<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nilüfer bekçi Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/nilufer-bekci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/nilufer-bekci/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Mar 2022 14:01:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>nilüfer bekçi Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/nilufer-bekci/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ÇAĞIN HASTALIĞI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/cagin-hastaligi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/cagin-hastaligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilüfer BEKCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Dec 2021 14:06:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[çağın hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer bekçi]]></category>
		<category><![CDATA[oniomania]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=6079</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başlığı okuyunca çoğunuzun kanser dediğini duyar gibiyim. Bir kısmınız da obezite diyordur. Ama benim bahsedeceğim hastalığın ölüm riski yok. Hatta vücudunuza hiç zarar vermiyor. Kimse sizi bu hastalığınız için ziyarete gelmiyor. Ağrı, acı, sancı çekmiyorsunuz. Hatta zevk alıyor, mutlu oluyorsunuz. Ama geç kalır da tedavi olmazsanız, doğuracağı sonuçlar sizi intihara kadar götürebilir. Özellikle bayanların çok [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cagin-hastaligi/">ÇAĞIN HASTALIĞI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Başlığı okuyunca çoğunuzun kanser dediğini duyar gibiyim. Bir kısmınız da obezite diyordur. Ama benim bahsedeceğim hastalığın ölüm riski yok. Hatta vücudunuza hiç zarar vermiyor. Kimse sizi bu hastalığınız için ziyarete gelmiyor. Ağrı, acı, sancı çekmiyorsunuz. Hatta zevk alıyor, mutlu oluyorsunuz. Ama geç kalır da tedavi olmazsanız, doğuracağı sonuçlar sizi intihara kadar götürebilir.</p>



<p><br>Özellikle bayanların çok ilgisini çeken, iştahını kabartan alışverişten söz ediyorum. Evet alışveriş, aşırı olursa, bütçenizi aşıyor ya da lüzumsuz şeyler alıyorsanız, hatta sizin ya da aile bireylerinizin ihtiyaçlarını alırken bile haz duyuyorsanız siz de alışveriş hastalığı Oniomania’dan muzdaripsiniz demektir.</p>



<p><br>Neden çağın hastalığı dedim? Çünkü giderek çoğalan AVM ler, bankaların sebil gibi dağıttığı kredi kartları, reklamların sürekli tüketimi pompalaması, cep telefonu ve bilgisayarlarla internetten kolay ulaşım sonucu alışveriş eylemi son yıllarda arttı. Artık kendimizi sürekli bir şeyler alırken buluyoruz.</p>



<p><br>Oniomania, para harcamak ve bir şeyleri satın almak için doyumsuz bir dürtü oluşturan bu rahatsızlık, tipik olarak olumsuz sonuçlara yol açan bir davranış bozukluğu. Uzmanlar bu bağımlılığın altında yatan şeyin boşluk duygusu olduğunu söylüyorlar; kişilerin yaşadığı gerilim duygularını azaltmak ya da yaşadıkları doyumsuzluk duygusunu bir şeyleri satın alarak bastırmak için hissettikleri karşı konulamaz bir alışveriş yapma dürtüsü olduğunu belirtiyorlar.<br>Araştırmacılar, bozukluğun en çok kadınlarda görüldüğünü ve bunun giderek büyüyen bir sorun olduğunu, ancak insanların yaşadıkları problemleri kabul etmekte isteksiz oldukları için doğru rakamlar elde etmekte zorlandıklarını açıklıyorlar. Ancak erkeklerde de oldukça yüksek bir oranda.</p>



<p><br>Aynı renk ve desene sahip onlarca gömlek, kravat ya da ayakkabıya sahip, ayrıca çocuklarına aldıkları yüzlerce oyuncağın sonunu getiremeyen erkekler de bu alışveriş bağımlılığı davranışına sahipler.</p>



