<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mutluluk Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/mutluluk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/mutluluk/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Feb 2025 22:53:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>mutluluk Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/mutluluk/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>SEVGİ ÜZERİNE</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilüfer BEKCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 18:20:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[aile sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[Empati]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgörü]]></category>
		<category><![CDATA[insan ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[merhamet]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi dolu çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi ifadesi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililer günü]]></category>
		<category><![CDATA[şımartmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=79493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz Sevgililer Günü vesilesiyle ben de sevgi üzerine bir şeyler söylemek istedim. Öncelikle Sevgililer(Sevgi) gününüz kutlu olsun. Çocukken bana çok anlamsız gelen bir şey duymuştum. Sizler de duymuşsunuzdur. Eskiden bazı çocuklarını aileler, özellikle de erkekler çocuklarını sadece uyurken sever, uyurken öperlermiş. Sevgilerini göstermezler, öyle “Seni seviyorum” filan demezlermiş çocuklarına. Sanki büyük bir marifetmiş gibi anlatırlardı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/">SEVGİ ÜZERİNE</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Geçtiğimiz Sevgililer Günü vesilesiyle ben de sevgi üzerine bir şeyler söylemek istedim. Öncelikle Sevgililer(Sevgi) gününüz kutlu olsun.</p>



<p>Çocukken bana çok anlamsız gelen bir şey duymuştum. Sizler de duymuşsunuzdur. Eskiden bazı çocuklarını aileler, özellikle de erkekler çocuklarını sadece uyurken sever, uyurken öperlermiş. Sevgilerini göstermezler, öyle “Seni seviyorum” filan demezlermiş çocuklarına. Sanki büyük bir marifetmiş gibi anlatırlardı “Biz öyle yapardık” diye. Çocuklarının şımarmaması içinmiş. Hâlâ da vardır böyle yapanlar.</p>



<p>Yıllar önce bir yazı okumuştum. Ünlü bir eğitimci tarafından yazılmıştı. “Çocuklarınızı şımartmaktan korkmayın, bırakın şımarsınlar. Hayat nasıl olsa onları törpüleyecek” diyordu. Benim çocuklarım da küçüklerdi o zaman. Biz zaten sevgisini göstermekten çekinmeyen bir aileyiz. Kendimiz de öyle ailelerde büyüdük. Çocuklarımıza da bunu yansıtmakta hiç zorlanmadık. Elimizden geldiğince istedikleri her şeyi de yaptık. Yalnız bir kırmızıçizgimiz vardı; ağlayıp bağıranın, istediğini yaptırmak için tepinenin istediği asla yapılmazdı. Asla şımarmadılar, bir kere olsun bizi zor durumda bırakmadılar. Büyüdüklerinde sevgi dolu insanlar oldular.</p>



<p>Sevgi gören, sevgiyle büyüyen çocuklar huzurlu, anlayışlı, hoşgörülü ve merhametli insanlar olurlar. Çocukken sevildiğini hissetmeyen yetişkinlerin nasıl insanlar olduğunu görüyoruz. Ne ağacı, ne toprağı, ne insanları, ne hayvanı ne de çiçekleri seven, çevrelerindeki güzellikleri göremeyen, nasıl sevileceğini bilmeyen mutsuz, katı insanlar. Hiç esnemeyen, aşırı kuralcı, anlayışsız…</p>



<p>Oysa ne güzeldir sevmek ve bunu ifade edebilmek. Yemek, ,içmek, uyumak gibi temel bir ihtiyaçtır sevmek ve sevilmek. Ruhunu besler insanın. Sadece insanlar değil, bütün canlılar sevilmeye muhtaçtır. Artık sevgi gösterilen, konuşulan, okşanan bitkilerin daha hızlı büyüdüğü, daha çok çiçek açtığı biliniyor. Büyüğünden küçüğüne, en masumundan en yırtıcısına kadar bütün hayvanların da yavrularını nasıl sevdiklerini de biliyor, izliyoruz.</p>



<p>Öyleyse neden mahrum bırakalım kendimizi bu güzel duygudan? Sevdiklerimiz hala yanımızdayken, onlara söyleyebiliyorken sevdiğimizi ifade edebilmek, onlara her fırsatta seni seviyorum diyebilmek dünyanın en güzel şeyi. Annemiz, babamızı, kardeşlerimizi, her hangi bir arkadaşımızı sırf seni seviyorum demek için aramak hem onları, hem de bizi mutlu eder. Siz böyle bir telefon aldıysanız içiniz nasıl enerji dolmuş, gününüz ne kadar güzel geçmiştir. Sadece sevilene değil, sevdiğini söyleyene de çok iyi gelir sevdiğini söylemek.</p>



