<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>RAHMAN VE RAHİM OLAN Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/rahman-ve-rahim-olan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/rahman-ve-rahim-olan/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Feb 2022 12:40:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>RAHMAN VE RAHİM OLAN Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/rahman-ve-rahim-olan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>MÜBAREK ÜÇ AYLAR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/mubarek-uc-aylar/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/mubarek-uc-aylar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Feb 2022 21:38:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[mübarek]]></category>
		<category><![CDATA[RAHMAN VE RAHİM OLAN]]></category>
		<category><![CDATA[üç aylar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=10523</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Cenâb-ı Hakk (c.c.) biz mü’minler için rahmeti, feyiz ve bereketi bol olan günler ve aylar halketmiştir. Nasıl ki haftanın günleri arasında Cuma günü faziletli bir gün ise, “üç aylar” olarak bilinen Receb, Şaban ve Ramazan ayları da fazileti büyük, feyiz ve bereketi bol, mübarek aylardır. Zira Receb ayı girince [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/mubarek-uc-aylar/">MÜBAREK ÜÇ AYLAR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Cenâb-ı Hakk (c.c.) biz mü’minler için rahmeti, feyiz ve bereketi bol olan günler ve aylar halketmiştir. Nasıl ki haftanın günleri arasında Cuma günü faziletli bir gün ise, “üç aylar” olarak bilinen Receb, Şaban ve Ramazan ayları da fazileti büyük, feyiz ve bereketi bol, mübarek aylardır. Zira Receb ayı girince Peygamberimiz (s.a.v.): “Allahım! Receb ve Şaban’ı bize mübarek kıl! Bizi Ramazan’a ulaştır!’(1) diye dua ederlerdi. Bu ayların Müslümanlarca değerli addedilmesinin sebeplerinden birisi de Peygamberimiz (s.a.v.)’in bu aylar hakkında verdiği haberlerdir. Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz; “Recep Allah’ın ayı, Şaban benim ayım ve Ramazan ümmetimin ayıdır.”(2) buyurmuştur. Üç aylara kutsiyet kazandıran diğer bir önemli özellik beş mübarek kandil gecesinden dördünün bu aylar içerisinde olmasıdır. Receb ayının ilk cuma gecesi Regâib kandilidir. İslâm âlimleri, Peygamberimiz (s.a.v.)’in bu gecede Yüce Allah’ın manevi ikramlarına eriştiğini, bu sebeple şükür ve hacet için namaz kıldığını bildirmektedirler. Yine Receb ayının yirmi yedinci gecesi İslâm dünyasında Miraç kandili olarak kutlanır. Beş vakit namaz bu gecede farz kılınmış, bu gece nâzil olan Bakara sûresinin son âyetleri ile Müslümanların sıkıntılarının sona ereceği ve ümmet-i Muhammed’e Allah’a ortak koşmadıkları, tevhidden ayrılmadıkları takdirde Cennet’e girecekleri müjdelenmiştir.</p>



<p><br>Ayrıca İsrâ suresinin bir bölümünde İslâmî emir ve yasakları özet olarak içeren âyetler de bu gecede indirilmiştir. ‘Receb’ kelimesi; herhangi bir şeyden korkmak, utanmak veya bir kimseyi heybetinden dolayı ululamak ve tazim etmek manalarına gelir. Cahiliye devrinde Araplar, putları için bu ayda kurban keserlerdi. Araplar arasında mukaddes bilinen Receb ayı, haram aylardan (eşhuru’l-hurum) biridir. “Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.”(3) Diğer üç haram ay ise, Zilkade, Zilhicce ve Muharrem’dir. Receb ayı, birbirini takip eden bu üç aydan hemen sonra gelmediği ve yedinci sırada olduğu için “Recebü’l-ferd” adı da verilmiştir. Haram aylarda harp etmek Araplar arasında yasak kabul edilmişti. Bunun sebebi, Mekkelilerin bu aylarda geçimlerini temin etmeleri ve Kâbe ziyaretçilerinin emniyetinin sağlanması idi. Peygamberimiz (s.a.v.), Abdullah b. Cahş (r.a.) komutasında bir grup sahâbeyi Kureyş kervanından haber getirmesi amacıyla Nahle’ye göndermişti. Keşif gayesiyle sefere çıkılmasına rağmen bölükte bulunanlar, müşriklerin kendilerine yaptıkları kötülükleri hatırlayarak kervana saldırdılar. Kervandan iki kişiyi esir aldılar, bir kişiyi öldürdüler ve kervanı alıp Peygamberimiz’e getirdiler. Bu olayın gerçekleştiği gün Receb ayının son günü idi. Hâlbuki sahâbeler, Receb ayının bittiğini ve Şaban’a girildiğini sanıyorlardı. Müşrikler bu hadisenin, savaşmanın kesinlikle yasak olduğu Receb ayında meydana gelişini fırsat bilerek, “Muhammed, haram ayını helâl saydı.” tarzındaki ifadelerle Müslümanlar aleyhinde propagandaya başladılar. İşte bu olay üzerine Bakara sûresinin 217. âyeti nâzil oldu: “Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki; ‘O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah’ın yolundan alıkoymak, O’nu inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük günahtır. Fitne ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, âhirette de boşa gitmiştir. Bunlar Cehennemliklerdir, orada ebedî kalacaklardır.”(4)</p>



