<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>metobolizma Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/metobolizma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/metobolizma/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Apr 2022 08:44:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>metobolizma Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/metobolizma/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>RAMAZAN AYINDA YAVAŞLAYAN METABOLİZMAYA DİKKAT</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/ramazan-ayinda-yavaslayan-metabolizmaya-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/ramazan-ayinda-yavaslayan-metabolizmaya-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2022 08:44:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[canan hecer]]></category>
		<category><![CDATA[metobolizma]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan ayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=19345</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayı bitimi ile birlikte herkesin heyecanla beklediği Ramazan Bayramı için şimdiden hazırlıklar yapılmaya başlandı. Bir ay boyunca oruç tutanlar için iftar ve sahur olmak üzere iki öğün olarak alışılan beslenme alışkanlığı sonrası normal düzene geçişte dikkat edilmesi gerekilenler konusunda Prof. Dr. Canan Hecer, “Metabolizmamız bu süreçte yavaşladı. Bu yüzden tekrar eski düzene geçişte dengeli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ramazan-ayinda-yavaslayan-metabolizmaya-dikkat/">RAMAZAN AYINDA YAVAŞLAYAN METABOLİZMAYA DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ramazan ayı bitimi ile birlikte herkesin heyecanla beklediği Ramazan Bayramı için şimdiden hazırlıklar yapılmaya başlandı. Bir ay boyunca oruç tutanlar için iftar ve sahur olmak üzere iki öğün olarak alışılan beslenme alışkanlığı sonrası normal düzene geçişte dikkat edilmesi gerekilenler konusunda Prof. Dr. Canan Hecer, “Metabolizmamız bu süreçte yavaşladı. Bu yüzden tekrar eski düzene geçişte dengeli beslenmeye daha çok dikkat etmeliyiz&#8221; dedi. Bayram için ise sağlık açısından tatlı uyarısında bulunan Prof. Dr. Canan Hecer en iyi seçeneğin meyve olduğunu fakat illa tatlı tüketilecekse de ya sütlü ya da ev yapımı tatlı seçeneğinin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Orucun aslında sağlık açısından birçok faydası olduğuna hatta bu süreçte kilo bile verilebilindiğinden bahseden Prof. Dr. Hecer, &#8220;Ramazan ayı bitmek üzere ve aslında oruçla birlikte vücudumuz artık daha sağlıklı hale gelmeye başladı. Çünkü Kan şekeriniz zaman zaman düşse de bazılarımız belki de kilo bile verdi ve bu da birçok hastalık için aslında iyi bir şey. Bunu bozmamak lazım&#8221; dedi.</p>



<p>&#8220;YAVAŞLAYAN METABOLİZMAYI DENGELİ ARTTIRMALIYIZ&#8221;</p>



<p>Oruç dolayısıyla öğün sayısının azalması dolayısıyla metabolizmanın yavaşladığına ve günlük beslenme alışkanlığına geçiş sürecinin dengeli olması gerektiğinin altını çizen Canan Hecer, &#8220;Ramazan ile birlikte metabolizmamız yavaşladı. Çünkü bir ay boyunca iki öğün hatta kimilerimiz bir öğün beslendi. Vücudun bu noktada metabolizması oldukça yavaşlar. İşte bunu dengeli bir şekilde arttırmak gerekiyor. Birden yüklenmeden, metabolizmayı hızlandırmak için sebze ve meyve tüketimini arttırmalıyız. Günde en az 2 buçuk litre su tüketiminin yanı sıra olmazsa olmaz sporu da hayatımıza dahil etmeliyiz. Mutlaka yürüyüşler yapılması hatta evde kol, bacak ve karın egzersizi ile desteklenmeli.&#8221; Metabolizmayı arttırmak için evde kolayca uygulayabileceğimiz yöntemlerle ilgili de bilgi veren Hecer, &#8220;Kendi hazırladığımız limonlu ya da tarçınlı sular tüketilebilir. Probiyotikli gıdaları da mutlaka öneriyorum. Bu ürünler bağırsak metabolizmamızı hızlandırır hem de oradaki floramızın da yerine gelmesini sağlayacaktır. Hem de yaşanan kabızlık sorunu da hallolmuş olacaktır. Bu şekilde yaz öncesi kilo vermemiz de sağlanacaktır&#8221; şeklinde konuştu.</p>



