<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kolesterol Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/kolesterol/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/kolesterol/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Oct 2023 07:18:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>kolesterol Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/kolesterol/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ÇÖZÜNEBİLİR LİFLER KOLESTEROLÜ DÜŞÜREBİLİR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/cozunebilir-lifler-kolesterolu-dusurebilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/cozunebilir-lifler-kolesterolu-dusurebilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Oct 2023 07:18:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[lif]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=50769</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yunus Amasyalı, 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla kalp sağlığında dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Kalp sağlığı için sağlıklı bir beslenme alışkanlığı edinilmesi gerektiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, “Kalp hastalıkları için risk oluşturan yüksek kan basıncı (hipertansiyon), fazla kilo ve yüksek kolesterol durumuna, sağlıklı beslenme alışkanlığı ile [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cozunebilir-lifler-kolesterolu-dusurebilir/">ÇÖZÜNEBİLİR LİFLER KOLESTEROLÜ DÜŞÜREBİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yunus Amasyalı, 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla kalp sağlığında dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Kalp sağlığı için sağlıklı bir beslenme alışkanlığı edinilmesi gerektiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, “Kalp hastalıkları için risk oluşturan yüksek kan basıncı (hipertansiyon), fazla kilo ve yüksek kolesterol durumuna, sağlıklı beslenme alışkanlığı ile olumlu bir katkıda bulunulabilir. Kan dolaşımındaki kolesterolün yüzde 75’i karaciğerde, yüzde 25’i ise aldığımız gıdalardan emilir. Gıdalarla aldığımız yağın miktarı ve türü kan kolesterol düzeyine önemli ölçüde etki eder. Dolaşımdaki fazla kolesterol, kalbi besleyen damarların iç yüzeylerinde ’plak’ adı verilen birikimler yapar. Bu plaklar da büyüyerek kan dolaşımını engeller. Ancak kalp hastalığına yol açan asıl etken, yağın miktarından ziyade yağın türüdür. Ayrıca günde 6 gramdan fazla tuz tüketilmemesi gerekir” dedi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/10/20230929aw041859-0-1024x916.jpg" alt="" class="wp-image-50770" style="width:454px;height:406px" width="454" height="406" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/10/20230929aw041859-0-1024x916.jpg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/10/20230929aw041859-0-300x268.jpg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/10/20230929aw041859-0-768x687.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/10/20230929aw041859-0.jpg 1189w" sizes="(max-width: 454px) 100vw, 454px" /></figure>



<p>“DOYMUŞ VE TRANS YAĞLAR TÜKETMEYİN”</p>



<p>Yağ tüketimine de dikkat edilmesi gerektiğine değinen Amasyalı, “Yapılması gereken günlük kalorinin en fazla yüzde 30’unu yağlardan almak ve ’kötü’ yağları ’iyi’ yağlarla değiştirmektir. Doymuş ve trans yağların tüketimi ’kötü kolesterol’ olarak bilinen LDL kolesterol düzeyini, dolayısıyla kalp hastalığı riskini artırır. Bu tip yağların alınan toplam kalorinin yüzde 10’nunu aşmaması gerekiyor. LDL kolesterolü yüksek olan ya da kalp hastası olanlarda bu oran yüzde 7’nin altına, kolesterol alımı günde 200 miligramın atına inmelidir. Margarin, kırmızı et, yumurta sarısı, tam yağlı süt ve ürünleri, kızarmış gıdalar, hamburger ve benzerleri, ticari unlu mamuller bu tür ’kötü’ yağların başlıca kaynaklarıdır. Doymamış yağlar ise LDL kolesterol düzeyini düşürürken ’iyi kolesterol’ olarak adlandırılan HDL kolesterolü artırır. Zeytinyağı, fındık yağı, mısırözü yağı, balık, ceviz, soya fasulyesi bu ’iyi’ yağların kaynaklarıdır ve günlük kalorinin en fazla yüzde 30’u olması gereken yağ tüketiminde bu besinlere ağırlık verilmelidir&#8221; diye konuştu.</p>



