<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özel Denizli Tekden Hastanesi Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/ozel-denizli-tekden-hastanesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/ozel-denizli-tekden-hastanesi/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Feb 2025 23:12:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>Özel Denizli Tekden Hastanesi Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/ozel-denizli-tekden-hastanesi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>AKCİĞER KANSERİNDE ERKEN TANI İÇİN TARAMA ÇOK ÖNEMLİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinde-erken-tani-icin-tarama-cok-onemli/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinde-erken-tani-icin-tarama-cok-onemli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:53:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizli haber]]></category>
		<category><![CDATA[denizli horoz]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[horoz]]></category>
		<category><![CDATA[horoz gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[horoz haber]]></category>
		<category><![CDATA[horozgazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2741</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her önemli günde halkı bilinçlendirmek ve erken teşhisin önemine vurgu yapmak için önemli bilgilendirmelerde bulunan Özel Denizli Tekden Hastanesi, 17 kasım Akciğer Kanseri gününde de bu günün önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Nevzat Karabulut, akciğer kanserinde etkin tedavi için düşük doz bilgisayarlı tomografi ile erken tanının öneminden bahsetti.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinde-erken-tani-icin-tarama-cok-onemli/">AKCİĞER KANSERİNDE ERKEN TANI İÇİN TARAMA ÇOK ÖNEMLİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her önemli günde halkı bilinçlendirmek ve erken teşhisin önemine vurgu yapmak için önemli bilgilendirmelerde bulunan Özel Denizli Tekden Hastanesi, 17 kasım Akciğer Kanseri gününde de bu günün önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Nevzat Karabulut, akciğer kanserinde etkin tedavi için düşük doz bilgisayarlı tomografi ile erken tanının öneminden bahsetti.</p>
<p>Kasım ayı Akciğer Kanseri Farkındalık ayı ve 17 Kasım Akciğer Kanseri farkındalık günü olarak belirlenmiştir. Kansere bağlı ölümlerin en sık nedeni Akciğer Kanseridir. Bunun sebebi ise hastalığın çoğu zaman geç bulgu vermesi ya da hiç bulgu vermemesidir. Bu yüzden hastalık genelde geç dönemde tespit edilmektedir. Erken Tanı konusunda son yıllarda Düşük Doz Bilgisayarlı Tomografi (BT) taraması ön plana çıktı. Düşük doz BT konusunda çok sayıda uluslararası makalesi bulunan, akciğer ve kalp radyolojisinde ülkemizin önde gelen otoritelerinden biri olan ve halen Özel Denizli Tekden Hastanesi’nde görev yapan Avrupa Toraks Radyolojisi Derneği eski Başkanı ve Stratejik Komite Üyesi Prof. Dr. Nevzat Karabulut akciğer kanserinde erken tanı hakkında önemli bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p>“Geçmeyen öksürük, göğüs ağrısı, sırt ağrısı gibi şikayetleriniz varsa uzmana başvurun”<br />
Akciğer kanserinin kansere bağlı ölümlerin en sık nedeni olmasının nedeninin hastalığın geç bulgu vermesi ya da hiç bulgu vermemesi olduğunu vurgulayan Özel Denizli Tekden Hastanesi Tanısal ve Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Karabulut, “Tümör çok büyük bir hale gelip bir organa baskı yapmadığı, nefes borusuna açılmadığı ya da metastaz yapıp başka bir organa yayılmadığı sürece bulgu vermeyebilir. Bu bulgular ortaya çıktığında ise çoğu zaman geç kalınabilmektedir. Geçmeyen öksürük, öksürük karakterinde değişiklik, kanlı balgam, göğüs ağrısı, sırt ağrısı, nefes darlığında artma olan hastaların hemen bir Göğüs Hastalıkları uzmanına başvurmaları gerekir. Ancak risk grubunda olan hastalar, bu tür bulgular ortaya çıkmadan önce Düşük Doz Bilgisayarlı Tomografi ile tarama yaptırmaları gerekmektedir. Taramanın amacı, hastalığı henüz bulguları ortaya çıkmadan önce ve tedavi edilebilir evrede saptamaktır. Akciğer kanseri taramasının, yüksek risk taşıyan ancak hiçbir şikayeti ya da bulgusu olmayan kişilere Düşük Doz Bilgisayarlı tomografi incelemesi ile yapılmaktadır. Düşük Doz Bilgisayarlı Tomografi küçük akciğer nodüllerinin tespitinde çok duyarlı bir inceleme yöntemi olup normal bilgisayarlı tomografiye göre hasta daha az radyasyon almaktadır” şeklinde bilgi verdi.</p>
<p>“AKCİĞER KANSERİNE BAĞLI ÖLÜMLERİN YÜZDE 85’İ SİGARA İÇENLERDE GÖRÜLMEKTEDİR”</p>
<p>Akciğer Kanserine bağlı ölümlerin büyük bölümünü sigara kullananların oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Karabulut, “Akciğer kanseri ülkemizde ve dünyada en çok ölüme yol açan kanser türüdür. Akciğer kanserine bağlı ölümlerin yüzde 85’i sigara içenlerde veya içip bırakmış olan kişilerde görülür. Erken evrede, yani küçük boyutlu ve çevreye ya da uzak organlara yayılım yapmada, saptanan kanserlerde tedavi başarısı oldukça yüksektir. Ancak hastalık, çoğu zaman komşu ve uzak organlara yayılmış durumda iken saptanmaktadır. Yapılan çalışmalarda düşük doz BT ile tarama yapılan hastalarda akciğer kanserine bağlı ölüm oranının azaldığı görülmektedir. Buna dayanarak dünyadaki sağlık otoriteleri yaş ve sigara içme miktarına göre yüksek risk taşıyan bireylere yılda bir düşük doz BT ile tarama yapılmasını önermektedir. 50-80 yaş arasında ve sigara içtiyseniz veya sigarayı 15 yıldan kısa süre önce bıraktıysanız, asbest maruziyetiniz varsa, ailenizde akciğer kanseri varsa akciğer kanseri taraması yaptırmanızda fayda var” dedi.</p>
<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinde-erken-tani-icin-tarama-cok-onemli/">AKCİĞER KANSERİNDE ERKEN TANI İÇİN TARAMA ÇOK ÖNEMLİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinde-erken-tani-icin-tarama-cok-onemli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİYABETİN ETKİLEDİĞİ HASTALIKLARLA İLGİLİ DOKTORLARDAN ÖNERİLER</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/diyabetin-etkiledigi-hastaliklarla-ilgili-doktorlardan-oneriler/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/diyabetin-etkiledigi-hastaliklarla-ilgili-doktorlardan-oneriler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:51:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[14 Kasım]]></category>
		<category><![CDATA[14 Kasım Diyabet günü]]></category>
		<category><![CDATA[Dahiliye]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizli horoz]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabet günü]]></category>
		<category><![CDATA[DİYABET HASTALIĞI]]></category>
		<category><![CDATA[Endokrinoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Cerrah]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Hastalıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[horoz gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[horoz haber]]></category>
		<category><![CDATA[horozgazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[tekden hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[TİP 2 DİYABET]]></category>
		<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2282</guid>

