<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kalb Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/kalb/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/kalb/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 May 2022 10:11:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>kalb Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/kalb/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>EVDE GECE NAMAZI VE KALB</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/evde-gece-namazi-ve-kalb/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/evde-gece-namazi-ve-kalb/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 May 2022 10:11:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[evde gece namazı]]></category>
		<category><![CDATA[kalb]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=20127</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;ın adıyla Kalbin gece uyanışı… Gecenin karanlığında, arzın ve arşın taşıyamadığı yaratılmış olmanın sorumluluğunu, insanın üzerine almasıdır teheccüd. Gecenin doruğunda, aniden ve sebepsiz yere uyandığı olur insanın. Uykusunun bir yerindeki açıktan başka alemleri görmüştür. Uyku, uykuda tutamaz artık insanı. İlk düğüm çözülmüştür. Sonraki düğümleri çözmek yiğitlerin işi… Kapı çalınıyor. Gecenin yarısı… [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/evde-gece-namazi-ve-kalb/">EVDE GECE NAMAZI VE KALB</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;ın adıyla Kalbin gece uyanışı… Gecenin karanlığında, arzın ve arşın taşıyamadığı yaratılmış olmanın sorumluluğunu, insanın üzerine almasıdır teheccüd. Gecenin doruğunda, aniden ve sebepsiz yere uyandığı olur insanın. Uykusunun bir yerindeki açıktan başka alemleri görmüştür. Uyku, uykuda tutamaz artık insanı. İlk düğüm çözülmüştür. Sonraki düğümleri çözmek yiğitlerin işi… Kapı çalınıyor. Gecenin yarısı… Kim olabilir? Hz. Ali (r.a.) ile Hz. Fatıma (r.anha)&#8217;yı bu geç vakitte uyandıran kim? Bir şey mi oldu? Önemli bir haber mi var? Herkesin uykuda olduğu şu vakitte kapı neden çalınıyor? İkisi birden uyanıyor. Bakıyorlar, kapıyı çalanın Rasul-i Ekrem (s.a.v.) olduğunu anlıyorlar. Gelen O… Alemlerin övüncü, &#8216;ın son elçisi. Gece ibadetine kalkmaları için geldiğini biliyorlar. Efendimiz (s.a.v.) onları uyandırdıktan sonra kendi evine dönüyor. Namaza duruyor, Aişe (r.anha) Validemiz&#8217;in her zaman güzelliğinden ve uzunluğundan sitayişle bahsettiği teheccüd namazına. (Buharî, Teheccüd 16) Namaz uzun sürüyor. Efendimiz (s.a.v.) selam verip namazından ayrıldıktan sonra, tekrar Hz. Ali (r.a.) ile Hz. Fatıma (r.a.)&#8217;nın evine gidiyor. Onları uyandırmıştı, ama kalktıklarına dair bir emare göremedi. Tekrar uyandırmaya gidiyor ve bu sefer sesleniyor: -Kalkın. İkiniz de… Namaz kılın! İkisi de uyanıyor. Hz. Ali (r.a.) gözlerini ovalıyor. Uykulu halde belki de iyice düşünmeden ağzından bir söz çıkıyor: -VALLAHi ALLAH &#8216;ın bize farz kıldığından başka namaz kılamayız. Canlarımız ALLAH Tealâ&#8217;nın elindedir. Bizi uyandırmayı dilerse, uyandırır.Rasul-i Ekrem (s.a.v.) hemen geri dönüyor, bir taraftan da “&#8217;ALLAH ın bize farz kıldığından başka namaz kılamayız” sözünü iki kere tekrar ediyor ve şu ayeti okuyor: -“Zaten insan tartışmaya pek düşkündür.” (Kehf, 54) (Buharî, Teheccüd 5) Uykusunu Bölen o Bahtiyar Kullar:. Uykunun en tatlı yerinde uyanmak, abdest alıp namaza durmak çok özel, çok güzel bir şey… Ama kolay değil. Buna teheccüd denir. Efendimiz (s.a.v.) biricik kızını ve çocukluğundan beri yanından ayırmadığı damadı Hz. Ali r.a.