<p>FAZLA YAĞLI YEMEKLERDEN VE GAZLI İÇECEKLERDEN UZAK DURULMALI</p>



<p>Hecer, Bu geçiş sürecinde yapılmaması gerekenler ile ilgili de, Kızartmalardan, ağır yağlı yemeklerden kaçınmak gerekiyor. Gazlı içecekler, özellikle tatlı yanına kola gibi içecekler yerine şekersiz çay kahve ya da ev yapımı limonata olabilir&#8221; diye konuştu.</p>



<p>BAYRAM ÖNCESİ TATLI UYARISI: İLLA TATLI OLACAKSA YA SÜTLÜ YA DA EV YAPIMI OLSUN</p>



<p>Bayram öncesinde geleneksel hale gelen tatlı tüketimi konusunda da uyarılarda bulunan Hecer, aslında sağlık açısından şerbetli tatlılardan her zaman uzak durulması gerektiği hatırlatarak, &#8220;Türk halkı misafir ağırlamayı, yemek yedirmeyi ve yemeyi çok seviyor. Hatta bu yüzden tok olsak dahi ayıp olmasın diye yediğimiz zamanlar oluyor. İşte bu yüzden çok dikkat etmemiz gerekiyor. Özellikle ağır ve şerbetli tatlıları biraz az tüketmeliyiz. Mümkünse tatlı yemekten kaçınmalı ama illa bayram diye yenilecekse porsiyonlarımızı minimuma indirelim ve bir parça olarak sınırlandıralım.&#8221;</p>



<p>&#8220;Şerbetli yerine sütlü tatlı tercih edersek hatta daha iyi olacaktır. Sütlü tatlılar her zaman için daha hafiftir. Meyve de aslında tatlı yerine tüketilebilir en sağlıklısı tabi ki de meyve olacaktır&#8221; dedi.</p>



<p>&#8220;EV YAPIMI BAKLAVA DAHA AZ ZARARLI&#8221;</p>



<p>Evde yapılan tatlıların daha az zararlı olduğunu da ifade eden Hecer, &#8220;Bayramın olmazsa olmazı baklavalar daha şimdiden yapılmıştır. Ev yapımı olursa daha az zararlıdır. Çünkü hazır baklavalarda genellikle glikoz şurubu kullanılıyor. En azından ev baklavası daha sağlıklı baklavadır. Yanına da genelde tüketilen zeytinli yağlı yaprak sarmadan bir kaç edat ve bir parça da baklava ile birlikte bayram ikramımızı sonlandırabiliriz. Fakat her misafirliğe gittiğimizde eğer az da olsa yersek yine abartmış oluruz o yüzden bunu da sınırlandırmalıyız&#8221; şeklinde konuştu.</p>



<p>HAZIR BAKLAVADA GIDA HİLESİNE DİKKAT</p>



<p>Son olarak da artan gıda fiyatları dolayısıyla gıda hilelerinin arttığını bu yüzden de yine bayram öncesi alınan özellikle ucuz baklavalara dikkat çeken Hecer, &#8220;Ucuz etin yahnisi yavan olur tabirinden yola çıkarak, gıda fiyatlarının artmasıyla maalesef gıda hilesinin de artmasına neden oluyor. Cevizsiz, fıstıksız, fındıksız baklavalar çıkmaya başladı. Sadece yufka ve şekerli ürünler olduğu için daha çok karbonhidrat almış oluyoruz aslında. Mutlaka tatlı yiyeceksek biraz bütçemizi zorlayalım, bilmediğimiz emin olmadığımız yerlerden tatlılarımızı almayalım. Hatta sağlık için gerekirse hiç tercih etmeyelim&#8221; diyerek sözlerini sonlandırdı. </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ramazan-ayinda-yavaslayan-metabolizmaya-dikkat/">RAMAZAN AYINDA YAVAŞLAYAN METABOLİZMAYA DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/ramazan-ayinda-yavaslayan-metabolizmaya-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİYABET KONTROL ALTINA ALINABİLİR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altina-alinabilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altina-alinabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Mar 2022 21:37:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[metobolizma]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=15216</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabetin bu denli artmasının bilinen ya da bilinmeyen pek çok nedeninin olduğunu dile getiren Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Erdem Türemen, “Diyabet hastalığının toplumda çok fazla görülmesinin birçok nedeni bulunuyor. Özellikle toplumda daha yaygın olarak görülen Tip 2 diyabete neden olan faktörlerin en başında kilo sorunu geliyor. Çünkü diyabet obezite ve vücut yağlanmasıyla ilişkili bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altina-alinabilir/">DİYABET KONTROL ALTINA ALINABİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Diyabetin bu denli artmasının bilinen ya da bilinmeyen pek çok nedeninin olduğunu dile getiren Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Erdem Türemen, “Diyabet hastalığının toplumda çok fazla görülmesinin birçok nedeni bulunuyor. Özellikle toplumda daha yaygın olarak görülen Tip 2 diyabete neden olan faktörlerin en başında kilo sorunu geliyor. Çünkü diyabet obezite ve vücut yağlanmasıyla ilişkili bir hastalık. Obezitenin de birçok nedeni var; hareketsizlik, televizyon izleme, tablet, telefon kullanma saatlerinin artması ve farklı beslenme problemleri de hastalığı tetikleyebiliyor. Diyabet artık çocuklarda dahi giderek daha sık görülüyor” dedi.</p>