					<description><![CDATA[<p>14 Kasım Diyabet günü yaklaşırken Özel Denizli Tekden Hastanesi doktorları diyabet ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diyabetin-etkiledigi-hastaliklarla-ilgili-doktorlardan-oneriler/">DİYABETİN ETKİLEDİĞİ HASTALIKLARLA İLGİLİ DOKTORLARDAN ÖNERİLER</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>14 Kasım Diyabet günü yaklaşırken Özel Denizli Tekden Hastanesi doktorları diyabet ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Endokrinoloji’den Ortopedi’ye, Dahiliye’den Göz Hastalıklarına, Üroloji’den Genel Cerrah’a diyabetin etkilediği hastalıklarla ilgili açıklamalarda bulunan Tekden hastanesi doktorları, diyabet hastalarının mutlaka kontrollerini yaptırmaları gerektiğini vurgulayarak erken teşhis ile birçok hastalığın önüne geçilebileceğinin bilgisini verdi.</p>
<p>“TİP 1 VE TİP 2 OLMAK ÜZERE İKİ FARKLI DİYABET TÜRÜ VARDIR”</p>
<p>Dahiliye doktorlarından Uz. Dr. Serdar Baysoy, “Diyabet ülkemizde ve dünyada en sık rastlanan hastalıklardan biridir. Tip1 ve Tip2 şeklinde diyabet hastalığını ayırabiliriz. Tip1 dediğimiz diyabet türü çocuklukta başlayan insüline bağımlı dediğimiz diyabet grubudur. Tip2 diyabet türünde ise bir insülin salgısı vardır fakat insülinin etki mekanizmasında bir bozukluk vardır. Bundan dolayı kan şekerinin düşürülmesi zor olmakla birlikte hastalar genelde diyabet tablosuyla çıkar. Diyabet hastalığında risk altında olan grup daha çok ailede, birinci derecede akrabalarda, obezlerde, polikistikover olan bayanlarda, gebeliğinde iri bebek doğumu öyküsü bulunanlarda, hipertansiyonu olan kişiler, kardiyovasküler hastalığı olanlarda diyabetin görülme riski daha yüksektir. Bu kişilerin altı ayda bir şeker yüklemesi yapılmalı, insülin direncine, üç aylık şeker ortalamasına bakılarak tedavi planlaması ona göre yapılmalıdır.” şeklinde bilgi verdi.</p>
<p>“DİYABET KONTROL ALTINA ALINMADIĞI TAKDİRDE UZUV KAYIPLARINA YOL AÇABİLMEKTEDİR.”</p>
<p>Obezitenin artması ile birlikte günümüzde Tip2 diyabet hastalığının attığından bahseden Ortopedi uzmanı Op. Dr. Necip Özateş “Özellikle egzersiz vücutta kan glukozunun azalmasına, bununla ilişkili olarak Hemoglobin a1 (HGB) düzeylerinin yine aynı şekilde azalmasına olanak sağlamaktadır. İnsülin hormonunun vücuda olan duyarlılığı artar. Aynı zamanda kan ve kolesterol düzeylerinin düzenlenmesinde etkilidir. Diyabetle ilişkili olarak uzuvlarda özellikle alt ekstremitelerde diyabetin uzun süren dönemlerinde belirgin yaralar, iyileşmeyen cilt ülserleri oluşabilmektedir. Bunlar ciddi komplikasyonlara hatta uzuv kayıplarına sebep olabilmektedir. Aynı zamanda basit olan kırıklarda bile kaynamada gecikme ya da kaynamama gibi komplikasyonlara sebep olabilmektedir. Bu yüzden diyabetin her zaman kontrol altında tutulması ve düzenli takipler gerektirmektedir” şeklinde bilgi verdi.</p>
<p>“DİYABET BÖBREK VE ERKEK CİNSEL YOLLARINDA KOMPLİKASYONLARA NEDEN OLABİLMEKTEDİR.”</p>
<p>Özel Denizli Tekden Hastanesi Üroloji uzmanlarından Op. Dr. Akın Avcı diyabetin ürolojik hastalıklara etkisinden bahsederken “Diyabet yani şeker hastalığı sistemik bir hastalıktır. Diyabet, ürogenital dediğimiz böbrek ve erkek cinsel yollarında da ciddi komplikasyonlara yol açmaktadır. Bundan dolayı diyabet teşhisi konulan hastalarımızın şikayetlerinin ilerlememesi için mutlaka üroloji kontrolünden geçmesinde fayda vardır” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“DİYABET HASTALIĞI RİSKİ OLAN GEBELERE, MUTLAKA ŞEKER YÜKLEMESİ TESTİ YAPILMASI GEREKİR”</p>
<p>Endokrinoloji ve Metabolizma doktoru Uz. Dr. Emrah Yerlikaya, “Gebe kadınların yaklaşık %6-9’unda diyabet gelişmektedir. Gebeliğin erken döneminde mevcut olan şeker hastalığı organ gelişimini etkileyerek bebekte sakatlıklara neden olabilir. Bu nedenle şeker hastalığı açısından risk taşıyan hastaların, değerlendirilerek tanı konulması önemlidir. Gebelikte çıkan şeker hastalığı gelişme riskini çok arttırmaktadır. Bebeğin fazla kilolu doğması, sezaryen, sarılık riskini arttırdığı gibi gebenin ilerkiyaşamda şeker hastalığına yakalanma riskini de çok arttırır. Bu nedenle riskli gebelerin, gebelikte mutlaka şeker yüklemesi testiyle değerlendirmesi yapılmalıdır” şeklinde bilgi verdi.<br />
Özel Denizli Tekden Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Özge Güngör Akkuş, “Göz, diyabet hastalığının etkilediği en önemli organlardan biridir. Diyabet, kornea, lens, retina olmak üzere gözün bütün tabakalarını ciddi görme kaybı oluşturabilecek şekilde etkilemektedir. Diyabet lenste katarakt, göz tansiyonu, göz arkasında retina kanamaları, sarı noktada ödem, retina damar tıkanıklıkları gibi göz hastalıklarına neden olur. Bundan dolayı özellikle diyabet hastalarında düzenli göz muayeneleri çok önemlidir. Muayeneniz sonrasında doktorunuz risk değerlendirmesi yaparak, takibinizin üç aylık, altı aylık ya da yıllık yapılması gerektiğine karar verir. Erken tanı diyabet hastalarında tedavinin başarılı olabilmesi ve görme kaybının engellenmesi açısından çok önemlidir. Bundan dolayı diyabet tanısı aldıktan sonra göz kontrollerinizi düzenli olarak yaptırmayı ihmal etmeyiniz” dedi.</p>
<p>“VÜCUDUN KENDİ İNSÜLİNİ AKTİF HALE GETİRİLEREK TİP 2 DİYABET KALICI OLARAK TEDAVİ EDİLİR”</p>
<p>Özel Denizli Tekden Hastanesi’nin başarılı Genel Cerrahi doktorlarından Op. Dr. Aydın Keskin, “Tip 2 diyabet vücudun yeterince insülin üretememesi veya ürettiği insülini kullanamaması sonucu oluşan bir hastalıktır. Bu hastalık günümüzde gelişen teknolojik aletler ve yöntemler sayesinde ameliyatla tedavi edilebilir bir hastalık haline gelmiştir. Tip 2 diyabet tanısı konulan hastalara yaptığımız bu ameliyatta, laparaskopik dediğimiz kapalı bir yöntemle yaklaşık 1 cm’likkesilere karın içine girilerek özel aletler yardımı ile midenin yaklaşık %80’lik kısmı çıkarılır. Ayrıca ince barsakların bir kısmını devre dışı bırakan işlemler yapılır. Bunun sonucunda dışarıdan insülin ihtiyacı olmadan vücudun kendi insülini aktif hale getirilerek tip 2 diyabet kalıcı olarak tedavi edilir. Bu ameliyat yaklaşık 2-3 saat süren bir ameliyattır. Ameliyat sonrası yaklaşık 3 gün hastanede yatış gerektirir ve yaklaşık bir hafta içinde tamamen iyileşmiş olarak normal yaşantısına dönüş sağlanır” dedi.</p>
<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diyabetin-etkiledigi-hastaliklarla-ilgili-doktorlardan-oneriler/">DİYABETİN ETKİLEDİĞİ HASTALIKLARLA İLGİLİ DOKTORLARDAN ÖNERİLER</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/diyabetin-etkiledigi-hastaliklarla-ilgili-doktorlardan-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TIBBIN GÖREN GÖZLERİ VE GÖRÜNMEYEN EMEKÇİLERİNİN GÜNÜ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/tibbin-goren-gozleri-ve-gorunmeyen-emekcilerinin-gunu/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/tibbin-goren-gozleri-ve-gorunmeyen-emekcilerinin-gunu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:50:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[3.Sayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Anjiyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Bigisayarlı Tomografi)]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizli haber]]></category>
		<category><![CDATA[denizli horoz]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[Floroskopi]]></category>
		<category><![CDATA[horoz gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[horoz haber]]></category>
		<category><![CDATA[horozgazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Radyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tekden hastanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2099</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tekden Hastanesi’nde bir gelenek haline gelen Dünya Radyoloji Günü kutlaması bu yıl da düzenlendi.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tibbin-goren-gozleri-ve-gorunmeyen-emekcilerinin-gunu/">TIBBIN GÖREN GÖZLERİ VE GÖRÜNMEYEN EMEKÇİLERİNİN GÜNÜ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tekden Hastanesi’nde bir gelenek haline gelen Dünya Radyoloji Günü kutlaması bu yıl da düzenlendi.<br />
Dünya genelinde her yıl 8 Kasım Dünya Radyoloji Günü olarak kutlanmaktadır. Tıbbın gören gözleri, görünmeyen kahramanlarının gününde Tekden Hastanesi Yönetimi; Radyologlar, Radyoloji Teknikerleri ve çalışanlarının radyoloji günlerini kutlayarak onlara çiçek verdi. Avrupa Toraks Radyolojisi Derneği eski Başkanı ve Denizli Tekden Hastanesi Tanısal ve Girişimsel Radyoloji uzmanı Prof.Dr. Nevzat Karabulut, Dünya Radyoloji Günü dolayısıyla, radyolojinin kısa tarihçesi ve günümüzdeki rolü hakkında bilgiler verdi. Alman fizikçi W.C. Röntgen’in 1895 yılında X-ışınlarını keşfettiği 8 Kasım gününün Dünya Radyoloji Günü olarak kutlandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Karabulut, tıpta çığır açan X-ışınlarının keşfinin üzerinden geçen 116 yılda Radyolojinin teknolojik olarak çok ilerlediğini ve tanıdan tedaviye kadar sağlık alanının temel taşlarından biri haline geldiğini vurguladı.<br />
“RÖNTGEN CİHAZI SAVAŞTA İLK KEZ TÜRKLER TARAFINDAN KULLANILMIŞTIR”<br />
Özel Denizli Tekden Hastanesi Radyoloji uzmanı Prof. Dr. Nevzat Karabulut, “X-ışınlarının keşfinin üzerinden 6 ay geçmeden askeri tıbbiye öğrencisi Esad Feyzi ve arkadaşları basit bir X-ışın tüpü geliştirdi. 1897 senesinde patlak veren Osmanlı-Yunan savaşında, İstanbul’a nakledilen ağır yaralılar geçici olarak Yıldızdaki Askeri Hastaneye yatırılırlar. Son sınıf öğrencileri Esad Feyzi ve arkadaşı Rıfat Osman cerrah Cemil Paşa’ya şöyle bir dilekçe verirler: “Yaralı Osmanlı Gazileri’nin yüce Yıldız Hastahanesi’nde tedavi altına alınacakları minnet ve şükranla okunduğundan Askeri Tıbbiye’nin fizik laboratuarında bulunan ve az noksanı olan, bilinmeyen şualar cihazının adı geçen yüce hastaneye nakli ile, bedenin derinliklerinde yeri bilinmeyen mermi parçaları ile çeşitli durumlarda meydana gelen kemik kırıklarının mahiyetlerini tayin için adı geçen cihazın tarafımızdan kullanılmasına ve bu suretle X ışınları ameliyesi şerefinin medeniyet dünyasında Osmanlı Tıbbı’na verilmesine ve yaralıların uzun acılarından kurtarılmalarına lütfen zat-ı ali-i üstadenelerinin tavassut buyurmasını arz ve istirham ederiz” Cemil Paşa talebi yerine getirir ve Yıldız Hastanesi’nde ilk olarak sağ bilek kemiğine şarapnel saplanmış Boyabatlı er Mehmet Efendi’nin röntgeni çekilir. Cemil Paşa bu röntgene göre şarapneli çıkarmıştır. Bu röntgen filmi Cemil Paşa tarafından Sultan Abdülhamid Han’a takdim edilmiştir. Yani icadının ardından 1.5 yıl geçmeden Röntgen cihazı savaşta ilk kez Türkler tarafından kullanılmıştır” şeklinde bilgi verdi.<br />
“TEDAVİ SAĞLAYAN BİR TIP BRANŞI HALİNE GELDİ”<br />
Günümüzde radyolojinin yalnızca tanı koyan değil, aynı zamanda tedavi sağlayan bir tıp branşı haline geldiğinden bahseden Prof. Dr. Nevzat Karabulut, “Başlangıçta sadece röntgen şeklinde başlayan Tıbbi Görüntüleme bugün radyasyon içeren (Röntgen, Mamografi, Floroskopi, Anjiyografi, Bigisayarlı Tomografi) ve radyasyon içermeyen (Ultrasonografi, Doppler, Manyetik rezonans görüntüleme) farklı enerjiler kullanarak vücudu ayrıntılı bir şekilde görüntüleyen bir branş haline gelmiştir. Günümüzde Radyoloji yalnızca tanı koyan değil, aynı zamanda tedavi sağlayan bir tıp branşı haline geldi. Tanısal Radyoloji hastalıklara erken ve doğru tanı koyarak tedaviyi şekillendirir ve tedaviye yanıtı değerlendirir. Anne karnındaki bebeğin değerlendirmesinden korona virüs, kemik kırığından bağ yırtığına, safra taşından böbrek taşına, doğumsal anomalilerden kalp hastalıklarına ve kanserden inmeye kadar pek çok hastalık radyolojik tetkiklerle erken ve doğru şekilde teşhis edilebilmektedir. Girişimsel Radyoloji ise görüntüleme yöntemleri rehberliğinde iğne deliğinden tedavi sağlayarak ve birçok hastayı ameliyattan kurtaran bir alandır. Apse ve kist tedavisinden tıkalı damarların açılmasına ve kanserli dokunun tedavisine kadar pek çok sorun genel anestezi ve ameliyata gerek kalmadan küçük bir iğne deliğinden girilerek tedavi edilebilmektedir. Yani Radyoloji Tıbbın gören gözleri ve bel kemiği iken, radyolog ise tanı koyan, tedaviyi şekillendiren ve şifa dağıtan görünmeyen yüzleridir” dedi.<br />
“RADYOLOJİ İŞLEMLERİ ŞEHRİMİZDE SADECE SINIRLI SAYIDAKİ HASTANEDE YAPILABİLMEKTEDİR”<br />
Radyolojinin teknolojiyi en iyi kullanan tıp branşlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Karabulut, “Radyoloji, teknolojiyi en iyi kullanan tıp branşlarından biridir. Doğru sonuç için birçok alanda olduğu gibi radyolojide de “iyi cihaz, deneyimli teknisyen ve donanımlı hekim” gereklidir. Şehrimiz ve ülkemiz tıbbi cihaz parkı, hastaların radyolojiye erişimi ve Girişimsel Radyoloji açısından çok şanslı durumdadır. Öyle ki, yurt dışında yaşayan ancak hekime ve radyolojiye ulaşma sorunu yaşayan pek çok yurttaşımız sağlık problemlerini izinleri sırasında ülkemizde yaptırmaktadır. Denizli&#8217;de de gerek kamu gerekse özel hastaneler cihaz parkı konusunda standart düzeydedir. Ancak, kalp damar hastalıkları, beyinde ileri inme görüntülemesi ve prostat kanseri görüntülemesi gibi bazı ileri incelemeler ve Girişimsel Radyoloji işlemleri şehrimizde sadece sınırlı sayıdaki hastanede yapılabilmektedir” ifadelerini kullandı.<br />
“40 YAŞ ÜSTÜNDEKİ KADINLAR MUTLAKA MAMOGRAFİ İLE YILLIK  MEME KANSERİ TARAMASINI YAPTIRMALIDIR”<br />
Hastalara tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Nevzat Karabulut, “Öncelikle erken ve doğru teşhisin iyi ve etkin tedavinin anahtarı olduğunu vurgulamak isterim. Bu nedenle hastalar şikayetlerini ve sorunlarını ihmal edip ertelememeli ve olağan dışı bir şikayet olduğunda hızlıca en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Aracımıza gösterdiğimiz özeni kendi bedenimize de göstererek risk durumu ve yaşımıza göre belli aralıklarla genel sağlık kontrolünden geçmeliyiz. 40 yaş üstündeki kadınlar mutlaka mamografi ile yıllık  meme kanseri taramasını yaptırmalıdır. Yoğun sigara içen kişiler 50 yaşının üzerinde ise  akciğer kanseri açısından tarama yaptırmalıdır. Ailesinde kanser öyküsü bulunanlar kişiler yine yıllık olarak hekime başvurup gerekli taramalarını yaptırmalıdır” şeklinde bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tibbin-goren-gozleri-ve-gorunmeyen-emekcilerinin-gunu/">TIBBIN GÖREN GÖZLERİ VE GÖRÜNMEYEN EMEKÇİLERİNİN GÜNÜ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/tibbin-goren-gozleri-ve-gorunmeyen-emekcilerinin-gunu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEK SEANSTA 3 AMELİYAT OLARAK SAĞLIĞINA KAVUŞTU</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/tek-seansta-3-ameliyat-olarak-sagligina-kavustu/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/tek-seansta-3-ameliyat-olarak-sagligina-kavustu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:45:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı]]></category>
		<category><![CDATA[Op. Dr. Ali Gürağaç]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İbrahim Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[tekden]]></category>
		<category><![CDATA[tekden hastanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=1888</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaptığı araştırmalar sonrasında Özel Denizli Tekden Hastanesi’ni tercih eden Osman Sarın, tek seansta 3 ameliyat birden oldu. Başarılı ameliyatlarıyla adından söz ettiren Tekden Hastanesi Üroloji doktorları, yaptığı operasyonla hastayı sağlığına kavuşturdu. Yaklaşık 3 saat süren ameliyatın ardından Osman Sarın’a doktorlar yaptığı kontrolde sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. “3 AMELİYATI TEK SEANSTA YAPARAK HASTANIN KONFOR DÜZEYİNİ [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tek-seansta-3-ameliyat-olarak-sagligina-kavustu/">TEK SEANSTA 3 AMELİYAT OLARAK SAĞLIĞINA KAVUŞTU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yaptığı araştırmalar sonrasında Özel Denizli Tekden Hastanesi’ni tercih eden Osman Sarın, tek seansta 3 ameliyat birden oldu. Başarılı ameliyatlarıyla adından söz ettiren Tekden Hastanesi Üroloji doktorları, yaptığı operasyonla hastayı sağlığına kavuşturdu. Yaklaşık 3 saat süren ameliyatın ardından Osman Sarın’a doktorlar yaptığı kontrolde sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi.<br><br><strong>“3 AMELİYATI TEK SEANSTA YAPARAK HASTANIN KONFOR DÜZEYİNİ ARTTIRDIK”</strong></p>



