<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ortopedi Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/ortopedi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/ortopedi/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 20 Feb 2025 14:51:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>Ortopedi Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/ortopedi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DİZ EKLEMİNDEN GELEN SESE DİKKAT !</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/diz-ekleminden-gelen-sese-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/diz-ekleminden-gelen-sese-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Feb 2025 15:45:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[diz ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[diz kireçlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[diz koruma]]></category>
		<category><![CDATA[diz rahatsızlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diz tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[eklem kireçlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[eklem sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[fizik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[hidrojel tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kireçlenme belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[kıkırdak hasarı]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı diz protezi]]></category>
		<category><![CDATA[spor yaralanmaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=96526</guid>

					<description><![CDATA[<p>DİZ EKLEMİNDEN GELEN SESE DİKKAT! Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, diz kireçlenmesi hakkında önemli bilgiler verdi. Eğer dizlerinizde gitgide artan ağrı, tutukluk, kilitlenme, şişlik, yürüme zorluğu yaşıyorsanız ve özellikle uyku sırasında dayanılmaz bir acı hissediyorsanız, diz kireçlenmesi sorunuyla karşı karşıya olabilirsiniz. Kireçlenme Belirtileri Nelerdir? Diz ekleminde sertlik ve şişlik, diz hareketlerinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diz-ekleminden-gelen-sese-dikkat/">DİZ EKLEMİNDEN GELEN SESE DİKKAT !</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="postie-post">
<p data-start="0" data-end="39"><strong data-start="0" data-end="37">DİZ EKLEMİNDEN GELEN SESE DİKKAT!</strong></p>
<p data-start="41" data-end="156"><strong data-start="41" data-end="154">Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, diz kireçlenmesi hakkında önemli bilgiler verdi.</strong></p>
<p data-start="158" data-end="375">Eğer dizlerinizde gitgide artan ağrı, tutukluk, kilitlenme, şişlik, yürüme zorluğu yaşıyorsanız ve özellikle uyku sırasında dayanılmaz bir acı hissediyorsanız, diz kireçlenmesi sorunuyla karşı karşıya olabilirsiniz.</p>
<h3 data-start="377" data-end="419"><strong data-start="381" data-end="417">Kireçlenme Belirtileri Nelerdir?</strong></h3>
<p data-start="420" data-end="622">Diz ekleminde sertlik ve şişlik, diz hareketlerinde kısıtlılık, hareket sırasında dizde çıtırtı sesi, diz ekleminde veya bacaklarda şekil bozukluğu gibi belirtiler kireçlenmeyi işaret ediyor olabilir.</p>
<h3 data-start="624" data-end="668"><strong data-start="628" data-end="666">Diz Kireçlenme Nedenleri Nelerdir?</strong></h3>
<p data-start="669" data-end="939">Şikayetlerin farklı sebepleri olabilir. Yaralanmalar, ani hareketler, bedeni zorlayacak fazla aktiviteler, sportif faaliyetler, uzun süre bilgisayar başında oturmak, uzun süre ayakta kalmak, enfeksiyonlar veya diz ekleminin aşınması başlıca nedenler arasında yer alır.</p>
<p data-start="941" data-end="1093">Bunun haricinde, yaşın ilerlemesi, özellikle aşırı kilo, ağır sporlar, yanlış yürüme tekniği ve kalıtımsal faktörler diz rahatsızlığı riskini artırır.</p>
<h3 data-start="1095" data-end="1137"><strong data-start="1099" data-end="1135">Kireçlenmenin Evreleri Nelerdir?</strong></h3>
<p data-start="1138" data-end="1309">Diz kireçlenmesi, diz ekleminde oluşan hasara göre 1 ile 4 arasında derecelendirilir. Sağlıklı bir diz bu aralığa dahil değildir ve genellikle &#8220;0&#8221; olarak nitelendirilir.</p>
<p data-start="1311" data-end="1480">En yüksek derece olan 4. evre, “şiddetli” diz kireçlenmesi anlamına gelir. Bu aşamada dizde şiddetli ağrı hissedilir ve eklemin hareket yeteneği ciddi şekilde bozulur.</p>
<p data-start="1482" data-end="1666">Bu durumda ameliyat öncesi son seçenek olarak, günümüzün en iyi ameliyatsız tedavi yöntemlerinden biri olan <strong data-start="1590" data-end="1611">Hidrojel Tedavisi</strong> veya diğer adıyla <strong data-start="1630" data-end="1650">Sıvı Diz Protezi</strong> önerilebilir.</p>
<h3 data-start="1668" data-end="1738"><strong data-start="1672" data-end="1736">Hidrojel Tedavisi (Sıvı Diz Protezi) Nedir? Nasıl Uygulanır?</strong></h3>
<p data-start="1739" data-end="1876">Hidrojel, doku hasarlarından kaynaklanan ağrıların hafifletilmesi ve doku iyileşmesinin desteklenmesi amacıyla kullanılan bir maddedir.</p>
<p data-start="1878" data-end="2084">Bu jel, vücut biyolojisiyle uyumlu olduğu için hastane veya ameliyathaneye gerek kalmadan, steril bir ortamda, anestezi uygulanmadan diz ekleminin içine enjekte edilir. İşlem yaklaşık <strong data-start="2062" data-end="2075">15 dakika</strong> sürer.</p>
<p data-start="2086" data-end="2295">İşlem sırasında ağrıyı azaltmak için bazen hafif bir lokal anestezik (soğutucu sprey vb.) kullanılabilir. Hidrojelin içeriği <strong data-start="2211" data-end="2259">%97,5 steril su ve %2,5 poliakrilamid (PAAG)</strong> adlı bir bileşenden oluşmaktadır.</p>
<h3 data-start="2297" data-end="2340"><strong data-start="2301" data-end="2338">Hidrojel Tedavisinin Amacı Nedir?</strong></h3>
<p data-start="2341" data-end="2541">Bu tedavinin amacı, diz içinde bulunan sinovyal sıvının eski işlevini geri kazanmasını sağlamaktır. Hidrojel, kıkırdak dokuyu taklit ederek eklemi kayganlaştırır ve ağrının azalmasına yardımcı olur.</p>
<p data-start="2543" data-end="2681">Ayrıca eklemin yağlanmasını ve tamponlanmasını iyileştirerek iç eklem kapsülünün zarına entegre olur ve yastık benzeri bir etki yaratır.</p>
<hr data-start="2683" data-end="2688" />
<p data-start="2689" data-end="2755" data-is-last-node="" data-is-only-node=""><strong data-start="2689" data-end="2706">Saygılarımla,</strong><br data-start="2706" data-end="2709" /><strong data-start="2709" data-end="2727">Hülya Yıldırım</strong><br data-start="2727" data-end="2730" /><strong data-start="2730" data-end="2755" data-is-last-node="">Mobil: 0539 540 27 07</strong></p>
<br />
<div class="postie-attachments"><a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=96527"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-96527" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/DOC.DR_.AHMET-INANIR-53.jpg" alt="" width="679px" height="905px" /></a><br /><a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=96528"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-96528" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/diz-agrisi.jpg" alt="" width="615px" height="644px" /></a></div>
</div>