<p>Sevgi öyle yüce bir duygudur ki, yüzyıllar boyu romanlar, şiirler sevgi üzerine yazılmış, sevgi üzerine oyunlar sergilenmiştir. Yüzyıllardır anlata anlata bitirememiştir şairler sevgiyi. Hiç bir tanım yetmez sevgiyi anlatmaya.</p>



<p>“Seni seviyorum” bu iki kelime öyle çok şey barındırır, o kadar çok şey anlatır ki. Bunu sevdiklerimizden esirgemek gerçekten çok yazık olur. Seni seviyorum demek aranızdaki bütün kapıları açar.&nbsp; Tabii iki taraf da birbirini seviyorsa…</p>



<p>Bir de parantez açalım burada, ilişkilerde seven ama sevgisine karşılık bulamayan ya da artık sevilmeyen taraf kadın ya da erkek hastalıklı bir ısrarcılıkta bulunup zorbalığa başvuruyorsa bu sevmek değildir.&nbsp; Kişinin evladını kendi istediği yöne gitmeye zorlaması, bunun için sevgiyi kullanması da sevgi değildir. Sevmek onun mutlu olması i.in fedakârlık yapmaktır. Sevmek özgür bırakmaktır. Ve bazen de sevmek, gitmesine izin vermektir. &nbsp;Büyük, küçük kim olursa olsun saygıyı kaybetmeden sevmektir gerçekten sevmek.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/">SEVGİ ÜZERİNE</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KENDİNİ CEZALANDIRMAK</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kendini-cezalandirmak/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kendini-cezalandirmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilüfer BEKCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Jan 2024 15:02:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[hata yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[iç huzur]]></category>
		<category><![CDATA[kendini affetmek]]></category>
		<category><![CDATA[kendini cezalandırmak]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[öz şefkat]]></category>
		<category><![CDATA[özgüven]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[suçluluk duygusu]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan azabı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=78861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde yeni bir dizi izlemeye başladım. Dizinin ana karakteri rahim kanseri ile mücadele etmekte olan genç bir kadın. Dizi ilerledikçe kadının hamile kalmış olduğunu, ama kendini anneliğe hazır hissetmediği için kürtaj yaptırmaya gittiğini, eşinin son anda durumu öğrenerek ona engel olduğunu öğreniyorsunuz.&#160; Karı koca eve dönüş yolunda bunun kavgasını yaparlarken bir kaza geçiriyorlar ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kendini-cezalandirmak/">KENDİNİ CEZALANDIRMAK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Geçtiğimiz günlerde yeni bir dizi izlemeye başladım. Dizinin ana karakteri rahim kanseri ile mücadele etmekte olan genç bir kadın. Dizi ilerledikçe kadının hamile kalmış olduğunu, ama kendini anneliğe hazır hissetmediği için kürtaj yaptırmaya gittiğini, eşinin son anda durumu öğrenerek ona engel olduğunu öğreniyorsunuz.&nbsp; Karı koca eve dönüş yolunda bunun kavgasını yaparlarken bir kaza geçiriyorlar ve kadın o anda bebeğini düşürüyor. Sonrasında bundan kendini sorumlu tutuyor. Çocuğu istemediği için bu kazayı geçirdiğine, onu öldürdüğüne inanıyor. Bu düşüncesine o kadar sıkıntı tutunuyor ki bu onu günün birinde kansere yakalandığında rahimi ile işlediği suçun gene rahiminden olarak cezalandırıldığı inancına getiriyor. Bir yandan tedavi olmaya çalışırken diğer yandan manevi huzur peşinde gezen, arayış içinde ve mutsuz bir kadın haline geliyor. Bu arayış ise onu tamamen yabancısı olduğu bir dünyaya, belki de çok büyük bir yanlışın içine götürüyor.</p>



<p>Bu izlediklerim beni insanların kendini cezalandırması üzerine uzun süre düşündürdü.</p>



<p>Hepimiz hatalar yaparız. Bu hatalar sonucu kendimize ya da çevremize kendimize zarar verebiliriz; istemeden de olsa. Zaten önemli olan bilerek, isteyerek zarar vermemektir. Eğer bu yönde kendimizden eminsek, kendi kendimizi cezalandırmamıza da gerek kalmaz. Ama gene de bazen farkında olarak, bazen da bilmeden yaparız bunu. Bu da bizi psikolojik ve psikosomatik hastalıklara götürür.</p>



