<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hormonal Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/hormonal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/hormonal/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 May 2022 07:26:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>hormonal Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/hormonal/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>SELÜLİT OLUŞUMUNA KARŞI BESLENME ÖNERİLERİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/selulit-olusumuna-karsi-beslenme-onerileri/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/selulit-olusumuna-karsi-beslenme-onerileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 May 2022 07:26:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ANIL ÖZTÜRK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[hormonal]]></category>
		<category><![CDATA[SELÜLİT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=21216</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzm. Dyt. Anıl Öztürk, selülitin genetik bir yatkınlık nedeniyle oluşması halinde medikal estetik işlemler ile tedavi edilebildiğini, hormonal kaynaklı ise hormon tedavisine başlanabildiğini fakat en yaygın görülen sebebi olan beslenme kaynaklı ise yanlış beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesi sayesinde selülit oluşumunun engellenebileceğini söyledi. HAREKETSİZ BİR YAŞAM TARZININ ARTMASI TETİKLEYİCİ OLDU Eskiden selülitin daha çok yaştaki ilerlemeye bağlı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/selulit-olusumuna-karsi-beslenme-onerileri/">SELÜLİT OLUŞUMUNA KARŞI BESLENME ÖNERİLERİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Uzm. Dyt. Anıl Öztürk, selülitin genetik bir yatkınlık nedeniyle oluşması halinde medikal estetik işlemler ile tedavi edilebildiğini, hormonal kaynaklı ise hormon tedavisine başlanabildiğini fakat en yaygın görülen sebebi olan beslenme kaynaklı ise yanlış beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesi sayesinde selülit oluşumunun engellenebileceğini söyledi.</p>



<p><br>HAREKETSİZ BİR YAŞAM TARZININ ARTMASI TETİKLEYİCİ OLDU</p>



<p><br>Eskiden selülitin daha çok yaştaki ilerlemeye bağlı vücudumuzdaki dokulardaki bozukluk olarak kendini gösterdiğini söyleyen Uzm. Dyt. Anıl Öztürk, “Günümüzde ise durum artık farklılaştı. Teknolojik gelişmeler hayatımızı bir yandan kolaylaştırırken bir yandan bizi hareketsizliğe itti. Günümüz dünyasında meydana gelen zamansızlık ve ulaşım güçlüğü bizi yemek saatlerinde evimizde olabilme lüksünden ya da yemeğimizi yanımızda taşıyabilme lüksünden mahrum bıraktı. Bu durumda mecburen sağlıksız gıda tercihlerimiz arttı. Tüm bunlara bir de genetik yatkınlık, hormonal problemler ve selülit oluşumuna yatkın bir cilt eklenince selülit probleminden kaçmak zorlaştı” diye konuştu.</p>



<p><br>ŞEKER VE TUZ TÜKETİMİNE DİKKAT EDİLMELİ</p>



<p><br>Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Anıl Öztürk, selülite neden olan başlıca gıdalarla ilgili şu bilgileri paylaştı: “Şeker, hiçbir besleyiciliği olmadığı gibi cildin esnekliğini bozarak selülit oluşmasına neden olur. Sofra tuzu, sadece sodyum klorür içeren rafine bir tuzdur ve bu madde, kan dolaşımını yavaşlatarak vücutta ödem oluşmasına neden olur.Kan dolaşımın yavaşlaması ise selülit oluşumuna ortam hazırlar.&#8221;</p>



<p><br>PAKETLİ GIDALAR VE ALKOLLÜ İÇECEKLER SELÜLİTE NEDEN OLABİLİR</p>



<p><br>Uzm. Dyt. Anıl Öztürk, paketli ya da rafine gıdaların neredeyse tamamının tıpkı şeker gibi vücuda gerekli olan neredeyse hiçbir besini sağlamadığı gibi, alınan kalorilerin direkt yağ olarak depolanmalarına neden olarak selülite yol açtığını ifade etti. Dyt. Öztürk, “Kızartılmış yiyecekler de çok miktarda kalitesiz yağ içerirler. Kızartma yapmak için çok yüksek ısılara çıkarılan yağ, vücudun yağa dönüştürerek tutmak istediği türden toksinler içerir. Vücudumuz bu toksinleri, iç organlarına zarar vermemek için onlardan mümkün olduğunca uzak yerlerde yağa dönüştürerek depo eder ve böylece yine selülit oluşmasına zemin hazırlanmış olur. Alkollü içecekler vücudumuzda ödeme neden olurlar. Bu ödemde karında, bacaklarda, kollarda ve kalçada yağbirikmesine sebep olup selülit oluşmasına zemin hazırlar” şeklinde konuştu.</p>



