<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kefaret Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/kefaret/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/kefaret/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 Apr 2022 13:19:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.3</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>kefaret Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/kefaret/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>RAMAZAN ORUCUNDA KAZA KEFARET</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/ramazan-orucunda-kaza-kefaret/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/ramazan-orucunda-kaza-kefaret/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Apr 2022 21:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[kefaret]]></category>
		<category><![CDATA[orucu]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=16920</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla KAZA: Bozulan orucun yerine gününe gün oruç tutmaktır. Keffaret Ramazanda bile bile bozulan bir gün orucun yerine iki kameri ay veya altmış gün peş peşe oruç tutmak demektir. Ayrıca bozulan orucun da kaza edilmesi gerekir. Keffaret, sadece Ramazan ayında tutulan orucun bile bile bozulmasının cezasıdır. Diğer oruçların bozulması halinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ramazan-orucunda-kaza-kefaret/">RAMAZAN ORUCUNDA KAZA KEFARET</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla KAZA: Bozulan orucun yerine gününe gün oruç tutmaktır. Keffaret Ramazanda bile bile bozulan bir gün orucun yerine iki kameri ay veya altmış gün peş peşe oruç tutmak demektir. Ayrıca bozulan orucun da kaza edilmesi gerekir. Keffaret, sadece Ramazan ayında tutulan orucun bile bile bozulmasının cezasıdır. Diğer oruçların bozulması halinde yalnız kaza, yani gününe gün oruç tutmak yeterli olur. Ramazan orucu öbür aylarda kaza edilirken bilerek bozulsa yine kaza lâzım gelir, keffaret icap etmez. Keffaret orucu, ara verilmeden peş peşe tutulacağı için Ramazan ayına ve oruç tutulması haram olan günlere rastlamaması lâzımdır. Keffaret orucuna kameri aylardan birinin ilk gününde başlanırsa iki ay ara vermeden oruç tutulur. Bu aylardan ikisi de yirmi dokuz gün çekse bile iki tam ay oruç tutulduğu için kefaret tamamlanmış olur. Ayın ilk günü değil de diğer günlerde başlanırsa hiç ara vermeden 60 gün oruç tutularak kefaret tamamlanır. Herhangi bir sebeple kefaret orucuna ara verilir veya eksik tutulursa yeniden başlayıp altmış günü kesintisiz tamamlamak lâzımdır. Kadınlar kefaret orucu tutarken araya giren ay hali günlerini tutmazlar, ay hali yani âdet halleri bitince ara vermeden temiz günlerinde oruca devam ederek 60 günü tamamlarlar.</p>



<p><br>Kadın, âdet hali bittiği halde temiz olan günlerinde, oruç tutmayarak keffaret orucuna ara verirse, kefarete yeniden başlaması gerekir. Birkaç defa kefareti gerektirecek şekilde orucunu bozan kimseye bunların hepsi için bir kefaret orucu yeterli olur. Ancak keffareti yerine getirdikten sonra yine kasten orucunu bozarsa bundan dolayı da ayrıca kefaret icap eder. Yaşlı veya hasta olup kefaret orucu tutmaya gücü yetmeyen kimse kefaret olarak altmış fakiri sabah ve akşam yedirip doyurur. Veya yemek parasını fakirin eline verir. Her günlük yiyecek bir fitre miktarıdır. Fitre miktarı bu parayı ayrı ayrı altmış fakire verebileceği gibi, her gün bir fitre miktarı olmak üzere altmış günde bir fakire de verebilir. Altmış günlük yiyeceği veya fitre miktarı olan değerini bir günde bir fakire verirse sadece bir günlük yerine geçer. Oruca aykırı olan bir şeyin yapılması halinde oruç bozulur. Orucu bozan bazı şeyler hem kaza, hem de keffareti gerektirir. Orucu bozan bazı şeylerden dolayı da sadece kaza gerekir.</p>