<p><br>Kapalı yöntem ile gerçekleştirilen ameliyat sayesinde karın duvarına daha az tahribat verildiğini belirten Üroloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Yıldırım, “Öncelikle hastanın böbreğindeki kiste müdahale ederek laparoskopik yani kapalı yöntemle hastanın böbreğinde bulunan kisti çıkardıktan sonra, böbrekle mesane arasında uzanan üreter dediğimiz idrar kanalı ayrılarak bu oluşumdaki darlık segmenti çıkarıldı. Daha sonra böbrek kanalında oluşturulan bu açıklıktan flexible yani son nesil teknoloji, esnek cihazlarla girilerek hastanın böbrek içindeki taşlarına da müdahale edildi ve lazerle toz haline getirildi. Bu işlem sonrası böbrek kanalı ve böbrek laparoskopik piyeloplasti dediğimiz yöntemle kapalı olarak tekrar birleştirildi. Normal şartlarda bu üç farklı işlem için üç farklı ameliyat gerekebileceği halde biz bu ameliyatları tek seansta hem de kapalı olarak yaparak hastanın konfor düzeyini ciddi anlamda arttırdığımız gibi iş gücü kaybının da önüne geçerek sosyal hayata dönüşünü hızlandırdık” dedi.<br><br><strong>“HASTAMIZA AYNI SEANSTA 3 AMELİYAT GERÇEKLEŞTİRMİŞ OLDUK”</strong></p>