<p><br>SELÜLİTTEN KORUNMAK İÇİN SOMON, CEVİZ VE BADEM TÜKETİLEBİLİR</p>



<p><br>Uzm. Dyt. Anıl Öztürk, selülitten korunmak için şu önerilerde bulundu:“Öncelikle her gün 1 limonla hazırlayacağınız şekersiz ve zencefilli limonata tüketilmelidir. Bunun yanı sıra, limonlu ve zencefilli yeşil çay tüketilmesi de faydalı olacaktır. Ancak iki içecekten de önemlisi her gün en az 2.5 -3 litre su tüketilmesidir. Düşük yağlı ve yağsız süt ürünleri ile ev yapımı yoğurdu beslenmemize eklemeliyiz. Somon, ceviz, badem ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağ kaynaklarını beslenmemize ekleyelim. Beyaz un içeren gıdalar yerine tam tahıllı ürünler tercih edelim. Paketli tüm ürünleri, fazla tuz içeren tüm gıdaları, krema ve süt tozu içeren tüm kahveleri beslenmemizden çıkaralım. Hayatımıza hareket ekleyelim.” </p>



<p>HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/selulit-olusumuna-karsi-beslenme-onerileri/">SELÜLİT OLUŞUMUNA KARŞI BESLENME ÖNERİLERİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/selulit-olusumuna-karsi-beslenme-onerileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LOHUSA DEPRESYONU CİDDİ SONUÇLARA SEBEP OLABİLİR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/lohusa-depresyonu-ciddi-sonuclara-sebep-olabilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/lohusa-depresyonu-ciddi-sonuclara-sebep-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2021 14:18:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[hormonal]]></category>
		<category><![CDATA[lohusa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=5669</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyaya bir bebek getirmek mutluluk verici bir olay olsa da özellikle annenin yaşamını zorlaştıran ve stres oluşturan bir yönü de var. Bu nedenle birçok kadın, anne olduktan sonra hafif hüzün ve kaygı hissediyor ve ruh halinde önemli değişiklikler yaşayabiliyor. Uzman PsikoloğTuğçe Denizgil Evre, normal durumlarda yedi veya on gün içinde kendiliğinden düzelmesi beklenen bu belirtilerin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/lohusa-depresyonu-ciddi-sonuclara-sebep-olabilir/">LOHUSA DEPRESYONU CİDDİ SONUÇLARA SEBEP OLABİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünyaya bir bebek getirmek mutluluk verici bir olay olsa da özellikle annenin yaşamını zorlaştıran ve stres oluşturan bir yönü de var. Bu nedenle birçok kadın, anne olduktan sonra hafif hüzün ve kaygı hissediyor ve ruh halinde önemli değişiklikler yaşayabiliyor. Uzman PsikoloğTuğçe Denizgil Evre, normal durumlarda yedi veya on gün içinde kendiliğinden düzelmesi beklenen bu belirtilerin devam etmesi halinde lohusa depresyonuna işaret edebileceğini söyledi. Tuğçe Denizgil Evre, “Lohusa depresyonu doğumdan sonraki ilk altı hafta içinde sinsice başlar ve birkaç ay içinde düzelir fakat bir veya iki yıla kadar da sürebilir. Bu depresyonun birden çok nedeni vardır. Gebelik döneminde yükselen östrojen ve progesteron yani adet döngüsü ve hamileliği koruyan cinsiyet hormonu düzeylerinin doğumla birlikte ani düşmesi veya geç başlangıçlı doğum sonrası depresyonda tiroit bozuklukları rol oynayabilir. Ayrıca B9 vitamini de doğum sonrası depresyonda etkili olabilir” ifadesini kullandı.</p>