<p></p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diz-ekleminden-gelen-sese-dikkat/">DİZ EKLEMİNDEN GELEN SESE DİKKAT !</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/diz-ekleminden-gelen-sese-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİYABETİN ETKİLEDİĞİ HASTALIKLARLA İLGİLİ DOKTORLARDAN ÖNERİLER</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/diyabetin-etkiledigi-hastaliklarla-ilgili-doktorlardan-oneriler/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/diyabetin-etkiledigi-hastaliklarla-ilgili-doktorlardan-oneriler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:51:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[14 Kasım]]></category>
		<category><![CDATA[14 Kasım Diyabet günü]]></category>
		<category><![CDATA[Dahiliye]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizli horoz]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabet günü]]></category>
		<category><![CDATA[DİYABET HASTALIĞI]]></category>
		<category><![CDATA[Endokrinoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Cerrah]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Hastalıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[horoz gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[horoz haber]]></category>
		<category><![CDATA[horozgazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[tekden hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[TİP 2 DİYABET]]></category>
		<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2282</guid>

					<description><![CDATA[<p>14 Kasım Diyabet günü yaklaşırken Özel Denizli Tekden Hastanesi doktorları diyabet ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diyabetin-etkiledigi-hastaliklarla-ilgili-doktorlardan-oneriler/">DİYABETİN ETKİLEDİĞİ HASTALIKLARLA İLGİLİ DOKTORLARDAN ÖNERİLER</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>14 Kasım Diyabet günü yaklaşırken Özel Denizli Tekden Hastanesi doktorları diyabet ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Endokrinoloji’den Ortopedi’ye, Dahiliye’den Göz Hastalıklarına, Üroloji’den Genel Cerrah’a diyabetin etkilediği hastalıklarla ilgili açıklamalarda bulunan Tekden hastanesi doktorları, diyabet hastalarının mutlaka kontrollerini yaptırmaları gerektiğini vurgulayarak erken teşhis ile birçok hastalığın önüne geçilebileceğinin bilgisini verdi.</p>
<p>“TİP 1 VE TİP 2 OLMAK ÜZERE İKİ FARKLI DİYABET TÜRÜ VARDIR”</p>
<p>Dahiliye doktorlarından Uz. Dr. Serdar Baysoy, “Diyabet ülkemizde ve dünyada en sık rastlanan hastalıklardan biridir. Tip1 ve Tip2 şeklinde diyabet hastalığını ayırabiliriz. Tip1 dediğimiz diyabet türü çocuklukta başlayan insüline bağımlı dediğimiz diyabet grubudur. Tip2 diyabet türünde ise bir insülin salgısı vardır fakat insülinin etki mekanizmasında bir bozukluk vardır. Bundan dolayı kan şekerinin düşürülmesi zor olmakla birlikte hastalar genelde diyabet tablosuyla çıkar. Diyabet hastalığında risk altında olan grup daha çok ailede, birinci derecede akrabalarda, obezlerde, polikistikover olan bayanlarda, gebeliğinde iri bebek doğumu öyküsü bulunanlarda, hipertansiyonu olan kişiler, kardiyovasküler hastalığı olanlarda diyabetin görülme riski daha yüksektir. Bu kişilerin altı ayda bir şeker yüklemesi yapılmalı, insülin direncine, üç aylık şeker ortalamasına bakılarak tedavi planlaması ona göre yapılmalıdır.” şeklinde bilgi verdi.</p>
<p>“DİYABET KONTROL ALTINA ALINMADIĞI TAKDİRDE UZUV KAYIPLARINA YOL AÇABİLMEKTEDİR.”</p>
<p>Obezitenin artması ile birlikte günümüzde Tip2 diyabet hastalığının attığından bahseden Ortopedi uzmanı Op. Dr. Necip Özateş “Özellikle egzersiz vücutta kan glukozunun azalmasına, bununla ilişkili olarak Hemoglobin a1 (HGB) düzeylerinin yine aynı şekilde azalmasına olanak sağlamaktadır. İnsülin hormonunun vücuda olan duyarlılığı artar. Aynı zamanda kan ve kolesterol düzeylerinin düzenlenmesinde etkilidir. Diyabetle ilişkili olarak uzuvlarda özellikle alt ekstremitelerde diyabetin uzun süren dönemlerinde belirgin yaralar, iyileşmeyen cilt ülserleri oluşabilmektedir. Bunlar ciddi komplikasyonlara hatta uzuv kayıplarına sebep olabilmektedir. Aynı zamanda basit olan kırıklarda bile kaynamada gecikme ya da kaynamama gibi komplikasyonlara sebep olabilmektedir. Bu yüzden diyabetin her zaman kontrol altında tutulması ve düzenli takipler gerektirmektedir” şeklinde bilgi verdi.</p>
<p>“DİYABET BÖBREK VE ERKEK CİNSEL YOLLARINDA KOMPLİKASYONLARA NEDEN OLABİLMEKTEDİR.”</p>
<p>Özel Denizli Tekden Hastanesi Üroloji uzmanlarından Op. Dr. Akın Avcı diyabetin ürolojik hastalıklara etkisinden bahsederken “Diyabet yani şeker hastalığı sistemik bir hastalıktır. Diyabet, ürogenital dediğimiz böbrek ve erkek cinsel yollarında da ciddi komplikasyonlara yol açmaktadır. Bundan dolayı diyabet teşhisi konulan hastalarımızın şikayetlerinin ilerlememesi için mutlaka üroloji kontrolünden geçmesinde fayda vardır” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“DİYABET HASTALIĞI RİSKİ OLAN GEBELERE, MUTLAKA ŞEKER YÜKLEMESİ TESTİ YAPILMASI GEREKİR”</p>
<p>Endokrinoloji ve Metabolizma doktoru Uz. Dr. Emrah Yerlikaya, “Gebe kadınların yaklaşık %6-9’unda diyabet gelişmektedir. Gebeliğin erken döneminde mevcut olan şeker hastalığı organ gelişimini etkileyerek bebekte sakatlıklara neden olabilir. Bu nedenle şeker hastalığı açısından risk taşıyan hastaların, değerlendirilerek tanı konulması önemlidir. Gebelikte çıkan şeker hastalığı gelişme riskini çok arttırmaktadır. Bebeğin fazla kilolu doğması, sezaryen, sarılık riskini arttırdığı gibi gebenin ilerkiyaşamda şeker hastalığına yakalanma riskini de çok arttırır. Bu nedenle riskli gebelerin, gebelikte mutlaka şeker yüklemesi testiyle değerlendirmesi yapılmalıdır” şeklinde bilgi verdi.<br />
Özel Denizli Tekden Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Özge Güngör Akkuş, “Göz, diyabet hastalığının etkilediği en önemli organlardan biridir. Diyabet, kornea, lens, retina olmak üzere gözün bütün tabakalarını ciddi görme kaybı oluşturabilecek şekilde etkilemektedir. Diyabet lenste katarakt, göz tansiyonu, göz arkasında retina kanamaları, sarı noktada ödem, retina damar tıkanıklıkları gibi göz hastalıklarına neden olur. Bundan dolayı özellikle diyabet hastalarında düzenli göz muayeneleri çok önemlidir. Muayeneniz sonrasında doktorunuz risk değerlendirmesi yaparak, takibinizin üç aylık, altı aylık ya da yıllık yapılması gerektiğine karar verir. Erken tanı diyabet hastalarında tedavinin başarılı olabilmesi ve görme kaybının engellenmesi açısından çok önemlidir. Bundan dolayı diyabet tanısı aldıktan sonra göz kontrollerinizi düzenli olarak yaptırmayı ihmal etmeyiniz” dedi.</p>
<p>“VÜCUDUN KENDİ İNSÜLİNİ AKTİF HALE GETİRİLEREK TİP 2 DİYABET KALICI OLARAK TEDAVİ EDİLİR”</p>
<p>Özel Denizli Tekden Hastanesi’nin başarılı Genel Cerrahi doktorlarından Op. Dr. Aydın Keskin, “Tip 2 diyabet vücudun yeterince insülin üretememesi veya ürettiği insülini kullanamaması sonucu oluşan bir hastalıktır. Bu hastalık günümüzde gelişen teknolojik aletler ve yöntemler sayesinde ameliyatla tedavi edilebilir bir hastalık haline gelmiştir. Tip 2 diyabet tanısı konulan hastalara yaptığımız bu ameliyatta, laparaskopik dediğimiz kapalı bir yöntemle yaklaşık 1 cm’likkesilere karın içine girilerek özel aletler yardımı ile midenin yaklaşık %80’lik kısmı çıkarılır. Ayrıca ince barsakların bir kısmını devre dışı bırakan işlemler yapılır. Bunun sonucunda dışarıdan insülin ihtiyacı olmadan vücudun kendi insülini aktif hale getirilerek tip 2 diyabet kalıcı olarak tedavi edilir. Bu ameliyat yaklaşık 2-3 saat süren bir ameliyattır. Ameliyat sonrası yaklaşık 3 gün hastanede yatış gerektirir ve yaklaşık bir hafta içinde tamamen iyileşmiş olarak normal yaşantısına dönüş sağlanır” dedi.</p>
<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diyabetin-etkiledigi-hastaliklarla-ilgili-doktorlardan-oneriler/">DİYABETİN ETKİLEDİĞİ HASTALIKLARLA İLGİLİ DOKTORLARDAN ÖNERİLER</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/diyabetin-etkiledigi-hastaliklarla-ilgili-doktorlardan-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolunuzu kaldırdığınızda omuza vuran ağrıya dikkat</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kolunuzu-kaldirdiginizda-omuza-vuran-agriya-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kolunuzu-kaldirdiginizda-omuza-vuran-agriya-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Sep 2022 07:55:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[travmatoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=31957</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü&#8217;nden Prof. Dr. Cem Coşkun Avcı, omuz sıkışması sendromu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Cem Coşkun Avcı, elin başüstüne kaldırıldığı durumlarda omuz çevresinde ortaya çıkan ağrının omuz sıkışmasının belirtisi olabileceğinin söyleyerek, “Omuz sıkışma hastalığı Omuz eklemimizi hareket ettiren kas ve tendonların omuz kemeri denen kemiğin altında sıkışması sonucunda ortaya çıkan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kolunuzu-kaldirdiginizda-omuza-vuran-agriya-dikkat/">Kolunuzu kaldırdığınızda omuza vuran ağrıya dikkat</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü&#8217;nden Prof. Dr. Cem Coşkun Avcı, omuz sıkışması sendromu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Cem Coşkun Avcı, elin başüstüne kaldırıldığı durumlarda omuz çevresinde ortaya çıkan ağrının omuz sıkışmasının belirtisi olabileceğinin söyleyerek, “Omuz sıkışma hastalığı Omuz eklemimizi hareket ettiren kas ve tendonların omuz kemeri denen kemiğin altında sıkışması sonucunda ortaya çıkan ağrıdır. Sendromun tipik belirtisi olan eli yukarı kaldırma esnasında oluşan ağrı en belirgin özelliğidir. Omuz sıkışmasında gündüzleri çok ağrı olmayabilir. Yer çekiminin etkisiyle kol serbest pozisyondayken omuz eklemi aşağıya doğru indiği için omuzdaki aralık genişler. Dolayısıyla orada herhangi bir sıkışma kalmaz. Özellikle kolu yukarı kaldırınca ya da akşamları yattığımızda bu aralık daraldığı için ağrı ortaya çıkar” diye konuştu.</p>



