<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dikkat Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/dikkat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/dikkat/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Sep 2023 08:47:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>dikkat Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/dikkat/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>PSİKİYATRİ UZMANI UYARDI: MEVSİMSEL DEPRESYON HAYATINIZI KÂBUSA ÇEVİRMESİN</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/psikiyatri-uzmani-uyardi-mevsimsel-depresyon-hayatinizi-kabusa-cevirmesin/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/psikiyatri-uzmani-uyardi-mevsimsel-depresyon-hayatinizi-kabusa-cevirmesin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Sep 2023 08:47:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=50573</guid>

					<description><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzm. Dr. Aysu Yakın Olgun, mevsimsel depresyon hakkında açıklamalarda bulundu. Mevsim dönümlerinin birçok psikiyatrik bozuklukta şikâyetlerin artmasına ya da ataklara sebep olabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Olgun, “Bu değişiklikler en belirgin olarak duygudurum bozukluklarında görülür. Başta majör depresyon olmak üzere, yineleyen depresif ataklar, bipolar duygulanım bozukluğu ve diğer duygudurum bozuklukları tanısı alan hastalar mevsim geçişlerinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/psikiyatri-uzmani-uyardi-mevsimsel-depresyon-hayatinizi-kabusa-cevirmesin/">PSİKİYATRİ UZMANI UYARDI: MEVSİMSEL DEPRESYON HAYATINIZI KÂBUSA ÇEVİRMESİN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Psikiyatri Uzm. Dr. Aysu Yakın Olgun, mevsimsel depresyon hakkında açıklamalarda bulundu. Mevsim dönümlerinin birçok psikiyatrik bozuklukta şikâyetlerin artmasına ya da ataklara sebep olabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Olgun, “Bu değişiklikler en belirgin olarak duygudurum bozukluklarında görülür. Başta majör depresyon olmak üzere, yineleyen depresif ataklar, bipolar duygulanım bozukluğu ve diğer duygudurum bozuklukları tanısı alan hastalar mevsim geçişlerinde şikâyetlerinde artış hissedebilirler. Bazen de yalnız yaz mevsiminin bitişiyle başlayan, 4-5 ay kadar süren depresyon belirtileri yaşanabilir. Kış hüznü de denilen bu durumun gün ışığı saatlerinin azalmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Dolayısıyla, bu kişilerde ilkbahara kadar sürebilen depresyon belirtileri ortaya çıkabilir. Nadiren tam tersi de söz konusu olabilir” diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/09/20230922aw036186-0-954x1024.jpg" alt="" class="wp-image-50574" style="width:416px;height:447px" width="416" height="447" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/09/20230922aw036186-0-954x1024.jpg 954w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/09/20230922aw036186-0-279x300.jpg 279w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/09/20230922aw036186-0-768x824.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/09/20230922aw036186-0.jpg 1158w" sizes="(max-width: 416px) 100vw, 416px" /></figure>



<p>“UYKU SORUNLARI GÖRÜLEBİLİR”</p>



<p>Belirtilerin şiddetine göre işlevsellik ve günlük aktivitelerin de etkilenebileceğini dile getiren Uzm. Dr. Olgun, “Bu şiddetli olduğunda, mevsimsel depresyon, sonbahar depresyonu, kış hüznü gibi isimlerle nitelendirilen bir tür duygudurum bozukluğundan söz ederiz. Mevsimsel depresyonda, majör depresyon bulgularını görürüz. Bunlar; günün önemli bir bölümünde çökkün hissetmek, aktivitelerden keyif almamak, iştah ve kilo değişiklikleri, uyku sorunları, halsizlik ve tedirginlik, enerjisizlik, umutsuzluk ya da değersizlik hisleri, konsantrasyon bozukluğu, ölüm düşüncelerine sahip olmaktır” şeklinde konuştu.</p>