<p>Bunda en büyük motivasyonumuz ailemizin, sevdiklerimizin ya da başka birilerinin yaşadığı olumsuzlukların, bazen de dönüştükleri insanın bizim hatamız yüzünden olduğudur. Onlara karşı suç işlediğimizdir. Çocuğumuz bizim yüzümüzden sinirli ya da başarısız olmuştur, eşimiz bizim yaşattığımız travma yüzümüzden işinden ayrılmıştır, annemiz bizim yüzümüzden hasta olmuştur vs.</p>



<p>Aslında o kadar da güçlü olmadığımızı bir görebilsek… Kimsenin kimseyi şekillendiremeyeceği gibi kimsenin tek başına büyük olaylara sebep olamayacağını anlayabilsek…</p>



<p>Hata insana mahsustur. Hata yapa yapa öğreniriz, büyürüz, gelişiriz, olgunlaşırız. Hayat yolunda düşe kalka ilerleriz. Önemli olan hatalarımızdan ders çıkarmak, bir daha aynı hataya düşmemektir. Bunun için çabalamaktır. Ve tabii bu tecrübemizi paylaşmak, başkalarının da aynı hatayı yapmasına engel olmaya çalışmaktır.</p>



<p>Kendimizi cezalandırmak kimseye yarar sağlamayacağı gibi yaptığımız hatayı da telafi etmez. Ne verdiği hasarı tamir eder ne de kaybettirdiklerini geri getirir. Bu nedenle kendimize acı çektirmek yerine yaptığımız şeyi olgunlukla kabul edip ve tabii ki sorumluluğunu üstlenerek ileriye bakmak, yapabiliyorsak telafi etmek hem kendimiz hem de çevremiz için çok daha faydalıdır.</p>



<p>Herkes yaşadığı olaylardan farklı şekillerde etkilenir. Dolayısıyla biz maddi ya da bir zarar vermiş olabiliriz ama tek bu zararla insanların bazı şekilleri almasına, yaşamlarındaki tercihleri bazı yönlerde yapmasına, bazı yolları seçmesine sebep olamayız. Etkimiz olmaz demiyorum. Ama tek başına değil.</p>



<p>Önemli olan kendimizle barışık olmak, yanlışıyla, doğrusuyla kendimizi sevmek, kabul etmektir. Kendini sevmeyen insan kimseyi sevemez, mutlu da olamaz.</p>



<p>Hata yapmanın suç olmadığını, yapılması gerekenin ceza vermek değil ders çıkarmak ve sorumluluk almak olduğunu ve hataların doğruyu öğrenmek için bir fırsat olduğunu unutmazsak çok daha mutlu oluruz.&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kendini-cezalandirmak/">KENDİNİ CEZALANDIRMAK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kendini-cezalandirmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAYATTA KALMAK MI YAŞAMAK MI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hayatta-kalmak-mi-yasamak-mi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hayatta-kalmak-mi-yasamak-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilüfer BEKCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2023 20:28:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[benlik]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[bireysellik]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[karar verme]]></category>
		<category><![CDATA[kendini bulmak]]></category>
		<category><![CDATA[kölelik]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[özgünlük]]></category>
		<category><![CDATA[özgür irade]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal hayat]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=75964</guid>

					<description><![CDATA[<p>On İki Yıllık Esaret filmini izleyenler bilirler. Film Amerika’nın güneyinde, kölelik sisteminin devam ettiği yıllarda geçiyor. Kuzeyde ailesiyle birlikte özgür bir hayat yaşamakta olan siyahi müzisyen, köle tacirleri tarafından kaçırılıyor ve güneye götürülerek satılıyor. Diğer köleler, ona hayatta kalmak için itaat etmesi gerektiğini söylediklerinde beni çok etkileyen cevabını veriyor. “Ben hayatta kalmak istemiyorum. Yaşamak istiyorum” [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hayatta-kalmak-mi-yasamak-mi/">HAYATTA KALMAK MI YAŞAMAK MI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>On İki Yıllık Esaret filmini izleyenler bilirler. Film Amerika’nın güneyinde, kölelik sisteminin devam ettiği yıllarda geçiyor. Kuzeyde ailesiyle birlikte özgür bir hayat yaşamakta olan siyahi müzisyen, köle tacirleri tarafından kaçırılıyor ve güneye götürülerek satılıyor. Diğer köleler, ona hayatta kalmak için itaat etmesi gerektiğini söylediklerinde beni çok etkileyen cevabını veriyor.</p>



<p>“Ben hayatta kalmak istemiyorum. Yaşamak istiyorum”</p>



<p>Hayatta kalmak ve yaşamak, gerçekten de birbirinden farklı kavramlar. Peki, biz yaşıyor muyuz yoksa sadece hayatta mı kalıyoruz? Yaşadığımızın farkında mıyız yoksa manen çoktan öldük mü? Benjamin Franklin’in dediği gibi “Bazı insanlar 25’inde ölür, 75’inde gömülür”</p>