<p><strong>“Her yaşta görülebilir”</strong></p>



<p>Omuz sıkışmasının birçok nedenle oluşabildiğine işaret eden Prof. Dr. Avcı, açıklamalarına şöyle devam etti: “Omuzu aşırı kullanmak, meslek ve spor aktiviteleri omuz sıkışmasına neden olabilir. Ortaya çıkan tendon iltihaplanmaları yani tendinitler, kemiklerde omuz aralığını daraltan bazı yapısal değişiklikler, kas yırtıkları, hareket bozuklukları ve donuk omuz hastalığı omuz sıkışma sendromuna neden olabilir. Omuz ağrısı olan hastaların mutlaka ortopedi hekimine başvurmasında fayda var. Çünkü yapılan spora ve aktiviteye göre her yaşta görülebilir. Öte yandan en çok görüldüğü yaş grubu orta yaş grubudur. Orta yaş grubunda omuz kaslarının yıpranması ve omuz eklem aralığının daralması nedeni ile omuz sıkışma hastalığını daha çok görüyoruz. Bazen de travmaya bağlı yani bir takım zorlanmalar neticesinde kas iltihaplanmaları, kanamaları ve ödemleri oluştuğu için de sıkışma görülebilir.”</p>



<p><strong>“Tanıyı radyolojik tetkiklerle koyuyoruz”</strong></p>



<p>Prof. Dr. Avcı, omuz ağrısı şikâyetiyle gelen hastaların önce muayene edildiğini işaret ederek şu bilgileri verdi: “Bunun dışında tanı için ilk olarak röntgen çektiriyoruz. Röntgende omuz sıkışma hastalığı bulgularını görmek mümkündür. Özellikle aralıkta daralmalar, kemik yapısında bir takım dejeneratif yani yıpranmaya bağlı değişiklikler röntgenle görülebilir. Onun dışında tanıda en çok kullandığımız görüntüleme yöntemi de MR&#8217;dır. MR ile hem sıkışma sendromunun sebebini hem de varsa müdahale gerektiren bir takım yırtıkları, kaslarla ilgili değişiklikleri görmek mümkündür. Dolayısıyla tanısını muayene ve radyolojik tetkiklerle koyuyoruz. Tedavide ilk basamak ameliyat dışı yöntemlerdir. Ameliyat dışı yöntemler ilaçlar, enjeksiyonlar ve fizik tedaviden oluşuyor. İlaçlarla omuz bölgesindeki kas iltihaplarını gidermek mümkün oluyor. Test ve tedavi amacı ile omuz eklem boşluğuna bir takım enjeksiyonlar yapıyoruz. Bu enjeksiyonlar çoğunlukla lokal anestezik maddeler ve kortizon karışımından oluşuyor. Bunlar bu bölgedeki iltihabi değişimleri gidermekte etkili oluyor. Dolayısıyla tedavilerde enjeksiyonlardan çok yararlanıyoruz. Bunun dışında fizik tedavi de çok etkili oluyor. Fizik tedaviden sonra bölgedeki hareket bozukluğuna bağlı bir takım sıkışmaya neden olan faktörlerde ortadan kalkmış oluyor.”</p>



