<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>enfeksiyon Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/enfeksiyon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/enfeksiyon/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Feb 2025 23:09:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>enfeksiyon Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/enfeksiyon/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gripten korunmanın en etkili yolu aşılama</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yolu-asilama/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yolu-asilama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:53:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[korona]]></category>
		<category><![CDATA[rof. Dr. Ceyhun Dalkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2645</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda grip kaynaklı komplikasyonlarla ilgili olarak Prof. Dr. Ceyhun Dalkan, pnömoni, sıvı kaybı, kalp hastalığı veya astım gibi kronik hastalıkların ağırlaşması, sinüzit ve kulak enfeksiyonları ve beyin fonksiyonlarında bozulma ile nadiren de olsa bu komplikasyonlar nedeniyle ölümler olabileceğini söyledi. 6 aylıktan küçük çocukların, diğer yaşlardaki çocuklara kıyasla grip nedeniyle hastaneye yatma riskleri daha yüksek. Grip [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yolu-asilama/">Gripten korunmanın en etkili yolu aşılama</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Çocuklarda grip kaynaklı komplikasyonlarla ilgili olarak Prof. Dr. Ceyhun Dalkan, pnömoni, sıvı kaybı, kalp hastalığı veya astım gibi kronik hastalıkların ağırlaşması, sinüzit ve kulak enfeksiyonları ve beyin fonksiyonlarında bozulma ile nadiren de olsa bu komplikasyonlar nedeniyle ölümler olabileceğini söyledi. 6 aylıktan küçük çocukların, diğer yaşlardaki çocuklara kıyasla grip nedeniyle hastaneye yatma riskleri daha yüksek. Grip aşılarının 6 aylıktan küçük çocuklarda kullanımının sağlık otoritelerince onaylanmadığını ifade eden Prof. Dr. Ceyhun Dalkan, özellikle bu yaş grubundaki çocukları gripten korumanın önemine dikkat çekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>GRİPTEN KORUYUCU ÖNERİLER</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sadece çocukların aşılanması yeterli değil. Bakıcılarının ve tüm aile bireylerinin hem kendilerini hem de çocukları gripten korumak için aşılanması gerekiyor” diyen Dalkan, gribe karşı korunmanın ilk ve en iyi yolunun yıllık grip aşısı olduğunu söyleyerek, grip aşısı çocuklarda grip hastalığını, hastaneye yatış ve ölüm riskini azalttığını hatırlattı. Gripten korunmak için günlük önleyici eylemlere de dikkat çeken Dalkan, yetişkin bireylerin hem kendilerini hem de çocuklarını hasta kişilerden olabildiğince uzak tutması gerektiğini söyledi ve sözlerine şu şekilde devam etti; “Grip semptomları taşıyan kişilerin, mümkün olduğunca, bakımındaki çocuk dahil diğer insanlarla temastan kaçınması gerekiyor. Öksürük veya hapşırma durumunda burun ve ağzın bir mendille kapatılması, mendilin kullanıldıktan sonra atılıp, ellerin sık sık sabun ve suyla yıkanması ya da alkol bazlı bir el temizleyici ile temizlenmesi öneriliyor. Mikropların yayılmasını önlemek için göz, burun ve ağıza dokunulmaması, sık dokunulan yüzeylerin dezenfekte edilmesi gerekiyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuklarda ve yetişkinlerde grip tedavisinde kullanılan antiviral ilaçların hastalığı hafifletip, hastalık süresini kısalttığını söyleyen Dalkan, ciddi grip komplikasyonlarının da önüne geçtiğini ve antiviral ilaç tedavisinin, hastalandıktan sonraki 2 gün içinde başlandığında en iyi sonucu verdiğini dile getirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dalkan ayrıca, “5 yaşından küçük tüm çocukların grip komplikasyonları açısından yüksek risk altında olduğu düşünülse de, en yüksek riski 2 yaşından küçük çocuklar taşıyor. En yüksek hastaneye yatış ve ölüm oranları ise 6 aylıktan küçük bebeklerde görülüyor” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gribal semptomlarının ne olabileceğine dair de bilgilendirmelerde bulunan Dalkan, “Grip, ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı/tıkanıklığı, vücut ağrıları, baş ağrısı, titreme ve yorgunluğa neden olabiliyor. Küçük çocuklarda ayrıca grip semptomları ile birlikte kusma veya ishal görülebiliyor” şeklinde konuştu. “Solunum yolu hastalığının belirti ve semptomları için bakımınızdaki çocukları yakından izleyin. Ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı veya tıkanıklığı, kas veya vücut ağrıları, baş ağrısı, yorgunluk veya kusma/ishal gelişirse doktorunuza başvurun” diyen Dalkan, grip tedavisinde etkili olan antiviral ilaçların kullanımına geciktirmeden başlatılmasının tedavinin etkinliğini artıracağını hatırlattı. Dalkan son olarak da, acil servise başvurmayı gerektiren gribe bağlı komplikasyonları ise şöyle sıraladı: “Hızlı nefes alma veya nefes almada zorluk, mor dudaklar veya yüz, her nefeste içeri giren kaburga, göğüs ağrısı, yürümeyi reddedecek kadar şiddetli kas ağrısı, 8 saat boyunca idrar yokluğu, ağız kuruluğu, ve ağlarken gözyaşı yokluğu içeren vücudun aşırı sıvı kaybetmesi hali, uyanıkken etkileşimde bulunmamak, havale geçirmek, 40 derecenin üzerinde ateş, 12 haftadan küçük çocuklarda ateş, iyileşen ancak sonra geri dönen veya kötüleşen ateş veya öksürük, kronik tıbbi durumlarda kötüleşme.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yolu-asilama/">Gripten korunmanın en etkili yolu aşılama</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/gripten-korunmanin-en-etkili-yolu-asilama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PAÜ HEMŞİRELERİNDEN SÖZEL BİLDİRİ SUNUMU</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/pau-hemsirelerinden-sozel-bildiri-sunumu/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/pau-hemsirelerinden-sozel-bildiri-sunumu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Dec 2022 08:31:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[paü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=38678</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pamukkale Üniversitesi Enfeksiyon Kontrol Komitesi hemşireleri hastane enfeksiyonları (HİKON2022) Kongresine&#160;24-27 Kasım 2022 tarihinde Antalya’da&#160;katılım sağladı. Nezihan Yamandağ, Sevgi Bozkurt ve Ayşe Kök, ‘’Bir Üniversite Hastanesinde Sağlık Çalışanlarının El Hijyeni İnancı Ve Uygulamalarının Değerlendirilmesi’’, ‘’Cerrahi Alan İnfeksiyonu Oranları Ve Antibiyotik Proflaksi Uyum