<p><br>Alışveriş hastası iseniz almaya karşı dayanılmaz bir istek duyuyorsunuz. Aldığınız anda haz duyuyor ama sonrasında pişmanlık yaşıyorsunuz. Genellikle kredi kartı kullanıyorsunuz çünkü kredi kartını kullandığınız zaman alışverişin gerçek sonuçları ile o an yüzleşmemiş oluyor ve o an yaşadığınız acı duygusu ile geçici de olsa baş etmiş oluyorsunuz. Almanın hazzını da anında yaşıyorsunuz. Kredi kartları alışveriş yaparken ne verdiğimize değil, ne aldığımıza odaklanmamıza sebep oluyor. Bu nedenle de&nbsp;kredi kartı&nbsp;kullanımı bireyleri sıkıntı duyma-alışveriş yapma-üzüntü ve pişmanlık döngüsü içine itiyor. Borçlarınızı ve ne kadar alışveriş yaptığınızı söyleyemiyorsunuz çünkü bunun sizi kısıtlamalarına yol açacağını biliyor ve bundan korkuyorsunuz.</p>



<p><br>Uzmanlar, bu bağımlılığın depresyon veya daha ciddi psikolojik rahatsızlıkların bir belirtisi veya sonucu olduğunu, hatta beyinde bir organik bozukluktan kaynaklanabileceğini, kişilik gelişiminde varlığını geliştiremeyen bireylerin çocukluktan gelen değersizlik ve sevilmeme duygularını bastırabilmek için bu yola başvurduklarını söylüyorlar.</p>



<p><br>Bu bireyler özellikle depresyon dönemlerinde sadece alışveriş yaparak rahatlıyorlar. Alışveriş esnasında satıcılar ile kurdukları olumlu etkileşim bireylerin özgüvenlerini arttırıyor. Aldıkları eşyaların beğenilmesi ve iltifat edilmesi imajları ile ilgili karamsar düşüncelerinin azalmasına yardımcı oluyor.</p>



<p><br>Öte yandan bu davranışlar başlarda eğlendirici ve rahatlatıcı olsa da, sonradan bireylerde gerilimin çözülmesi ile olumlu duygular suçluluğa, sinirliliğe, mutsuzluğa ya da hiçbir şey değişmemiş gibi bir hissizliğe dönüşebiliyor.</p>



<p><br>Ancak tedavi mümkün&nbsp; ve konuşma yöntemli terapiler en çok tavsiye edilenler. Oniomania&#8217;sı olan kişiler için alışveriş yapma zorunluluğu, anksiyete ve depresyonla başa çıkabilmek için öğrenilmiş bir strateji, bu nedenle terapilerde bu zorunluluğu ortaya çıkaran tetikleyicileri çözmek önemli. Aynı zamanda kişi, alışveriş yerine kendi kendine rahatlamak için onu mutlu eden olayları veya anıları keşfederek de bunun üstesinden gelmek için çabalayabilir.</p>



<p><br>Siz de alışveriş için karşı koyulmaz bir istek duyuyor, boş zamanlarınızı geçirmek ya da olumsuz duygularınızla baş etmek için kendinizi AVM’ lere atıyorsanız, aldıklarınızı saklıyorsanız, gelirinizden fazla harcıyorsanız geç olmadan mutlaka bir psikiyatri kliniğine başvurmalısınız.</p>