<p>Bu ne demek? Henüz gençken yaşamayı bırakmış, hayatın zevklerini tadamayan, sadece nefes alan, fiziksel ihtiyaçları için çalışan ve böylelikle ömrünü dolduran insanlar, hayatları sona erdiğinde zaten yıllar öncesinden ölüdürler.</p>



<p>Gerçekten yaşamak için önce özgür olmak gerek. Özgür olmayan bir insan gerçekten yaşamaz; sadece hayatta kalır. Kendi hayatına bile sahip değildir. Kararlarını kendi veremez. Kendi iradesini kullanamaz. Özgür iradeden söz edilemez.</p>



<p>Böyle bir hayatı yaşamak için ille de köle olmak gerekmez. Aile büyükleriniz, eşiniz hatta patronunuz da baskılarıyla size köle hayatı yaşatabilirler. Bunun farkında olmak ve özgürlüğü ele almak gerekir.</p>



<p>Özgürlük kesinlikle istediği zaman istediğini yapmak değildir. Başkalarının sınırının başladığı yerde bizim sınırımız da sonlanır. Kendi iradesine sahip olmak, kararlarını kendi başına verebilmektir özgürlük.</p>



<p>Gerçekten yaşamak için ikinci koşul, yaşadığının ve çevresinin, çevresinde olanların farkında olmaktır. İşe giderken o gün açmış olan bir çiçeği görebilmek, yürümeye yeni başlamış bir çocuğun adımlarına tebessüm edebilmek, sokakta, metroda göz göze geldiği insanlara bir gülümseme armağan etmek, asık bir suratla market alışverişini tamamlamak için acele etmek yerine görevlilerle ufak iltifatlarda bulunmak, köşede çiçek satan teyzeyle ya da pazarcılarla kısa sohbetler edebilmek, gönül almaktır farkında olmak. Her gün koridorları silen görevlinin, çaycının, kantincinin adını bilmek, sorunlarıyla ilgilenmektir.</p>



<p>Yaşamak, iş dışında bir uğraşa da sahip olmaktır. Ailesiyle birlikte kaliteli zaman geçirmeyi bilmek, onlara zaman ayırmaktır. Yeni çıkan kitapları bilmek, imkânları ölçüsünde etkinlik takip etmek, satın alamıyorsa da kütüphane ve kulüplerden ödünç alarak kitap okumak, sanatla ilgilenmektir.</p>



<p>Sosyal ortamlarda bulunmaktır yaşamak. Yakın arkadaşlar edinmektir. Onlarla hayatı paylaşmaktır.</p>



