<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>keffaret Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/keffaret/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/keffaret/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Apr 2022 08:28:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>keffaret Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/keffaret/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>RAMAZAN ORUCUNU NİYET EDİP, BAŞLANILAN ORUCU BOZMAK</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/ramazan-orucunu-niyet-edip-baslanilan-orucu-bozmak/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/ramazan-orucunu-niyet-edip-baslanilan-orucu-bozmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Apr 2022 21:26:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[keffaret]]></category>
		<category><![CDATA[niyet]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan orucu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=18010</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve rahim olan Allah(ın adıyla Ameller niyetle sıhhat kazanır ve ona göre karşılık görür. Niyet edilip başlanılan bir ibadeti zaruri bir sebep yokken bozmak meşru değildir. Böyle yapan kimse hem günahkar olur, hem de kendisine bazı amellerde keffaret gerekir. O halde özellikle ramazan orucuna niyet edip, zorlayıcı bir sebep yokken onu bozmak asla doğru [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ramazan-orucunu-niyet-edip-baslanilan-orucu-bozmak/">RAMAZAN ORUCUNU NİYET EDİP, BAŞLANILAN ORUCU BOZMAK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve rahim olan Allah(ın adıyla Ameller niyetle sıhhat kazanır ve ona göre karşılık görür. Niyet edilip başlanılan bir ibadeti zaruri bir sebep yokken bozmak meşru değildir. Böyle yapan kimse hem günahkar olur, hem de kendisine bazı amellerde keffaret gerekir. O halde özellikle ramazan orucuna niyet edip, zorlayıcı bir sebep yokken onu bozmak asla doğru ve caiz değildir. Aksi halde bu hususta biri manevi, diğeri maddi müeyyide bulunuyor. Mane¬vi müeyyide, günahkar olup muahaza edilmektir. Maddi müeyyide o orucu hem kaza, hem de keffaretle telafi etmektir. Konuyla Îlgili Hadisler Cabir (r.a.) den yapılan rivayete göre, adı geçen şöyle haber vermiştir: &#8220;Rasulüllah (s.a.v.) Efendimiz fetih yılında Mekke&#8217;ye doğru hareket etti. Kur&#8217;al-Ğamîm mevkiine gelinceye kadar oruca devam etti ve çevresindeki insanlar da oruç tut¬tular. Derken biri Ona: &#8220;Ya Rasulallah! Doğrusu oruç şu insanlara sıkıntı ve meşakkat getirdi ve onlar sizin ne yaptığınıza (ve yapacağınıza) bakıyorlar&#8221; dedi. Bunun üzerine Rasulüllah (s.a.v.) Efendimiz içinde su bulunan bir tas istedi ki, zaman olarak ikindiden hemen sonra idi. Rasulüllah (s.a.v.) o suyu içti, insanlar da Ona bakıp duruyorlardı. Bu sebeple oradaki insanlardan bir kısmı iftar etti, bir kısmı ise oruçlarına devam ettiler. Rasulüllah&#8217;a (s.a.v.) bir kısmının oruca devam ettiği haber verilince şöyle buyurdu: &#8220;İşte onlar usat (asi kişiler) dir. &#8220;[182] Ebu Said (r.a.) den yapılan rivayete göre, adı geçen şöyle demiştir: &#8220;Rasulüllah (s.a.v.) Efendimiz, yağan yağmurla oluşan bir akarın kenarına geldi ki yaz mevsimi idi, yanındaki in¬sanlar da süvari değil, yaya bulunuyorlardı. Kendisi ise bir katıra binmiş durumda idi. Arkadaşlarına seslenerek şöyle buyurdu: Dar Günde Destek Olmak Elinde Olmayana Elimizin Uzandığı Yere Kadar &#8220;Ey insanlar! Şu sudan içiniz.&#8221; Ravi diyor ki, buna rağmen onlar içmekten kaçındılar. Bunun üzerine Rasulüllah (s.a.v.) onlara: &#8220;Ben sizin durumunuzda değilim, benim durumum daha kolay, çünkü binek üzerindeyim&#8221; buyurdu. Buna rağmen o insanlar yine su içip oruçlarını bozmaktan kaçındılar. Bunun üzerine Rasulüllah (s.a.v.) uyluğunu çevirip bineğinden indi ve o sudan içti, arka¬daşları da içtiler. Oysa Rasulüllah (s.a.v.) pek içmek iste¬miyor, oruca devam etmeyi arzuluyordu.