<p><br>Şaban ayının Araplar arasındaki eski adı ‘Azil’ idi. Araplar, Şaban ayına “şehrullâhi’l-muazzam”, “şehru’l-kerâme” ve “şehru’l-kasîr’ de derler. Şaban ayı “şuhûr-ü selâse” denilen üç ayların ikincisidir. Şaban ayının en önemli hususiyetlerinden birisi de, Berat gecesinin bu ayın on beşinci gecesine tesadüf etmesidir. Berat gecesi; meleklerin inmesi, duaların geri çevrilmeyip kabul olunması gibi daha birçok hususiyete haiz olduğu için, içerisinde bulunduğu Şaban ayını da değerli kılmıştır. İbn-i Mâce, süneninde, Şaban ayı ve özellikle Berat gecesi hakkında rivayet edilen şu iki hadisi kaydetmiştir: “Şaban ayının yarısı (Berat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya semasına iner ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu, onu affedeyim! Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim! Şifa dileyen yok mu, şifa vereyim!” ’Allah Teâlâ, Şaban’ın on besinci gecesi (Berat gecesi) tecelli eder ve anababaya asî olanlarla Allah’a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar.”(5) Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Ramazan ayını ibadet ve itaatle karşılama adına Şaban ayında diğer aylara nazaran daha fazla oruç tutardı. Hz. Üsâme (r,a.) anlatıyor: “Ey Allah’ın Rasûlü! Şaban ayında tuttuğun kadar başka aylarda oruç tuttuğunu göremiyorum, (sebebi nedir?)” diye sordum. Şu cevabı verdi: “Bu (Şaban ayı), Receb’le Ramazan arasında insanların gaflette bulundukları bir aydır. Hâlbuki o, amellerin Rabbü’l-âlemîn’e yükseltildiği bir aydır. Ben, oruçlu olduğum halde amelimin yükseltilmesini istiyorum.”(6) Şaban ayı, İslâm tarihinde bazı önemli olayların gerçekleşmesi açısından da önemlidir. Bunlar hicretin ikinci yılında kıblenin Mescid-i Aksâ’dan Mescid-i Haram’a çevrilmesi ve Ramazan orucunun farz kılınmasıdır. Dinimiz orucu, İslâm’ın ana rükünlerinden biri saymıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de eski milletlere de orucun farz edildiği rivayet edilir. “Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.”</p>



<p>METİN ALKAN</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/mubarek-uc-aylar/">MÜBAREK ÜÇ AYLAR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/mubarek-uc-aylar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SADAKA-İ CARİYE</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/sadaka-i-cariye/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/sadaka-i-cariye/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jan 2022 21:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[RAHMAN VE RAHİM OLAN]]></category>
		<category><![CDATA[sadaka-i cariye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=9577</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla İnsan ölünce amel defteri kapanır. Ancak şu üçü bundan müstesnadır: Sadaka-i cariye, faydalı ilim ve kendisine dua eden salih evlat bırakan.) [Buhari] Burada bildirilen üç amel: Sadaka-i cariye, devam eden hayır hasenat demektir. Cami, vakıf, çeşme, yol yapmak, ağaç dikmek, okul, su kanalları yapmak gibi, insanlara faydası olan her [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sadaka-i-cariye/">SADAKA-İ CARİYE</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla İnsan ölünce amel defteri kapanır. Ancak şu üçü bundan müstesnadır: Sadaka-i cariye, faydalı ilim ve kendisine dua eden salih evlat bırakan.) [Buhari] Burada bildirilen üç amel: Sadaka-i cariye, devam eden hayır hasenat demektir. Cami, vakıf, çeşme, yol yapmak, ağaç dikmek, okul, su kanalları yapmak gibi, insanlara faydası olan her şey. Faydalı eser bırakmak, dinimize dünyamıza faydalı olan her eser buna dahildir. Mushaf, fıkıh kitabı, tefsir kitabı, ilmihal kitabı, tıp kitabı, fizik, kimya kitabı faydalı kitaplardandır. Kasetler, CD’ler, filmler faydalı olmak şartı ile hepsi sadaka-i cariye hükmündedir. Faydalı bir radyo, faydalı televizyon, faydalı gazete, faydalı dergi, faydalı bir internet sitesi gibi her çeşit yayın, sadaka-i cariyeye dahildir. Salih çocukların duası ve istiğfarları, birer sadaka-i cariyedir. Yani ana babanın defterine hep sevap yazılmasına sebep olurlar. Çocuklar, ölmüş ana babaları için, kurban keserse, Fatiha okursa, sadaka verirse, yemek yedirirse, yahut dua ederse ana babasının günahları affolur, amel defterlerine sevap yazılır. Mesela İbrahim aleyhisselam (Ey Rabbimiz, [Kıyamette] hesaba çekildiği gün, beni, ana-babamı ve bütün müminleri mağfiret et) diye dua etmiştir. (İbrahim 41) Bir hadis-i şerif meali: (Şu yedi şeyi yapan, öldükten sonra da devamlı sevap kazanır: 1- [Dine uygun] ilmi bir eser yazan, 2- Bir çeşme yapan, 3- Bir su kuyusu açan, 4- Bir meyveli ağaç diken, 5- Bir cami yapan, 6- Bir Mushaf yazan, 7- Geriye salih bir evlat bırakan.) [Ebu Davud] Ölen bir müslümanın hiçbir sadaka-i cariyesi olmasa bile, onun için diğer müslümanlar dua ederse, o kabirde sevapları çoğalır. Kabrinde günahsız hale gelebilir.</p>



