<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ergen Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/ergen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/ergen/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Apr 2022 11:02:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>ergen Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/ergen/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;HER YIL 400 BİN ÇOCUK VE ERGENDE KANSER GELİŞİYOR&#8221;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/her-yil-400-bin-cocuk-ve-ergende-kanser-gelisiyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/her-yil-400-bin-cocuk-ve-ergende-kanser-gelisiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2022 11:02:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ergen]]></category>
		<category><![CDATA[hemotoloji]]></category>
		<category><![CDATA[KANSER]]></category>
		<category><![CDATA[murat elli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=17009</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk Hematoloji Bölümünden Prof. Dr. Murat Elli, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında çocukluk çağı kanserlerine ilişkin bilgiler verdi. Prof. Dr. Murat Elli, tüm dünyada yılda 300 ila 400 binden fazla çocuk ve ergende kanser geliştiğine dikkat çekerek, “Bu çocukların önemli bir kısmı daha tanı alamadan hayatını kaybetmektedir. Çocukluk çağı kanserlerinde erken tanı çok önemlidir. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/her-yil-400-bin-cocuk-ve-ergende-kanser-gelisiyor/">&#8220;HER YIL 400 BİN ÇOCUK VE ERGENDE KANSER GELİŞİYOR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çocuk Hematoloji Bölümünden Prof. Dr. Murat Elli, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında çocukluk çağı kanserlerine ilişkin bilgiler verdi. Prof. Dr. Murat Elli, tüm dünyada yılda 300 ila 400 binden fazla çocuk ve ergende kanser geliştiğine dikkat çekerek, “Bu çocukların önemli bir kısmı daha tanı alamadan hayatını kaybetmektedir. Çocukluk çağı kanserlerinde erken tanı çok önemlidir. Afrika&#8217;da yüzde 43, Güney Asya&#8217;da yüzde 57, Amerika&#8217;da yüzde 47, Avrupa&#8217;da yüzde 3 oranında kanserin tanısı konamadan kaybedilen olgular olduğu bildirilmiştir. Tanı alan çocukların gelişmiş ülkelerde doğma ve yaşama şansı planlarının yüzde 80&#8217;i uzun dönem yaşama şansı yakalayabildiği halde, düşük gelirli, sosyoekonomik olarak geri kalmış ülkelerde bu oran yüzde 20&#8217;ye kadar düşmektedir. Kısaca yüzde 80&#8217;i iyileştirilebilir olmasına karşın, dünyadaki kanserli çocukların yüzde 50&#8217;si ancak yaşatılabilmektedir” diye konuştu.</p>



<p><br>&#8220;TÜRKIYE&#8217;NIN KANSER TEDAVISINDE BAŞARI ORANI YÜKSEK&#8221;</p>



<p><br>Türkiye&#8217;de çocukluk çağı kanserleri tedavisinde başarı oranının oldukça yüksek olduğunun altını çizen Prof. Dr. Murat Elli, şöyle devam etti: &#8220;1960&#8217;lı ve 1970&#8217;li yıllarda kanserli çocukların ancak yüzde 10&#8217;u beş yıldan uzun yaşarken, günümüzde gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 85&#8217;e ulaşmıştır. Türkiye bu orana çok yakındır. Bu başarının temelinde bilimsel ve sosyal şartlardaki gelişmeler yer alıyor. Her geçen gün yeni gelişen tedavi teknikleri ve yeni ilaçlarla kanserli çocukların uzun ve sağlıklı bir ömür yaşamaları için çalışılıyor. Ülkemizde doktora ulaşımın kolaylaşması, hastanelerdeki hijyeni etkileyen şartların iyileştirilmesi, destek tedavi konularındaki gelişmelerle önemli başarılar elde edilmiştir. Artık hedefe yönelik tedavi kavramları ve akıllı ilaçlarla yan etkisi daha az olan, daha etkin tedaviler için çalışılıyor. Çocukluk kanserleri geleneksel kemoterapi ajanları ile rahatlıkla tedavi edilebilmektedir. Bu ilaçlar ucuz ve kolay uygulanabilir ilaçlardır. Yeter ki hekimler iyi eğitilip kanser tanısı ihmal edilmesin, anne ve sağlık çalışanları çocuklar temiz şartlarda bakabilsinler&#8221;. </p>



