<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>diyet Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/diyet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/diyet/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Feb 2025 21:53:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>diyet Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/diyet/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>BİLİNÇSİZ SU DİYETİ ZEHİRLENMEYE YOL AÇABİLİR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/bilincsiz-su-diyeti-zehirlenmeye-yol-acabilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/bilincsiz-su-diyeti-zehirlenmeye-yol-acabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:53:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizli haber]]></category>
		<category><![CDATA[denizli horoz]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[horoz]]></category>
		<category><![CDATA[horoz gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[horoz haber]]></category>
		<category><![CDATA[horozgazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[su diyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2740</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilinçsiz uygulanan su diyetinin faydası kadar zararı da olabileceğini belirten Diyetisyen Gizem Topuzlu, “Su diyeti ile birlikte artan su tüketimi vücutta toksinlerin atılmasına, kan basıncının dengesini sağlamaya ve aynı zamanda bağırsak hareketlerini arttırarak metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olabiliyor. Her şeyde olduğu gibi fazla su tüketiminin de zararları vardır. Aşırı su tüketimi su zehirlenmesine yol açabilir” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bilincsiz-su-diyeti-zehirlenmeye-yol-acabilir/">BİLİNÇSİZ SU DİYETİ ZEHİRLENMEYE YOL AÇABİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilinçsiz uygulanan su diyetinin faydası kadar zararı da olabileceğini belirten Diyetisyen Gizem Topuzlu, “Su diyeti ile birlikte artan su tüketimi vücutta toksinlerin atılmasına, kan basıncının dengesini sağlamaya ve aynı zamanda bağırsak hareketlerini arttırarak metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olabiliyor. Her şeyde olduğu gibi fazla su tüketiminin de zararları vardır. Aşırı su tüketimi su zehirlenmesine yol açabilir” dedi.</p>
<p>Diyetisyen Gizem Topuzlu, son günlerde popüler hale gelen su diyeti hakkında açıklamalarda bulundu. Dyt. Topuzlu, su diyetinin vücudu arındırmak, kilo vermek, çeşitli ameliyatlar öncesi belirli bir süre boyunca su dışında herhangi bir gıdanın alınmadığı bir diyet programı olduğunu belirterek, “Sağlıklı bir bireyin günlük tükettiği besin dışında kilogram başına 30 mililitre su tüketmesi gerekir. Fakat su diyeti süresince sadece sıvı beslenme olduğu için bu miktar artış göstermektedir. Su diyeti ile birlikte artan su tüketimi vücutta toksinlerin atılmasına, kan basıncının dengesini sağlamaya ve aynı zamanda bağırsak hareketlerini arttırarak metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olabiliyor. Ancak uzmanlar, diyetin yalnızca su tüketilerek uygulanmasının zararlı olduğu konusunda uyararak, bol sıvı tüketiminin ile birlikte sıvı içeriği ve besin değerleri yüksek gıdaların öğünlere eklenmesini tavsiye ediyor. Su diyetinin doktor ve diyetisyen kontrolünde yapılması şart” dedi.</p>
<p>Uzun süreli açlık barındıran su diyetinin, vücuttaki hasarlı hücrelerin kendi kendini yemesi anlamına gelen otofajiyi destekleyebileceğine değinen Dyt. Topuzlu, sözlerine şöyle devam etti: &#8220;Su diyetinin yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olabileceği yapılan çalışmalarca desteklenmiştir. İnsülin ve leptin (tokluk hormonu) hormonlarını daha duyarlı hale getirebilir. Vücutta biriken ödemin atımına destek olur. Açlık ile birlikte halsizlik ve baş dönmesi yaşanabilir. Elektrolit kayıpları meydana gelebilir. Uzun süre aç kalınacağından dolayı metabolizma yavaşlayabilir. Sadece su içerek tartıda kilo kaybetmek mümkündür fakat vücudunuzdan attığınız kilonun çok yüksek kısmı su olacaktır. Yeteri kadar yağ kaybı gerçekleşmeyeceği için su diyetini bıraktıktan hemen sonra tartıda aynı kiloyu görmeniz muhtemel olacaktır. Detoks vücutta oluşan radikallerin ve metabolik atıkların atılmasıdır. Su diyeti de bu noktada bir çeşit detoks sayılır. Her şeyde olduğu gibi fazla su tüketiminin de zararları vardır. Böbreklerden fazla sodyum atımı ile birlikte hiponatremi gelişebilir ki bu durum ölümcül olabilir. Aynı zamanda aşırı su tüketimi su zehirlenmesine de yol açabilmektedir. Aksi bir durum olmadıkça günlük 2-4 litre su tüketimi normaldir&#8221;.</p>
<p>Dyt. Topuzlu, başlangıçta su içmenin zor gelebileceğini söyleyerek, &#8220;Bunu kolaylaştırmak adına çeşitli aromalar yapılabilir. Çeşitli meyve sebzeler örneğin elma, armut, salatalık atarak hem aroma kazandırılır hem de içerisinde bulunan vitamin ve minerallerin suya karışması sağlanmış olur. Aynı zamanda çubuk tarçın da eklenerek insülin düzenleyici etkisinden faydalanılabilir. Ancak diyabet, gut veya yeme bozukluğu gibi hastalıkları olan bireyler ve hamile, yaşlı ve çocuklar bir uzman aksini söylemedikçe su diyeti uygulamamalıdır&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bilincsiz-su-diyeti-zehirlenmeye-yol-acabilir/">BİLİNÇSİZ SU DİYETİ ZEHİRLENMEYE YOL AÇABİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/bilincsiz-su-diyeti-zehirlenmeye-yol-acabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“DİYABET KONTROL ALTINDA TUTULABİLİR”</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altinda-tutulabilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altinda-tutulabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Sep 2023 07:16:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=50477</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında şeker hastalığı olarak da bilinen diyabetin vücutta insülin salınımının bozulmasıyla karakterize kronik bir hastalık olduğunu belirten Diyetisyen Ayşe Çoban, tip 1 ve tip 2 olmak üzere iki tip diyabet hastalığı olduğunu ve tip 2 diyabetin daha sık görüldüğünü söyledi. Çoban: “Diyabetin tam adı diyabetes mellitüs’tür, idrarda şeker anlamına gelmektedir. Kandaki şekerin hücre içine [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altinda-tutulabilir/">“DİYABET KONTROL ALTINDA TUTULABİLİR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Halk arasında şeker hastalığı olarak da bilinen diyabetin vücutta insülin salınımının bozulmasıyla karakterize kronik bir hastalık olduğunu belirten Diyetisyen Ayşe Çoban, tip 1 ve tip 2 olmak üzere iki tip diyabet hastalığı olduğunu ve tip 2 diyabetin daha sık görüldüğünü söyledi. Çoban: “Diyabetin tam adı diyabetes mellitüs’tür, idrarda şeker anlamına gelmektedir. Kandaki şekerin hücre içine alınamamasından dolayı şeker idrara geçer. Şekerin hücre içine alınmasını insülin hormonu sağlar. Sağlıklı bireylerde açlık kan glukoz düzeyi 70-100 mg/dL aralığındadır. 2 tip diyabet hastalığı vardır en sık görüleni pankreastan salınan insülinin fazla kiloya bağlı yeterli gelmemesi veya yüksek şeker tüketimine bağlı vücut dokularının insüline duyarsızlaşmasıyla ortaya çıkan tip 2 diyabettir. Son yıllarda tip 1 diyabetin görülme prevalansının arttığı da gözlenmiştir. Tip 1 diyabet kiloya veya beslenmeye bağlı değildir. Tip 1 diyabette dışarıdan insülin alımı zorunludur. Genetik geçişli olabildiği için diyabet tanısı almış yakını olanların beslenmesine daha dikkat etmesi gerekmektedir” diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/09/IMG_4691-1-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-50479" style="width:527px;height:351px" width="527" height="351" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/09/IMG_4691-1-1024x683.jpg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/09/IMG_4691-1-300x200.jpg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/09/IMG_4691-1-768x512.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/09/IMG_4691-1-1536x1024.jpg 1536w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/09/IMG_4691-1-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 527px) 100vw, 527px" /></figure>