<p><br>Bir hadis-i şerif meali: (Dirilerin de ölülere hediyesi, onlar için dua ve istiğfar etmektir.) [Deylemi] İlim yolunda iken ölenin de ameli öldükten sonra devam eder. Hatta ilim öğrenirken ölen şehittir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir: (İlim öğrenirken ölen şehiddir. Şehid, ölüm acısı duymaz, kabirde üzülmez, kıyametin dehşeti, hesap, mizan, sırat onu rahatsız etmez, doğruca Cennete gider.) [Hatib, Beyheki] (İlim yolunu tutana, Allahü teâlâ Cennet yolunu açar.) [Tirmizi] (Mümine, öğrendiği, yaydığı ilmin sevabı, ölümünden sonra da devam eder.) [İbni Mace] İlim yolunda gibi hac yolunda ölene bile, dirilene kadar sevapları yazılır. İşte bir hadis-i şerif meali. (Hac yolunda ölene, kıyamete kadar hac sevabı yazılır.) [Ebu Ya’la] Görüldüğü gibi adam hacca gitmek istiyor gidemiyor yolda ölüyor. Hep Allah yolunda olduğu için öldükten sonra da ameli yazılıyor. İlim öğrenmek, ilmi yaymak da hep böyledir. Bir hadis-i şerifte de, (İlim yolunda ölen, kabre cahil girse de, âlim olarak dirilir) buyuruldu. Dinimizde, önemli bir husus da şudur.<br>Bir insan hiçbir iyilik yapmasa da, bir iyiliğe sebep olmuşsa, o iyiliği yapmış gibi kendisine sevap verilir. Bir hadis-i şerif meali. (Hayra, iyiliğe vesilen olan onu yapan gibi sevaba kavuşur.) [Tirmizi, İ. Ahmed] Mesela bir cahil, bir ilim talebesinin okumasına sebep oluyor, o da okuyor âlim oluyor. Bu cahil ölünce, Allahü teâlâ, ilme vesile olan bu kimseyi kabrinden âlim olarak diriltiyor. Kendimiz yapamasak bile, o işe vesile olmamız, nimetlere kavuşmamıza sebep oluyor. Allah-u Teala bizi öldükten sonra amelleri devam eden kullarından eylesin…Amin…Allah CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun.</p>



<p>METİN ALKAN</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sadaka-i-cariye/">SADAKA-İ CARİYE</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/sadaka-i-cariye/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MÜ&#8217;MİNLERİN DİKKATİNE</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/muminlerin-dikkatine/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/muminlerin-dikkatine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2022 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[müminlerin dikkatine]]></category>
		<category><![CDATA[RAHMAN VE RAHİM OLAN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=8834</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Aleyhisselam Manası: Allahın selamı, onun üzerine olsun. Aleyhissalatu vesselam Manası: Allahın salatu selamı onun üzerine olsun. [Sallallahu aleyhi ve sellem Manası: Allahu Teala, Ona salatu selam etsin. Allahumme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed Manası: Allahım! (peygamberimiz) Hz.Muhammed&#8217;e ve aline (evladu iyaline) rahmet eyle. Allahumme salli ala seyyidina [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/muminlerin-dikkatine/">MÜ&#8217;MİNLERİN DİKKATİNE</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Aleyhisselam Manası: Allahın selamı, onun üzerine olsun. Aleyhissalatu vesselam Manası: Allahın salatu selamı onun üzerine olsun. [Sallallahu aleyhi ve sellem Manası: Allahu Teala, Ona salatu selam etsin. Allahumme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed Manası: Allahım! (peygamberimiz) Hz.Muhammed&#8217;e ve aline (evladu iyaline) rahmet eyle. Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim Manası: Ey Allahım ! Efendimiz, büyüğümüz Muhammed&#8217;e, evladu iyaline, ashabına salatu selam eyle.(Rahmet et, selametlik ver.) Allahumme salli ala Muhammedin ve enzilhul&#8217;muk&#8217;adel&#8217;mukarrabe indeke yevmel&#8217;kıyameti. Manası: Ey Allah&#8217;ım! Hz. Muhammed&#8217;e Salatu selam et, ve onu kıyamet gününde sana yakın bir yere(makam-ı Mahmut&#8217;a) indir. Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin tıbbil&#8217;kulubi ve devaiha ve afiyetil, abdani ve şifaiha ve nuril&#8217;ebsari ve ziyaiha ve ala alihi ve sahbihi ve sellim. Manası: Ey Allahım ! kalblerin doktoru ve devası, vucutların şifası, gözlerin nuru ve ziyası olan Muhammed&#8217;e (S.A.V.) aline ve ashabına salatu selam eyle. Allahumme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammedin bi&#8217;adedi ilmike Manası: Ey Allahım ! efendimiz Hz. Muhammed&#8217;e (S.A.V.) ve efendimiz Hz.Muhammedin (S.A.V.) aline nihayetsiz olan ilminin adedince salatu selam ve bereketler ihsan eyle.</p>



