<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/kadin-hastaliklari-ve-dogum-uzmani/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/kadin-hastaliklari-ve-dogum-uzmani/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 15 Feb 2025 23:28:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/kadin-hastaliklari-ve-dogum-uzmani/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KADINLAR JİNEKOLOJİK RAHATSIZLIKLARDA UZMAN KİŞİLERE DANIŞMALI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kadinlar-jinekolojik-rahatsizliklarda-uzman-kisilere-danismali/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kadinlar-jinekolojik-rahatsizliklarda-uzman-kisilere-danismali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jun 2022 07:55:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın & Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolok]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları ve doğum uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=22958</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde Türkiye&#8217;nin bu konuda çıkardığı uzman sayısının mutluluk verici seviyede olduğunu belirten uzmanlar, bu konuda şikayeti bulunan kadınların mutlaka bir jinekoloğa danışmaları gerektiğine vurgu yapıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Ali Doğukan Angın, kadınların jinekoloji ile ilgili olan rahatsızlıklarını yeni yeni dile getirebildiklerini ve bunun bir çaresi olup olmadığını yeni yeni araştırmaya başladıklarını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kadinlar-jinekolojik-rahatsizliklarda-uzman-kisilere-danismali/">KADINLAR JİNEKOLOJİK RAHATSIZLIKLARDA UZMAN KİŞİLERE DANIŞMALI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Son dönemde Türkiye&#8217;nin bu konuda çıkardığı uzman sayısının mutluluk verici seviyede olduğunu belirten uzmanlar, bu konuda şikayeti bulunan kadınların mutlaka bir jinekoloğa danışmaları gerektiğine vurgu yapıyor.</p>



<p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Ali Doğukan Angın, kadınların jinekoloji ile ilgili olan rahatsızlıklarını yeni yeni dile getirebildiklerini ve bunun bir çaresi olup olmadığını yeni yeni araştırmaya başladıklarını söyledi. Dr. Angın, “Bir çok hastamızdan yıllardır benim böyle bir rahatsızlığım vardı. Fakat bunun bir tedavisi olduğunu bilmiyordum” cümlesini sık sık duyduklarına dikkat çekti.</p>



<p>Son dönemlerde kadın hastalıklarında gelen şikayetler içerisinde en sık şikayetleri sıralayan Angın, &#8220;Yağlı ve şişkin bölgeler, idrar kaçırma ve genital siğiller olarak sıralayabiliriz. Tedaviler doğru teknikle doğru zamanda doğru kişiye uygulandığında pek çok alanda olumlu katkı sağlar” şeklinde konuştu.</p>



<p>Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği&#8217;nde de Kadıköy Şube Başkanı olarak görev yaptığını dile getiren Dr. Angın, “Huzurlu insan, mutlu bir evlilik ve aile yaşantısı için sloganıyla halkımıza yardımcı olmak, sorulara bilimsel yanıtlar vermek için azami çaba gösteriyoruz&#8221; dedi.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kadinlar-jinekolojik-rahatsizliklarda-uzman-kisilere-danismali/">KADINLAR JİNEKOLOJİK RAHATSIZLIKLARDA UZMAN KİŞİLERE DANIŞMALI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kadinlar-jinekolojik-rahatsizliklarda-uzman-kisilere-danismali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MİYOMLAR KISIRLIĞA NEDEN OLABİLİYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/miyomlar-kisirliga-neden-olabiliyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/miyomlar-kisirliga-neden-olabiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jun 2022 08:05:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizli horoz]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[horoz haber]]></category>
		<category><![CDATA[horozgazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları ve doğum uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[miyom]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=22195</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde en sık rastlanılan kadın hastalıklarından biri olan miyomların erken tedavi edilmediğinde hem gebeliğe engel olduğu hem de kısırlığa yol açabildiğini belirten Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Suat Gencer, “Miyomlar rahim içerisinde gebeliğin gelişmesine engel olabilir ve erken düşüklüğe sebep olma durumu yaşanabilir” dedi. Özel Denizli Cerrahi Hastanesi’nin başarılı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/miyomlar-kisirliga-neden-olabiliyor/">MİYOMLAR KISIRLIĞA NEDEN OLABİLİYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Günümüzde en sık rastlanılan kadın hastalıklarından biri olan miyomların erken tedavi edilmediğinde hem gebeliğe engel olduğu hem de kısırlığa yol açabildiğini belirten Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Suat Gencer, “Miyomlar rahim içerisinde gebeliğin gelişmesine engel olabilir ve erken düşüklüğe sebep olma durumu yaşanabilir” dedi.</p>



<p>Özel Denizli Cerrahi Hastanesi’nin başarılı hekimlerinden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Suat Gencer, miyom hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi. Miyomların kimlerde görüldüğü ve nasıl tedavi edildiği konusunda açıklamalarda bulunan Op. Dr. Suat Gencer, hastalığın erken tedavi edilmediğinde kısırlığa neden olabileceğini belirterek, “Miyom rahimdeki düz kas hücrelerinin anormal bir şekilde büyük bir kitle haline gelmesi olayıdır. Doğurganlık çağındaki kadınların yaklaşık dörtte birinde miyom görebiliriz. Özellikle 40 yaşın üzerindeki bayanların yarısında miyomla karşılaşırız. Hastalar en sık kanama şikayeti ile başvuruyorlar. Miyomların daha da büyümesinden kaynaklı ve organlara baskı yapmasıyla ilgili şikayetler de sık sık geliyor. Miyomların ağrı yapma olayı ortaya çıktığında dejenerasyon yani kendi içerisinde kanama olur. Bunu en çok gebelikte görürüz, ya da hızlı bir büyüme sürecinde ağrı yapabilir” dedi.</p>