<p>DİYABET HASTALARI BESLENMEDE NELERE DİKKAT ETMELİDİR?</p>



<p>Çoban, diyabeti etkileyen beslenme yanlışlarına dikkati çekerek en önemli etkenin karbonhidrat tüketimi olduğunu vurguladı ve şu önerilerde bulundu: “Diyabeti etkileyen beslenmedeki karbonhidratlardır. Karbonhidratlar bileşik ve basit karbonhidratlar olarak 2 ye ayrılır. İstenilen glisemik indeksi düşük olan bileşik karbonhidrat tüketiminin arttırılıp basit karbonhidratlardan kaçınılmasıdır. Kan şekerinin istenenden yüksek olması uzun vadeli tahribata yol açarken düşüklüğü daha tehlikeli olduğundan beslenmede karbonhidrat alımı sıfırlanamaz. Mutlaka lif içeren bileşik karbonhidratlar tüketilmelidir. Kepekli tüm ürünler, kurubaklagiller, sebzeler bileşik karbonhidratlara örnektir. Günde 3 ana öğün alınıp bu ana öğünlerden ortalama 2 saat sonra ara öğün olarak bileşik karbonhidrat tüketilmelidir. Früktoz (meyve şekeri) bağırsaktan en hızlı emilen karbonhidrat olduğu için meyveler tek başına ara öğün değildir, yanında ya kepekli galeta, sarı leblebi gibi lif kaynağı ya da ayran, yoğurt, kefir gibi protein de içeren ürünlerle tüketilmelidir. Glisemik indeksi yüksek olan üzüm, incir, kavun, patates, pirinç, makarna, tatlılar, şeker pancarlı ürünlerin bağırsaklardan geçiş hızı çok hızlı olduğu için istenmeyen şeker yüksekliğine neden olurlar. Tip 2 diyabette şeker yüksekliğine bağlı retinopati, neropati, nefropati görülmesi daha yaygınken tip 1 diyabette diyabetik ketoasidoz daha yaygın görülür. İki durumdan da korunmanın yolu glisemik indeksi yüksek besin tüketmemektir. Beslenme tek başına tedavi etmez, özellikle tip 1 diyabette dışarıdan insülin alımı şarttır. Doğru beslenme ve ilaçların düzenli kullanımı ile diyabet kontrol edilebilir bir hastalıktır” dedi. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altinda-tutulabilir/">“DİYABET KONTROL ALTINDA TUTULABİLİR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altinda-tutulabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANINDAN TAVSİYE: ÖĞÜN SAYISINI AZALT, ÖĞÜN ARASINI UZAT</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-tavsiye-ogun-sayisini-azalt-ogun-arasini-uzat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-tavsiye-ogun-sayisini-azalt-ogun-arasini-uzat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Aug 2023 10:20:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=49870</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Ruken Kuzu, insülin direncine karşı yiyeceklerin belli saatler arasında tüketilmesi esasına dayanan “aralıklı oruç” modelini önerdi. Kuzu, “İnsülin direnci, kanda açlık kan şekeri ile insülin değerinin çarpılıp 405’e bölünmesiyle elde edilen değerin 2.5 ve üstünde olması ile açıklanır. Sabah aç uyanma ve gece sık sık acıkma hissi, kronik yorgunluk ve yemek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-tavsiye-ogun-sayisini-azalt-ogun-arasini-uzat/">UZMANINDAN TAVSİYE: ÖĞÜN SAYISINI AZALT, ÖĞÜN ARASINI UZAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Ruken Kuzu, insülin direncine karşı yiyeceklerin belli saatler arasında tüketilmesi esasına dayanan “aralıklı oruç” modelini önerdi. Kuzu, “İnsülin direnci, kanda açlık kan şekeri ile insülin değerinin çarpılıp 405’e bölünmesiyle elde edilen değerin 2.5 ve üstünde olması ile açıklanır. Sabah aç uyanma ve gece sık sık acıkma hissi, kronik yorgunluk ve yemek sonrası uyuma isteği, karın ve bel bölgesinde yağlanma, ağız kuruluğu ve idrara sık çıkma, şeker tüketimi ve sonrasında ishal durumu, tatlı aşerme gibi semptomlar insülin direnci habercisi olabilir” ifadelerini kullandı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230830aw019056-0-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-49872" style="width:414px;height:276px" width="414" height="276" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230830aw019056-0-1024x683.jpg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230830aw019056-0-300x200.jpg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230830aw019056-0-768x512.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230830aw019056-0.jpg 1382w" sizes="(max-width: 414px) 100vw, 414px" /><figcaption class="wp-element-caption">DİYETİSYEN RUKEN KUZU (İHA/İZMİR-İHA)</figcaption></figure>



