<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>menstrüasyon Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/menstruasyon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/menstruasyon/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 15 Feb 2025 23:28:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>menstrüasyon Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/menstruasyon/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ PSİKOLOJİK RAHATSIZLIKLARA NEDEN OLABİLİR&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/magnezyum-eksikligi-psikolojik-rahatsizliklara-neden-olabilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/magnezyum-eksikligi-psikolojik-rahatsizliklara-neden-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:50:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Arş. Gör. Dilek Sivri]]></category>
		<category><![CDATA[Fibromiyalji]]></category>
		<category><![CDATA[magnezyum]]></category>
		<category><![CDATA[menstrüasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2107</guid>

					<description><![CDATA[<p>Arş. Gör. Dilek Sivri, magnezyum içeriği bakımından zengin besinlerin tüketiminin önemine değinerek, “Koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı, marul, pırasa vb.), köklü sebzeler (patates, havuç, kereviz vb.), yağlı tohumlar (badem, kabak çekirdeği, kaju vb. ), kuru baklagiller (soya fasulyesi, bezelye, nohut, fasulye vb.) muz, avakado, kavun gibi meyveler, tam tahıllar (buğday, yulaf, çavdar), bitter çikolata, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/magnezyum-eksikligi-psikolojik-rahatsizliklara-neden-olabilir/">&#8216;MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ PSİKOLOJİK RAHATSIZLIKLARA NEDEN OLABİLİR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Arş. Gör. Dilek Sivri, magnezyum içeriği bakımından zengin besinlerin tüketiminin önemine değinerek, “Koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı, marul, pırasa vb.), köklü sebzeler (patates, havuç, kereviz vb.), yağlı tohumlar (badem, kabak çekirdeği, kaju vb. ), kuru baklagiller (soya fasulyesi, bezelye, nohut, fasulye vb.) muz, avakado, kavun gibi meyveler, tam tahıllar (buğday, yulaf, çavdar), bitter çikolata, kinoa, somon, uskumru gibi balıklar ve sert sular iyi magnezyum kaynaklarıdır. Bu besinlerden yeterli miktarda tüketiyorsanız magnezyum eksikliği görülme oranı düşüktür. Ancak kullanılan bazı antibiyotik ilaçlar, gereksiz yere kullanılan idrar söktürücüler, bazı kronik hastalıklar, aşırı alkol tüketimi gibi bazı faktörler magnezyum eksikliğine neden olabilir” uyarısında bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ PSİKOLOJİK RAHATSIZLIKLARA NEDEN OLABİLİR”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sivri, magnezyum protein sentezi, kan şekeri ve kan basıncının düzenlenmesi, kemik metabolizması, merkezi sinir sistemi fonksiyonları dâhil olmak üzere vücudun birçok işlevi için gerekli olan 300&#8217;den fazla farklı enzimi aktive ettiği için sağlığın korunmasında birçok rol oynadığını söyledi. Sivri, “Magnezyum eksikliği halsizlik, yorgunluk, kas krampları hatta depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklara da neden olabilmektedir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“MİNERAL SEVİYELERİNİ ARTTIRMAYA YÖNELİK MAGNEZYUM FORMLARI”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Magnezyum alımını artırmak için birçok insan magnezyuma yönelmekte olduğunu belirten Sivri, bununla birlikte birden fazla magnezyum çeşidi mevcut olduğundan, hangisinin ihtiyaçlarınıza en uygun olduğunu bilmek zor olabileceğine değindi. Doğru magnezyum desteğini seçmenin, bu mineralin seviyelerini artırmaya yardımcı olabileceğine değinerek magnezyum formları hakkında önemli açıklamalarda bulundu:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Magnezyum sitrat:</strong> Bu formdaki magnezyum organik yapıda olduğu için daha kolay emilir. Sitrik asit hafif bir müshil olduğundan, magnezyum sitrat magnezyum seviyelerini yükseltmek ve kabızlığı tedavi etmek için kullanılabilir. Ayrıca spor sonrasında kasların onarılması, migren, menstruasyon dönemi ağrıları için de kullanılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Magnezyum oksit:</strong> Bu form magnezyum eksikliklerini önlemek veya tedavi etmek için kullanılmaz, çünkü biyolojik yararlanımı düşüktür. Hazımsızlık, mide ekşimesi, reflü ve kabızlık gibi sindirim sistemi semptomlarının kısa süreli rahatlaması için daha sık kullanılırken migreni tedavi etmek ve önlemek için de kullanılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Magnezyum klorür:</strong> Bu form kolayca emilir. Kabızlık, mide ekşimesi gibi sindirim sistemi semptomlarını azaltmak ve düşük magnezyum seviyelerini artırmak için kullanılabilir. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Magnezyum lakta:</strong> Bu formun sindirim sistemi üzerinde daha az olumsuz etkisi vardır. Diğer magnezyum formlarını tolere edemeyen veya büyük dozlarda magnezyum desteği alması gereken bireyler için uygun bir form olabilir. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Magnezyum malat:</strong> Kolayca emilir, diğer formlara kıyasla daha az mühil etkilidir. Fibromiyalji, kas ağrıları, kronik yorgunluk durumlarında kullanılabilir. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Magnezyum taurat:</strong> Bu form yüksek kan şekeri ve tansiyonu düzenlemek için kullanılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Magnezyum L-treonat:</strong> Depresyon ve hafıza kaybı gibi sinir sistemi bozukluklarının tedavisine yardımcı olup beyin sağlığını destekleyebilir. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Magnezyum sülfat:</strong> Genellikle epsom tuzu olarak bilinen bu form ağız yoluyla alınmayıp stres ve ağrı bulunan kasları tedavi etmek için kullanılabilir. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Magnezyum glisinat:</strong> Depresyon, kaygı ve uyku bozukluklarını tedavi etmek için kullanılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Magnezyum orotat:</strong> Bu form kolayca emilir ve diğer formların karakteristik özelliği olan güçlü müshil etkilerine sahip değildir bu nedenle, sporcular arasında popülerdir, ayrıca kalp ve kan damarı dokularında enerji üretimini iyileştirerek kalp sağlığını destekleyebilir. Yukarıda bahsedilen magnezyum formları mide ekşimesi, reflü, kabızlık ve diğer rahatsızlıkları hafifletmeye yardımcı olabileceğini belirten Sivri, “Bu desteklerin doktorunuz tarafından yönlendirilmedikçe alınmaması önerilir. Ayrıca magnezyum eksikliğini magnezyum içeren besinlerden karşılamak diğer besin öğelerinden faydalanmak açısından önemlidir. Kan magnezyum seviyeleri düşükse bu eksikliği düzeltmek için doktor tarafından önerilen magnezyum formu alınmalıdır” açıklamasında bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/magnezyum-eksikligi-psikolojik-rahatsizliklara-neden-olabilir/">&#8216;MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ PSİKOLOJİK RAHATSIZLIKLARA NEDEN OLABİLİR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/magnezyum-eksikligi-psikolojik-rahatsizliklara-neden-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Menopoz kadın sağlığı için son değil, yeni bir dönem&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/menopoz-kadin-sagligi-icin-son-degil-yeni-bir-donem/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/menopoz-kadin-sagligi-icin-son-degil-yeni-bir-donem/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:50:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın & Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Banu Öndeş]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[menstrüasyon]]></category>
		<category><![CDATA[postmenopoz]]></category>
		<category><![CDATA[premenopoz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Banu Öndeş menopoz dönemi hakkında açıklamalarda bulundu. Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün tanımına göre menopoz, yumurtalık faaliyetlerinin sonlanması ile aylık menstrüasyon döngüsünün kalıcı olarak sona ermesidir. Menopozu &#8216;üreme yeteneğini kaybetmek&#8217; şeklinde değerlendirmek yerine kadın bedeninin üreme işlevine son vermesi ve üreme sistemini bu doğrultuda yeniden şekillendirmesi olarak yorumlamanın daha [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/menopoz-kadin-sagligi-icin-son-degil-yeni-bir-donem/">&#8216;Menopoz kadın sağlığı için son değil, yeni bir dönem&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Banu Öndeş menopoz dönemi hakkında açıklamalarda bulundu. Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün tanımına göre menopoz, yumurtalık faaliyetlerinin sonlanması ile aylık menstrüasyon döngüsünün kalıcı olarak sona ermesidir. Menopozu &#8216;üreme yeteneğini kaybetmek&#8217; şeklinde değerlendirmek yerine kadın bedeninin üreme işlevine son vermesi ve üreme sistemini bu doğrultuda yeniden şekillendirmesi olarak yorumlamanın daha doğru olacağını belirten Dr. Öndeş, “Menopoz kadın cinsel sağlığı için bir son değil, yalnızca yeni ve farklı bir dönemdir. Kadın cinsel sağlığının bu yeni dönemi üç farklı aşamada gerçekleşir. Bunlar; ilk belirti ve bulguların fark edildiği premenopoz dönemi, son menstrüasyon kanaması itibariyle başlayan