<p><strong>“Hastaların yüzde 90&#8217;ı cerrahi dışı yöntemle kurtuluyor”</strong></p>



<p>Çoğunlukla hastaların yüzde 90&#8217;ında ameliyatsız yöntemlerin başarı sağladığına dikkati çeken Prof. Dr. Cem Coşkun Avcı, “Eğer ağrının altında yatan başka bir neden yırtık ise ya da 6 aydan uzun süre devam eden fizik tedavi ve ilaçlara rağmen ağrılar geçmezse cerrahi yöntemlere başvurulur. Cerrahi yöntemler içinde de artroskopi kullanılarak bölgedeki yıpranmış tendonlar temizlenir, kemik uçları düzleştirilir, eklem aralığı genişletilerek operasyon sonrası ağrının hemen ortadan kalkması sağlanır. Tedavi sonrası sıkışmaya neden olan aktivite ya da duruma devam edilirse hastalığın tekrarlama riski yükselir. Özellikle sporcularda bu durumu çok görüyoruz. Ağır spor yapanlarda, halter, voleybol, basketbol ve hentbol sporcularında hastalığın tekrarladığını görüyoruz. Altta yatan bir yırtık varsa, o yırtıklardan oluşan iltihabi reaksiyon nedeniyle de yine tekrarlama görebiliriz” ifadelerini kullandı.iha</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kolunuzu-kaldirdiginizda-omuza-vuran-agriya-dikkat/">Kolunuzu kaldırdığınızda omuza vuran ağrıya dikkat</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kolunuzu-kaldirdiginizda-omuza-vuran-agriya-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;ÇOCUĞUN YAŞINA GÖRE SPOR DALI SEÇİLMELİ&#8221;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/cocugun-yasina-gore-spor-dali-secilmeli/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/cocugun-yasina-gore-spor-dali-secilmeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2022 09:08:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[spor dalı]]></category>
		<category><![CDATA[travmatoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=24152</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Bölümünden Prof. Dr. Cem Coşkun Avcı, spor faaliyetlerinin yaşa özel hazırlanması gerektiğini belirtti. Konuyla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Avcı, kas yapısı ve vücut dengesinin her yaşta farklılık gösterdiğini vurgulayarak, “Küçük yaşlarda kafa ağırlığı, vücut ağırlığına göre daha ön plandayken çocuk büyüdükçe, erişkin şekline dönüştükçe kafa hacmi ve ağırlığı vücut ağırlığına oranı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocugun-yasina-gore-spor-dali-secilmeli/">&#8220;ÇOCUĞUN YAŞINA GÖRE SPOR DALI SEÇİLMELİ&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ortopedi ve Travmatoloji Bölümünden Prof. Dr. Cem Coşkun Avcı, spor faaliyetlerinin yaşa özel hazırlanması gerektiğini belirtti. Konuyla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Avcı, kas yapısı ve vücut dengesinin her yaşta farklılık gösterdiğini vurgulayarak, “Küçük yaşlarda kafa ağırlığı, vücut ağırlığına göre daha ön plandayken çocuk büyüdükçe, erişkin şekline dönüştükçe kafa hacmi ve ağırlığı vücut ağırlığına oranı azalır. Kasların da şekli, boyutu, hacmi değişmeye başlıyor, bu nedenle her yaşta her spor uygun değil. Bilimsel olarak belli yaşlarda çocukların yapacağı daha çok tavsiye edilen, daha çok fayda göreceği sporlar var. Genel olarak jimnastiğe başlamak için 4 ila 6 yaş aralığı idealdir. Yüzmeye başlamak için 5 ila 6 yaş, tenis tarzı sporları da 7 ila 8 yaşından itibaren öneriyoruz. Basketbol, voleybol gibi sporları 9 ila 10 yaşından itibaren, hentbol ve atletizm tarzı sporlara da 10 yaşından itibaren başlanması faydalıdır. Biraz daha yoğun, fiziksel ve kas aktivitesinin içinde bulunduğu kürek, okçuluk, futbol gibi sporları ise 12 yaşından itibaren öneriyoruz. Ağır sporları, halter veya daha farklı savunma sporlarını da 15 ila 16 yaşından itibaren öneriyoruz” diye konuştu.</p>



<p>&#8220;Hem fiziksel hem ruhen gelişimi sağlar&#8221;</p>



<p>Sporun hem çocuklar hem erişkinler için faydalarına işaret eden Prof. Dr. Avcı, sözlerine şöyle devam etti: &#8220;Spor bedenin esnek hale getirilmesi, temel becerilerin geliştirilmesi, dayanıklılığın, dengenin sağlanması için son derece faydalıdır. Spor yapmak çocukların beden ve ruh gelişimine büyük katkı sağlar. El ve göz arasındaki koordinasyonu sağlaması, hız kazanılması, motor yeteneklerin geliştirilmesi için spor çok faydalıdır. Erken çocuklukta başlayan aktiviteler, özellikle takım sporları çocukları psikolojik olarak da geliştirir. Bu sporlarda paylaşmayı, arkadaşlığı öğrenirler. Biraz daha büyük çocukluk döneminde ise güç ve enerji gerektiren egzersizler faydalıdır. Çünkü hem postural gelişime faydası olur hem de kas kütlesini arttırır. Vücudu Bir takım rahatsızlıklara karşı daha dirençli hale getirir. Özellikle kötü alışkanlıklardan korunmada da sporun büyük faydası bulunmaktadır.&#8221;</p>



<p>&#8220;Fiziksel yapılarına göre seçin&#8221;</p>



<p>Prof. Dr. Avcı, çocuklara sporu sevdirmek için en önemli etkenlerden birinin sevdikleri sporu yapmalarını sağlamak olduğuna değinerek, &#8220;Çocukların hangi spora ilgisi varsa onunla ilgilenmelerini sağlamamız lazım. Bu çocuğun yeteneğine göre değiştiği gibi fiziksel yapısına göre de değişiyor. Kimi çocukların fiziksel anlamda daha ağır olduğunu ve hareket-motor kabiliyetinin daha düşük olduğunu, kimi çocuklarında daha hareketli olduğunu görüyoruz. Kimisi uzun kas yapısına, uzun iskelet yapısına sahip, kimisi çevikliğe dayalı çabukluğa dayalı sporlara daha yatkın. Dolayısıyla çocukların farklı sporlar arasından seçim yapmalarına, sevdikleri sporu seçmelerine imkân tanımak gerekiyor ve gerçekçi olmak gerekiyor. Çocukların kendisine uygun olmayan, başaramayacağı spor konusunda ailenin ısrarcı bir tavır içerisinde bulunmaması gerekiyor. Çocuklarda spor esnasında bir takım stresle ilgili belirtiler ortaya çıktığında da bunlara zamanında müdahale edilmesi gerekiyor. Örneğin çocukların antrenmana gitmeyi istememesi, yorgunluk olması gibi durumlarda, fiziksel yorgunluğun arttığı dönemlerde bunlar sakatlığa sebep olacağı için stres ve yorgunluk belirtilerini mutlaka dikkate almak gerekiyor. Çocuklar yaptıkları sporlarda başarılı olsalar da olmasalar da her zaman destek olmak lazım&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>&#8220;Çocuğunuzdan daha hırslı olmayın&#8221;</p>



