<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>insan ilişkileri Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/insan-iliskileri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/insan-iliskileri/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Feb 2025 22:53:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>insan ilişkileri Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/insan-iliskileri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>HASSAS PSİKOLOJİYLE BAŞ ETME YÖNTEMLERİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hassas-psikolojiyle-bas-etme-yontemleri/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hassas-psikolojiyle-bas-etme-yontemleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 13:46:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[bireysel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Empati]]></category>
		<category><![CDATA[hassas psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyetin avantajları]]></category>
		<category><![CDATA[insan ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[özgüven]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog Yunus Emre Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik destek]]></category>
		<category><![CDATA[sanat terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[sezgiler]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[stres yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=68718</guid>

					<description><![CDATA[<p>*Uzman Klinik Psikolog Yunus Emre Yıldız konu hakkında bilgiler verdi.* Günümüzde hassas insan psikolojisi, giderek daha fazla önem kazanan bir konu haline geldi. Yoğun stres, hızlı değişen yaşam koşulları ve toplumsal beklentiler, bireylerin duygusal dünyasını derinden etkiliyor. Peki, hassas bir psikolojiye sahip olmak bir dezavantaj mı, yoksa farkındalıkla yönetildiğinde bir güç kaynağı olabilir mi ? [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hassas-psikolojiyle-bas-etme-yontemleri/">HASSAS PSİKOLOJİYLE BAŞ ETME YÖNTEMLERİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="postie-post">*Uzman Klinik Psikolog Yunus Emre Yıldız konu hakkında bilgiler verdi.*</div>
<div class="postie-post">Günümüzde hassas insan psikolojisi, giderek daha fazla önem kazanan bir konu haline geldi. Yoğun stres, hızlı değişen yaşam koşulları ve toplumsal beklentiler, bireylerin duygusal dünyasını derinden etkiliyor. Peki, hassas bir psikolojiye sahip olmak bir dezavantaj mı, yoksa farkındalıkla yönetildiğinde bir güç kaynağı olabilir mi ? Hassas bireyler, çevrelerinde olup bitenleri derinlemesine analiz eden, empati seviyesi yüksek ve duygularını yoğun yaşayan kişilerdir. Gürültülü ortamlar, yoğun eleştiriler veya ani değişimler onlar için daha zorlayıcı olabilir. Ancak bu özellikler, aynı zamanda yaratıcılığı ve sezgileri güçlendiren unsurlardır.</div>
<div class="postie-post">*Hassasiyetin Bilimsel Temeli* Psikologlar, hassas kişilik yapısının genetik ve çevresel faktörlerin birleşimiyle oluştuğunu belirtiyor. Yapılan araştırmalar, duyusal işleme hassasiyeti yüksek olan kişilerin beyinlerinde duygusal uyarıcılara karşı daha fazla aktivasyon olduğunu gösteriyor. Bu bireyler, küçük detayları fark etme konusunda oldukça başarılıdır. Ancak bu durum, zaman zaman aşırı düşünme ve kaygıya neden olabilir.</div>
<div class="postie-post">*Hassasiyetin Avantajları* Toplumda çoğu zaman ‘aşırı duygusallık’ olarak algılanan hassasiyet, aslında büyük bir avantaj sağlayabilir. Bu bireyler, insan ilişkilerinde daha anlayışlı, sanatsal yönleri güçlü ve detaylara daha fazla önem veren kişilerdir. Aynı zamanda başkalarının hislerini anlamada da oldukça başarılıdırlar. Birçok sanatçı, yazar ve düşünür hassas bir yapıya sahip olmuştur. Derin duygular hissedebilmek, yaratıcılığı besleyen önemli bir unsurdur. Bu nedenle hassasiyet, doğru yönetildiğinde bireye büyük katkılar sağlayabilir.</div>
<div class="postie-post">*Hassas Psikolojiyle Baş Etme Yöntemleri*</div>
<div></div>
<div class="postie-post">Hassas bireyler, çevresel faktörlerden daha fazla etkilendikleri için kendilerine iyi bakmaları önemlidir. İşte bazı öneriler: &#8211; Kendi sınırlarını belirlemek ve hayır diyebilmek &#8211; Stresi azaltan aktiviteler (yürüyüş, meditasyon, sanat terapisi vb.) &#8211; Olumsuz eleştirileri kişisel almamak ve özgüveni güçlendirmek &#8211; Destekleyici insanlarla vakit geçirmek &#8211; Kendi değerini başkalarının bakış açısından bağımsız olarak kabul etmek &#8211; Teknoloji ve sosyal medyanın olumsuz etkilerinden korunmak</div>
<div class="postie-post">*Toplumda Hassasiyete Daha Fazla Yer Açılmalı* Hassas bireyler, çoğu zaman yanlış anlaşılabilir veya ‘fazla hassas’ olmakla eleştirilebilirler. Ancak toplumda farklı kişilik yapılarının bir arada olması, sağlıklı bir denge oluşturur. Hassas kişilerin güçlü sezgileri ve empatik yaklaşımları, insan ilişkilerini güçlendirebilir. Bu yüzden bireylerin kendilerini olduğu gibi kabul etmesi ve toplumun da bu farklılıkları desteklemesi önemlidir.</div>
<div class="postie-post">Uzman Klinik Psikolog Yunus Emre Yıldız,&#8221;Sonuç olarak,hassas bir psikolojiye sahip olmak, kişinin dünyayı daha derin ve anlamlı şekilde algılamasına yardımcı olabilir. Önemli olan, bu özelliği bir dezavantaj olarak görmek yerine, onu bilinçli bir şekilde yönetmektir. Kendinizi anlamak ve duygularınıza değer vermek, yaşam kalitenizi artırmanın en önemli anahtarlarından biridir. Unutmayın, hassasiyet bir zayıflık değil, doğru kullanıldığında büyük bir güçtür.&#8221;dedi.</div>
<div class="postie-post">
<div class="postie-attachments"><a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=68719"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-68719" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/IMG-20240702-WA0000.jpg" alt="" width="885px" height="1024px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/IMG-20240702-WA0000.jpg 885w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/IMG-20240702-WA0000-768x889.jpg 768w" sizes="(max-width: 885px) 100vw, 885px" /></a><br />
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=68720"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-68720" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/fatiguedwoman.jpg" alt="" width="1000px" height="870px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/fatiguedwoman.jpg 1000w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/fatiguedwoman-768x668.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a></div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hassas-psikolojiyle-bas-etme-yontemleri/">HASSAS PSİKOLOJİYLE BAŞ ETME YÖNTEMLERİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hassas-psikolojiyle-bas-etme-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEVGİ ÜZERİNE</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilüfer BEKCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 18:20:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[aile sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[Empati]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgörü]]></category>
		<category><![CDATA[insan ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[merhamet]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi dolu çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi ifadesi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililer günü]]></category>
		<category><![CDATA[şımartmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=79493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz Sevgililer Günü vesilesiyle ben de sevgi üzerine bir şeyler söylemek istedim. Öncelikle Sevgililer(Sevgi) gününüz kutlu olsun. Çocukken bana çok anlamsız gelen bir şey duymuştum. Sizler de duymuşsunuzdur. Eskiden bazı çocuklarını aileler, özellikle de erkekler çocuklarını sadece uyurken sever, uyurken öperlermiş. Sevgilerini göstermezler, öyle “Seni seviyorum” filan demezlermiş çocuklarına. Sanki büyük bir marifetmiş gibi anlatırlardı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/">SEVGİ ÜZERİNE</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Geçtiğimiz Sevgililer Günü vesilesiyle ben de sevgi üzerine bir şeyler söylemek istedim. Öncelikle Sevgililer(Sevgi) gününüz kutlu olsun.</p>