<p>KALP SAĞLIĞI İÇİN ÖNERİLER</p>



<p>Kalp sağlığı için tavsiyelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, “Orta derecede karbonhidratlar, proteinler ve az miktarda ancak sağlıklı yağlardan oluşan dengeli öğünlerle beslenin. Tam yağlı süt ve ürünleri yerine yağı azaltılmış olanları tercih edin. Haftada 4 yumurtadan fazlasını yemeyin. LDL kolesterolü yüksek olan kişiler yumurta sarısı bakımından daha da dikkatli olmalıdırlar. Kırmızı et yerine balık, derisi hariç kümes hayvanları ve az yağlı etleri tercih edin. Günde en az 5 kez sebze ve meyve tüketin. Bunlarda önemli vitamin ve mineraller mevcuttur. Günde en az 8-10 bardak su içmelisiniz. Liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzeleri düzenli olarak tüketin. Çözünebilir lifler kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebilmektedir&#8221; ifadelerini kullandı. İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cozunebilir-lifler-kolesterolu-dusurebilir/">ÇÖZÜNEBİLİR LİFLER KOLESTEROLÜ DÜŞÜREBİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/cozunebilir-lifler-kolesterolu-dusurebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANINDAN UYARI: YAĞSIZ DİYET OLMAZ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-uyari-yagsiz-diyet-olmaz/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-uyari-yagsiz-diyet-olmaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Jul 2022 08:23:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Huri Özkarabulut]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ Tüketimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=25219</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beslenme düzeninde oldukça önemli bir konumda bulunan yağ tüketimi, diyet yapanların akıllarında soru işaretlerine sebep oluyor. Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Huri Özkarabulut, “Yağda eriyen vitaminleri vücudumuza alabilmemiz için az da olsa yağ tüketmemiz gerekir. Bitkisel yağlara alternatif olarak balık tüketimini artırabilir, yağlı tohumlarla da yağ ihtiyacımızın bir kısmını karşılayabiliriz. Aynı zamanda günlük tüketeceğimiz 10-15 fındık, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-uyari-yagsiz-diyet-olmaz/">UZMANINDAN UYARI: YAĞSIZ DİYET OLMAZ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>Beslenme düzeninde oldukça önemli bir konumda bulunan yağ tüketimi, diyet yapanların akıllarında soru işaretlerine sebep oluyor. Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Huri Özkarabulut, “Yağda eriyen vitaminleri vücudumuza alabilmemiz için az da olsa yağ tüketmemiz gerekir. Bitkisel yağlara alternatif olarak balık tüketimini artırabilir, yağlı tohumlarla da yağ ihtiyacımızın bir kısmını karşılayabiliriz. Aynı zamanda günlük tüketeceğimiz 10-15 fındık, çiğ badem veya 5-6 cevizle de vücudun yağ ihtiyacı karşılanabilir” dedi.</p>



<p>&#8220;BİTKİSEL YAĞLAR, KOLESTEROLÜ KONTROL ALTINDA TUTUYOR&#8221;</p>



<p>Zeytinyağı, ayçiçeği yağı, soya ve mısır özü yağı gibi omega açısından oldukça değerli olan yağların mutlaka dışarıdan alınması gerektiğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Huri Özkarabulut, &#8220;Eğer vegan değilseniz, doymuş yağları hayvansal gıdalardan alabilir, ekstra katı yağ tüketiminin önüne geçebilirsiniz. Ancak doymamış yağ dediğimiz omega-3 ve omega-6 yağ asitleri kolesterolü kontrol altında tutarken, ayçiçeği yağı gibi bitkisel yağların da kolesterolü düşürücü etkisi bulunuyor. Bu yüzden bu yağ çeşitlerinin mutlaka dengeli olacak şekilde dışarıdan alınması gereklidir. Günlük yaşamda ise salatalara sıvı yağ yerine ceviz koyarak veya kahvaltılarda 10-15 adet zeytin tüketerek sağlıklı yağ alımı sağlanabilir” dedi.</p>