<p>Prof. Dr. Cem Coşkun Avcı, sporla ilgilenen anne babaları, çocuklarının spor hayatlarında onlardan daha hırslı olabildiği konusunda uyararak açıklamalarına şu şekilde devam etti: &#8220;Bu durumda olumsuzlukları, başarısızlıkları çocuğa yansıtmamak gerekiyor. Her zaman pozitif anlamda destek olunması ve çocukların bunu hissetmesi gerekiyor. Ailenin çocuğa iyi bir örnek olması lazım, ailede hiç spor yapan biri yokken çocuktan bunu özellikle bekleyip bu konuda ısrar etmek çok gerçekçi bir yaklaşım olmuyor. Yani elimizden geldiğince bunu desteklerken anne babanın da elinden geldiğince eşlik etmesi bunun için iyi bir örnek teşkil ediyor. Bu konuda da çocuklarla birlikte hareket etmek gerekiyor. Spor ekipmanları da dikkat edilmesi gereken bir konu, bazı ekipmanlar çocuklar için özendirici olabilir. Mümkünse bunları imkânlarımız ölçüsünde temin ederek çocuklara bu konuda destek olmalıyız. Basketbol veya futbol tutkunu bir çocuk için sevdiği takıma ait gelişmeleri ve onlarla ilgili haberleri okumalarına yardımcı olmak, bunların takibini sağlamak. Sevdikleri takımlarla ilgili malzemeler, formalar temin etmek motive edici oluyor. Çocukların çoğu amatör düzeyde olduğu için sporda bir süre dayatması yapmamak gerekiyor. Yalnız burada en önemli şey düzenli olarak spor yapmalarını sağlamaktır, bu alışkanlığı kazandırmak. Fiziksel yorgunluğa sebep olmayacak şekilde süreler konusunda esnek olmak gerekiyor.&#8221;</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocugun-yasina-gore-spor-dali-secilmeli/">&#8220;ÇOCUĞUN YAŞINA GÖRE SPOR DALI SEÇİLMELİ&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/cocugun-yasina-gore-spor-dali-secilmeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANNE VE BABALAR DİKKAT: &#8221;BU HASTALIK ERGENLİK DÖNEMİNDE DAHA ÇOK GÖRÜLÜYOR&#8221;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/anne-ve-babalar-dikkat-bu-hastalik-ergenlik-doneminde-daha-cok-goruluyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/anne-ve-babalar-dikkat-bu-hastalik-ergenlik-doneminde-daha-cok-goruluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2022 11:33:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[denizli özel cerrahi hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[skolyoz]]></category>
		<category><![CDATA[travmatoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=10385</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji alanında Özel Denizli Cerrahi Hastanesi’nde göreve başlayan Doç. Dr. Burkay K. Kaçıra, skolyoz ve kifoz hakkında önemli bilgiler aktardı. Doç. Dr. Kaçıra, “ Skolyoz; omurganın yana eğriliği ve kendi etrafında dönmesini anlamına gelirken, Kifoz ise sırt bölgesinde yapısal olarak artmış kamburluktur. İnsan omurgasında yandan bakıldığında anatomik olarak birbirini izleyen ters eğrilikler (boyunda, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/anne-ve-babalar-dikkat-bu-hastalik-ergenlik-doneminde-daha-cok-goruluyor/">ANNE VE BABALAR DİKKAT: &#8221;BU HASTALIK ERGENLİK DÖNEMİNDE DAHA ÇOK GÖRÜLÜYOR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ortopedi ve Travmatoloji alanında Özel Denizli Cerrahi Hastanesi’nde göreve başlayan Doç. Dr. Burkay K. Kaçıra, skolyoz ve kifoz hakkında önemli bilgiler aktardı. Doç. Dr. Kaçıra, “ Skolyoz; omurganın yana eğriliği ve kendi etrafında dönmesini anlamına gelirken, Kifoz ise sırt bölgesinde yapısal olarak artmış kamburluktur. İnsan omurgasında yandan bakıldığında anatomik olarak birbirini izleyen ters eğrilikler (boyunda, sırtta, belde ve leğen kemiğinde) bulunur. Yine omurgaya yandan bakınca düz bir hat olmadığını ve omurların her birinin birbirleri ile bir açı yaparak oluşturduğu fizyolojik birtakım eğrilikler olduğunu görürüz. Aslında omurga sırt bölgesinde zaten öne eğik (kifotik), bel bölgesinde ise çukur (lordotik) bir görünümdedir. Bu kamburluğun fizyolojik olarak kabul edilen ölçüsel bir sınırı vardır. İşte sırttaki öne eğikliğin normalin üzerine çıkması 50-60 dereceden fazla olması durumunda kifoz halk arasında bilindiği ismiyle kamburluk ortaya çıkar” dedi.</p>



<p><br><strong>“Her iki hastalığın altında yatan çeşitli sebepler var”</strong></p>



<p><br>Hastaların çoğunda kamburluğun altında yatan sebeplerin kemik veya yumuşak doku patolojisine bağlı olduğunu aktaran Doç. Dr. Kaçıra, “Bu kamburluk doğuştan omurga anomalilerine (konjenital kifoz), bazı kemik hastalıklarına (iskelet displazisi, nörofibromatozis vs.), omurga enfeksiyonu, omurga tüberkülozu veya omurga kırıklarına bağlı omurların hasar görmesiyle oluşabilen çeşitli sinir ve kas hastalıklarına bağlı da olabiliyor. Büyümekte olan hastalarda yani çocukların ergenlik dönemlerinde ise yapısal kamburluğun sebebi olarak “Scheuermann Hastalığı” diye tanımlanan ve nedeni bilinmeyen bir etkilenmeye bağlı olarak ortaya çıkıyor. Ortaya çıkan kamburlukların nedenlerinden birisi de postürel/kötü duruşlarla alakalıdır” dedi.</p>



<p><br><strong>“Kamburluk görmezden gelinecek ya da ertelenecek bir hastalık değildir”</strong></p>



<p><br>Skolyoz ve kifozun tanı ve tedavisinde en büyük işin ailelere düştüğünü dile getiren Doç. Dr. Kaçıra ” Aileler çocuklarını bebeklik döneminden başlayarak gözlemlemelidir. kamburluk genellikle bilinenin aksine yaşlılık hastalığı değil bebeklikten başlayarak ergenlik döneminde daha çok görülen bir hastalıktır. Bu tür hastalıklar ergenlik döneminde yanlış oturuş, duruş bozuklukları ile artabilir. Hastalığın altında yatan nedenler doğuştan olabileceği gibi sonradan da kazanılabilir. O yüzden çocukların ergenlik döneminde bu hastalık tedavi edilebildiği gibi hastalığın artmasına da sebebiyet verilebilir. Bu yüzden en çok dikkat edilmesi gereken zaman ergenlik dönemidir. Bu dönemde aileler uyanık olmak zorundadır. Çocuğun bedenini yakından takip etmek erken tanı ve tedavi için önemlidir” diyerek ailelere ‘çocuklarınızla yakından ilgilenin’ uyarısında bulundu. Doç. Dr. Kaçıra, “Ailenizin herhangi bir ferdinde kamburluk belirtisi ya da tanısı varsa çekinmeden bir uzmana başvurmalısınız. Özellikle çocuklarınızda kamburluğa dair belirtilere rastlarsanız geç kalmadan destek almalısınız. Kamburluk görmezden gelinecek ya da ertelenecek bir hastalık değildir” dedi.</p>