<p><br>Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin mahtelefel-melevani ve teakabel-asarani ve kerraral-cedidani vestekbelel-ferkadani ve belliğ ruhahu ve ervaha ehl-i beytihi minnat-tahiyyete vesselame verham ve barik ve sellim aleyhi ve aleyhim teslimen kesiran kesira. Manası: Allah&#8217;ım melevan, asaran, cedidan ve ferkadan yıldızları devam ettiği müddetçe Efendimiz Muhammed&#8217;e (S.A.V.) salat ve selam eyle. O&#8217;nun ve ehl-i beytinin ruhuna bizden saygı ve selam ulaştır. Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammedin ve Ademe ve Nuhin ve İbrahime ve Musa ve İsa ve ma beynehum minen&#8217;nebiyyine vel&#8217;murselin.</p>



<p><br>Salevatullahi ve selamuhu aleyhim ecmain. Manası: Allahım ! Hz.Muhammed&#8217;e(S.A.V.), Hz.Adem, Hz.Nuh,Hz.İbrahim,Hz.İsa(A.S.V.) ve bunların arasında (gelip geçmiş bütün) peygamberlere rahmet ihsan eyle. Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve Resulike ve alel&#8217;muminine vel&#8217;muminati vel&#8217;muslimine vel&#8217;muslimati. Manası: Allahım ! kulun ve Resulun Hz.Muhammed&#8217;e salat (Rahmet) et. Mümin olan erkek ve kadınlara, Müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle. Allahumme Salli ala Ruhi seyyidina Muhammedin fil&#8217;ervahi ve salli ala cesedi seyyidina Muhammedin fil&#8217;ecsadi ve salli ala kabri seyyidina Muhammedin filkuburi. Allahhumme belliğ minni tehiyyeten ve selama. Manası: Ey Allahım! Ruhlar içinde sevgili peygamberimiz Hz. Muhammedîn ruhuna, cesedler içinde Hz.Muhammedin (A.S.V) cesedine, kabirler içinde Hz. Muhammedîn (A.S.V.) kabrine salatu selam eyle. Allahım</p>



<p>METİN ALKAN</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/muminlerin-dikkatine/">MÜ&#8217;MİNLERİN DİKKATİNE</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/muminlerin-dikkatine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSLAM MİLLETİ- KÜFÜR MİLLETİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/islam-milleti-kufur-milleti/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/islam-milleti-kufur-milleti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jan 2022 21:10:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[RAHMAN VE RAHİM OLAN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=8593</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla “el-Müslimûne ümmetün vâhıdetün / el-Küfrü milletün vahıdetün” Yeryüzünde fil asıl iki millet vardır; biri İslâm milleti, öbürü de küfür milletidir. İslâm’ın dışındaki diğer bütün kavimler / topluluklar / cemiyetler küfür cephesine dâhildir. Avamıyla, havâssıyla, ehassu havâsıyla bütün mü’minler de İslâm milletinden / İslâm ümmetindendirler. Bu tasnife Ehl-i Sünnet’in tamamı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/islam-milleti-kufur-milleti/">İSLAM MİLLETİ- KÜFÜR MİLLETİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla “el-Müslimûne ümmetün vâhıdetün / el-Küfrü milletün vahıdetün” Yeryüzünde fil asıl iki millet vardır; biri İslâm milleti, öbürü de küfür milletidir. İslâm’ın dışındaki diğer bütün kavimler / topluluklar / cemiyetler küfür cephesine dâhildir. Avamıyla, havâssıyla, ehassu havâsıyla bütün mü’minler de İslâm milletinden / İslâm ümmetindendirler. Bu tasnife Ehl-i Sünnet’in tamamı ile Ehl-i dalâl ve bid’a’nın -az da olsa- küfre düşmemiş kesimleri dâhildir. İslâm Hak dindir, Müslümanın imanı da vahye dayanır. Küfür milletinin / cephesinin dayanağı ise kendilerine ilah edindikleri heva ve hevesleri ile onun kaynağı olan nefs-i emmâre ve şeytan-ı aleyhillânenin istekleridir. Nitekim ayet-i celilede buyurlumuştur. ki: “Gördün mü o hevâsını (ve hevesinikötü duygularını) ilah edinen kimseyi? Artık ona sen mi vekîl olacaksın!” [Furqân suresi, 43]</p>



<p><br>Müslüman olan bir insan için kendi düzen/sistem, cemiyet ve milletinin dışında İslâmca, hatta insanca yaşama hakkı zordur, hatta neredeyse yok gibidir. Çünkü küfür toplumunun / cephesinin tamamı tek millettir. Küfür güruhu bir reziller, alçaklar ve zillet güruhudur. Bu grupta yer alanlar, Allah ve Rasûlüne isyan eden / başkaldıran âsilerdir. Bu âlemde Rasûlullah’ın (s.a.v.) Allahu Teâla’dan getirip haber verdiği ilahî ahkâmı reddedenlerden daha zalim, daha âdî, daha pespaye ve rezil birileri yoktur. Yeryüzünde en büyük zulüm, Cenab-ı Hakk’ın inzal buyurduğu hükümleri red ve inkâr etmektir.</p>



