<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>lenfoma Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/lenfoma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/lenfoma/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Feb 2025 23:10:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>lenfoma Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/lenfoma/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>PAÜ’DE TERAPÖTİK AFEREZ MERKEZİ HAYAT KURTARIYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/paude-terapotik-aferez-merkezi-hayat-kurtariyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/paude-terapotik-aferez-merkezi-hayat-kurtariyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:52:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Sibel Kabukçu Hacıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[lenfoma]]></category>
		<category><![CDATA[lösemi]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[paü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2522</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pamukkale üniversitesi &#160;&#160;Terapötik Aferez Merkezi sorumlusu Doç. Dr. Sibel Kabukçu Hacıoğlu, hayata tutunmaya çalışan birçok hastanın sağlığına kavuşabilmek için dokularıyla uyumlu bir bağışçıdan yapılacak kök hücre naklini beklediğini, bunun için yapılması gerekenin ise çok basit bir işlem olduğunu belirterek toplumdaki sağlıklı kişileri ölümle savaşan hastalara “CAN” olmaya çağırdı. Ülkemizde, başta lösemi (kemik iliği / kan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/paude-terapotik-aferez-merkezi-hayat-kurtariyor/">PAÜ’DE TERAPÖTİK AFEREZ MERKEZİ HAYAT KURTARIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Pamukkale üniversitesi &nbsp;&nbsp;Terapötik Aferez Merkezi sorumlusu Doç. Dr. Sibel Kabukçu Hacıoğlu, hayata tutunmaya çalışan birçok hastanın sağlığına kavuşabilmek için dokularıyla uyumlu bir bağışçıdan yapılacak kök hücre naklini beklediğini, bunun için yapılması gerekenin ise çok basit bir işlem olduğunu belirterek toplumdaki sağlıklı kişileri ölümle savaşan hastalara “CAN” olmaya çağırdı. Ülkemizde, başta lösemi (kemik iliği / kan kanseri), lenfoma (lenf bezi kanseri) ve ek olarak diğer organ kanserleri, doğumsal metabolik hastalıklar, bağışıklık sistemi yetersizlikleri ve Akdeniz anemisi gibi doğumsal kansızlıkların da tedavisinde kök hücre naklinin gerekli olduğunu vurgulayan Dr. Kabukçu Hacıoğlu, toplumumuzda konu ile ilgili bağış sonrası kalıcı yan etki ve ağrılı bir süreç olması, hastaneye yatma gerekliliği gibi birçok yanlış bilgi dolaştığını, bu tür yanlış bilgileri ortadan kaldırmak ve kök hücre bağışı farkındalığına dikkat çekmek gerektiğini vurguladı.</p>