<p>“Miyomları şikayetlere göre tedavi yapmak lazım”<br>Miyomların hastalarda erken tedavi edilmediğinde cerrahi yöntemlerin gerekebileceğini söyleyen Dr. Gencer, “Miyomlar kendisi kanser değildir ama çok düşük bir oranda kanserleşme ihtimali olabilir, o da tabi bin de bir oranında. Daha çok kanama, kireçlenme ve büyüme şikayetleri daha fazla olur. Miyomları şikayetlere göre tedavi yapmak lazım. Kanama sorununu ilaçlarla kontrol altına alarak tedavi planlamak gerekiyor. Bunda başarılı olamazsak cerrahi seçenekler gündeme gelebilir. Bazen miyomlar hastanın kan değerlerini çok düşük hale getirebilir. Cerrahi olaraktan hastanın bulunduğu yaş itibariyle sadece miyomun çıkartılması bir seçenek olabilir. Eğer doğurganlık çağını tamamlanmış ve 40 yaşın üzerinde rahimde çok sayıda miyom olan kişilerin komple rahmi çıkarılması da bir seçenek olabilir. Tabi hastanın durumu gebelik isteyip veya talep etmemesi konusunda ortak karar vermemiz gerekiyor. Bazı miyomlar bulunduğu yer itibariyle kısırlığa da sebep olabilir. Miyomlar gebeliği de önleyebilir. Özellikle bu tüplerin rahimde açıldığı yerdeki oluşturabileceği baskı geçişe engel olabilir. Miyomların rahim içerisinde gebeliğin gelişmesine engel olup erken düşüklüğe sebep olabilir. Tıbbı tedavinin cevap verip vermediğini biz 1 aylık süreçte görebiliriz. Cerrahi olarak operasyon gerektiğinde hasta bir gün sonra normal günlük aktivitesine dönebilir” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/miyomlar-kisirliga-neden-olabiliyor/">MİYOMLAR KISIRLIĞA NEDEN OLABİLİYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/miyomlar-kisirliga-neden-olabiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORUÇ İLE İLGİLİ UZMANLARDAN ÖNERİLER</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/oruc-ile-ilgili-uzmanlardan-oneriler/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/oruc-ile-ilgili-uzmanlardan-oneriler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2022 11:36:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alin akıncı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları ve doğum uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[metobolizma uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[safiye arık]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=17387</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aylin Akıncı, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Safiye Arık, Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Ayşegül Öziş, İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Engin Yurt, Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Hasan Çakır, sağlıklı oruç tutmak için önerilerde bulundu. Bol su tüketmesi gereken hamilelerin ve emziren annelerin oruç tutmasının sakıncalı olabileceğini [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/oruc-ile-ilgili-uzmanlardan-oneriler/">ORUÇ İLE İLGİLİ UZMANLARDAN ÖNERİLER</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aylin Akıncı, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Safiye Arık, Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Ayşegül Öziş, İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Engin Yurt, Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Hasan Çakır, sağlıklı oruç tutmak için önerilerde bulundu. Bol su tüketmesi gereken hamilelerin ve emziren annelerin oruç tutmasının sakıncalı olabileceğini aktaran Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aylin Akıncı, “Eğer oruç tutulacaksa, doktorunuza danışarak, ihtimal riskler hakkında bilgi alarak ve kontrollü şekilde oruç tutmalısınız” şeklinde konuştu. Hamilelik döneminde anne adaylarına; uzun süre aç kalmadan, sık sık ve azar azar yemek yemeleri önerdiklerini belirten Op. Dr. Aylin Akıncı, diyabet, erken doğum riski, kanama, çoğul gebelik, gelişme geriliği gibi riskli gebelik durumu olan anne adaylarının oruç tutmalarının sakıncalı olabileceğinin altını çizdi.</p>



<p><br>Op. Dr. Akıncı, sözlerine şöyle devam etti: “Anne adayında düşük riski var ise özellikle bol sıvı tüketmesi önerilir. Oruç nedeniyle az sıvı alınması durumunda rahim kasılmaları olabilir ve erken doğum riski ortaya çıkabilir. Su, gebeliğin devamında, idrar yolu enfeksiyonlarından korunmada ve tedavisinde önemlidir. Gebelikte idrar yolu enfeksiyonları sık görülür. Bol sıvı alımı ise idrar çıkışını artırır. Hamilelerin oruç sebebiyle gün içinde yeterince sıvı almaması tansiyon düşmeleri ve bayılmalara neden olabilir. Gün içinde sıvı alınamaması annenin kan hacmini azaltacağı için bebeğin idrar çıkışı ve kesesinin suyunu azaltabilir. Hamileliğe bağlı gelişen yüksel tansiyon da oruç için riskli durumlar arasındadır.”</p>



<p><br>Diğer yandan bebeklerin biyolojik ve psikolojik gelişiminde emzirmenin büyük bir önem taşıdığını aktaran Op. Dr. Akıncı, “Bebeğin sağlıklı gelişimi için emziren annenin de sağlığına dikkat etmesi gerekir. Anne sütünün bileşenlerini etkileyen pek çok faktör vardır. Bu nedenle emziren annelere, özel beslenme programları ve diyet listeleri verilebilir. Çünkü emziren annelerin tükettiği besinler, bebeklerin gelişimini doğrudan etkiler. Emziren annelerin ise özellikle ilk aylarda beslenmelerine dikkat etmeleri ve bol sıvı almaları önemlidir. Oruç, sıvı alımının azalmasına bağlı olarak sütün azalmasına neden olur. Bu nedenle emzirme döneminde de oruç tutulması önerilmez. Bu dönemde annelerin özellikle bol sıvı tüketimine ve öğün atlamamaya dikkat etmesi önemlidir. Dolayısı ile emziren annelerin en azından doğumdan sonraki ilk aylar oruç tutmaması önerilir. Oruç tutarken verilen diyet listesine ve beslenme programına uymakta zorluk yaşanabilir” dedi.</p>