<p>&nbsp;DİYABET YAVAŞ VE BELİRTİSİZ İLERLİYOR</p>



<p>Diyabetin yavaş ve belirtisiz ilerlediğini, dolayısıyla risk grubunda olan insanların dikkatli olması gerektiği önerisinde bulunan Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Erdem Türemen, “Sinsi bir hastalık olan diyabette ailesinde diyabet geçmişi olan, fazla kilolu, hipertansiyon hastası, kalp hastası ve kolesterol problemi yaşayan kişiler en riskli gruplar. Bu noktada risk gruplarına uygulanacak tarama testleri ve olası diyabet öyküleri, diyabet hastalığının erken teşhis edilmesini sağlıyor” şeklinde konuştu. </p>



<p><br> GİZLİ ŞEKER DÖNEMİNDE KİŞİ YAKINDAN TAKİP EDİLMELİ</p>



<p>Halk arasında “gizli şeker” olarak bilinen dönem tıp dilinde pre-diyabet olarak tanımlanıyor. &nbsp;Diyabet riskinin arttığı bir dönem olduğunu ve dolasıyla önemsenmesi gerektiğini belirten Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Erdem Türemen, “Pre-diyabeti çok önemsiyoruz çünkü bu dönemde bazı önlemler almak, birtakım ilaçlar kullanmak, hayat tarzını değiştirmek ya da diyet yapmak gibi pek çok adım muhtemel bir diyabeti önlüyor. Bu dönemde kişi yemeklerden sonra hemen acıkıyor, çok fazla su içiyor veya ani kilo kaybı yaşıyorsa kan şekerinin yükselmesinden şüpheleniliyor ve gerekli durumlarda birtakım testler yapılıyor. Hastanın Vücut Kitle İndeksi 30’un üstündeyse, ailede diyabet geçmişi ya da kalp hastalığı öyküleri varsa bu kez tarama testleri ve kişinin pre-diyabet olup olmadığını anlamak için şeker yükleme testlerinin yapılması gerekiyor. Kişinin açlık şekeri normal çıkabilir fakat şeker yükleme testi yapmadan pre-diyabet olup olmadığını anlamayabilirsiniz yani bu test ile kişinin pre-diyabet olup olmadığını; eğer pre-diyabet varsa diyabete ne kadar yakın olduğunu da öğrenmek mümkün” açıklamasında bulundu.</p>