<p><br>ORUCU BOZUP KAZA VE KEFFARETİ GEREKTİREN ŞEYLER</p>



<p><br>1-) Oruçlu olduğunu bilerek yemek ve içmek (yenilip içilen şey ister gıda, ister ilâç olsun). 2-) Oruçlu olduğunu bile bile cinsel ilişkide bulunmak. Karı-kocadan biri ötekine zorla cinsel ilişkide bulunduğu takdirde zorla ilişkide bulunana kaza ve keffaret, kendisine zorla ilişkide bulunulan kişiye de kaza lâzım gelir. 3-) Ağzına giren yağmur, kar ve doluyu kendi isteğiyle yutmak. 4-) Sigara içmek, öd ağacı veya amber ile tütsülenip dumanını içeri çekmek. 5-) Enfiye çekmek. 6-) Buğday ve arpa tanesi yutmak. 7-) Dışarıdan bir susam tanesi kadar bir şeyi alıp yutmak. 8-)Yenmesi alışılmış olan çamur, kil ve kömür gibi şeyleri yemek. (Bazı kimseler bunları severek yerler.) 9-) Az miktarda tuz yemek. 10-) Karısının veya sevdiği bir kimsenin tükürüğünü yutmak. (Bundan zevk aldığı için kaza ve kefaret gerekir. Başkasının tükürüğünden iğrendiği için bundan kefaret gerekmez.) 11-) Kan aldırdıktan veya sadece karısını öptükten sonra orucu bozulduğu kanaatiyle bile bile orucunu bozmak. Ramazan ayında niyet ederek oruca başlayan kimse, saydığımız şeylerden birini bilerek ve özürsüz olarak yaparsa orucu bozulmuş olur. Bozulan bu orucu kaza etmesi ve kasten bozduğu için de keffaret tutması gerekir.</p>



<p><br>KEFARETİ DÜŞÜREN ŞEYLER</p>



<p><br>Keffareti gerektiren bir şeyi yaparak orucunu bozan kimse, aynı gün oruç tutamayacak derecede hastalanır veya kadın ay hali yahut da lohusa olursa keffaret düşer, yani keffaret orucu tutması gerekmez. Ancak hastalığın kendi isteği dışında olması şarttır. Kendisi kasten hastalığa sebep olursa keffaret düşmediği gibi sefer mesafesinde bir yolculuğa çıkması ile de düşmez.</p>



