<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hipertansiyon Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/hipertansiyon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/hipertansiyon/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 Mar 2025 09:03:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>hipertansiyon Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/hipertansiyon/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>BÖBREK HASTALIKLARI HIZLA YAYGINLAŞIYOR:</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/bobrek-hastaliklari-hizla-yayginlasiyor-beslenme-aliskanliklari-ve-yasam-bicimi-kritik-rol-oynuyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/bobrek-hastaliklari-hizla-yayginlasiyor-beslenme-aliskanliklari-ve-yasam-bicimi-kritik-rol-oynuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2025 09:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek nakli]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[Daviva Healthcare]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyaliz tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[evde diyaliz]]></category>
		<category><![CDATA[hasta bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[su tüketimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=104707</guid>

					<description><![CDATA[<p>BESLENME ALIŞKANLIKLARI VE YAŞAM BİÇİMİ KRİTİK ROL OYNUYOR Türkiye&#8217;de yaklaşık olarak 68 binin üzerinde hasta, son dönem böbrek yetersizliği nedeniyle diyaliz tedavisi görüyor. Daviva Healthcare Medikal Direktörü Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, beslenme alışkanlıkları ve sosyoekonomik düzeyin bu artışta etkili olduğunu dile getiriyor. Tüm dünyada böbrek hastalığı nedenlerinin ilk sıralarında diyabetin ve hipertansiyonun geldiğini söyleyen [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bobrek-hastaliklari-hizla-yayginlasiyor-beslenme-aliskanliklari-ve-yasam-bicimi-kritik-rol-oynuyor/">BÖBREK HASTALIKLARI HIZLA YAYGINLAŞIYOR:</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>BESLENME ALIŞKANLIKLARI VE YAŞAM BİÇİMİ KRİTİK ROL OYNUYOR</strong></p>



<p><strong>Türkiye&#8217;de yaklaşık olarak 68 binin üzerinde hasta, son dönem böbrek yetersizliği nedeniyle diyaliz tedavisi görüyor. Daviva Healthcare Medikal Direktörü Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, beslenme alışkanlıkları ve sosyoekonomik düzeyin bu artışta etkili olduğunu dile getiriyor.</strong></p>



<p>Tüm dünyada böbrek hastalığı nedenlerinin ilk sıralarında diyabetin ve hipertansiyonun geldiğini söyleyen Daviva Healthcare Medikal Direktörü Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, her iki sağlık probleminin de beslenme ve yaşam biçimi alışkanlıkları ile yakından ilişkili olduğunu aktardı.</p>



<p><strong>Küresel ısınma, böbrekleri olumsuz etkiliyor</strong></p>



<p>Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, “Dünya Böbrek Günü” dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Diyabet ve hipertansiyona ilave olarak özellikle sosyoekonomik düzeyi düşük toplumlarda yeterli hijyen koşullarının sağlanamaması, tedaviye ulaşma zorlukları enfeksiyon ilişkili böbrek hastalıklarını artırıyor. Son zamanlarda etkilerini daha şiddetle hissettiğimiz küresel ısınmaya paralel olarak temiz su kaynaklarına ulaşma zorluklarının da bu artışa katkı sağladığı araştırmalara yansıyor” diye konuştu.</p>



<p><strong>Günlük yaşamdaki değişiklikler büyük fark yaratıyor</strong></p>



<p>“Diyabet ve hipertansiyonu kontrol edebilmek amacıyla dengeli beslenme, tuz tüketimini azaltma ve günlük yaşamın içine yerleştireceğimiz bedensel aktivite böbrek hastalığının en sık iki sebebini kontrol etme imkânı verir” değerlendirmesinde bulunan Daviva Healthcare Medikal Direktörü Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, sıvı tüketiminin böbrek hastalığından korunmak için son derece önemli olduğunu ve günlük tüketim miktarının kişinin yaş, cinsiyet, yaşam biçimi gibi gerekliliklerine göre belirlenmesi gerektiğini aktardı.</p>



<p>Böbrek yetmezliği evresine gelen hastaların diyaliz ve böbrek nakli olmak üzere temel olarak iki seçeneği bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, “Böbrek nakli canlı organ vericisi olan hastalar için doğru seçim yapıldığında bilinen en iyi tedavi seçeneğidir” diye konuştu.</p>



<p><strong>Verimli diyaliz tedavisi için hasta, doktor ve başhemşire ilişkisi çok önemli</strong></p>



<p>Diyaliz tedavisinin evde veya bir diyaliz merkezinde olmak üzere iki şekilde uygulanabildiğine dikkat çeken Daviva Healthcare Medikal Direktörü Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, diyalize ilişkin şu önemli noktalara değindi:</p>