<p>&nbsp;DÜZENLİ SPOR VE SAĞLIKLI BESLENME ÖNEMLİ</p>



<p>Yaşam tarzını değiştirmek, düzenli spor yapmak ve sağlıklı beslenmek diyabet hastalığına yakalanma riskini azalttığını vurgulayan Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Erdem Türemen, “Özellikle gizli şeker olarak bilinen pre-diyabet döneminde gerekli tarama testleriyle önlem almak, diyabete erken yakalanma riskini de düşürüyor. Pre-diyabet dönemde diyabeti yavaşlatan ilaçlar kullanmak gerekebiliyor. İlaç kullanmadan önce ise hastalara, beslenmelerini düzeltmeleri ve hareketli olmalarını öneriyoruz. Eğer hasta bunları uygular ve belirli bir kilo kontrolünü sağlayıp bunu devam ettirmeyi başarırsa zaten ilaca da ihtiyacı kalmıyor. Önemli olan, pre-diyabet döneminde kilo kontrolünü sağlayabilmek. Diyabetin korkutan komplikasyonlarının da iyi bir takip ve hasta uyumuyla önlendiğini hatırlatmakta fayda var. Çünkü önemli olan, kan şekerinin belirli bir düzeyde tutulması” dedi.&nbsp;<br>&nbsp;Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Erdem Türemen, doğru egzersiz için önerilerde bulundu:&nbsp; Egzersize yavaş ve düşük hızda başlayıp giderek tempoyu artırın. Kendinizi aşırı zorlamayın.&nbsp;Yanınızda her zaman diyabet hastası olduğunuzu belirten bir yazı, bileklik vb. taşıyın.&nbsp; Haftada 3-5 kez yürüyüş yapın.&nbsp; Ayak probleminiz varsa yüzme ve bisiklet gibi ayağa daha az yük bindiren sporları tercih edin. Spor ayakkabınızı ve spor kıyafetlerinizi her an görebileceğiniz yerlerde tutun. Böylece egzersiz her an aklınızda olacaktır. Ayaklarınızı sık sık kontrol edin (kızarıklık, su toplaması vb). Egzersiz süresince yanınızda glukoz kaynağı besinler bulundurun.&nbsp; Geç vakitlerde egzersizden kaçının, tek başınıza egzersiz yapmayın.&nbsp; Adımsayar kullanın ve 10000 adımı hedefleyin. Bilimsel çalışmalar adımsayar kullananların, kullanmayanlara göre 2500 adım daha fazla attığını ve daha fazla kilo verdiğini gösteriyor.&nbsp;Yeterli miktarda su için.&nbsp;Egzersiz öncesi ve sonrası kan şekerinizi ölçün.</p>



<p>Editör: Fatma HAYTAN / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altina-alinabilir/">DİYABET KONTROL ALTINA ALINABİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altina-alinabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;DİYABETLİLERİN YAŞAMINI İNSÜLİN POMPASI KOLAYLAŞTIRABİLİYOR&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/diyabetlilerin-yasamini-insulin-pompasi-kolaylastirabiliyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/diyabetlilerin-yasamini-insulin-pompasi-kolaylastirabiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Mar 2022 21:04:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[insülin]]></category>
		<category><![CDATA[metobolizma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=14184</guid>

					<description><![CDATA[<p>Medicana Ataşehir Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ferit Kerim Küçükler, insülün tedavisinde pompa uygulaması hakkında açıklamalarda bulundu. Sağlıklı kişilerde pankreastan sürekli ve değişen miktarlarda insülin salgılanması olduğunu belirten Küçükler, “Diyabetiklerde ise günde 2-4 kez insülin uygulamasıyla bu durum taklit edilmeye çalışılır. Oysa pompa uygulaması ile normaldekine çok daha yakın bir insülin salgılanması [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diyabetlilerin-yasamini-insulin-pompasi-kolaylastirabiliyor/">&#8216;DİYABETLİLERİN YAŞAMINI İNSÜLİN POMPASI KOLAYLAŞTIRABİLİYOR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Medicana Ataşehir Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ferit Kerim Küçükler, insülün tedavisinde pompa uygulaması hakkında açıklamalarda bulundu. Sağlıklı kişilerde pankreastan sürekli ve değişen miktarlarda insülin salgılanması olduğunu belirten Küçükler, “Diyabetiklerde ise günde 2-4 kez insülin uygulamasıyla bu durum taklit edilmeye çalışılır. Oysa pompa uygulaması ile normaldekine çok daha yakın bir insülin salgılanması sağlanabilir. İnsülin pompa tedavisi, cep telefonundan daha küçük bir cihazdan, cilt altına yerleştirilen ince tüpler aracılığıyla sürekli olarak vücuda insülin verilmesi tedavisidir. Pompa cihazı genellikle bel bölgesinde rahatlıkla tutulabilir. İnsülin pompasının daha çok tip 1 diyabetli hastalara uygulanmakla beraber uygun koşullardaki tip 2 diyabetlilerde de kullanılabiliyor” diye konuştu.</p>