<p><br>TAMAM ORUCU BOZUP YALNIZ KAZAYI GEREKTİREN ŞEYLER</p>



<p><br>1-) Pamuk ve kâğıt gibi yenmesi mutad olmayan bir şey yutmak, 2-) Bir defada çok miktarda tuz yemek, 3-) Yenmesi mutad olmayan zeytin çekirdeği yemek. Yenmesi alışılmış olan çekirdeği yemek ise keffareti gerektirir. 4-) Taş, toprak, demir, altın ve gümüş gibi şeyleri yutmak. 5-) İçi olmayan ceviz ve badem yutmak. (Bunların içi olanları yenildiği takdirde keffaret gerekir) 6-) Burnuna ilaç çekmek. Bu, Ebu Hanife&#8217;nin görüşüdür. Buna göre; tedavi maksadıyla iğne yaptırmak orucu bozar ve kazayı gerektirir. Çünkü iğne vasıtasıyla vücuda verilen ilâç iç kısımlara kadar ulaşmaktadır. İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed&#8217;e göre; tabiî olan yollar dışında vücudun başka tarafından açılan bir yoldan içeri giden ilâç orucu bozmadığı için iğne yaptırmakla oruç bozulmaz. Çünkü vücuda verilen ilâç ağız gibi tabiî bir yoldan değil, deriden açılan başka bir yoldan verilmektedir. Ancak, ibadetlerde ihtiyatlı hareket etmek esas olduğundan Ramazanda iğne yaptırmak zorunda olan kimse bunu mümkünse iftardan sonra yaptırmalıdır. Bu mümkün olmaz da gündüz iğne yaptırmak zorunda kalırsa, İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed&#8217;in görüşlerini esas alarak orucuna devam eder ve bu orucunu daha sonra kaza etmesi gerekmez. 7-) Ağzına aldığı boyalı iplik gibi şeylerin boyası ile rengi değişen tükürüğü yutmak. 😎 Boğazına kaçan kar veya yağmuru kendi isteği olmayarak yutmak. (Kendi isteği ile yutarsa keffaret gerekir.) 9-) Zorlama ile oruç bozmak. 10-) Dişleri arasında nohut tanesi kadar kalan yemek kırıntısını yutmak. 11-) Abdest esnasında ağzına ve burnuna su alırken kendi elinde olmayarak boğazına su kaçmak. 12-) Unutarak yiyip içtikten sonra orucunun bozulduğunu zannederek yiyip içmek. 13-) Ağız dolusu kusmak. (Kendi isteği ile). 14-) Ağız dolusu gelen veya kendi isteğiyle getirdiği kusuntuyu mideye geri çevirmek. 15-) Kendi isteği ile içine veya genzine duman çekmek. Kendi isteği ile olmazsa oruç bozulmaz.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ramazan-orucunda-kaza-kefaret/">RAMAZAN ORUCUNDA KAZA KEFARET</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/ramazan-orucunda-kaza-kefaret/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SADAKA KEFFARETTİR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/sadaka-keffarettir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/sadaka-keffarettir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2022 22:07:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[fakir]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik]]></category>
		<category><![CDATA[kefaret]]></category>
		<category><![CDATA[sadaka]]></category>
		<category><![CDATA[ZAMAN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=12700</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Yüce dinimizin en faziletli ibadetlerinden biriside sadaka vermektir. Sadaka karşılığında elde edilen sevap bir’e on’dan başlayıp, bir’e yedi yüz’e kadar ve hatta daha da yukarılara çıkabilmektedir. Bu durum verilen sadakanın ve ya yapılan iyiliğin yerine, zamanına ve yapılan kişinin durumuna göre farklılık arz etmektedir. Elbette ki bütün ibadetlerde olduğu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sadaka-keffarettir/">SADAKA KEFFARETTİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Yüce dinimizin en faziletli ibadetlerinden biriside sadaka vermektir. Sadaka karşılığında elde edilen sevap bir’e on’dan başlayıp, bir’e yedi yüz’e kadar ve hatta daha da yukarılara çıkabilmektedir. Bu durum verilen sadakanın ve ya yapılan iyiliğin yerine, zamanına ve yapılan kişinin durumuna göre farklılık arz etmektedir. Elbette ki bütün ibadetlerde olduğu gibi, sadakada da temel şart niyettir. Niyet ne kadar halis olursa, elde edilecek sevapta o kadar çok olur. Sadaka; Allah rızası için, fakir ve ihtiyaç sahiplerine verilen para, mal ve her çeşit yiyecek ve giyecek olduğu gibi, bedenen ve lisânen yapılan her türlü davranışın adıdır. Kişinin alın teri ve helal kazancından verdikleridir. En faziletlisi gizlice vermek, verilen kişiyi rencide etmemek, gösteriş ve riyadan uzak durmaktır. Yüce Kitabımız da;”Ey iman edenler, sadakalarınızı başa kakmak, gönül kırmakla boşa gidermeyin. O adam gibi ki, insanlara gösteriş için malını dağıtır da ne Allah’a inanır, ne ahret gününe. Artık onun hali bir kayanın haline benzer ki, üzerinde biraz toprak varmış, derken şiddetli bir sağanak inmiş onu yalçın bir kaya halinde bırakıvermiş. Öyle kimseler, kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah kafirler topluluğunu doğru yola iletmez” bakara/264 buyurmaktadır. Başka bir ayet-i kerime de,”Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel, fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da keffaret olur. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır” bakara/271 Yüce kitabımız Kur’anı kerimde sadaka ile ilgili, sadaka vermeyi teşvik eden ayet-i kerimeler çoktur. Ayrıca peygamber efendimiz (sav) de, ashab-ı Güzin efendilerimizi çokça teşvik etmiştir. Sahabe-i kiram efendilerimiz sahip oldukları en kıymetli mallarını Allah yolunda sadaka etmişlerdir. Bunun misalleri asr-ı saadet döneminde sayılamayacak kadar çoktur. Al-i İmran suresi 92 ayet-i kerimesi;”sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcayıncaya kadar, cennete ve iyiliğin en güzeline (birr) eremezsiniz.” Nazil olduğunda, Ebu Talha (r.a) en çok sevdiği malı olan “bırha” adındaki bahçesini Allah yolunda tasadduk etmiştir. Hz. Ömer (ra) efendimiz hayber’den hissesine düşen çok değerli toprakları vakfetmiştir. Yüce kitabımız, sadaka veren kişiyi bir tohuma benzetmiş ve şöyle buyurmuştur. “Mallarını Allah yolunda harcayanların hali, her başağı yüz taneli, yedi başak bitiren bir tohumun hali gibidir. Allah dilediği kimseye daha kat kat verir. Allah’ın ihsanı çok geniştir. Her şeyi hakkıyla bilendir” bakara/261 Peygamber Efendimiz (sav) sadaka ile ilgili olarak çokça hadis-i şerif irad etmişlerdir. Bunlardan bir kısmı şöyledir; “Gizli açık çok sadaka verin ki, rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olur ve duanız kabul edilsin” İbni Mace “Hastalarınızı sadakayla tedavi edin. Sadaka her hastalıpı ve belayı defeder.” Beyhaki “İlmi olan ilminden, malı olan malından sadaka versin.” İbni Sünni “Sadaka kibri yok eder.” Tirmizi “İyilik ömrü artırır, sadaka günahları giderir ve kötü ölümden korur.” Taberani “Sadaka verenin rızkı artar ve duası kabul olur.” İbni Mace “Sadaka kabir azabından korur. Kıyamette de himaye altına alır.” Beyhaki “Sıkıntılarınızı sadakayla önleyin.” Deylemi “Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları yok eder.” Tirmizi “Sadaka malı artırır. Öyleyse sadaka verin.” “Sırf Allah rızası için sadaka verene, kıyamet gününde Allahü Teala (Ey kulum, sen benim rızamı gözettin, bende seni hakir etmem ve vücudunu Cehenneme haram kılarım. Haydi Cennete istediğin kapıdan gir) buyurur” Deylemi “Sadaka vermede acele edin, çünkü bela, sadakayı geçemez.” Taberani “Bir hurma tanesi de olsa, sadaka olarak verin. Çünkü o az da olsa açlığı dindirir ve suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları yok eder.” İbni Mübarek. Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyorlar ki;”Her Müslüman sadaka vermesi lazımdır.” Sahabi efendilerimiz sorarlar; “bulamayan kimse ne yapacak.” Efendimiz (sav);”çalışır, kazanır ve sadaka verir” der. Peki çalışacak bir iş bulamazsa ne olur? “İhtiyacı olan kimseye her hangi bir şekilde yardım eder.” Der. Yardım edilecek bir kimse de bulamazsa? “Her hangi bir iş yapması (malım olsaydı bende verirdim demesi, birine yol göstermesi, zararı dokunmaktan sakınması, ilim öğrenmesi ve öğretmesi gibi hususlar) da onun için bir sadakadır.” Buhari, Müslim. Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyorlar ki;”İnsan ölünce, üç şey hariç ameli kesilir. Bu üç şey: Sadaka-i Cariye, faydalı ilmi eser bırakmak ve ona dua ve istiğfar edecek Salih evlat.” Müslim Sadaka-i cariye; topluma faydalı, yol, köprü, çeşme, cami, medrese, okul, hastane gibi eserler yapmak. Ya da o eselerin yapımına katkıda bulunmak ve ağaç dikmek gibi kalıcı eserlerdir. İnsanlara faydalı ilmi bir eser yazmak, basım ve yayınında yardımcı olmak da sadaka-i cariyedir. Kişi öldükten sonra dahi bu bıraktığı eserlerden dolayı amel defterine hayır/sevap yazılmaya devam eder. Sadaka, insanı hem dünyada hem de ahrette cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır. Her mü’minin bu koruyucu kalkana sahip olması, onun için elzemdir. Kulluk şuur ve bilincimizi yükselterek, Yüce Allah’a (cc) hakkıyla kulluk görevlerimizi eda edelim. Bu yolda gayret gösterelim. Allahü tealanın nimetlerini kullanarak O’na isyan etmeyelim. Mülk Allah’ın, bizler de onun kullarıyız. Ahir ve akibetimiz hayır olsun. Selam ve dua ile…</p>



<p>METİN ALKAN</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sadaka-keffarettir/">SADAKA KEFFARETTİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/sadaka-keffarettir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