<p>Ama öncelikle özgür olmaktır yaşamak.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hayatta-kalmak-mi-yasamak-mi/">HAYATTA KALMAK MI YAŞAMAK MI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hayatta-kalmak-mi-yasamak-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BU DA GEÇER-HAKİKAT BİLİNÇ MUTLULUK</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/bu-da-gecer-hakikat-bilinc-mutluluk/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/bu-da-gecer-hakikat-bilinc-mutluluk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Çoruk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Sep 2023 12:29:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[hakikat]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=50274</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun zamandır 21 gün ritüeli yapmamıştım. Baya özlemişim ve nihayet yine deneyimleme fırsatım oldu. Şükürler olsun ki zihnimi susturmayı zihnimdeki&#160;&#160; karmaşayı susturmayı düşünmeden durmayı&#160;&#160; başarabilenlerdenim. Zihnimi boşaltmayı başarabildim, boşluktan kastım zihnimdeki huzur ve dinginlik. Doğru bildiğimiz yanlışlar, yüklemeler, kodlamalar etiketlerden arınmış yokluğu deneyimlemek, kendi içinde kaybolmak kendini bulmak için. Önce kaybolman gerekiyor kendini asıl ben-i [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bu-da-gecer-hakikat-bilinc-mutluluk/">BU DA GEÇER-HAKİKAT BİLİNÇ MUTLULUK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Uzun zamandır 21 gün ritüeli yapmamıştım. Baya özlemişim ve nihayet yine deneyimleme fırsatım oldu. Şükürler olsun ki zihnimi susturmayı zihnimdeki&nbsp;&nbsp; karmaşayı susturmayı düşünmeden durmayı&nbsp;&nbsp; başarabilenlerdenim. Zihnimi boşaltmayı başarabildim, boşluktan kastım zihnimdeki huzur ve dinginlik. Doğru bildiğimiz yanlışlar, yüklemeler, kodlamalar etiketlerden arınmış yokluğu deneyimlemek, kendi içinde kaybolmak kendini bulmak için. Önce kaybolman gerekiyor kendini asıl ben-i bulmak için. Yok olmayı HİÇ-liği deneyimleyebilme zihnindeki huzur dinginlik gönül hoşluğu öyle anlatılamaz bir duygu ki paha biçilemez. Dünyaya geldiğimiz an gibi anadan üryan, bildiğin her şeyi resetleyerek kendini yenileyerek yeni bilgiler ekleyerek yeni bir ben için kendi yazılımını yüklemek, bu boşlukta asıl ben olanı bulmak… O kadar huzur ve dinginlik içindesin ki çıkmak istemiyorsun bu zihin konforundan. Tam da bu hislerde iken geldi bu çalışma bana. Yeniden içime dönme ve kendimi ziyaret etmeyi hatırlattı bir kez daha. İç huzurumu zihnin dinginliğinin paha biçilmez olduğunu ve yaşamın benden açıldığını hatırlattı. Uzun zamandır plan proje yapmayı bırakmıştım akışa bırakarak benim olan bana gelir diyerek çabalamadan durdum durmayı deneyimledim. İnsanları gözlemledim, her şeyin sadece egoda kendini tatmin ettiğini, kendimi insanlarda gözlemledim. Bazen neler yapıyor bu insanlar diyerek düşünmekten yargıya girmekten kendimi alamadım. Sanki bilinçsizce oradan oraya savruluyor kendilerini ispatlamak için çabalıyordu, çok anlamsız ve gereksiz geliyordu tüm bunlar. Ne gereği vardı bunca çabanın. Dünyanın en zengini, en başarılısı olsan ne olacaktı ki ne kadar boş şeylerle uğraşıyordu insanoğlu. Hiçbir şey ifade etmiyor, tepki vermeden gözlemliyorsun sadece olup biteni, içindeki dinginlik ve huzur halinden vazgeçmek istemiyorsun bir nevi dış dünyaya mola vermek, iç dünyanda inzivaya çekilmek gibi.</p>



<p>Olanın farkındasın ama hiçbir önemi yok. Yargısızca izlersin oluşu, duygusuz, tepkisiz, etkisiz çıkmak istemediğin tarifsiz bir huzur içinden, akışa ve olana teslim tekamül süreci…</p>



<p>***</p>



<p>Dünya denilen bu yaşamda hiçbir olaya oluşa takılı kalmadan, hiçbir duygunun An-ın esiri olmadan yaşadım diyerek egoda kendini bir şey sanmadan ya da neden yaşadım diye hayıflanmadan, gecenin de gündüzün de geçici bir döngü olduğunun farkında olarak var oluşa aşk ve sevgi ile şükrederek tekamül edebiliyorsak ne mutlu bize…</p>



<p>Küçük bir çocuğun akışa teslim olup haykırdığı gibi; ‘’Sorun değil Allah’ım. Her şey yolunda. Sana güveniyorum…’’</p>