<p><br>“İNSÜLİN POMPASI İLE HİPOGLİSEMİK OLAYLAR DAHA AZ YAŞANMAKTADIR”</p>



<p><br>Pompa tedavisi öncesi hastalara pompa cihazı ve karbonhidrat sayımı konusunda eğitim verildiğini ifade eden Doç. Dr. Küçükler, “Hastaların kullandıkları dozlar yüzde 25 oranında azaltılarak tedaviye başlanır ve takibe göre doz ayarlaması yapılır. Cihaz insülini bazal ve bolus olmak üzere iki şekilde verir. Bazal insülin sürekli ve düşük miktarda verilen insülindir. Bolus insülin ise yemek öncelerinde verilen insülin dozudur. İnsülin pompaları kan şekerini ölçüp buna göre otomatik insülin veren cihazlar değildir. Hastaların tedaviye aktif katılımları gereklidir. Setler 2-3 günde bir değiştirildiği için 3 günde 12 enjeksiyon yerine sadece bir kez kanül takılması sırasında enjeksiyon yapıldığından dolayı günlük enjeksiyon sayısını azaltmak mümkündür. Her saat aralığına göre verilmesi gereken insülin dozu belirlenebildiğinden hastanın yaşadığı hipoglisemi ve hiperglisemi olayları azaltır. Ciddi hipoglisemi durumunda pompanın durdurulması ile vücuda verilen insülin tamamen kesilebilir” şeklinde konuştu.</p>



<p><br>Küçükler, “İnsülin pompası tedavisinde sürekli hipoglisemi ve hiperglisemi yaşanması, setlerin tıkanması, infüzyon yerlerinde cilt reaksiyonları veya enfeksiyon gelişmesi halinde hastaların hekimlerine başvurması gerekir. İnsülin pompa tedavisinin hastalara; daha iyi bir şeker kontrolü, daha az hipoglisemi ve hiperglisemi, insülin enjeksiyon sayısında azalma ve esnek yaşam sunması gibi avantajlar sağlayabilir&#8221; açıklamalarında bulundu. İnsülin pompa uygulamasına uygun olan hastalardan bahseden Küçükler, sözlerini şöyle tamamladı: &#8220;İnsülin pompa uygulamasına uygun olan hastalar; sık tekrarlayan ve başkalarının yardımı gereken hipoglisemi yaşayanlar, tedaviye rağmen HbA1c yüzde 6,5 hedefine ulaşamayanlar, şafak fenomeni yaşayanlardır. Gece hipoglisemi yaşayıp sabah kan şekeri 140-160 mg/dl üzerinde olanlar ve sürekli kan şekeri oynaklığı yaşayanlar, sık hipoglisemi ve hiperglisemiler yaşayanlar, sık seyahat edenler gibi yaşam esnekliği gerektiren hastalar ve günde 20 üniteden az insülin ihtiyacı olan hastalara insülin pompası önerilir. İnsülin pompası uygulaması önerilmeyen hastalar ise; sık kan şekeri ölçümü yapmak istemeyen, karbonhidrat sayımı yapamayan hastalardır. Diyet ve tedaviye uyumu iyi olmayan hastalar, ağır psikolojik sorunlar nedeniyle tedaviye uyum gösteremeyenler, pompa kullanımı ile ilgili fiziksel ve ruhsal tedirginlik yaşayanlar, pompa tedavisi ile kendi sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmediğini düşünen hastalara insülin pompası önerilmez&#8221; </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diyabetlilerin-yasamini-insulin-pompasi-kolaylastirabiliyor/">&#8216;DİYABETLİLERİN YAŞAMINI İNSÜLİN POMPASI KOLAYLAŞTIRABİLİYOR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/diyabetlilerin-yasamini-insulin-pompasi-kolaylastirabiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘AZ YİYORUM AMA KİLO VEREMİYORUM&#8217; DİYENLERE ÖNERİLER</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/az-yiyorum-ama-kilo-veremiyorum-diyenlere-oneriler/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/az-yiyorum-ama-kilo-veremiyorum-diyenlere-oneriler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Dec 2021 06:44:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[metobolizma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=4033</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yakın arkadaşınızla her gün aynı yiyecekleri yeseniz, aynı egzersizleri yapsanız, hatta onunla aynı cinsiyette, aynı yaşta, aynı boyda ve kiloda olsanız bile o sizden daha hızlı kilo veriyor olabilir. Bu durumun nedenleri hakkında bilgilendirmede bulunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Anıl Öztürk, vücudumuzun çalışma prensibine göre kasların yağlara göre çok daha fazla enerji harcadığını belirtti. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/az-yiyorum-ama-kilo-veremiyorum-diyenlere-oneriler/">‘AZ YİYORUM AMA KİLO VEREMİYORUM&#8217; DİYENLERE ÖNERİLER</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yakın arkadaşınızla her gün aynı yiyecekleri yeseniz, aynı egzersizleri yapsanız, hatta onunla aynı cinsiyette, aynı yaşta, aynı boyda ve kiloda olsanız bile o sizden daha hızlı kilo veriyor olabilir. Bu durumun nedenleri hakkında bilgilendirmede bulunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Anıl Öztürk, vücudumuzun çalışma prensibine göre kasların yağlara göre çok daha fazla enerji harcadığını belirtti.</p>