Oranlarının Karşılaştırılması’’, ‘’Onkoloji Kliniğinde Saptanan Sağlık Hizmeti İlişkili İnfeksiyonlar, Etken Dağılımları Ve Direnç Oranlarının [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/pau-hemsirelerinden-sozel-bildiri-sunumu/">PAÜ HEMŞİRELERİNDEN SÖZEL BİLDİRİ SUNUMU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Pamukkale Üniversitesi Enfeksiyon Kontrol Komitesi hemşireleri hastane enfeksiyonları (HİKON2022) Kongresine&nbsp;24-27 Kasım 2022 tarihinde Antalya’da&nbsp;katılım sağladı. Nezihan Yamandağ, Sevgi Bozkurt ve Ayşe Kök, ‘’Bir Üniversite Hastanesinde Sağlık Çalışanlarının El Hijyeni İnancı Ve Uygulamalarının Değerlendirilmesi’’, ‘’Cerrahi Alan İnfeksiyonu Oranları Ve Antibiyotik Proflaksi Uyum Oranlarının Karşılaştırılması’’, ‘’Onkoloji Kliniğinde Saptanan Sağlık Hizmeti İlişkili İnfeksiyonlar, Etken Dağılımları Ve Direnç Oranlarının İncelenmesi‘’, ‘’Üçüncü Basamak Yoğun Bakım&nbsp;&nbsp;Ünitesinde&nbsp;Acinetobacter Baumannii&nbsp;&nbsp;Salgını’’&nbsp;başlıklı dört sözel bildiri sunumu yaptı. Nezihan Yamandağ, Sevgi Bozkurt ve Ayşe Kök kongreye katılımın sağlanması için emeği geçen herkese teşekkür etti. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/pau-hemsirelerinden-sozel-bildiri-sunumu/">PAÜ HEMŞİRELERİNDEN SÖZEL BİLDİRİ SUNUMU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/pau-hemsirelerinden-sozel-bildiri-sunumu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OKULLARIN AÇILMASIYLA BİRLİKTE ENFEKSİYON ŞİKAYETLERİ ARTTI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/okullarin-acilmasiyla-birlikte-enfeksiyon-sikayetleri-artti/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/okullarin-acilmasiyla-birlikte-enfeksiyon-sikayetleri-artti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Sep 2022 07:08:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[betül altan]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[tekden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=32118</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okul döneminde sık görülen hastalığın tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Özel Denizli Tekden Hastanesi Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları doktorlarından Uzm. Dr. Betül Altan, çocukların bol sıvı alımı, kaliteli uyku ve yeterli-dengeli beslenmesinin önemine dikkat çekti. Çocukların kapalı ve kalabalık ortamlarda uzun süre kalmalarının enfeksiyon riskini arttırdığından bahseden Uzm. Dr. Betül Altan, “Okulların açılması, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/okullarin-acilmasiyla-birlikte-enfeksiyon-sikayetleri-artti/">OKULLARIN AÇILMASIYLA BİRLİKTE ENFEKSİYON ŞİKAYETLERİ ARTTI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Okul döneminde sık görülen hastalığın tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Özel Denizli Tekden Hastanesi Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları doktorlarından Uzm. Dr. Betül Altan, çocukların bol sıvı alımı, kaliteli uyku ve yeterli-dengeli beslenmesinin önemine dikkat çekti. Çocukların kapalı ve kalabalık ortamlarda uzun süre kalmalarının enfeksiyon riskini arttırdığından bahseden Uzm. Dr. Betül Altan, “Okulların açılması, çocuklarda enfeksiyon, alerji gibi hastalıkların da görülme sıklığını arttırmaktadır. Bunun sebebi çocukların, kapalı ve kalabalık ortamlarda daha uzun süre kalmalarıdır. Toplu şekilde havasız ve kapalı ortamlarda bulunulması enfeksiyon artışına sebep olabilmektedir. En sık görülen okul çağı enfeksiyonları, viral üst solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Genellikle kısa sürede kendiliğinden iyileşir. Bu aşamada serum fizyolojik veya okyanus suyu ile burun pasajının açık tutulması sağlanmalıdır. Aksi takdirde hastalığın orta kulak iltihabı, bronşiolit veya zatüreye ilerleme riski artar. Burun temizliğinin yanı sıra bol sıvı alımı, kaliteli uyku ve yeterli-dengeli beslenme önemlidir” dedi.<br><br><br>“Sık hasta olan çocuklar mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmeli”<br>Uzm. Dr. Altan, “Enfeksiyon sıklığını azaltmak için el hijyenine ve kişisel eşyaların hijyenine dikkat edilmelidir. Yeterli ve dengeli beslenmek, bol sıvı tüketmek, uyku saatlerine dikkat etmek çocukların bağışıklık sistemini güçlenmesi için önemlidir. Okullarda sınıflar sık sık havalandırılmalı, ev içinde çocuklar sigara dumanına maruz bırakılmamalıdır. Çünkü sigara dumanına maruz kalan çocukların enfeksiyon ve bonşiolit riski ciddi olarak artmaktadır. Bunların yanı sıra çocuklar paket gıdalardan uzak tutulmalı, yeterli ve dengeli beslenme konusunda destek olunmalıdır. Hasta olan çocukların mümkün olduğunca evde istirahati uygundur. Viral enfeksiyon düşündüğümüz çocuklara antibiyotik tedavisine başlamıyoruz. Uygunsuz antibiyotik kullanımı başka hastalık etkenlerine direnç gelişmişse ve bağırsaktaki faydalı bakterilerin kaybına neden olabilmektedir. Yılda dörtten fazla kulak enfeksiyonu, iki ve ikiden fazla sinüzit, iki aydan uzun süre etkili olmayan antibiyotik tedavisi, ağızdan ve deriden süregen mantar enfeksiyonu durumları immun yetmezlik açısından bir uzman tarafından değerlendirilmedir” şeklinde konuştu.İHA<strong></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/okullarin-acilmasiyla-birlikte-enfeksiyon-sikayetleri-artti/">OKULLARIN AÇILMASIYLA BİRLİKTE ENFEKSİYON ŞİKAYETLERİ ARTTI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/okullarin-acilmasiyla-birlikte-enfeksiyon-sikayetleri-artti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;ENFEKSİYONLAR ERKEN DOĞUM RİSKİNİ ARTIRIYOR”</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/enfeksiyonlar-erken-dogum-riskini-artiriyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/enfeksiyonlar-erken-dogum-riskini-artiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Aug 2022 08:22:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[erken doğum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=29481</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dr. Öğr. Üyesi Emine Zeynep Yılmaz, erken doğum riskine karşı önemli uyarılarda bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz, halk arasında bilinen 9 aylık doğumun 36 haftaya denk geldiğini, aslında doğumun 40 hafta yani 10 aylıkken gerçekleştiğini belirterek, “Normal gebelik süreci, son adet tarihinin ilk gününden başlayarak yapılan hesaba göre 37-41 haftalar arası tamamlanan ve 2 bin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/enfeksiyonlar-erken-dogum-riskini-artiriyor/">&#8221;ENFEKSİYONLAR ERKEN DOĞUM RİSKİNİ ARTIRIYOR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Dr. Öğr. Üyesi Emine Zeynep Yılmaz, erken doğum riskine karşı önemli uyarılarda bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz, halk arasında bilinen 9 aylık doğumun 36 haftaya denk geldiğini, aslında doğumun 40 hafta yani 10 aylıkken gerçekleştiğini belirterek, “Normal gebelik süreci, son adet tarihinin ilk gününden başlayarak yapılan hesaba göre 37-41 haftalar arası tamamlanan ve 2 bin 500 gram üzeri sağlıklı bebekle ve sağlıklı anne ile sonlanmasıdır. Bu süreç ortalama 280 gün yani 40 haftaya denk gelmektedir. 