<p>İNSÜLİN DİRENCİNDE NE YAPILMALI</p>



<p>Metabolizmanın doğru çalışmasında insülinin büyük önemi olduğunu belirten Kuzu, insülin hormonunun kan dolaşımındaki şekerin hücreler tarafından alınmasını ve enerji üretimi amacıyla kullanılmasını sağladığını vurgularken, sık sık yemek yemenin yol açtığı sorunlara dikkat çekti. Sık aralıklarla bir şeyler yemenin insülin hormonunun gereğinden fazla uyarılmasına ve salgılanmasına neden olduğunu kaydeden Kuzu, “İnsülin direncine karşı öğünlerin sayısı azaltılmalı, öğünler arası uzatılmalıdır. Bunun için aralıklı oruç doğru bir modeldir. Ayrıca fazla karbonhidrat alımı da insülin direncine sebep olabileceğinden düşük karbonhidratlı bir beslenme uygulanmalıdır. Rafine nişastalı gıdalar, şekerle tatlandırılmış yiyecekler ve yapay tatlandırıcılardan uzak durulmalıdır. Glisemik indeksi yüksek olan bal, pekmez, çikolata, beyaz un, makarna, pirinç, patates, kavun, karpuz, incir, üzüm gibi besinlerin aşırı tüketiminden kaçınmak gerekir. Kırmızı et ve kızarmış yiyeceklerin tüketimi azaltılmalı ve bununla beraber sebze tüketimi artırılmalıdır. Ceviz, badem, avokado, nar, çilek, böğürtlen, yaban mersini, vişne, brokoli, ıspanak, zeytinyağı, hindistan cevizi yağı ve yüksek lif içeren yulaf gibi besinlerden yararlanılmalıdır. İnsülin direncini düşürücü etkisi olan deniz balıkları, tarçın, elma sirkesi, deve dikeni, yeşil çay gibi besinlerden faydalanılmalı ve elma sirkesi olarak mutlaka ev yapımı ve organik olanlarından tercih edilmelidir. İştah metabolizmasını düzenlemek için D vitamini, C vitamini, Krom, Omega 3, Magnezyum gibi takviyelerden yararlanılmalı, günlük rutinde mutlaka yürüyüş ve egzersiz yer almalıdır” şeklinde konuştu. İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-tavsiye-ogun-sayisini-azalt-ogun-arasini-uzat/">UZMANINDAN TAVSİYE: ÖĞÜN SAYISINI AZALT, ÖĞÜN ARASINI UZAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-tavsiye-ogun-sayisini-azalt-ogun-arasini-uzat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“HAFIZA DİYETİ ALZHEİMER RİSKİNİ AZALTABİLİR”</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hafiza-diyeti-alzheimer-riskini-azaltabilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hafiza-diyeti-alzheimer-riskini-azaltabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Aug 2023 06:49:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinyağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=49698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilişsel işlevlerde ortaya çıkan gerilemeyi engellemeyi ve beyin sağlığını korumayı amaçlayan bir beslenme modeli olan MIND diyeti hakkında bilgilendirmede bulunan İSÜ Liv Hospital Bahçeşehir’den Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Belma Doğan Güngen, “Türkçe’de ‘zihin ya da hafıza diyeti’ olarak da adlandırılan MIND diyeti; Akdeniz diyeti ve hipertansiyon kontrolü için önemli olan DASH diyetinin birleşimidir. Bu diyet [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hafiza-diyeti-alzheimer-riskini-azaltabilir/">“HAFIZA DİYETİ ALZHEİMER RİSKİNİ AZALTABİLİR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bilişsel işlevlerde ortaya çıkan gerilemeyi engellemeyi ve beyin sağlığını korumayı amaçlayan bir beslenme modeli olan MIND diyeti hakkında bilgilendirmede bulunan İSÜ Liv Hospital Bahçeşehir’den Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Belma Doğan Güngen, “Türkçe’de ‘zihin ya da hafıza diyeti’ olarak da adlandırılan MIND diyeti; Akdeniz diyeti ve hipertansiyon kontrolü için önemli olan DASH diyetinin birleşimidir. Bu diyet Alzheimer’daki beta amiloid proteinlerini azaltabilir. Ayrıca oksidatif stresi ve enflamasyonu (iltihaplanma) azaltabilir” diye konuştu.</p>



<p>“DİYETİ YAPANLARIN YÜZDE 53’ÜNDE RİSK AZALDI”</p>



<p>MIND diyetinin ilk kez ABD’deki Rush Üniversitesi’nden Dr. Martha Clare Morris ve arkadaşları tarafından 2015 yılında ortaya konulduğunu vurgulayan Doç. Dr. Güngen, “Çeşitli araştırmalar bu diyeti yapanların yüzde 53’ünde Alzheimer riskinin azaldığını gösterdi. Hatta diyeti kısmen uygulayanlarda bile riskin yüzde 35 azaldığı gözlenmiştir” açıklamasında bulundu.</p>



<p>“GÜNLÜK ZEYTİNYAĞI TÜKETİMİ ÖNEMLİ”</p>



<p>Mind diyetinin günlük olarak zeytinyağı tüketimini önerdiğini belirten Doç. Dr. Güngen, “Mind diyeti ayrıca tam tahıllar, baklagiller, sebzeler, meyveler, kuru yemişler, balık ve az miktarda et, süt ve süt ürünleri içerir. Kaçınılması gerekli olanlar ise doymuş yağlar, kırmızı et, rafine şeker içeren tatlılar ve içecekler sınırlandırılır” ifadelerini kullandı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230823aw014182-0-1024x740.jpg" alt="" class="wp-image-49700" style="width:354px;height:256px" width="354" height="256" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230823aw014182-0-1024x740.jpg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230823aw014182-0-300x217.jpg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230823aw014182-0-768x555.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230823aw014182-0-1536x1111.jpg 1536w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/20230823aw014182-0.jpg 1600w" sizes="(max-width: 354px) 100vw, 354px" /><figcaption class="wp-element-caption">NÖROLOJİ UZMANI DOÇ. DR. BELMA DOĞAN GÜNGEN, “HAFIZAYI GÜÇLENDİREN MIND DİYETİ, ALZHEİMER’DAKİ BETA AMİLOİD PROTEİNLERİNİ AZALTABİLİR. AYRICA OKSİDATİF STRESİ VE ENFLAMASYONU DA (İLTİHAPLANMA) AZALTABİLİR. ÇEŞİTLİ ARAŞTIRMALAR BU DİYETİ YAPANLARIN YÜZDE 53’ÜNDE ALZHEİMER RİSKİNİN AZALDIĞINI GÖSTERMİŞTİR” DEDİ. (İHA/İSTANBUL-İHA)</figcaption></figure>



<p>“HAFIZA DİYETİNİN 7 KURALI”</p>



<p>MIND diyetinin mutlaka bir doktor tavsiyesi ve diyetisyen eşliğinde uygulanması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Güngen, bu diyette hangi besin gruplarından ne kadar tüketilmesi gerektiğini ise şöyle açıkladı:“Yeşil yapraklı sebze: Folat, E vitamini, flavonoid gibi maddelerden zengin antioksidan kapasitesi yüksek olan yeşil sebze, salata haftada en az 6 porsiyon günde en az bir porsiyon olmalıdır. Yeşil sebzeye ek olarak günde en az bir kez de diğer sebze gruplarından tüketilmelidir.</p>



<p>Meyveler: Haftada iki porsiyon ve üzeri meyve, özellikle de antioksidan kapasitesi yüksek çilek yenebilir. Böğürtlen, ahududu ve yaban mersini gibi kez kırmızı-mor meyveler tüketilmeli</p>