<p>Çocukken bana çok anlamsız gelen bir şey duymuştum. Sizler de duymuşsunuzdur. Eskiden bazı çocuklarını aileler, özellikle de erkekler çocuklarını sadece uyurken sever, uyurken öperlermiş. Sevgilerini göstermezler, öyle “Seni seviyorum” filan demezlermiş çocuklarına. Sanki büyük bir marifetmiş gibi anlatırlardı “Biz öyle yapardık” diye. Çocuklarının şımarmaması içinmiş. Hâlâ da vardır böyle yapanlar.</p>



<p>Yıllar önce bir yazı okumuştum. Ünlü bir eğitimci tarafından yazılmıştı. “Çocuklarınızı şımartmaktan korkmayın, bırakın şımarsınlar. Hayat nasıl olsa onları törpüleyecek” diyordu. Benim çocuklarım da küçüklerdi o zaman. Biz zaten sevgisini göstermekten çekinmeyen bir aileyiz. Kendimiz de öyle ailelerde büyüdük. Çocuklarımıza da bunu yansıtmakta hiç zorlanmadık. Elimizden geldiğince istedikleri her şeyi de yaptık. Yalnız bir kırmızıçizgimiz vardı; ağlayıp bağıranın, istediğini yaptırmak için tepinenin istediği asla yapılmazdı. Asla şımarmadılar, bir kere olsun bizi zor durumda bırakmadılar. Büyüdüklerinde sevgi dolu insanlar oldular.</p>