20 hafta ile 36+6 hafta arasında doğum olması erken doğum yani preterm doğum olarak tanımlanabilir. Tüm dünyada yaklaşık yüzde 5 ila 18 arası sıklığında görülmektedir. Yüzde 80&#8217;i kendiliğinden sancı olarak başlarken, yüzde 20 ila 30&#8217;u kendiliğinden su gelişi olarak başlar” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“ERKEN DOĞUM BELİRTİLERİNE DİKKAT”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Erken doğumun belirtilerine karşı anne adaylarını uyaran Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz, şöyle devam etti: “Erken doğum veya zamanında doğumun tam olarak bir belirtisi olmasa da bazı belirtiler doğum başlangıcı olabilir. Mesela adet benzeri sancılar, hafif düzensiz kasılmalar, bel ağrısı, vajinada ağrı-baskı, nişane gelmesi (şeffaf, pembe veya hafif kanlı şekilde) önemli belirtilerdendir. Bu bulgular normal gebelikte de görülmekle birlikte devamlılık süresi özellikle önem arz etmektedir ve bu gibi durumlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır. Erken doğum tanısı, düzenli rahim kasılmaları ile birlikte rahim ağzında açılma veya kısalma olduğunda konulur. Vajinal muayenede 3 cm açıklık saptanması veya vajinal ultrason ile 20 mm ve altında kısalmış serviks saptanması erken doğumu gösterir. Bilinenin aksine vajinal muayene veya vajinal ultrason kendiliğinden doğumu başlatmaz” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“İLERİDEKİ OKUL BAŞARISINI BİLE ETKİLEYEBİLİR”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz, erken doğumun hem bebek hem de anne için riskli olduğuna dikkati çekerek “Her bebekte zamanında doğumda görülebilecek solunum ve beslenme problemleri, erken doğumda daha yüksek riskte ortaya çıkar. Solunum sıkıntılarından başka beyin için kanamalar, bağırsak problemleri, yeni doğan retinopatisi, ileriki hayatında zeka ve motor fonksiyonlarda bozukluklar olabilir. Günümüz modern tıp imkanları ile 1000 gr bebeklerin yaşama şansı olsa da ileriki hayatlarında düşük okul başarısı, görsel motor fonksiyon bozuklukları, nörolojik defisitler görülebilmektedir. Ancak yine tabii ki her erken doğum bu problemlere yol açmaz” ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“ANNE YAŞI, KİLOSU VE BAZI ENFEKSİYONLAR RİSKİ ARTIRIYOR”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bazı anne adaylarında erken doğum riskinin daha yüksek olduğuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz, riski azaltmanın yollarını şu şekilde açıkladı: “Daha öncesinde erken doğum olması bu riski önemli ölçüde arttırır. Bunun haricinde daha önce geçirilmiş servikal müdahaleler, çok sayıda kürtaj, uterin anomaliler, anne yaşı, düşük sosyoekonomik seviye, gebelikler arasındaki sürenin kısa olması, sigara, alkol, çok zayıf gebe kalınması, tüp bebek, ikiz gebelik, kanama ve bazı enfeksiyonlar risk faktörleri arasında sayılabilir. Gebeliğin rutin testi olan detaylı ultrasonda rahim ağzı ölçüldüğünde erken doğum riski tespit edilebilir. Bunun haricinde daha önce erken doğum yapmış kişiler yüksek riskli olduğu için rutin rahim ağzı uzunluğu ölçülmesi daha uygun olabilir. Rahim ağzı kısalığı tespit edildiğinde, ilaç tedavisi başlanabilir. Tam olarak gerçek erken doğum eylemi her koşulda engellenemeyebilir. Ancak düzenli kontrollere gitmek, sağlıklı beslenmek, aşırı kilo almama, bol su içilmesi, sigara ve alkolden uzak durmak, ikiz gebeliklerden kaçınmak bu duruma destek sağlayabilir.” HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/enfeksiyonlar-erken-dogum-riskini-artiriyor/">&#8221;ENFEKSİYONLAR ERKEN DOĞUM RİSKİNİ ARTIRIYOR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/enfeksiyonlar-erken-dogum-riskini-artiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Artan pozitif vaka sayıları tedirginliğe sebep oluyor</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/artan-pozitif-vaka-sayilari-tedirginlige-sebep-oluyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/artan-pozitif-vaka-sayilari-tedirginlige-sebep-oluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2022 08:10:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[korona]]></category>
		<category><![CDATA[vaka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=27692</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüksek aşılama oranıyla birlikte azalan vakalar ve tedbirlerin büyük oranda kaldırılmasının ardından pozitif korona virüs vaka sayılarının yeniden artmaya başlaması toplumda tedirginlik meydana getirdi. Ortaya çıkan son tablo ile birlikte insanların aklında birçok soru oluştu. Korona virüs vaka sayılarında yükselme olmasıyla birlikte, tedbirlerin yeniden artırılabileceği endişesi yoğun bir şekilde gündeme geldi. &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; Hastalığın seyri konusunda [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/artan-pozitif-vaka-sayilari-tedirginlige-sebep-oluyor/">Artan pozitif vaka sayıları tedirginliğe sebep oluyor</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Yüksek aşılama oranıyla birlikte azalan vakalar ve tedbirlerin büyük oranda kaldırılmasının ardından pozitif korona virüs vaka sayılarının yeniden artmaya başlaması toplumda tedirginlik meydana getirdi. Ortaya çıkan son tablo ile birlikte insanların aklında birçok soru oluştu. Korona virüs vaka sayılarında yükselme olmasıyla birlikte, tedbirlerin yeniden artırılabileceği endişesi yoğun bir şekilde gündeme geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hastalığın seyri konusunda açıklamalarda bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ramazan Kenan Arıcan, korona virüs ile ilgili merak edilenleri anlattı. Korona vakalarında etkinliğin azaldığı ancak buna güvenerek rehavete kapılmamak gerektiğine işaret eden Uzm. Dr. Ramazan Kenan Arıcan, “Hastalığın seyrinde yükselme meydana geldi. Yalnız hastalığın etkinliği azaldı. Hastalığın etkinliğinin azalması ile hastalık bitmiş gibi davranamayız. Rehavete kapılmamak lazım. Korona hala hayatımızda ve hayatımızı tehdit etmektedir. Önlemlerimizi alarak kendimizi ve sevdiklerimizi korumalıyız” şeklinde konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Hatırlatma dozunu yaptırmak lazım”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Artan vaka sayılarına karşı alınması gereken önlemlerden bahseden Uzm. Dr. Ramazan Kenan Arıcan, aşılamada hatırlatma dozunun önemine vurgu yaptı. Dr. Arıcan, şu tavsiyelerde bulundu:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Temizlik konularına her zamanki gibi özen gösterilmeli, eller sık sık yıkanmalı, ortak eşya kullanımından kaçınılmalı, kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulmalı ve maske kullanımına özen gösterilmelidir. Vatandaşlarımız hatırlatma dozlarını yaptırarak korona virüse karşı önlemlerini alabilirler”</p>



