<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nöroloji Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/noroloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/noroloji/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Feb 2025 10:57:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>nöroloji Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/noroloji/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>MERKEZEFENDİ’DE ALZHEİMER İÇİN BESLENME VE MÜZİK TERAPİSİ PROGRAMI DÜZENLENİYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/merkezefendide-alzheimer-icin-beslenme-ve-muzik-terapisi-programi-duzenleniyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/merkezefendide-alzheimer-icin-beslenme-ve-muzik-terapisi-programi-duzenleniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 11:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[destek programı]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[hasta yakınları]]></category>
		<category><![CDATA[kültür merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Lions Dernekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Merkezefendi]]></category>
		<category><![CDATA[müzik terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal katılım]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal farkındalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=96940</guid>

					<description><![CDATA[<p>MERKEZEFENDİ’DE ALZHEİMER İÇİN BESLENME VE MÜZİK TERAPİSİ PROGRAMI DÜZENLENİYOR Uluslararası Lions Dernekleri 118-R Yönetim Çevresel Federasyonu Alzheimer Koordinatörlüğü ile Merkezefendi Belediyesi Kültür Merkezi’nde ‘Alzheimer Beslenme ve Müzik Terapisi’ programı düzenlenecek. Merkezefendi Belediyesi, Alzheimer hastası vatandaşların ve ailelerinin yaşamını kolaylaştırmak, sosyal hayata katılımını desteklemek amacıyla çalışmalarına devam ediyor. Uluslararası Lions Dernekleri 118-R Yönetim Çevresi Federasyonu Alzheimer [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/merkezefendide-alzheimer-icin-beslenme-ve-muzik-terapisi-programi-duzenleniyor/">MERKEZEFENDİ’DE ALZHEİMER İÇİN BESLENME VE MÜZİK TERAPİSİ PROGRAMI DÜZENLENİYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div></div>
<div></div>
<div>
<p>MERKEZEFENDİ’DE ALZHEİMER İÇİN BESLENME VE MÜZİK TERAPİSİ PROGRAMI DÜZENLENİYOR</p>
<p>Uluslararası Lions Dernekleri 118-R Yönetim Çevresel Federasyonu Alzheimer Koordinatörlüğü ile Merkezefendi Belediyesi Kültür Merkezi’nde ‘Alzheimer Beslenme ve Müzik Terapisi’ programı düzenlenecek.</p>
<p>Merkezefendi Belediyesi, Alzheimer hastası vatandaşların ve ailelerinin yaşamını kolaylaştırmak, sosyal hayata katılımını desteklemek amacıyla çalışmalarına devam ediyor. Uluslararası Lions Dernekleri 118-R Yönetim Çevresi Federasyonu Alzheimer Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ‘Alzheimer Beslenme ve Müzik Terapisi’ programı, 22 Şubat Cumartesi günü Merkezefendi Kültür Merkezi&#8217;nde gerçekleştirilecek. Saat 14.00&#8217;te başlayacak etkinlik, tüm vatandaşların katılımına açık olacak.</p>
<p>Program kapsamında, Alzheimer hastalığında beslenmenin önemi ve müzik terapisinin sağladığı faydaları; Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Onursal Başkanı Nöroloji Uzmanı Dr. Aysel Gürsoy, Nöroloji Uzmanı Dr. Melih Vural ve Müzik Terapi Uyarlayıcısı Çiğdem Sabuncuoğlu tarafından ele alınacak. Etkinlikte, katılımcılara hastalıkla mücadelede destekleyici yöntemler konusunda bilgi verilecek.</p>
<p>Alzheimer hastalarının yakınları ve konuya ilgi duyan herkes etkinliğe davet edildi. Bilinçlenmenin hastalıkla mücadelede önemli bir yer tuttuğunu vurgulandı.</p>
</div>
<div></div>
<div class="postie-post">
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=96942"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-96942" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/MERKEZEFENDIDE-ALZHEIMER-ICIN-BESLENME-VE-MUZIK-TERAPISI-PROGRAMI-DUZENLENIYOR.jpg" alt="" width="1080px" height="1080px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/MERKEZEFENDIDE-ALZHEIMER-ICIN-BESLENME-VE-MUZIK-TERAPISI-PROGRAMI-DUZENLENIYOR.jpg 1080w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/MERKEZEFENDIDE-ALZHEIMER-ICIN-BESLENME-VE-MUZIK-TERAPISI-PROGRAMI-DUZENLENIYOR-768x768.jpg 768w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></a></div>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/merkezefendide-alzheimer-icin-beslenme-ve-muzik-terapisi-programi-duzenleniyor/">MERKEZEFENDİ’DE ALZHEİMER İÇİN BESLENME VE MÜZİK TERAPİSİ PROGRAMI DÜZENLENİYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/merkezefendide-alzheimer-icin-beslenme-ve-muzik-terapisi-programi-duzenleniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEKERLEKLİ SANDALYEYLE GELDİ YÜRÜYEREK AYRILDI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/tekerlekli-sandalyeyle-geldi-yuruyerek-ayrildi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/tekerlekli-sandalyeyle-geldi-yuruyerek-ayrildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jun 2022 12:52:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[memduh kerman]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[özel egekent]]></category>
		<category><![CDATA[şükrü nart]]></category>
		<category><![CDATA[tekerlekli sandalye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=23004</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denizli’de yaşayan Şükrü Nart, denge bozukluğu, kişilik değişikliği ve yürüyememe gibi şikayetlerle Özel Egekent Hastanesi Nöroloji Bölümüne müracaat etti. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Memduh Kerman’a yönlendirilen hasta Şükrü Nart, gerçekleştirilen başarılı ameliyat sonrası tekerlekli sandalye ile geldiği hastaneden yürüyerek ayrıldı. Hastanın denge bozukluğu, kişilik değişikliği ve yürüyememe gibi şikayetlerle kendilerine geldiğini belirten [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tekerlekli-sandalyeyle-geldi-yuruyerek-ayrildi/">TEKERLEKLİ SANDALYEYLE GELDİ YÜRÜYEREK AYRILDI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Denizli’de yaşayan Şükrü Nart, denge bozukluğu, kişilik değişikliği ve yürüyememe gibi şikayetlerle Özel Egekent Hastanesi Nöroloji Bölümüne müracaat etti. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Memduh Kerman’a yönlendirilen hasta Şükrü Nart, gerçekleştirilen başarılı ameliyat sonrası tekerlekli sandalye ile geldiği hastaneden yürüyerek ayrıldı. Hastanın denge bozukluğu, kişilik değişikliği ve yürüyememe gibi şikayetlerle kendilerine geldiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Memduh Kerman, “Yapılan bilgisayarlı tomografi tetkikinde, sol ön kaide denilen beyin tabanında 4’e 5 santimetre çaplı içine kanamış kitle tespit edilmesi üzerine hasta bize yönlendirildi. Beyin ve sinir cerrahi bölümünde muayene ettiğimiz hastada, beyindeki tümörün çıkarılmasını önerdik. Ameliyatı kabul eden hastamızın ön kafa çukurundaki tümörü mikrocerrahi yöntemi ile çıkardık” dedi.<br><br>“HASTAMIZ AMELİYATTAN 1 GÜN SONRA AYAĞA KALKTI”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="529" height="631" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/06/AW641090_02.jpg" alt="" class="wp-image-23006" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/06/AW641090_02.jpg 529w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/06/AW641090_02-252x300.jpg 252w" sizes="(max-width: 529px) 100vw, 529px" /></figure>