<p><br><strong>“Eğriliğin derecesine ve hastanın yaşına bağlı olarak tedavi değişir”</strong></p>



<p><br>Doç. Dr. Burkay K. Kaçıra, skolyoz ve kifozun tedavisinin uzun bir süreç içerdiğinin altını çizerken hastalığın tedavisinde uygulanabilecek yöntemleri anlattı. Doç. Dr. Kaçıra: ‘Hastadaki eğriliğin derecesine ve hastanın yaşına bağlı olarak tedavi yöntemleri değişiklik gösterir. Hastadaki eğriliğin az olduğu hastalarda, egzersiz ve korse tedavisi yeterli olabilirken, ilerlemiş eğriliklerde cerrahi tedavi gerekebilir. Kamburluk tedavisinin tamamlanması genelde uzun bir süreç içerdiği için burada en önemli olan etken aslında uyumlu bir hasta ve destekleyici bir ailedir. Bu hastalığın iyileşme sürecinde sabır önemli bir mihenk taşıdır. Cerrahi müdahale kısmı ise hastalığın derecesinin arttığı artık diğer tedavi şekillerinin tedavi sürecine cevap vermediği boyutta başvurulur’ dedi.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/anne-ve-babalar-dikkat-bu-hastalik-ergenlik-doneminde-daha-cok-goruluyor/">ANNE VE BABALAR DİKKAT: &#8221;BU HASTALIK ERGENLİK DÖNEMİNDE DAHA ÇOK GÖRÜLÜYOR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/anne-ve-babalar-dikkat-bu-hastalik-ergenlik-doneminde-daha-cok-goruluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PROF. DR. GÜNEL&#8217;DEN SIRT ÇANTASI UYARISI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/prof-dr-gunelden-sirt-cantasi-uyarisi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/prof-dr-gunelden-sirt-cantasi-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jan 2022 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[prof dr günel]]></category>
		<category><![CDATA[sırt çantası]]></category>
		<category><![CDATA[uğur günel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=9571</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anasınıfı, ilkokul, ortaokul gibi gelişim çağında olunan dönemlerde, sırt çantası seçimi ve kullanımının hayati derecede önem arz ettiğini vurgulayan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Profesör Dr. Uğur Günel, ara tatil sonrası için velilere uyarılarda bulundu. Doğru çanta seçiminin ilerleyen yaşlar için çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günel, yaptığı değerlendirmede, “Zamanlama olarak çocuklarımızın şu anda ara [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/prof-dr-gunelden-sirt-cantasi-uyarisi/">PROF. DR. GÜNEL&#8217;DEN SIRT ÇANTASI UYARISI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Anasınıfı, ilkokul, ortaokul gibi gelişim çağında olunan dönemlerde, sırt çantası seçimi ve kullanımının hayati derecede önem arz ettiğini vurgulayan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Profesör Dr. Uğur Günel, ara tatil sonrası için velilere uyarılarda bulundu. Doğru çanta seçiminin ilerleyen yaşlar için çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günel, yaptığı değerlendirmede, “Zamanlama olarak çocuklarımızın şu anda ara tatilde dinleneceği dönemler. Artık ağır yüklerinden kurutuldukları 2 haftalık bir tatil dönemi. Ama tekrar 2 haftanın sonunda okula başlarken çanta seçimi önem arz edecektir. Onun için ilkokul çağındaki bir çocuğun ideal çantası nasıl olmalı konusu çok önemli. Her şeyden önce çocuğun yapısına uygun bir sırt çantası olması lazım. Her iki omuz arasındaki mesafeyi ve genişliği geçmemesi lazım. Belinden de 4-5 santim yukarısına kadar uzanımı olması lazım. Bunların haricindeki büyük çantalar çocuğa ekstra yük bindirecektir, çocuğu zorlayacaktır ve vücudunun ergonomik yapısını bozacaktır” ifadelerini kullandı.</p>



<p><br><strong>“ÇANTA VE İÇERİSİNDEKİ YÜK ÇOCUĞUN AĞIRLIĞININ YÜZDE 10&#8217;UNU GEÇMEMELİ”</strong></p>



<p><br>Çanta seçiminin özellikle ilk ve ortaokul düzeyinde yani gelişim çağındaki çocuklar için çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Günel, “Çanta ve içerisindeki yük çocuğun ağırlığının yüzde 10&#8217;unu geçmemeli. Bu çok önemli. 30 kiloluk bir çocuğun taşıyacağı maksimum yük 3 kiloyu geçmeyecek. Aileler bunun bilinci içerisinde olmalı. Çantanın kendi özgül ağırlığı, fazla olmamalı. Sağlam çanta alıyorum diye, sadece kendisinin 1, 1 buçuk kilo ağırlığında olduğu bir çantayı alıp çocuğun sırtına yüklemek, maalesef çocuğun vücudunun ergonomik yapısını bozucu sonuçlar ile karşılaşmamıza neden olabilir. Seçilecek çantanın kayışları ve diğer mekanizmalarının uygun ve düzgün bir şekilde çalışması gerekir. Çantaların sırt ile vücuda yapışan kısmındaki bölgeler yumuşak dolgu malzemeleri ile doldurulmalı. Ayrıca çocuğun kollarını ve koltuk altını üstteki askıların kesmemesi lazım. Ayrıca çantanın vücuda tam oturacak şekilde ayarlanabilir mekanizmaya sahip olması gerekir” şeklinde konuştu.</p>



<p><br><strong>&#8220;ÇANTA SEÇİMİ BASİT GİBİ GÖRÜNEBİLİR AMA ÖNEMLİ&#8221;</strong></p>