<p class="wp-block-paragraph">İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/artan-pozitif-vaka-sayilari-tedirginlige-sebep-oluyor/">Artan pozitif vaka sayıları tedirginliğe sebep oluyor</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/artan-pozitif-vaka-sayilari-tedirginlige-sebep-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BOYUNDAKİ ŞİŞLİKLER NE ZAMAN TEHLİKELİDİR?</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/boyundaki-sislikler-ne-zaman-tehlikelidir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/boyundaki-sislikler-ne-zaman-tehlikelidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jun 2022 08:06:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[boyundaki şişlik]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kulak arkası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=23259</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Yavuz Selim Yıldırım, boyun şişlikleri konusunda en önemli noktanın&#160;şişliğin fark etmesi ile başladığını söyledi.&#160;Sağlıklı bir erişkinde ve çocukta boyunda dışarıdan fark edilen veya dokunduğumuzda ele gelen&#160;herhangi bir şişlik görülmez ve fark edilmez. Boyunda meydana gelen şişlikler selim olmayabilir, geç kalındığı vakitte bazı kötü huylu hastalıkların ilerlemesi ve yayılması mümkün olabilir. Boyundaki şişliklerin iyi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/boyundaki-sislikler-ne-zaman-tehlikelidir/">BOYUNDAKİ ŞİŞLİKLER NE ZAMAN TEHLİKELİDİR?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Doç. Dr. Yavuz Selim Yıldırım, boyun şişlikleri konusunda en önemli noktanın&nbsp;şişliğin fark etmesi ile başladığını söyledi.&nbsp;Sağlıklı bir erişkinde ve çocukta boyunda dışarıdan fark edilen veya dokunduğumuzda ele gelen&nbsp;herhangi bir şişlik görülmez ve fark edilmez. Boyunda meydana gelen şişlikler selim olmayabilir, geç kalındığı vakitte bazı kötü huylu hastalıkların ilerlemesi ve yayılması mümkün olabilir. Boyundaki şişliklerin iyi ya da kötü olduğunun ayrılması çok önemlidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çoğunlukla&nbsp;aniden ortaya çıkan çene altında, kulak önünde, kulak arkasında ve&nbsp;boyun yan kısımlarında ağrılı tek taraflı veya iki taraflı şişlikler enfeksiyonlara bağlı,&nbsp;boyundakile lenf&nbsp;bezelerininin&nbsp;şişmesine, yani enflamasyona&nbsp;bağlı olarak meydana gelmişlerdir.Biz Kulak Burun Boğaz Uzmanları boyundaki şişliğin nedenini araştırırken yüz&nbsp;bölgesinde, saçlı deride, diş bölgesinde, ağız içerisinde herhangi bir enfeksiyon odağı olup olmadığını mutlaka kontrol ederiz.Boynundaki şişliğin enfeksiyondan sonra meydana gelmesi ve ağrılı olması bu şişliğin iyi huylu olduğunu gösterebilir ancak başka tetkikler de yapmak gerekir.&nbsp; Şüpheli durumlarda mutlaka boyun ultrasonu kan tahlili ve gerekli durumlarda ilaçlı filmler çekmek &nbsp;gerekli olabilir.Ultrason bulgularında bu şişliğin kötü huylu olduğuna dair bulgular var ise yine ultrason eşliğinde iğneyle bu şişlikten parça alıp patolojik incelemeye tabi tutulur.Ama&nbsp;ultrason bulguları ve kan tetkikleri bu şişliklerin enfeksiyon ve enflamasyona bağlı olduğunu düşündürüyorsa medikal tedavi vererekten takip yapmak yeterli olabilir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastanın boynundaki şişliğin tek taraflı ya da çift taraflı oluşu ağrılı olup&nbsp;olmayışı, şişliğin&nbsp;zamanla büyümesi ve&nbsp;artması bizleri yönlendirir. Özellikle küçük çocuklarda boyun orta kısımda meydana gelen tekrarlayan şişlikler doğumsal artıklara bağlı olabilir. Genelde kötü huylu olmazlar ve&nbsp;çok sık tekrarlayan enfeksiyon olursa ameliyat ile tedavi edilirler. Gençlerde ve orta yaş grubunda &nbsp;iki taraflı yada tek taraflı şişlikler çoğunlukla enflamasyona&nbsp;bağlı olup uygun bir medikal tedavi ile tamamen yok&nbsp;olabilirler.&nbsp; Yaşlı hastalarda sonradan ortaya çıkan boyun şişlikleri mutlaka daha ayrıntılı şekilde tetkik edilmelidir. Örneğin ses kısıklığı ile başlayıp sonrasında boyunda ortaya çıkan şişlikler mutlaka ayrıntılı tetkik edilmelidir. Yine istemeden kilo kaybı olması ve boyundaki şişliklerin giderek artması durumunda ayrıntılı tetkikler yapılmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NE ZAMAN ENDİŞELENMELİYİZ?&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gece terlemesi,&nbsp; istemsiz kilo kaybı,&nbsp; ses kısıklığı, kanlı kusma, öksürük, yutma zorluğu, nefes darlığı, boyun ağrısı ve ağız kokusu ile birlikte görülen tek taraflı veya çift taraflı boyun şişlikleri&nbsp;ayrıntılı incelenmelidir. Boyun bölgesinde şişlik yapabilecek kötü hastalıkların başında gırtlak kanseri, troid kanseri, tükürük bezi kanserleri olmak üzere onun dışında ağız bölgesindeki kötü huylu hastalıklarda boyunda şişlik ile belirti verebilir.&nbsp;Doç. Dr. Yavuz Selim Yıldırım, boyun bölgesinin&nbsp;lenf dolaşım açısından çok zengin olduğu için lenf&nbsp;bezlerinin doğumsal ya da sonradan ortaya çıkan kötü huylu hastalıkları da örneğin lenfoma gibi şişlik ile ilk belirti verebileceğini belirtti.Erken tanı koymak hastalığın evresinin&nbsp;artmasını engelleyerek&nbsp;daha iyi sonuç alınmasına sebeb olur. Boyun şişlikleri ile gelen bir hastada öncelikle iyi bir öykü&nbsp;alıp, sonrasında kamera yani endoskopi ile muayene edip elimiz ile de boyun&#8217;u kontrol ediyoruz. Gerekli kan ve ultrason tetkiklerinden&nbsp;sonra şüpheli bir durum var ise ileri inceleme&nbsp;yapıyoruz. Bunlar arasında ilaçlı tomografi ve manyetik rezonans incelemesi, tüm vücudu ilgilendiren PET&nbsp;taraması. Bazı durumlarda boyundan lenf&nbsp;nodunun&nbsp;çıkarılarak patolojik incelemeye gönderilmesi veya&nbsp;ultrason eşliğinde parça alınıp bunun incelemeye tabi tutulması neticesinde teşhis konulur ve&nbsp;&nbsp;uygun tedavi başlanılır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doç. Dr. Yavuz Selim Yıldırım,&#8221; Sonuç olaraktan çocuk ya da erişkin de dışarıdan fark edilebilen, görülen ağrılı veya ağrısız boyunda ortaya çıkan şişlik durumunda mutlaka hekime gidilmeli ve bu şişliğin nedeni hekim tarafından saptanarak uygun bir şekilde tedavi edilmesi hasta için en iyi sonucu ortaya çıkaracaktır.&#8221; diye belirtti.  </p>