<p>“Evde uygulanan diyaliz, merkezde uygulamaya göre daha uzun süreli ve hasta konforunu daha fazla sağlayan bir tedavi modelini oluşturuyor. Kadavra kaynaklı böbrek nakillerine yakın veya eşdeğer sağlık sonuçları olduğunu bildiren çalışmalar mevcut. Diyaliz tedavisinin yeterli ve verimli olabilmesi için doktor ve diyaliz hemşiresinin kişiye özel olarak planladığı diyet programına ve ilaç tedavisine uyumu çok önemli. Aynı şekilde hastanın yaşam kalitesi, kendisinin tedavi planına uyumu ile çok yakından ilişkili. Düzenli yürüyüş, kas esneklik ve gücünü artırıcı egzersizler böbrek hastalığına bağlı olarak gelişebilecek kas ve kemik problemlerini önleyen unsurlardır.”</p>



<p><strong>Ev hemodiyalizi daha çok konfor sağlıyor</strong></p>



<p>Prof. Dr. Zerrin Bicik Bahçebaşı, böbrek hastalığının bireyin yanında aileleri de etkilediğini belirterek, “Aile bireylerinin kendi aralarındaki dayanışma; örneğin diyet planına uygun yemekler yapılması, diyaliz programını aksatmayacak seyahat ve iş planlamaları, hastanın yaşam kalitesi açısından çok önemli. Tüm ailenin etkilendiği bu durumda, gerek görülürse psikolojik destek almaktan kaçınılmamalı. Çalışma, okul gibi aktif yaşamın içinde olan hastalar için tedavi saatlerini düzenleme özgürlüğü olduğundan ev diyalizi modelini seçmek daha doğru olabilir” ifadelerini kullandı.</p>



