötü bir haber aldıklarında kendilerini mutsuz hissedebilirler. Bu, doğrudan yaşanan olayla bağlantılı bir duygudur ve genellikle zamanla azalır.</p>
<p data-start="880" data-end="1234">Mutsuzluk hissi, yaşamın doğal bir parçasıdır ve psikolojik dayanıklılığın gelişmesi açısından önemlidir. Kişi zamanla mutsuzlukla başa çıkmayı öğrenebilir, destek alarak ya da kendi başına bu süreci yönetebilir. Ancak mutsuzluk hissi uzun süre devam ediyorsa ve kişinin günlük hayatını olumsuz etkiliyorsa, altında yatan daha derin bir sorun olabilir.</p>
<h3 data-start="1236" data-end="1287"><strong data-start="1240" data-end="1285">Depresyon ve Mutsuzluk Arasındaki Farklar</strong></h3>
<p data-start="1288" data-end="1681">Depresyon, sadece üzüntü veya mutsuzluk hissinden ibaret değildir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre depresyon, kişinin ruh halini, düşüncelerini, davranışlarını ve fiziksel sağlığını olumsuz etkileyen ciddi bir ruhsal bozukluktur. Depresyon teşhisi konulabilmesi için belirtilerin en az iki hafta boyunca devam etmesi ve kişinin günlük işlevselliğini önemli ölçüde etkilemesi gerekmektedir.</p>
<p data-start="1683" data-end="1723"><strong data-start="1683" data-end="1721">Depresyonun belirtileri şunlardır:</strong></p>
<ul data-start="1724" data-end="2079">
<li data-start="1724" data-end="1770">Sürekli üzüntü, umutsuzluk ve boşluk hissi</li>
<li data-start="1771" data-end="1808">Enerji kaybı ve sürekli yorgunluk</li>
<li data-start="1809" data-end="1867">Uyku düzeninde bozukluklar (çok uyuma ya da uyuyamama)</li>
<li data-start="1868" data-end="1918">İştah değişiklikleri ve kilo kaybı ya da alımı</li>
<li data-start="1919" data-end="1956">Hayattan zevk alamama, ilgi kaybı</li>
<li data-start="1957" data-end="2006">Konsantrasyon zorluğu ve karar vermede güçlük</li>
<li data-start="2007" data-end="2044">Değersizlik ve suçluluk duyguları</li>
<li data-start="2045" data-end="2079">Ölüm ya da intihar düşünceleri</li>
</ul>
<p data-start="2081" data-end="2390">Depresyondaki kişiler, genellikle mutsuz hisseden insanlardan farklı olarak, hiçbir şey yapmaya istek duymayabilirler. En sevdikleri aktiviteler bile onları mutlu etmez. Ayrıca depresyonun fiziksel belirtileri de olabilir; baş ağrıları, mide sorunları ve kas ağrıları gibi bedensel şikayetler sıkça görülür.</p>
<p data-start="2392" data-end="2717">Mutsuzluk ise daha kısa sürelidir ve belirli bir nedene bağlıdır. İnsanlar moral bozukluğu yaşadıklarında, destekleyici bir ortamda veya olumlu olaylar yaşandığında bu duygudan sıyrılabilirler. Ancak depresyon, dış faktörlerden bağımsız olarak uzun süre devam eder ve kişinin kendisini çıkmazda hissetmesine neden olabilir.</p>
<h3 data-start="2719" data-end="2766"><strong data-start="2723" data-end="2764">Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?</strong></h3>
<p data-start="2767" data-end="3057">Bir kişinin depresyonda olup olmadığını anlamak için belirtilerin süresi ve şiddeti önemlidir. Eğer mutsuzluk hali birkaç hafta boyunca devam ediyorsa, kişinin iş, okul veya sosyal hayatını olumsuz etkiliyorsa ve günlük yaşamda işlev kaybına neden oluyorsa, bir uzmana danışmak önemlidir.</p>
<p data-start="3059" data-end="3122">Özellikle şu durumlarda profesyonel destek alınması önerilir:</p>
<ul data-start="3123" data-end="3314">
<li data-start="3123" data-end="3163">Sürekli umutsuz ve çaresiz hissetmek</li>
<li data-start="3164" data-end="3209">Günlük aktiviteleri sürdürmekte zorlanmak</li>
<li data-start="3210" data-end="3268">Uyku ve iştah düzeninde belirgin değişiklikler yaşamak</li>
<li data-start="3269" data-end="3314">Kendine zarar verme düşüncelerinin olması</li>
</ul>
<p data-start="3316" data-end="3618">Depresyon, psikoterapi, ilaç tedavisi ya da her ikisinin birlikte uygulanmasıyla tedavi edilebilir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi terapi yöntemleri, kişinin olumsuz düşüncelerini tanımasını ve bunlarla başa çıkmasını sağlarken, ilaç tedavisi beyin kimyasındaki dengesizlikleri düzenleyebilir.</p>
<p data-start="3620" data-end="4124" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Uzman Klinik Psikolog Yunus Emre Yıldız, &#8220;Sonuç olarak, her mutsuzluk depresyon değildir, ancak uzun süren ve kişinin hayat kalitesini bozan bir ruh hali ciddiye alınmalıdır. Geçici üzüntüler ve moral bozuklukları zamanla düzelirken, depresyon profesyonel destek gerektiren bir durumdur. Eğer kendinizde ya da bir yakınınızda depresyon belirtileri gözlemliyorsanız, bir ruh sağlığı uzmanına danışmak önemli bir adımdır. Unutmayın, erken müdahale depresyonun tedavisinde büyük bir fark yaratabilir.&#8221; dedi.</p>
</div>
<div></div>
<div class="postie-post">
<div class="postie-attachments"><a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=99254"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-99254" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/IMG-20240702-WA0000.jpg" alt="" width="885px" height="1024px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/IMG-20240702-WA0000.jpg 885w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/IMG-20240702-WA0000-768x889.jpg 768w" sizes="(max-width: 885px) 100vw, 885px" /></a><br />
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=99255"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-99255" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/emotionally-upset-woman.jpg" alt="" width="1104px" height="736px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/emotionally-upset-woman.jpg 1104w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/emotionally-upset-woman-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 1104px) 100vw, 1104px" /></a></div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur/">HER MUTSUZLUK DEPRESYON MUDUR ?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/her-mutsuzluk-depresyon-mudur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAYIR DİYEBİLMEK</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hayir-diyebilmek/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hayir-diyebilmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilüfer BEKCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jul 2024 20:45:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[bireysel özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[bireysel sınırlar]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal manipülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[fedakarlık]]></category>