<p>MEVSİMSEL DEPRESYON BELİRTİLERİ</p>



<p>Mevsimsel depresyonda görülebilecek belirtilere değinen Uzm. Dr. Olgun, “Sonbahar depresyonunda aşırı uyku, aşırı yeme ve kilo artışı, sosyal anlamda içe çekilme gibi durumlarda da değişiklikler gözlemlenebilir. Tedavisinde psikoterapi yaklaşımlarının ve ilaçların etkili olduğu bilinmektedir. Bu belirtilere sahipseniz, mutlaka bir uzmandan yardım almalısınız” ifadelerini kullandı. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/psikiyatri-uzmani-uyardi-mevsimsel-depresyon-hayatinizi-kabusa-cevirmesin/">PSİKİYATRİ UZMANI UYARDI: MEVSİMSEL DEPRESYON HAYATINIZI KÂBUSA ÇEVİRMESİN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/psikiyatri-uzmani-uyardi-mevsimsel-depresyon-hayatinizi-kabusa-cevirmesin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MASA BAŞINDA ÇALIŞANLAR DİKKAT!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/masa-basinda-calisanlar-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/masa-basinda-calisanlar-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Nov 2022 12:39:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[masa başı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=36525</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boyun fıtığı, omurgayı zorlama, kazalar, travmalar ya da ilerleyen yaşla birlikte omurlar arasında yer alan kıkırdak diskin ortasında yer alan yumuşak parçanın etrafındaki tabakaları yırtarak dışarı taşması sonucu meydana gelir. Ağrı boyunda, sırtta, omuzlarda ve kürek kemiklerinde oluyorsa fıtık orta kısmında oluşmuş demektir. Eğer fıtık yan bölümde oluştuysa kişi elinde uyuşma, kolunda ağrı ve karıncalanma [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/masa-basinda-calisanlar-dikkat/">MASA BAŞINDA ÇALIŞANLAR DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Boyun fıtığı, omurgayı zorlama, kazalar, travmalar ya da ilerleyen yaşla birlikte omurlar arasında yer alan kıkırdak diskin ortasında yer alan yumuşak parçanın etrafındaki tabakaları yırtarak dışarı taşması sonucu meydana gelir. Ağrı boyunda, sırtta, omuzlarda ve kürek kemiklerinde oluyorsa fıtık orta kısmında oluşmuş demektir. Eğer fıtık yan bölümde oluştuysa kişi elinde uyuşma, kolunda ağrı ve karıncalanma yine kolda güçsüzlük hissi ile kendini gösterir. Boyun fıtığı kişilerin günlük yaşlarını olumsuz yönde etkileyen bir sağlık sorunudur. Boyun fıtığı her yaş grubunda görülebilir ancak çoğunlukla orta yaş grubunda sık rastlanır. Sigara kullanmak, masa başında uzun süre sabit çalışmak, ağır yük taşımak, uzun süre cep telefonu kullanmak, boynu eğerek uzun zaman ekrana bakmak, stres, hareketsiz yaşam ve omurgaya yük binen sporlar yamak boyun fıtığına zemin hazırlayan faktörlerdir. Ayrıca soğuk havalarda boyun kısmının yeterince ısıtılmaması, ani hareketler yapmak ve yanlış uyku pozisyonu da boyun fıtığına zemin hazırlayabilir.</p>