<p><strong>Daviva Healthcare Hakkında</strong></p>



<p>Dünya standartlarında diyaliz tedavisi sunmak amacıyla kurulan Daviva Healthcare, Türkiye genelinde 53 diyaliz merkezi ile faaliyetlerini sürdürüyor. 19 ilde bulunan diyaliz merkezlerinde yaklaşık 9 binden fazla hastaya diyaliz hizmeti sunan Daviva Healthcare, 900’ü aşkın hastaya ise evde diyaliz hizmeti sağlıyor. Yüzde 100 yerli sermayesi ve köklü kurumsal geçmişi ile ülkemizde diyaliz sektörünün bugününe ve geleceğine katkı sunan bir konuma ulaşan Daviva Healthcare, çalışan ve klinik sayısı ile hizmet verilen hasta sayısı bakımından Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise ilk üç büyük diyaliz zincirinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Daviva Healthcare, 2025 yılı itibarıyla kurumsal verileri doğrultusunda dünyanın en büyük beş diyaliz zincirinden biri olarak diyaliz sektöründeki varlığını global ölçekte ortaya koyuyor. Daviva Healthcare, böbrek sağlığı konusunda toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla çalışmalarına devam ediyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="2560" height="1707" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/Prof_Dr_Zerrin_Bicik_B_172609970-scaled.jpg" alt="" class="wp-image-104800" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/Prof_Dr_Zerrin_Bicik_B_172609970-scaled.jpg 2560w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/Prof_Dr_Zerrin_Bicik_B_172609970-768x512.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/Prof_Dr_Zerrin_Bicik_B_172609970-1536x1024.jpg 1536w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/Prof_Dr_Zerrin_Bicik_B_172609970-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></figure>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bobrek-hastaliklari-hizla-yayginlasiyor-beslenme-aliskanliklari-ve-yasam-bicimi-kritik-rol-oynuyor/">BÖBREK HASTALIKLARI HIZLA YAYGINLAŞIYOR:</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/bobrek-hastaliklari-hizla-yayginlasiyor-beslenme-aliskanliklari-ve-yasam-bicimi-kritik-rol-oynuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğrencilerin okudukları Türkçe şiirlerle devam eden iftar programı, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/ogrencilerin-okuduklari-turkce-siirlerle-devam-eden-iftar-programi-hatira-fotografi-cekimi-ile-son-buldu/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/ogrencilerin-okuduklari-turkce-siirlerle-devam-eden-iftar-programi-hatira-fotografi-cekimi-ile-son-buldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Mar 2025 13:25:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek fonksiyonları]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek nakli]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diyaliz]]></category>
		<category><![CDATA[dünya böbrek günü]]></category>
		<category><![CDATA[erken teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu hekimlik]]></category>
		<category><![CDATA[kronik böbrek hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[nefroloji]]></category>
		<category><![CDATA[PAÜ Hastaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[SU TÜKETİMİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=104430</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat” Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Belda Dursun, 13 Mart Böbrek Günü nedeniyle bir açıklama yaptı.   PAÜ Hastaneleri Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Belda Dursun yaptığı açıklamada şu bilgileri paylaştı: “Kronik böbrek hastalığı tüm dünyada artış gösteren ciddi bir sağlık sorunudur. Bu hastalığın önemine dikkat [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ogrencilerin-okuduklari-turkce-siirlerle-devam-eden-iftar-programi-hatira-fotografi-cekimi-ile-son-buldu/">Öğrencilerin okudukları Türkçe şiirlerle devam eden iftar programı, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>“Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat”</strong></p>
<p><strong>Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Belda Dursun, 13 Mart Böbrek Günü nedeniyle bir açıklama yaptı. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>PAÜ Hastaneleri Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Belda Dursun yaptığı açıklamada şu bilgileri paylaştı: “Kronik böbrek hastalığı tüm dünyada artış gösteren ciddi bir sağlık sorunudur. Bu hastalığın önemine dikkat çekmek için her yıl Mart ayının ikinci Perşembe günü Dünya Böbrek Günü olarak ilan edilmektedir. Bu yıl 13 Mart tarihine gelen Dünya Böbrek Günü’nde böbrek hastalıklarının erken tanısı konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amaçlanmaktadır. Kronik böbrek hastalığı erken dönemde fark edilip tedavi edilmediği zaman ağır böbrek yetmezliği, kalp-damar hastalıklarına ait sorunlar ve ölüm ile sonuçlanabilir. Dünya genelinde kronik böbrek hastalığının görülme oranı %10-12 civarındadır. Türk Nefroloji Derneği tarafından yapılan tarama çalışmasında ülkemizde kronik böbrek hastalığı oranı %16’ya yakın saptanmıştır. Kontrolsüz şeker hastalığı, kontrolsüz hipertansiyon, kalp hastalığı, şişmanlık, ileri yaş, ailede böbrek hastalığı öyküsü, sigara ve sık ağrı kesici ilaç kullanımı ve ürolojik problemler (böbrek taşı, idrar yollarında tıkanıklık) kişiyi böbrek hastalığı açısından yüksek riskli hale getirmektedir. Kronik böbrek hastalığı çoğu kez belirti vermeden sinsi bir şekilde ilerlemektedir. Bu nedenle riskli kişiler başta olmak üzere herkesin düzenli olarak sağlık taramasından geçmesi, basit kan ve idrar testi ile böbrek fonksiyonlarını yılda en az bir kez kontrol ettirmesi önemlidir. Erken teşhis ve tedavi edilemeyen kronik böbrek hastalığı son dönem böbrek yetmezliğine ilerlemekte, diyaliz ve böbrek nakli tedavileri gündeme gelmektedir.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Belda Dursun: “</strong><strong>Basit kan ve idrar testi ile böbrek fonksiyonlarının yılda en az bir kez kontrol ettirilmesi önemlidir.”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kronik böbrek hastalığının önlenmesinde koruyucu hekimlik yaklaşımlarının ön plana çıktığına değinen Prof. Dr. Dursun, “Özellikle kronik böbrek hastalığı olan veya bu açıdan yüksek risk taşıyan bireylerde böbrek fonksiyonun korunması son derece önemlidir. Böbrekler için risk oluşturan ilaç kullanımı  (bazı antibiyotik ve ağrı kesici ilaçlar), tanı veya tedavi amaçlı görüntüleme işlemleri (ilaçlı tomografi ve anjiografi) sırasında, riskli ameliyatlar öncesinde ve sonrasındaki dönemde böbrek fonksiyonlarının hekim tarafından izlenmesi ve koruyucu önlemlerin alınması çok önemlidir. Gereksiz ve hekim kontrolünde olmayan ilaç/ürün kullanımından kaçınılmalıdır. Böbrek sağlığı açısından böbrekleri susuz bırakmamak ve yeterli su alımına özen göstermek, özellikle sıcak iklimde yaşayanlarda, daha da önemlidir. Kronik böbrek hastalığının önlenmesinde toplumun tüm katmanlarına sorumluluk düşmektedir. Özellikle çocukluk çağından itibaren tüm bireylerde şişmanlık, şeker hastalığı ve hipertansiyonun önlenmesi son derece önemlidir. Gereksiz ilaçların (özellikle ağrı kesiciler)  kullanılmaması, aşırı tuzlu ve yüksek kalorili beslenme şeklinin terk edilmesi, yeterli su içilmesi, düzenli egzersizin bir yaşam biçimi olarak benimsenmesi, sigara ve alkolden uzak durulması ve düzenli sağlık kontrollerinin yaptırılması korunmak açısından önemlidir.” şeklinde konuştu.</p>
</div>
<div class="postie-post">
<a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=104432"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-104432" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/WhatsApp-Image-2025-03-12-at-09.36.11.jpeg" alt="" width="900px" height="1185px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/WhatsApp-Image-2025-03-12-at-09.36.11.jpeg 900w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/WhatsApp-Image-2025-03-12-at-09.36.11-768x1011.jpeg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a></div>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ogrencilerin-okuduklari-turkce-siirlerle-devam-eden-iftar-programi-hatira-fotografi-cekimi-ile-son-buldu/">Öğrencilerin okudukları Türkçe şiirlerle devam eden iftar programı, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/ogrencilerin-okuduklari-turkce-siirlerle-devam-eden-iftar-programi-hatira-fotografi-cekimi-ile-son-buldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HİPERTANSİYON VE DİYABET, BÖBREK YETMEZLİĞİNİ TETİKLİYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hipertansiyon-ve-diyabet-bobrek-yetmezligini-tetikliyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hipertansiyon-ve-diyabet-bobrek-yetmezligini-tetikliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Sep 2022 09:41:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=30734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Böbrek yetmezliği akut ve kronik olarak seyredebiliyor. Akut böbrek yetmezliği haftalar, günler gibi kısa süreli aniden gelişen bozukluklar iken, 3 aydan daha uzun süreli böbrek çalışma bozuklukları kronik olarak kabul ediliyor. Akut böbrek yetmezliği çoğunlukla düzenlenebilirken, kronik yetmezlik ilerleyici ve kalıcı olabiliyor. Özellikle kronik böbrek yetmezliğinden korunmanın ve tedavisinin önemine değinen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hipertansiyon-ve-diyabet-bobrek-yetmezligini-tetikliyor/">HİPERTANSİYON VE DİYABET, BÖBREK YETMEZLİĞİNİ TETİKLİYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Böbrek yetmezliği akut ve kronik olarak seyredebiliyor. Akut böbrek yetmezliği haftalar, günler gibi kısa süreli aniden gelişen bozukluklar iken, 3 aydan daha uzun süreli böbrek çalışma bozuklukları kronik olarak kabul ediliyor. Akut böbrek yetmezliği çoğunlukla düzenlenebilirken, kronik yetmezlik ilerleyici ve kalıcı olabiliyor. Özellikle kronik böbrek yetmezliğinden korunmanın ve tedavisinin önemine değinen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Nefroloji Anabilim Dalı Pratisyen Hekimi Dr. Rana Ömürova, böbrek yetmezliğinin tüm organları etkileyebilen ciddi sonuçları olabileceğine dikkat çekti.</p>