<p><br>“TIROID HASTALARI HEKIM KONTROLÜ ILE ORUÇ TUTABILIR”</p>



<p><br>Tiroid hastalarının hekimlerine danışarak ve düzenli kullanacakları ilaçlarının saatlerini iftar ile sahur arasına alacak şekilde yine hekim kontrolü ile oruç tutabileceklerini bildiren Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı, Uzm. Dr. Safiye Arık, “ Oruç tutmak isteyen tiroit ilacı kullanan hastaların, tedavilerinde özel bir değişikliğe ihtiyaçları olmayacaktır. Tiroit hastaları herhangi bir tehlike altında kalmadan oruç tutabilirler. Bu süreçte hipotiroit hastaları ve tiroit hormonu için ilaç kullanan hastalar, ilaçlarını açken almalıdırlar. Bu nedenle sahurda yemek yemden yarım saat önce ilaçlarını alıp ardından yemek yiyebilirler. Şiddetli semptomlar gösteren hipertiroidi hastaları, oruç tutmayı bırakmalı ve doktora görünmelidir. Hastalığı ileri seviyede olan hastaların oruç tutmaya başlamadan önce doktorlarından onay alması önemlidir” diye konuştu.</p>



<p><br>REFLÜSÜ OLANLAR ORUÇ TUTABILIR MI?</p>



<p><br>Türkiye&#8217;de çok yaygın görülen mide hastalıklardan birinin de bir reflü olduğunu belirten Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Ayşegül Öziş, &#8220;Mide içeriğinin bir zorlama olmaksızın yemek borusuna geri gelmesi şeklinde tarif edilen bu hastalık, yaşam kalitesini kötü etkiliyor ve maalesef tekrarlıyor. Oruç tutarken, tüm kronik hastalıklarda olduğu gibi reflüye karşı da bazı kurallara dikkat ederseniz, Ramazan ayını kolaylıkla geçirebilirsiniz&#8221; ifadelerini kullandı. Uzm. Dr. Öziş, iftar yemeğinin kısa molalarla yenmesinin büyük fayda sağlayacağını belirtti. Uzm. Dr. Öziş, sözlerine şöyle devam etti: “Sahur yemeğinde yağlı yiyeceklerden ve kızartmalardan, domatesli yiyeceklerden, baharatlardan, kafeinli içeceklerden, çikolata ve benzeri gıdalardan uzak durmalısınız. Eğer mideniz yanmadan rahat bir gün geçirmek istiyorsanız, sahurda et ve yumurta gibi proteinli gıdaları tercih etmelisiniz. İlerlemiş safhadaki reflünüz ve varsa mide fıtığınız oruç tutmanız nedeniyle şiddetini artırabilir. Bu durumdaysanız oruç tutarken mutlaka doktorunuza danışmalısınız.”</p>



<p><br>KRONIK HASTALIKLARI OLANLAR ORUÇ TUTABILIR MI?</p>



<p><br>Diyabet, böbrek, karaciğer, migren, kalp, tansiyon vb. gibi kronik hastalıkları olanların oruç tutarken çok daha dikkatli ve hekimlerine danışarak hareket etmelerinin çok önemli olduğunun altını çizen İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Engin Yurt, “Özelikle insülin kullanan diyabet hastaların ve yine tansiyonu çok stabil olmayan tansiyon hastaların, kalp ve böbrek yetmezliği hastaların oruç tutmalarını önermiyoruz. Kalp damar hastalığı olan, kalp damar tıkanıklığı olan, stent takılmış, yeni kalp krizi geçirmiş hastalarımızın kesinlikle oruç tutmamalarını öneriyoruz. Burada özellikle böbrek yetmezliği ve kalp yetmezliği bulunan hastaların sıvı tüketmedikleri takdirde yeni bir yetmezliğe neden olacağı için bu konuda çok dikkatli olmaları ve oruç tutmamaları gerekiyor. Diğer yandan zor veya ağır bir tedavi sürecinde olan, yakında dönemde bir ameliyat geçirmiş ve mutlaka düzenli beslenme gerektiren hastalıkları (tüm kanserli ve önemli ameliyat geçirmiş hastalar gibi) olanların mutlaka hekim kontrolünde oruç tutmaya karar vermelerinin önemle altını çiziyoruz” açıklamasında bulundu.</p>