<p>Kuru yemişler: Haftada genellikle beş porsiyon kuru yemiş tüketilmeli. Besin değerini güçlendirmek için farklı tür kuru yemişleri tercih edebilirsiniz.</p>



<p>Tahıllı gıda: Günde üç porsiyon azda olsa tam tahıllı gıda önerilir. Yulaf ezmesi, kinoa, esmer pirinç, tam buğday ekmeği.</p>



<p>Baklagiller: Haftada 3-4 öğün tüketilmelidir.</p>



<p>Zeytinyağı: Mind diyeti, günlük olarak zeytinyağı tüketimini önerir.</p>



<p>Balık, et tüketimi: Akdeniz tipi beslenmede olduğu gibi mind diyetinde de balık önerilirken, kırmızı etin sınırlandırılması gerektiği vurgulanır. Haftada 1 kez balık, 2 kez organik tavuk hindi tüketilmesi önerilir. Kırmızı et haftada 2 porsiyonu geçmemelidir. Kırmızı et tüketilecekse, daha çok sığır ve kuzu eti tüketilmesi önerilir.”</p>



<p>“KIZARMIŞ YİYECEKLER VE DOYMUŞ YAĞLARDAN KAÇINILMALI”</p>



<p>Hafıza diyetinde kaçınılması gerekli bazı besinler olduğunu da sözlerine ekleyen Doç. Dr. Güngen, “Mind diyetinde doymuş yağlar, kızarmış yiyecekler, haftada 2 günden fazla kırmızı et, rafine şeker içeren tatlılar ve içecekler sınırlandırılır. Bu besinlerin haftada 1-2’yi kesinlikle geçilmemesi önerilir” dedi. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hafiza-diyeti-alzheimer-riskini-azaltabilir/">“HAFIZA DİYETİ ALZHEİMER RİSKİNİ AZALTABİLİR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hafiza-diyeti-alzheimer-riskini-azaltabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OBEZİTE, HASTALIKLARA DAVETİYE ÇIKARTIYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/obezite-hastaliklara-davetiye-cikartiyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/obezite-hastaliklara-davetiye-cikartiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Nov 2022 08:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[özel egekent hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=37382</guid>

					<description><![CDATA[<p>Obezite tanımına dikkat çeken Özel Egekent Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İbrahim Ekiz, obezitenin insanın vücudunda sağlığını bozacak kadar fazla yağ oranının olması olduğunu söyledi. Vücuttaki bu fazla yağların hayat kalitesini düşürdüğünü vurgulayan Op. Dr. İbrahim Ekiz, obezitenin hareket kısıtlılığının yanında birçok hastalığa davet çıkaran bir sağlık problemi olduğundan bahsederek, “Obezite, uyku apnesinden tutun [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/obezite-hastaliklara-davetiye-cikartiyor/">OBEZİTE, HASTALIKLARA DAVETİYE ÇIKARTIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Obezite tanımına dikkat çeken Özel Egekent Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İbrahim Ekiz, obezitenin insanın vücudunda sağlığını bozacak kadar fazla yağ oranının olması olduğunu söyledi. Vücuttaki bu fazla yağların hayat kalitesini düşürdüğünü vurgulayan Op. Dr. İbrahim Ekiz, obezitenin hareket kısıtlılığının yanında birçok hastalığa davet çıkaran bir sağlık problemi olduğundan bahsederek, “Obezite, uyku apnesinden tutun da solunum güçlüğü, kas iskelet sistemi problemlerinden insülin direnci, hipertansiyon, safra kesesi hastalıkları ve koroner arter hastalıklarına kadar birçok sağlık problemine neden olabilmektedir” dedi.<br><br>TÜM YÖNTEMLER DENENİP SONUÇ ALINAMAMIŞSA AMELİYAT DÜŞÜNÜLMELİ<br>Hastalarına obezite ameliyatını diyet, spor ve ilaç gibi yöntemlerden sonuç alamadıklarında düşünmeleri gerektiğini vurgulayan Op. Dr. İbrahim Ekiz, ameliyat öncesi hastanın öncelikle cerrahi işlem için uygunluğunun kontrol edildiğini ve sonrasında ise vücut kitle endeksi ve varsa kronik rahatsızlıklarına göre değerlendirme yapıldığını ifade etti. Obezite ameliyatlarının mide kelepçesi, gastrit by-pass ve tüp mide gibi türlerinin olduğunu söyleyen Op. Dr. İbrahim Ekiz, bunların içinde en fazla yaptıkları ameliyatın tüp mide ameliyatı olduğunu ve aldıkları geri dönüşlerin de çok güzel olduğunu vurguladı. Bu geri dönüşlerde bir yıla kadar fazla kilolarının tamamına yakınını verebildiğini belirtti. Tüp mide ameliyatlarının birçok avantajının olduğunu söyleyen Op. Dr. İbrahim Ekiz, “Bu ameliyat sonrası tip 2 diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi sağlık problemlerinde azalma görülmenin yanında mide küçüldüğü için tokluk hissi meydana gelir. Diğer ameliyat yöntemlerine göre kilo verilmesi daha kolay ve kalıcıdır” diye konuştu.<br><br>OBEZİTE CERRAHİSİ SONRASI BESLEME “BARİATRİK BESLENME”</p>