<p><br>Ameliyattan sonra hastanın iyileşme sürecini değerlendiren Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Memduh Kerman, “Ciddi bir ameliyat geçiren Şükrü Bey, ameliyattan bir gün sonra yürümeye başladı. 3 gün sonra ise cerrahi şifa ile kendisini taburcu edip evine gönderdik. İki hafta sonra gelmesini istediğimiz hastamızın, geldiğinde dikişlerini aldık. Yarası gayet iyi durumdaydı ve çabuk iyileşme gösterdi. Kendisine sağlıklı bir yaşam diliyoruz” şeklinde konuştu. </p>



<p>HABER MERKEZİ<br><br></p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tekerlekli-sandalyeyle-geldi-yuruyerek-ayrildi/">TEKERLEKLİ SANDALYEYLE GELDİ YÜRÜYEREK AYRILDI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/tekerlekli-sandalyeyle-geldi-yuruyerek-ayrildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇOCUĞUNUZ 3 YAŞINDA VE KONUŞAMIYORSA DİKKAT</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/cocugunuz-3-yasinda-ve-konusamiyorsa-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/cocugunuz-3-yasinda-ve-konusamiyorsa-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 May 2022 12:03:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ebru kolsal]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=21966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların fiziksel gelişimleri kadar nörolojik gelişimleri de önem taşıyor. Bebeklerin büyüme periyotlarında kilo alımı ve boy uzamaları düzenli olarak takip edilirken bazen nörolojik gelişimlerinin göz ardı edilebildiğini söyleyen Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ebru Kolsal ; “Çocuğun baş kontrolünün gelişmesi, doğru zamanda oturmaya başlaması, ellerini kullanması ve yürümeye başlaması kadar nörolojik gelişimin başka önemli bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocugunuz-3-yasinda-ve-konusamiyorsa-dikkat/">ÇOCUĞUNUZ 3 YAŞINDA VE KONUŞAMIYORSA DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çocukların fiziksel gelişimleri kadar nörolojik gelişimleri de önem taşıyor. Bebeklerin büyüme periyotlarında kilo alımı ve boy uzamaları düzenli olarak takip edilirken bazen nörolojik gelişimlerinin göz ardı edilebildiğini söyleyen Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ebru Kolsal ; “Çocuğun baş kontrolünün gelişmesi, doğru zamanda oturmaya başlaması, ellerini kullanması ve yürümeye başlaması kadar nörolojik gelişimin başka önemli bir parçası olan dil gelişimi büyük önem taşıyan etmenler arasında. Çocukların bu konuda yakından takip edilmesi, yaşından beklenenin altında konuşma gelişimi olduğu fark edildiğinde hızlıca uzmana danışılıp, altta yatan sebebin tespit edilmesi gerekiyor” diye konuştu.</p>



<p>Prof. Dr. Ebru Kolsal “Dil gelişiminin 3 aylık dönemde agulamayla başlayıp sonrasında düzenli sıralı cümle kurmaya kadar ilerliyor. 9 aylık bir çocuk baba, mama gibi hece tekrarları yapmalıyken, 1,5 yaşındaki bir çocuğun en az 6-8 tane anlamlı kelime kullanması gerekir. İki yaşına geldiğinde 2 kelimeli cümleler, üç yaşında 3 kelimeli cümleler kurabilmelidir. diyerek, genellikle konuşma geriliği olan çocukların aile bireylerinden birine benzetilerek “Amcası da 5 yaşında konuştu” gibi yorumlar yapıldığını fakat dil gelişiminin diğer gelişmelerde olduğu gibi normal sınırlar içinde seyretmesi gerektiğini vurguladı.</p>