<p>Hastalığın tanısında; hastanın öyküsü, fiziki muayene, röntgen, manyetik rezonans, bilgisayarlı tomografi çoğunlukla kullanılır. Bazı durumlarda ise EMG (elektromiyografi) denilen sinir incelemelerinden faydalanılır. Op. Dr. Mustafa Örnek, &#8221;Gelişen teknoloji ile birlikte boyun fıtığı tedavisi oldukça konforlu hale geldi. Mikrocerrahi yöntemi boyun fıtığı tedavisinde yüz güldürücü sonuçlar elde edilmesini sağlıyor. Çok küçük bir kesi ile uygulanan Mikrocerrahi, mikroskop aracılığıyla detaylı görüntü elde edilebilen bir cerrahi tekniktir. Çok küçük kesi nedeniyle iyileşme süresi çok daha çabuk olur. Mikrocerrahi teknikte hasarlı bölgeye çok küçük bir kesi yapılıyor. Ameliyat işlemi küçük bölgeden uygulanıyor. Detaylı ve rahat görüntüleme sağlanabilmesi için ameliyathanede bulunan çok büyük boyutlarda bir mikroskop kullanılıyor. Net ve ayrıntılı bir görüntü elde edilmesi hasta için hayati öneme sahip olunan dokuların zarar ve hasar görmesi riskini en aza indiriyor.&#8221; dedi. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/masa-basinda-calisanlar-dikkat/">MASA BAŞINDA ÇALIŞANLAR DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/masa-basinda-calisanlar-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KIŞLIK KONSERVELERE DİKKAT!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kislik-konservelere-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kislik-konservelere-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Aug 2022 06:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[kışlık konserve]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=28099</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz mevsiminde tezgahları doldurulan renk renk meyve ve sebzeler aynı zamanda hala daha çoğu mutfakla kışlık yiyecek olarak farklı yöntemlerle muhafaza edilebiliniyor. Genellikle konserve, buzluğa atılma ya da turşu gibi uygulamaların tercih edildiği meyve ve sebzeler verilen emeklerle hem sağlığa hem de bütçeye dost oluyor. Bu saklama yöntemlerinin nasıl doğru hazırlanılacağına dair bilgilendirmelerde bulunan Dr. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kislik-konservelere-dikkat/">KIŞLIK KONSERVELERE DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yaz mevsiminde tezgahları doldurulan renk renk meyve ve sebzeler aynı zamanda hala daha çoğu mutfakla kışlık yiyecek olarak farklı yöntemlerle muhafaza edilebiliniyor. Genellikle konserve, buzluğa atılma ya da turşu gibi uygulamaların tercih edildiği meyve ve sebzeler verilen emeklerle hem sağlığa hem de bütçeye dost oluyor. Bu saklama yöntemlerinin nasıl doğru hazırlanılacağına dair bilgilendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Hilal Demirkesen Bıçak aynı zamanda özellikle konservede ortaya çıkabilecek ölüm riskine karşı da uyarıda bulundu. Hilal Demirkesen Bıçak, “Konserve yapımı öncesi clostridium botulinum&#8217; dediğimiz toprak kökenli bir bakteri var. Eğer bakteriyi hazırlık aşamasında elemine edemezsek tüketilmesi durumunda vakalar ölümle sonuçlanabiliyor” dedi.</p>



<p>“Tüm hazırlıklarımızda püf noktalarımız var. Çünkü doğru yapmadığımız takdirde gıda zehirlenmelerine sebebiyet veren tehlikelerle karşı karşıyayız” diyerek öncelikli olarak konservelerin doğru hazırlanması için bilgilendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Hilal Demirkesen Bıçak sözlerine şöyle devam etti:“Konservede doğru bir yöntem olarak sıcak dolum tercih edilmelidir. Malzemeleri öncelikli olarak steril hale getirmeliyiz. Ev ortamında bu sterilizasyonu kaynatarak yapabiliriz. Genellikle cam kavanozlar tercih edilir. Bu doğru bir yöntemdir. Cam kavanozlarımızı öncesinde kaynatalım, kapakları, paslanmamış, zedelenmemiş şekilde sağlam kapaklar tercih edelim. Sıcak dolum yaptıktan sonra yani kaynar diyebileceğimiz sıcaklıklarda doğru pişirme işlemleri uyguladığımız ürünlere kavanozlara sıcak bir şekilde doldurup, sıkı bir şekilde kapatalım, serin ve kuru bir yerde güneş ışığını direk almadan muhafaza edelim. Böylelikle konservelerin bir yıl kadar muhafazası uygundur.”</p>