<p><br>Obezite cerrahisi (Bariatrik cerrahi) sonrasında beslenme hakkında bilgi veren Özel Egekent Hastanesi Diyetisyeni Müge Mertcan ise obezite ameliyatının tek başına çözüm olmadığının altını çizdi. Obezite ameliyatı sonrası sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılmasının önemine işaret eden Mertcan, yaşam tarzı değişikliğinin obezite ameliyatının başarısında kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Bu açıdan obezite ameliyatlarında genel cerrahi ile koordineli çalıştıklarını belirten Bariatrik Diyetisyen Müge Mertcan, şu önerilerde bulundu: “Ameliyat sonrası hastaların bu alanda çalışan diyetisyenlerden beslenme eğitimi almalarını tavsiye ediyoruz. Obezite cerrahisi sonrası hastaların yaşadıkları fizyolojik ve psikolojik değişimlere sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde adapte olabilmesi için beslenme eğitimi ile alışkanlıkların değişmesi gerekiyor. Özellikle obezite ameliyatı sonrası yaşanacak hızlı kilo kaybında, kastan kaybın en aza indirilebilmesi için doğru besin kaynaklarının neler olduğu ve aşamalar nasıl sürdürülmesi gerektiğini hastalarımıza aktarıyoruz. Tüm bunların yanında hareketsiz kalmamak da önem taşıyor. Obezite ameliyatı sonrası beslenme alışkanlıklarının değişmesinin yanında aktif yaşamın da sürdülmesi gerekiyor. Beslenme kadar fiziksel aktivite ve sporun da yaşam tarzı haline getirilmesini tavsiye ediyoruz”dedi. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/obezite-hastaliklara-davetiye-cikartiyor/">OBEZİTE, HASTALIKLARA DAVETİYE ÇIKARTIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/obezite-hastaliklara-davetiye-cikartiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANLAR YAZIN VERİLEN KİLOLARIN KALICI OLMASI İÇİN UYARIYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-yazin-verilen-kilolarin-kalici-olmasi-icin-uyariyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-yazin-verilen-kilolarin-kalici-olmasi-icin-uyariyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Sep 2022 06:42:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=30594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beslenme, Diyet ve Fitoterapi Uzmanı Dyt. Beyza Vural Öten, yaz mevsiminin sonuna gelinen günlerde, yazın verilen kiloların kalıcı olması için önemli önerilerde bulundu. Diyet programlarının her bireyin ihtiyacına göre bir uzman tarafından planlanması gerektiğini vurgulayan Öten, &#8220;Bahsedeceğim beslenme önerileri herkes için geçerlidir. Bu önerileri alışkanlık haline getirerek formda kalabilmeniz mümkün. Yiyecekleri doğadaki haline en yakın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-yazin-verilen-kilolarin-kalici-olmasi-icin-uyariyor/">UZMANLAR YAZIN VERİLEN KİLOLARIN KALICI OLMASI İÇİN UYARIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Beslenme, Diyet ve Fitoterapi Uzmanı Dyt. Beyza Vural Öten, yaz mevsiminin sonuna gelinen günlerde, yazın verilen kiloların kalıcı olması için önemli önerilerde bulundu.</p>



<p>Diyet programlarının her bireyin ihtiyacına göre bir uzman tarafından planlanması gerektiğini vurgulayan Öten, &#8220;Bahsedeceğim beslenme önerileri herkes için geçerlidir. Bu önerileri alışkanlık haline getirerek formda kalabilmeniz mümkün. Yiyecekleri doğadaki haline en yakın formda tüketin. İşlenmiş gıdalar besin değerini kaybetmiş fazlaca sodyum, şeker ve katkı maddeleriyle koruyucu hale gelmiş paketli ambalajlı gıdalardır. Bu gıdalardan uzak durun. Vitamin ve liften zengin meyve ve sebzeleri bol miktarda tüketirseniz hem düşük kalori almış hem de mide hacminizi liflerle doldurup tokluğunuzu pekiştirmiş olursunuz. 3 yumruk büyüklüğü kadar mevsim sebzesi, 2 yumruk büyüklüğü kadar mevsim meyvesi tüketmeye çalışın. Salata, sebze veya sebze sularını günlük beslenmenize mutlaka ekleyin. Akşam yemeğinizi yedikten sonra uyuyana kadar olan süreç sürekli atıştırmakla geçiyorsa göbek çevresi yağlanması kaçınılmazdır. Akşam yemeğinizi yedikten sonra yatana kadar bitki çayı, su, çay, kafeinsiz kahve içilebilir, ancak meyve bile olsa yemekten uzak durmalısınız. Beynimiz, susama hissini sadece su ile değil içinde su barındıran yiyeceklerle de ilişkilendiriyor. Dolayısıyla susama hissi çoğu zaman atıştırma isteğiyle karıştırılıyor. İhtiyacınız olan 1-2 bardak suyken aslında siz 2-3 porsiyon meyveyi bir anda su ihtiyacınızı karşılamak için yiyor olabilirsiniz. Atıştırma isteği duyduğunuzda önce mutlaka 1-2 bardak su için ve mutlaka susama hissini beklemeden su içmeye çalışın. Yetersiz uyku iştah kontrolünü bozuyor. Az uyku gün içinde daha çok yeme isteği ve daha yüksek kalori alımına sebep oluyor. Bu nedenle ortalama 7-8 saat arası uyumamız gerekiyor&#8221; dedi.İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-yazin-verilen-kilolarin-kalici-olmasi-icin-uyariyor/">UZMANLAR YAZIN VERİLEN KİLOLARIN KALICI OLMASI İÇİN UYARIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-yazin-verilen-kilolarin-kalici-olmasi-icin-uyariyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;YAZ AYLARINDA VÜCUTTAKİ ÖDEM ARTIYOR&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/yaz-aylarinda-vucuttaki-odem-artiyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/yaz-aylarinda-vucuttaki-odem-artiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Jul 2022 06:23:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[ÖDEM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=27139</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Yıldız Melek Aksoylu, ödem ile ilgili bilgiler verdi. Ödemin dokularda olması gerekenden fazla sıvının birikmesi olarak bilindiğini aktaran Dyt. Yıldız Melek Aksoylu, &#8220;Genel olarak ellerde, ayaklarda, bacaklarda ve kollarda ödem görülebilir. Dönemsel olarak değişkenlik göstermekle birlikte yaz aylarında ödem artıyor. Ödemle başa çıkmak için önce sebebini tespit etmek gerekiyor. Dokular [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/yaz-aylarinda-vucuttaki-odem-artiyor/">&#8216;YAZ AYLARINDA VÜCUTTAKİ ÖDEM ARTIYOR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Yıldız Melek Aksoylu, ödem ile ilgili bilgiler verdi. Ödemin dokularda olması gerekenden fazla sıvının birikmesi olarak bilindiğini aktaran Dyt. Yıldız Melek Aksoylu, &#8220;Genel olarak ellerde, ayaklarda, bacaklarda ve kollarda ödem görülebilir. Dönemsel olarak değişkenlik göstermekle birlikte yaz aylarında ödem artıyor. Ödemle başa çıkmak için önce sebebini tespit etmek gerekiyor. Dokular içerisinde aşırı sıvı birikiminin meydana gelmesi, ödeme yol açıyor. Bu ödem birikimi de vücudun farklı bölgelerinde şişkinliğe sebep oluyor&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p><strong>&#8220;Bazı sağlık sorunları ödemin kaynağı olabiliyor&#8221;</strong></p>



<p>En doğru tespitin alanında uzman bir doktor tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Dyt. Yıldız Melek Aksoylu, ödemin sebepleri ve tedavi süreci ile ilgili şu bilgileri verdi: &#8220;Vücutta meydana gelen ödemin nedenleri merak edilen konuların arasında yer alıyor. Kalp ve dolaşım problemleri, tiroit hastalıkları, böbrek hastalıkları, bazı enfeksiyonel hastalıklar, kadınlarda adet dönemi ve menopoz, hormonal değişiklikler, tansiyon hastalıkları ödeme neden olabilir. Bu hastalıklardan biri varsa ödem problemi yaşama ihtimaliniz çok yüksektir. Fakat sağlığına dikkat edenler ödem sorununu kolayca çözebilirler. Tiroit probleminiz varsa gerekli tedaviyi almadan ödem problemini engelleyemezsiniz. Demir eksikliği yaşıyorsanız eksikliği gerek ilaç gerek beslenme ile yerine koymanız gerekir. Yüksek tansiyon probleminiz varsa ve yüksek sodyumlu besleniyorsanız ödem sorunu yaşamak kaçınılmazdır. İlk adım hastalığa bağlı nedenleri doktorunuz ile görüşmek ve yaşamsal faaliyetlerinizi gözden geçirmektir.”</p>