<p><br>“İFTAR VE SAHUR ARASINDA EN AZ 2-3 LITRE SU TÜKETILMESI GEREKIYOR”</p>



<p><br>Böbrek hastalarının oruç tutmaları sakıncalı olduğunu, böbrek yetersizliği olanların oruç tutmaları halinde yetersizliğin daha da ilerleyebileceğini vurgulayan Nefroloji Uzmanı, Uzm. Dr. Hasan Çakır, “Ramazan ayında böbrek hastaları, iftar ile sahur arasındaki dönemde su açıklarını kapatamadıklarından hastalığının farkında olmayan birçok kişi, oruç tutmaya başlayınca ciddi sıkıntılar yaşayabiliyor. Diğer taraftan böbrek taşı olan hastaların da susuz kaldığı dönemlerde şikayetleri artabiliyor. Böbrek fonksiyonları sınırda seyreden bir kişinin böbrek sağlığı bu durumdan olumsuz etkilenebiliyor. Oruç tutmak isteyen ancak diyabet, hipertansiyon veya kalp-damar hastalığı olanların, böbrek taşı düşüren veya kum düşürmüş olanların veya ailelerinde bu hastalıkları geçirmiş yakınları olanların, gece sık tuvalete kalkanların Ramazan öncesi hekime danışmalarının ve gerekli kontrolleri yaptırmalarını öneriyoruz. Peki oruç tutmak isteyen böbrek hastaları nelere dikkat etmeli dersek: Oruca başlamadan önce mutlaka hekiminize danışmalı, kontrolden geçmeli ve ilaçlarınızı hekiminiz ile birlikte planlamalısınız. Oruç tutarken, tuz tüketiminden uzak durmanız gerekiyor, iftar ve sahur arasında en az 2-3 litre su tüketilmesi gerekiyor, süt ve süt ürünlerinin çok yüksek oranda tüketmemeniz gerekiyor, aşırı ve demli çay içmemeniz gerekiyor, konserve yiyeceklerden uzak durmanız gerekiyor, sigara kullanımını bırakmanız gerekiyor, gün içerisinde mutlaka hafif egzersizler yapmanız gerekiyor, ideal kilonuzu korumanız, kilo almaktan kaçınmanız gerekiyor” açıklamasında bulundu. </p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/oruc-ile-ilgili-uzmanlardan-oneriler/">ORUÇ İLE İLGİLİ UZMANLARDAN ÖNERİLER</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/oruc-ile-ilgili-uzmanlardan-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;DOĞUM SONRASI ESTETİĞİ İÇİN 6 AY BEKLEMEK ŞART&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/dogum-sonrasi-estetigi-icin-6-ay-beklemek-sart/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/dogum-sonrasi-estetigi-icin-6-ay-beklemek-sart/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Mar 2022 21:47:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası estetik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları ve doğum uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[özgür ağlamış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=15389</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğum sonrası estetiğine son yıllarda ilginin arttığını dile getiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özgür Ağlamış, &#8221;Doğum sonrası estetiği son zamanların trend uygulaması. Amerika&#8217;da çok uzun yıllardır yapılıyor. Ülkemizde ise son 5 yıldır ilgi inanılmaz derecede artmış durumda. Çünkü artık insanlar daha bilinçli. Günümüzde internet aracılığıyla bilgiye daha kolay ulaşabilen kadınlar, böyle bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/dogum-sonrasi-estetigi-icin-6-ay-beklemek-sart/">&#8216;DOĞUM SONRASI ESTETİĞİ İÇİN 6 AY BEKLEMEK ŞART&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Doğum sonrası estetiğine son yıllarda ilginin arttığını dile getiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özgür Ağlamış, &#8221;Doğum sonrası estetiği son zamanların trend uygulaması. Amerika&#8217;da çok uzun yıllardır yapılıyor. Ülkemizde ise son 5 yıldır ilgi inanılmaz derecede artmış durumda. Çünkü artık insanlar daha bilinçli. Günümüzde internet aracılığıyla bilgiye daha kolay ulaşabilen kadınlar, böyle bir estetik alanının da olduğunu keşfetti. Önceleri birçok hanımefendi doğumdan sonraki şikayetlerinin çözümsüz olduğunu düşünüyor, yaşadıklarını gizliyor, utanıyor, bundan dolayı yetersiz kaldığını düşünüyor ve özgüven kayıpları yaşıyordu. Artık eski formlarına kavuşmalarının mümkün olduğunu biliyor ve doğum sonrası meydana gelen deformasyonları düzeltmek için cerrahların kapısını çalıyorlar&#8217; dedi.</p>



<p><br>KONFORLU BIR AMELIYAT</p>



<p><br>Estetik ameliyatlar için doğumdan sonra en az 6 ay beklemek gerektiğini belirten Op. Dr. Özgür Ağlamış, “Doğum sonrası estetiği, kısa süreli operasyonları kapsıyor. Hatta çoğu ameliyatta aynı gün taburcu olmak bile mümkün. Dolayısıyla annenin bebek bakımını da aksatmayan bir süreç” dedi. Dr. Ağlamış, doğum sonrası estetiğinin ardından süreç ile ilgili ise “Dikişler kendiliğinden eridiği için sonrasında yeniden hastaneye gitmeye gerek duyulmuyor. Sadece bir defa doktor kontrolü yapılması yeterli görülüyor. Genel olarak konforlu bir ameliyat&#8221; şeklinde konuştu.</p>



<p><br>ÖZGÜVENI YERINE GETIRIYOR</p>



<p><br>Gebelik ve doğum süreçlerinin yol açtığı deformasyonun kadının psikolojisini olumsuz yönde etkilediğine değinen Op. Dr. Özgür Ağlamış, sözlerini şöyle sürdürdü:“Doğumdan sonra vücutta meydana gelen değişiklikler, ruhsal değişikliklere de yol açıyor. Çoğu kadın hastam ‘Kendimi yetersiz hissediyorum&#8217;, ‘Özgüvensiz hissediyorum&#8217;, ‘Eksik olduğumu düşünüyorum&#8217; diyor. Dolayısıyla bu ameliyatlar sadece bozulan şekli düzeltmekle kalmıyor, aynı zamanda kadınların özgüvenini de yerine getiriyor.”</p>