<p>Dr. Kolsal, “Dil gelişiminde geriliği olduğu fark edilen çocukların ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Mutlaka işitme becerisi açısından işitme testi yapılıp, nörogelişimsel becerileri irdelenmelidir. Genellikle otistik spektrum bozukluğunda ilk fark edilen bulgulardan biri konuşma geriliği oluyor. Bu nedenle erken tanı ile rehabilitasyonu mümkün olan otistik spektrum bozukluğu açısından hiç vakit kaybetmeden bir uzmana danışmak gerekiyor” diyerek sözlerini sonlandırdı.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocugunuz-3-yasinda-ve-konusamiyorsa-dikkat/">ÇOCUĞUNUZ 3 YAŞINDA VE KONUŞAMIYORSA DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/cocugunuz-3-yasinda-ve-konusamiyorsa-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;MİGREN YÜZÜNDEN YAŞAM KALİTENİZ DÜŞEBİLİR&#8221;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/migren-yuzunden-yasam-kaliteniz-dusebilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/migren-yuzunden-yasam-kaliteniz-dusebilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Apr 2022 12:35:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[erdal dilekçi]]></category>
		<category><![CDATA[migren]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam kalitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=18257</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Erdal Dilekçi, migrene ilişkin bilgiler verdi. Baş ağrısı şikayetinin dünya genelinde insanlarda görülme oranının yüzde 16 oranında olduğunu belirten Doç. Dr. Erdal Dilekçi, “İnsanların yüzde 90&#8217;ından fazlası hayatlarının bir döneminde baş ağrısıyla karşılaşmaktadır. Baş ağrılarının büyük bir çoğunluğu primer baş ağrısı tipinde olup, bu grupta en sık görülenler migren ve gerilim tipi baş [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/migren-yuzunden-yasam-kaliteniz-dusebilir/">&#8220;MİGREN YÜZÜNDEN YAŞAM KALİTENİZ DÜŞEBİLİR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Doç. Dr. Erdal Dilekçi, migrene ilişkin bilgiler verdi. Baş ağrısı şikayetinin dünya genelinde insanlarda görülme oranının yüzde 16 oranında olduğunu belirten Doç. Dr. Erdal Dilekçi, “İnsanların yüzde 90&#8217;ından fazlası hayatlarının bir döneminde baş ağrısıyla karşılaşmaktadır. Baş ağrılarının büyük bir çoğunluğu primer baş ağrısı tipinde olup, bu grupta en sık görülenler migren ve gerilim tipi baş ağrısıdır. Migrenin değişen aralıklarla ataklar halinde görülen baş ağrısı tipidir. Ağrı çoğu zaman ense, şakaklardan başlayarak göz çevresinde yoğunlaşan, zonklayıcı karakterdedir. Ataklar öncesinde veya atak anında bulantı, kusma, ses ve ışığa karşı hassasiyet görülebilir” dedi. Migren nedeninin net olarak bilinmediğini söyleyen Doç. Dr. Erdal Dilekçi, “Genetik geçiş konusunda özellikle ailesinde migren olan kişilerde daha sık görüldüğü gösterilmiştir. Bunun dışında kadınlarda sık görülmesi nedeniyle özellikle hormonlar ve buna bağlı beyin kimyasallarında yaşanan değişimlerin üzerinde durulmaktadır. Uyku bozuklukları, hormon içeren ilaç kullanımı, mayalı peynir ve şarap gibi mayalanmış alkollü içecek, işlenmiş gıdalarda kullanılan katkı maddeleri, kafeinli gıdalar, stres, yüksek eforlu fiziksel aktiviteler ile hava değişimleri migren ataklarını ortaya çıkaran çevresel etmenler olarak karşımıza çıkmaktadır&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>Doç. Dr. Erdal Dilekçi, migrenin belirtilerini şöyle anlattı: “Migren atakları sıklıkla 20&#8217;li yaşlarda başlamakla beraber her yaşta görülebilmektedir. Migren atağı prodrom, aura, baş ağrısı ve postdrom (atak sonrası) olarak dört evrede incelenirken kişilerde her atakta tüm evreler görülmeyebilir. Prodrom evresi; ataklardan 12-48 saat önce görülebilir. Boyun tutulması, esneme atakları, aşırı yeme isteği veya iştahsızlık, kabızlık, huzursuzluk, karamsarlık ve depresif bulguların olabildiği ruhsal rahatsızlıklar hastalar tarafından fark edilebilir. Aura: aurasız migren atakları daha sıktır. Yaklaşık 30 dakika süren aura dönemleri titreyen, parlak ışıklardan ibaret görsel aura ve elde, dilde uyuşma, karıncalanma ile karakterize duysal aura olarak tanımlanmaktadır. Ağrı: genellikle ense, kulak arkası veya şakaklardan başlayan, zonklayıcı, şiddetli ve basınç hissi ile karakterize ağrılardır. Ağrı hastaların çoğunluğunda tek taraflıdır. Ataklar 30 dakika ile tedavi edilmediğinde 72 saate kadar uzayabilir. Ataklar esnasında bulantı, kusma, koku, ses ve ışığa karşı hassasiyet ile burun akıntısı sıklıkla görülmektedir. Postdrom dönem: ağrının azalmasıyla beraber yorgunluk, bitkinlik ile karakterize dönemdir&#8221;.</p>



