<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ileri yaş Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/ileri-yas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/ileri-yas/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Dec 2021 06:01:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>ileri yaş Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/ileri-yas/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İLERLEYEN YAŞLARDA BU VİTAMİNLERİ İHMAL ETMEYİN</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/ilerleyen-yaslarda-bu-vitaminleri-ihmal-etmeyin/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/ilerleyen-yaslarda-bu-vitaminleri-ihmal-etmeyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Dec 2021 13:17:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[D vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[ileri yaş]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=6707</guid>

					<description><![CDATA[<p>İleri yaşlarda kalsiyum emiliminde azalma görülebilir. Yetersiz D vitamini de sık görülen sebeplerden biridir. Kalsiyum eksikliğinde kemik erimesi riski artar, kasların çalışmasında düzensizlikler ortaya çıkar. Süt, yoğurt ve peynir, zengin kalsiyum kaynaklarıdır. 50 yaş üzerinde günlük 1200 mg kalsiyum alınması önerilmektedir. HAFIZANIZI B 12 VİTAMİNİ İLE DESTEKLEYİN Et, süt, yumurta vitamin B12 kaynaklarıdır. Ancak çeşitli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ilerleyen-yaslarda-bu-vitaminleri-ihmal-etmeyin/">İLERLEYEN YAŞLARDA BU VİTAMİNLERİ İHMAL ETMEYİN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İleri yaşlarda kalsiyum emiliminde azalma görülebilir. Yetersiz D vitamini de sık görülen sebeplerden biridir. Kalsiyum eksikliğinde kemik erimesi riski artar, kasların çalışmasında düzensizlikler ortaya çıkar. Süt, yoğurt ve peynir, zengin kalsiyum kaynaklarıdır. 50 yaş üzerinde günlük 1200 mg kalsiyum alınması önerilmektedir.</p>



<p><br><strong>HAFIZANIZI B 12 VİTAMİNİ İLE DESTEKLEYİN</strong></p>



<p><br>Et, süt, yumurta vitamin B12 kaynaklarıdır. Ancak çeşitli hastalıklar sebebiyle kullanılan ilaçlar, mide cerrahisi ve atrofik gastrit gibi durumlar vitamin B12 emilimini azaltır. Diyabet ve mide sorunları nedeniyle kullanılan bazı ilaçlar da vitamin B12 eksikliğine yol açabilmektedir. Vejetaryen beslenenlerin düzenli B12 desteği alması gerekir. Bu vitaminin eksikliğinde; halsizlik, unutkanlık, denge bozuklukları, sinir sistemi bozuklukları ve kansızlık sık karşılaşılan durumlardır.</p>



<p><br><strong>HÜCRELERİNİZİ FOLİK ASİT İLE YENİLEYİN</strong></p>



<p><br>Folik asit yeni hücrelerin oluşması, yaşaması için önemlidir. Yaşa bağlı olarak ve bazı ilaçların kullanımı sırasında eksikliği ortaya çıkabilir. Kronik alkol kullanımı, mide-bağırsak hastalıkları da eksikliğe sebep olan önemli etkenlerdir. Vücutta folik asit eksikliğinde; kansızlık, iştah kaybı kaslarda güçsüzlük, unutkanlık gibi belirtiler görülür; damar sertliğine yol açan homosistein folik asit ve vitamin B12 eksikliğinde artar.</p>



<p><br><strong>D VİTAMİNİ İLE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZE KALKAN OLUŞTURUN</strong></p>



<p><br>D vitamini kalsiyum emilimini artırır. Kemik, kas, sinir ve bağışıklık sistemi için gereklidir. En büyük D vitamini kaynağı güneş ışınları olmasına karşın, yaşlandıkça bedenin güneş ışınlarından D vitamini oluşturma yeteneği azalmaktadır. Hem vitamin hem de hormon gibi etki gösteren D vitamininin bazı kanser türlerini ve bazı otoimmün hastalıkları önlediği de düşünülmektedir.</p>



<p><br><strong>KALBİNİZİ VE KEMİKLERİNİZİ K2 VİTAMİNİ İLE KORUYUN</strong></p>



<p><br>Toplam K vitamininin yaklaşık onda biri K2’ dir. K1 daha çok pıhtılaşmada rol alırken, K2 vitaminin kemik ve kalp-damar sağlığı üzerinde olumlu etkilerinin olduğu gösterilmiştir. Kalsiyumun kemiklerde birikimini artırarak güçlenmesini sağlar, damarlarda ise kalsiyum artışını engelleyerek damar sertliğini önleyebileceği gösterilmiştir. Karaciğer, yumurta, peynir önemli K2 vitamini kaynaklarıdır.</p>



<p><br><strong>MUTLU HİSSETMEK İÇİN B6 VİTAMİNİNİ EKSİK ETMEYİN</strong></p>



<p><br>Metabolik reaksiyonların düzenli çalışması, sinir hücreleri arasındaki iletişim ve bağışıklığın artırılması için B6 vitamini önemlidir. Serotonin adı verilen mutluluk hormonu yapımında önemli rol alır. Eksikliğinde depresyona eğilim artar. Damar sertliği riskinin artığını gösteren homosistein de vitamin B6 eksikliğinde artmaktadır.</p>