<p><br>İşte, İslâm’dan başka hak din, geçerli nizam olmadığından onun karşısında yer alan sistemlerin ve mensuplarının tamamı tek millet kategorisine dâhildirler. Âlemlerin Rabbi olan Mevlâ-yi zû’l-Celal ve’lKemâl hazretleri, değişmez hayat rehberimiz olun Kur’an-ı Hakîm’inde şöyle buyuruyor:</p>



<p><br>“Ey iman edenler! Yahûdilerle Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar biribirlerinin dostlarıdır. İçinizden kim onları dost edinirse, o da onlardandır. Allah zâlimleri hidâyete erdirmez.” [Mâide suresi, 51] Burada mü&#8217;minler, Yahûdi ve Hıristiyanların ebedi düşmanları oldukları hususunda uyarılmışlardır. Bu ayet-i kerimenin tefsirinde Nesefî (r.aleyh) diyor ki: Küfrün tek millet olduğuna Kur’an-ı Kerim’den bu ayet-i celile delâlet etmektedir. Yani küfrün tek millet olduğunun delili bu ayettir.” [Bk. Ebu’l-Berekât en-Nesefî (v.710/1310), Tefsîru’n-Nesefî, İstanbul, 1984, 1, 286] Cemil Meriç’in o enfes ifadesiyle, &#8220;Kıyasıya bir savaştı bu; haç’la Hilâl’in, Batı&#8217;yla Doğu&#8217;nun, İman’la inkâr’ın savaşı…” Evet, küfür bir millettir, küfür milleti tektir. Sakın ola onları hakiki dostlar edinmeyin. Başta İmam-ı Azam Ebû Hanife hazretleri olmak üzere, İmam Şâfiî, Ebû Dâvud, Ahmed bin Hanbel (rahımehumullah) hazeratının da içinde bulunduğu bir grup ulemâ; Bakara sûresi, 120. âyet-i kerimeye dayanarak küfrün tek bir millet olduğunu söylemişlerdir. Çünkü Allahu Teâla bu ayet-i celilede buyuruyor ki: “Sen onların milletlerine tâbi olmadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da senden asla hoşnut olmazlar. (Rasûlüm) De ki: ‘Allah’ın hidâyet (yolu olan İslâm yok mu? İşte) doğru yolun ta kendisi odur.’ Andolsun / Şânım hakkı için, sana vahiyle gelen bu kadar ilimden sonra, faraza onların arzularına uyacak olsan, Allah&#8217;tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı bulunur.” [Baqara suresi, 120] Görüldüğü üzere Cenab-ı Mevlâ ayet-i kerimede, &#8220;Onların milletine (dinine)&#8221; diye buyurarak, Hıristiyan ve Yahûdiler iki ayrı inanca sahip ve mensup oldukları halde, &#8220;millet&#8221; kelimesini tesniye değil müfred (tekil) olarak zikretmiştir. Zikri geçen bu âlimler, ayrıca Allahu Teâla’nın Habîbine, &#8220;Sizin dininiz size; benim dinim bana (de)&#8221; [Kâfirûn suresi, 6] fermânını… </p>



<p>Rasûl-i Ekrem Efendimizin, &#8220;İki ayrı millete mensup kimseler arasında mirasçılık olmaz&#8221; [Ebû Dâvud, Sünen, Ferâiz 10; Tirmizî, Sünen, Ferâiz 16; İbn Mâce, Sünen, Ferâiz 6; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 2,187] hadis-i şerifini de delil gösterirler. Yani burada iki ayrı milletten kasıt, İslâm ve küfürdür. Bunun delili ise Rasûlullah Efendimiz&#8217;in, &#8220;Müslüman, kâfire mirasçı olmaz.&#8221; [Buhârî, Sahih, Ferâiz 26; Müslim, Sahih, Ferâiz1; Ebû Dâvud, Sünen, Ferâiz 10; Tirmizî, Sünen, Ferâiz 15] mealindeki bir başka hadis-i şerifleridir. İmam Mâlik (rh.) ve kendisinden gelen bir başka rivâyette Ahmed bin Hanbel (rh.) ise, küfrün (tek değil), ayrı ve farklı milletler olduğu görüşündedir. Buna göre Yahûdi Hıristiyana mirasçı olamadığı gibi, Yahûdi ve Hıristiyan da Mecûsiye mirasçı olmaz. Onlar bu görüşlerine Peygamber Efendimiz&#8217;in (s.a.v.), yukarıda zikrettiğimiz &#8220;İki ayrı millete mensup kimseler arasında mirasçılık olmaz&#8221; hadisinin zâhirini delil alırlar. İbn Kesir (r.aleyh) tefsirinde şöyle diyor: “Küfrün tek millet olduğu hususunda; Hanefî, Şâfiî ve Hanbelîler (rahmetullahi aleyhim ecmaîn) birleşmişlerdir.” [et-Tefsîru’l-Kur’ani’l-Aziym, Beyrut, 1969, 1, 163] Görüldüğü üzere, mezheb imamları -biri müstesna- küfrün tek millet olduğu hususunda ihtilaf değil, ittifak etmişlerdir. Millet kelimesinin cem’îsi (çoğulu) ‘milel’dir. Din tarihi alanında tartışılmaz otorite olan Şehristanî&#8217;nin (rh.) meşhur eserinin adı el-Milel ve&#8217;n-Nihal&#8217;dir. Bilindiği gibi ‘nihal’ kelimesi ‘nıhle’nin cem’ îsidir. Nıhle ise; ‘kupkuru zann ve vehim’ mânâsına gelir. Dolayısıyla ‘el-Milel’, vahye dayanan milletlerin (dinin) tarihi, ‘en-Nihal’ ise, vahye dayanmayan beşerî sistemlerin (milletlerin) mâhiyetidir. [Bk. İmam Kurtubî, el-Câmiu li-Ahkâmi&#8217;l-Qur&#8217;an, 2, 301] Küfür tek milletir ve hizbü’ş-şeytân’dır “Küfür tek millettir” esası (ilkesi), Kur’an ve Sünnet’ten istinbat olunmuş / çıkarılmış bir İcma-i Ümmet’tir.Irkları, renkleri, cinsleri, şekilleri ve adları ayrı-ayrı da olsa küfür hem tek millet, hem de tek hizibdir, hizbu’ş-şeytân’dır. O halde bir yazarımızın hoş bir hitap ve ikazı ile, ‘Ey insan! Batı’ya yamanma batarsın, Kuzey’e demir atma donarsın, Güney’e meyillenme çatlarsın, Doğu’ya yönelme patlarsın! Hayat nizamı olan İslâm’a gel; Güneş gibi doğarsın.’ DEVAM EDECEK…</p>