<p>&nbsp;Bu da geçer…</p>



<p>***</p>



<p>Güzel canlar inanın hiçbir şey tesadüf değil bu hayatta. Bu yazıyı hazırladım ve gazeteye göndereceğim. Instagram’da takip ettiğim Mukaddes Pekin ve Tuna Tuner’in ‘İnsan Nasıl Tam ve Bütün Hisseder’ konulu canlı yayın kaydını izledim. İçinde bulunduğum deneyimlediğim tüm etiketlerden, yüklemelerden sıyrılmış, anadan üryan kendinde kaybol musluğu, hiçliği bundaki dinginlik ve huzurun konusunu almışlardı sanki canlı yayında. Bu kadar olur dedim, konu ve zamanlama sanki benim için ayarlanmış. Dedim ya hiçbir şey tesadüf değil ki bu tesadüf olsun. Bu aralar sanırım frekansım yüksek olacak ki düşündüğüm, hissettiğim ve istediğim şeyler oluyor. Bir yandan ah ne güzel derken bir yandan düşündürücü. Özetle bana günün hediyesiydi canlı yayını dinlemek, yalnızca bana değil siz canlara da hediyeydi. Tuna Tuner’in söylediği her cümle nasihat, özlü söz ve ders niteliğindeydi. Sanki bugünkü konumun düşüncelerimin, An’da kalmanın, akışta kalmanın hediyelerinden akışta kalmanın sizi nasıl bir yöne çektiğinin mucizelerinden bahsettiler sohbetlerinde. Bana ve birçok cana ışık tuttular. İnsan nasıl tam ve bütün olura giden yola ışık tutuyor ve yolu aydınlatıyorlardı. Bazen çabalamanın çırpınmanın yanı sıra ilahi adalete akışta olmanın bırakmanın gücünü anlattılar. Tam ve bütün hissettiğinde dışarıya çok az ihtiyacın kalacak, belki de dışarıya hiçbir şeye ihtiyaç bile kalmayacak.&nbsp;&nbsp; Evrende akışta olmak evrenin akorduyla o notayla ilerlemek asıl ihtiyaç duyduğumuz mesele.&nbsp;&nbsp; İşte bu dedirten bu ve bunun gibi var oluşa imzasını atan cümleler. Mukaddes Pekin ve Tuna Tuner’in üç kez dinlediğim Instagram canlı yayın kaydı düşüncelerime ve yazıma imza gibiydi.&nbsp; Bana ve güzel canlara katkı olduğunuz için teşekkürler. Hayattaki&nbsp; denge ve karmaya göre de tüm var oluş&nbsp; da izlere katkı olsun…&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Sevgiyle, hoşça ve güzelliklerle kalın…</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bu-da-gecer-hakikat-bilinc-mutluluk/">BU DA GEÇER-HAKİKAT BİLİNÇ MUTLULUK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/bu-da-gecer-hakikat-bilinc-mutluluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAYATTA SABRETMEK</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hayatta-sabretmek/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hayatta-sabretmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Feb 2022 21:07:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[ALLAH]]></category>
		<category><![CDATA[insanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[rahman ve rahim olan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=12550</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;ın adıyla Bir ömürlük sabır. Mutluluk çok uzaktaymış gibi, insanoğlu yeryüzünde mutluluğu yakalamaya çalışıyor Sanki mutluluk kendi dışındaymış gibi, kendi içine yolculuğu bırakıp, dışa seyahat ediyor İnsanoğlunun böyle bir zannı var, böyle bir önyargısı var işte Bu yüzden düşerde kalkar, kalkarda düşer kimi zaman Yalana batar, hüzne batar, kahırla batar… Aranan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hayatta-sabretmek/">HAYATTA SABRETMEK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;ın adıyla Bir ömürlük sabır. Mutluluk çok uzaktaymış gibi, insanoğlu yeryüzünde mutluluğu yakalamaya çalışıyor Sanki mutluluk kendi dışındaymış gibi, kendi içine yolculuğu bırakıp, dışa seyahat ediyor İnsanoğlunun böyle bir zannı var, böyle bir önyargısı var işte Bu yüzden düşerde kalkar, kalkarda düşer kimi zaman Yalana batar, hüzne