<p>HİPERTANSİYON VE DİYABET BÖBREK YETMEZLİĞİ NEDENİ</p>



<p>Kronik böbrek yetmezliğine yol açan nedenlerin başında diyabet ve hipertansiyon geliyor. Yani kronik böbrek yetmezliklerinin yüzde 60&#8217;ı bu iki sağlık sorunundan kaynaklanıyor. Bu hastalıklar ise aşırı tuz kullanımı ile yakından ilgili. Dr. Rana Ömürova, diğer böbrek yetmezliği nedenlerini nefrit denen böbrek iltihapları, idrar yolu enfeksiyonları, taş hastalıkları, genetik hastalıklar ve yine böbreğin kistik hastalıkları olarak sıraladı.</p>



<p>TUZ TÜKETİMİNİ AZALTMAYA YARDIMCI İPUÇLARI</p>



<p>Aşırı tuz tüketiminin tansiyonu yükselttiğine, damarlardaki basıncı arttırarak böbreklere zarar verdiğine değinen Dr. Rana Ömürova, tuz tüketimini azaltıcı ipuçları ile ilgili, “Yemek pişirirken kullandığınız tuz miktarını yavaş yavaş azaltın, ağız tadınız zamanla az tuza alışacaktır. Yemeklerinizi lezzetlendirmek için tuz yerine, çeşitli baharatlar, dereotu, maydanoz, limon ve sarımsak gibi besinler kullanın. Çocuklarınızda yemeklerine tuz ekleme alışkanlığı gelişmemesi için sofranızdan tuzu ve tuzlu sosları kaldırın. Satın almadan önce hazır besinlerin üzerindeki etiketi mutlaka okuyun. Daha az tuz içerenleri tercih edin. Turşu, konserve, salamura yaprak, zeytin ve peynir gibi besinleri tüketmeden önce mutlaka yıkayın ya da suda bekletin. Daha fazla taze sebze ve meyve tüketin” dedi. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hipertansiyon-ve-diyabet-bobrek-yetmezligini-tetikliyor/">HİPERTANSİYON VE DİYABET, BÖBREK YETMEZLİĞİNİ TETİKLİYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hipertansiyon-ve-diyabet-bobrek-yetmezligini-tetikliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;HİPERTANSİYON HASTALARININ YARISI HASTALIĞININ FARKINDA BİLE DEĞİL&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hipertansiyon-hastalarinin-yarisi-hastaliginin-farkinda-bile-degil/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hipertansiyon-hastalarinin-yarisi-hastaliginin-farkinda-bile-degil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 May 2022 06:52:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz güneş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=21106</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hipertansiyonun toplumda her 3 yetişkinden birinde görüldüğü ifade edilirken uzmanlar hastalığa karşı uyarıyor. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Türk Kardiyoloji Derneği Hipertansiyon Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Güneş de hipertansiyonun sinsi bir hastalık olduğuna, hastaların çoğunluğunda herhangi bir belirti göstermediğine dikkat çekti. Prof. Dr. Güneş, kan basıncı ölçümü ve tansiyon takibinin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hipertansiyon-hastalarinin-yarisi-hastaliginin-farkinda-bile-degil/">&#8216;HİPERTANSİYON HASTALARININ YARISI HASTALIĞININ FARKINDA BİLE DEĞİL&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hipertansiyonun toplumda her 3 yetişkinden birinde görüldüğü ifade edilirken uzmanlar hastalığa karşı uyarıyor. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Türk Kardiyoloji Derneği Hipertansiyon Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Güneş de hipertansiyonun sinsi bir hastalık olduğuna, hastaların çoğunluğunda herhangi bir belirti göstermediğine dikkat çekti. Prof. Dr. Güneş, kan basıncı ölçümü ve tansiyon takibinin önemini belirtirken vatandaşları beslenme alışkanlıkları noktasında uyardı.</p>