<p><strong><br></strong>Tek seansta 3 ameliyatı başarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Üroloji uzmanı Op. Dr. Ali Gürağaç, “Osman Bey bize sağ yan ağrısı ile başvurduğunda yapılan muayene ve tetkiklerinde karın içinden geçen ve böbreğe gelen damarlardan bir tanesinin böbrekten mesaneye idrarı taşıyan üreter dediğimiz böbrek kanalına bası yaparak böbreğin boşalmasını zorlaştırdığını gördük. Bunun yanı sıra böbrekte şişme meydana getirdiğini, böbrek içinde çok sayıda taş olduğunu ve bu böbrekte büyükçe bir kisti olduğunu saptadık. Karın ön duvarında yaklaşık 1 santimetrelik 4 tane kesi yaparak bu açıklıktan laparoskopik ve flexible cihazlarla girilerek hastanın böbrek kistine, böbrek içindeki taşlarına müdahale ettik. Daha sonra böbrekten mesaneye gelen damar basısına uğrayan kısmını çıkardık ve damar basısından kurtararak tekrar böbrekle birleştirdik.” ifadelerini kullandı.<br><br>Yaklaşık 3 saat süren ameliyattan sonra kendisini iyi hissettiğini belirten Osman Sarın, “Yaklaşık 20 yıldır böbreklerim taş üretiyordu. Daha önce gittiğim hastanelerde yapılan tetkiklerde böbreklerimde taş olduğu söyleniyordu ve yapılan tedaviye rağmen sürekli yeniliyordu. Sonra Tekden Hastanesi’nden İbrahim Bey ve Ali Bey’in isimlerini duydum. Muayenemi oldum. Yıllardır yaşadığım şikayetlerin hepsini anlattım. Yapılan tahlillerden sonra böbreğimde kist olduğunu, taş olduğunu ve kanalın dar olduğunu söylediler. 3 hastalığımı da tek ameliyatla yapacaklarını söylediler. Ben de verdikleri güvenle kabul ettim. Ameliyatım 3 saat sürmesine rağmen şu an gayet iyiyim. Herhangi bir ağrım sızım yok. Özel Denizli Tekden Hastanesi’ne ve beni sağlığıma kavuşturdukları için doktorlarıma çok teşekkür ederim” dedi. </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tek-seansta-3-ameliyat-olarak-sagligina-kavustu/">TEK SEANSTA 3 AMELİYAT OLARAK SAĞLIĞINA KAVUŞTU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/tek-seansta-3-ameliyat-olarak-sagligina-kavustu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAYAL ETTİĞİNİZ BEDENE TEKDEN&#8217;DE KAVUŞABİLİRSİNİZ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hayal-ettiginiz-bedene-tekdende-kavusabilirsiniz/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hayal-ettiginiz-bedene-tekdende-kavusabilirsiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2023 10:23:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=42290</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özel Denizli Tekden Hastanesi Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Sinan Kaya, Liposakşın ile vücut şekillendirme, belli bölgelerde biriken inatçı yağlardan kurtulmayı sağlayan, ideal görünüme kavuşmak için uygulanan tedavi olduğu belirtti. Op. Dr. Sinan Kaya, Vücudun bazı bölgelerinde yer alan yağlar ne yaparsanız yapın gitmez. Spor programları ve diyetlerin de fayda etmediği bölgesel [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hayal-ettiginiz-bedene-tekdende-kavusabilirsiniz/">HAYAL ETTİĞİNİZ BEDENE TEKDEN&#8217;DE KAVUŞABİLİRSİNİZ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Özel Denizli Tekden Hastanesi Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Sinan Kaya, Liposakşın ile vücut şekillendirme, belli bölgelerde biriken inatçı yağlardan kurtulmayı sağlayan, ideal görünüme kavuşmak için uygulanan tedavi olduğu belirtti. Op. Dr. Sinan Kaya, Vücudun bazı bölgelerinde yer alan yağlar ne yaparsanız yapın gitmez. Spor programları ve diyetlerin de fayda etmediği bölgesel yağlarınızdan kurtulmak için Liposuction yapılarak şekillendirme yapmak uygulanabilen tedavi seçeneklerindendir. Kilo verme sürecinde olanlar, diyet yapanlar için de Liposuction uygundur. Zayıflama programları ile kurtulamadığınız yağlardan Liposuction ile kolaylıkla kurtulabilirsiniz. Kilo verme sürecinin sonunda inatçı yağlarınızı Liposuction ile aldırarak daha çekici bir vücuda sahip olabilirsiniz dedi.</p>