<p>BAKTERİ DOĞAL AMA SONUÇ ÖLÜM OLABİLİR</p>



<p>Her ne kadar doğru yöntemleri tek tek uygulamış olsak da sağlık açısından getireceği risklere karşı da dikkat edilmesi geren yerlerin altını çizen Hilal Demirkesen Bıçak, “Yalnız belirli periyodlarda kapakları kontrol etmekte fayda var. Özellikle tüketime sunmadan önce, kapakta bir şişme olup olmadığını kontrol etmeliler. Kapakta herhangi bir şişme ya da dışa doğru bir bükülme varsa tüketime sunmamalıyız. Ya da açtığınızda kokusunda nahoş bir koku varsa, tadında istenmeyen bir özellikle varsa yine tüketime uygun değil demektir. Bizim konservelerde en çok dikkat etmemiz gereken konu aslında botulizm. Clostridium botulinum dediğimiz toprak kökenli bir bakteri var. Bu bakteri toprak ile temas eden sebzelerde doğal olarak bulunuyor. Bu bakterinin konservelerde tat ve kokuda bozulma olmadan veya kapakta bombaj yapmadan da çoğalabileceği bilinmeli ve tüketici çok daha dikkatli olmalıdır. Fakat konserve yapımı öncesi bunu elemine edemezsek ölümle sonuçlanabiliyor. Bahsetmiş olduğumuz bakteriyi eğer ortamdan uzaklaştırmazsak, 1 yıl kadar ömür vermiş olduğumuz konservemizde üreyerek artacaktır. Fazla sayıya ulaşan bakteri zehirlenmeye sebep olacaktır. Eğer yapım öncesi veya sonrasında bu bakteriyi elemine edemiyorsak vakalar ölümle sonuçlanabiliyor” dedi.</p>



<p>Bu bakterinin konserve öncesinde bol ve ayrıntılı yıkama işlemi ve yeterli pişirme ile uzaklaştırabileceğini söyleyen Demirkesen Bıçak yine de emin olabilmek için, “Sıcak dolum yapıp kapağını kapattıktan sonra yeniden sıcak su dolu tencerelerde kaynatma işlemi tercih edilebilir” diye konuştu. Diğer bir yöntem ise konserveyi açtığımızda tüketmeden önce tekrar pişirme işlemi uygulamaktır.</p>



<p>Demirkesen Bıçak ayrıca bozuk olan ürün tüketildiği takdirde karın ağrısı, mide bulantısı, ishal, kaslarda güçsüzlük gibi semptomları varsa en kısa zamanda sağlık kuruluşuna gidilmesi gerektiğini de hatırlattı.</p>



<p>“TURŞU GIDAYI DAHA ZENGİN HALE GETİRİYOR”</p>



<p>Diğer bir yöntem olan ve Türk mutfağında da çok sık tüketilen turşular ile ilgili de Demirkesen Bıçak, “Turşu hemen hemen her meyve ve sebzeden yapılabildiği için kışlık tüketiminde geniş bir yer tutuyor. Meyve sebzeler taze halleriyle vitamin, mineral lif bakımından oldukça zengin iken bunların turşuya işleniyor olması onların değerlerini daha da arttırmış oluyor. Turşu fermente bir gıda. Fermantasyonu yapan bakteriler bizim için faydalı bakteri olarak sınıflandırdığımız laktik asit bakterileri biyoaktif-peptid ve poliaminler üretiyorlar. Böylelikle başta bağışıklık sistemi olmak üzere genel metabolizma üzerinde sağlık durumumuzu iyi anlamda yükseltiyorlar” dedi.</p>