<p>Migrenin tanı ve tedavisi konusuna da değinen Doç. Dr. Erdal Dilekçi, “Klinik bulgular ile migren tanısı konmaktadır. Dört evrenin görüldüğü hastalarda tanı konması kolaydır. Laboratuvar ve görüntüleme tetkikleri ile baş ağrısına neden olan hastalıklar dışlanmaktadır. Tedavisini ise ilaç ve ilaç dışı tedaviler olmak üzere ikiye ayırıyoruz. İlaç tedavilerinde ağrı kesiciler, bulantı önleyen ilaçlar, ergot türevleri ve triptan grubu ilaçlar ağrı atakları esnasında kullanılmaktadır. Atakları giderek sıklaşan, ayda 2 den fazla atak geçiren hastalarda migren önleyici tedaviler başlanabilir. Bu amaçla beta blokerler, antidepresan grubu ilaçlar, epilepsi ilaçları, kalsiyum kanal blokerleri ile botox kullanılmaktadır. İlaç dışı tedavilerde özellikle hastanın öyküsünde atak meydana getiren gıdaların tespit edilmesi ve kişinin bunlardan uzak durması önerilmektedir. Gıdalar dışında atakları tetikleyen diğer faktörlerin (açlık, alkol-sigara tüketimi, koku, uyku düzensizliği gibi) eliminasyonu önemlidir. Hastaların diyet, uyku ve egzersiz programı düzenlenir. Tüm bu tedaviler ve önlemlere rağmen migren tedavisinde yetersiz kalınmaktadır” dedi.</p>



<p>Son yıllarda ülkemizde özellikle yaşam tarzı değişiklerinin yanı sıra uygulanan akupunktur, ozon terapi, nöral terapi, proloterapi, ağrı mezoterapisi ve kupa-hacamat gibi geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) yöntemleri ile çok başarılı sonuçlar alındığını vurgulayan Doç. Dr. Dilekçi, “Bu yöntemler ile migren atağını tetikleyici ve neden olan faktörler (bozucu alanlar, kronik inflamasyon sonucu ortaya çıkan asidoz, kas iskelet sistemi kaynaklı tetik nokta ve kas spazmları gibi) tedavi edilmekle beraber bedenimizin kendini yenilemesine katkıda bulunurlar. Bu yöntemlerle ilgili başarılı sonuçların gösterildiği makaleler gün geçtikçe artmaktadır” dedi. </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/migren-yuzunden-yasam-kaliteniz-dusebilir/">&#8220;MİGREN YÜZÜNDEN YAŞAM KALİTENİZ DÜŞEBİLİR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/migren-yuzunden-yasam-kaliteniz-dusebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BU HASTALIK ÖLÜM NEDENLERİ ARASINDA ÜÇÜNCÜ SIRADA</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/bu-hastalik-olum-nedenleri-arasinda-ucuncu-sirada/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/bu-hastalik-olum-nedenleri-arasinda-ucuncu-sirada/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Mar 2022 08:37:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[3.Sayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beyin dokusu]]></category>
		<category><![CDATA[bülent ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[denizli tekden]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[ÖLÜM]]></category>
		<category><![CDATA[tekden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=13210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin dokusunun beslenmesini bozan her durumda felcin meydana gelebileceğine dikkat çeken Özel Denizli Tekden Hastanesi Nöroloji Uzmanı ve Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Bülent Ünlü, “Felç kalıcı sakatlıklara sebep olabileceğinden dolayı acil müdahale edilmesi gereken bir hastalıktır. Felç meydana geldiği sırada beyin hücreleri ölmeye başlar ve o bölgede geçici ya da kalıcı olarak fonksiyonlar durabilir. Felç [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bu-hastalik-olum-nedenleri-arasinda-ucuncu-sirada/">BU HASTALIK ÖLÜM NEDENLERİ ARASINDA ÜÇÜNCÜ SIRADA</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Beyin dokusunun beslenmesini bozan her durumda felcin meydana gelebileceğine dikkat çeken Özel Denizli Tekden Hastanesi Nöroloji Uzmanı ve Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Bülent Ünlü, “Felç kalıcı sakatlıklara sebep olabileceğinden dolayı acil müdahale edilmesi gereken bir hastalıktır. Felç meydana geldiği sırada beyin hücreleri ölmeye başlar ve o bölgede geçici ya da kalıcı olarak fonksiyonlar durabilir. Felç geçiren hastada fonksiyonların durmasıyla güçsüzlük, vücudun bir tarafında uyuşma, görme bozuklukları, baş ağrısı, dengesizlik gibi belirtiler ortaya çıkar. Felçte erken müdahale, hayat kurtarırken aynı zamanda tedavi başarı oranını da arttırmaktadır” dedi.</p>



<p>Toplumda felç olarak bilinen inmenin, sıklıkla kanama ya da damar tıkanıklığı sonucunda meydana geldiğinden bahseden Uz. Dr. Bülent Ünlü, “Vücudun bir tarafında uyuşukluk ve güçsüzlük, kolda ve bacakta güçsüzlük, konuşma ve anlamada güçlük, bayılma, kusma, görme problemleri, yürümede güçlük, baş ağrısı ve dengesizlik gibi yaşanan rahatsızlıklar felcin belirtileri arasındadır. Bu belirtilerden birini yaşıyorsanız mutlaka uzmana başvurmakta fayda var. Çünkü felç, kalıcı sakatlıklara sebep olabileceğinden dolayı acil müdahale gerektiren sağlık problemidir. Geçici felç geçiren hastalar nasıl olsa geçer düşüncesiyle hastaneye başvurmakta gecikebiliyor. Bunun sonucunda da erken müdahale ile kurtarılma şansı yüksek olan hastalarda, zamanında müdahale edilmediği için daha ciddi sıkıntılar meydana gelebilmektedir. Erken müdahale hayat kurtarırken aynı zamanda tedavi başarı oranını da arttırmaktadır” diye konuştu.</p>