<p>&#8220;<strong>Aktif spor yapmak ödem için mükemmel bir ilaç&#8221;</strong></p>



<p>Günümüzde her yere ulaşım araçlarıyla gidildiğini söyleyen Dyt. Yıldız Melek Aksoylu, &#8220;Çoğu zaman masa başı çalışıyor, hareket etmekten yoksun kalıyoruz. Aktif spor yapabilmenin ödem için mükemmel bir ilaç olduğunu söyleyebilirim. Gerek spor salonunda gerek doğada gerekse de evde yaşantınıza hareket katmalısınız. İstedikten sonra her yerde hareket edebilirsiniz. Fiziksel aktivite kaslarınızın güçlenmesini sağlar, güçlü kaslarla dolaşım daha hızlıdır. Uyuyan bir dolaşımla oturduğunuz yerde şiştiğinizi hissederseniz ki masa başı çalışanlar bu konudan çok yakınır. Günde 15 dakika veya yarım saat diyerek küçümsemeyin. Günlük yarım saat yürümek, yapmamaktan daha iyidir” dedi.</p>



<p><strong>&#8220;Ödem sorunlarınız için beslenmenizi gözden geçirin&#8221;</strong></p>



<p>Beslenme alışkanlıklarının sağlığı etkilediği gibi ödem problemlerine de neden olduğunu belirten Dyt. Yıldız Melek Aksoylu, “Su tüketimi bu problemlerin en başında gelmektedir. Su tüketimi cinsiyete, yaşa, fiziksel aktivitenize ve ağırlığınıza göre değişir. Gereğinden az su tüketmek hem ödeme neden olmakta hem de metabolizmayı yavaşlatmaktadır. Su tüketiminin gereğinden fazlası da zararlıdır. Fazla su da ödem yapar ve elektrolit kaybına neden olarak sizi halsizleştirir. Düşünmekte bile güçlük çekersiniz. Meyve suyu, çay, kahve gibi içecekler su yerine geçmemektedir. Aksine fazla çay ve kahve tüketmek su kaybına neden olur ve dokularınız şişer. Tek tip beslenmek yani sadece karbonhidrat veya sadece protein ağırlıklı beslenmek hem kilo almanıza hem de ödeme neden olur. Protein ağırlıklı besleniyorum diye hiç sebze tüketmiyorsanız ve proteini gereğinden fazla tüketiyorsanız yağlanmaya bağlı dokularda sıvı birikmesi yaşarsınız. Karbonhidrat içeren besinler vücut tarafından parçalandığında su açığa çıkar ve yine gereğinden fazla tüketiliyorsa ödem kaçınılmazdır. Alerji veya intoleransınız olan besinlere karşı da dikkatli olmalısınız. Bunlarda metabolizmanıza zarar vererek kabızlığa ya da ishale bağlı ödem sorunları yaşamanıza neden olacaktır” ifadelerini kullandı.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/yaz-aylarinda-vucuttaki-odem-artiyor/">&#8216;YAZ AYLARINDA VÜCUTTAKİ ÖDEM ARTIYOR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/yaz-aylarinda-vucuttaki-odem-artiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANINDAN UYARI: YAĞSIZ DİYET OLMAZ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-uyari-yagsiz-diyet-olmaz/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-uyari-yagsiz-diyet-olmaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Jul 2022 08:23:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Huri Özkarabulut]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ Tüketimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=25219</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beslenme düzeninde oldukça önemli bir konumda bulunan yağ tüketimi, diyet yapanların akıllarında soru işaretlerine sebep oluyor. Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Huri Özkarabulut, “Yağda eriyen vitaminleri vücudumuza alabilmemiz için az da olsa yağ tüketmemiz gerekir. Bitkisel yağlara alternatif olarak balık tüketimini artırabilir, yağlı tohumlarla da yağ ihtiyacımızın bir kısmını karşılayabiliriz. Aynı zamanda günlük tüketeceğimiz 10-15 fındık, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-uyari-yagsiz-diyet-olmaz/">UZMANINDAN UYARI: YAĞSIZ DİYET OLMAZ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>Beslenme düzeninde oldukça önemli bir konumda bulunan yağ tüketimi, diyet yapanların akıllarında soru işaretlerine sebep oluyor. Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Huri Özkarabulut, “Yağda eriyen vitaminleri vücudumuza alabilmemiz için az da olsa yağ tüketmemiz gerekir. Bitkisel yağlara alternatif olarak balık tüketimini artırabilir, yağlı tohumlarla da yağ ihtiyacımızın bir kısmını karşılayabiliriz. Aynı zamanda günlük tüketeceğimiz 10-15 fındık, çiğ badem veya 5-6 cevizle de vücudun yağ ihtiyacı karşılanabilir” dedi.</p>



<p>&#8220;BİTKİSEL YAĞLAR, KOLESTEROLÜ KONTROL ALTINDA TUTUYOR&#8221;</p>



<p>Zeytinyağı, ayçiçeği yağı, soya ve mısır özü yağı gibi omega açısından oldukça değerli olan yağların mutlaka dışarıdan alınması gerektiğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Huri Özkarabulut, &#8220;Eğer vegan değilseniz, doymuş yağları hayvansal gıdalardan alabilir, ekstra katı yağ tüketiminin önüne geçebilirsiniz. Ancak doymamış yağ dediğimiz omega-3 ve omega-6 yağ asitleri kolesterolü kontrol altında tutarken, ayçiçeği yağı gibi bitkisel yağların da kolesterolü düşürücü etkisi bulunuyor. Bu yüzden bu yağ çeşitlerinin mutlaka dengeli olacak şekilde dışarıdan alınması gereklidir. Günlük yaşamda ise salatalara sıvı yağ yerine ceviz koyarak veya kahvaltılarda 10-15 adet zeytin tüketerek sağlıklı yağ alımı sağlanabilir” dedi.</p>