<p>“BUZLUK İÇİN PORSİYONLARA AYIRMAK ÖNEMLİ”</p>



<p>Dondurma işleminin ise taze gıdaya çok yakın bir işlem olduğunu aktaran Demirkesen Bıçak, burada en dikkat edilmesi geren durumun buzluğa atılacak porsiyonların iyi ayarlanması olduğunu ifade etti. Demirkesen Bıçak, “Besin değerini ve gıda bütünlüğünü koruma açısından hızlı dondurmayı tercih ediyoruz. Bunu da buzluğa kaldıracak olduğumuz ürünlerin miktarını küçülterek yapmalıyız. Yani porsiyonlara ya da gramlara ayırarak buzluğa koymalıyız ki hızlı bir donma işlemi olsun. Tabi ki de gıdayı koyacak olduğunuz materyal de gıdaya uygun olması gerekiyor. Sebzelerin dondurma işlemi öncesinde ön haşlama ya da pişirme uygulamasını da öneriyorum. Enzimatik olarak gıdaların bozulmasına sebep olabilecek unsurların ortadan kalkması için bunları in aktif hale getirmeliyiz. O yüzden ısıl işlem görmeli. Örneğin bezelyeleri birkaç dakika kaynar suda tutmalı sonrasında buzlu suda soğutup en son buzluk için hazır hale getirmeliyiz. Meyvelerde ise iyi bir yıkama işlemi ile bakterilerden arındırıp öyle buzluğa koymalıyız ”diye konuştu.</p>



<p>“SAKLAMA MATERYALİ DE BİR O KADAR ÖNEMLİ”</p>



<p>Son olarak tüm saklama yöntemlerinde saklama materyalinin de bir o kadar önemli olduğunu da dikkat çeken Demirkesen Bıçak, “Tabi ki de en sağlıklı saklama materyali cam ama biz bunu buzlukta kullanamıyoruz. Bu yüzden tüketici plastik kaplara yöneliyor. Kapların tercihinde mutlaka gıda ile temas etmesine uygun olup olmadığını kontrol edilmeli. Kapların alt kısmında bulunan kadeh ve çatal figürünün bir arada bulunduğu bir sembol var. Bu sembol ürünün gıda ile temasına uygun olduğunu ifade eder. Bu sembolü sadece dondurma için değil tüm gıda saklama yöntemlerinde kontrol edilip dikkat edilmelidir” diyerek sözlerini tamamladı. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kislik-konservelere-dikkat/">KIŞLIK KONSERVELERE DİKKAT!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kislik-konservelere-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BURUN ESTETİĞİ SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KURALLAR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/burun-estetigi-sonrasi-dikkat-edilmesi-gereken-kurallar/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/burun-estetigi-sonrasi-dikkat-edilmesi-gereken-kurallar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Feb 2022 21:57:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[BURUN]]></category>
		<category><![CDATA[burun estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=12544</guid>

					<description><![CDATA[<p>Burun estetiği ameliyatları hem rahat nefes almayı sağlamak hem de kişinin yüzü ile en uyumlu olacak burun şeklinin oluşturulması için yapılmaktadır. Görselliğin yanı sıra sağlık açısından da en çok başvurulan cerrahiler arasında yer alan burun estetiği, yalnızca estetik görünüm isteyenlere de uygulanabilmektedir. BURUNDAKİ SORUNLAR FARKLI NEDENLERDEN KAYNAKLANABİLİR Burunda var olan problemler genellikle ergenlikte kemik ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/burun-estetigi-sonrasi-dikkat-edilmesi-gereken-kurallar/">BURUN ESTETİĞİ SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KURALLAR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Burun estetiği ameliyatları hem rahat nefes almayı sağlamak hem de kişinin yüzü ile en uyumlu olacak burun şeklinin oluşturulması için yapılmaktadır. Görselliğin yanı sıra sağlık açısından da en çok başvurulan cerrahiler arasında yer alan burun estetiği, yalnızca estetik görünüm isteyenlere de uygulanabilmektedir.</p>