<p><br>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/dogum-sonrasi-estetigi-icin-6-ay-beklemek-sart/">&#8216;DOĞUM SONRASI ESTETİĞİ İÇİN 6 AY BEKLEMEK ŞART&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/dogum-sonrasi-estetigi-icin-6-ay-beklemek-sart/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAMİLELİK DÖNEMİNDE ÖĞÜN SAYISINI BEŞE ÇIKARIN</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hamilelik-doneminde-ogun-sayisini-bese-cikarin/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hamilelik-doneminde-ogun-sayisini-bese-cikarin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2022 21:01:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[gebe]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları ve doğum uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[özlen emekçi özay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=13505</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ciddi beslenme bozukluğuna sahip olan kadınların çocuklarının sağlık problemleri yaşadığını belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Özlen Emekçi Özay, hamilelik sürecinde temel besin kaynakları olan karbonhidrat, protein, yağ ve vitamin gereksinimlerinin vücutta arttığını, buna bağlı olarak kalori miktarında da artış görüldüğünü ifade ederek şunları söyledi: “Gebe olan ile olmayan kadınlar arasındaki [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hamilelik-doneminde-ogun-sayisini-bese-cikarin/">HAMİLELİK DÖNEMİNDE ÖĞÜN SAYISINI BEŞE ÇIKARIN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ciddi beslenme bozukluğuna sahip olan kadınların çocuklarının sağlık problemleri yaşadığını belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Özlen Emekçi Özay, hamilelik sürecinde temel besin kaynakları olan karbonhidrat, protein, yağ ve vitamin gereksinimlerinin vücutta arttığını, buna bağlı olarak kalori miktarında da artış görüldüğünü ifade ederek şunları söyledi:</p>



<p><br>“Gebe olan ile olmayan kadınlar arasındaki kalori gereksinim farkı sadece 300 kaloridir ve bu her öğünde 1-2 kaşık fazla yenilerek karşılanabilecek bir farktır. Önemli olan fazla miktarda yemek ve kilo almak değil, gerekli olan maddeleri dengeli ve yeterli miktarda almaktır. Anne adayı yeterli beslenerek ortalama 11-13 kilo almalıdır. Gebelikte kilo takibi yapılmalıdır. İlk üç ayda ortalama yarım kilo ile bir kilo, sonraki dönemlerde ise ayda ortalama 1,5 kilogram- 2 kilogram alınması normaldir.”</p>



<p><br>ÖĞÜN SAYISINI ARTIRIN</p>



<p><br>Hamilelik döneminde beslenme düzeninde değişiklik yapılması gerektiğini söylenen Doç. Dr. Özlen Emekçi Özay, normal zamanlarda uygulanan günde üç öğünün hamilelik döneminde artırılarak beşe çıkarılması gerektiğini belirtti. Özlen Emekçi Özay, bu dönemde anne adaylarının öğün sayısını artırarak erken dönemde yaşanabilecek bulantı ve kusmaların önüne geçebileceğini, midede yanma ve şişkinlik problemlerini de önleyebileceklerini söyledi.</p>



<p><br>FAST FOOD TÜKETMEYİN</p>



<p><br>Fast food yeme düzeninin genel olarak besin değerinden yoksun ve yüksek kalorili bir yeme şekli olduğunu söyleyen Özay, fast food yeme düzeninin yüksek oranda katkı maddesi içerdiğinden dolayı özellikle hamilelik döneminde önerilmediğini belirtti. Gebelikte kalorinin üç nedenden dolayı gerekli olduğunu söyleyen Özay, bu üç nedeni gebeliğe bağlı yeni dokuların yapımı, bu dokuların idame ettirilmesi ve vücudun hareketi olarak belirtti.</p>



<p><br>ÖZAY ŞÖYLE DEVAM ETTİ:</p>



<p><br>“Gebe bir kadın gebe olmayana göre günde yaklaşık fazladan 300 kaloriye ihtiyaç duyar. Bu durum fazla beslenmenin değil dengeli beslenmenin önemini açıkça ortaya koymaktadır. Gebelikteki kalori tüketimi ilk 3 ayda en az düzeydeyken bu dönemden sonra hızlı bir artış gösterir. İkinci 3 ayda bu kaloriler başlıca plansenta ve embriyo gelişimini karşılarken, son 3 ayda ise temel olarak bebeğin büyümesine harcanır. Normal sağlıklı bir kadında tüm gebelik boyunca önerilen kalori artışı 11 &#8211; 13 kg&#8217;dir. Bu 11 kilonun 6 kilosu anneye, 5 kilosu ise bebeğe ve ona ait oluşumlara aittir.”</p>



<p><br>AŞIRI KARBONHİDRAT TÜKETİMİ ANNENİN AŞIRI KİLO ALMASINA NEDEN OLUR</p>



<p><br>Vücudun kalori ihtiyacını karşılayan üç temel enerji kaynağının protein, yağlar ve karbonhidratlar olduğunu söyleyen Özay şöyle devam etti: “Eğer karbonhidratlar yetersiz alınırsa vücudunuz enerji sağlamak için proteinler ve yağları yakmaya başlar. Böyle bir durumda iki sonuç ortaya çıkabilir. Birincisi bebeğinizin beyin ve sinir sistemi gelişimini sağlayacak yeterli protein olmaz, ikincisi ise ketonlar ortaya çıkar. Ketonlar yağ metabolizmasının ürünü olan asitlerdir ve bebeğin asit baz dengesini bozarak beyin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle hamilelikte karbonhidrattan fakir diyet önerilmez. Pirinç, un, bulgur gibi kompleks karbonhidrat kaynakları anne için enerji kaynağı olmanın yanı sıra, B grup vitaminleri ve çinko, selenyum, krom, magnezyum gibi eser elementleri bol miktarda içerir. Karbonhidratlar fazla miktarda ise bebek açısından ekstra bir yarar sağlamadıkları gibi sadece anne adayının aşırı kilo almasına neden olurlar.”</p>