<p><br>“NE YAZIK Kİ BU HASTALARIN YARISI HASTALIĞININ FARKINDA BİLE DEĞİL&#8221;</p>



<p><br>Hipertansiyon hastalarının önemli bir kısmının hastalığından haberdar olmadığına dikkat çeken Türk Kardiyoloji Derneği Hipertansiyon Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Güneş, “Ülkemizde erişkin yaş grubunda 3 kişiden biri hipertansiyon hastası ve ne yazık ki bu hipertansiyon hastalarının yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Dolayısıyla hipertansiyondan kaynaklanan uzun vadede sıkıntılara maruz kalacaklar. Hipertansiyon sinsi bir hastalık, hastaların çoğunda aslında baş ağrısı belki söz konusu olabilir ama çoğunda hiçbir şikayet olmuyor. Uzun vadede böbrek, kalp yetmezliği, kalp damar hastalıkları, inme gibi durumlarla da karşımıza gelebiliyorlar. Bugünkü sloganımız ‘Ölçmezseniz bilemezsiniz&#8217;. Hastalarımız, &#8216;başım ağrıdığı için tansiyonum yükseldi&#8217; şeklinde karıştırabiliyorlar. Tansiyonu sürekli ölçtüğümüzde en azından bir hafta düzenli takip ettiğimizde, tansiyon sürekli yüksek ise hipertansiyon tanısını koyuyoruz. Toplum sağlığı açısından bu kadar yaygın olan bir hastalığın önlenmesi çok önemli” şeklinde konuştu.</p>



<p><br>“TAVSİYE EDİLENİN 3 KATINDAN DAHA FAZLA TUZ TÜKETİYORUZ&#8221;</p>



<p><br>Hipertansiyona karşı insanların beslenme ve yaşam tarzlarını değiştirmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Güneş, şöyle konuştu: &#8220;Özellikle tuzun azaltılması çok önemli. Ülkemizde bir çalışmaya göre 18 gram ortalama günlük tuz tüketimi söz konusu. Bu tavsiye edilenin neredeyse 3 katından daha fazla. Dolayısıyla ekstra tuz katmayı bir kenara bırakmamız lazım. Tuz oranı yüksek olan ürünlerden de uzak durmamız lazım. Günümüz koşullarında abur, cubur dediğimiz tuz oranı çok yüksek olan hazır yiyecekler çok fazla. Onları hep azaltmamız lazım. Düzenli egzersiz yapmamız gerekiyor. Hafif tempolu günde en azından bir yarım saat kadar, hiç olmazsa haftanın beş günü egzersiz yapmak, yürümek, yüzmek, bisiklet kullanmak tavsiye edeceğimiz egzersizlerden. Diğer bir konuda kilo verilmesi. Yaşla beraber hipertansiyon sıklığı artıyor, 50 yaşın üzerine çıktığı zaman yüzde elli, 70&#8217;li yaşlarda üç kişiden ikisine doğru çıkmakta ama 30 yaşın altında da yüzde on civarında kan basıncı yüksek olan bir bireyimiz var. Kan basıncımızı arada bir ölçtürelim, ölçtürmezsek bilemeyiz. Yaşam tarzımıza dikkat edelim” dedi. </p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hipertansiyon-hastalarinin-yarisi-hastaliginin-farkinda-bile-degil/">&#8216;HİPERTANSİYON HASTALARININ YARISI HASTALIĞININ FARKINDA BİLE DEĞİL&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hipertansiyon-hastalarinin-yarisi-hastaliginin-farkinda-bile-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE&#8217;DE HER DÖRT ÖLÜMDEN BİRİNİN NEDENİ: HİPERTANSİYON</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/turkiyede-her-dort-olumden-birinin-nedeni-hipertansiyon/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/turkiyede-her-dort-olumden-birinin-nedeni-hipertansiyon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 May 2022 11:13:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek tansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=20922</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüksek tansiyon veya tıptaki adıyla hipertansiyon, atar damarların içindeki kanın damar duvarına uygulamış olduğu anormal yüksek basınç durumudur. Özellikle birinci derece yakınlarında yüksek tansiyon bulunan aşırı kilolu, fiziksel olarak hareketsiz yaşam tarzına sahip, fazla tuz tüketen, aşırı alkol alan, stresli yaşam şekli olan kişiler ile şeker ya da böbrek hastalarında hipertansiyon görülme riskinin arttığını söyleyen [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/turkiyede-her-dort-olumden-birinin-nedeni-hipertansiyon/">TÜRKİYE&#8217;DE HER DÖRT ÖLÜMDEN BİRİNİN NEDENİ: HİPERTANSİYON</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yüksek tansiyon veya tıptaki adıyla hipertansiyon, atar damarların içindeki kanın damar duvarına uygulamış olduğu anormal yüksek basınç durumudur. Özellikle birinci derece yakınlarında yüksek tansiyon bulunan aşırı kilolu, fiziksel olarak hareketsiz yaşam tarzına sahip, fazla tuz tüketen, aşırı alkol alan, stresli yaşam şekli olan kişiler ile şeker ya da böbrek hastalarında hipertansiyon görülme riskinin arttığını söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, “Hipertansiyon tüm dünyadaki önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sırada geliyor. Hipertansiyon felç, görme kaybı, kalp krizi, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ve tüm diğer atardamarlarda damar sertliğine yol açabilir. T.C Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen çalışması, Türkiye&#8217;de her dört ölümden birinin nedeninin hipertansiyon olduğunu ortaya koymuştur” dedi.</p>