batar, kahırla batar… Aranan şey mutluluktur oysa İnsani ve insana ait bir duygu ve düşünce sentezidir Ne Kaf dağının arkasında, nede ütopik bir düzmecedir mutluluk Arayan kişinin aradığı şey, aslında tamda aramaya niyetlendiği yerdedir Tamda o merkezde ve sadece o merkezden yönetilir Ve insan bu amaç için neler yapmaz ki Nelere başvurup, nelerden medet dilenmez ki Bazen mutluluğu aradığı yer, kahır, hüzün, gam kazandıracaktır ona Ama gaflet kapamıştır gözünü Karanlıkta yönünü arayanlar gibi toslarda toslar cansız materyallere Ve tosladıkça ölecek, öldükçe yeniden dirilecektir Her düştüğünde binlerce kez ölecek, her doğrulduğunda binlerce kez hayat bulacaktır İşte ömür denen şu kısa zamanda, yaşanan çelişkiler yumağında, savrulur oradan oraya düşüncelerimiz Ama şunu biliriz ki tüm bu kargaşada, tüm bu hengâmede, hem ölür hem de diriliriz Bir bedenin içinde on binlerce ölüm yaşanırken, on binlerce hayat meydana gelmiyor mu? Mutluluklarımız ve sevinçlerimizin zıddında, mutsuzluklarımız ve acılarımız yok mu? Hep bir arada, hepsi şu beden ülkesinde meydana gelip birbirleriyle çarpışmıyorlar mı? Bu yüzdendir zikzaklarımız Çelişkilerimizdendir sapma, yoldan çıkma ve sonra kendini toparlayıp yeniden istikamet üzere yol almalarımız Evet, tüm bu çelişkilerin merkezinde nede çok acı çekiyoruz değil mi? Bazen boğazımıza kadar dolduğumuzu düşünüp, alınlarımızı nasılda secdeyle buluşturuyoruz Nasıl çıkış yolları arayıp, nasıl bulduğumuz çıkış yollarına güvenerek emin adımlarla yürümek zorunda kalıyoruz. İşte bir ömürlük kısa bir acı çekiyoruz aslında Bir ömürlük acılar, bir ömürlük yoksulluklar, bir ömürlük yanmalar, bir ömürlük kavrulmalar, bir ömürlük düşmeler, bir ömürlük doğrulmalar çekiyoruz Peki, bir ömürlük süreçte bizden bir ömürlük ne isteniyor sizce? İstenen şey tabiî ki bizim hem mutluluk kaynağımız, hem de ebedi kazanç kaynağımız olmalı Evet, istenen şey bir ömürlük sabırdır bizden Allah (cc) kitabı Kuran’ı keriminde bakın sabredenler hakkında ne diyor; “O (sabreden) kimseler ki kendilerine bir musibet (bela) geldiği zaman “Muhakkak biz Allah’ın (dünyada teslim olmuş kullarıyız) ve muhakkak biz (ölümden sonra ahirette dirilmekle) ona dönücüleriz” diyenlerdir”(Bakara 156) Evet, bir ömürlük musibet, bir ömürlük bela çekeceğiz belki Belki sürgünden sürgüne gönderecekler bizi Zindanlarda Hz Yusuf gibi tutsak kalacak ama her şeye rağmen, belalara ve musibetlere rağmen, bir ömrü sabır içinde geçireceğiz İşte bizim silahımız, işte müminin silahı, işte mutluluğun kaynağı “(Ya Muhammet sen )sabredenlere müjdele” (Bakara 155) Bir bir sevdiklerimiz, dünyadan ayrılıp ebedi âleme göç ediyor Gidenlerin hayatlarını az çok biliyorsak derin düşüncelere dalıyoruz Eğer o kişi acılar, sıkıntılar çekmişse, işte diyoruz işte, bir ömür acılarla boğuşulsa bile, Allah (cc) ölümü yarattı işte Bunu bilmek zorundayız Ölümü hatırdan çıkarmamak, en güzel nasihat olan ölümden payımıza düşen hisseyi almalıyız Sonra açılan nur pencerelerinden ebedi âlemimiz şekillenecek, ilahi müjde tecelli edecektir Eskiyor her şey Yıpranıp yok oluyor Hem yokluk çekiyor, hem varlığa gark oluyoruz Bir mevsim geliyor ağaçlar her şeylerinden (yapraklarından) sıyrılıyor, bir mevsim geliyor yeni yeni yapraklar filizleniyor Hem acı çekiyor, hem bunun tam zıddı şeyler yaşaya biliyoruz Tüm bu yaşanan süreçte sabırla bir ömür geçirmemiz isteniyor Her şeye rağmen bir ömürlük sabır bekleniyor Evet, her şeye rağmen sabır… “(Ya Muhammet sen) sabredenlere müjdele” Sabırlı kuş, bütün kuşlardan daha iyi uçar MEVLANA Allah CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun.</p>