<p>Editör : Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/her-yil-400-bin-cocuk-ve-ergende-kanser-gelisiyor/">&#8220;HER YIL 400 BİN ÇOCUK VE ERGENDE KANSER GELİŞİYOR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/her-yil-400-bin-cocuk-ve-ergende-kanser-gelisiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TANI VE TEDAVİSİ GECİKEN ÇOCUĞUN İŞLEVSELLİĞİ DÜŞÜYOR!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/tani-ve-tedavisi-geciken-cocugun-islevselligi-dusuyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/tani-ve-tedavisi-geciken-cocugun-islevselligi-dusuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Jan 2022 21:05:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ergen]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[şizofreni]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=8259</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şizofreninin gerçeği değerlendirme yetisinin bozulduğu kronik bir ruhsal bozukluk olduğunu belirten Psikiyatrist Dr. Ali Mert Beşenek, “Eski dönemlerde şizofreni daha çok yetişkin yaş grubunun bir hastalığı olarak kabul edilirken 1980’li yıllardan itibaren şizofreni ve kapsamındaki rahatsızlıkların çocuk ve ergenlerde de görülebildiği tıp literatüründe sıkça vurgulanmaya başladı.” dedi. &#160;BULGULAR YETİŞKİN DÖNEMDEKİNE BENZİYOR &#160;Çocuk – Ergen Psikiyatri [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tani-ve-tedavisi-geciken-cocugun-islevselligi-dusuyor/">TANI VE TEDAVİSİ GECİKEN ÇOCUĞUN İŞLEVSELLİĞİ DÜŞÜYOR!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Şizofreninin gerçeği değerlendirme yetisinin bozulduğu kronik bir ruhsal bozukluk olduğunu belirten Psikiyatrist Dr. Ali Mert Beşenek, “Eski dönemlerde şizofreni daha çok yetişkin yaş grubunun bir hastalığı olarak kabul edilirken 1980’li yıllardan itibaren şizofreni ve kapsamındaki rahatsızlıkların çocuk ve ergenlerde de görülebildiği tıp literatüründe sıkça vurgulanmaya başladı.” dedi.</p>



<p><br><strong>&nbsp;BULGULAR YETİŞKİN DÖNEMDEKİNE BENZİYOR</strong></p>



<p><br>&nbsp;Çocuk – Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Mert Beşenek, ‘Çocuk ve ergenlerde şizofreni bulguları büyük oranda yetişkin yaş dönemindekine benzemekle birlikte, bulguların içeriği ve niteliği çocuğun gelişimsel dönemlerine göre çok çeşitli şekillerde karşımıza çıkabilir.’ dedi ve sözlerine şöyle devam etti:“Şizofreninin temelde algılama ve düşüncedeki bozukluklarını kapsadığını söyleyebiliriz. Gerçekte var olmayan görüntü, ses, tat ve dokunma gibi duyumların hissedilmesi (halüsinasyon – varsanı) algılamadaki bozukluklar kapsamında değerlendiriliyor. Düşünce süreçlerindeki bozukluklar (sanrılar) ise birinden zarar göreceği, takip edildiği, hakkında konuşulduğu, kamera ile izlendiği, aklına düşünce sokulduğu, düşüncelerinin kafasından çalındığı, düşüncelerinin bir mecrada yayınlandığı, çevresindeki insanların tanıdıkları kişiler olmadığı gibi çok fazla çeşitte karşımıza çıkabiliyor ve zaman zaman oldukça mantıksız ve absürt inanışlar görülebiliyor.”</p>



<p><br><strong>&nbsp;ERGENLİKTE GÖRÜLME SIKLIĞI ARTIYOR</strong></p>



<p><br>&nbsp;Çocukluk çağı şizofrenisinin daha erken yaş gruplarında da görülebildiğini vurgulayan Beşenek, “Ancak hastalığın daha sık ortaya çıktığı ve görülme sıklığının arttığı yaş dönemi genellikle ergenlik çağına denk geliyor. Hastalık ortaya çıkmadan ve tanı konulmadan önce de birtakım problemler çoğunlukla öyküde mevcuttur. Sosyal etkileşim kurmama, içine kapanıklık, duygusal ifadede azalma ve davranışsal değişiklikler örnek gösterilebilir. Bu özgül olmayan bulgular çoğunlukla gözden kaçabiliyor. Ailenin de psikiyatriye başvurusu ve tanı süreçleri genellikle varsanı ve sanrıların olduğu durumlarda başlıyor.” ifadelerini kullandı.</p>



<p><br><strong>&nbsp;TEDAVİDE GEÇ KALINMASI ÇOCUĞUN İŞLEVSELLİĞİNİ DÜŞÜRÜYOR</strong></p>