<p><br>FELÇ, KALP YETERSİZLİĞİ VE KALP DAMARLARINDA SERTLİĞE NEDEN OLUYOR</p>



<p><br>Yapılan çalışmaların, yüksek tansiyonun felç gelişimini yedi kat, kalp yetersizliğinin gelişimini altı kat, kalp damarlarındaki damar sertliğinin gelişimini ise dört kat artırdığını gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, yüksek tansiyonun tüm hastalıklar için değiştirilebilir risk faktörlerinin başında geldiğini belirtti. Prof. Dr. Duygu, “Yüksek tansiyonlu hastalarda kan basıncını 1 &#8211; 2 mmHg düşürmek bile kalp damar hastalıklarından ölümlerde önemli azalma sağlamaktadır. Bir örnek vermek gerekirse, 5 yıllık tedavi ile küçük tansiyonun 5 &#8211; 6 mmHg&#8217;lık düşürülmesi felçleri yüzde 42, kalp damarlarındaki tıkanıklıklara bağlı olay gelişme ihtimalini de yüzde 16 oranında azaltmıştır” şeklinde konuştu.</p>



<p><br>TOPLUMUN YAKLAŞIK YÜZDE 32&#8217;Sİ HİPERTANSİYON HASTASI</p>



<p><br>Dünyadaki erişkin nüfusun yüzde 26&#8217;sının hipertansiyonu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, bu oranın 2025 yılında yüzde 29&#8217;lara kadar ulaşacağına dair öngörü bulunduğunu ifade etti. Türkiye&#8217;de gerçekleştirilen çalışmalar, toplumun yaklaşık yüzde 32&#8217;sinde hipertansiyon hastalığı olduğunu gösteriyor. Bu oran kadınlarda yüzde 36 erkeklerde ise yüzde 27.5 dolaylarında. Hipertansiyon sıklığında yaşla birlikte artış eğilimi de görülüyor. Prof. Dr. Hamza Duygu konuyla ilgili: “35 &#8211; 64 yaş arasındaki kişilerde hipertansiyon görülme oranı yüzde 42, cinsiyet dağılımında ise erkeklerde yüzde 35 kadınlarda ise yüzde 50 oranında görülmektedir. 65 yaş üstü kişilerde ise hipertansiyon yüzde 75 oranında görülürken, cinsiyet dağılımına göre ise bu oranlar, 65 yaş üstü erkeklerde yüzde 67.2, kadınlarda ise yüzde 81.7&#8217;dir” ifadelerini kullandı.</p>



<p><br>HİPERTANSİYON TANISI</p>



<p><br>Hipertansiyon tanısı ile ilgili de bilgilendirmelerde bulunan Duygu, “Büyük tansiyonun 140 mmHg (14 cmHg) ve/veya küçük tansiyonun 90 mmHg (9 cmHg)&#8217;nın üzerinde olması hipertansiyon olarak tanımlanıyor. Tansiyon ölçümü yapılırken yarım saat öncesinde sigara, çay veya kahve içilmemesi, ölçümün sessiz sakin bir odada beş-on dakika kadar dinlenildikten sonra yapılması, uygun genişlik ve uzunluktaki bir tansiyon aleti ile (standart koşullarda kol çevresinin en az yüzde 80&#8217;ini saracak şekilde, 35 cm uzunluğunda ve 12-13 cm genişliğinde) ölçüm yapılması, kolun tamamıyla çıplak olması, tansiyon aletinin kalp seviyesinde tutulması, iki ölçüm arasında 1-2 dakika kadar süre bırakılması, ilk ölçümlerde her iki koldan alınması (hangisi daha yüksekse o ölçüm kabul edilir) ve yaşlı ile şeker hastalarında oturarak ve ayakta tansiyonun ölçülmesi gerekiyor. Ayrıca doğru tanı için en az iki kez ölçüm yapılması önem taşıyor.”</p>