<p><strong>İŞLEM SONUCUNDA KİŞİ YÜRÜYEREK EVİNE GERİ DÖNÜYOR</strong></p>



<p>Kök hücre bağışı süreci ve doğru sanılan yanlışlar ile ilgili Doç. Dr. Hacıoğlu, şunları anlattı: “Sağlıklı bir vericiden alınan ve tüm kan hücrelerinin en baştaki hali olan kemik iliği kök hücreleri, birçok ölümcül hastalığın tedavisinde kritik rol oynuyor. Fakat kök hücre bağışında bulunan donör sayısının azlığı, umudunu buna bağlayan hastalar için oldukça büyük bir dezavantaj. Ülkemizde Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi (TÜRKÖK), kök hücre ve kemik iliği nakli bekleyen hastalarla, gönüllü bağışçıları buluşturuyor. Kök hücre nakillerinde alıcı ve verici arasındaki uyumu tespit etmek için doku antijenlerine (HLA) bakılıyor. Doku antijenleri, özellikleri nedeniyle maalesef çok fazla farklılıklardan oluşuyor. Uygun bir bağışçı bulunabilmesi için en az yüzbinler hatta milyonlar taranmalı. Bu nedenle nakil bekleyen hastalara yardımcı olmak amacıyla, kök hücre bağışçısı olmayı kabul eden çok sayıda gönüllüye ihtiyaç var. TÜRKÖK’e donör olmak sanılanın aksine donörün kök hücrelerine zarar veren, ameliyat ve/veya hastaneye yatmayı gerektiren bir işleme evet demek anlamına gelmiyor. Damarlarımızdaki kök hücreler doğal seyrinde bağış yapmak için yeterli miktarda değildir. Bu kök hücrelerin sayısını artırmak için toplama işleminden 5 gün öncesinden itibaren kök hücreleri artırıcı aşılar yapılır. Toplama günü kapalı ve tamamen steril bir sistemle çalışan cihaza bağlanır. Bir kolundan alınan kan cihaza girer. Cihazda kök hücreler ayıklanır. Geriye kalan diğer tüm kan bileşeni bağışçıya geri verilir. Bu işlem ortalama 3-4 saat sürer ve işlem sonucunda kişi yürüyerek evine geri döner.” Dr. Kabukçu Hacıoğlu son olarak “18-50 yaşında sağlıklı bir bireyseniz, kronik ve bulaşıcı herhangi bir rahatsızlığa sahip değilseniz siz de hayat kurtarabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken size en yakın Kızılay gönüllü verici merkezine giderek onam formunu doldurup 3 tüp kan örneği vererek ilk adımı atmak” diyerek tüm halkı bu konuda duyarlı olmaya çağırdı.</p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/paude-terapotik-aferez-merkezi-hayat-kurtariyor/">PAÜ’DE TERAPÖTİK AFEREZ MERKEZİ HAYAT KURTARIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/paude-terapotik-aferez-merkezi-hayat-kurtariyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ DÜŞENLER ZONA RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA&#8221;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/bagisiklik-sistemi-dusenler-zona-riskiyle-karsi-karsiya/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/bagisiklik-sistemi-dusenler-zona-riskiyle-karsi-karsiya/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2022 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[emosyonel]]></category>
		<category><![CDATA[filiz topaloğlu demir]]></category>
		<category><![CDATA[lenfoma]]></category>
		<category><![CDATA[varicella-zoster]]></category>
		<category><![CDATA[zona]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=13088</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Filiz Topaloğlu Demir, halk arasında gece yanığı olarak da bilinen zona hastalığı hakkında önemli uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Topaloğlu Demir, varicella-zoster isimli virüsün neden olduğu zona&#8217;nın, kızarıklık üzerinde içi su dolu ağrılı keseciklerle seyreden bir deri hastalığı olduğunu belirterek, “Genellikle ileri yaşlarda, 50 yaş üzeri kişilerde ortaya çıkmakla birlikte daha önce suçiçeği geçirmiş [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bagisiklik-sistemi-dusenler-zona-riskiyle-karsi-karsiya/">&#8220;BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ DÜŞENLER ZONA RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Doç. Dr. Filiz Topaloğlu Demir, halk arasında gece yanığı olarak da bilinen zona hastalığı hakkında önemli uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Topaloğlu Demir, varicella-zoster isimli virüsün neden olduğu zona&#8217;nın, kızarıklık üzerinde içi su dolu ağrılı keseciklerle seyreden bir deri hastalığı olduğunu belirterek, “Genellikle ileri yaşlarda, 50 yaş üzeri kişilerde ortaya çıkmakla birlikte daha önce suçiçeği geçirmiş olan her yaştan insanda görülebilir. Yaşlılar dışında fiziksel ve emosyonel stres geçirenlerde, bağışıklık sistemini zayıflatan lösemi, lenfoma gibi hastalığı olanlarda, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlarda daha sık görülür. Genellikte insan hayatı boyu bir kez ortaya çıkmasına rağmen bağışıklık sisteminin baskılandığı nadir durumlarda iki ve daha fazla kez ortaya çıkabilir” dedi.</p>



<p><br><strong>“TEK TARAFLI BATICI AĞRIYLA SEYREDIYOR”</strong></p>



<p><br>Herpes virüs ailesinin bir üyesi olan varicella-zoster virüsünün meydana getirdiği ilk hastalığın suçiçeği olduğunu ifade eden Doç. Dr. Topaloğlu Demir, şöyle devam etti: “İlk enfeksiyondan sonra bu virüs yıllarca beyinden çıkan sinirlerde ve omurilik boyunca sinir köklerinde saklı kalır, inaktif olarak bekler. Bu virüs, vücut savunma sisteminin zayıflamasına yol açan çeşitli nedenlerle ortaya çıkarak yani aktifleşerek zona adı verilen hastalık tablosunu meydana getirir. Genellikle sırt ve gövdede tek taraflı yanıcı, batıcı tarzda ağrı ve sonrasında ortaya çıkan kızarıklık şeklinde başlar. Ağrı sonrası günler içerisinde bu kırmızı yama şeklindeki kızarıklık üzerinde kümelenme gösteren içi sıvı dolu küçük kabarcıklar ortaya çıkar. Süreçte iltihaplı bir görünüm alabilen bu su kabarcıkları, 1-3 hafta içinde kuruyup, kabuklanarak dökülürler. Ağır olgularda, yaralar ikincil olarak bakteriler ile enfekte olduğunda iz kalabilir.”</p>