&#8221;[183] Abbas (r.a.) dan yapılan rivayete göre, adı geçen şöyle demiştir: &#8220;Rasulüllah (s.a.v.) Efendimiz fetih yılında ramazan ayında oruçlu olarak yola çıktı. Ta ki yolda bir su birikinti¬sine geldi ki öğlenin evveli idi. İnsanlar ise iyice susamıştı; o yüzden boyunlarını uzatıp o suya iştiyak duyduklarını (ister-istemez) belli ediyorlardı. Bunun üzerine Rasulüllah (s.a.v.) Efendimiz içinde su bulunan bir tas istedi ve o tası eline alıp insanların iyice görmesini sağladıktan sonra içti ve arkasından oradaki insanlar da oruçlarını bozup içtiler.&#8221;[184] Hadislerin Işığında Müctehidlerin İstidlal Ve İhticacları Bundan bir önceki konuda, bu meseleye yer verildi ve müctehidlerin görüş, tesbit ve istidlalleri açıklandı.<br>Böylece yolculukta oruç sıkıntı ve meşakkat doğuruyorsa, o takdirde niyet edilip tutulmaya başlansa bile orucu bozmak meşru&#8217;dur. Ancak bilindiği gibi, Malikilere göre bunun için hem kaza, hem de keffaret gerekir. Diğer üç mezhebe göre, sadece kaza gerekir. Tahliller Ve Diğer Rivayetler Cabir ve Ebu Said hadisleri sahihtir. O bakımdan istidlal ve ihticaca salih görülmüşlerdir. Böylece yolculukta oruç sıkıntı verdiği takdirde iftar etmenin meşru olduğu hükmü ortaya çıkıyor. Aynı zamanda oruçtan dolayı sıkıntı duymayan kimsenin de bu hususta sıkıntı çeken arkadaşlarına uyması söz konusudur. Nitekim Rasulüllah&#8217;ın (s.a.v.) arkadaşlarının durumunu hafifletmek ve onları rahatlatmak için, kendisi fazla sıkıntı duymadığı halde orucunu bozduğu buna misal teşkil etmektedir. Buna rağmen orucunu bozmak istemeyenler kınanmıştır. Çünkü Rasulüllah&#8217;ın (s.a.v.) sözü ve davranışı onlar için yeterli ruhsattır. Buna uymadıkları için &#8220;usat&#8221; (asiler) olarak vasıflandırılmışlardır. Bu kelime burada daha çok, ruhsata uymamakta direnme anlamında kullanılmıştır. 1121 nolu İbn Abbas hadisinin bir benzerini Buhari, Meğazi bölümünde Halid tarıkıyla tahric etmiştir ki, mealen şöyledir: &#8220;Rasulüllah (s.a.v.) ramazanda (sefere) çıktı ki Onunla be¬raber çıkanların bir kısmı oruçlu, bir kısmı iftarlı idi. Bineğinin üzerinde doğrulunca, içinde süt ve su bulunan bir kap istedi ve getirilince onu bineğinin üzerine koyduk¬tan sonra oradaki insanlara durup baktı… (ve sonra onu içti…)&#8221; Bu babda iki rivayet daha bulunuyor ki, biri diğerinin şahidi ve kuvvetlendiricisi oluyor. Böylece oruca geceden niyet getiren yolcunun gündüzleyin orucunu bozmasının caiz olduğu ortaya çıkıyor ve bundan dolayı keffaret gerekmediği anlaşılıyor. Nitekim cumhur da aynı görüştedir. Ancak İbn Hacer&#8217;in de dediği gibi, bütün bunlar, yolculuk halinde iken geceden niyet getirip gündüzledikten Dar Günde Destek Olmak Elinde Olmayana Elimizin Uzandığı Yere Kadar sonra orucu bozmanın cevazına delalet eden rivayetlerdir. Bir de yolculuğa çıkmadan evinde oruca niyet ettikten sonra gündüzleyin sefere çıkan oruçlunun iftar etmesi caiz midir? Cumhur bunun caiz olmadığını belirtmiştir. İmam Ahmed ve İshak ise bunun cevazına kail olmuşlardır. Müzeni de bu görüş ve ictihadı benimsemiştir. Nitekim Cabir hadisi bu hükmü ifade etmektedir. İbn Abbas hadi¬si de buna şahit olan rivayetlerden biridir. Çıkarılan Hükümler 1- Yolculuk halinde bulunan oruçlunun, geceden de niyet ge¬tirmiş olsa, gündüzleyin orucunu bozması caizdir. Bundan dolayı keffaret gerekmez. 2- Evinde eyleşik iken oruca niyet eder ve sabah olunca sefere çıkarsa, Hanbelilere göre, orucunu bozması caizdir ve bu du¬rumda keffaret de gerekmez. 3- Malikilere göre, bozması caiz değildir. Ancak bozacak olursa, sadece kazası gerekir. Ama seferi halde iken geceleyin oruca niyet eder ve gündüz olunca, zorlayıcı bir sebep olmaksızın orucunu bozan kimseye, bu mezhebe göre, hem kaza, hem de keffaret gerekir. 