<p>&#8220;VÜCUT ŞEKİLLENDİRMEDE HEDEF KİLO VERMEK DEĞİL&#8221;</p>



<p>Uygun olan hastalarda anatomik olarak çok güzel bir görüntü sağladığını söyleyen Özel Denizli Tekden Hastanesi Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Sinan Kaya, Her farklı liposakşın yönteminin kendine ait faklı avantajları ve dezavantajları olduğu unutulmamalı. Kişiye göre yağ yapısı ve cilt yapısına göre yine uygulayıcının tecrübesine göre en ideal olan yöntemle yapılmalıdır. Liposakşınla vücut şekillendirmede hedef kilo vermek değil vücut hatlarının daha düzgün şekillendirilmesidir. Ayrıca erkek hastalarda Jinekomasti düzeltilmesi ve kadınlarda memeye ve popoya yağ enjeksiyonu yapılması durumlarında yağ alınmaktadır diye konuştu.</p>



<p>&#8220;LİPOSAKŞIN SAĞLIKLI KİŞİLERDE UYGULANABİLİR&#8221;</p>



<p>Op. Dr. Sinan Kaya, Tüm vücutta yağ olan alanlarda yapılabilmekle beraber en sık karın, bel, sırt, gıdı, iç bacak, iç diz, kol, yüz ve lokal bölgelerdeki fazla yağı almak için yapılabilir. Liposakşın ek hastalığı olmayan ve sağlıklı kişilerde herkese uygulanabilir. Ergenlik sonrası dönemden başlayan ve 60&#8217;lı yaşlara kadar kadın ve erkekte kolaylıkla uygulanabilen bir yöntemdir. Liposakşın ortalama 3000-5000 mili uygulanması işlemin yapılabilirliği ve hastaya verdiği yük göz önüne alınırsa standart miktardır. Ancak kişiden kişiye değişmekle beraber daha az ve daha çok yapılabilir şeklinde ifade etti.</p>



<p>&#8220;SONUÇLAR OLDUKÇA YÜZ GÜLDÜRÜCÜDÜR&#8221;</p>



<p>İşlem sonrası 1-2 ay özel bası yapıcı korseler kullanıldığında diyete dikkat edildiğinde sonuçların oldukça iyi olduğunu söyleyen Op. Dr. Sinan Kaya, Her cerrahi uygulama gibi standart riskleri mevcuttur. Ancak çok yaygın komplikasyon oranı ehil ellerde yoktur. İstenmeyen, diyet ve egzersizle giderilemeyen durumlarda daha düzgün ve fizyolojik oranlara uygun bir vücuda sahip olmak için tercih edilmesi gereken işlem olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. İşlem sonrası 1-2 ay özel bası yapıcı korseler kullanıldığında diyete dikkat edildiğinde sonuçlar oldukça yüz güldürücüdür şeklinde konuştu. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hayal-ettiginiz-bedene-tekdende-kavusabilirsiniz/">HAYAL ETTİĞİNİZ BEDENE TEKDEN&#8217;DE KAVUŞABİLİRSİNİZ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hayal-ettiginiz-bedene-tekdende-kavusabilirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tıkalı damarları stent ve balon tedavisiyle açmak mümkün</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/tikali-damarlari-stent-ve-balon-tedavisiyle-acmak-mumkun/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/tikali-damarlari-stent-ve-balon-tedavisiyle-acmak-mumkun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 07:16:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=41272</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özel Denizli Tekden Hastanesi’nin başarılı hekimlerinden biri olan Kardiyoloji uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Okan Er, stent ve balon tedavisi hakkında önemli bilgilendirmelerde bulundu. Stent ve balon’un damarlarda gelişen daralma ve tıkanmaların tedavisi amacıyla uygulanan işlemlerden olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Okan Er, bu yöntemle tıkanan damarların açılarak tekrar kan akışı sağlanmasının hedeflendiğini belirtti. Dr. Er, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tikali-damarlari-stent-ve-balon-tedavisiyle-acmak-mumkun/">Tıkalı damarları stent ve balon tedavisiyle açmak mümkün</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Özel Denizli Tekden Hastanesi’nin başarılı hekimlerinden biri olan Kardiyoloji uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Okan Er, stent ve balon tedavisi hakkında önemli bilgilendirmelerde bulundu. Stent ve balon’un damarlarda gelişen daralma ve tıkanmaların tedavisi amacıyla uygulanan işlemlerden olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Okan Er, bu yöntemle tıkanan damarların açılarak tekrar kan akışı sağlanmasının hedeflendiğini belirtti. Dr. Er, “Stent ve balon, koroner arter hastalığında kullandığımız bir tedavi yöntemidir. Tıkanan ve daralan damarları stent ve balon yöntemi ile açıyoruz. Kalp krizlerinde de ayrıca stent de balon yöntemini kullanıyoruz. Koroner arter dediğimiz kalbimizi besleyen damarlar, yaklaşık 3 milimetre çapında, çok ince yapılı damarlardır. Bunları açabilmek adına özel yapım materyalden üretilen balon ve stentleri kullanıyoruz. Anjiyo işlemi sırasında kasık ya da el bileğinden girerek hastalarımızın kalp damarlarına ulaşıp, burada damarlarını açma işlemini gerçekleştiriyoruz. Kalp krizinin çeşitli tipleri var. Bir tipi de balon ve stent işlemi uygulandıktan sonra takip eden zamanda gelişen kalp krizidir. Burada stent daralması, stent tıkanıklığı ve stent (trombozu) dediğimiz ifadelerle gerçekleşen bir kalp krizi tipi. Balon ve stent tedavilerinden sonra da kalp krizi görebilmekteyiz. Damar tıkanıklığı olan bir hastaya stent takılmazsa, kalp kasının kanlanmasının bozukluğuna bağlı olarak kalp yetmezliği görüyoruz” dedi.</p>