<p>“FAZLA YAĞ TÜKETİMİ KANSER YAPIYOR”<br>Fazla yağ tüketiminin, kolesterol düzeyini artırarak damar çeperlerinde kolesterol birikimine ve damarların daralmasına neden olduğunu da söyleyen Özkarabulut, “Bu daralma kalbe giden kan miktarını azaltacağından kalp krizine neden olabilir. Aynı zamanda yapılan araştırmalarda özellikle meme kanseri ile yağ tüketimi arasında ilişki bulunmuştur. Çok fazla kızarmış yağ tüketimi de kanser(mide) oluşma riskini arttırıyor” dedi. Özkarabulut, “Çoklu doymamış yağların yüzde 10-25&#8217;inin omega-3 olarak alınması kalp hastalıklarının önlenmesinde, kanser riskinin azalmasında ve sağlıklı beslenmede önerilen miktardır” diyerek sözlerine son verdi. İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-uyari-yagsiz-diyet-olmaz/">UZMANINDAN UYARI: YAĞSIZ DİYET OLMAZ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-uyari-yagsiz-diyet-olmaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;İNME REHABİLİTASYONU YAŞAM KALİTESİNİ OLUMLU ETKİLİYOR&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/inme-rehabilitasyonu-yasam-kalitesini-olumlu-etkiliyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/inme-rehabilitasyonu-yasam-kalitesini-olumlu-etkiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Mar 2022 21:04:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[emel atar]]></category>
		<category><![CDATA[inme rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=16160</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnmenin, dünya genelinde ilk, Türkiye&#8217;de ise üçüncü sakatlık nedeni arasında yer aldığının altını çizen Uzm. Dr. Emel Atar, “İlerleyen yaşla birlikte artan inme riskinde yaşam şekli önemli rol oynuyor. Diyabet, sigara kullanımı, yüksek kolesterol ve aşırı kilo inmeye neden oluyor. İnmeden korunmanın ilk şartı ise bilinçlenme ve farkındalık. Bu nedenle geçici görme bozukluğu, konuşmada zorluk, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/inme-rehabilitasyonu-yasam-kalitesini-olumlu-etkiliyor/">&#8216;İNME REHABİLİTASYONU YAŞAM KALİTESİNİ OLUMLU ETKİLİYOR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İnmenin, dünya genelinde ilk, Türkiye&#8217;de ise üçüncü sakatlık nedeni arasında yer aldığının altını çizen Uzm. Dr. Emel Atar, “İlerleyen yaşla birlikte artan inme riskinde yaşam şekli önemli rol oynuyor. Diyabet, sigara kullanımı, yüksek kolesterol ve aşırı kilo inmeye neden oluyor. İnmeden korunmanın ilk şartı ise bilinçlenme ve farkındalık. Bu nedenle geçici görme bozukluğu, konuşmada zorluk, ellerde güç kaybı gibi belirtileri hafife almayın” dedi. Halk arasında inme olarak bilinen felç sonrası hastalara uygulanan rehabilitasyon tedavi sürecinin hastaların yaşam kalitesini olumlu yönde iyileştirdiğini belirten Uzm. Dr. Atar, “Rehabilitasyon yaşamın her yönünü içermeli, ekip çalışması, hedefe yönelik olmalıdır. Yalnızca egzersizi değil bununla birlikte öğrenme ve adaptasyonu da içerir, hasta ile birlikte ailenin tedavinin her aşamasında katılımı sağlanmalıdır. En kısa sürede kontrolü hastaya geri vermek esas hedeftir” şeklinde konuştu.</p>



<p><br>“İNME BIR HASTALIK DEĞIL, ASLINDA BIR SONUÇTUR”</p>



<p><br>İnme olgularının yaklaşık yüzde 90&#8217;ı hipertansiyon, diyabet, sigara gibi değiştirilebilir risk faktörlerine bağlı olarak oluştuğunu belirten Uzm. Dr. Atar, “İnme bir hastalık değil, aslında bir sonuçtur. Bu durum da esasında inmenin (felç) önlenebilir olduğunu göstermektedir. Beynin etkilenen bölgesine bağlı olarak vücut yarısında yüz, kol veya bacakta oluşan kuvvet ve his kaybıyla kendini gösteren nörolojik tablodur. Semptomların yarısında denge bozukluğu, yutma bozukluğu, konuşma bozukluğu olabilmektedir. Yüzde 80&#8217;inde hafif veya orta düzeyde sakatlık oluşabilir ve çeşitli derecelerde rehabilitasyona ihtiyaç duyulabilir” dedi. Rehabilitasyon sürecine uygunluğu olumlu etkileyen etmenlerinde altını çizen Uzm. Dr. Atar, ilgili etmenleri şöyle sıraladı: “Hastanın 55 yaşından daha genç olması, kronik hastalığının bulunmaması önceden felç geçirmemiş olması, idrar ve gaita tutabilmesi, his kaybı ve/veya his kusuru olmaması, hareket fonksiyonlarında erken gelişme, özellikle üst kolda, elde hareketlerin erken belirmesi, aile desteği, rehabilitasyona erken başvuru.”</p>