<p><br>BURUNDAKİ SORUNLAR FARKLI NEDENLERDEN KAYNAKLANABİLİR</p>



<p><br>Burunda var olan problemler genellikle ergenlikte kemik ve kıkırdak yapılardaki aşırı gelişmeler, travmalar ve gelişimsel sorunlardan kaynaklanmaktadır. Rinoplasti ameliyatları ağırlıklı olarak; burnunda şekil bozukluğu bulunan, burun ucu görünümünden memnun olmayan, burun kemiğinde sorun ve eğrilik olan, burnunu küçültmek isteyen, burnu kırılan, burun kanatlarını daraltmak isteyen, solunum sorunu ile birlikte şekil problemi yaşayan, burun delikleri ciddi derecede asimetrik ya da büyük olan kişilere uygulanabilir.</p>



<p><br>ESTETİK İLE İLGİLİ BEKLENTİLER GERÇEKÇİ OLMALI</p>



<p><br>Burun ameliyatı, bu işlemi talep eden her kişiye yapılmamalı, görüşmelerde hastaların sosyal ve psikolojik durumları da değerlendirilmelidir. Estetik burun ameliyatı, işlem sonrasında aşırı mükemmeliyet isteyen, hayatının değişeceğini bekleyen, çok güzelleşeceğini düşünen ve her açıdan burnunun fotoğrafını çekip mükemmel simetri arayan kişiler için uygun değildir. Bununla birlikte beklentileri gerçekle bağdaşmayan, öz algı bozukluğu (somatiform bozukluk) gibi psikolojik sıkıntıları olan kişilere de cerrahi uygulanmamalıdır.. Rinoplasti için en uygun adayları; aşırı mükemmeliyetçi olmayan, dış görünümünde bir gelişme ve güzelleşme bekleyenler oluşturur.</p>



<p><br>FONKSİYON VE ESTETİK BİR ARADA ELE ALINMALIDIR</p>



<p><br>Burun estetiği için başvuran hastaların bir kısmı aynı zamanda nefes ile ilgili sıkıntılar da yaşamaktadır. Ameliyat öncesinde hastanın şikayeti olsun ya da olmasın burun içi muayene mutlaka gerçekleştirilmelidir. Fonksiyonel düzeltme de yapılabilen burun estetiğinde genellikle septum denilen ve burnu ortadan ikiye ayıran yapı, bir tarafa eğilerek hava yolunu daraltmışsa bunlar giderilir. Konka denilen etlerde bir büyüme varsa bunlar küçültülür, burun eti ve septum eğriliği gibi sorunlar ortadan kaldırılır.</p>



<p><br>KİŞİYE EN UYGUN AMELİYAT TEKNİĞİ BELİRLENİYOR</p>



<p><br>Estetik burun ameliyatı kapalı ve açık olarak adlandırılan iki temel yöntem kullanılarak yapılır. Birbirlerine üstünlüğü bulunmayan bu iki yöntem eşdeğer olarak kabul edilir ve hasta için uygun olan yöntem tercih edilir. Deformitesi çok olan olgularda ya da bağ doku yapısında zayıflık, eksiklik sebebiyle desteklenmesi gereken burunlarda açık yapısal (structural) rinoplasti yapılabilir. Son zamanlarda popülerlik kazanmış ‘preservation rinoplasti’ (koruyucu burun estetiği), ‘letdown’, ‘pushdown’, ‘karma rinoplasti’ gibi isimlerle anılan çeşitli teknikler de mevcut olup, bu teknikler hem açık hem de kapalı yöntemle uygulanabilmektedir. Bu tekniklerde nihai amaç, gerekli yapıları maksimum derecede koruyarak hedeflenen şekle ulaşabilmektir. Hastalar bu konuda sadece bilgilendirilmeli ve hangi tekniğin uygulanacağına cerrahlar karar vermelidir. Hastanın burun ve yüz yapısı en doğru şekilde değerlendirildikten sonra hangi tekniğin uygulanması gerekiyorsa o tercih edilir.</p>