<p>“Anjiyo işlemi sonrası normal hayatına dönme süresi ise genellikle 48 saati buluyor”<br>Hastalarımızın hayat kalitesini bozan göğüs ağrısı, sırt ağrısı, göbek deliğinin üst bölümünde epigastrik bölge dediğimiz yerde ağrılar görebiliyoruz. Özellikle hastanemizde de uyguladığımız el bileğinden yaptığımız radiyal anjiyolardan sonra hastalarımızı aynı gün taburcu ediyoruz. Kasıktan stent taktığımız hastalarımızı biraz daha takip ediyoruz. 12-14 saat sonra taburcu edebiliyoruz. Normal hayatına dönme süresi ise genellikle 48 saati buluyor. Anjiyo işlemi kasıktan yapıldıysa, kasık bölgesini zorlamama, araç kullanmama gibi genellikle iki gün bu konularda istirahat etmesini istiyoruz. Anjiyonun yapıldığı giriş yerinde nadiren 1-2 gün sonra da kanama olabilmektedir. Bu nedenle 2 gün süreyle araç kullanılmaması, ağır yük kaldırılmaması, kanama olursa hemen hastaneye başvurulmasını öneriyoruz. Bazen cilt altında ele gelen ağrısız şişlikler olabilir. 2-3 hafta içerisinde bu şikayetler tamamen geçmektedir. Yürürken kasıkta ağrı olması durumunda hekiminize başvurmanızda fayda olacaktır” diye konuştu.İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tikali-damarlari-stent-ve-balon-tedavisiyle-acmak-mumkun/">Tıkalı damarları stent ve balon tedavisiyle açmak mümkün</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/tikali-damarlari-stent-ve-balon-tedavisiyle-acmak-mumkun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SİGARA İÇENLERİN KABUSU OLAN HASTALIĞA DİKKAT</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/sigara-icenlerin-kabusu-olan-hastaliga-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/sigara-icenlerin-kabusu-olan-hastaliga-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Dec 2022 07:20:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[koah]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[SİGARA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=38759</guid>

					<description><![CDATA[<p>En fazla sigara içen kişilerde görülen hastalıklardan biri olan ve KOAH olarak bilinen Kronik obstrüktif akciğer hastalığı hakkında Özel Denizli Tekden Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Aslıhan Banu Er, konuyla ilgili merak edilenleri tek tek anlatarak önemli uyarılarda bulundu. Sigara dumanına maruz kalan kişilerde son dönemlerde KOAH hastalığının baş gösterdiğini belirten Uzm. Dr. Aslıhan Banu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sigara-icenlerin-kabusu-olan-hastaliga-dikkat/">SİGARA İÇENLERİN KABUSU OLAN HASTALIĞA DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>En fazla sigara içen kişilerde görülen hastalıklardan biri olan ve KOAH olarak bilinen Kronik obstrüktif akciğer hastalığı hakkında Özel Denizli Tekden Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Aslıhan Banu Er, konuyla ilgili merak edilenleri tek tek anlatarak önemli uyarılarda bulundu. Sigara dumanına maruz kalan kişilerde son dönemlerde KOAH hastalığının baş gösterdiğini belirten Uzm. Dr. Aslıhan Banu Er, “KOAH olarak bilinen Kronik obstrüktif akciğer hastalığı, akciğerlerdeki hava yollarının kalıcı bir şekilde daralmasıyla karakterize bir hastalıktır. Bu daralmanin sonucunda nefesle akciğerlere alınan hava dışarıya kolay bir şekilde verilemez. Bu da hava yolu keseciklerinde hava hapsine yol açar, hava hapsi arttıkça nefes açlığı oluşur. KOAH en çok sigara içenlerde görülen bir hastalık olmakla birlikte nargile, pipo, elektronik sigara vb tütün ürünlerinin kullanımı da bu hastalığa sebep olmaktadır. Tabi bunların haricinde mesleksel olarak da kimyasal, organik ve inorganik tozlara maruziyet, çok fazla deterjan gibi kimyasalların kullanımında da bu hastalığın izlerini gözlemleyebiliyoruz. KOAH hastalığının sebeplerinden bahsederken sigara içenlere değindik fakat bunun dışında pasif içicilik dediğimiz sigara içmeyen ama içen kişilerin yanında sigara dumanından etkilenen kişilerde de sıklıkla KOAH hastalığının belirtilerini görüyoruz” dedi.</p>



<p>“GENELLİKLE NEFES DARLIĞINI KOAH’IN İLERİ EVRELERİNDE GÖRÜYORUZ”</p>



<p>KOAH hastalığının belirtilerini yaşayan kişilerde ortaya çıkan sorunlardan bahseden Uzm. Dr. Aslıhan Banu Er, “Bize başvuran hastalarda genelde “Hocam biz kesinlikle odada sigara içmiyoruz, balkona çıkıp içiyoruz” diyorlar. Pasif içicilikte kıstasımız yanında sigara içildiği zaman maruziyetimiz en fazla ama dışarıda içip geldiği zaman bile 10-12 saat içen kişi bu zararlı maddeleri yaymaya devam ediyor. Son zamanlarda pasif içicilik maruziyeti olan kişilerde KOAH hastalığını tespit etmeye başladık. Tütün ürünlerine ve kimyasal ürünlere maruziyeti olan kişilerde uzun süreli öksürük, sabah balgam çıkarma ve özellikle 2-3 kat merdiven çıkarken nefes darlığı şikayetleri varsa mutlaka hastaların Göğüs Hastalıkları uzmanı tarafından degerlendirilmesi ve gerekli tedavi ve önlemlerin alınması gerekmektedir. Burada özellikle belirtmem gereken bir durum var. Genellikle nefes darlığını KOAH’ın ileri evrelerinde görüyoruz. Hastalar genelde öksürüklerinin ve sabah çıkardıkları balgamın sigara içimine bağlı olduğunu düşünüyorlar ve maalesef nefes darlığı olana kadar muayene olmuyorlar ” diye konuştu.</p>