<p>“FAZLA YAĞ TÜKETİMİ KANSER YAPIYOR”<br>Fazla yağ tüketiminin, kolesterol düzeyini artırarak damar çeperlerinde kolesterol birikimine ve damarların daralmasına neden olduğunu da söyleyen Özkarabulut, “Bu daralma kalbe giden kan miktarını azaltacağından kalp krizine neden olabilir. Aynı zamanda yapılan araştırmalarda özellikle meme kanseri ile yağ tüketimi arasında ilişki bulunmuştur. Çok fazla kızarmış yağ tüketimi de kanser(mide) oluşma riskini arttırıyor” dedi. Özkarabulut, “Çoklu doymamış yağların yüzde 10-25&#8217;inin omega-3 olarak alınması kalp hastalıklarının önlenmesinde, kanser riskinin azalmasında ve sağlıklı beslenmede önerilen miktardır” diyerek sözlerine son verdi. İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-uyari-yagsiz-diyet-olmaz/">UZMANINDAN UYARI: YAĞSIZ DİYET OLMAZ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-uyari-yagsiz-diyet-olmaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAHVENİN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kahvenin-faydalari-saymakla-bitmiyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kahvenin-faydalari-saymakla-bitmiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jun 2022 09:37:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[fayda]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=22315</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Veysel Cigerli, kahvenin strese iyi geldiğini belirterek, &#8220;Vücuttaki serbest radikallerin sebep olduğu hücresel hasarlarla mücadele eden antioksidanların kahve tohumu ekstrelerinde bulunur. Oksidatif stresin sebep olduğu hastalıklara karşı antioksidan özelliği sayesinde vücuda yardımcı olabileceği düşünülmektedir&#8221; dedi. Yapılan araştırmalara göre günde 3 bardak kahve tüketen bireylerde karaciğer kanseri riskinin daha az olduğunun [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kahvenin-faydalari-saymakla-bitmiyor/">KAHVENİN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Veysel Cigerli, kahvenin strese iyi geldiğini belirterek, &#8220;Vücuttaki serbest radikallerin sebep olduğu hücresel hasarlarla mücadele eden antioksidanların kahve tohumu ekstrelerinde bulunur. Oksidatif stresin sebep olduğu hastalıklara karşı antioksidan özelliği sayesinde vücuda yardımcı olabileceği düşünülmektedir&#8221; dedi. Yapılan araştırmalara göre günde 3 bardak kahve tüketen bireylerde karaciğer kanseri riskinin daha az olduğunun belirlendiğine dikkat çeken Cigerli, &#8220;kahvedeki kafeinin karaciğer fibrözü, sirozu ve karaciğer kanserinin gelişiminde rol oynayan dönüştürücü büyüme faktörü beta-1 (TGF-beta1) oluşumunu baskılamasından kaynaklanabileceği ancak bu konuda klinik çalışmaların detaylı olarak yapılması gerektiği vurgulanmıştır&#8221; diye konuştu. Kahvenin antimikrobiyal etkisi olduğunu belirten Cigerli, &#8220;Kahvenin içerdiği kafeinin candida albicansa karşı fungustatik etki gösterdiği ve biyofilm oluşumunu engellediği ilk kez belirlenmiştir. Kahve ekstresi ise, diş çürümesine sebep olan streptococcus mutansa karşı engelleyici etkiye sahiptir. Kahvenin yapısındaki kafein jel veya krem şeklinde cilt bakım ürünlerinde yer almaktadır. Kafein cilt üzerine uygulandığında kan damarlarını genişleterek daha zinde ve küçük kırışıklıkları azaltan bir cilt elde edilebilmektedir. Kahve çekirdeğinde bulunan zar (silverskin) kısmından hazırlanan sulu ekstrenin içerdiği fenolik bileşikler ve diğer biyoaktifler, kaya etken maddeler nedeniyle yaşlılığı hızlandıran oksidatif ajanlara karşı cildi koruduğu ortaya konmuştur ve bu sebeple cilt sağlığında yaşlanma karşıtı olarak kullanılabileceği fikri de desteklenmektedir&#8221; şeklinde konuştu. Kahvenin şeker hastalığı riskini de azalttığına dikkat çeken Cigerli &#8220;10 binden fazla erkek veya kadın Finli ya da Hollandalı bireyler üzerinde yapılan saha çalışmalarında, kahve içenlerin içmeyenlere oranla yüzde 50&#8217;den daha az Tip-2 diabetes mellitus riski taşıdığı ortaya konmuştur. Ayrıca 1 milyon katılımcıyla ve 45 bin tip 2 diyabet vakasıyla yapılan çalışmaya dayanan araştırmada kahve tüketimi ile diyabet riski arasında güçlü bir ters korelasyon görüldüğü, kahvenin insülin direnci ve bozulmuş glikoz toleransı üzerine de olumlu etkileri olduğu bilinmektedir&#8221; diye konuştu.</p>



<p>KALP SAĞLIĞINI KORUYOR, TOKLUK HİSSİNİ ARTIRIYOR, YORGUNLUĞU GİDERİYOR</p>



<p>Kahvenin kalp sağlığına da iyi geldiğini anlatan Ciğerli, sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;Kardiyovasküler mortalite, koroner kalp hastalığı ve inme konusunda yararlı etkileri olduğu fakat yüksek alım miktarlarında daha az etkili olduğu çalışmalarda belirtilmiştir. Kafein ve klorojenik asit gibi kahve bileşenleri termojenez mekanizmalarını indüklemekte ve günlük 3-4 bardak kahve tüketimi günlük alınan enerji miktarını düşürmektedir. Ayrıca yapılan rastgele plasebo kontrollü çalışmalarda günde 524 miligram kahve tüketiminin 151 miligram ve daha az tüketenlere göre kiloyu ve yağ kütlesini azalttığı, tokluk hissini arttırdığı da belirlenmiştir. Kahvenin merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olduğu, yorgunluğu giderici ve ağrı kesici etkinliğini arttırabildiği belirlenmiştir.&#8221;</p>