<p class="wp-block-paragraph">HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/boyundaki-sislikler-ne-zaman-tehlikelidir/">BOYUNDAKİ ŞİŞLİKLER NE ZAMAN TEHLİKELİDİR?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/boyundaki-sislikler-ne-zaman-tehlikelidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KIŞ AYLARINDA KALP DAMAR HASTALIKLARI DAHA MI SIK GÖRÜLÜYOR?</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kis-aylarinda-kalp-damar-hastaliklari-daha-mi-sik-goruluyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kis-aylarinda-kalp-damar-hastaliklari-daha-mi-sik-goruluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2022 07:07:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[covid]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kalp damar]]></category>
		<category><![CDATA[kış ayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=10958</guid>

					<description><![CDATA[<p>KIŞ AYLARINDA KALP DAMAR HASTALIKLARI DAHA MI SIK GÖRÜLÜYOR?  “Kış aylarında kalp krizleri daha sık görülür. Sadece kalp krizleri değil damar tıkanıklıkları ile ilgili tüm hastalıklar daha sıktır” diyen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Barış Çaynak, kış aylarında kalp-damar hastalıkları ile ilgili bilgiler verdi.  Derin ven trombozu dediğimiz bacak toplardamarlarının tıkanması ve buna [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kis-aylarinda-kalp-damar-hastaliklari-daha-mi-sik-goruluyor/">KIŞ AYLARINDA KALP DAMAR HASTALIKLARI DAHA MI SIK GÖRÜLÜYOR?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>KIŞ AYLARINDA KALP DAMAR HASTALIKLARI DAHA MI SIK GÖRÜLÜYOR?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br> “Kış aylarında kalp krizleri daha sık görülür. Sadece kalp krizleri değil damar tıkanıklıkları ile ilgili tüm hastalıklar daha sıktır” diyen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Barış Çaynak, kış aylarında kalp-damar hastalıkları ile ilgili bilgiler verdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br> Derin ven trombozu dediğimiz bacak toplardamarlarının tıkanması ve buna bağlı akciğere pıhtı atma durumu (pulmoner emboli), inme (felç), beyin kanaması, aort damarı yırtılmaları (anevrizma, diseksiyon) da kış aylarında hastaneleri sıkça meşgul eder. Tıbbi çalışmalar bu hastalıkların kış aylarında daha sık görüldüğünü ortaya koyduktan sonra bunun nedenlerini ve önlenebilir olup olmadığını araştırmaya yönelmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br><strong>NEDEN KIŞ AYLARI?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Vücut dışı sıcaklığın düşmesi metabolizmamızda kompleks değişikliklere neden olur. Hormonel olarak sempatik sinir sistemimiz aktive olur ve bu durum bizi dış streslere hazırlar. Adrenalin, vasopresin ve katekolamin hormonları artar. Bu hormonların etkisiyle damar kasılması (vasospazm) olur. Daha öncesinde damar darlığı olan kişiler anjinal ağrılar hissedebilir veya kalp krizi geçirebilir. Çalışmalar göstermiştir ki; vücutta yüzeysel soğuma kanda pıhtılaşmaya eğilimi artırmaktadır. Soğuk algısıyla pıhtılaşmayı sağlayan moleküller artar, pıhtı oluşumunu sağlayan trombosit hücreleri aktive olur, pıhtı eritici mekanizmalar (fibrinoliz) baskılanır; böylece damar tıkanıklığına yol açan oluşumlar daha baskın olur. Soğuk havada vücuda oksijen taşıyan kırmızı kan hücreleri artar, bu durum da kanın akışkanlığını azaltır. Dar bir damardan geçen yoğunluğu artmış kan pıhtılaşma eğilimindedir. D vitamini damar sağlığımız için çok önemlidir. D vitamini güneş ışığından aldığımız ultraviyole ışınlarla aktive olduğu için kış aylarında etkinliği azalır. D vitamini kalp kasları üzerine direkt etkilidir. Vücutta eflamasyonu azaltır, tansiyon makanizmasının böbrekler tarafından ayarlanan hormonel fonksiyonlarında (Renin-anjiotensin-aldesteron) direkt etkilidir, paratiroid hormonla ilişkilidir. Bütün bu etkilerinden dolayı tansiyonu yükseltir ve kalp krizine zemin hazırlar. Endotel hücreleri damarlarımızın içini döşerler. Damarların kasılıp gevşemesini ve pıhtının damar cidarında birikmemesini sağlayan hücreler bunlardır. Soğuk algısında endotel hücreleri kasılmaya yol açar ve pıhtılaşmayı engelleyici molekülleri sentezlemeyi azaltır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br><strong>SADECE COVID DEĞİL, VİRAL ENFEKSİYONLAR DA KALBİN DÜŞMANI </strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Kış aylarında enfeksiyonlar artar. Kapalı ortamlar ve hasta kişilerle solunum yoluyla bulaşan enfeksiyonlar Covid döneminde hepimizi bilinçlendirdi. Yalnızca Covid değil, influenza gibi viral enfeksiyonlar da kalbimizin düşmanı. Bunun yanında belli başlı bakteriyel enfeksiyonların da (Clamidya Pnömoniya, Helikobakter pilori) kalp damar tıkanıklığıyla ilişkili olduğu gösterilmiştir. Kalp krizi geçiren kişilerde yapılan kan testlerinde bu mikroplara karşı antikorlar normal kişilerden daha fazla bulunmuştur. Çalışmalar göstermiştir ki hava kirliliği kalp hastalığı riskini yüzde 69 oranında artırıyor. Havadaki kalbimize zararlı gazlar özellikle kalp damarlarında tıkanıklığı olan kişilerde kalp krizini tetikler. Kış ayları beslenme alışkanlıklarımızın da sağlıksız yönde değiştiği aylardır. Daha fazla şekerli ve yağlı yiyecekler yeriz. Yazın yenecek bir zeytinyağlı, bir salatanın yerini, Osmanlı yemekleri alır. Kışın damar sistemimiz üzerindeki tüm olumsuz etkilerine bizler de katkıda bulunmuş oluruz. Üstelik sigara, alkol gibi kötü alışkanlıkların da iş hayatımızın daha yoğun olduğu kış aylarında artması da cabası.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br><strong>ANİ ISI DEĞİŞİMLERİNE DİKKAT!