<p><br>Sadece çocuklarda değil, yetişkinlerde de çanta seçiminin son derece önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Günel, çantanın vücudun ergonomik yapısına zarar vermeyecek şekilde konumlandırılmasının da çok önemli olduğunu kaydetti. Sırt çantalarında omuz kulplarının yanı sıra belden de bir bağlama aparatı ile çantanın sabit durmasının önemli olduğunu, hareket halinde denge merkezinin de kayacağına dikkat çeken Prof. Dr. Günel, ayrıca çantaların su geçirmez malzemeden yapılmış olması gerektiğini, çantanın ve içerisindekilerin ıslanması durumunda da ağırlığın artacağının unutulmaması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Günel, basit bir durum olarak görülen bu olayın aslında ilerleyen dönemde yaşamınızı etkileyebilecek hasarlar bırakabileceğini söyledi. </p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/prof-dr-gunelden-sirt-cantasi-uyarisi/">PROF. DR. GÜNEL&#8217;DEN SIRT ÇANTASI UYARISI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/prof-dr-gunelden-sirt-cantasi-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CERRAHİ ORTOPEDİ KADROSUNA GÜÇLÜ BİR İSİM DAHA EKLEDİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/cerrahi-ortopedi-kadrosuna-guclu-bir-isim-daha-ekledi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/cerrahi-ortopedi-kadrosuna-guclu-bir-isim-daha-ekledi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2022 06:48:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[burkay k. kaçıra]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Cerrahi Hastanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=9031</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denizli&#8217;nin önemli sağlık kuruluşlarından Özel Denizli Cerrahi Hastanesi, hekim kadrosunu genişletmeye ve güçlendirmeye devam ediyor. Ortopedi ve travmatoloji alanında Konya’da önemli çalışmalara imza atarak birçok hastaya şifa dağıtan Doç. Dr. Burkay K. Kaçıra, Özel Denizli Cerrahi Hastanesi’nde göreve başladı. Son zamanlarda kadrosuna dahil ettiği alanındaki uzman ve akademik kariyerli hekimleri ile Denizli’de sağlık alanında önemli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cerrahi-ortopedi-kadrosuna-guclu-bir-isim-daha-ekledi/">CERRAHİ ORTOPEDİ KADROSUNA GÜÇLÜ BİR İSİM DAHA EKLEDİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Denizli&#8217;nin önemli sağlık kuruluşlarından Özel Denizli Cerrahi Hastanesi, hekim kadrosunu genişletmeye ve güçlendirmeye devam ediyor. Ortopedi ve travmatoloji alanında Konya’da önemli çalışmalara imza atarak birçok hastaya şifa dağıtan Doç. Dr. Burkay K. Kaçıra, Özel Denizli Cerrahi Hastanesi’nde göreve başladı.</p>



<p>Son zamanlarda kadrosuna dahil ettiği alanındaki uzman ve akademik kariyerli hekimleri ile Denizli’de sağlık alanında önemli adımlar atan Özel Denizli Cerrahi Hastanesi, Ortopedi ve Travmatoloji kadrosuna bir yeni isim daha ekledi. Hastane bünyesinde Prof. Dr. M. Nazım Karalezli ve Op. Dr. Tahsin Erdoğan’ın yer aldığı ortopedi kadrosu Doç. Dr. Burkay K. Kaçıra ile daha da güçlendi.</p>



<p><strong>“Ortopedi kadromuz daha da güçlendi”</strong></p>



<p><br>Doç. Dr. Burkay K. Kaçıra’nın Ortopedi ve Travmatoloji branşında hastanelerinde göreve başlamasına ilişkin konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Murat Çelik,” Dr. Burkay, mütevazi kişiliği, hastalar ile olan güçlü iletişimi, çalışma azmi ve hekimliği ile şimdiden hastanede ve Denizli’de birçok kişinin kalbini kazandı. Bu zamana kadar önemli başarılara imza atmış ve birçok hastaya şifa dağıtmış akademik kariyerli bir hekimi kadromuza dahil ettiğimiz için mutluyuz. Ortopedi ve Travmatoloji konusunda sağlık hizmetine ihtiyaç duyan tüm hastalarımız güvenle kendisine tedavi olabilir. Hastanemize, hastalarımıza ve kendisine hayırlı olsun” dedi.</p>



<p><strong>“Cerrahi Hastanesi’nin çalışmalarını yakından takip ediyordum”</strong></p>



<p><br>Konya’dan sonra Denizli’ye yerleşerek Özel Denizli Cerrahi Hastanesi’nde göreve başlayan Doç. Dr. Burkay K. Kaçıra, ”Ege Üniversitesi mezunu olduğum için Cerrahi Hastanesi’nde çalışan hekim arkadaşlardan bazılarını tanıyordum. Denizli’nin önde gelen büyük, kurumsal hastanelerinden biri olduğunu biliyor, hastanenin çalışmalarını yakından takip ediyordum. Daha önce birlikte Konya’da görev yaptığımız abim, değerli hocam Prof. Dr. Nazım Karalezli de Cerrahi Hastanesi’nde görev yapıyor, onun vesilesiyle hekim arkadaşlar ve yönetim kurulu ile tanıştım. Hastanenin çok güvenilir, kurumsal, büyük bir aile gibi olması kararımı vermemde önemli bir etken oldu. Hem iş, hem sosyal anlamda kafamda çok soru işareti kalmadığı için burada çalışmayı ve Denizli’de yaşamayı tercih ettim. Göreve yeni başlamama rağmen Denizlililerin ilgisi ve yakınlığı uzun yıllar burada yaşıyor gibi hissettirdi, ilk iki haftada ameliyat edip şifa dağıttığımız birçok hastamız oldu. Güvenen, ilgi gösteren herkese teşekkür ediyorum” dedi.</p>



<p><strong>Doç. Dr. Burkay K. Kaçıra kimdir?</strong></p>



<p><br>1976 yılında Osmaniye’de doğan Doç. Dr. Burkay K. Kaçıra, lisans eğitimini Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. Mezun olduktan sonra Ortopedi ve Travmatoloji alanındaki uzmanlık eğitimini 2000-2006 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yaptı.</p>



<p>2007 – 2010 yılları arasında Erzurum Oltu Devlet Hastanesi’nde mecburi hizmetini tamamladı. 2010- 2019 arasında Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi’nde Yrd. Doç. Dr. olarak akademik kariyerine başladı sonrasında Doç. Dr. olarak 2021 Aralık ayına kadar buradaki görevini sürdürdü.</p>



<p>Hekimlik kariyeri süresince ulusal ve uluslararası dergilerde makaleleri yayınlanan Doç. Dr. Kaçıra, özellikle “Pelvis Yaralanmaları ve Omurga Deformiteleri” alanlarında kongre ve sempozyumlarda yazılı ve sözlü bildiriler sundu. 2013 yılında “Omurga’da Endoskopik Girişimler” ile ilgili çalışmalar yapmak üzere Güney Kore’de bir hastane görev yaptı. Türk Ortopedi ve Travmatoloji Derneği, Türk Omurga Derneği, Minimal İnvaziv Omurga Derneği üyelikleri bulunan Doç. Dr. Kaçıra, iyi derecede İngilizce bilmektedir.</p>



<p>“Pelvis Yaralanmaları ve Omurga Deformiteleri” özellikli tedavi alanları olmakla birlikte Ortopedi ve Travmatoloji alanında hastalarına hizmet vermek adına Ocak 2022 itibariyle Özel Denizli Cerrahi Hastanesi’nde göreve başladı.</p>