		<category><![CDATA[hayır diyebilmek]]></category>
		<category><![CDATA[hayır diyememek]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel haklar]]></category>
		<category><![CDATA[özgüven]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sınır koyma]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[toplum baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=85954</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde çevremde çok duyduğum ve benim de tekrarladığım bir şikâyet; hayır diyememek. Buna rağmen kimseye yetememek, takdir görmemek. Hep diyoruz ki,” Her söyleneni yaparken sorun yok, kırk yılın başında bir tek şeye hayır dersem benden kötüsü yok” Siz de pek çok kez duymuş ya da bizzat hissetmişsinizdir. Peki, bunun suçlusu çevremizdeki insanlar mı yoksa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hayir-diyebilmek/">HAYIR DİYEBİLMEK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="postie-post">
<p>Son günlerde çevremde çok duyduğum ve benim de tekrarladığım bir şikâyet; hayır diyememek. Buna rağmen kimseye yetememek, takdir görmemek. Hep diyoruz ki,” Her söyleneni yaparken sorun yok, kırk yılın başında bir tek şeye hayır dersem benden kötüsü yok” Siz de pek çok kez duymuş ya da bizzat hissetmişsinizdir.</p>
<p>Peki, bunun suçlusu çevremizdeki insanlar mı yoksa biz miyiz? Şöyle bir düşünelim; istemediği bir şeyi kesinlikle yapmayan, en baştan “hayır” diyen tanıdıklarınız mutlaka vardır.  Onlara ne oluyor hayır dediklerinde? Hiçbir şey değil mi? Belki biraz kızılıyor, belki güceniliyor ama unutuluyor ve o kişi şöyle etiketleniyor,” O istemediği şeyi asla yapmaz!” Etiketlenince ne oluyor? Ben söyleyeyim: Kimse hayır dediğinde ona ısrarcı olmuyor, ikna etmeye uğraşmıyor, onun yerine ikna edilme potansiyeli yüksek olduğu bilinen birine, mesela size yöneliyor ısrarlar.</p>
<p>Biz neden hayır diyemiyoruz? Bunun altında ne yatıyor? Bu aslında o kadar derin bir konu ki, sadece bunun üzerine yazılmış kitaplar bile var. Aynı zamanda kişisel sınırların çizilmesi ile ilgili kitaplar da yazılmış. Aslında ikisi birbiri ile sıkı sıkıya bağlı konular. Eğer istemediğiniz bir şey size dayatılıyor ya da emrivaki sonucu onu yapmak zorunda kalıyorsanız sınırınız ihlal edilmiş oluyor. Siz buna ilk seferinde itiraz etmez, rahatsızlığınızı dile getirmezseniz sonraki seferler için geçilebilecek bir gedik açmış oluyorsunuz ve bu gedik her ihlalde biraz daha büyüyor, sonunda sınır filan kalmıyor. Kimse sizin yorulabileceğinizi, kırılacağınızı, incineceğinizi, zorlanacağınızı düşünmüyor, çünkü siz şikâyet etmediniz.</p>
<p>Neden böyle yaptınız? Çünkü kırmak istemediniz, üzmek istemediniz, ama siz kırıldınız, siz üzüldünüz. Üstelik üzerinize vazife olmayan bir işi üstlendiğiniz için kimse size teşekkür bile etmedi. Hatta en küçük şikâyetinizde “Yapmasaydı, mecbur değildi” bile dediler, değil mi?</p>
<p>İnkâr etmeye hiç gerek yok, çoğumuz yaşıyoruz bunları. Baby Boomerlar, sonraki Sessiz Kuşak ve sonra biz X kuşağı aynı davranışı gösterdik, çünkü öyle öğretildi, öyle gördük. Neyse ki bizlerin yetiştirdiği Y ve Z kuşakları bu davranışı yansıtmıyor, neyi isteyip neyi istemediğini açık ve net bir şekilde söylüyorlar, arkalarına bakmıyorlar. Sanırım onlardan bu konuda ders almaya ihtiyacımız var.</p>
<p>Bizlere fedakârlığın bir erdem olduğu öğretildi. Her zaman ailemiz için, arkadaşlarımız için, vatanımız için, halkımız için, işimiz için fedakârlık yapmamız gerektiği okutulan kitaplarla, izlediğimiz Yeşilçam filimleri ile pompalandı. Bunun her zaman ödüllendirildiği gösterildi. Kimse bize bu yüce erdemin aleyhimize kullanılabileceğini öğretmedi. Kimse “gereksiz iyilik yapma, vazifen olur” demedi. Biz üzerimize ağır gelmeye başlayan bu yükü onlar da yüklenmesinler diye çocuklarımıza biraz daha bireysel düşünmeyi öğrettik. “benim dediğimi yap, yaptığımı yapma dedik” Ama onların dünyaya, hayata bakış açısı zaten bizimkinden çok farklı.</p>
<p>Aslında unutmamamız gereken tek bir gerçek var; başta ailemiz olmak üzere çevremize, ülkemize, dünyaya faydalı olmak için öncelikle ruhen ve bedenen sağlıklı olmaya ihtiyacımız var. Bunun için de gereksiz yere yük almamak, sorumluluğu paylaşmak, ihtiyacımız olduğu yerde yardım istemek, gurura kapılmadan “ ben bunu yapamam” diyebilmek ,”yapmak istemiyorum” ya da “bunu ben yapmak zorunda değilim” demekten utanmamak çok önemli. Bırakın biraz da kırılıversinler, biraz da üzülsünler.  Bugüne kadar hep siz kırıldınız, siz üzüldünüz. Ama kimse görmedi değil mi? Çünkü şikâyet etmediniz.</p>
<p>Artık Hayır deyin. Korkmayın, alışırlar. Bir iki gün hakkınızda konuşsalar, bir iki surat assalar ne olur? Bunu kaldıramam üzülürüm diyorsanız aynı şekilde devam edin. Ama inanın ne zaman tavrınızı net olarak ortaya koyarsanız o zaman gerçekten saygı görmeye başlayacaksınız.</p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hayir-diyebilmek/">HAYIR DİYEBİLMEK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hayir-diyebilmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEVGİ ÜZERİNE</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilüfer BEKCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 18:20:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[aile sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[Empati]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgörü]]></category>
		<category><![CDATA[insan ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[merhamet]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi dolu çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi ifadesi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililer günü]]></category>
		<category><![CDATA[şımartmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=79493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz Sevgililer Günü vesilesiyle ben de sevgi üzerine bir şeyler söylemek istedim. Öncelikle Sevgililer(Sevgi) gününüz kutlu olsun. Çocukken bana çok anlamsız gelen bir şey duymuştum. Sizler de duymuşsunuzdur. Eskiden bazı çocuklarını aileler, özellikle de erkekler çocuklarını sadece uyurken sever, uyurken öperlermiş. Sevgilerini göstermezler, öyle “Seni seviyorum” filan demezlermiş çocuklarına. Sanki büyük bir marifetmiş gibi anlatırlardı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/">SEVGİ ÜZERİNE</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Geçtiğimiz Sevgililer Günü vesilesiyle ben de sevgi üzerine bir şeyler söylemek istedim. Öncelikle Sevgililer(Sevgi) gününüz kutlu olsun.</p>