&#8217;ı teheccüde kaldırıyor. Farzlardan sonra ALLAH&#8217;a en sevimli olan namaza çağırıyor.(Müslim, Sıyam 202) Yüce Mevlâ, gecenin bir kısmında namaza kalkmasını Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz&#8217;e zaten emretmişti: “Gecenin bir kısmında da uyanıp kalk ve sana mahsus olmak üzere nafile namaz kıl; ola ki bu sayede Rabbin seni övgüye değer bir makama ulaştırır.” (İsra, 79) Efendimiz (s.a.v.) de her gece kalkar, Rabbi&#8217;nin emrine uyarak namaz kılar, secdelere kapanır ve uzun uzun O&#8217;na yalvarırdı. Secdede iken yaptığı dualardan biri şöyleydi: -“ALLAH ım! Sadece sana secde ettim. Yalnız sana iman ettim. Sana teslim oldum. Benim yüzüm, kendini yaratıp ona şekil veren, kulağını ve gözünü var eden Rabbi&#8217;ne secde etti.<br>Ahsenu&#8217;l-hâlikîn olan ALLAH çok yücedir.” (Müslim, Müsafirîn 201) Alemlerin Rabbi, Rasulü&#8217;nün sünnetine uyarak geceleyin kalkıp namaz kılan, dua edip ibadetle meşgul olan, yalvarıp yakaran kullarını da kitabında şöyle anlatıyor: “Korkuyla ve ümitle Rablerine yalvarıp dua ettikleri için bedenleri yataklardan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan ALLAH yolunda harcarlar. Yaptıklarına karşılık olarak onlar için kendilerini mutlu edecek ne güzel nimetlerin hazırlanıp saklandığını hiç kimse bilemez.” (Secde, 16-17) “Takva sahibi olan kullar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Onlar bundan önce dünyada güzel davrananlardı. Geceleri pek az uyurlar, seher vakitlerinde de bağışlanma dilerlerdi. Mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı.” (Zariyat, 15-18 ) Gece uykudan uyanıp namaz kılmak, müekked sünnetlerin en başında yer alır. Mümine kazandırdığı çoktur. Bunun için teheccüd ibadetine engel olmak isteyen şeytanın ilginç hileleri vardır. Sabahtan hayata yorgun başladığından şikayet edenler, teheccüd ibadetinde bir şifa bulacaklardır. (Tirmizi, Et&#8217;ime, 45) Rasul-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Biriniz uyuduğu zaman şeytan onun ense köküne üç düğüm atar. Her bir düğümü attığı yere, ‘gecen uzun olsun, yat, uyu&#8217; diye eliyle vurur. Şayet o kimse uyanarak ALLAH&#8217;ı anarsa, düğümlerden biri çözülür. Abdest alırsa, bir düğüm daha çözülür. Bir de namaz kılarsa, şeytanın attığı bütün düğümler çözülür ve böylece neşeli ve huzurlu bir şekilde sabahlar. &#8216;ı anmaz, abdest alıp namaz kılmazsa, uyuşuk ve tembel bir şekilde sabahlar.” (Buharî, Teheccüd, 12; Müslim, Müsafirîn, 207) Ne zaman, ne şekilde? Rasululah (s.a.v.) Efendimiz, yatsı namazını kıldıktan sonra vitir namazını kılmadan evine dönerdi. Bir miktar uyuduktan sonra gecenin ilerleyen vakitlerinde kalkar teheccüd namazını kılardı. Teheccüd namazından sonra biraz dinlenip vitri eda ederdi. Teheccüd namazını, ikişer ikişer veya dörder dörder sekiz rekat kılar, arkasından vitre geçerdi. (Buharî, Teheccüd 16; Müslim, Müsafirîn 125) Efendimiz (s.a.v.) Sahabe-i Kiram&#8217;ı teheccüd ibadetine şöyle teşvik ederdi:“Bir kişi eşini geceleyin uykusundan uyandırıp birlikte namaz kıldıklarında, ALLAH&#8217;ı zikreden erkekler ve kadınlar arasına yazılırlar.” Ve… “Ey insanlar! Selamı yayınız, yemek yediriniz, insanlar uyurken geceleyin namaz kılınız. Böyle yaparsanız selametle cennete girersiniz.” (Tirmizi, Et&#8217;ime, 45) .Allah CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/evde-gece-namazi-ve-kalb/">EVDE GECE NAMAZI VE KALB</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/evde-gece-namazi-ve-kalb/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KALB GÖZÜYLE, KALB KIRMAK</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kalb-gozuyle-kalb-kirmak/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kalb-gozuyle-kalb-kirmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2022 21:11:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[kalb]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp gözü]]></category>