<p><br><strong>“EN SIK YÜZ, SAÇ DERISI, BOYUN VE KALÇADA GÖRÜLÜYOR”</strong></p>



<p><br>Doç. Dr. Topaloğlu Demir, zona hastalığının suçiceğinden en önemli farkının vücudun tamamına dağılmayıp bir yarısında sınırlı kalması olduğuna değinerek, “Yüz, saçlı deri, boyun, kalça gibi alanlar hastalığın sıklıkla görüldüğü diğer alanlardır. Tanı genellikle klinik görünüm ve semptomlara dayanılarak konulur. Çok nadiren de olsa hastalık döküntü olmadan sadece ağrı ile seyredebilir, bu durumda tanı koymak oldukça zorlaşmaktadır. Tanıyı doğrulamak için nadiren polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) adı verilen bir yöntem ile virüse ait kalıtım materyallerinin varlığı araştırılır. Bu test zona hastalığı için en duyarlı testlerden biridir. Ayrıca virüse karşı bağışıklık sistemi tarafından oluşturulan antikorların varlığı ve düzeyinin incelenmesini sağlayan biyokimyasal analizler yapılabilir veya döküntülerin içerisinde yer alan sıvı varicella-zoster virüsü kültürüne ekilebilir” şeklinde konuştu.</p>



<p><br><strong>“BULAŞICI DEĞIL AMA VIRÜSLE KARŞILAŞMAYANLAR RISK ALTINDA”</strong></p>



<p><br>Zona hastalığının bulaşıcı olmadığına dikkati çeken Doç. Dr. Filiz Topaloğlu Demir, tedavi hakkında şu değerlendirmeyi yaptı: “Tedavide amaç ağrılı süreci azaltıp, iyileşmeyi hızlandırmak ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde virüsün vücudun diğer bölgelerine ve organlara dağılması engellemektir. Tedavinin etkinliğinin artması ve zona sonrası enfeksiyon yerinde hastalık iyileştikten sonra ortaya çıkabilen ‘postherpetik nevralji&#8217; olarak bilinen ağrının azaltılması için tedavinin gecikmeden ilk 3-4 gün içerisinde başlanması önemlidir. Zona bulaşıcı bir hastalık değildir ancak varicella zoster virüsünü ile hiç karşılaşmamış kişilerde (suçiçeği enfeksiyonunu geçirmemiş ve suçiçeği aşısı olmayan kişilerde) temas ile suçiçeği ortaya çıkabilir. Hastalar bu açıdan uyarılmalıdır.” </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNĞLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bagisiklik-sistemi-dusenler-zona-riskiyle-karsi-karsiya/">&#8220;BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ DÜŞENLER ZONA RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/bagisiklik-sistemi-dusenler-zona-riskiyle-karsi-karsiya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SÜREKLİ ÜŞÜMENİZİN ÖNEMLİ NEDENLERİ!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/surekli-usumenizin-onemli-nedenleri/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/surekli-usumenizin-onemli-nedenleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jan 2022 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[covid]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[lenfoma]]></category>
		<category><![CDATA[lösemi]]></category>
		<category><![CDATA[omicron]]></category>
		<category><![CDATA[zatüre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=10317</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üşümek, Covid-19 virüsünün dünyanın pek çok ülkesinde ve Türkiye’de baskın varyantı olan Omicron ile kış aylarında yaygın görülen influenza virüsünün önemli belirtilerinden biri olabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Türker Kundak, bu virüslerin yol açtıkları enfeksiyon hastalıklarında ateş yükselmeden hemen önce ya da ateş yükseldiğinde üşüme hissi gelişebildiğini söyleyerek, “Oldukça bulaşıcı olan ve yoğun bakım gerektirecek kadar ağır zatüre yapabilen bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/surekli-usumenizin-onemli-nedenleri/">SÜREKLİ ÜŞÜMENİZİN ÖNEMLİ NEDENLERİ!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Üşümek, Covid-19 virüsünün dünyanın pek çok ülkesinde ve Türkiye’de baskın varyantı olan Omicron ile kış aylarında yaygın görülen influenza virüsünün önemli belirtilerinden biri olabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Türker Kundak, bu virüslerin yol açtıkları enfeksiyon hastalıklarında ateş yükselmeden hemen önce ya da ateş yükseldiğinde üşüme hissi gelişebildiğini söyleyerek, “Oldukça bulaşıcı olan ve yoğun bakım gerektirecek kadar ağır zatüre yapabilen bu iki virüsün ilk başlangıç belirtisi olabileceği için üşüme problemi asla hafife alınmamalı” diyor.  </p>