<p><br>GÜNDE 60-80 GRAM PROTEİN TÜKETİN</p>



<p><br>Amino asit denilen yapılardan oluşan proteinlerin vücuttaki hücrelerin temel yapı taşını oluşturduğunu söyleyen Özay, doğada toplam 20 çeşit amino asit bulunduğunu, bir kısmının vücuttaki diğer maddelerden üretilebilirken, esansiyel amino asit denilen amino asitlerin ise vücutta üretilemediğini, bu yüzden mutlaka besin yolu ile dışarıdan alınması gerektiğini belirtti. Özay, proteinlerin saç telinden tırnağa kadar vücuttaki tüm hücrelerin yapı taşı olup, beyin ve sinir sisteminin gelişimi için de yaşamsal öneme sahip olduğunu vurgulayarak, hamile kadınların günde 60 -80 gram protein tüketmelerini önerdi.</p>



<p><br>GÜNDE 1 VEYA 2 BARDAK SÜT İÇİN</p>



<p><br>Hamile bir kadının bebeğinin güçlü kemiklere, dişlere ve ihtiyaç duyduğu kalsiyum ve diğer elementlere sahip olabilmesi için günde en az bir veya iki bardak süt içmesi gerektiğini söyleyen Özay, gaz ve hazımsızlık nedeni ile süt içilemeyen durumlarda bunun yerine peynir ya da yoğurt tüketilebileceğini belirtirken, kalsiyum alımının yetersiz kalması durumunda dışarıdan verilecek ilaçlar ile destek sağlanabileceğini ifade etti.</p>



<p><br>MARGARİN VE AYÇİÇEĞİ YAĞI YERİNE ZEYTİNYAĞI TÜKETİN</p>



<p><br>Et, balık, kümes hayvanları, yumurta ve kuru baklagillerin vitamin ve mineraller yanında protein de sağladığını söyleyen Özay, gebe kadında ve bebeğinde doku gelişimi ve yeni doku oluşumu için proteinin önemli olduğunu belirtti. Bu tür gıdalardan günde en az üç öğün alınması gerektiğini söyleyen Özay, baklagillerin protein değerini artırmak için peynir, süt ya da etle birlikte yenilebileceğini belirtti. Hamilelik durumunda vücudun yağ içeren besin ihtiyacında değişiklik olmadığını vurgulayan Özay, günlük alınan kalorilerin yüzde 30&#8217;unun yağlardan gelecek şekilde beslenilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Özay, aynı zamanda margarin, ayçiçeği yağı gibi satüre yağlardan uzak durularak zeytinyağının kullanılmasını önerdi.</p>



<p><br>VİTAMİN TAKVİYELERİ NE ZAMAN KULLANILMALI</p>



<p><br>Hamile kadınlara pek çok vitamin ve mineral içeren ilaçların verilmesinin rutin bir olay olduğunu söyleyen Özay, bu ilaçların gerekliliğinin de halen tartışılan bir durum olduğunu belirtti. Dengeli ve doğru beslenen hamile bir kadına dışarıdan vitamin desteğinin gerekmediğini, vitamin ve mineraller almanın en doğru yolunun doğal gıdalar tüketmekten geçtiğini belirten Özay, hamilelerin düzgün beslendiği takdirde medikal desteğe ihtiyaç duymayacağını ifade ederek şunları söyledi:</p>



<p><br>“Folik asit ve demir, medikal destekle ilgili istisna bir durumdadır. Folik asit bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişimi için kilit öneme sahip olduğundan hamile kalmadan üç ay önce alınmaya başlaması gerekir. Gebelikte artmış demir gereksinimi doğal yollardan karşılanmaz. Bu nedenle özellikle gebeliğin ikinci yarısından sonra dışarıdan verilen demir ilaçları ile destek yapılır. Türk toplumunda demir eksikliği anemisi çok sık görüldüğünden, gebeliğin başında yapılan kan sayımında anemi saptanması durumunda gebeliğin en başından itibaren desteğe başlanabilir. Gebelikte demir kullanımının bir başka önemi de kansızlık olmasa dahi hem anne adayının hem de bebeğin demir depolarını yeterli şekilde doldurmak için gerekli olmasıdır.”</p>



<p><br>HAMİLELİK DÖNEMİNİN EN ÖNEMLİ BESİN MADDESİ: SU</p>



<p><br>Suyun hamilelikte alınmasına özen gösterilmesi gereken en önemli besin maddesi olduğunu söyleyen Özay, geçmişte gebelik sırasında tuz tüketiminin kısıtlanmasının gerektiği savunulurken, günümüzde bunun gerekli olmadığı, normal miktarda gıdalar ile alınan tuzun yeterli olduğu ve kısıtlamaya gidilmemesi gerektiğini savunan düşünceler olduğunu belirtti. Hamile bir kadının günde 2 gram tuz alması gerektiğini söyleyen Özay, yetersiz ya da aşırı tuz alımının anne adayının sıvı elektrolit dengesini olumsuz şekilde etkilediğini ifade etti.</p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hamilelik-doneminde-ogun-sayisini-bese-cikarin/">HAMİLELİK DÖNEMİNDE ÖĞÜN SAYISINI BEŞE ÇIKARIN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hamilelik-doneminde-ogun-sayisini-bese-cikarin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DOKTORLARDAN HPV FARKINDALIK GÜNÜ’NDE ÖNEMLİ UYARILAR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/doktorlardan-hpv-farkindalik-gununde-onemli-uyarilar/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/doktorlardan-hpv-farkindalik-gununde-onemli-uyarilar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Mar 2022 13:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık günü]]></category>
		<category><![CDATA[HPV]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları ve doğum uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[melek çiçek aydın]]></category>
		<category><![CDATA[ömer demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Cerrahi Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[suat gencer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=13378</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Op. Dr. Suat Gencer, Op. Dr. Ömer Demirtaş ve Op. Dr. Melek Çiçek Aydın, 4 Mart HPV (Human Papillorna Virüs) Farkındalık Günü’nde virüs hakkında bilgilendirmede bulundu. Cinsel hayata başlamadan önce HVP aşısının hastalıktan koruyabileceğini belirten Op. Dr. Suat Gencer, “HPV rahim ağzı ve genital bölgede hastalık [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/doktorlardan-hpv-farkindalik-gununde-onemli-uyarilar/">DOKTORLARDAN HPV FARKINDALIK GÜNÜ’NDE ÖNEMLİ UYARILAR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Op. Dr. Suat Gencer, Op. Dr. Ömer Demirtaş ve Op. Dr. Melek Çiçek Aydın, 4 Mart HPV (Human Papillorna Virüs) Farkındalık Günü’nde virüs hakkında bilgilendirmede bulundu. Cinsel hayata başlamadan önce HVP aşısının hastalıktan koruyabileceğini belirten Op. Dr. Suat Gencer, “HPV rahim ağzı ve genital bölgede hastalık yapan virüs çeşidi. 200 den fazla tipleri var ve bu virüslerin bir kısmı genital bölgede siğil yaparken, bir kısmı rahim ağzında kansere kadar yol açabilen ciddi hastalıklara sebep olabilir. Özellikle 6, 11, 16, 18 tiplerinin kanser etkileri var. Bazı tiplerin daha zarif kanser yapacak etkileri var. Rahim ağzı kanseri önlenebilir bir hastalık. Özellikle cinsel yoldan bulaşan bir hastalık. Cinsel hayata başlamadan önce 3 doz rahim ağzı aşısı kadınları bu hastalıklardan koruyabilir” dedi.</p>