<p><br>“REHABILITASYON YAŞAMIN HER YÖNÜNÜ IÇERMELI, EKIP ÇALIŞMASI, HEDEFE YÖNELIK OLMALIDIR”</p>



<p><br>İnmenin akut döneminde medikal tedavilere odaklanılmış olmasına rağmen rehabilitasyon tedavilerine de hemen başlanılması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Atar, “Mümkün olduğunca erken mobilizasyon esastır. Hayati tehlike atlatılır atlatılmaz hemen başlanmalıdır. Hastanın durumu stabil ise en kısa sürede yani ilk 24 &#8211; 48 saatte başlanmalıdır. Erken mobilizasyon ile bacaklarda oluşabilecek damar tıkanıklığı, reflü, bası yarası, eklem katılığı gibi durumların sıklığı azaltılabilir. Rehabilitasyon hasta ile birlikte yapılmalıdır. Yaşamın her yönünü içermeli, ekip çalışması, hedefe yönelik olmalıdır. Yalnızca egzersizi değil bununla birlikte öğrenme ve adaptasyonu da içerir. Hasta ile birlikte ailenin tedavinin her aşamasında katılımı sağlanmalıdır. En kısa sürede kontrolü hastaya geri vermek esas hedeftir” diye konuştu. Uzm. Dr. Atar, rehabilitasyon süreci ile amaçlarını hastanın fonksiyonel bağımsızlığını en üst düzeye çıkartmak, oluşan hareket ve duyu kaybının oluşturduğu engeli en aza indirmek, aile ve topluma entegre olmasını, yaşamdan kopmamasını sağlamak ve hastaya yeniden yaşamı sevdirmek ve yeterli bir hayat kazandırmak olduğunu belirtti.</p>



<p><br>“REHABILITASYON EKIBI ÇOK ÖNEMLI”</p>



<p><br>Rehabilitasyon ekibinin de bu süreçte çok önemli olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Atar, “Rehabilitasyon ekibi, fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimi, fiztoterapist, iş uğraşı terapisti, ortez protez uzmanı, hasta ve ailesinden oluşmaktadır. Bu ekip ile birlikte rehabilitasyon süreci, hastanın fonksiyonel durumuna ve ihtiyacına göre planlanır. İnme rehabilitasyonu programının içinde temel olarak, eklem hareket açıklığı egzersizleri, germe egzersizleri, kas kuvvetlendirme egzersizleri, denge ve yürüme eğitimleri, ayna tedavileri, zorunlu kullanım tedavileri bulunur. Hasta en az 2 yıl takip edilmelidir” ifadelerini kullandı.</p>



<p><br>İNME TEDAVISINDE BOTULINUM TOKSIN TIP A UYGULAMASI</p>



<p><br>Uzm. Dr. Atar, sözlerini şöyle tamamladı: “İnmeli hastalarda engelliliğe neden olan kas katılığı tedavisinde botulinum toksin uygulamalarının kas katılığını azaltmada ve hareket genişliğini artırmada etkili ve güvenli olduğuna dair bilimsel çalışmalar vardır. Günümüzde botulinum toksin tip A enjeksiyonu uzun etkisinin geri dönüşümlü, kolay uygulanabilir ve güvenilirliğinin yüksek olması gibi avantajları ile inmeli hastalarda spastisite (kas katılığı) tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Botulinum toksini kas içi olarak uygulanır. Kas gevşemesi 48-72 saat içerisinde başlar ve 3-6 ay devam eder. Yan etkisi çok nadirdir.” </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/inme-rehabilitasyonu-yasam-kalitesini-olumlu-etkiliyor/">&#8216;İNME REHABİLİTASYONU YAŞAM KALİTESİNİ OLUMLU ETKİLİYOR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/inme-rehabilitasyonu-yasam-kalitesini-olumlu-etkiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