<p><strong>KASLARINIZI MAGNEZYUM İLE GÜÇLENDİRİN</strong></p>



<p><br>Magnezyum; kemik dokusu, kas dokusu, sinir dokusu için gereklidir. Bağışıklığı güçlendirir. Kan basıncı ve şekerin düzenlenmesinde etkilidir. Fiziksel ve ruhsal gevşeme sağlar. İleri yaşlarda sık karşılaşılan kas ağrıları ve uykusuzluk üzerine olumlu etkileri vardır. Yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, soğan, patates, kereviz, tam tahıllar, ceviz, badem, yer fıstığı, üzüm, incir, portakal magnezyumdan zengindir.</p>



<p><br><strong>ÇİNKO İLE DAHA ZİNDE UYANIN</strong></p>



<p><br>Yaşın ilerlemesi ile birlikte çinko eksikliği oranı yükselmektedir. Vücuttaki biyokimyasal reaksiyonların çoğunda çinko görev alır, hücreyi zararlı etkilerden korur. Yorgunluk, enerji düşüklüğü, tat ve koku alma bozukluğu, saç dökülmesi, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu bağışıklık sisteminde zayıflık çinko eksikliği belirtileridir. Eksikliğinde insülin direnci ve diyabete eğilim artmaktadır.</p>



<p><br><strong>BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE SELENYUM İLE DOPİNG YAPIN</strong></p>



<p><br>Selenyum tiroid bezinin iyi çalışması için önemlidir. Bağışıklığı artırır, hücreleri dışarıdan gelen olumsuz etkilere karşı koruyucu etkisi vardır. Vücutta selenyum değerlerinin ölçülmesi ve yeterli miktarda alımına özen gösterilmesi gerekir. </p>



<p>Editör : Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ilerleyen-yaslarda-bu-vitaminleri-ihmal-etmeyin/">İLERLEYEN YAŞLARDA BU VİTAMİNLERİ İHMAL ETMEYİN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/ilerleyen-yaslarda-bu-vitaminleri-ihmal-etmeyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BÖBREK KANSERİ RİSKİNİ ARTIRAN 8 ÖNEMLİ NEDEN</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/bobrek-kanseri-riskini-artiran-8-onemli-neden/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/bobrek-kanseri-riskini-artiran-8-onemli-neden/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Dec 2021 13:55:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[ileri yaş]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[radyasyon]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[toksik madde]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek tansiypn]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=5823</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atıkları kandan temizleyerek idrarı oluşturma görevi bulunan böbrekler, omurganın her iki tarafında bulunuyor. Yumruk büyüklüğünde ve fasulye şeklinde olan bu organlarda meydana gelen kanserler hiç de küçümsenmeyecek oranda görülüyor. Tüm kanser türlerinin yaklaşık yüzde 2,5’unu böbrek kanseri oluşturuyor. Üstelik erkeklerde iki kat daha fazla görülüyor.  RİSK FAKTÖRLERİNE DİKKAT! Böbrek kanserinin nedenleri kesin olarak bilinmese de [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bobrek-kanseri-riskini-artiran-8-onemli-neden/">BÖBREK KANSERİ RİSKİNİ ARTIRAN 8 ÖNEMLİ NEDEN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Atıkları kandan temizleyerek idrarı oluşturma görevi bulunan böbrekler, omurganın her iki tarafında bulunuyor. Yumruk büyüklüğünde ve fasulye şeklinde olan bu organlarda meydana gelen kanserler hiç de küçümsenmeyecek oranda görülüyor. Tüm kanser türlerinin yaklaşık yüzde 2,5’unu böbrek kanseri oluşturuyor. Üstelik erkeklerde iki kat daha fazla görülüyor. </p>



<p><br><strong>RİSK FAKTÖRLERİNE DİKKAT!</strong></p>



<p><br>Böbrek kanserinin nedenleri kesin olarak bilinmese de bazı risk faktörleri olduğu biliniyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sofikerim bu faktörleri şöyle sıralıyor;</p>