<p><br>Uzman Diyetisyen Anıl Öztürk, “Kas yoğunluğu fazla olan kişiler hem egzersiz sırasında daha fazla kalori harcarlar hem de egzersizden sonra yaklaşık 39 saat boyunca kalori harcamaları maksimum düzeyde olur. Bu durumu dikkate aldığımızda metabolizmanızı hızlandırmak için vücudunuzun kas yoğunluğunu artırmak şarttır” dedi.</p>



<p>Spor yapmanın metabolizma hızlandırmada çok önemli bir rolü olduğunu ve sporun yanı sıra tüketilen çeşitli besinlerin de metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olduğunu ifade eden Uzm. Dyt. Anıl Öztürk, metabolizma hızını artıracak tavsiyeleri şöyle sıraladı: “Güne kahvaltıyla başlayın. Kesinlikle kendinizi aç bırakmayın ve ara öğünlerinizi yapmayı ihmal etmeyin. Kahvaltı ve öğle öğününü kuvvetli tutup, akşam yemeğini mümkün olabildiğince hafif ve erken saatlerde tamamlayın. Her öğününüzde içinde protein bulunan bir besin tüketmeye özen gösterin. Yemekleri iyi çiğneyin. Spor yapın ve gün içinde aktif olun. Her gün yarım saatlik bir yürüyüş ve kas kütlenizde artış sağlayacak olan ağırlık egzersizlerini spor programınıza ekleyebilirsiniz. En az 20 dakika spora devam edin. Her gün aynı saatlerde ve kaliteli bir şekilde uyumaya özen gösterin. Kan değerlerinizi ölçtürün. Eğer demir depolarınız yeterli değilse beslenme düzeninizi sorgulayıp değiştirin. Kan değerleri düşük kişilerde metabolizma hızı, vücudun yeteri kadar oksijen kullanmaması sebebiyle daha düşük olur. Günlük olarak yeterince kalsiyum aldığınızdan emin olun. Her öğününüzde C vitamini içeren yiyecekler bulundurmaya özen gösterin. Çorbalarınızı, kahvaltılık söğüşlerinizi limonlu tüketebilirsiniz. Öğle ya da akşam öğünlerinizin birinde çorba bulundurmaya özen gösterin. Kan şekerini daha uzun zamanda yükselten, meyve suyu yerine meyve, beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek gibi glisemik indeksi düşük gıdaları tüketmeye özen gösterin. Omega 3 kaynağı balık eti, keten tohumu gibi besinlerle Omega-9 kaynağı zeytinyağı gibi faydalı yağlara günlük diyetinizde yer verin.&#8221;</p>



<p>Uzm. Dyt. Anıl Öztürk, metabolizma hızını etkileyen faktörleri ise şöyle anlattı: “Yaş: Yağ yüzdesinin artması ve hareketin azalması nedeniyle yaş ilerledikçe metabolizma hızı düşer ve kilo verme hızı yavaşlar. Genetik: Ailesinde obezite fazla oranda görülen bireylerin ileride obez olma ihtimali yüksektir. Yani yağ kütlesindeki fazlalık, metabolizma hızında düşüklük demektir.</p>



<p><br>Cinsiyet: Erkeklerin yağ oranı kadınlara göre daha düşük, kas oranları ise daha yüksektir. Bu nedenle erkeklerin metabolizma hızı kadınlara kıyasla daha hızlıdır. Vücut Isısı: Vücut ısısının yükselmesi, metabolizma hızını artırır. Bu nedenle beslenme düzeninizde termojenik etkisi yüksek besinlere yer vermelisiniz. Hamilelik: Kadınların gebelik dönemlerinde kan basınçlarının artmasından dolayı metabolizmaları hızlanır. Protein: Günlük diyetinizde proteini ihmal etmeyip yeterince almak metabolizma hızı için oldukça önemlidir. Çünkü proteinlerin termojenik etkileri daha yüksektir ve metabolizmada daha fazla oranda çalışan kasların yapısına katılırlar.&#8221; </p>



<p>Editör : Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/az-yiyorum-ama-kilo-veremiyorum-diyenlere-oneriler/">‘AZ YİYORUM AMA KİLO VEREMİYORUM&#8217; DİYENLERE ÖNERİLER</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/az-yiyorum-ama-kilo-veremiyorum-diyenlere-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