<p>“Felcin genellikle yaşlılarda görüldüğü bilinse de gençlerde de görülme ihtimali yüksek”<br>Felce neden olan risk faktörlerine de değinen Uzm. Dr. Bülent Ünlü, şu uyarılarda bulundu:<br>“Hareketsiz yaşam tarzı, aşırı kilo, yanlış beslenme, yüksek tansiyon, diyabet gibi kronik rahatsızlıklar, kalp ritim bozukluğu ve yaş felçte risk faktörleri arasındadır. Felç konusunda risk faktörlerini bilmek ve gerekli tedbirleri alarak zamanında yapılan müdahale, hayati önem taşıyor. Felç geçiren hastada felcin neden kaynaklandığına yönelik muayene ve tetkikler yaparak buna göre tedavi planı uygulanmaktadır. Felç geçiren hastalarda kolesterol, kan şekeri, tansiyon gibi kronik hastalıkların takibinin yapılarak gerekli tedavinin uygulanması felcin tekrarlamaması açısından son derece önemlidir. Felç genellikle ileri yaştaki hastalar için risk faktörü olsa da genç hastalar da görülülebiliyor”</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bu-hastalik-olum-nedenleri-arasinda-ucuncu-sirada/">BU HASTALIK ÖLÜM NEDENLERİ ARASINDA ÜÇÜNCÜ SIRADA</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/bu-hastalik-olum-nedenleri-arasinda-ucuncu-sirada/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;SEVGİ BEYİNDE BAŞLIYOR&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/sevgi-beyinde-basliyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/sevgi-beyinde-basliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Feb 2022 21:10:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=12465</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Özge Arıcı Düz, sevginin beyinde başladığını belirterek, “Aşk tanımlanması zor sübjektif bir duygudur. Herkesin aşkı kendine özeldir. Bu nedenle aşkı ve aslında özünde olan sevgiyi tek bir şekilde tanımlamak güçtür. Ancak bilinen gerçek; sevginin, beyinde başladığıdır. Karmaşık nörobiyolojik, nörofizyolojik ve nöroanatomik temelleri vardır. Kalbin burada kullanımı mecazidir. Özellikle beyinde birçok duyumuzu da, duygulanmamızı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sevgi-beyinde-basliyor/">&#8216;SEVGİ BEYİNDE BAŞLIYOR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Doç. Dr. Özge Arıcı Düz, sevginin beyinde başladığını belirterek, “Aşk tanımlanması zor sübjektif bir duygudur. Herkesin aşkı kendine özeldir. Bu nedenle aşkı ve aslında özünde olan sevgiyi tek bir şekilde tanımlamak güçtür. Ancak bilinen gerçek; sevginin, beyinde başladığıdır. Karmaşık nörobiyolojik, nörofizyolojik ve nöroanatomik temelleri vardır. Kalbin burada kullanımı mecazidir. Özellikle beyinde birçok duyumuzu da, duygulanmamızı da yöneten limbik sistem adında bir anatomik yapılar birleşimi vardır” dedi.</p>



<p><br>&#8220;BEYNİN BİR BÖLÜMÜ DEĞİL BÜTÜNÜ DEVREYE GİRİYOR&#8221;</p>



<p><br>Bugüne kadar yapılan çalışmalarla limbik sistemin aşk, sevgi için en önemli anatomik bölge olduğunun kanıtlandığını ifade eden Doç. Dr. Düz, sözlerine şöyle devam etti: &#8220;Ancak günümüzde herhangi bir nörolojik fonksiyon için tek bir anatomik bölgedense geniş bir network ağının etkin olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle göz, koku, işitme gibi duyularımızın da içinde olduğu geniş bir ağın aşkın oluşumunda ya da devamında hissettiklerimiz için etkin olduğu bilinir. Örneğin aşık olduğumuz kişiyi görmek, sesini duymak ya da kokusunu almak hepimizi mutlu eder. Ancak erkek ve kadın beyni arasındaki farklılıklar göz önüne alındığında sevginin anatomisi de iki cins arasında farklılıklar göstermekte ve bunun günlük yaşama sevginin yaşanması adına da farklılıklar olarak yansımıştır. Aşk ve sevgi dış uyaran ile uyandırılan bir duygular bütünüdür. Burada beynimizin dış uyaranlara en iyi cevabı beyin kabuğu ile oluşturulur. Ancak duygulanımların oluşmasında ve yönetilmesinde, hafızanın etkisinin belirginleşmesinde ise en önemli yapılar amigdala, prefrontal korteks, limbik sistem ve beyin sapı dediğimiz alanın etkin olduğu düşünülmektedir. Ancak genel görüş beynin belli bölgelerinin değil beynin bütününün sevginin oluşmasında etkin olduğu yönündedir&#8221;.</p>