<p>&#8220;Kanserden de HPV’den de korunalım&#8221;</p>



<p><br>Virüsün genelde rahim ağzında olduğunu ifade eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Melek Çiçek Aydın, “HPV virüsü insan vücudunda bazı siğil benzeri lezyonlara neden olabiliyor. En çokta kadınlarda rahim ağzı kanserlerinde veya rahim ağzı siğillerine, genital bölgedeki siğillere sebep olabiliyor. Bu virüsten korunmak için cinsel ilişki başlamadan önce veya evlenmeden önce kadınları aşılatmamız gerekiyor. Kız ve erkek çocuklarını 12 yaşından sonra HPV virüsüne karşı aşılatabiliyoruz. Kadınlarda cinsel yolla bulaşan bu enfeksiyondan korunmak için özellikle öncelikle aşı, sonrasında her yıl jinekolojik muayenelerini öneriyoruz. Her 3 yılda bir bu virüsün taramalarını yapıyoruz, siğil testi ve HPV testi olarak bu testleri yaptırmalarını öneriyoruz. Kanserden de korunalım HPV’den de korunalım, sağlıklı günler dilerim” ifadelerini kullandı.</p>



<p>“Düzenli taramalar HVP&#8217;den korunmanın ilk yolu”</p>



<p><br>Kanserden korunmanın ilk yolunun düzenli tarama yaptırmak olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ömer Demirtaş, “Bugün 4 Mart HPV Farkındalık Günü. Rahim ağzı kanseri çok sık görülen bir kanser türü özellikle gelişmekte olan ülkeler çerçevesinde baktığımızda kadın genital kanserlerinden en sık görülen bir kanser türü, en önemli özelliği önlenebilir olmasıdır. HPV virüsü en sık cinsel ilişki ile bulaşır bu nedenle bu hastalıktan korunmanın temel yolu korunmalı ilişkidir. Korunmasız ilişkilerde eğer partnerde HPV var ise çok rahatlıkla sıyrıklardan, çatlaklardan karşı cinse bu virüs bulaşabiliyor. Genelde 2 yıl içerisinde bağışıklık sistemleri bu virüsü yenebiliyor ama çok az bir kısımda kalıcı olabiliyor. Bunlarda standart rutin taramalar ile fark edilebiliyor. HPV testleriyle tespit edilebiliyor ve sağlık politikası olarak devletimiz standart KETEM merkezlerinde bu taramaları yapmakta. Önlenebilir bir kanser türü olduğunu bilmek ve taramaları düzenli yaptırmak açıkçası bu kanserden korunmanın ilk yolu, o nedenle bu konuda dikkatli olup düzeni takip ve tedavileri yaptırmakta fayda var” şeklinde konuştu.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1600" height="1066" data-id="13380" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/WhatsApp-Image-2022-03-04-at-16.17.12.jpeg" alt="" class="wp-image-13380" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/WhatsApp-Image-2022-03-04-at-16.17.12.jpeg 1600w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/WhatsApp-Image-2022-03-04-at-16.17.12-300x200.jpeg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/WhatsApp-Image-2022-03-04-at-16.17.12-1024x682.jpeg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/WhatsApp-Image-2022-03-04-at-16.17.12-768x512.jpeg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/WhatsApp-Image-2022-03-04-at-16.17.12-1536x1023.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1600" height="900" data-id="13381" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/WhatsApp-Image-2022-03-04-at-16.17.12-1.jpeg" alt="" class="wp-image-13381" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/WhatsApp-Image-2022-03-04-at-16.17.12-1.jpeg 1600w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/WhatsApp-Image-2022-03-04-at-16.17.12-1-300x169.jpeg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/WhatsApp-Image-2022-03-04-at-16.17.12-1-1024x576.jpeg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/WhatsApp-Image-2022-03-04-at-16.17.12-1-768x432.jpeg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/WhatsApp-Image-2022-03-04-at-16.17.12-1-1536x864.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></figure>
</figure>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/doktorlardan-hpv-farkindalik-gununde-onemli-uyarilar/">DOKTORLARDAN HPV FARKINDALIK GÜNÜ’NDE ÖNEMLİ UYARILAR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/doktorlardan-hpv-farkindalik-gununde-onemli-uyarilar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAMİLE VE EMZİREN ANNELERE PROPOLİS TÜKETİMİ TAVSİYESİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hamile-ve-emziren-annelere-propolis-tuketimi-tavsiyesi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hamile-ve-emziren-annelere-propolis-tuketimi-tavsiyesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Feb 2022 06:07:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın & Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[emziren anne]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları ve doğum uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[PROPOLİS]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=12800</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Zahide Küçük, hamile ve emziren annelerin, özellikle gebelik döneminde gestasyonel diyabet geçirenlerin Anadolu Propolisi kullanmasını önerdi. Dr. Küçük, “Doğal bir arı ürünü olan propolisin, infertilite tedavisinde destek olarak kullanıldığında tedavi sürecini hızlandırdığı ve tedaviye destek olarak, olumlu etkiler gösterdiğine ilişkin birçok bilimsel çalışma bulunmaktadır.En az yüzde 10 oranında saf [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hamile-ve-emziren-annelere-propolis-tuketimi-tavsiyesi/">HAMİLE VE EMZİREN ANNELERE PROPOLİS TÜKETİMİ TAVSİYESİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Zahide Küçük, hamile ve emziren annelerin, özellikle gebelik döneminde gestasyonel diyabet geçirenlerin Anadolu Propolisi kullanmasını önerdi. Dr. Küçük, “Doğal bir arı ürünü olan propolisin, infertilite tedavisinde destek olarak kullanıldığında tedavi sürecini hızlandırdığı ve tedaviye destek olarak, olumlu etkiler gösterdiğine ilişkin birçok bilimsel çalışma bulunmaktadır.<br>En az yüzde 10 oranında saf Anadolu Propolisi içeren bir özütten, gebelerin günde en az 10 damla, emziren annelerin ise günde en az 20 damla, tüketmeleri önerilmektedir. 2018 yılında Sains Üniversitesi&#8217;nde yapılan bilimsel çalışmada, düzenli olarak propolis verilen diyabetik ratların, gebelik komplikasyonları ve plasental oksidatif stres üzerine etkisinin incelendiği bilimsel bir çalışmadan bahsetti” dedi.<br><strong>“KORUYUCU ETKİ GÖSTERİYOR”</strong></p>