<p>“BİR İNSANIN KENDİSİNE YAPTIĞI KÖTÜLÜĞÜ, BAŞKASI YAPMAZ”</p>



<p>KOAH tedavisine geç kalınma durumlarında yapılması gerekenlerden de bahseden Dr. Banu Er, şu uyarılarda bulundu:“KOAH hastalığında, ilerleyici ve kalıcı bir nefes darlığımız olduğu için biz tedaviye aldığımız hastalarda kısmi bir düzelme görüyoruz daha çok amacımız ilerlememesini sağlamak, dolayısıyla ne kadar erken dönemde gelirlerse bizim de hastalarımıza o kadar çok faydamız oluyor. KOAH hastalığında öncelikle maruziyeti ortadan kaldırmamız gerekiyor. Yani bu maruziyetin sebebine odaklanmamız lazım. Sigaradan mı kaynaklanıyor yoksa bahsettiğimiz kimyasal ürünlerden mi öncelikle ona bakmamız lazım. Tabi burada önemli olan konu, tedaviye ne kadar erken başlarsak başlayalım bu maruziyete devam ediyorsak hastalığın ilerlemesini engelleyemiyoruz. Son dönem KOAH hastaları maalesef oksijene bağımlı, tuvalete bile giderken başkalarının desteğine ihtiyaç duyan hastalar oluyor. Gelen tüm hastalarıma söylüyorum, “Bir insanın kendisine yaptığı kötülüğü, başkası yapmaz”. Nefes darlığı başımıza gelmiş olabilir ama ilerlemesini engellemek bizim elimizde. Kimseye muhtaç kalmadan kendi işimizi kendimiz görebileceğimiz bir durum varken neden başkasına duyduğumuz ihtiyaçla yaşayalım. Gelin hastalığın ilerlemesini beraber engelleyelim, sigarayı bırakmanıza yardımcı olalım” dedi. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sigara-icenlerin-kabusu-olan-hastaliga-dikkat/">SİGARA İÇENLERİN KABUSU OLAN HASTALIĞA DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/sigara-icenlerin-kabusu-olan-hastaliga-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ARTAN ŞİDDET OLAYLARINA DİKKAT ÇEKİLDİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/artan-siddet-olaylarina-dikkat-cekildi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/artan-siddet-olaylarina-dikkat-cekildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2022 11:47:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi Başhekimi ve Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Tekin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=38363</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplum genelinde yaşanan toplumsal hadiseler ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle şiddet olaylarında da artış gözlendiğine dikkat çeken Özel Denizli Tekden Hastanesi Başhekimi ve Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Tekin, “Son zamanlarda yaşanan toplumsal olaylardan sonra toplumda ‘Biz nereye gidiyoruz’” diye kaygılar oluşmaya başladı. Yaşanan bu durumları sosyal olarak ele almanın yanında tıbbi anlamda da değerlendirmekte [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/artan-siddet-olaylarina-dikkat-cekildi/">ARTAN ŞİDDET OLAYLARINA DİKKAT ÇEKİLDİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Toplum genelinde yaşanan toplumsal hadiseler ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle şiddet olaylarında da artış gözlendiğine dikkat çeken Özel Denizli Tekden Hastanesi Başhekimi ve Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Tekin, “Son zamanlarda yaşanan toplumsal olaylardan sonra toplumda ‘Biz nereye gidiyoruz’” diye kaygılar oluşmaya başladı. Yaşanan bu durumları sosyal olarak ele almanın yanında tıbbi anlamda da değerlendirmekte fayda var. Sosyal olarak değerlendirdiğimizde, özellikle şiddet içerikli oynanan çocuk oyunları, toplumda ekonomiyle ilgili maddi zorluklar yaşayan insanların sıkıntıları ve toplumu birbirine bağlayan sevgi, saygı, merhamet gibi duyguların azalması şiddetin artmasında önemli rol oynamaktadır. Yaşanan bu olaylar toplumun her kesimine yansıdığı gibi sağlık, eğitim gibi sektörlerde çalışan kişilere de yansımaktadır. İnsanlar şifa vereni doktor olarak algıladıkları için yakınlarının sağlığı ile ilgili olumsuz giden bir şeyde hemen doktorları suçlamaktadır. Bu durum da özellikle şiddet gibi istenmeyen olayların yaşanmasına sebep olmaktadır” diye konuştu.</p>