<p><br><strong>İleri Yaş:</strong> Yaşın ilerlemesi, tek başına önemli bir risk faktörü. Çoğu böbrek kanseri 50 yaş ve üzeri hasta grubunda ortaya çıkıyor.<br><strong>Sigara:</strong> Araştırmalar 10 yıl sigara içiminin böbrek kanseri riskini yüzde 6 artırdığını, eğer içicilik 10-20 yıla uzanıyorsa, risk oranının yüzde 45’e yükseldiğini gösteriyor.<br><strong>Obezite</strong>: Aşırı kilo ya da obezite insülün, östrojen gibi hormonların artışına neden olabiliyor. Bu artış kolestrol metabolizmasında ve bağışıklık sisteminde bazı değişikliklere neden olduğundan, böbrek kanseri oluşumunda da rol oynayabilir.<br><strong>Yüksek tansiyon:</strong> Bazı tıbbi araştırmalarda, yüksek tansiyon hastalarında 2-3 kat fazla böbrek kanseri geliştiği görülüyor. Yüksek tansiyona bağlı olarak gelişen hücresel hipoksinin ve kronik inflamasyonun kanserin gelişimini tetiklediği bildirilmektedir. <br><strong>Böbrek yetmezliği</strong>: Böbrek fonksiyonlarındaki azalma, önemli bir risk faktörüdür.<br>Kalıtsal özellikler: 1. Derece yakınlarında; anne babada, kız ya da erkek kardeşlerinde böbrek kanseri olması, riski yükseltiyor.<br><strong>Radyasyona maruz kalma:</strong> Tedavi amacıyla radyasyon tedavisi görülmesi ya da başka nedenlerle sık radyasyonla karşılaşılması durumunda böbrek kanseri riski artıyor.<br><strong>Toksik madde: </strong>Mesleki nedenle boya, akü, balata atıkları gibi maddelere sürekli maruz kalındığında böbrek kanseri görülme oranı artıyor.  </p>



<p><br><strong>İLK EVRELERDE BELİRTİ VERMİYOR!</strong></p>



<p><br>Böbrek kanseri ilk evrelerde genellikle belirti vermiyor. Ancak idrarda koyu kırmızı ya da kahverengiye yakın kan görülmesi, yorgunluk, halsizlik, ani gelişen ve geçmeyen bel ağrısı, sırtta geçmeyen ağrı, sebebi bilinmeyen kilo kaybı, iştahsızlık ve yüksek ateş gibi belirtiler böbrek kanserini akla getiren şikayetler arasında yer alıyor. Hastalığın tanısında kan ve idrar testlerinin yol gösterici olabildiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, “Ultrasonografi, BT ya da MR gibi görüntüleme teknikleri ile böbrekteki tümör ya da anormal dokular araştırılabilir. Biyopsi işlemi de tanıda kullanılan bir diğer yöntem” diyor.</p>



<p><br><strong>EVRESİNE GÖRE TEDAVİ FARKLILAŞIYOR</strong></p>



<p><br>Kanserin evresi ve hastanın genel durumuna göre böbrek kanseri ameliyatına karar verildiğini ifade eden Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, tedavi yöntemlerine dair şöyle konuşuyor: “Kanser diğer organlara sıçramadıysa genellikle cerrahi yöntemler ilk akla gelen tedavi yoludur. Cerrahi için uygun olmayan kimi hastalarda radyofrekans, ablasyon, kriyoterapi gibi yöntemlerle tümörün yok edilmesi de mümkün olabiliyor. Metastazları bulunan hastalarda kanserli dokuları hedef alan kimi ilaçlar ve kemoterapiler kullanılabiliyor. Daha ileri hastalıklarda ise hastanın yaşam kalitesinin artması ve semptomlarının gerilemesi adına radyoterapi ve renal arter embolizasyonu adı verilen işlemler yapılabiliyor.”</p>



<p><br><strong>“BÖBREK KORUYUCU AMELİYATLAR YAPILIYOR”</strong></p>



<p><br>Böbrek kanserinin cerrahi tedavisinde uygulanan ameliyat yöntemlerinin “radikal nefrektomi ve parsiyel nefrektomi” olduğunu kaydeden Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, “Böbreğin ve çevresindeki kanserli dokuların çıkarıldığı operasyona radikal nefrektomi denir. Bu ameliyatta tümörlü böbrek, lenf düğümleri ve böbreküstü bezleri vücuttan çıkarılır. Diğer ameliyat yöntemi olan parsiyel nefrektomi, böbrek koruyucu ya da nefron koruyucu cerrahi olarak da adlandırılır. Bu işlem, laparoskopik ya da robotik olarak yapılabiliyor. Ameliyatta böbreğin tümörlü bölgesi çıkarılarak bu organın işlevine devam etmesi sağlanıyor. Küçük ebattaki tümörlerde parsiyel nefrektomi mümkün olabiliyor” diyor.Özellikle hastanın bir böbreğini daha önceden kaybettiği durumlarda parsiyel nefrektominin hayat kurtarıcı olabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, operasyon sonrası hayat kalitesi ve diyaliz ihtiyacı gibi komplikasyonlar göz önüne alındığında parsiyel nefrektominin radikal nefrektomiye göre hastaya sağladığı olanaklar açısından daha yüksek olduğunu belirtiyor.</p>



<p><br>Editör : FATMA H. HEPEKBİÇ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bobrek-kanseri-riskini-artiran-8-onemli-neden/">BÖBREK KANSERİ RİSKİNİ ARTIRAN 8 ÖNEMLİ NEDEN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/bobrek-kanseri-riskini-artiran-8-onemli-neden/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