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Kalp damar hastalıkları genetik rahatsızlıklardır. Ailesinde kalp krizi geçiren, inme olan, by-pass veya stent olan kişiler daha dikkatli olmalıdır. Otuzlu, kırklı yaşlarda kalp krizleri mevsimsel olmasa da ileri yaşlardakiler kış aylarında daha yoğundur. Özellikle menapoz döneminde, hormonel dalgalanmalar yaşayan kadınlarda da bu riskler kışın daha fazladır. Kalp ritm bozuklukları da kışın daha sık belirti verir. Çoğunlukla mitral kapak hastalığına bağlı olan atriyal fibrilasyon veya ekstrasistol diye adlandırdığımız ciddi ritm bozukluklarının kışın daha sık görüldüğü rapor edilmiştir. Bilinen aort damar genişliği olan hastalar (aort anevrizması), tansiyonlarına ve ani ısı değişimlerine karşı dikkatli olmalıdır. Ani ısı değişimleri kalp damarlarında daralma yarattığından kış aylarında giyinmemiz de çok önemli. İç mekanlarda çok terlemeden, dış mekanlarda çok üşümeden kendimizi koruyacağımız çok katlı giyinme stratejisi bizi koruyabilir. Ayrıca başımızı, elimizi ani ısı değişiminden koruyacak aksesuarlar kalbimizi de korur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br><strong>EVDE HAREKET EDİN, DOĞRU BESLENİN!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Barış Çaynak, kışın dikkat etmeniz gerekenleri sıraladı: Risk grubundaysanız, ailenizde kalp rahatsızlıklar varsa veya tansiyon, şeker, sigara alışkanlığınız varsa doktor kontrollerinizi aksatmayın. Fiziksel aktivitelerinizi aksatmayın. Evde yapacağınız fizik aktivitelerini hafife almayın. Doğru giyinin, soğuk havayla direkt temas kurmayın. Kış enfeksiyonlarından kaçının. Maske, mesafe ve sık el yıkamayı aksatmayın. Doğru beslenin. Ağır yemeklerden kaçının, vitamin desteklerini unutmayın. Kışın kötü alışkanlıklardan uzak durun. Sigara, alkol tüketimi kışın daha fazladır, dikkat. Pozitif düşünün, hayatta olumlu yönlerinden bakın. Bu sizin hayatınız, sağlıklı ve mutlu olmak sizin elinizde. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kis-aylarinda-kalp-damar-hastaliklari-daha-mi-sik-goruluyor/">KIŞ AYLARINDA KALP DAMAR HASTALIKLARI DAHA MI SIK GÖRÜLÜYOR?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kis-aylarinda-kalp-damar-hastaliklari-daha-mi-sik-goruluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VÜCUTTAKİ ENFEKSİYONLAR ÇOKLU ORGAN YETMEZLİĞİNE YOL AÇIYOR!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/vucuttaki-enfeksiyonlar-coklu-organ-yetmezligine-yol-aciyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/vucuttaki-enfeksiyonlar-coklu-organ-yetmezligine-yol-aciyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jan 2022 12:38:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[organ yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[vücüt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=9852</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakteriyel, viral ya da fungal enfeksiyonların tüm vücutta hayatı tehdit edebilecek bir hastalık tablosuna dönüşebileceğini belirten Dahiliye Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, “Enfeksiyon vücutta inflamasyonu yani iltihaplanmayı tetikler. İnflamasyon gereğinden fazla olursa ortaya çıkan savunma sistemi yanıtı, organları etkileyip hasara neden olabilir. Enfeksiyon hastalıklarının vücudun genelinde geliştirdiği bu tablo sepsis olarak tanımlanıyor. Sepsis tedavi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/vucuttaki-enfeksiyonlar-coklu-organ-yetmezligine-yol-aciyor/">VÜCUTTAKİ ENFEKSİYONLAR ÇOKLU ORGAN YETMEZLİĞİNE YOL AÇIYOR!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bakteriyel, viral ya da fungal enfeksiyonların tüm vücutta hayatı tehdit edebilecek bir hastalık tablosuna dönüşebileceğini belirten Dahiliye Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, “Enfeksiyon vücutta inflamasyonu yani iltihaplanmayı tetikler. İnflamasyon gereğinden fazla olursa ortaya çıkan savunma sistemi yanıtı, organları etkileyip hasara neden olabilir. Enfeksiyon hastalıklarının vücudun genelinde geliştirdiği bu tablo sepsis olarak tanımlanıyor. Sepsis tedavi edilmediğinde bağışıklık sistemi elemanlarının üretimi daha da artarak vücudun fizyolojik işlevlerini bozar ve başta kalp-damar sistemi olmak üzere vücudun tüm sistemlerinde aksamalara sebep olur. Kan basıncının düşmesi, karaciğer ve böbrek yetmezliği, solunum yetmezliğ ve koagülasyon bozukluğu gibi bulgular ile çoklu organ yetmezliği olan hastalarda sık karşılaşıyoruz.” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SEPSİS DOĞRU TEDAVİ EDİLMELİ</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Dr. Ayhan Levent, bir hastada sepsis saptandığında hızla tedavi edilmesi gerektiğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: “Sepsis tanısı alan kişiler doğru ve yeterli tedavi edilmezse durum tekli/çoklu organ yetmezliğine ilerleyebiliyor. Organ yetmezliği meydana gelmişse hastalığın yeni adı şiddetli sepsis olur. Şiddetli sepsiste yeterli sıvı ve ilaç tedavisine rağmen tansiyon düşüklüğü ve böbrek yetmezliği meydana gelirse septik şoka yol açabilir. Sepsisin ilerlemesi ile oluşan septik şokta, kalp ve damar sisteminin etkilenmesiyle kan basıncında ciddi düşme görülür. Sonuçta organlara yeterli kanın gidememesi durumunda dolaşım yetmezliği ile beraber diğer organların da etkilenmesiyle çoklu organ yetmezliği gelişir. Bu durum ciddi oranda ölüme neden olur. Yoğun bakımda ölüm sebepleri arasında çoklu organ yetmezliğinin oldukça yüksek sıklıkta olduğunu söyleyebiliriz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TEDAVİNİN GECİKMESİ ÖLÜMLE SONUÇLANIYOR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Çoklu organ yetmezliği tanısının kısa sürede konması ve tedaviye erken başlanmasının oldukça önemli olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, “Her hastalıkta önem arz eden erken tanı ve müdahale çoklu organ yetmezliği hastaları için çok kritiktir. Çoklu organ yetmezliği birden çok organ ve sistemin etkilendiği bir durum olup tedavisiz kalması durumunda hastaları ölüme götürüyor. İlk etkilenen sistem genelde solunum ve kardiyovasküler sistem olup buna bağlı olarak hastalarda oksijen miktarı azalıyor. Kalbin çalışması bozulup kanın organlara taşınmasındaki aksaklık ise temiz kanın doğru iletilmemesine ve çeşitli yerlerde pıhtı oluşmasına neden oluyor. Bu pıhtılar diğer organlara giden damarların tıkanmasına neden olarak tüm vücut fonksiyonlarının bozulduğu bir tablo gelişmesine zemin hazırlayabilir. Bu sebeple çoklu organ yetmezliğinin mümkünse oluşmadan önlenmesi, oluştuysa bile erken evrede fark edilerek tedavi edilmesi hayati önem taşıyor.” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>COVİD-19 DA ORGAN YETMEZLİĞİNE YOL AÇABİLİR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Dahiliye Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, ‘Zatürre, idrar yolu enfeksiyonu, kalp krizi, kalp yetmezliği, mide barsak kanamaları, pankreatit, travma, yanık, toksik ajanlar, büyük cerrahi operasyonlar, Covid-19 gibi enfeksiyonların çoklu organ yetmezliğine yol açan başlıca durumlar olduğunu söyledi ve sözlerini şöyle tamamladı: “Çoklu organ yetmezliğinde solunum, kardiyovasküler, karaciğer, hematolojik, böbrek ve glaskow koma skoru olmak üzere toplamda 6 organ sistemi değerlendiriliyor. Solunum kardiyovasküler ve glaskow koma skalası fizik muayene ve vital bulgular ile ölçülen parametrelerdir. Diğer organların disfonksiyonu ise kanda bu organların metabolik durumunu gösteren belirteçlerin seviyesine göre anlaşılmaktadır. Covid-19 da sepsis zemininde inflamasyon yanıtındaki artışa bağlı çoklu organ yetmezliği yapabilir. Covid 19’a bağlı ölümlerin en önemli sebebi çoklu organ yetmezliğidir.” </p>