4- Hanefî ve Şafiilere göre, evinde iken oruca niyet eder ve sabah olunca sefere çıkarsa, artık o gün iftar etmesine ruhsat yoktur. Zorlayıcı bir sebep olmadığı takdirde tamamlaması gerekir. 5- Yolculukta oruca niyet eden kimse, arkadaşları meşakkat duyar da oruçlarını bozarlarsa, onun da bozması evladır. Özellikle kafile başkanı olarak bulunuyorsa, önce onun iftar etmesi uygun olur. Allah CC selamı Rahmeti bereketi üzerinize olsun.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ramazan-orucunu-niyet-edip-baslanilan-orucu-bozmak/">RAMAZAN ORUCUNU NİYET EDİP, BAŞLANILAN ORUCU BOZMAK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/ramazan-orucunu-niyet-edip-baslanilan-orucu-bozmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>METİN ALKAN / SADAKA KEFFARETTİR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/metin-alkan-sadaka-keffarettir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/metin-alkan-sadaka-keffarettir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Mar 2022 21:40:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[allah rızası]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[giyecek]]></category>
		<category><![CDATA[keffaret]]></category>
		<category><![CDATA[rencide]]></category>
		<category><![CDATA[sadaka]]></category>
		<category><![CDATA[yiyecek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=15771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Yüce dinimizin en faziletli ibadetlerinden biriside sadaka vermektir. Sadaka karşılığında elde edilen sevap bir’e on’dan başlayıp, bir’e yedi yüz’e kadar ve hatta daha da yukarılara çıkabilmektedir. Bu durum verilen sadakanın ve ya yapılan iyiliğin yerine, zamanına ve yapılan kişinin durumuna göre farklılık arz etmektedir. Elbette ki bütün ibadetlerde olduğu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/metin-alkan-sadaka-keffarettir/">METİN ALKAN / SADAKA KEFFARETTİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Yüce dinimizin en faziletli ibadetlerinden biriside sadaka vermektir. Sadaka karşılığında elde edilen sevap bir’e on’dan başlayıp, bir’e yedi yüz’e kadar ve hatta daha da yukarılara çıkabilmektedir. Bu durum verilen sadakanın ve ya yapılan iyiliğin yerine, zamanına ve yapılan kişinin durumuna göre farklılık arz etmektedir. Elbette ki bütün ibadetlerde olduğu gibi, sadakada da temel şart niyettir. Niyet ne kadar halis olursa, elde edilecek sevapta o kadar çok olur. Sadaka; Allah rızası için, fakir ve ihtiyaç sahiplerine verilen para, mal ve her çeşit yiyecek ve giyecek olduğu gibi, bedenen ve lisânen yapılan her türlü davranışın adıdır. Kişinin alın teri ve helal kazancından verdikleridir. En faziletlisi gizlice vermek, verilen kişiyi rencide etmemek, gösteriş ve riyadan uzak durmaktır. Yüce Kitabımız da; “Ey iman edenler, sadakalarınızı başa kakmak, gönül kırmakla boşa gidermeyin. O adam gibi ki, insanlara gösteriş için malını dağıtır da ne Allah’a inanır, ne ahret gününe. Artık onun hali bir kayanın haline benzer ki, üzerinde biraz toprak varmış, derken şiddetli bir sağanak inmiş onu yalçın bir kaya halinde bırakıvermiş. Öyle kimseler, kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah kafirler topluluğunu doğru yola iletmez” bakara/264 buyurmaktadır. Başka bir ayet-i kerime de, “Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel, fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da keffaret olur. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır” bakara/271 Yüce kitabımız Kur’anı kerimde sadaka ile ilgili, sadaka vermeyi teşvik eden ayet-i kerimeler çoktur. Ayrıca peygamber efendimiz (sav) de, ashab-ı Güzin efendilerimizi çokça teşvik etmiştir.