<p><br>BELİRTİLERİ</p>



<p><br>Yüksek tansiyonlu hastaların yaklaşık yüzde 90-95&#8217;inde bir neden bulunamıyor. Hastaların ancak yüzde 5-10&#8217;unda böbrek rahatsızlığı, hormon hastalıkları, aort damarının doğuştan darlığı, ilaçlar ve uykuda solunum durması gibi birtakım hastalıklara bağlı olarak yüksek tansiyon gelişebiliyor. Prof. Dr. Hamza Duygu, “Bu tip yüksek tansiyon, klasik ilaç tedavisine daha az yanıt verdiğinden, esas olan altta yatan hastalığın teşhis ve tedavisidir. Altta yatan hastalık tedavi edildiğinde yüksek tansiyon gerileyebilmekte veya yüksek tansiyonun kontrol altına alınması kolaylaşabilmektedir. Komplikasyonsuz yüksek tansiyon çoğu kez belirti vermez. Belirti vermeden sinsi ilerlediği ve bazen ancak komplikasyona yol açtığında tanı konabildiğinden, yüksek tansiyona “sessiz katil” de denilmektedir. Yüksek tansiyonun belirtilerini; özellikle sabahları ense ve başın arka bölümünde hissedilen baş ağrısı, kulak çınlaması, baş dönmesi, sersemlik hissi, burun kanaması, konsantrasyon kaybı şeklinde özetleyebiliriz” dedi.</p>



<p><br>TEDAVİ YÖNTEMLERİ</p>



<p><br>Yüksek tansiyon tedavisi, yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisi şeklinde iki ana gruba ayrılıyor. Hipertansiyondan korunmak için yaşam tarzının değiştirilmesi gerekiyor. Sigara içmemek, ideal kiloyu korumak, fiziksel egzersiz, aşırı alkol ve tuz tüketiminden kaçınmak, meyve ve sebzeden zengin, kırmızı et ve doymuş yağlardan fakir yiyecekler tüketmek önem taşıyor. Prof. Dr. Hamza Duygu yaşam tarzı değişiklikleri ile ilgili şöyle devam etti; “Burada vurgulanması gereken en önemli faktörlerden biri olan aşırı tuz tüketimi, kan basıncını artıran önemli bir faktördür ve her on erişkinin üçünde hipertansiyon nedenidir. Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği tarafından 2008 yılında yapılan bir çalışmada, Türkiye&#8217;de günlük tuz tüketiminin diğer ülkelere oranla daha fazla olduğu saptanmıştır. Önerilen ortalama günlük tuz miktarı yaklaşık 6 gram iken, Türkiye&#8217;deki günlük tuz alımı ortalaması kişi başı 18 gramdır. Bir örnek vermek gerekirse tuz alımı yarıya indirilirse, tüm dünyada bir yıl içinde inme ve kalp krizinden yaklaşık 2.5 milyon insanın hayatı kurtarılabilecektir.” </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/turkiyede-her-dort-olumden-birinin-nedeni-hipertansiyon/">TÜRKİYE&#8217;DE HER DÖRT ÖLÜMDEN BİRİNİN NEDENİ: HİPERTANSİYON</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/turkiyede-her-dort-olumden-birinin-nedeni-hipertansiyon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“BÖBREK KANSERLERİ ERKEN EVREDE YAKALANABİLİR”</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/bobrek-kanserleri-erken-evrede-yakalanabilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/bobrek-kanserleri-erken-evrede-yakalanabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Mar 2022 21:34:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[cemallettin cengiz beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[erken evre]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[KANSER]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=14815</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yetişkin kişilerde yaygın olarak görülen böbrek kanserlerinin günümüzde sık kullanılan görüntüleme yöntemleri sayesinde tesadüfen saptandığını söyleyen Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Cemalettin Cengiz Beyaz, “Böbrek kanserleri tüm erişkin kanserlerinin yaklaşık yüzde 2-3’ünü oluşturur. Erkeklerde daha sık görülür. En sık 55-75 yaşlar arasında karşımıza çıkar. Günümüzde görüntüleme yöntemlerinin sık kullanılması ile çoğu böbrek kanseri çok küçük boyutta ve erken evrede yakalanabilmektedir" dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bobrek-kanserleri-erken-evrede-yakalanabilir/">“BÖBREK KANSERLERİ ERKEN EVREDE YAKALANABİLİR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Opr. Dr. Cemalettin Cengiz Beyaz, en önemli risk faktörleri sigara kullanımı, hipertansiyon ve obezite olan böbrek kanserlerinin genetik geçişli olabileceği gibi böbrek yetmezliği nedeniyle uzun süre hemodiyalize giren hastalarda da görülme riskinin yüksek olduğunu söyledi.</p>



<p><br>ERKEKLERDE DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR</p>



<p><br>Böbrek kanserleri tüm erişkin kanserlerinin yaklaşık yüzde 2-3&#8217;ünü oluşturduğunu belirten Opr Dr. Beyaz, “Erkeklerde daha sık görülür. En sık 55-75 yaşlar arasında karşımıza çıkar. Günümüzde görüntüleme yöntemlerinin sık kullanılması ile çoğu böbrek kanseri çok küçük boyutta ve erken evrede yakalanabilmektedir. Bu da tedavide büyük avantajlar sağlamaktadır” açıklamasında bulundu. Opr. Dr. Beyaz, “Ultrasonografi (USG), Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans (MR) gibi görüntüleme yöntemlerinin yaygın olmadığı dönemlerde idrarda kanama, yan ağrısı ve fizik muayenede ele gelen kitle varlığında böbrek kanseri akla gelirdi. Günümüzde çok az böbrek kanseri bu aşamaya gelmektedir. USG, BT VE MR ile böbrek kanseri tanısı yüzde 90-95 düzeylerinde konulabilmektedir” diye konuştu.</p>