<p>METİN ALKAN</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/islam-milleti-kufur-milleti/">İSLAM MİLLETİ- KÜFÜR MİLLETİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/islam-milleti-kufur-milleti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CENNET ÖZELLİKLERİ VE GÜZELLİKLERİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/cennet-ozellikleri-ve-guzellikleri/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/cennet-ozellikleri-ve-guzellikleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2022 21:14:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[cennet]]></category>
		<category><![CDATA[özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[RAHMAN VE RAHİM OLAN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=8403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Cehennem üzerine kurulmuş sırat ile geçilen gizemli hayat. Hz. Adem’in yasak ağacın meyvesinden yediği için dünyaya gönderildiği adres… İçinde bulunan bitki ve ağaçların gölgesiyle kaplanmış yerle gök arası geniş bir meyvelik bahçe. İman edip sâlih amel işleyenlerin ebedî âlemdeki makamı… Rablerinin huzuruna suçlu olarak varmaktan korkanların ve nefsini hevasından [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cennet-ozellikleri-ve-guzellikleri/">CENNET ÖZELLİKLERİ VE GÜZELLİKLERİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Cehennem üzerine kurulmuş sırat ile geçilen gizemli hayat. Hz. Adem’in yasak ağacın meyvesinden yediği için dünyaya gönderildiği adres… İçinde bulunan bitki ve ağaçların gölgesiyle kaplanmış yerle gök arası geniş bir meyvelik bahçe. İman edip sâlih amel işleyenlerin ebedî âlemdeki makamı… Rablerinin huzuruna suçlu olarak varmaktan korkanların ve nefsini hevasından arındıranların konağı. Allah’ın rızasını kazananlar için mükafat olarak hazırlanmış hoş bir mekan. Altlarında ırmaklar akar Adn cennetlerinin, orada İrem ve Gesi bağlarını mecazda bırakarak çekirdekli ve çekirdeksiz üzüm bağları ve asmalar vardır. Asmalı konaklar vardır içinde huriler oturan. Mü’minler pınar başlarında yüzerler Naim cennetlerinde… </p>



<p>Hüsna cennetinde görür Allah’ın kulları Rablerini… Dolunaya bakar gibi temaşa ederler yaratıcılarını… Kimisini aşk-ı Hak almış durur… Kimisi Tur’da Rabbinin tecellisini gören Musa gibi olur. Kimisi kılıçların gölgesinde gelmiştir Cennet’e, kimisi anasının rızasını alarak varmıştır selam yurduna… Kimisi sabır sayesinde giymiştir ipek elbiseyi. Kimisi altın kâseden içmiştir Kevser’i… Peygamberlerin davetine uyarak iman edip, dünya ve ahirete ait işleri, kulluk vazifelerini elden geldiği kadar güzel bir şekilde yapan temiz ve müttakî kişiler için hazırlanmış bir huzur ve saadet yurdudur. Kısaca ahiretteki nimetler yurdunun adıdır.</p>