<p><br>&#8220;DOPAMİNLE BİRLİKTE AŞK EN İYİ ÖDÜLLENDİRME YÖNTEMİ&#8221;</p>



<p><br>Doç. Dr. Düz, sevginin oluşmasında beyinde salgılanan önemli maddelerin oksitosin, dopamin ve serotonin olduğuna değinerek, &#8220;Dopamin özellikle beyinde ödül mekanizmasının başkahramanıdır. Aşk bizim için en iyi ödüllendirme yöntemlerinden biridir. Bu nedenle nörobiyolojideki yeri önemlidir. Oksitosin ise bağlanma ve bağ kurma ile ilişkili bir aracıdır. Bu nedenle aşkın bağlanma döneminde etkin olduğu düşünülmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki herkesin aşkı farklıdır, çünkü herkesin beyni birbirinden farklıdır. Bu farklılıklar yaşanan durumlara bağlı ortaya çıkan beynin farklı tepkileridir. Bu nedenle aşk bir ilişkiye değil bireye özeldir. Aslında insanoğlunun yaşadığı en eski duygulardan biri olan aşk heyecanlandırır ve haz verir. Burada da birçok madde etkin olsa da heyecan ve hazzı sağlayan en önemli madde norepinefrin olarak düşünülmektedir. Aşkın oluşmasıyla birlikte göğsümüzde kuşları uçuran, yeme-içmekten kesen ve uykuyu azaltan durumun altında yatanın, norepinefrin salınımı olduğu düşünülmektedir&#8221; dedi. </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sevgi-beyinde-basliyor/">&#8216;SEVGİ BEYİNDE BAŞLIYOR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/sevgi-beyinde-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EN ÇOK EV HANIMLARINDA GÖRÜLÜYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/en-cok-ev-hanimlarinda-goruluyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/en-cok-ev-hanimlarinda-goruluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2022 07:07:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bilek]]></category>
		<category><![CDATA[ev hanımı]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[tendom]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=11569</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birçok meslek grubunda el ve bileğin çokça kullanılması bu bölgelerde ağrılara sebebiyet verebilir. Bunun sonucunda bu bölgelerde oluşan uyuşma, karıncalanma ve parmaklarda güçsüzleşme karpal tünel sendromu habercisi olabilir. Masa başında çalışanlarda, klavye-mouse kullananlarda, ev hanımlarında ve el ve bileğin daha çok kullanıldığı meslek gruplarında görülen bu hastalık yaşam kalitesini düşürmekte ve ilerleyen zamanlarda cerrahi müdahale [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/en-cok-ev-hanimlarinda-goruluyor/">EN ÇOK EV HANIMLARINDA GÖRÜLÜYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Birçok meslek grubunda el ve bileğin çokça kullanılması bu bölgelerde ağrılara sebebiyet verebilir. Bunun sonucunda bu bölgelerde oluşan uyuşma, karıncalanma ve parmaklarda güçsüzleşme karpal tünel sendromu habercisi olabilir. Masa başında çalışanlarda, klavye-mouse kullananlarda, ev hanımlarında ve el ve bileğin daha çok kullanıldığı meslek gruplarında görülen bu hastalık yaşam kalitesini düşürmekte ve ilerleyen zamanlarda cerrahi müdahale gerektirebilmektedir. Hem hastalık hem de tedavisi hakkında bilgiler veren Beykent Üniversitesi&#8217;nden Nöroloji Uzmanı Dr. Ebru Sevinç, “El bileklerini travmaya uğratacak hareketlerden mümkün olduğunca kaçının” dedi.</p>



<p><br><strong>“BİLEKLERİN SIKÇA KULLANILDIĞI MESLEK GRUPLARINDA GÖRÜLÜYOR”</strong></p>



<p><br>Karpal tünelin içerisinde damarların, sinirlerin, tendomların bulunduğu el bileğinde bir kanal olduğunu ve bu kanaldan median sinir denilen bir sinirin geçtiğini, bu sinirin kanal içerisinde sıkışması ve basıya uğraması sonucunda hastalığın oluştuğunu söyleyen Dr. Ebru Sevinç, “El bileğini çok fazla kullanmamız gereken durumlarda, el bileğinin üzerine yük bindiren aktiviteleri yaptığımızda ortaya çıkan ve sık gördüğümüz bir hastalık. Özellikle bilekleri ve elleriyle kuvvet gerektiren işlerde çalışan ya da sürekli tekrarlayan çevirme, döndürme, bükme hareketi yapan kişilerde sıkça gördüğümüz bir hastalık” diye konuştu.</p>



<p><br><strong>“EV HANIMLARINDA ÇOKÇA GÖRÜLÜYOR”</strong></p>



<p><br>Hastalığın belirli meslek gruplarında görülmediğini fakat genellikle ev hanımlarında çokça görüldüğünü dile getiren Ebru Sevinç, “Bükme, sıkma ve çevirme hareketleri bilek üzerinde mikro travma dediğimiz küçük incinmelerin sürekli tekrarlanması sebebiyle oluşan bir hastalık. Masa başı çalışanlarda ise hem mouse hem de klavye kullanımının uygun pozisyonda olmaması sebebiyle median sinir sıkışmaya uğrayıp hasar görür. Bundan dolayı ötürü karpal tünel sendromunda artışlar yaşanmaya başladı” şeklinde konuştu.</p>



<p><br><strong>“ŞİKAYETLER BAZEN HASTALARI GECE UYKUDAN KALDIRACAK ŞEKİLDE OLABİLİYOR”</strong></p>



<p><br>Hastaların şikâyetlerinin genellikle ellerinde, bileklerinde ve ilk üç parmaklarında ağrı, uyuşukluk ve karıncalanma hissi olduğunu ve gündüzleri tekrarlayan aktivitelerden sonra daha fazla hissettiklerini söyleyen Sevinç, “Bazen bu şikâyetler hastaları gece uykudan uyandıracak şekilde olabiliyor. Hastalar ellerinin şişmesi ve parmaklarda sertleşme olduğunu ama küçük masajlarla bir süre sonra o şikâyetlerin gittiğini ve tekrar uykuya dalabildiklerini söylüyorlar. Belirtilere ilerleyen zamanlarda kuvvet kayıpları da eşlik edebiliyor. Hastalar eskisi gibi bir şey tutamadıklarını, sebze meyve keserken bıçağı iyi kavrayamadıklarını ve eskisi gibi kesemediklerini ya da buna benzer şikâyetleri olduğunu dile getiriyorlar” dedi.</p>