<p>Sevgi gören, sevgiyle büyüyen çocuklar huzurlu, anlayışlı, hoşgörülü ve merhametli insanlar olurlar. Çocukken sevildiğini hissetmeyen yetişkinlerin nasıl insanlar olduğunu görüyoruz. Ne ağacı, ne toprağı, ne insanları, ne hayvanı ne de çiçekleri seven, çevrelerindeki güzellikleri göremeyen, nasıl sevileceğini bilmeyen mutsuz, katı insanlar. Hiç esnemeyen, aşırı kuralcı, anlayışsız…</p>



<p>Oysa ne güzeldir sevmek ve bunu ifade edebilmek. Yemek, ,içmek, uyumak gibi temel bir ihtiyaçtır sevmek ve sevilmek. Ruhunu besler insanın. Sadece insanlar değil, bütün canlılar sevilmeye muhtaçtır. Artık sevgi gösterilen, konuşulan, okşanan bitkilerin daha hızlı büyüdüğü, daha çok çiçek açtığı biliniyor. Büyüğünden küçüğüne, en masumundan en yırtıcısına kadar bütün hayvanların da yavrularını nasıl sevdiklerini de biliyor, izliyoruz.</p>



<p>Öyleyse neden mahrum bırakalım kendimizi bu güzel duygudan? Sevdiklerimiz hala yanımızdayken, onlara söyleyebiliyorken sevdiğimizi ifade edebilmek, onlara her fırsatta seni seviyorum diyebilmek dünyanın en güzel şeyi. Annemiz, babamızı, kardeşlerimizi, her hangi bir arkadaşımızı sırf seni seviyorum demek için aramak hem onları, hem de bizi mutlu eder. Siz böyle bir telefon aldıysanız içiniz nasıl enerji dolmuş, gününüz ne kadar güzel geçmiştir. Sadece sevilene değil, sevdiğini söyleyene de çok iyi gelir sevdiğini söylemek.</p>



<p>Sevgi öyle yüce bir duygudur ki, yüzyıllar boyu romanlar, şiirler sevgi üzerine yazılmış, sevgi üzerine oyunlar sergilenmiştir. Yüzyıllardır anlata anlata bitirememiştir şairler sevgiyi. Hiç bir tanım yetmez sevgiyi anlatmaya.</p>



<p>“Seni seviyorum” bu iki kelime öyle çok şey barındırır, o kadar çok şey anlatır ki. Bunu sevdiklerimizden esirgemek gerçekten çok yazık olur. Seni seviyorum demek aranızdaki bütün kapıları açar.&nbsp; Tabii iki taraf da birbirini seviyorsa…</p>



<p>Bir de parantez açalım burada, ilişkilerde seven ama sevgisine karşılık bulamayan ya da artık sevilmeyen taraf kadın ya da erkek hastalıklı bir ısrarcılıkta bulunup zorbalığa başvuruyorsa bu sevmek değildir.&nbsp; Kişinin evladını kendi istediği yöne gitmeye zorlaması, bunun için sevgiyi kullanması da sevgi değildir. Sevmek onun mutlu olması i.in fedakârlık yapmaktır. Sevmek özgür bırakmaktır. Ve bazen de sevmek, gitmesine izin vermektir. &nbsp;Büyük, küçük kim olursa olsun saygıyı kaybetmeden sevmektir gerçekten sevmek.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/">SEVGİ ÜZERİNE</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/sevgi-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AFFETMEK</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/affetmek-2/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/affetmek-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilüfer BEKCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Dec 2023 19:24:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[affetmek]]></category>
		<category><![CDATA[affetmenin gücü]]></category>
		<category><![CDATA[bağışlamak]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal rahatlama]]></category>
		<category><![CDATA[Empati]]></category>
		<category><![CDATA[hata yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgörü]]></category>
		<category><![CDATA[huzur bulmak]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[insan ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kendini affetmek]]></category>
		<category><![CDATA[kin tutmamak]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[özgürleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[stres yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=76948</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kelime anlamı olarak affetme“kötülük ve haksızlık edeni, suç veya günah işleyeni bağışlama, cezalandırmaktan vazgeçme&#8221; anlamlarında kullanılmaktadır. Gündelik hayatımızda bize yapılan hakaret veya hataları affetmek durumunda kalabiliriz. Aynı şekilde kendimizi de affetmemiz gereken durumlar olur. Bu durumların yol açtığı öfke ve acıdan kurtulmak çoğu zaman kolay olmaz ve affetmemeyi, kin gütmeyi tercih ederiz. Ama bunu aşmalı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/affetmek-2/">AFFETMEK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kelime anlamı olarak affetme“kötülük ve haksızlık edeni, suç veya günah işleyeni bağışlama, cezalandırmaktan vazgeçme&#8221; anlamlarında kullanılmaktadır.</p>