<p><br>&nbsp;Psikiyatri Uzmanı Ali Mert Beşenek, şizofreninin hem biyolojik hem de beyinle ilgili bir zemini olduğu için tanı ve tedavisinde geç kalınması durumunda çocuğun ev – okul – akran işlevselliğinin gittikçe düştüğünü vurguladı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Hastalığın getirdiği psikolojik ve biyolojik yük artmakta, tedavisi zorlaşmakta, tam tedavi olma şansı azalmakta ve tedavi olsa bile hastalığın tekrar etme riski artmaktadır. Her psikiyatrik hastalık gibi şizofreninin de biyolojik, psikolojik ve sosyal yönünün olduğunu söyleyebiliriz. Psikososyal stres faktörleri, aile içi çatışmalar, akran istismarı, travmatik yaşantılar, akademik olumsuzluklar hastalığın gidişatını ve tedavisini olumsuz etkileyebiliyor. Tanıyı alan çocukların psikososyal çerçevesinde bu olumsuz risk faktörlerinin mümkün olduğunca engellenmesi ve azaltılması amaçlanmalı.”</p>



<p><br><strong>&nbsp;TEDAVİSİ 5 YIL SÜREBİLİYOR</strong></p>



<p><br>&nbsp;Şizofreni tedavisinin temelde ilaç tedavisi ile yapıldığını ve üç aşamada ele alındığını belirten Beşenek, “Akut dönemdeki tedavinin amacı, gerçeği değerlendirmenin bozulduğu ani ataklar ile krizlerin söndürülmesi ve kısa sürede krizlerin kontrol altına alınmasıdır. Başlangıç tedavisindeki amaç ise çocuğun şizofreni bulgularının ortadan kaldırılarak işlevselliğinin normale getirilmesidir. İdame tedavisinin amacı ise şizofreni ataklarının bir daha tekrar etmesini önlemek ve kişinin gündelik hayatını mümkün olduğunda iyi devam ettirebilmesini sağlamaktır. Şizofreni kronik bir hastalık olduğu için tedavisi uzun sürelidir. Düzenli psikiyatri takipleri gerektirir ve idame tedavisi ile birlikte 5 yıla yaklaşan tedavi süreleri olabilir. Tedavinin gidişatı ve süresi, psikiyatri takiplerinde çocuğun durumuna göre psikiyatristi tarafından alınacak bir karardır.” dedi. </p>



<p>Editör : Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tani-ve-tedavisi-geciken-cocugun-islevselligi-dusuyor/">TANI VE TEDAVİSİ GECİKEN ÇOCUĞUN İŞLEVSELLİĞİ DÜŞÜYOR!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/tani-ve-tedavisi-geciken-cocugun-islevselligi-dusuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEHB’Lİ ÇOCUKLARA GELİŞTİRİCİ SORUMLULUKLAR VERİLMELİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/dehbli-cocuklara-gelistirici-sorumluluklar-verilmeli/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/dehbli-cocuklara-gelistirici-sorumluluklar-verilmeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2021 14:12:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[DEHB]]></category>
		<category><![CDATA[ergen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=5117</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk &#8211; Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Mert Beşenek, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu’nun dikkat sorunları ve aşırı hareketliliğin yanında isminde geçmese bile dürtüsellik ve zamanlama/planlama problemlerini de içeren nörogelişimsel bir bozukluk olduğunu söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: “Dikkat sorunları; dikkatini toparlayamama, bir konu veya aktivite üzerinde uzun süre devam edememe, dikkatin çabuk dağılması, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/dehbli-cocuklara-gelistirici-sorumluluklar-verilmeli/">DEHB’Lİ ÇOCUKLARA GELİŞTİRİCİ SORUMLULUKLAR VERİLMELİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çocuk &#8211; Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Mert Beşenek, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu’nun dikkat sorunları ve aşırı hareketliliğin yanında isminde geçmese bile dürtüsellik ve zamanlama/planlama problemlerini de içeren nörogelişimsel bir bozukluk olduğunu söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: “Dikkat sorunları; dikkatini toparlayamama, bir konu veya aktivite üzerinde uzun süre devam edememe, dikkatin çabuk dağılması, unutkanlık, dikkatin en ufak bir uyaranda bozulması, dikkat bozulduktan sonra tekrar eski düzeyinde devam ettirememe ve ders/görevler sırasında başka şeylerle uğraşma gibi problemleri kapsıyor. Yerinde duramama, aşırı hareketlilik, daha çok hareketli oyunları tercih etme, sınıfta ders sırasında hareket etme, hareket etse bile enerjisinin bitmiyor gibi görünmesi aşırı hareketlilik problemlerini yansıtıyor. Sonuçlarını düşünmeden hareket etme, sonra pişman olacağı kararlar arma, sabırsızlık, tez canlılık, lafların arasına girip bölme, kendi sırasını bekleyememe ve tehlikeli davranışlar/alışkanlıklar dürtüselliği gösterdiğini de söyleyebiliriz. Ders programı yapamama veya programlara uyamama, gün içindeki zamanını planlayamama veya plana uyamama, sık sık bir yerlere geç kalma ise zamanlama/planlama problemlerindendir.”</p>