<p>Çocukken bana çok anlamsız gelen bir şey duymuştum. Sizler de duymuşsunuzdur. Eskiden bazı çocuklarını aileler, özellikle de erkekler çocuklarını sadece uyurken sever, uyurken öperlermiş. Sevgilerini göstermezler, öyle “Seni seviyorum” filan demezlermiş çocuklarına. Sanki büyük bir marifetmiş gibi anlatırlardı “Biz öyle yapardık” diye. Çocuklarının şımarmaması içinmiş. Hâlâ da vardır böyle yapanlar.</p>



<p>Yıllar önce bir yazı okumuştum. Ünlü bir eğitimci tarafından yazılmıştı. “Çocuklarınızı şımartmaktan korkmayın, bırakın şımarsınlar. Hayat nasıl olsa onları törpüleyecek” diyordu. Benim çocuklarım da küçüklerdi o zaman. Biz zaten sevgisini göstermekten çekinmeyen bir aileyiz. Kendimiz de öyle ailelerde büyüdük. Çocuklarımıza da bunu yansıtmakta hiç zorlanmadık. Elimizden geldiğince istedikleri her şeyi de yaptık. Yalnız bir kırmızıçizgimiz vardı; ağlayıp bağıranın, istediğini yaptırmak için tepinenin istediği asla yapılmazdı. Asla şımarmadılar, bir kere olsun bizi zor durumda bırakmadılar. Büyüdüklerinde sevgi dolu insanlar oldular.</p>