<p>Gündelik hayatımızda bize yapılan hakaret veya hataları affetmek durumunda kalabiliriz. Aynı şekilde kendimizi de affetmemiz gereken durumlar olur. Bu durumların yol açtığı öfke ve acıdan kurtulmak çoğu zaman kolay olmaz ve affetmemeyi, kin gütmeyi tercih ederiz. Ama bunu aşmalı ve ilerleyebilmek için affetmeyi öğrenmeliyiz. Affetmemek ve kin tutmak stresi arttırır, ilişkileri bozar. Çoğu zaman iletişim problemleri yüzünden büyütülen küçük sorunlar ortaya çıkar. Bazen de çok daha ciddi sorunlar olabilir. Her iki durumda da karşı taraf pişman olsa da olmasa da affetmek, kişinin kendisi için yapabileceği en iyi şeydir. Çünkü affetmek insanı özgürleştirir. Affetmek çok güçlü bir araçtır. Üzerinizden bir yük alır ve öfkenin ya da intikam arzusunun merhametine kalmaktan sizi kurtarır. Böylece zihniniz özgürleşir ve daha doğru kararlar verebilirsiniz.</p>



<p>&nbsp;Affetmeyi bilmek bir erdemdir.&nbsp; Laurence Sterne ‘in dediği gibi “Yalnızca cesur olanlar affetmeyi bilir.”</p>



<p>Affetmenin ilk adımı anlamaktır. Önemli olan haksız davranışı öylece kabul etmemek ancak öfkeyi ardımızda bırakmaktır. Affetmek hak vermek değil, anlamaktır.</p>



<p>Bir düşünün birin affettiğiniz zaman ne kadar hafifliyor, rahatlıyorsunuz. Hâlbuki o ana kadar ne denli öfkeli, gergin ve mutsuzdunuz. Bu hafifliğe değmez mi bir insanı affetmek. Kimse mükemmel değildir. Başkalarını olduğu gibi kendimizi de affetmeyi bilmemiz gerekir. Unutmayalım ki hata insanlar içindir ve hatasız insan yoktur.</p>



<p>&nbsp;Başkalarını affedebildiğimiz gibi kendimizi de affedebilmemiz gerektiğini de unutmayalım.. Kendimizi affedememek hayal kırıklığına ve kaygıya yol açar. Eğer yanlış olduğunu düşündüğümüz bir şey yaparsak onun üzerine düşünüp kuruntu yapmak yerine bir çözüm getirmeye çalışmalı, bizi çıkmaza sokacak düşüncelerden kurtulmalıyız. İki seçeneğimiz var: Yanlışımızı düzeltebiliyorsak düzeltiriz; düzeltmenin gerçekten bir yolu yoksa o zaman hatamızdan ders çıkarıp gelecekte de aynı hatayı yapmayız.</p>



<p>&nbsp;Affetmek, herkesin hata yapabileceğini anlamaktır. Mükemmel olmadığımızı ve aslında kimsenin mükemmel olmadığını kabul etmemiz gerekiyor.</p>



<p>&nbsp;Genelde kendi hatalarımıza kılıf bulmak başkalarının hataları için geçerli bir sebep yaratmaktan daha kolay gelir.&nbsp; Çoğu zaman karşımızdaki insandan yapamayacağı şeyler bekleriz. Ancak başkalarının beklentilerimizi tam olarak karşılayamayabileceğini anlamak zorundayız. Tıpkı kendimize karşı öfkemizi dindirmeyi her zaman bildiğimiz gibi, bize karşı hata yapan insanların yaptıkları davranışı da anlamalı ve affetmeliyiz.</p>



<p>Bize karşı yapılan yanlışları tekrar tekrar düşünüp sinirlenmek yerine o kişinin neden böyle bir davranışta bulunduğunu anlamaya çalışmalıyız. İletişim kanallarını açık tutmak ve çözüm üretmeye çalışmak çok daha yararımıza olacaktır.</p>



<p>Affetmek her davranışı haklı çıkarmak değil, anlayış göstermektir. İnsanların hatalarını koşulsuz kabullenmekten bahsetmiyorum. Kendi haklarımızı ve ihtiyaçlarımızı tabii ki gözeteceğiz. Başımıza gelen şeye tepki vermeyi bilmeli ancak bizi öfkelendiren asıl sebeplerin neler olduğunu da düşünmeliyiz. Birini affetmeden önce onunla davranışı hakkında konuşmak, beklentilerimizi ve neyi tercih ettiğimizi anlatmak gerekir. Duyguları dinlemek nasıl davranacağımız konusunda bize ipucu verir. Böylece başkalarıyla aramıza sınır koyabilir ve kendi haklarımızı koruyabiliriz.&nbsp;</p>



<p>Sen önemli şey dilimizle değil gönlümüzle affetmek gerektiğidir.. Yürekten gelmeyen bir affetme amacına ulaşmayacaktır.</p>



<p>Hoşgörülü günler dileği ile</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/affetmek-2/">AFFETMEK</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/affetmek-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