<p>NİLÜFER BEKÇİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cagin-hastaligi/">ÇAĞIN HASTALIĞI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/cagin-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KIRK YAMA</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kirk-yama/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kirk-yama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilüfer BEKCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2021 14:31:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[kırk yama]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer bekçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=5138</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ailelerinin, organ mafyası, trafik kazası, kaçırılma korkusu ve çoğunun apartmanının güvenli bir bahçesi olmaması nedeniyle şimdiki çocuklar dışarıda oynayamıyor, dört duvar arasında hapisler. Oysa biz yetmişli ve seksenli yılların çocukları sabahtan akşam hava kararana kadar eve girmezdik. O zaman bile oyuna doyamamış olurduk. Yetmezdi, yemekten sonra balkondan balkona kelime oyunu oynar, sohbet ederdik. O zamanlar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kirk-yama/">KIRK YAMA</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ailelerinin, organ mafyası, trafik kazası, kaçırılma korkusu ve çoğunun apartmanının güvenli bir bahçesi olmaması nedeniyle şimdiki çocuklar dışarıda oynayamıyor, dört duvar arasında hapisler. Oysa biz yetmişli ve seksenli yılların çocukları sabahtan akşam hava kararana kadar eve girmezdik. O zaman bile oyuna doyamamış olurduk. Yetmezdi, yemekten sonra balkondan balkona kelime oyunu oynar, sohbet ederdik. O zamanlar mahalle arkadaşlarımız aynı zamanda sınıf ya da okul arkadaşımızdı. Dolayısıyla samimiyet daha fazlaydı. Ben Ankara’da olmalarına rağmen lise, hatta ilkokul arkadaşlarımla hâlâ görüşüyorum. O yaşlarda kurulan dostluklar daha samimi, daha kalıcı oluyor</p>



<p>Geçtiğimiz hafta Bige Güven Kızılay’ın Kırk Yama adlı kitabını okurken o yıllara geri döndüm. Mahalle kültürünü, komşuluk ilişkilerini, aile geleneklerini ve o yıllara dair pek çok ayrıntıyı hiçbir detayı atlamadan dile getirmiş yazarımız. Bahsettiğim yıllarda Ankara’da çocukluğunu ya da ilk gençliğini yaşayanlar için son derece nostalji yüklü bir kitap.</p>



<p>Mahallenin bakkal amcasının mahalle çocuklarını kollaması, bahçeyi kirleten çocukları süpürgesiyle kovalayan ama gerektiğinde koruyan apartman kapıcıları, aşure günleri, komşuların dayanışması, berberi, kasabı, manavı, bütün mahalleyi tanıyan taksi şoförleri,, özel doldurulan kasetlerle aşk ilanları, disiplinli, ilkeli aile büyükleri ve daha nice detaylar çok güzel bir hikâyenin içinde ince ince işlenmiş.</p>



<p>Asıl konu küçükken tanışan ve birbirinden hiç kopmayan iki kızın hikâyesi… Öyle ki birbirlerinden gizli hiçbir şeyleri yok ve aralarında hiç yalan da yok. Son derece doğal, dürüst, şeffaf bir ilişki aralarındaki… O kadar samimiler ki, aileleri de samimi oluyor ve kardeş gibi büyüyorlar. Her ikisi de diğer evin kızı oluyor.</p>



<p>Yazar bunları anlatırken o yılların acı tatlı anılarına da &nbsp;ve terör yıllarına da incelikle dokunuyor. O yılların Ankara’sında gezdiriyor. Özellikle orada yaşamış olanların gözlerinin önüne seriyor.</p>



<p>Yazar ilk kitabı Kehribar Zamanında Aşk’ta anneannesi ile dedesinin aşkını anlatıyor. Daha sonra Hayal Ağacım, Hayal Ağacım İğde, Hayal Ağacım Erguvan ve Kayıp Hayaller Koruyucusu adlı kitaplarını çıkarmış. Ben hepsini merak ediyor ve okumayı düşünüyorum.</p>



<p>Yazarın üslubu çok akıcı ve sade. Gereksiz detaylarla okuyucuyu sıkmıyor. Konuları, bölümleri gereksiz yere uzatmıyor. Özellikle tatil günlerinde rahatlıkla okunabilecek bir kitap</p>



<p>Kitaba Kırk Yama adın vermesini de özel bir sebebi var ki bu da gene konunun içinde saklı.</p>



<p>Hayy kitap’tan yayınlanan bu romanı okumanızı tavsiye ederim.</p>



<p>Nilüfer BEKÇİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kirk-yama/">KIRK YAMA</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kirk-yama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