<p class="wp-block-paragraph">Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/vucuttaki-enfeksiyonlar-coklu-organ-yetmezligine-yol-aciyor/">VÜCUTTAKİ ENFEKSİYONLAR ÇOKLU ORGAN YETMEZLİĞİNE YOL AÇIYOR!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/vucuttaki-enfeksiyonlar-coklu-organ-yetmezligine-yol-aciyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇOCUKLARDA COVİD İLE GRİBAL ENFEKSİYONU AYIRT ETMEK ZOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/cocuklarda-covid-ile-gribal-enfeksiyonu-ayirt-etmek-zor-2/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/cocuklarda-covid-ile-gribal-enfeksiyonu-ayirt-etmek-zor-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Jan 2022 07:30:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[covid]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gribal]]></category>
		<category><![CDATA[tekden hastanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=9277</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özel Denizli Tekden Hastanesi Çocuk Sağlığı Uzmanı Dr. Şener Bekci, çocuklarda geçmeyen öksürük ve ateşle birlikte seyreden belirtilerin aileleri endişelendirdiği, Covid ve gribal enfeksiyon arasında çok fazla fark olmadığı için ayırt etmenin son derece zor olduğuna dikkat çekti. Alerjik enfeksiyon ile öksürük arasında fark olup olmadığına değinen Uz. Dr. Şener Bekci, “Alerjik öksürükler genelde tekrarlayan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocuklarda-covid-ile-gribal-enfeksiyonu-ayirt-etmek-zor-2/">ÇOCUKLARDA COVİD İLE GRİBAL ENFEKSİYONU AYIRT ETMEK ZOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Özel Denizli Tekden Hastanesi Çocuk Sağlığı Uzmanı Dr. Şener Bekci, çocuklarda geçmeyen öksürük ve ateşle birlikte seyreden belirtilerin aileleri endişelendirdiği, Covid ve gribal enfeksiyon arasında çok fazla fark olmadığı için ayırt etmenin son derece zor olduğuna dikkat çekti. Alerjik enfeksiyon ile öksürük arasında fark olup olmadığına değinen Uz. Dr. Şener Bekci, “Alerjik öksürükler genelde tekrarlayan ve uzun süren öksürüklerdir. Alerjen bir madde ile karşılaşıldığı zaman öksürük aniden ortaya çıkabilir. Çocukta bir etken ile karşılaşıldığı zaman öksürük aniden ortaya çıkabilir. Çocukta bir toz ya da polen alerjisi varsa bir anda alerjik reaksiyon göstererek birden gözlerde sulanma, burun akıntısı, hapşırma, kuru ve gıcık tarzda bir öksürük başlayabilir. Enfeksiyon öksürükleri ise genellikle ateşin eşlik ettiği öksürük türleridir. Alerjik öksürüklerde ateş olmaz. Çocukluk çağı öksürüklerinin çok fazla sebebi vardır. Bu öksürüklerin büyük bir çoğunluğu kısa süreli gelip geçici öksürüklerdir. En basit bir nezle, soğuk algınlığından tutun da akciğer enfeksiyonu yani zatürre gibi enfeksiyonlar, bronşit, astım, sinüzit, üst solunum yollarının diğer enfeksiyonları, bademcik iltihapları, faranjit, mide içeriğinin geri gelmesi şeklinde olan mide reflüsü durumlarında da öksürük semptomlarını sıklıkla görürüz” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Nedenini tam olarak bilmeden yapılan uygulama öksürüğün uzamasına sebep olabilir”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Kreşe giden çocuklarda öksürüğün geçmemesinin sık görüldüğünü belirten Uz. Dr. Şener Bekci, “Öncelikle öksürüğün sebebi araştırılmalıdır. Sebebi bulunan öksürüğe göre tedavi planı düzenlenmelidir. Nedenini tam olarak bilmeden yapılacak uygulama öksürüğün uzamasına sebep olabilir. Bu nedenle öksürüğün neden kaynaklandığı bulunmalıdır. Kreşe giden çocuklarda öksürüğün geçmemesi ile ilgili gelen hastalardan çok fazla soru alıyoruz. Özellikle ilk yıl çocuklar kreşe gittikleri zaman sık hasta olma ve öksürük belirtilerini çok sık görmekteyiz. Bunun sebebi ortamın kalabalık olması ve çocuğun yalnız yaşadığı bir ortamdan kalabalık bir ortama girmesi ile birlikte bulaş olması ve enfeksiyon sıklığının artmasından kaynaklanmaktadır. Çocukta öksürük başladığı zaman nelere dikkat etmemiz gerektiğinden bahsedecek olursak, öncelikle kuru mu, balgamlı mı, nefes alma güçlüğü, solunum sıkıntısı, ateş gibi ek belirtiler var mı? Kış ayında olduğumuz için özellikle çocuklarda grip, soğuk algınlığı, bronşit, zatürre gib üst solunum yolu enfeksiyonlarını sık sık görmekteyiz. Öksürüğün süresi de önemli bir detaydır. Başka bulgular yoksa 10-14 güne kadar olan öksürükleri normal sınırlarda kabul edebiliriz. Bu süre boyunca geçmeyen öksürüklerde altta yatan başka bir sebep olabileceği düşünülerek mutlaka bir doktora başvurulması gerekmektedir” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Çocukların özellikle okullarda maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uymaları çok önemli”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Tedbirlere uyulduğu sürece bulaşma riskini en aza indirebileceğimizden bahseden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları doktoru Uz. Dr. Şener Bekci, anne babalara şu tavsiyelerde bulundu:<br>”Hepimizin bildiği gibi Covid ile gribal enfeksiyonlar semptomlar açısından birbirine çok benzediği için aileler tarafından çok fazla karıştırılmaktadır. Muayene bulgularında ayırt etmek her zaman mümkün olmayabilir. Ayırt edebilmenin tek yolu PCR testi yapılmasıdır. Covid enfeksiyonlarının ilaçlı bir tedavisi çocuklarda olmadığı ve güncel aşılama zamanları henüz 12 yaş altında uygulanmadığı için enfeksiyona daha açıktırlar. Tek koruma yöntemleri maske, sosyal mesafe ve hijyendir. Ancak çocukların, bu kurallara okul ortamında dikkat etmek konusunda çok özen gösterememeleri, çocuklar arasındaki bulaşın yaygınlaşmasındaki en önemli faktörlerden biridir. Çocukların okullarda maskelerini düzgün bir şekilde takmaları, birbirleriyle fazla yakınlaşmamaları, sosyal mesafeye uymaları ve eşya alışverişinde bulunmamaları tedbir açısından çok önemlidir. Bu tedbirlere uyduğumuz zaman çocuklara enfeksiyonların bulaşmasını azaltmada önemli yol kat etmiş olacağız”</p>