<p><br>BİYOPSİ GEREKMEYEBİLİR</p>



<p><br>Görüntüleme yöntemleri ile böbrek kanseri tespit edildiğinde başka kanserlerde olduğu gibi biyopsi ile kanser tanısı koymanın çoğunlukla gerekmediğini, kitlenin büyüklüğüne ve yerleşimine göre cerrahiye karar verildiğini dile getiren Opr. Dr. Beyaz, “Şüpheli olgularda ve başka bir kanserin böbreğe yayılım şüphesi olduğu durumlarda biyopsi yapılabilir. İleri evre böbrek kanserinde cerrahi öncesinde onkolojik tedavi verilecekse veya çok küçük böbrek tümörlerinde aktif izlem veya lokal tedaviler uygulanacaksa yine biyopsi yapmak gerekir” şeklinde konuştu.</p>



<p><br>SAĞLIKLI BÖBREK DOKUSUNA ZARAR VERİLMİYOR</p>



<p><br>Birçok kanserde olduğu gibi böbrek kanserinde de erken tanının önemli olduğuna değinen Opr. Dr. Beyaz, “Böbrekteki kitlenin erken dönemde tespit edilmesi cerrahide sadece kitlenin alınarak sağlıklı böbrek dokusunun yerinde bırakılmasına olanak vermektedir. Bu cerrahi esnasında kitle çıkarılırken kitleye kesi yapmadan sağlıklı böbrek doku sınırından yaklaşık 1 cm mesafeden kesilerek cerrahi yapılır. Halk arasında da yerleşik bir deyim olan &#8216;kansere bıçak vurulmaz&#8217; sözü de esasında biz cerrahların da cerrahi bir prensibidir. Dolayısıyla böbrek kitlelerinde kitle yerleşimi ve boyutu uygun olgularda &#8216;parsiyel nefrektomi&#8217; olarak adlandırılan sadece kitlenin ameliyatla çıkarılması işlemi böbrek kanserleri cerrahisinde birinci önceliğimizdir” ifadelerini kullandı.</p>



<p><br>HASTALAR DAHA HIZLI SAĞLIĞINA KAVUŞABİLİR</p>



<p><br>Böbrek kanseri ameliyatlarının açık cerrahinin yanı sıra teknolojik gelişmeler neticesinde kapalı ameliyat olarak tabir edilen laparoskopik veya robot yardımlı olarak yapılabildiğini söyleyen Opr. Dr. Beyaz, şu bilgileri paylaştı:</p>



<p><br>“Böbrek kitlelerinin boyutu ve yerleşimi her zaman parsiyel nefrektomi ameliyatına olanak vermez. Bu durumlarda böbreğin kitle ve böbrek etraf dokusu ile tümüyle cerrahi olarak alınması söz konusudur. Böbrek kanseri ameliyatları açık cerrahinin yanı sıra teknolojik gelişmeler neticesinde kapalı ameliyat olarak tabir edilen laparoskopik veya robot yardımlı olarak yapılabilmektedir. Cerrahi yapılış şeklini hastanenin teknolojik alt yapısı (robotik veya laparoskopik cihazların bulunması) ve cerrahın deneyimi belirlemektedir. Kapalı ameliyat sayesinde hastalar sosyal yaşantılarına daha çabuk dönerler ve iyileşme süresi daha kısa olur. Küçük boyutlu (4 cm&#8217;den küçük) böbrek kanseri olan sınırlı hasta grubunda (ileri yaş, tek böbrekli, anestezi riski yüksek) cerrahi yapılmadan özel aletler ile kitlenin yakılması veya dondurulması şeklinde tedaviler de son yıllarda gündeme gelmiştir.”</p>



<p><br>BAZI BİTKİSEL ÜRÜNLER BÖBREĞE ZARAR VEREBİLİR</p>



<p><br>Böbrek kanserlerini komşu organlara, lenf bezlerine ve kemiğe yayılım yapabildiğinin altını çizen Opr. Beyaz, “Böbrek kanseri cerrahisi geçiren kişilerde aralıklı olarak bu bölgelerin yayılım açısından kontrolü gereklidir. Kanser nedeniyle böbreğin tamamı alınan olgularda ise uzun dönemde böbrek yetmezliği gelişebilmektedir. Bu nedenle cerrahi sonrasında hastanın dengeli ve sağlıklı beslenmesi, fazla kilo almaması ve böbreğe zarar verebilecek ilaç veya bitkisel ürünlerden sakınmaları önemlidir” diye konuştu.</p>



<p><br>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bobrek-kanserleri-erken-evrede-yakalanabilir/">“BÖBREK KANSERLERİ ERKEN EVREDE YAKALANABİLİR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/bobrek-kanserleri-erken-evrede-yakalanabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