<p><br>Konu ile ilgili yapılan çalışmalardan bahseden Dr. Küçük, “Bu çalışma, 5 gruptan oluşan 40 rat üzerinde yapılmıştır. Birinci grup sağlıklı ratlardan oluşmakta olup kontrol grubu olarak belirlenmiştir. İkinci grup diyabetik ratlardan oluşturulmuştur. Üçüncü grup diyabetik ratlardan oluşturulmuş ve günde 300 mg/kg propolis takviyesi almışlardır. Dördüncü grup diyabetik ratlardan oluşmuş ve günde 5.0 IU/kg insülin tedavisi almışlardır. Beşinci grup ise diyabetik ratlardan oluşmuş ve propolis ile birlikte insülin tedavisi almıştır. Çalışma sonucunda, gebelikte propolisle desteklenen insülin tedavisinin diyabet kaynaklı komplikasyonlar ve plasental oksidatif stres üzerinde koruyucu etki gösterdiğini belirlenmiştir” diye konuştu.</p>



<p><br><strong>“ANADOLU PROPOLİSİ YÜKSEK KALİTE VE BESİN İÇERİR”</strong></p>



<p><br>Gıda Yüksek Mühendisi Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı ise, hamile ve emziren annelerin beslenmelerine neden Anadolu Propolisi eklemeleri gerektiğini söyledi. Dr. Tanuğur, “Propolis, arıların bitkilerin yaprak, sap ve tomurcuklarından topladığı tamamen doğal bir arı ürünüdür. Arılar tarafından kovandaki mikropları yok etmek ve sterilizasyonu sağlamak için kullanılır. Propolis, içerisindeki fenolik ve flavanoid bileşenlerle antioksidan, antibakteriyel, antifungal, antiviral ve antienflamatuvar özelliklere sahiptir. Anadolu coğrafyası, bulunduğu konum itibariyle endemik bitki örtüsü çeşitliliği açısından zengindir. Bu coğrafyadan elde edilen Anadolu Propolisi de yüksek kalite ve besin içeriğine sahiptir.</p>



<p><br>Anadolu Propolisinin içeriğinde 15 farklı fenolik ve flavonoid bileşen bulunmaktadır. Bu bileşenler; Kafeik Asit Fenetil Ester, Kafeik Asit, Kuersetin, Krisin, Epikateşin, P-Kumarik asit, Ferulik asit, t-Sinnamik asit, Apigenin, Pinosembrin, Luteolin, Hesperetin, P-Hidroksibenzoik asit, Resveratrol ve Ramnetin&#8217;tir. Anadolu Propolisi yüksek fenolik ve flavonoid bileşen içeriği ile hastalıkların gelişiminde görülen inflamasyonun modülasyonuna yardımcı olur. Hamile ve emziren annelerin güçlü bir bağışıklığa sahip olmaları için en az yüzde 10 oranında saf Anadolu Propolisi içeren bir özütten emziren annelerin günde 20 damla, hamile annelerin ise günde 10 damla tüketmelerini tavsiye ederim” şeklinde konuştu. </p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hamile-ve-emziren-annelere-propolis-tuketimi-tavsiyesi/">HAMİLE VE EMZİREN ANNELERE PROPOLİS TÜKETİMİ TAVSİYESİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hamile-ve-emziren-annelere-propolis-tuketimi-tavsiyesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