<p><br><strong>“SIK MOLALAR VERİP BİLEĞİ DİNLENDİRİN”</strong></p>



<p><br>Tanının, hastanın elindeki sinirlere elektrik uyarıları verilerek konulduğunu ve sinir ölçümü yapılarak sinirin ne derece hasar gördüğünün tespit edildiğini söyleyen Sevinç, “Sonrasında günlük yaşamında kullanabileceği önerilerde bulunuyoruz. Yaşam değişiklikleri, el bileklerini çok fazla travmaya uğratacak hareketlerden mümkün olduğunca kaçınmalarını ve kaçınamayacak gibiyse sık molalar verip bileği dinlendirerek yaptığı işlere devam etmelerini öneriyoruz. Eğer hasta bilgisayar başında çalışan biriyse mutlaka bileklik destekli mouse pad kullanmalarını ve klavye kullandıkları pozisyonlara dikkat etmelerini dile getiriyoruz. Sonrasında el, el bileği istirahat splintleri dediğimiz bilekliklerden önerip, gece uyurken mutlaka takmaları gerektiğini, gün içerisinde bileklerine yük bindirecek aktiviteler yaptıkları esnada mümkünse o bileklikleri kullanmalarını söylüyoruz. Bununla birlikte hastaları fizik tedaviye de yönlendiriyoruz. Bazen ödem çözücü tedaviler gerekebiliyor ve bilek içerisine steroid enjeksiyonları yapabiliyoruz. Eğer hastanın ağrısı çok fazlaysa ağrı kesici ilaçlardan faydalanabiliyoruz fakat bazı hastalarda tedaviyle şikâyetleri dindiremiyoruz. Eğer EMG ölçümlerinde orta-ağır düzey görülürse cerrahi işleme yönlendirip ameliyat olmalarını öneriyoruz” diye konuştu.</p>



<p><br><strong>“BU TÜR ŞİKAYETLERDE EN KISA SÜREDE DOKTORA BAŞVURUN”</strong></p>



<p><br>“Hastalar bu şikâyetlerini öteliyorlar. Bu ağrılar çoğunlukla uzun süreli olmayıp birkaç manevra ile gerilediği için pek önemsenmiyor” diyen Sevinç sözlerini şu şekilde sonlandırdı, “Hastalardan istediğimiz bu tür şikâyetler olduğunda mümkün olan en kısa sürede bir doktora başvurmaları. Erken tanı konulması sonucu erken bir dönemde tedaviye başlamak hastanın hayat kalitesini sürdürmesi anlamında bize yardımcı olur” dedi. </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/en-cok-ev-hanimlarinda-goruluyor/">EN ÇOK EV HANIMLARINDA GÖRÜLÜYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/en-cok-ev-hanimlarinda-goruluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAFIZAYI GÜÇLENDİRMENİN  ETKİLİ YOLU!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hafizayi-guclendirmenin-etkili-yolu/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hafizayi-guclendirmenin-etkili-yolu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Dec 2021 14:49:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[unutkanlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=4682</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapılan bilimsel çalışmalar, yoğun ve stresli ortamda çalışmanın bilgi işleme sürecini olumsuz olarak etkilediğini ve unutkanlığa neden olabildiğini gösteriyor. Yaşam koşullarındaki olumsuzluklar, hareketsizlik, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, aşırı kilo, sigara ve alkol tüketimi ile yetersiz ve kalitesiz uyku da unutkanlığı artıran önemli nedenler arasında yer alır. UNUTKANLIKTA TEHLIKE SINYALLERI! Bazı unutkanlıklar masum değildir. Örneğin; evin yolunu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hafizayi-guclendirmenin-etkili-yolu/">HAFIZAYI GÜÇLENDİRMENİN  ETKİLİ YOLU!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yapılan bilimsel çalışmalar, yoğun ve stresli ortamda çalışmanın bilgi işleme sürecini olumsuz olarak etkilediğini ve unutkanlığa neden olabildiğini gösteriyor. Yaşam koşullarındaki olumsuzluklar, hareketsizlik, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, aşırı kilo, sigara ve alkol tüketimi ile yetersiz ve kalitesiz uyku da unutkanlığı artıran önemli nedenler arasında yer alır.</p>



<p><strong>UNUTKANLIKTA TEHLIKE SINYALLERI!</strong></p>



<p>Bazı unutkanlıklar masum değildir. Örneğin; evin yolunu bulamamak, çok yakın arkadaşının adını sık sık unutmak, kaybolma sorunu yaşamak, günlük bakım işlerini unutmak gibi sorunlar tehlikeye işaret ediyor demektir. Bazı günlük eylemleri yapmakta zorlanma; sık ve rutin yapılan işleri yapmakta güçlük, iş yerinde önceden kolaylıkla yerine getirilen işlevleri yapamama, önemsenmesi gereken durumlardır. Böyle bir durumla karşılaşıldığında mutlaka tıbbi değerlendirme yapılması gerekir. Çünkü her unutkanlık tedavi edilemeyen bir hastalığın göstergesi değildir. Yeter ki bu durumun tanısı doğru bir şekilde konulsun ve kalıcı hasar oluşmadan tedaviye başlanılsın.</p>



<p><strong>HER UNUTKANLIK ALZHEIMER’E IŞARET ETMEZ</strong></p>



<p>Bütün unutkanlıklar Alzheimer’e işaret etmez. Unutkanlık bir yakınmadır ve belirtidir. Dolayısıyla ilk belirlenecek olan ‘unutkanlık’ belirtisinin bir hastalık olup olmadığının belirlenmesidir. Eğer unutkanlık bir hastalık belirtisi olarak belirlenir ise, ikinci yapılacak şey, bunun ne tür bir hastalığa bağlı olarak ortaya çıktığını belirlemektir. Sonraki adımda ise tedavi planlamasının yapılması gerekir. Burada hastalığın ilerlemesinin engellenmesi, eğer olanaklı ise hastalığın tedavi edilmesi, mevcut kapasitenin en iyi şekilde kullanılmasını sağlayacak rehabilitasyon programları ve aile ile bakım yapacak kişilerin eğitimi, yine aileye sosyal ve tıbbi destek, oluşturulması gereken tedavi planlamasıdır. Unutkanlık çok sayıda başka hastalığa da bağlı olabilir.</p>