<p><br><strong>LOHUSA DEPRESYONU 2 YILA KADAR SÜREBİLİR</strong></p>



<p><br>Annelerin yüzde 50&#8217;si ila yüzde 70&#8217;inde görülen lohusa depresyonunun yaklaşık iki ay devam ettiğini söyleyen Psikolog Tuğçe Denizgil, annenin doğum sonrası ruhsal durumundaki değişikliklerle ilgili şunları söyledi: “Yeni annenin kafası çok karışıktır. Sık sık gözleri dolar, dikkatini bir türlü toplayamaz, derin derin iç çekme durumu yaşayabilir ve vücudundaki her noktanın ağrıdığını hisseder. Doğum sonrası hüzün olarak adlandırılan bu durum normal olarak kabul edilmektedir. Bir hafta veya on gün içinde anne bebeğine ve yeni ortamına uyum sağlamaya başlayacak, nasıl davranması gerektiğini yavaş yavaş öğrenecektir. Annelik konusunda deneyimli olmayan kadınlar için ilk dönemlerde yakınlarından alacakları desteğin önemi çok büyüktür. Hamileliğini zor geçiren veya düşük tehdidi yaşayan veya zorlukla hamile kalmış anneler sahip oldukları bebeklerini her an kaybedeceklerini düşünerek gergin, kaygılı ve telaşlı olabilir.”</p>



<p><br><strong>HORMONAL, SOSYAL VE PSİKOLOJİK DEĞİŞİKLİKLER LOHUSA DEPRESYONUNA NEDEN OLABİLİR</strong></p>



<p><br>Lohusa depresyonunun neden olduğu psikolojik nedenlere de değinen Tuğçe Denizgil Evre, doğum yapan tüm kadınlarda hormonal değişiklikler olmasının yanında psikiyatrik bozuklukların da gözlemlenebileceğini, stres, kişiler arası ilişkiler ve sosyal destek alımı ile bağlantılı olarak doğum sonrası değişiklikler yaşanabileceğini belirtti. Hayatlarını kendilerinden çok dış faktörlerin yönettiğini düşünen annelerin doğum sonrası depresyon açısından daha yüksek risk grubunda olduğunu söyleyen Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, doğumdan sonraki üç gün içinde hormonların hamilelik öncesi seviyeye geldiğini, kimyasal değişikliklere ilave olarak bebek sahibi olmakla ilişkili olan sosyal ve psikolojik değişikliklerin de depresyon riskini artırdığını ifade etti.</p>



<p><br><strong>LOHUSA DEPRESYONUNUN BELİRTİLERİ</strong></p>



<p><br>Açıklamalarına lohusa depresyonunun belirtileri ile ilgili devam eden Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, şiddetli hüzün ya da boşluk duygusu, duyarsızlık, aşırı yorgunluk, enerji eksikliği ve bedensel yakınma gibi durumların doğum sonrası yaşanabilecek depresyon belirtileri olduğunu kaydetti. Aynı zamanda aile, arkadaş veya keyif veren etkinliklerden uzak durma, bebeğini yeterince sevmediği inancı ya da bebeğin beslenmesi ve uykusu ile ilgili duyulan endişeler ile bebeğe zarar verme korkusunun depresyon belirtisi olabileceğini söyledi. “Anneler konsantrasyon güçlüğü, bellek zayıflığı, psikomotor hareketliliğinde artış, yerinde duramama, endişe, sinirlilik, sınırlılık, bulantı, kendiliğinden ağlama ve panik atak, iştahsızlık, kilo kaybı, uykusuzluk, bebekle ilgilenmek istememe ya da bebeği öldürmek isteme gibi durumlar yaşayabilir” diyen Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, aynı zamanda mutluluk yerine çökkün duygulara sahip olmaktan gelen suçluluk duygusu, ilgi ve istek kaybı, depresif ruh hali, haz kaybı, değersizlik hissi, umutsuzluk, acizlik duygusu ile ölüm veya intihar düşüncelerinin de seyredebileceğini kaydetti.</p>



<p><br><strong>“EMZİREN ANNE DEPRESYONDA İSE DOKTOR KONTROLÜNDE İLAÇ KULLANABİLİR”</strong></p>