		<category><![CDATA[kalp kırmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=10656</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;ın adıyla Kalb yani gönül, mahlûkların en üstünü, en şereflisidir. insan, insanın dışında bulunan her şeyi kendinde topladığı için, mahlûkların en kıymetlisi olduğu gibi, kalb de, insanda bulunan her şeyi kendinde topladığı için çok kıymetlidir. Kendinde çok şey bulunan, Allahü teâlâya her şeyden dahâ yakındır. Bu sebeple, küfürden sonra en büyük [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kalb-gozuyle-kalb-kirmak/">KALB GÖZÜYLE, KALB KIRMAK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;ın adıyla Kalb yani gönül, mahlûkların en üstünü, en şereflisidir. insan, insanın dışında bulunan her şeyi kendinde topladığı için, mahlûkların en kıymetlisi olduğu gibi, kalb de, insanda bulunan her şeyi kendinde topladığı için çok kıymetlidir. Kendinde çok şey bulunan, Allahü teâlâya her şeyden dahâ yakındır. Bu sebeple, küfürden sonra en büyük günah, kalb kırmaktır. Kâfirin dahi kalbini kırmamalıdır. Salih bir Müslümanın korkusu, bir başkasının kalbini kırmak, onu incitmektir. Dinini bilen ve bildiklerine uygun hareket eden sâlih bir Müslüman, ölü gibidir, hiç kimsenin kalbini kırmaz, incitmez. Zira bir ölünün, diri ile kavga ettiği hiç görülmemiştir. Nizâmeddîn Evliyâ hazretleri; “Kalb kırmak, Allahü teâlânın lütfunu incitmektir. Neye uğrarsa uğrasın, sâlih kimse, aslâ kimseye kötü söylememeli ve lânet etmemelidir. İnsanların kabahatlerini açıklamamalıdır” buyurmuştur. Bir kalbi kırmak, senelerce ibâdet ve zikir sevabının hepsini alıp götürür. islâmiyet öyle bir dindir ki, kâfirin dahi kalbini kırmayı yasaklamıştır. Nerde kaldı ki, Allahü teâlâya ve Onun Peygamberine inanan, Allah diyen bir Müslümanın kalbi kırılsın. Zira bir mü’minin kalbini kırmak, çok büyük günahtır, harâmdır. 70 defa Kâbe’yi yıkmak! Peygamber efendimiz; mübârek elleri ile Kâbe’yi göstererek; (Ey Kâbe, sen Allahın evisin. Sen mübâreksin fakat bir Müslüman, bir mü’minin kalbini kırsa 70 defa seni yıkmaktan daha büyük günaha girer) buyuruyor. Peygamber efendimiz, eshab-ı kirama hitaben böyle buyuruyor. Bir mü’min, bir mü’minin kalbini kırsa, 70 defa Kâbe’yi yıkmaktan beter günaha girmektedir. Müslüman olarak hepimizin bunları okumamız, öğrenmemiz ve ona göre hareket etmemiz lazımdır. Din büyükleri buyuruyor ki: “Her günâh, îmânı tehlikeye sokmaya sebep olabilir ama şu üç günâhın tesiri daha kuvvetlidir: 1- imân nimetine şükretmemek. 2- imânın gitmesinden korkmamak. 3- Mü’minleri incitmek, kalblerini kırmak. Hadis-i şerifte; (Kalb kırmak, Kâbe’yi yetmiş defa yıkmaktan daha kötüdür) buyurulmuştur. İyi olsun, kötü olsun hiçbir insanın kalbini incitmemelidir. Allahü teâlâyı en çok inciten, küfürden, inkârdan sonra, kalb kırmak gibi büyük bir günah yoktur.” imâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: “Kalb, Allahü teâlânın komşusudur. Allahü teâlâya kalbin yakın olduğu kadar hiçbir şey yakın değildir. Mü’min olsun, âsî olsun, hiçbir insanın kalbini incitmemelidir. çünkü, âsî olan komşuyu da korumak