<p>Sevgi gören, sevgiyle büyüyen çocuklar huzurlu, anlayışlı, hoşgörülü ve merhametli insanlar olurlar. Çocukken sevildiğini hissetmeyen yetişkinlerin nasıl insanlar olduğunu görüyoruz. Ne ağacı, ne toprağı, ne insanları, ne hayvanı ne de çiçekleri seven, çevrelerindeki güzellikleri göremeyen, nasıl sevileceğini bilmeyen mutsuz, katı insanlar. Hiç esnemeyen, aşırı kuralcı, anlayışsız…</p>



<p>Oysa ne güzeldir sevmek ve bunu ifade edebilmek. Yemek, ,içmek, uyumak gibi temel bir ihtiyaçtır sevmek ve sevilmek. Ruhunu besler insanın. Sadece insanlar değil, bütün canlılar sevilmeye muhtaçtır. Artık sevgi gösterilen, konuşulan, okşanan bitkilerin daha hızlı büyüdüğü, daha çok çiçek açtığı biliniyor. Büyüğünden küçüğüne, en masumundan en yırtıcısına kadar bütün hayvanların da yavrularını nasıl sevdiklerini de biliyor, izliyoruz.</p>



<p>Öyleyse neden mahrum bırakalım kendimizi bu güzel duygudan? Sevdiklerimiz hala yanımızdayken, onlara söyleyebiliyorken sevdiğimizi ifade edebilmek, onlara her fırsatta seni seviyorum diyebilmek dünyanın en güzel şeyi. Annemiz, babamızı, kardeşlerimizi, her hangi bir arkadaşımızı sırf seni seviyorum demek için aramak hem onları, hem de bizi mutlu eder. Siz böyle bir telefon aldıysanız içiniz nasıl enerji dolmuş, gününüz ne kadar güzel geçmiştir. Sadece sevilene değil, sevdiğini söyleyene de çok iyi gelir sevdiğini söylemek.</p>