<p><br>Lohusa depresyonunun kadından kadına semptomların şiddetine ve tipine göre farklılık gösterdiğini söyleyen Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, depresyon ilaçları veya eğitim içi bir destek grubuna katılımın tedavi seçenekleri arasında olabileceğini söyledi. Evre, “Emziren anne depresyonda ise doktor kontrolünde ilaç kullanabilir” dedi. Tedavi edilememiş lohusa depresyonunun anne ve bebek için tehlikeli olabileceğini söyleyen Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, hamilelik sonrası depresyon yaşayan annelerin mutlaka profesyonel bir yardım alması gerektiğini belirtti. Psikolog Denizgil Evre, “Yeni doğum yapan anneler günlük durumlarla başa çıkamıyor, kendisine veya bebeğe zarar vermeyi düşünüyor ve günün çoğunu aşırı endişeli, korkmuş veya panik halinde geçiriyorsa mutlaka profesyonel bir yardım almalıdır. Lohusalık döneminde annenin yanında anlayışlı, tecrübeli ve destek sağlayabilecek bir yetişkin gereklidir. Anne, bebekle birlikte eş ilişkilerinin yeniden şekilleneceği, duygusal sıkıntılar gündeme gelebileceği konusunda önceden bilgilendirilmeli, bunların geçici olacağı yönünde telkin edilmelidir” ifadesini kullandı. </p>



<p>Editör : Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/lohusa-depresyonu-ciddi-sonuclara-sebep-olabilir/">LOHUSA DEPRESYONU CİDDİ SONUÇLARA SEBEP OLABİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/lohusa-depresyonu-ciddi-sonuclara-sebep-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;UYKU YAPISINI BOZAN 87 AYRI HASTALIK BULUNUYOR&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uyku-yapisini-bozan-87-ayri-hastalik-bulunuyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uyku-yapisini-bozan-87-ayri-hastalik-bulunuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Dec 2021 14:38:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hormonal]]></category>
		<category><![CDATA[uyku yapısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=5295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Medipol Mega Üniversite Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümünden Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, hayatın devamlılığı için şart olan uykunun önemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Akkoyunlu, uykunun tüm canlılar için vazgeçilmez olduğunu belirterek, “İnsanın yaşına göre uyku evrelerinin ihtiyacı ve şekli kısmen değişir. Uyku, ön belleğe aldığımız bilgilerin uzun belleğe atılmasını sağlar. Bilginin işlenmesine yardımcı olur. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uyku-yapisini-bozan-87-ayri-hastalik-bulunuyor/">&#8216;UYKU YAPISINI BOZAN 87 AYRI HASTALIK BULUNUYOR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Medipol Mega Üniversite Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümünden Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, hayatın devamlılığı için şart olan uykunun önemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Akkoyunlu, uykunun tüm canlılar için vazgeçilmez olduğunu belirterek, “İnsanın yaşına göre uyku evrelerinin ihtiyacı ve şekli kısmen değişir. Uyku, ön belleğe aldığımız bilgilerin uzun belleğe atılmasını sağlar. Bilginin işlenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda beyin hücreleri arasında link kurarak, akıl dediğimiz beynin kullanılmasını sağlayan ana temel yapı taşlarını oluşturur. Ayrıca konsantrasyon ve refleks koordinasyonlarını sağlar. Bununla beraber kalbin ritmini, çalışma şeklini ve kardiyovasküler sistemi düzenler. Hormonları düzenleyerek büyümeyi sağlar. Özellikle büyüme hormonu sadece geceleri salgılanır. Bu nedenle anneler çocuklarına uyusun da büyüsün derler, yesin de büyüsün demezler. Yediği zaman insan kilo alır ama uyuduğu zaman büyür” diye konuştu.</p>



<p><br><strong>&#8220;CİLT SAĞLIĞI İÇİN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR&#8221;</strong></p>



<p><br>Erişkinlerde ise büyüme hormonunun, büyüme durmasına rağmen çok ciddi bir işleve sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Akkoyunlu, şöyle devam etti: &#8220;Erişkinlerde büyüme hormonu yaşlanmanın gecikmesini, cilt bütünlüğünün korunmasını, cilt güzelliğinin sağlanmasını, tüm organların korunmasını ve idamesini sağlar. Aynı zamanda şeker hastalığının oluşmasını, metabolik sendrom dediğimiz aşırı kilo alımıyla ilgili durumların ortaya çıkmasını engellemek için gerekli olan hormonları salgılamanın yolu da yine uykudur. Kısaca uyku gün içinde var olabilme ve yaşayabilmek için elzem olan en önemli parametrelerden bir tanesidir&#8221;.</p>



<p><br><strong>&#8220;HORMONAL DENGE UYKU EVRELERİNİ DEĞİŞTİREBİLİR&#8221;</strong></p>