menopoz dönemi ve menopozdan bir yıl sonra başlayarak yaşlılık dönemine kadar devam eden postmenopoz dönemi şeklinde sıralanır” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“MENOPOZUN ERKEN DÖNEMİ SIKLIKLA 45-47 YAŞ ARASINDA GERÇEKLEŞİR”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Premenopozda görülen belirtilere değinen Dr. Öğr. Üyesi Banu Öndeş, “Premenopoz olarak adlandırılan menopozun erken dönemi sıklıkla 45-47 yaş arasında gerçekleşir ancak bazı 50 yaşa kadar da gecikebilir. Menopoz öncesi en sık görülen ve menopoz başlangıcını işaret eden ilk belirti adet kanamalarındaki düzensizliktir. Bu dönemde kanamalar aynı ay içerisinde birden fazla kez görülebildiği gibi, bir aydan fazla süre boyunca hiç kanama gerçekleşmemesi de mümkündür. Premenopoz dönemde görülen bir diğer belirti ateş basması şeklinde ifade edilen ani vücut sıcaklığı değişikliğidir. Yüz kızarması ve gece terlemesi de bu duruma eşlik edebilir. Bu dönemde ciddi değişim yaşayan organlardan bir diğeri ise vücudun en büyük organı olan cilttir. Cildin epidermis olarak adlandırılan en üst tabakası premenopoz dönemiyle birlikte incelmeye başlar ve deride gevşeme, kılcal damarlarda belirginleşme, cilt yaralarının iyileşmesinde gecikme ve ciltte hassasiyet gibi problemler görülebilir. Üreme sisteminin dönüşümünün başlangıcı ile vücutta hormonal değişiklikler de meydana gelir. Bu dönemde hormon düzeylerinde meydana gelen ani değişikliklerin uyku düzensizliği, sinirlilik hali, depresif duygu durumu, hafızada zayıflama ve dikkat dağınıklığı, duygu durum dalgalanmaları gibi psikosomatik rahatsızlıklara yol açabilir. Bu durumların ciddi sonuçlar doğurabilir. Bunun önüne geçmek için premenopoz dönemindeki kadınların süreç hakkında doğru bilgilendirilmesini önerdi ve gerekirse profesyonel desteğe başvurmaları gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“UZMAN HEKİMLER TARAFINDAN BÜTÜNCÜL OLARAK ELE ALINMASI GEREKİYOR”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Menopoz döneminde meydana gelen sorunları sıklıkla premenopozoal dönemde yaşanan belirtilerin devam etmesi şeklinde açıklayan Dr. Öndeş,“Kadınların yaklaşık yüzde 75&#8217;inde sıcak basması ve gece terlemesi şikayetleri menopoz döneminde de devam eder ve bu durum sıklıkta uykusuzluk problemine yol açar. Menopoz dönemindeki kadınların yüzde 53&#8217;ünde uykusuzluk görülür. Hem üreme hem genital sistemlerde meydana gelen bu köklü değişiklik döneminde sık idrara çıkma ihtiyacı, idrar yaparken yanma ya da rahatsızlık hissi, stres inkontinansı olarak tanımlanan öksürme, hapşırma gibi durumlarda idrar kaçırma, vajinal kuruluk ve ilişki sırasında ağrı gibi ürogenital problemler gelişebilir. Tüm bu problemlerin, alanında uzman hekimler tarafından bütüncül olarak ele alınması gerekiyor. Özellikle idrar kaçırma ve vajinal kuruluk gibi problemler kişinin beden algısını ve özgüven düzeyini etkileme riski açısından ciddi problemlerdir” ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Menopozla birlikte vücutta meydana gelen değişiklikler hormon, mineral gibi bazı maddelerin kaybına yol açabileceğini belirten Dr. Öndeş, &#8221;Bu noktada, sağlıklı bir menopoz süreci için, kaybedilen hormon ve minerallerin dışarıdan takviye ile yerine konması şeklinde gerçekleştirilen replasman tedavileri tercih edilebilir. Bu tedavi yöntemi ile zayıflayan kemik dokusu güçlendirilebilir, sıcak basması ve gece terlemesi gibi hayat kalitesini etkileyen rahatsızlıklar giderilebilir ve özellikle menopoz döneminde artık gösteren kalp-damar hastalığı gibi ciddi kronik rahatsızlıkların meydana gelme riski azaltılır” dedi. Son olarak nenopozu hem fiziksel hem de zihinsel bir süreç olarak ele almanın tedavi seçeneklerini doğru belirlemek adına büyük önem taşıdığını ifade eden Dr. Öndeş, “Sağlıklı menopoz sürecini oluşturmak için bütüncül bir tedavi planı yapmanın ve hastanın destek ihtiyacı duyduğu konuları eksiksiz şekilde ele almanın gerekiyor. Alanında uzman hekimlerce yapılacak olan genişletilmiş bir tedavi planı ile menopozun fiziksel ve psikolojik sonuçları iyileştirilirken, osteoporoz ve yüksek kolesterol gibi ortaya çıkan yeni hastalık riskleri de kontrol altına alınır. Bu sayede menopozla yeni bir başlangıç yapmak ve bu süreci &#8216;Gençliğin Bir Başka Dönemi&#8217; olarak yaşamak mümkündür” ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/menopoz-kadin-sagligi-icin-son-degil-yeni-bir-donem/">&#8216;Menopoz kadın sağlığı için son değil, yeni bir dönem&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/menopoz-kadin-sagligi-icin-son-degil-yeni-bir-donem/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