<p>Sevgi öyle yüce bir duygudur ki, yüzyıllar boyu romanlar, şiirler sevgi üzerine yazılmış, sevgi üzerine oyunlar sergilenmiştir. Yüzyıllardır anlata anlata bitirememiştir şairler sevgiyi. Hiç bir tanım yetmez sevgiyi anlatmaya.</p>



<p>“Seni seviyorum” bu iki kelime öyle çok şey barındırır, o kadar çok şey anlatır ki. Bunu sevdiklerimizden esirgemek gerçekten çok yazık olur. Seni seviyorum demek aranızdaki bütün kapıları açar.&nbsp; Tabii iki taraf da birbirini seviyorsa…</p>



<p>Bir de parantez açalım burada, ilişkilerde seven ama sevgisine karşılık bulamayan ya da artık sevilmeyen taraf kadın ya da erkek hastalıklı bir ısrarcılıkta bulunup zorbalığa başvuruyorsa bu sevmek değildir.&nbsp; Kişinin evladını kendi istediği yöne gitmeye zorlaması, bunun için sevgiyi kullanması da sevgi değildir. Sevmek onun mutlu olması i.in fedakârlık yapmaktır. Sevmek özgür bırakmaktır. Ve bazen de sevmek, gitmesine izin vermektir. &nbsp;Büyük, küçük kim olursa olsun saygıyı kaybetmeden sevmektir gerçekten sevmek.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/">SEVGİ ÜZERİNE</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ RUH SAĞLIĞINI ETKİLEYEBİLİR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/d-vitamini-eksikligi-ruh-sagligini-etkileyebilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/d-vitamini-eksikligi-ruh-sagligini-etkileyebilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2022 21:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[D vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[kas ve iskelet sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin eksikliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=14960</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kas ve iskelet sistemi ağrıları, kalp rahatsızlıkları, uyku bozuklukları ile depresyon gibi birçok bedensel rahatsızlıkla ilişkili olduğu düşünülen D vitamini eksikliği, enerji düşüklüğü, odaklanmakta zorlanma gibi belirtiler ile kendini gösteriyor. Konunun uzmanı ise D vitaminin arttırılması için bilgilendirmelerde bulundu. D vitamini eksikliği, kas ve iskelet sistemi ağrıları, kalp rahatsızlıkları, uyku bozuklukları ve depresyon gibi birçok [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/d-vitamini-eksikligi-ruh-sagligini-etkileyebilir/">D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ RUH SAĞLIĞINI ETKİLEYEBİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kas ve iskelet sistemi ağrıları, kalp rahatsızlıkları, uyku bozuklukları ile depresyon gibi birçok bedensel rahatsızlıkla ilişkili olduğu düşünülen D vitamini eksikliği, enerji düşüklüğü, odaklanmakta zorlanma gibi belirtiler ile kendini gösteriyor. Konunun uzmanı ise D vitaminin arttırılması için bilgilendirmelerde bulundu.</p>



<p><br>D vitamini eksikliği, kas ve iskelet sistemi ağrıları, kalp rahatsızlıkları, uyku bozuklukları ve depresyon gibi birçok bedensel ve ruhsal rahatsızlık ile ilişkili olduğu düşünülen bir sorun. Depresyon, en az 2 hafta boyunca ve günün büyük bölümünde olan mutsuzluk, isteksizlik, hayattan zevk alamama, uyku ve iştah değişiklikleri, enerji düşüklüğü, odaklanmakta zorlanma gibi belirtiler ile kendini gösteriyor. Dr. Alime Burçin Şimşek ise depresyonun birçok etkene bağlı olabileceği gibi, vitamin eksikliklerinin de bu bozukluk üzerinde etkisi olduğunu ifade etti. D vitamininin arttırılması için bilgilendirmelerde bulunana Şimşek, vatandaşların güneşe çıkmalarını ve D vitamini içeren balıkların, süt ürünlerinin tüketilmesi gerektiğini ifade etti.</p>



<p><br>“D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ İLE KARŞI KARŞIYA OLABİLİRSİNİZ”</p>