<p>Kahvenin yapısındaki kafein karaciğerde metabolize olduğunu ifade eden Cigerli, &#8220;Bu sebeple karaciğer üzerinde çalışmalar yoğundur. Örneğin, kahve tüketimi yağlı karaciğer infiltrasyonunu ayarlayabilmektedir. Kahvenin karaciğer trigliseriti ile etkileşime girdiği ortaya konmuştur. Yapılan epidemiyolojik ve klinik çalışmalar; yaş, cinsiyet ve diğer faktörler değerlendirilerek kahve tüketiminin metabolik sendrom ile ters ilişkili olduğunu göstermektedir. Hayvan modellerinde ise non-alkolik karaciğer yağlanmasıyla da kafein alımı arasında zıt bir bağlantı olduğu ortaya konmuştur. Ancak kullanılan kahvenin hazırlanışı, miktarı, içimi sırasında şeker kullanımı gibi faktörler bu deneysel sonuçları değiştirebilmektedir. Bu amaçla klinik çalışmaların daha da artması gerekmektedir. Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Kongresi&#8217;nde, hamilelikte günde 200 miligramın altında ılımlı bir kafein tüketiminin bebek ve anne için risk oluşturmadığı rapor edilmektedir&#8221; diye konuştu. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kahvenin-faydalari-saymakla-bitmiyor/">KAHVENİN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kahvenin-faydalari-saymakla-bitmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİYABET KONTROL ALTINA ALINABİLİR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altina-alinabilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altina-alinabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Mar 2022 21:37:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[metobolizma]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=15216</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabetin bu denli artmasının bilinen ya da bilinmeyen pek çok nedeninin olduğunu dile getiren Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Erdem Türemen, “Diyabet hastalığının toplumda çok fazla görülmesinin birçok nedeni bulunuyor. Özellikle toplumda daha yaygın olarak görülen Tip 2 diyabete neden olan faktörlerin en başında kilo sorunu geliyor. Çünkü diyabet obezite ve vücut yağlanmasıyla ilişkili bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altina-alinabilir/">DİYABET KONTROL ALTINA ALINABİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Diyabetin bu denli artmasının bilinen ya da bilinmeyen pek çok nedeninin olduğunu dile getiren Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Erdem Türemen, “Diyabet hastalığının toplumda çok fazla görülmesinin birçok nedeni bulunuyor. Özellikle toplumda daha yaygın olarak görülen Tip 2 diyabete neden olan faktörlerin en başında kilo sorunu geliyor. Çünkü diyabet obezite ve vücut yağlanmasıyla ilişkili bir hastalık. Obezitenin de birçok nedeni var; hareketsizlik, televizyon izleme, tablet, telefon kullanma saatlerinin artması ve farklı beslenme problemleri de hastalığı tetikleyebiliyor. Diyabet artık çocuklarda dahi giderek daha sık görülüyor” dedi.</p>



<p>&nbsp;DİYABET YAVAŞ VE BELİRTİSİZ İLERLİYOR</p>



<p>Diyabetin yavaş ve belirtisiz ilerlediğini, dolayısıyla risk grubunda olan insanların dikkatli olması gerektiği önerisinde bulunan Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Erdem Türemen, “Sinsi bir hastalık olan diyabette ailesinde diyabet geçmişi olan, fazla kilolu, hipertansiyon hastası, kalp hastası ve kolesterol problemi yaşayan kişiler en riskli gruplar. Bu noktada risk gruplarına uygulanacak tarama testleri ve olası diyabet öyküleri, diyabet hastalığının erken teşhis edilmesini sağlıyor” şeklinde konuştu. </p>



<p><br> GİZLİ ŞEKER DÖNEMİNDE KİŞİ YAKINDAN TAKİP EDİLMELİ</p>



<p>Halk arasında “gizli şeker” olarak bilinen dönem tıp dilinde pre-diyabet olarak tanımlanıyor. &nbsp;Diyabet riskinin arttığı bir dönem olduğunu ve dolasıyla önemsenmesi gerektiğini belirten Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Erdem Türemen, “Pre-diyabeti çok önemsiyoruz çünkü bu dönemde bazı önlemler almak, birtakım ilaçlar kullanmak, hayat tarzını değiştirmek ya da diyet yapmak gibi pek çok adım muhtemel bir diyabeti önlüyor. Bu dönemde kişi yemeklerden sonra hemen acıkıyor, çok fazla su içiyor veya ani kilo kaybı yaşıyorsa kan şekerinin yükselmesinden şüpheleniliyor ve gerekli durumlarda birtakım testler yapılıyor. Hastanın Vücut Kitle İndeksi 30’un üstündeyse, ailede diyabet geçmişi ya da kalp hastalığı öyküleri varsa bu kez tarama testleri ve kişinin pre-diyabet olup olmadığını anlamak için şeker yükleme testlerinin yapılması gerekiyor. Kişinin açlık şekeri normal çıkabilir fakat şeker yükleme testi yapmadan pre-diyabet olup olmadığını anlamayabilirsiniz yani bu test ile kişinin pre-diyabet olup olmadığını; eğer pre-diyabet varsa diyabete ne kadar yakın olduğunu da öğrenmek mümkün” açıklamasında bulundu.</p>



<p>&nbsp;DÜZENLİ SPOR VE SAĞLIKLI BESLENME ÖNEMLİ</p>



<p>Yaşam tarzını değiştirmek, düzenli spor yapmak ve sağlıklı beslenmek diyabet hastalığına yakalanma riskini azalttığını vurgulayan Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Erdem Türemen, “Özellikle gizli şeker olarak bilinen pre-diyabet döneminde gerekli tarama testleriyle önlem almak, diyabete erken yakalanma riskini de düşürüyor. Pre-diyabet dönemde diyabeti yavaşlatan ilaçlar kullanmak gerekebiliyor. İlaç kullanmadan önce ise hastalara, beslenmelerini düzeltmeleri ve hareketli olmalarını öneriyoruz. Eğer hasta bunları uygular ve belirli bir kilo kontrolünü sağlayıp bunu devam ettirmeyi başarırsa zaten ilaca da ihtiyacı kalmıyor. Önemli olan, pre-diyabet döneminde kilo kontrolünü sağlayabilmek. Diyabetin korkutan komplikasyonlarının da iyi bir takip ve hasta uyumuyla önlendiğini hatırlatmakta fayda var. Çünkü önemli olan, kan şekerinin belirli bir düzeyde tutulması” dedi.&nbsp;<br>&nbsp;Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Erdem Türemen, doğru egzersiz için önerilerde bulundu:&nbsp; Egzersize yavaş ve düşük hızda başlayıp giderek tempoyu artırın. Kendinizi aşırı zorlamayın.&nbsp;Yanınızda her zaman diyabet hastası olduğunuzu belirten bir yazı, bileklik vb. taşıyın.&nbsp; Haftada 3-5 kez yürüyüş yapın.&nbsp; Ayak probleminiz varsa yüzme ve bisiklet gibi ayağa daha az yük bindiren sporları tercih edin. Spor ayakkabınızı ve spor kıyafetlerinizi her an görebileceğiniz yerlerde tutun. Böylece egzersiz her an aklınızda olacaktır. Ayaklarınızı sık sık kontrol edin (kızarıklık, su toplaması vb). Egzersiz süresince yanınızda glukoz kaynağı besinler bulundurun.&nbsp; Geç vakitlerde egzersizden kaçının, tek başınıza egzersiz yapmayın.&nbsp; Adımsayar kullanın ve 10000 adımı hedefleyin. Bilimsel çalışmalar adımsayar kullananların, kullanmayanlara göre 2500 adım daha fazla attığını ve daha fazla kilo verdiğini gösteriyor.&nbsp;Yeterli miktarda su için.&nbsp;Egzersiz öncesi ve sonrası kan şekerinizi ölçün.</p>



<p>Editör: Fatma HAYTAN / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altina-alinabilir/">DİYABET KONTROL ALTINA ALINABİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/diyabet-kontrol-altina-alinabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