<p class="wp-block-paragraph">İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocuklarda-covid-ile-gribal-enfeksiyonu-ayirt-etmek-zor-2/">ÇOCUKLARDA COVİD İLE GRİBAL ENFEKSİYONU AYIRT ETMEK ZOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/cocuklarda-covid-ile-gribal-enfeksiyonu-ayirt-etmek-zor-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“ÇOCUKLARDA COVİD İLE GRİBAL ENFEKSİYONU AYIRT ETMEK ZOR”</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/cocuklarda-covid-ile-gribal-enfeksiyonu-ayirt-etmek-zor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/cocuklarda-covid-ile-gribal-enfeksiyonu-ayirt-etmek-zor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Jan 2022 21:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[covid]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[öksürük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=9208</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğunuzda ateş, öksürük gibi semptomlar olduğu zaman ilk akla gelen covid enfeksiyonu olabiliyor. Ancak bu mevsimde grip ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarının da görülme oranının yüksek olduğunu unutmamak gerekir. Özellikle okullarda hastalık belirtisi gösteren her aile covid endişesi taşımaktadır. Peki bu iki hastalığı birbirinden ayırmak mümkün mü? “ENFEKSİYON ÖKSÜRÜKLERİ GENELLİKLE ATEŞİN EŞLİK ETTİĞİ ÖKSÜRÜKLERDİR” [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocuklarda-covid-ile-gribal-enfeksiyonu-ayirt-etmek-zor/">“ÇOCUKLARDA COVİD İLE GRİBAL ENFEKSİYONU AYIRT ETMEK ZOR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Çocuğunuzda ateş, öksürük gibi semptomlar olduğu zaman ilk akla gelen covid enfeksiyonu olabiliyor. Ancak bu mevsimde grip ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarının da görülme oranının yüksek olduğunu unutmamak gerekir. Özellikle okullarda hastalık belirtisi gösteren her aile covid endişesi taşımaktadır. Peki bu iki hastalığı birbirinden ayırmak mümkün mü?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“ENFEKSİYON ÖKSÜRÜKLERİ GENELLİKLE ATEŞİN EŞLİK ETTİĞİ ÖKSÜRÜKLERDİR”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Alerjik enfeksiyon ile öksürük arasında fark olup olmadığına değinen Uz. Dr. Şener Bekci, “Alerjik öksürükler genelde tekrarlayan ve uzun süren öksürüklerdir. Alerjen bir maddde ile karşılaşıldığı zaman öksürük aniden ortaya çıkabilir. Çocukta bir etken ile karşılaşıldığı zaman öksürük aniden ortaya çıkabilir. Çocukta bir toz ya da polen alerjisi varsa bir anda alerjik reaksiyon göstererek birden gözlerde sulanma, burun akıntısı, hapşırma, kuru ve gıcık tarzda bir öksürük başlayabilir. Enfeksiyon öksürükleri ise genellikle ateşin eşlik ettiği öksürük türleridir. Alerjik öksürüklerde ateş olmaz. Çocukluk çağı öksürüklerinin çok fazla sebebi vardır. Bu öksürüklerin büyük bir çoğunluğu kısa süreli gelip geçici öksürüklerdir. En basit bir nezle, soğuk algınlığından tutun da akciğer enfeksiyonu yani zatürre gibi enfeksiyonlar, bronşit, astım, sinüzit, üst solunum yollarının diğer enfeksiyonları, bademcik iltihapları, faranjit, mide içeriğinin geri gelmesi şeklinde olan mide reflüsü durumlarında da öksürük semptomlarını sıklıkla görürüz” şeklinde bilgi verdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“NEDENİNİ TAM OLARAK BİLMEDEN YAPILAN UYGULAMA ÖKSÜRÜĞÜN UZAMASINA SEBEP OLABİLİR”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kreşe giden çocuklarda öksürüğün geçmemesinin sık görüldüğünü belirten Uz. Dr. Şener Bekci, “Öncelikle öksürüğün sebebi araştırılmalıdır. Sebebi bulunan öksürüğe göre tedavi planı düzenlenmelidir. Nedenini tam olarak bilmeden yapılacak uygulama öksürüğün uzamasına sebep olabilir. Bu nedenle öksürüğün neden kaynaklandığı bulunmalıdır. Kreşe giden çocuklarda öksürüğün geçmemesi ile ilgili gelen hastalardan çok fazla soru alıyoruz. Özellikle ilk yıl çocuklar kreşe gittikleri zaman sık hasta olma ve öksürük belirttilerini çok sık görmekteyiz. Bunun sebebi ortamın kalabalık olması ve çocuğun yalnız yaşadığı bir ortamdan kalabalık bir ortama girmesi ile birlikte bulaş olması ve enfeksiyon sıklığının artmasından kaynaklanmaktadır. Çocukta öksürük başladığı zaman nelere dikkat etmemiz gerektiğinden bahsedecek olursak, öncelikle kuru mu, balgamlı mı, nefes alma güçlüğü, solunum sıkıntısı, ateş gibi ek belirtiler var mı? Kış ayında olduğumuz için özellikle çocuklarda grip, soğuk algınlığı, bronşit, zatürre gib üst solunum yolu enfeksiyonlarını sık sık görmekteyiz. Öksürüğün süresi de önemli bir detaydır. Başka bulgular yoksa 10-14 güne kadar olan öksürükleri normal sınırlarda kabul edebiliriz. Bu süre boyunca geçmeyen öksürüklerde altta yatan başka bir sebep olabileceği düşünülerek mutlaka bir doktora başvurulması gerekmektedir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Çocukların özellikle okullarda maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uymaları çok önemli”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Tedbirlere uyulduğu sürece bulaşma riskini en aza indirebileceğimizden bahseden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları doktoru Uz. Dr. Şener Bekci, ”Hepimizin bildiği gibi covid ile gribal enfeksiyonlar semptomlar açısından birbirine çok benzediği için aileler tarafından çok fazla karıştılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Muayene bulgularında ayırt etmek her zaman mümkün olmayabilir. Ayırt edebilmenin tek yolu PCR testi yapılmasıdır. Covid enfeksiyonlarının ilaçlı bir tedavisi çocuklarda olmadığı ve güncel aşılama zamanları henüz 12 yaş altında uygulanmadığı için enfeksiyona daha açıktırlar. Tek koruma yöntemleri maske, sosyal mesafe ve hijyendir. Ancak çocukların, bu kurallara okul ortamında dikkat etmek konusunda çok özen gösterememeleri, çocuklar arasındaki bulaşın yaygınlaşmasındaki en önemli faktörlerden biridir. Çocukların okullarda maskelerini düzgün bir şekilde takmaları, birbirleriyle fazla yakınlaşmamaları, sosyal mesafeye uymaları ve eşya alışverişinde bulunmamaları tedbir açısından çok önemlidir. Bu tedbirlere uyduğumuz zaman çocuklara enfeksiyonların bulaşmasını azaltmada önemli yol katetmiş olacağız” şeklinde bilgi verdi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocuklarda-covid-ile-gribal-enfeksiyonu-ayirt-etmek-zor/">“ÇOCUKLARDA COVİD İLE GRİBAL ENFEKSİYONU AYIRT ETMEK ZOR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/cocuklarda-covid-ile-gribal-enfeksiyonu-ayirt-etmek-zor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