<p><br>Psikiyatri Uzmanı Dr. Alime Burçin Şimşek, “Özellikle karlı, yağışlı ve kapalı havalarla geçen, güneşe hasret kaldığımız bu günlerde kendinizi her zamankinden daha yorgun, enerjisiz, isteksiz ve mutsuz hissediyorsanız D vitamini eksikliği ile karşı karşıya olabilirsiniz. Yapılan bilimsel çalışmalarda, depresyon hastalarının D vitamini düzeylerinin sağlıklı bireylere göre anlamlı düzeyde düşük olduğu görülürken, halk arasında mutluluk hormonu olarak da bilinen serotonin hormonunun kişilerin güneş ışığına maruz kalması durumunda yükseldiği de belirlenmiştir. Ülkemizde yapılan çalışmalarda ise yüzde 74&#8217;e varan oranlarda D vitamini eksikliği olduğu görülmekte, Ege Bölgesi&#8217;nde yaşayan yetişkinler üzerinde yapılan bir araştırmada bu oran erkeklerde yüzde 66 iken, kadınlarda yüzde 79 olarak ölçülmüştür” dedi.</p>



<p><br>“RUH VE BEDEN SAĞLIĞINI DESTEKLEMEK İÇİN D VİTAMİNİ EKSİKLİKLERİMİZİN GİDERİLMESİNE DİKKAT EDİLMELİ”</p>



<p><br>D vitamini eksikliklerinin giderilmesi için bilgilendirmelerde bulunan Şimşek, “Diğer vitaminlerin aksine, direkt beslenme yoluyla alınması daha zor olan D vitamini, güneş ışığı yoluyla yüzde 90 oranında sentezlenirken, güneş ışığı ile desteklenmemesi halinde ise tüketilen besinlerden ancak yüzde 10 oranında alınabiliyor. Doğal yollardan D vitaminini arttırmak için, D vitamini içeren yağlı balıklar, süt ürünleri ve yumurta gibi hayvansal gıdalar yeterli miktarda tüketilmeli. Doğal yollar dışında, dışardan D vitamini takviyesi alınması gereken durumlarda sağlık profesyonelleri tarafından uygulanan yapay ışık terapileri ve vitamin takviyeleri tedavide kullanılmakta. Elbette ki ruh sağlığımızın beden sağlığından ayrı düşünülemez. Yapılan çalışmalar D vitamini eksikliğini gidermenin korona virüs ile ilgili riskleri de azaltabileceğini bildiriyor. Hem kendimiz, hem de sevdiklerimizin ruh ve beden sağlığını desteklemek için D vitamini eksikliklerimizin giderilmesine dikkat edilmesi gerekiyor” diye konuştu. </p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1149" height="800" data-id="14962" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/21569_aw573104-03-ozel.jpg" alt="" class="wp-image-14962" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/21569_aw573104-03-ozel.jpg 1149w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/21569_aw573104-03-ozel-300x209.jpg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/21569_aw573104-03-ozel-1024x713.jpg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/21569_aw573104-03-ozel-768x535.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1149px) 100vw, 1149px" /></figure>
</figure>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/d-vitamini-eksikligi-ruh-sagligini-etkileyebilir/">D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ RUH SAĞLIĞINI ETKİLEYEBİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/d-vitamini-eksikligi-ruh-sagligini-etkileyebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title> GEBELİK DEPRESYONU BELİRTİLERİNE DİKKAT!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/gebelik-depresyonu-belirtilerine-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/gebelik-depresyonu-belirtilerine-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2022 06:41:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın & Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[anne çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[dilek sarıkaya]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=8717</guid>

					<description><![CDATA[<p> RUHSAL HASTALIKLAR ANNE-BEBEK İLİŞKİSİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR  Gebeliğin kadınların yaşamında doğal bir süreç olduğunu belirten Dr. Dilek Sarıkaya, “Gebelik aynı zamanda önemli psiko-sosyal değişikliklerin olduğu stres ve kaygıya neden olabilecek birçok nedenle karşılaşma riskinin yüksek olduğu bir süreçtir. Bazı olgularda gebelik döneminde psikiyatrik belirtiler ilk kez ortaya çıkabilirken, bazılarında ise var olan psikiyatik belirtilerde artış görülebilir. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/gebelik-depresyonu-belirtilerine-dikkat/"> GEBELİK DEPRESYONU BELİRTİLERİNE DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong> RUHSAL HASTALIKLAR ANNE-BEBEK İLİŞKİSİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR</strong></p>