<p><strong>BU HASTALIKLAR UNUTKANLIĞA YOL AÇABILIYOR!</strong></p>



<p>Unutkanlık; Alzheimer hastalığı dışında, damar tıkanmalarında, tiroit bozukluklarında, B12 vitamini, folik asit gibi bazı vitaminlerin veya maddelerin eksikliklerinde, kalp hastalığı, karaciğer hastalığı, böbrek hastalığı gibi başka organların hastalıklarının beyni etkilemesi durumunda ve Parkinson hastalığı gibi santral sinir sisteminin diğer hastalıklarında da görülür. Bunların dışında genetik veya santral sinir sisteminin yıkımına yol açan bazı nadir hastalıklarda da unutkanlık hastalığın erken belirtilerinden biri olarak görülebilir. Bu nedenle unutkanlığın bir hastalık belirtisi olduğu saptanırsa, çok ayrıntılı bir nörolojik değerlendirme yapmak gerekir.</p>



<p><strong>BESLENME TARZI BEYNI DOĞRUDAN ETKILIYOR</strong></p>



<p>Aslında bir tek unutkanlık için değil, beynin genel olarak sağlıklı olması için bazı beslenme önerileri önemlidir. Örneğin; diyette tuzun kısıtlanması, damar sertliğine yol açacak gıdalardan kaçınılması, alkol ve tütün kullanılmaması, özellikle B vitaminleri, demir, magnezyum olmak üzere beynimiz için gerekli elementlerin yeterli miktarda alınması vb. sinir sistemimizin sağlıklı olması için uygun beslenme önerileridir.</p>



<p><strong>SIK SIK UNUTMAKTAN YAKINIYORSANIZ!</strong></p>



<p>Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksu “Bellek beynin çok önemli bir işlevidir ve değişik beyin bölgelerinin koordine çalışması ile oluşur. Unutkanlık ise; bellekte bulunan bilgilerin bir şekilde yok olması sürecidir. Kişiye rahatsızlık veren unutkanlıklar sık sık tekrarlanıyorsa bu kişilere mutlaka bir nörolojik değerlendirme yaptırmalarını öneririm. Bu soruya, tıbbi değerlendirme dışında bir öneri ile yanıt vermek, tıbbi süreçlerde olumsuzluğa yol açabilir ve bazı tanıların konulmasını geciktirebilir.” </p>



<p>Editör : Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hafizayi-guclendirmenin-etkili-yolu/">HAFIZAYI GÜÇLENDİRMENİN  ETKİLİ YOLU!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hafizayi-guclendirmenin-etkili-yolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KADİR İNANIR 22 GÜN SONRA TABURCU OLDU</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kadir-inanir-22-gun-sonra-taburcu-oldu/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kadir-inanir-22-gun-sonra-taburcu-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Dec 2021 23:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizli horoz]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[horoz haber]]></category>
		<category><![CDATA[horozgazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[İnanır]]></category>
		<category><![CDATA[kadir inanır]]></category>
		<category><![CDATA[kadir inanır taburcu oldu]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[taburcu]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=4453</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçirdiği beyin kanaması sonucu acil ameliyat edilen Kadir İnanır, 22 gündür tedavi gördüğü Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastanesi’nden taburcu edildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kadir-inanir-22-gun-sonra-taburcu-oldu/">KADİR İNANIR 22 GÜN SONRA TABURCU OLDU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçirdiği beyin kanaması sonucu acil ameliyat edilen Kadir İnanır, 22 gündür tedavi gördüğü Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastanesi’nden taburcu edildi.</p>
<p>Muğla’nın Ortaca ilçesinde 20 Kasım’da aniden rahatsızlanan Kadir İnanır, Denizli Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Beyin damarına pıhtı attığı tespit edilen İnanır, bir süre yoğun bakımda kaldıktan sonra nöroloji servisinde özel bir odaya alındı. Serviste takibi süren İnanır, aniden beyin kanaması geçirmesi sonucu acil ameliyat edildi. Başarılı geçen operasyonun ardından yeniden yoğun bakımda gözetim altına alınan İnanır, değerlerinin normale dönmesiyle birlikte servise çıkarıldı.</p>
<p>22 gündür gözetim altına tutulan usta oyuncu, bugün öğle saatlerinde taburcu edildi. Dün akşam saatlerinde sevenlerine mesaj vererek hastaneden ayrılacağı duyurulan Kadir İnanır, pandemi tedbirleri göz önünde bulundurularak açıklama yapmadan hastaneden ayrıldı. Binanın arka tarafından özel aracına bindirilen İnanır, sevgilisi Jülide Kurak ile birlikte kentten ayrılıp Muğla’nın Dalaman ilçesindeki evlerine doğru yola çıkarken, camını açtığı aracından kısa bir konuşma yaptı. Usta oyuncuyu görebilmek için saatlerce hastane önünde bekleyen bazı hayranları, İnanır’ın aracın içinden inmemesine tepki gösterdi.</p>
<p>Hastanede ilk günden itibaren kendisinin sağlık durumuyla ilgili gelişmeleri paylaşan gazetecilerin halini hatırını soran Kadir İnanır, “Dar bir alanla alan ile karşı karşıya olduğumuz için böyle bir şey yaşandı. Çok teşekkür ederim her şey için. Sosyal medyadan da benimle ilgili haberlerinizi takip ettim. Hastaneler insanların tedavi edilmeleri için kurulmuş kuruluşlar. İnsanlara en kötü günlerinde sağlık sunan önemli kurumlar” dedi.</p>
<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kadir-inanir-22-gun-sonra-taburcu-oldu/">KADİR İNANIR 22 GÜN SONRA TABURCU OLDU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kadir-inanir-22-gun-sonra-taburcu-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