<p><br>Demir eksikliği veya demir eksikliğine bağlı anemi (kansızlık) yine üşümenin oldukça sık görülen nedenlerinden biri. Kadınlarda adet kanamaları gibi, vücudumuzda herhangi bir nedenle oluşan kan kayıplarında veya sadece beslenme eksikliğine bağlı olarak gelişen kansızlık durumunda, üşüme olabiliyor. Ayrıca demir eksikliği dışında lösemi/lenfoma ya da çeşitli kanserler nedeniyle görülen anemiler de üşüme belirtisiyle sinyal verebiliyor.</p>



<p><br><strong> HİPOTİROİDİ</strong></p>



<p><br>Tiroit bezinin ürettiği ana hormonlar olan T3 ve T4 hormonları vücudumuzun metabolizma hızını belirliyorlar. Bu bezin vücut için yeterli miktarda tiroit hormonu üretemediği tabloya da ‘hipotiroidi’ deniyor. Tiroit hormonlarının kana az salgılanmalarına bağlı olarak metabolik hızımız yavaşlıyor. Bunun sonucunda; üşüme, halsizlik ve yorgunluk gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. </p>



<p><br><strong> D VE B12 VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ</strong></p>



<p><br>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Türker Kundak, vücudumuzun en önemli vitaminlerinden olan D vitamini ile B12 vitamini eksikliğinin de üşümeye neden olabildiğine işaret ederek, “D vitamini eksikliğinin en önemli belirtisi üşümek olmakla birlikte, kas ve kemik ağrıları da görülebiliyor. B12 vitamini eksikliğinde ise üşümenin yanı sıra vücutta uyuşma, karıncalanma ve his kaybı da gelişebiliyor” bilgisini veriyor. </p>



<p> <br><strong> KONTROLSÜZ DİYABET</strong></p>



<p><br>Halk arasında ‘şeker hastalığı’ olarak bilinen diyabette kan şekeri kontrol altına alınamazsa, sinirlerde ve damarlarda hasar oluşabiliyor. Damar tıkanıklığı nedeniyle dokular daha az kanlanınca el ve ayaklarda uyuşukluk, ağrı ile üşüme sorunları gelişebiliyor. <br> <br><strong>DAMAR HASTALIKLARI </strong></p>



<p><br>Damar hastalıklarına bağlı üşüme en sık el ve/veya ayaklarda oluyor. “Bu hastalarda uzuvlarda renk değişikliği, morarma, uyuşma ve karıncalanma şikâyetleri görülebiliyor” diyen Dr. Türker Kundak, şöyle devam ediyor: “Dolaşımın zayıf olması özellikle el ve ayak üşümesine sebep olan en yaygın faktörlerden biridir. Bunun nedeni damar hastalıkları veya damar içi plakların yol açtıkları damar tıkanıklıkları oluyor. Sigara içmek de dolaşım bozukluklarına ve damar tıkanıklıklarına neden olarak üşümeye yol açabiliyor.” </p>



<p><br><strong> RAYNAUD HASTALIĞI </strong></p>



<p><br>Nadir görülen hastalıklardan biri olan Raynaud hastalığında (kan dolaşımının az olduğu bölgelerde gelişen derideki renk değişiklikleri) kan damarlarının kasılmaları sonucu el ve ayaklarda üşüme sorunu oluşabiliyor. </p>



<p><br><strong> KANSER</strong></p>



<p><br>Vücutta gelişebilecek kanser hastalığı nedeniyle hızlı kilo vermeyle beraber fazla miktarda kaybedilen kas ile yağ dokusu da yine üşümeye yol açabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Türker Kundak, bu belirtilerde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanın yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p>



<p><br><strong> DEPRESYON / ANKSİYETE </strong></p>



<p><br>Covid-19 pandemisinde artış gösteren depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunlar da beden sağlığımızı olumsuz yönde etkiliyor. Depresyon ve kaygı bozukluğunun uzaması halinde vücudumuzda bazı hormon seviyeleri değişince; sürekli üşüme, yorgunluk ve uyku bozuklukları gibi sorunlar gelişebiliyor. </p>



<p>Editör: FATMA HAYTAN HEPEKBİÇ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/surekli-usumenizin-onemli-nedenleri/">SÜREKLİ ÜŞÜMENİZİN ÖNEMLİ NEDENLERİ!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/surekli-usumenizin-onemli-nedenleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