<p><br><strong>EN ETKİLİ YÖNTEM İLAÇ TEDAVİSİ</strong></p>



<p><br>DEHB’de en etkili tedavi yönteminin ilaç tedavisi olduğunu ifade eden Beşenek, “Ancak ilaç tedavisi gereksinimi olup olmadığı çocuk psikiyatrisinde yapılacak ayrıntılı tetkik ve değerlendirmeler sonucunda alınacak bir karardır. Çocuğun DEHB bulgularının okulda, evde ve akranları arasında işlevsellik alanlarını ne kadar bozduğu değerlendirilerek ilaç gereksinimine karar verilir. İşlevsellik düzeyinde çok belirgin bozulma olmayan çocuklarda sosyal beceri eğitimleri, davranışçı terapiler ve dikkat artırıcı girişimler/terapiler gibi ilaç dışı alternatif tedavi yöntemleri faydalı olabiliyor.” dedi.</p>



<p><br><strong>ÇOCUĞUN İŞLEVSELLİĞİ DÜZENLİ ARALIKLARLA TAKİP EDİLMELİ</strong></p>



<p><br>Çocuk &#8211; Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Mert Beşenek, ilaç tedavisinin ne kadar kullanılacağı veya kullanılması gerektiğine dair belirli bir süre bulunmadığını belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Tedavi başlanan çocuklar, düzenli aralıklarda takip edilerek problemlerin ne yönde değiştiği ve işlevsellikteki bozulmaların düzeyleri izlenmeli. Çoğu çocukta yaş ilerledikçe DEHB bulgularından biri olan aşırı hareketlilik sorunları azalma eğilimindedir ancak bu durum her çocuk için aynı olmayabiliyor. Akademik işlevsellik dışında sorunların daha az olduğu çocuklarda bazen okulların kapalı olduğu dönemlerde ilaca ara verilerek tekrar değerlendirmeler yapılabilir ve ilaç gereksinimi gözden geçirilebilir. Ancak özet olarak, ilacın ne kadar süre ile kullanılacağı çocuğun tedaviye yanıtı, psikiyatrik kontrollerdeki sorunların gidişatı ve sürece göre çocuk psikiyatristinin alabileceği bir karardır.”</p>



<p><br><strong>SORUMLULUK ALMALARI İÇİN TEŞVİK EDİLMELİLER</strong></p>



<p>DEHB tanısı olan çocukların akademik alanda özel desteğe ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Beşenek, “Ders çalışma becerisi geliştirmek için davranışçı yöntemlerin uygulanması, daha planlı ve programlı bir gündelik hayat oluşturulması, yapılandırılmış bir sosyal çevre ile sorunların artmasının önüne geçilmesi, sıcak ve anlayışlı bir ebeveynlik tarzının korunarak çocukların sorumluluk almasının teşvik edilmesi gerekiyor. Öğretmenler ise bu çocukları daha yakından takip ederek zorlandıkları alanlarda onlara yardımcı olmak için hazır bulunmalı, onları geliştirici sorumluluklar vermeli, yerine getirilen sorumluluklarda ödüllendirerek okula uyumlarını arttırabilmeli, gerekirse anlamadıkları yerleri bire bir anlatabilmeli, dikkatinin dağıldığını fark ettiklerinde ilgisini tekrar derse yönlendirebilmeli ve aile ve psikiyatrist ile bir takım halinde çalışabilmeliler.” diye konuştu. </p>



<p>Editör : Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/dehbli-cocuklara-gelistirici-sorumluluklar-verilmeli/">DEHB’Lİ ÇOCUKLARA GELİŞTİRİCİ SORUMLULUKLAR VERİLMELİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/dehbli-cocuklara-gelistirici-sorumluluklar-verilmeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