<p><br>Kur&#8217;an-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde Cennet, çeşitli şekillerde tasvir edilmiştir. Bilhassa Kur&#8217;an-ı Kerîm&#8217;de ağaçları altından ırmaklar akan Cennetler şeklinde anlatılmaktadır: &#8220;Cennet takva sahiplerine, uzak olmayarak yaklaştırılmıştır. İşte size va&#8217;dolunan, gördüğünüz şu Cennet&#8217;tir ki, O, Allah&#8217;ın taatına dönen onun (hudud ve ahkâmına) riayet eden çok esirgeyici Allah&#8217;a bütün samimiyetiyle gıyâben saygı gösteren, hakkın taatına yönelmiş bir kalble gelen kimselere aittir. &#8221; (Kâf, 31- 33) &#8220;Tövbe edenler, iyi amel ve harekette bulunanlar öyle değil. Çünkü bunlar hiçbir şeyle haksızlığa gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak Aç uğratılmayarak Cennet&#8217;e, çok esirgeyici Allah&#8217;ın kullarına gıyâben va&#8217;d buyurduğu Adn Cennet&#8217;lerine gireceklerdir. Onun vadi şüphesiz yerini bulacaktır. Orada selâmdan başka boş bir söz işitmeyeceklerdir. Orada sabah, akşam rızıkları da ayaklarına gelecektir. O, öyle Cennet&#8217;tir ki biz ona kullarımızdan gerçekten müttakî olanları vâris kılacağız. &#8221; (Meryem, 60-63) Cennet, bu dünyada yapılan iyiliklerin ahirette Allah tarafından verilen karşılığıdır.Kur&#8217;an&#8217;da Cenâb-ı Allah şöyle buyurmaktadır: &#8220;Adn Cennetleri vardır ki altlarından ırmaklar akar. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar. İşte günahlardan temizlenenlerin mükâfatı.&#8221; (Tâhâ, 76) Cennet şu anda var mı? Ehl-i Sünnet inancına göre, Cennet halen vardır, yaratılmıştır, hazırlanmıştır. Nitekim şu ayet bunu açıkça ifade eder: &#8220;Rabbinizin mağfiretine ve eni göklerle yer kadar olan Cennet&#8217;e koşun. O Cennet takva sâhipleri için hazırlanmıştır. &#8221; (Âli İmrân, 133) Peygamber Efendimiz (sav.) şöyle buyurmuşlardır: &#8220;Demincek Cennet ile Cehennem şu duvarın yüzünde bana arz olundu.&#8221; &#8220;Cennet bana yaklaştı, o kadar ki, eğer cür&#8217;et edeydim salkımlarından bir tânesini size getirebilecektim.&#8221; Allah CC selamıbereketi Rahmeti üzerinize olsun.</p>



<p><br>Kaynaklar: 1) Cennet, Durak PUSMAZ, Şamil İslam Ansiklopedisi 2) Cennet, A. Hamit Özyayla, İlkadım Dergisi, Eylül 2004</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cennet-ozellikleri-ve-guzellikleri/">CENNET ÖZELLİKLERİ VE GÜZELLİKLERİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/cennet-ozellikleri-ve-guzellikleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASR-I SAADETTE, İFFETİNİ KORUMAK</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/asr-i-saadette-iffetini-korumak/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/asr-i-saadette-iffetini-korumak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Jan 2022 21:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[ASR-I SAADET]]></category>
		<category><![CDATA[İFFET]]></category>
		<category><![CDATA[RAHMAN VE RAHİM OLAN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=8263</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Bütün hamdler ve övgüler Allahu Teâlâ’ya mahsustur. Kâinat’ın zerresi adedince, Salât ve selam bütün insanlığın Efendisi, Hz. Muhammed (s.a.v.) ‘e âline ve ashabına olsun. Cennet: Hz Allah (c.c.) mü’min kulları için hazırladığı bağlar, bahçeler, köşkler ve sarayların ismidir. Kur’an-ı Kerimde ve hadisi şeriflerde cennete ait daha birçok isim zikredilip [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/asr-i-saadette-iffetini-korumak/">ASR-I SAADETTE, İFFETİNİ KORUMAK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Bütün hamdler ve övgüler Allahu Teâlâ’ya mahsustur. Kâinat’ın zerresi adedince, Salât ve selam bütün insanlığın Efendisi, Hz. Muhammed (s.a.v.) ‘e âline ve ashabına olsun. Cennet: Hz Allah (c.c.) mü’min kulları için hazırladığı bağlar, bahçeler, köşkler ve sarayların ismidir. Kur’an-ı Kerimde ve hadisi şeriflerde cennete ait daha birçok isim zikredilip bildirilmiştir. Cennet: Kelime olarak bağ, bahçe ve bostan demektir. Arap dilinde cennet kelimesi söylendiğinde içinde hurma ve üzüm bağları olan yer anlaşılır. Cennet: Ahiret yurdunda nimet ve ikram yeri ve evidir. </p>



<p>Cennet: Peygamberlerin davetine uyarak iman edip, dünya ve ahir ete ait işleri, kulluk vazifelerini güzel bir şekilde yapan namazını kılan, orucunu tutan, kocasına itaat eden, namahrem erkeklere görünmeyen, haramlardan sakınan, temiz ve muttaki kişiler için hazırlanmış bir huzur ve saadet yurdudur. Kısaca ahi retteki nimetler yurdunun adıdır. Güzeller güzeli (s.a.v.) bir gün ashabına buyurdu ki:”Yok mu? paçalarını sıvayarak cennete koşacak? Önünde bunun engel yoktur. Kâbe’nin Rabbine yemin olsun ki cennet parlayan bir nur, etrafa yayılan bir koku, göz alıcı bir saray, devamlı akan bir ırmak, olgunlaşmış meyveler, güzel eşler, sayılamayacak süsler, hep devam edecek güzellikler, heybetle duran yüksek saraylarda ki harikalardır. Cenneti kısaca tasvir ettikten sonra, şimdi de bugünkü makalemize başlık yaptığımız mevzuya dönelim, Cennete ilk kadın kim? Bir gün, Güzeller güzeli (s.a.v) Efendimiz kızı Hz. Fatıma&#8217; (r.anha) ya şöyle der ; Cennete giren ilk kadın kimdir biliyormusun ? Hz. Fatıma (r.anha.) cevap verir ; Ey Fahr-i Kainat ben değilmiyim ? Rasulallah (s.a.v.) efendimiz der ki ; Hayır, filan yerde filan evde bir kadın var o dur. Hz. Fatıma (r.anha.) şöyle der ; Ne amel işlemektedir de cennete giren ilk kadın olacaktır.</p>