<p>METİN ALKAN</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hayatta-sabretmek/">HAYATTA SABRETMEK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hayatta-sabretmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SÖZ OLA</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/soz-ola/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/soz-ola/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih BİLGİÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2022 21:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[alexander fleming]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[sevmekpara]]></category>
		<category><![CDATA[söz ola]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=11720</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mutluluk İçinMutluluğun resmi çizilemedi, çizilemez. Bir yol bulunamaz mı peki? Yeter ki aramayı bilelim, dostlar, en değerli hazineler en yakınımızda belki.Penisilini bulan Alexander Fleming: &#8216;Paraya ihtiyacınız yokmuş gibi çalışın. Hiç incinmemiş gibi sevin. Hiçbir şey beklemeden verin.&#8217; diyor.İş hayatımız bizi elbette etkiler. Para için çalışanlar, o işten mutlu olurlar mı? Pek çok kişinin düşünmeksizin &#8216;hayır&#8217; [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/soz-ola/">SÖZ OLA</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p></p>



<p>Mutluluk İçin<br>Mutluluğun resmi çizilemedi, çizilemez. Bir yol bulunamaz mı peki? Yeter ki aramayı bilelim, dostlar, en değerli hazineler en yakınımızda belki.<br>Penisilini bulan Alexander Fleming: &#8216;Paraya ihtiyacınız yokmuş gibi çalışın. Hiç incinmemiş gibi sevin. Hiçbir şey beklemeden verin.&#8217; diyor.<br>İş hayatımız bizi elbette etkiler. Para için çalışanlar, o işten mutlu olurlar mı? Pek çok kişinin düşünmeksizin &#8216;hayır&#8217; diyeceği bir sorudur, bu. Ancak kaçımız gerçekten sevdiğimiz bir mesleği yapıyoruz. Araştırmalar, mesleğinde başarılı olanların çoğunun o mesleği severek yaptığını gösterirken…<br>Sevmek, insanın olmazsa olmazıdır. Ancak her sevgi karşılık bulmaz. İncinmeyen yürek var mıdır? Bu soruya da pek çoğumuz &#8216;hayır&#8217; diyeceğiz. Kırgınlıklarımız bizi sevmekten alıkoymamalı. Mutsuzluğumuz mutluluğumuza engelse nasıl mutlu oluruz ki…<br>Bir de başkalarının mutluluğundan mutlu olan kişiler vardır. Bir başkasını mutlu etmenin verdiği gönül rahatlığını düşünün. Zorda olan birine yardım etmenin ve gece yastığa başınızı huzurla koymanın karşılığı dünyada yoktur, dostlar.<br>O yüzden, herkes bir başkasını mutlu etse dünyada mutsuz insan kalmaz, diyorum.<br>solgun ufuklar<br>bulutlarım kapkara<br>ayaz almış yüreğim<br>titredikçe titrerim<br>ateşine uzatırım elimi<br>söndürür fırsat vermez rüzgar<br>sonra<br>bir türkü tuttururum<br>yakın olur uzaklar<br>kendimi bulurum<br>içten gelir mutluluklar </p>



<p>SEMİH BİLGİÇ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/soz-ola/">SÖZ OLA</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/soz-ola/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MUTLULUK İÇİN</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/mutluluk-icin/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/mutluluk-icin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih BİLGİÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Dec 2021 07:44:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[alexander fleming]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[horoz haber]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[semih bilgiç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=4184</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mutluluğun resmi çizilemedi, çizilemez. Bir yol bulunamaz mı peki? Yeter ki aramayı bilelim, dostlar, en değerli hazineler en yakınımızda belki.Penisilini bulan Alexander Fleming: &#8216;Paraya ihtiyacınız yokmuş gibi çalışın. Hiç incinmemiş gibi sevin. Hiçbir şey beklemeden verin.&#8217; diyor.İş hayatımız bizi elbette etkiler. Para için çalışanlar, o işten mutlu olurlar mı? Pek çok kişinin düşünmeksizin &#8216;hayır&#8217; diyeceği [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/mutluluk-icin/">MUTLULUK İÇİN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Mutluluğun resmi çizilemedi, çizilemez. Bir yol bulunamaz mı peki? Yeter ki aramayı bilelim, dostlar, en değerli hazineler en yakınımızda belki.<br>Penisilini bulan Alexander Fleming: &#8216;Paraya ihtiyacınız yokmuş gibi çalışın. Hiç incinmemiş gibi sevin. Hiçbir şey beklemeden verin.&#8217; diyor.<br>İş hayatımız bizi elbette etkiler. Para için çalışanlar, o işten mutlu olurlar mı? Pek çok kişinin düşünmeksizin &#8216;hayır&#8217; diyeceği bir sorudur, bu. Ancak kaçımız gerçekten sevdiğimiz bir mesleği yapıyoruz. Araştırmalar, mesleğinde başarılı olanların çoğunun o mesleği severek yaptığını gösterirken…<br>Sevmek, insanın olmazsa olmazıdır. Ancak her sevgi karşılık bulmaz. İncinmeyen yürek var mıdır? Bu soruya da pek çoğumuz &#8216;hayır&#8217; diyeceğiz. Kırgınlıklarımız bizi sevmekten alıkoymamalı. Mutsuzluğumuz mutluluğumuza engelse nasıl mutlu oluruz ki…<br>Bir de başkalarının mutluluğundan mutlu olan kişiler vardır. Bir başkasını mutlu etmenin verdiği gönül rahatlığını düşünün. Zorda olan birine yardım etmenin ve gece yastığa başınızı huzurla koymanın karşılığı dünyada yoktur, dostlar.<br>O yüzden, herkes bir başkasını mutlu etse dünyada mutsuz insan kalmaz, diyorum.<br>Solgun ufuklar<br>Bulutlarım kapkara<br>Ayaz almış yüreğim<br>Titredikçe titrerim<br>Ateşine uzatırım elimi<br>Söndürür fırsat vermez rüzgar<br>Sonra<br>Bir türkü tuttururum<br>Yakın olur uzaklar<br>Kendimi bulurum<br>İçten gelir mutluluklar</p>



<p>Semih BİLGİÇ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/mutluluk-icin/">MUTLULUK İÇİN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/mutluluk-icin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