<p><br>Prof. Dr. Akkoyunlu, hemen hemen her yaşta uykuya yoğun düzeyde ihtiyaç duyulduğunu belirterek, şu bilgileri verdi: &#8220;Çocukluk çağında, erken çocukluk döneminde uyku ihtiyacı maksimum düzeydedir. Neredeyse yeni doğanlar 20 saat civarında uyur. Sadece beslenme için 1-2 saat civarında zaman harcarlar. Bu ihtiyaç yaş ilerledikçe giderek azalır. 12-13 yaşına gelindiğinde yaklaşık 8-9 saat civarında bir uykuya ihtiyaç vardır. Ergenlik döneminde ise uyku evresinde bir değişim meydana gelir. Normalde akşam saat 22.00 ile sabah 08.00 arasında uyku süresi varken, ergenlikte hormonların aktivasyonlarına bağlı olarak uyku evresinde bir kayma meydana gelebilir. Örneğin, ergenler bunun için biraz daha geç saatlere kadar ayakta kalabilirler. Bu hormonal dengenin uyku zamanlaması üzerine etkisine bağlı olarak çıkan bir durumdur. Erişkin döneme baktığımızda da ortalama 7-8 saatlik bir uyku ihtiyacı söz konusudur. Aynı şey 65 yaş üstü yani yaşlılık dediğimiz dönem için de geçerlidir&#8221;.</p>



<p><br><strong>&#8220;87 FARKLI UYKU HASTALIĞI MEVCUT&#8221;</strong></p>



<p><br>Yaş ilerledikçe uykunun evrelerinde bir değişim meydana geldiğini işaret eden Prof. Dr. Akkoyunlu, “Yaşlandıkça sağlık durumlarıyla ilişkili olarak veya sık sık idrara çıkmaya bağlı olarak uyku daha sık bölünür. Bunların ötesinde derin uykuda ve REM uykusunda bir azalma meydana gelir. Fakat REM ve derin uykusunda azalma olmayan yaşlılarda yaşam süresinin çok daha uzun olduğu, kalp ve damar hastalıklarının daha az görüldüğü aynı zamanda yaşıtlarına göre çok daha genç göründükleri ortaya konmuştur. Sonuç olarak uykunun yaşa göre ve ek hastalıklara göre miktarı, süresi ve zamanı değişmekle birlikte tüm insanların düzenli, yeterli ve sağlıklı bir uykuya ihtiyacı vardır. Burada belki de en önemli şey uykunun yapısında bozukluğa neden olan 87 ayrı hastalığın varlığıdır. Bunlar eğer tespit edilemezse ne kadar uyursanız uyuyun, uykunun kalitesi bozuk olduğu için ciddi semptomlara ve problemlere neden olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.</p>



<p><br><strong>&#8220;EN BÜYÜK BELİRTİSİ HORLAMA&#8221;</strong></p>



<p><br>Prof. Dr. Akkoyunlu, en sık görülen hastalığın uyku apnesi sendromu olduğuna dikkat çekerek, sözlerini şöyle tamamladı: &#8220;Bu hastalık grubu üst solunum yollarındaki daralmaya bağlı olarak ortaya çıkar. En büyük belirtisi horlamadır. Aynı zamanda gündüz aşırı uyku hali dediğimiz yani gündüz normalde uyanık kalması gereken saatte uykunun var olmasıyla giden bir durumdur. Bu nedenle bizim için aslında en önemli şey gündüz uykunun gelip gelmediğidir. Bu durum uyku hastalıkları için önemli bir belirteçtir. Aynı zamanda sabah kalkıldığında yeterince uykunuzu alıp almadığınız ve aynı zamanda horlamanın olup olmadığı da önemli parametrelerdir. Eğer uykunuzda herhangi bir yapısında bir problem veya süresinde herhangi bir zayıflama değişme söz konusu değilse ama yine de gün içinde uykusuzluk çekiyorsanız, sabah yorgun uyanıyorsanız ve horlamadan bahsediliyorsa o zaman kesinlikle göğüs hastalıkları doktoruna başvurmalısınız&#8221;. </p>



<p>Editör : Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uyku-yapisini-bozan-87-ayri-hastalik-bulunuyor/">&#8216;UYKU YAPISINI BOZAN 87 AYRI HASTALIK BULUNUYOR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uyku-yapisini-bozan-87-ayri-hastalik-bulunuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