<br>Sahabe-i kiram efendilerimiz sahip oldukları en kıymetli mallarını Allah yolunda sadaka etmişlerdir. Bunun misalleri asr-ı saadet döneminde sayılamayacak kadar çoktur. Al-i İmran suresi 92 ayet-i kerimesi;”sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcayıncaya kadar, cennete ve iyiliğin en güzeline (birr) eremezsiniz.” Nazil olduğunda, Ebu Talha (r.a) en çok sevdiği malı olan “bırha” adındaki bahçesini Allah yolunda tasadduk etmiştir. Hz. Ömer (ra) efendimiz hayber’den hissesine düşen çok değerli toprakları vakfetmiştir. Yüce kitabımız, sadaka veren kişiyi bir tohuma benzetmiş ve şöyle buyurmuştur. “Mallarını Allah yolunda harcayanların hali, her başağı yüz taneli, yedi başak bitiren bir tohumun hali gibidir. Allah dilediği kimseye daha kat kat verir. Allah’ın ihsanı çok geniştir. Her şeyi hakkıyla bilendir” bakara/261 Peygamber Efendimiz (sav) sadaka ile ilgili olarak çokça hadis-i şerif irad etmişlerdir. Bunlardan bir kısmı şöyledir; Hafız Bursu &#8211; Bereket Derneği Projesi Hafızlık Eğitimi &#8211; İlmihal &#8211; Tecvid &#8211; Kıraat hafizyetistir.com AÇ “Gizli açık çok sadaka verin ki, rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olur ve duanız kabul edilsin” İbni Mace “Hastalarınızı sadakayla tedavi edin. Sadaka her hastalıpı ve belayı defeder.” Beyhaki “İlmi olan ilminden, malı olan malından sadaka versin.” İbni Sünni “Sadaka kibri yok eder.” Tirmizi “İyilik ömrü artırır, sadaka günahları giderir ve kötü ölümden korur.” Taberani “Sadaka verenin rızkı artar ve duası kabul olur.” İbni Mace “Sadaka kabir azabından korur. Kıyamette de himaye altına alır.” Beyhaki “Sıkıntılarınızı sadakayla önleyin.” Deylemi “Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları yok eder.” Tirmizi “Sadaka malı artırır. Öyleyse sadaka verin.” “Sırf Allah rızası için sadaka verene, kıyamet gününde Allahü Teala (Ey kulum, sen benim rızamı gözettin, bende seni hakir etmem ve vücudunu Cehenneme haram kılarım. Haydi Cennete istediğin kapıdan gir) buyurur” Deylemi “Sadaka vermede acele edin, çünkü bela, sadakayı geçemez.” Taberani “Bir hurma tanesi de olsa, sadaka olarak verin. Çünkü o az da olsa açlığı dindirir ve suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları yok eder.” İbni Mübarek. Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyorlar ki;”Her Müslüman sadaka vermesi lazımdır.” Sahabi efendilerimiz sorarlar; “bulamayan kimse ne yapacak.” Efendimiz (sav);”çalışır, kazanır ve sadaka verir” der. Peki çalışacak bir iş bulamazsa ne olur? “İhtiyacı olan kimseye her hangi bir şekilde yardım eder.” Der. Yardım edilecek bir kimse de bulamazsa? “Her hangi bir iş yapması (malım olsaydı bende verirdim demesi, birine yol göstermesi, zararı dokunmaktan sakınması, ilim öğrenmesi ve öğretmesi gibi hususlar) da onun için bir sadakadır.” Buhari, Müslim. Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyorlar ki;”İnsan ölünce, üç şey hariç ameli kesilir. Bu üç şey: Sadaka-i Cariye, faydalı ilmi eser bırakmak ve ona dua ve istiğfar edecek Salih evlat.” Müslim Sadaka-i cariye; topluma faydalı, yol, köprü, çeşme, cami, medrese, okul, hastane gibi eserler yapmak. Ya da o eselerin yapımına katkıda bulunmak ve ağaç dikmek gibi kalıcı eserlerdir. İnsanlara faydalı ilmi bir eser yazmak, basım ve yayınında yardımcı olmak da sadaka-i cariyedir. Kişi öldükten sonra dahi bu bıraktığı eserlerden dolayı amel defterine hayır/sevap yazılmaya devam eder. Sadaka, insanı hem dünyada hem de ahrette cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır. Her mü’minin bu koruyucu kalkana sahip olması, onun için elzemdir. Kulluk şuur ve bilincimizi yükselterek, Yüce Allah’a (cc) hakkıyla kulluk görevlerimizi eda edelim. Bu yolda gayret gösterelim. Allahü tealanın nimetlerini kullanarak O’na isyan etmeyelim. Mülk Allah’ın, bizler de onun kullarıyız. Ahir ve akibetimiz hayır olsun. Selam ve dua ile…</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/metin-alkan-sadaka-keffarettir/">METİN ALKAN / SADAKA KEFFARETTİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/metin-alkan-sadaka-keffarettir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