<p><br> Gebeliğin kadınların yaşamında doğal bir süreç olduğunu belirten Dr. Dilek Sarıkaya, “Gebelik aynı zamanda önemli psiko-sosyal değişikliklerin olduğu stres ve kaygıya neden olabilecek birçok nedenle karşılaşma riskinin yüksek olduğu bir süreçtir. Bazı olgularda gebelik döneminde psikiyatrik belirtiler ilk kez ortaya çıkabilirken, bazılarında ise var olan psikiyatik belirtilerde artış görülebilir. Anne adayının ruhsal hastalığının tedavi edilmemesi anne-bebek sağlığı ve ilişkisini olumsuz etkiliyor. Bu sebeple gebelik ve doğum sonrası dönemde ruhsal hastalıkların erken tanı ve tedavisinin oldukça önemli olduğunu söylemekte fayda var.” dedi.</p>



<p><br><strong> HER 10 GEBEDEN BİRİNDE DEPRESYON GÖRÜLEBİLİYOR</strong></p>



<p><br> Gebelik döneminde en sık depresyon ve anksiyete bozuklukları görüldüğünü vurgulayan Dr. Dilek Sarıkaya, “Depresyon her 10 gebeden birinde görülebiliyor. Gebelik döneminde görülen anksiyete bozuklukları arasında en yaygın olarak bildirileni ise yüzde 8.5 &#8211; 10.5 yaygınlık oranı ile yaygın anksiyete bozukluğudur. Doğum sonrası dönemde ise doğum sonrası hüznü (postpartum blues), yeni doğum yapmış̧ kadınların yüzde 50 &#8211; 85<code>inin deneyimlediği bir durumdur. Doğum sonrası depresyon yüzde 50’lere varan oranlarda görülebiliyor. Doğum sonrası psikoz ise doğumdan sonraki ilk birkaç̧ hafta içerisinde ortaya çıkan ve her 1000 yeni doğum yapan annenin 1-2</code>sinde görülebilen oldukça ciddi ve acil müdahale gerektiren bir ruhsal bozukluktur.” ifadelerini kullandı.</p>



<p><br><strong> GEBELİK DEBRESYONU CİDDİ SONUÇLAR DOĞURABİLİYOR</strong></p>



<p><br> Gebelik depresyonunun sosyal ve mesleki işlevlerle birlikte yaşam kalitesinde belirgin bozulmaya yol açtığına dikkat çeken Dr. Dilek Sarıkaya, “Bu depresyon türü mutsuzluk, yaşamdan keyif alamama, halsizlik, isteksizlik, ümitsizlik, suçluluk, değersizlik düşünceleri, uyku ve iştah değişiklikleri, dikkat ve konsantrasyonda bozulma, ölüm isteği ve intihar düşünceleri gibi belirtilerle gidebilen ciddi bir klinik tablodur. Hem anneyi hem de fetüsü olumsuz etkiliyor. Gebelik depresyonunun bebekte düşük doğum ağırlığına, fetal ölüme, erken doğuma ya da bebeğin anne karnında gelişim geriliğine yol açabildiği belirtiliyor. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmeli.” diye konuştu. </p>



<p><br><strong> TEDAVİ SÜRECİNE HASTA YAKINLARI DA DAHİL OLMALI</strong></p>



<p><br> Gebelik dönemi depresyonunun tedavisinde ilaç ve ilaç dışı çeşitli tedavi seçeneklerinin uygulanabildiğini belirten Dr. Dilek Sarıkaya, “Öncelikle depresyonu tetikleyebilecek stres faktörlerinin tespiti ve ortamdan uzaklaştırılması, destekleyici psikososyal müdahalelerin yapılması oldukça önemli. Tedavi sürecine mutlaka hastanın yakınları da dahil edilmelidir. Hafif ve orta şiddetli depresyonda bilişsel davranışçı terapi, kişilerarası psikoterapi veya ilaç tedavileri, ağır şiddetli depresyonda ise ilaç tedavisi, transkraniyal manyetik uyarım tedavisi (TMU) ve gerekirse hastane yatışı ve elektrokonvülsif tedavi (EKT) düşünülebilir. Gebelikte ilaç tedavileri konusunda kar-zarar analizi yapılması ve depresyonun şiddetinin, gebeye ve fetüse olası risklerin göz önünde bulundurulması, tedaviye hasta ve yakınları ile birlikte karar verilmesi büyük önem taşıyor.” dedi. </p>



<p>Editör : Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/gebelik-depresyonu-belirtilerine-dikkat/"> GEBELİK DEPRESYONU BELİRTİLERİNE DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/gebelik-depresyonu-belirtilerine-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