<p>“MANEVİ DİNAMİKLERİ BOZAN OLAYLAR ARAŞTIRILMALI”</p>



<p>Yaşanan üzücü olayların önlenmesi için sosyologların bu konularda çalışmalar yapması gerektiğine dikkat çeken Op. Dr. Mehmet Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplumda hepimizin birbirimize karşı sorumlulukları var. Dolayısıyla bu sorumlulukları baz aldığımız zaman da insanların birbirine karşı saygı ve sevgi içerisinde olması yaşamı daha kolay kılacaktır. Bizim bayrağımız bir, vatanımız bir, dilimiz bir. Bizi birbirimize bağlayan çok fazla noktamız var. Yaşanan küçük olaylar, toplumdaki bu bağları bozmamalı. Ben bir doktor olarak bu duruma dikkat çekmek istedik. Aynı zamanda basın ve sosyal medyanın da bu konu ile ilgili üzerine düşeni yaparak şiddeti caydırma adına gerekli yayınları yapmalıdır. Ama bu işin uzmanı olan sosyologlar, bu konuları detaylı bir şekilde araştırmalıdır. Özel Denizli Tekden Hastanesi olarak son zamanlarda sıklıkla yaşanan ve toplumu oldukça üzen bu olaylara kayıtsız kalmamak için herkesin bilinçli olması gerekir. Bu zor zamanlarda birbirimize daha çok kenetlenmeliyiz. Toplumda bu tür üzücü olayların bir daha yaşanmaması umuduyla” dedi. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/artan-siddet-olaylarina-dikkat-cekildi/">ARTAN ŞİDDET OLAYLARINA DİKKAT ÇEKİLDİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/artan-siddet-olaylarina-dikkat-cekildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YAYGIN AĞRILARINIZI CİDDİYE ALIN</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/yaygin-agrilarinizi-ciddiye-alin/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/yaygin-agrilarinizi-ciddiye-alin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Nov 2022 08:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[romatizmal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=37212</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücudun üç ya da daha fazla bölgesini etkileyen, üç aydan uzun süren ağrılar yaygın ağrılar olarak kabul ediliyor. Vücutta yaşanan ağrılar, en sık kadınlarda ve özellikle de 30 ile 55 yaşları arasında gözleniyor. Uzmanlar, yaygın ağrıların sebeplerini başlıca iki grupta topluyor. Bunlardan biri iltihabi romatizmal hastalıklar diğeri ise tanı konması, fark edilmesi biraz daha geciken [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/yaygin-agrilarinizi-ciddiye-alin/">&lt;strong&gt;YAYGIN AĞRILARINIZI CİDDİYE ALIN&lt;/strong&gt;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Vücudun üç ya da daha fazla bölgesini etkileyen, üç aydan uzun süren ağrılar yaygın ağrılar olarak kabul ediliyor. Vücutta yaşanan ağrılar, en sık kadınlarda ve özellikle de 30 ile 55 yaşları arasında gözleniyor. Uzmanlar, yaygın ağrıların sebeplerini başlıca iki grupta topluyor. Bunlardan biri iltihabi romatizmal hastalıklar diğeri ise tanı konması, fark edilmesi biraz daha geciken iltihaplı romatizmaya bağlı olmayan daha çok kaslardan kaynaklanan yaygın ağrılar olarak biliniyor. Özel Denizli Tekden Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon doktorlarından Uzm. Dr. Selcen Güre, “İltihaplı romatizmaların belli başlı grupları mevcut (el, dirsek, omuz ya da kalça, omurgayı daha çok tutan cinsleri, bağ dokusu hastalıkları) diğer grubun en çok bilineni fibromiyalji sendromu olup kronik yorgunluk sendromu ve miyofasiyal ağrı ile sıkça karıştırabilmektedir. Kronik yorgunluk sendromunda kişinin yorgunluğu, halsizliği ağrının önüne geçmiş durumda ve depresif bir mod düşüklüğü tabloya eşlik etmektedir. Fibromiyalji ise yaygın ağrılardan ibaret olmayan sistemik bir sendromdur. Bu kişilerde ağrının vücutta ele alımı ve işlenişinin farklı olduğu çalışmalarla ortaya konulmuştur” dedi.<br><br>“Birden fazla bölgede miyofasiyal ağrı ile karşılaşıldığında bu ağrılar fibromiyalji ile karıştırılabiliyor”<br>Hastanın ağrılarla ilgili neler yaşadığını ve bunların vücuda olan etkisinden bahseden Uzm. Dr. Selcen Güre, “Tabloya sıklıkla yorgun uyanma, anlamlandırılamayan karın ve baş ağrıları, cinsel ilişki esnasında ya da regl döneminde ağrılar, enerjinin gün içerisinde çabuk kaybolması eşlik eder. Bir diğer klinik sendrom ise miyofasiyal ağrı durumudur. Yaygın ağrıdan ziyade bölgesel olarak vücutta en çok sırt, bel, kalça kaslarını etkileyen, kas üzeri tetik nokta ve fibrozit bantlarla tanıdığımız bir durumdur. Birden fazla bölgede miyofasiyal ağrı ile karşılaşıldığında fibromiyalji ile karıştırılabiliyor. Yaklaşım ve çözümlerinin de farklı olması nedeniyle ayırt edilmesi gerekir. Hastanın ağrılarla ilgili neler yaşadığını, hangi süreyle, ne tarz ağrı yaşadığını (artıp azalan ya da değişmeyen; yer değiştiren ya da sabit; hareketle ilişkili ya da ilişkisiz; ekleme has ya da değil) anlamakla başlıyoruz. Sistemik bazı hastalıklardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti için temel kan testlerinin ve bazen de görüntülemelerinin alınması gerekiyor” dedi.<br><br>“Ağrıların çözümünü zorlaştıran faktörler varsa bunlara da ilaçlı ve ilaçsız çözüm bulmak gerekiyor”<br>Yaygın ağrıların çözümü için öncelikle ağrının kaynağının ve sebebinin saptanması gerektiğinden bahseden Uzm. Dr. Selcen Güre, “Kaynağı iyi belirlendikten sonra yaygın ağrıların çözümünü kişisel ele almak uygun olacaktır. Eğer altta yatan sistemik başka bir sorun yoksa ilaçlarla birlikte uygun egzersizlerin ve yaşam şekli değişikliklerinin tedavi planlamasında olması gerekiyor. Kronik ağrı, yaşam kalitesini düşürdüğü için moral bozuklukları, eşlik eden uyku bozuklukları, iştah sorunları da beraberinde sıkça görülmektedir. Bu yüzden tedavi sürecini çoğu kez multidisipliner ele almak daha etkili olacaktır. Fibromiyalji özelinde konuşacak olursak haftada iki ya da üç kez yüzme, açık hava yürüyüşleri gibi aerobik egzersizler, fizik tedavi gibi gözetimli egzersiz programlarına alırken de yormayacak sıklık ve yoğunlukta terapi planları tavsiye ediyoruz. Eğer kişinin gevşeme sorunu, aşırı gerginlik gibi ağrıların çözümünü zorlaştıran faktörler varsa bunlara da ilaçlı ve ilaçsız çözüm bulmak gerekiyor” şeklinde bilgi verdi.HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/yaygin-agrilarinizi-ciddiye-alin/">&lt;strong&gt;YAYGIN AĞRILARINIZI CİDDİYE ALIN&lt;/strong&gt;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/yaygin-agrilarinizi-ciddiye-alin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ERKEKLERİN KORKULU RÜYASI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/erkeklerin-korkulu-ruyasi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/erkeklerin-korkulu-ruyasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Oct 2022 10:02:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[andropoz]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=34292</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında erkek menapozu olarak bilinen andropoz, son zamanlarda çok ilgi çeken bir gündem haline geldi. Andropozun, belirli bir yaş sonrasında erkeklerde görülen bazı fiziksel belirtilerin yanında psikolojik etkileri olduğundan bahseden Özel Denizli Tekden Hastanesi Psikiyatri uzmanı Psikiyatrist/Psikoterapist Uzm. Dr. Gülnur Şen, andropoz hakkında merak edilenlerden bahsetti. Dr. Şen, andropozun duygusal ve fiziksel belirtilerle ortaya [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/erkeklerin-korkulu-ruyasi/">ERKEKLERİN KORKULU RÜYASI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Halk arasında erkek menapozu olarak bilinen andropoz, son zamanlarda çok ilgi çeken bir gündem haline geldi. Andropozun, belirli bir yaş sonrasında erkeklerde görülen bazı fiziksel belirtilerin yanında psikolojik etkileri olduğundan bahseden Özel Denizli Tekden Hastanesi Psikiyatri uzmanı Psikiyatrist/Psikoterapist Uzm. Dr. Gülnur Şen, andropoz hakkında merak edilenlerden bahsetti. Dr. Şen, andropozun duygusal ve fiziksel belirtilerle ortaya çıktığını dile getirerek, “Andropoz yaşayan kişiler uzmana başvurmaktan çekindikleri için bu süreci zor atlatmaktadır. Son zamanlarda çok fazla gündeme gelen andropoz, erkeklerde 40’lı yaşların sonlarında 50’li yaşların başlarında ortaya çıkan cinsel fonksiyon bozukluğu, erektil disfonksiyon bozukluğu, depresyon gibi belirtilerle ortaya çıkan duygusal ve fiziksel belirtileri olan bir hastalıktır. Halk arasında orta yaş bunalımı olarak da adlandırılır. Stres, uyku hijyeninin bozulması, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, çok fazla alkol tüketimi andropoza davetiye çıkarmaktadır” dedi.<br><br>“ANDROPOZ YAŞIYORSANIZ HEKİMİNİZE DANIŞMAKTAN ÇEKİNMEYİN”<br>Kişinin cinsel konulardaki yaşadığı sıkıntılardan bahseden Uzm. Dr. Gülnur Şen, “Andropoz yaşayan kişinin uzman bir hekime danışma konusundaki mahcubiyeti teşhis konulmasını ve zamanında müdahale edilmesini zorlaştırmaktadır. Andropoz belirtilerini gösteren kişilerin hekimi ile bu konuları rahatça konuşabilmesi tedavi sürecini olumlu yönde etkilemektedir. Bu yaş grubunda olan kişilerde mutsuzluk, keyifsizlik, yaşam enerjisinde düşüklük, motivasyonda düşüklük, konsantrasyon bozukluğu gibi belirtiler varsa mutlaka uzmandan yardım almalısınız. Hekimler bu yaş grubunda görülen belirtilerden yola çıkarak mutlaka cinsel konuları ayrıntılı sormalı ve farklılık gözlemledikleri takdirde ilgili branşlara danışanlarını yönlendirmelidir” şeklinde konuştu.<br><br>“Kişiyi uygun hobi alanlarına yönlendirmek kişinin daha sağlıklı yaşamasına sebep oluyor”<br>Andropoz belirtilerini yaşayanların mutlaka konu hakkında uzman hekimle görüşmesi gerektiğini dile getiren Dr. Şen, “Depresyon ve anksiyete belirtileri belirgin olduğu durumlarda uygun psikofarmalojik tedavi uygulamak, psikoterapi yöntemlerini kullanmak ve yaşam tarzında bir takım değişiklikler önermek kişinin hayatında önemli değişiklikler meydana getirmektedir. Bu süreçte uygun spor dallarına yönlendirmek, sağlıklı beslenmek, sigara ve alkol konusunda psiko eğitim vermek, uyku hijyeninin düzenlenmesi ve kişiyi uygun hobi alanlarına yönlendirmek kişinin daha sağlıklı yaşamasına sebep olurken aynı zamanda andropoz belirtilerinin kontrol altına alınması konusunda yardımcı olacaktır. Son olarak tüm belirtilerinizi hekimlerinizle çekinmeden konuşmanızı öneririm” ifadelerini kullandı. Sevilay KAYAN</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/erkeklerin-korkulu-ruyasi/">ERKEKLERİN KORKULU RÜYASI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/erkeklerin-korkulu-ruyasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