<p>Editör: Fatma HAYTAN / HABER MERKEZ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cerrahi-ortopedi-kadrosuna-guclu-bir-isim-daha-ekledi/">CERRAHİ ORTOPEDİ KADROSUNA GÜÇLÜ BİR İSİM DAHA EKLEDİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/cerrahi-ortopedi-kadrosuna-guclu-bir-isim-daha-ekledi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANINDAN ‘DİZ KAPAĞI GEVŞEKLİĞİ’ UYARISI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-diz-kapagi-gevsekligi-uyarisi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-diz-kapagi-gevsekligi-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2021 14:45:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diz kapağı]]></category>
		<category><![CDATA[esneme]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=5150</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sık görülmemekle birlikte ciddi bir ortopedik sorun olan diz kapağı gevşekliği dikkat edilmediği taktirde yaratabileceği farklı sorunlar nedeniyle önem taşıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Meriç, yapılan araştırmalara göre, bu sorunun ortaya çıkmasında, erken yaşta ve bilinçsizce yapılan spor aktivitelerinin önemli bir etken olduğunu anlattı. Özellikle son zamanlarda birçok kişide kas zayıflığına bağlı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-diz-kapagi-gevsekligi-uyarisi/">UZMANINDAN ‘DİZ KAPAĞI GEVŞEKLİĞİ’ UYARISI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sık görülmemekle birlikte ciddi bir ortopedik sorun olan diz kapağı gevşekliği dikkat edilmediği taktirde yaratabileceği farklı sorunlar nedeniyle önem taşıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Meriç, yapılan araştırmalara göre, bu sorunun ortaya çıkmasında, erken yaşta ve bilinçsizce yapılan spor aktivitelerinin önemli bir etken olduğunu anlattı. Özellikle son zamanlarda birçok kişide kas zayıflığına bağlı diz ağrısı oluşmaya başladığına dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Meriç, “Pandemi döneminde birçoğumuz evdeydik ve halen evde çalışmaya devam eden kişiler var. Bu durumda kas zayıflığına bağlı eklem sorunları ve diz ağrıları daha sık görülmeye başlandı. Dolayısıyla spor yapma ihtiyacı doğdu. Ancak birdenbire yapılacak yoğun spor aktivitesi kaslar zayıf olduğu için eklemlere ekstra yük binmesine neden olur ve dizlerde farklı sorunları ortaya çıkarabilir.”</p>



<p><br><strong>KADINLAR DAHA FAZLA RİSK ALTINDA</strong></p>



<p><br>Özellikle kadınların eklemlerinin normalden biraz daha gevşek olması nedeniyle bu sorunla karşılaşma ihtimalinin daha fazla olduğunu söyleyen Prof. Dr. Gökhan Meriç, “Diz kapağındaki gevşeklik, patelar instabilite dediğimiz durumdur. Bu durumda yoğun bir spor aktivitesinde eğilme ve kalkma, squat gibi egzersizlere ağırlık verilirse diz kapağındaki aşırı gevşekliğe bağlı diz önü ağrıları görülebilir” diye uyardı.</p>



<p><br><strong>SPOR AKTİVİTELERİNE DİKKAT</strong></p>



<p><br>“Özellikle diz önü ağrısı çeken, uzun süre oturduğunda ayağını uzatma ihtiyacı duyan, merdiven inip çıkarken ağrı hisseden veya dizlerinden ses geldiğini düşünenlerde diz önü ağrısı veya kıkırdakta hasarlanma yatkınlığı vardır” diyen Prof. Dr. Meriç, spor yaparken dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat çekti: “Her spor aktivitesi her hasta için uygun değildir. Özellikle grup aktivitesi için spor salonuna giden kişilerin dikkat etmesi gerekir. Aynı şekilde spor salonlarında grup egzersizlerinde 20 kişiye aynı tip egzersizi yaptırmak uygun olmayabilir. Eğer spor yaparken uyguladığınız bir hareket, diz önünde ya da diz ekleminde ağrı hissi veriyorsa o egzersizi bırakın. Çünkü üstüne gitmek veya bunu zorlamak ileride ciddi hasarlara neden olabilir.”</p>



<p><br><strong>‘GENÇ HASTALARI UYARMAK GEREKİR’</strong></p>



<p><br>Diz kapağı gevşekliğinde kişinin anatomik yapısının da önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Gökhan Meriç, “15-16 gibi çok genç yaşlardan itibaren eklemlerdeki gevşeklik, onlara fazla yük binmesine ve burada ağrı oluşmasına sebep olabilir. Kıkırdakları hiç hasarlanmamış, dizlerinde ciddi sıkıntı olmayan gençler de spor yaparken diz ve eklem sağlıklarından olabilirler. Bu konuda onları uyarmak ve bilinçli spor yapmaları konusunda bilgilendirmek gerekir. Bununla birlikte hastalarımız özellikle spor yaparken diz önü ağrısı çekiyorsa birkaç gün ağrıyı takip edebiliriz. Buz uygulaması, istirahat ve ağrı kesici tedavi önerebiliriz. Ancak hastanın ağrısı 15 gündür devam ediyorsa, giderek artan bir ağrı varsa, dizden veya eklemden ses gelmeye başladıysa mutlaka bir uzmana danışmalı” diye konuştu.</p>



<p><strong>“DİZDEN VE EKLEMDEN SES GELİYORSA UZMANA DANIŞIN</strong></p>



<p><br>Prof. Dr. Gökhan Meriç, diz kapağı gevşekliğinde uygulanan tedavilerle ilgili şu bilgileri paylaştı: “Eğer hastada sürekli diz önü ağrısı varsa, günlük hayatını etkileyecek düzeydeyse, merdiven çıkarken zorlanıyorsa, diz kapağında aşırı oynaklık varsa bir hekime gitmeli. Hastanın durumuna göre, ilaç tedavisi, egzersiz ve fizik tedavi, bandajlama veya dizlik kullanımı gibi farklı tedaviler uygulanabilir. Eğer hastanın şikayetleri kronikleşirse, eklem kıkırdağında bir hasarlanma oluşursa eklem kıkırdağına yönelik iyileştirici enjeksiyon tedavileri uygulanabilir. Eğer şikayetler ciddi ilerlerse o zaman bir müdahale gerekebilir. Bu cerrahi müdahaleler kapalı veya açık olarak yapılmakla birlikte hastanın yaşına, aktivite düzeyine, diz kapağının yapısına göre değişiklik gösterir.”</p>



<p><br><strong>DİZ KAPAĞI ÇIKIĞINA NEDEN OLABİR!</strong></p>



<p><br>Diz önü ağrısından korunmak için hastaların özellikle üst bacak ve kalça kaslarının güçlendirilmesi ve aşırı eğilme ve kalkma egzersizlerinden uzak durmasını önerdiklerini belirten Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Meriç, sözlerini şöyle tamamladı: “Diz kapağındaki gevşekliği çok yoğun olan kişilerde, ters bir hareketle zorlanarak diz kapağında çıkık bile gelişebilir. Çıkık çok nadir görülse de ciddi bir sorundur. Diz kapağının yerini tutan bağlarda ve diz kıkırdaklarında hasarlanmaya neden olur. Bu da beraberinde ciddi diz ağrısına ve hastanın günlük hayatını kısıtlamaya neden olur. Diz kapağı çıkığı sonrasında çoğu hastada müdahale gerekebilir.” </p>



<p>Editör : Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-diz-kapagi-gevsekligi-uyarisi/">UZMANINDAN ‘DİZ KAPAĞI GEVŞEKLİĞİ’ UYARISI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-diz-kapagi-gevsekligi-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