lâzımdır. Sakınınız, sakınınız, kalb kırmaktan pek sakınınız! Allahü teâlâyı en ziyâde inciten küfürden sonra, kalb kırmak gibi büyük günâh yoktur. çünkü, Allahü teâlâya ulaşan şeylerin en yakın olanı kalbdir. İnsanların hepsi, Allahü teâlânın köleleridir. Herhangi bir kimsenin kölesi döğülür, incitilirse, onun efendisi elbette gücenir. Her şeyin biricik mâliki, sâhibi olan efendinin şânını, büyüklüğünü düşünmelidir. Onun mahlûkları, ancak izin verdiği, emir eylediği kadar kullanılabilir. İzni ile kullanmak, onları incitmek olmaz. Hattâ, onun emrini yapmak olur.” Abdullah-ı Dehlevî hazretleri de buyuruyor ki; Hiç kimseyi incitme! Netice olarak; kalb kırmamalı, hiç kimseyi incitmemelidir. Değil mü’minin kalbini, kâfirin kalbini bile incitmeye hakkımız yoktur. Kâfir bile olsa, hiç kimsenin kalbini kırmamalıdır. Çünkü kalb kırmak, Allahü teâlâyı incitmek demektir. Kalb, Allahü teâlânın komşusudur. Ev sahibine eziyet edenin komşusu da incinir. Gıybet, suizan ve kalb kırmak, kul hakkıdır. Eziyetlere katlanmak, kızmamak, güler yüzlü ve tatlı sözlü olmak, güzel ahlâktandır. Bunun için hiç kimseyle münakaşa etmemelidir. Münakaşa, dostun dostluğunu giderir, düşmanın da düşmanlığını arttırır. Nereden bakılırsa bakılsın, hep zarardır. Müminler dua eder, fâsıklar, münâfıklar ise, dedikodu ve gıybet ederler. Aklı olan islamiyete uyar, Müslüman olur, hizmet eder. Nefsine, şeytana uyan ise, inkâra, küfre kayar. islamiyete uyan Cennete, nefsine uyan da, Cehenneme gider. Ve Ahmed Yesevî hazretlerinin buyurduğu gibi: “Kâfir bile olsa, hiç kimsenin kalbini kırma! Kalb kırmak, Allahü teâlâyı incitmek demektir.” Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretlerinin vasiyetnamesinin son satırı ise şöyledir: Hiç kimsenin kalbini incitmeyin. Yunus Emre diyor ki: Tevazu ile gelsin, kimde erlik var ise. Merdivenden iterler, yüksekten bakar ise. Kim ki yüksekte gezer, er geç yolundan azar Dış yüzüne o sızar, içinde ne var ise. Aksakallı bir koca, hiç bilmez ki hal nice Boşa gitmesin hacca, bir gönül yıkar ise. Gönül Çalab&#8217;ın tahtı, Çalab gönüle baktı İki cihan bedbahtı kim gönül yıkar ise. Bir kez gönül yıktınsa kıldığın namaz değil, Yetmiş iki millet de yüzünü yumaz değil. Yol odur doğru vara, göz odur Hakkı göre, Er odur yerde dura, üstten bakan göz değil. Doğru yola gittinse, er eteğin tuttunsa, Bir tek hayır ettinse, biri bindir az değil. Yunus sözleri çatar, balını yağa katar, Çok kıymetli mal satar, cevherdir o, tuz değil Müminleri incitmek, kalblerini kırmak. Hadis-i şerifte (Kalb kırmak, Kâbe&#8217;yi yetmiş defa yıkmaktan daha kötüdür) buyuruluyor. İyi olsun, kötü olsun hiçbir insanın kalbini incitmemeli. ü teâlâyı en çok inciten küfürden sonra, kalb kırmak gibi büyük günah yoktur. Büyük zatlar buyuruyor ki: Hakiki Müslüman hiç gönül kırmaz. Bilir bundan büyük bir günah olmaz. Bir gönül yapmanın kırk kez hacca gitmekten evla olduğunu da Yunus fısıldar bize. Kalp kırmayı bir güç sanan akılsızlara ne yazık demeli! “Kalbinin sesine kulak ver ki içinde güller açtığını / yeşillikler büyüdüğünü göresin” diyen Mevlana’ya kulak verirsek kalbimizi dinlemeyi öğreniriz, öfkelerimizi değil. Siz kalbinizi dinlemeyi öğrenin. Bu bir ömür boyu sürer zaten. Allah CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun.</p>



<p>METİN ALKAN</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kalb-gozuyle-kalb-kirmak/">KALB GÖZÜYLE, KALB KIRMAK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kalb-gozuyle-kalb-kirmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