<p><br>Rasulallah (s.a.v.) efendimiz cevaben git onu ziyaret et görürsün der. Hz. Fatıma (r.anha.) hazırlanıp o kadının evine gider. Kapıyı çalar çok çirkin bir ses ona cevap verir. Kimsiniz? Hz. fatıma (r.anha.) şöyle der ; Ben Fatıma. Hangi Fatıma? der kadın, Hz. Fatıma (r.anha.) şu cevabı verir ; Rasualllah (s.a.v) in kızı Fatıma. Kadın şöyle seslenir. Kusura bakma iki cihan serverinin kızı, Kocam şu an evde yok, kendisi benden başka kimseye Kapıyı açma dedi, Bende söz verdim açamam ey rasulllahın kızı. İstersen yarın gel başımın üstünde Yerin var sana canım kurban, O zamana kadar kocamdan izin alırım. Peki, Tamam.. der Hz. Fatıma (r.anha.) Ertesi gün olur, Hazreti Fatıma (r.anha.) yine o kadına giderken yanına Hazreti Hüseyin gelir, Beni de götür der, Hz. Fatıma oğlunu (r.anha.) kıramaz ve tamam gel beraber gidelim der. O kadının evine gelirler Kapıyı çalar. Kim siniz ? der kadın Hz. Fatıma (r.anha.) cevap verir; Benim, Fatıma. Kadın şöyle der, Ey cihan serverinin mübarek kızı yanında bir erkek çocuğunun sesi duyulur. Kimdir O ? der. Benim oğlum Hüseyin’dir. O da peşime takıldı gelmek istedi bende kıramadım. diye cevap verir Hz. Fatıma (r.anha.) Kadın Üzülerek şöyle der. Kusura bakma Ey Rasul kızı Hazreti Fatıma, Ben kocamdan sadece senin için izin istedim Oğlun Hüseyin için istemedim. Sen bugün git yarın gel o zaman Hüseyin içinde izin isterim. Peki, Tamam… </p>



<p>Der Hz. Fatıma (r.anha.) Evine döner. Ertesi gün olur. Hz. Fatıma (r.anha.) ile Hz. Hüseyin tam yola çıkacakken kardeşi Hz. Hüseyini gören Hz. Hasan ağlamaya başlar beni de götürün der, Hz. Fatıma oğlunun bu isteğini kıramaz ve onu da yanına alır ve yola çıkarlar. Kadının evine gelirler. Kapıyı çalar ve yine o çirkin kadın sesi cevap verir. Kimsiniz? Ben Fatıma. Der.. Yanında kim var Ya Rasulallahın Kızı Fatıma, Oğlum Hüseyin var birde Hasan var, Hüseyini gelirken gördü ağladı, gelmek istedi bende kıramadım. Kadın Üzülerek cevap verir ; Kusura bakma Ya Rasul kızı Fatıma ben kocamdan sadece sen ve oğlun Hüseyin için izin aldım Hasan için Almadım yarın gel kocamdan Hasan içinde izin alayım. der .Hz. Fatıma (r.anha.) Peki, Tamam der.. Ertesi gün olur. Hz. Fatıma (r.anha.) Hz. Hasan ile Hüseyini yanına alarak o kadının evine giderler. Kapıyı Çalarlar ..Kimsiniz? der kadın. Ben Fatıma. Yanında Hz. Hüseyin Ve Hz. Hasan&#8217; dan başka biri var mı Ya Rasulullahın Kızı Fatıma. Hayır yok. der Hz. Fatıma (r.anha.) </p>



<p>Ve kapıyı açılır, Kapıyı açan o kadar güzel bir kadındır ki yüzünden nurlar akıyor. Çok güzel örtünmüş Çok güzel bir kadın. Ağzını açar ve bir misket büyüklüğünde taşa benzeyen bir cisim çıkarır ve: Hoşgeldin Sefa getirdin Ey Rasulallahın kızı Fatıma. Der. Hz. Fatıma (r.anha.) ilk olarak kocasına olan itikatını beğenir. Ve Şöyle der. Üç gündür Kimsiniz diyen yaşlı kadın sen misin ? der Hayır. Der kadın. Peki, o yaşlı kadın kimdi? Yaşlı kadın yoktu Ya Rasuallahın Kızı Fatıma, ağzımda taş vardı o yüzden sesimi değiştirdim Peki neden değiştirdin, der Hz. Fatıma (r.anha.) Kadın Şu Cevabı verir. Belki sesimi duyup ta yoldan geçen bir erkek şehvetlenir, Kötü amel işler diye değiştirdim Ya Hz. Fatıma der. Ve cennete ilk girecek olan kadınla bir hayli sohbet ettikten sonra müsaade isteyerek oradan ayrılır. Rabbim bu şekilde İslami anlamış yaşantısıyla örnek olmuş, dinine ve kocasına sadakatlı hanımların sayısını artırsın. Selam ve dua ile…</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/asr-i-saadette-iffetini-korumak/">ASR-I SAADETTE, İFFETİNİ KORUMAK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/asr-i-saadette-iffetini-korumak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