<p><br>HEDEF DOĞAL VE GÜZEL BİR BURUNA ULAŞMAKTIR</p>



<p><br>Burun estetiğinde hastaların istekleri de baz alınarak altın oranın korunmasına özen gösterilmeye çalışılmakla birlikte mevcut varyasyonları da göz önünde bulundurulur. Hastaya bunu daha iyi anlatabilmek için estetik cerrahi uzmanları planladıkları burnu, çeşitli 2 boyutlu veya 3 boyutlu uygulamalarla gösterebilir. Her ne kadar hastanın istekleri öncelikli olsa da yüzün oranları dikkate alınarak hareket etmek gerekir. Rinoplasti ameliyatlarında temel hedef doğal ve yüz ile uyumlu bir buruna ulaşmak olmalıdır.</p>



<p><br>DEĞERLENDİRME İÇİN SON ŞEKLİNİ ALMASI BEKLENMELİ</p>



<p><br>Rinoplasti sırasında yapılan değişiklikler çok küçük olsa da bunlar, yüzün görünümünde ve ifadesinde büyük algısal farklar yaratabilir. Unutulmaması gereken konulardan biri de, burnun canlı bir organ olduğu ve her biri faklı iyileşme özellikleri gösterebilen kemik, kıkırdak, mukoza ve deriden oluşan özel bir bölge olduğudur. Ameliyatta verilen şeklin iyileşme süreci tamamlandıktan ve ödemler indikten sonra birebir aynısı olmayabileceği olasılığını bilmek önemlidir. Bu sebeple ikinci bir operasyonun gerekli olduğu durumlarda bile en az bir sene beklemek tavsiye edilmektedir. Örneğin burun derisinin kalın olduğu durumlarda, burun ucunun biçim alması daha uzun bir süreci gerektirir.</p>



<p><br>AMELİYAT SONRASINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?</p>



<p><br>Sigara, iyileşme sürecini olumsuz yönde etkileyebileceği için sigara kullanılıyorsa ameliyat sonrası bırakılmalı, Ameliyat sonrası burun, travmalardan korunmalı ve şişlikleri azaltmak için baş mümkün olduğunca yüksek tutulmalı, Kan sulandırıcı özellik gösteren ilaç, yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalı, Burun estetiği ameliyatı sonrasında bir süre spor yapılmamalı, 7-10 gün kadar aktivitelerden ve 1-2 ay kadar ağır sporlardan uzak durulmalı, Ameliyat sonrası burnu koruyan alçı ya da atellerin ıslanmamasına özen gösterilmeli, Doktorun tavsiye edeceği süre kadar gözlük kullanılmamalı, tavsiye edilen merhem ve spreyler kullanılmalı, İyileşme sürecini hızlandırmak için düzenli uyku ve beslenmeye özen gösterilmelidir.</p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/burun-estetigi-sonrasi-dikkat-edilmesi-gereken-kurallar/">BURUN ESTETİĞİ SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KURALLAR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/burun-estetigi-sonrasi-dikkat-edilmesi-gereken-kurallar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AİLEDE COVİD-19&#8217;DAN ÖLÜM ÖYKÜSÜ VARSA DİKKAT</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/ailede-covid-19dan-olum-oykusu-varsa-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/ailede-covid-19dan-olum-oykusu-varsa-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Feb 2022 08:09:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ÖLÜM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=11402</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre pandeminin başından bu yana dünyada 394 milyon kişi hastalığa yakalandı, 5 milyon 735 bin kişi ise Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. Omicron varyantı ise endişe verici varyantlar listesine eklenen 5. varyant oldu. Bulaşıcılığının çok yüksek olması nedeniyle kısa sürede 100’den fazla ülkeye yayılan varyantın, Delta varyantına göre aşıya daha fazla direnç [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ailede-covid-19dan-olum-oykusu-varsa-dikkat/">AİLEDE COVİD-19&#8217;DAN ÖLÜM ÖYKÜSÜ VARSA DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre pandeminin başından bu yana dünyada 394 milyon kişi hastalığa yakalandı, 5 milyon 735 bin kişi ise Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. Omicron varyantı ise endişe verici varyantlar listesine eklenen 5. varyant oldu. Bulaşıcılığının çok yüksek olması nedeniyle kısa sürede 100’den fazla ülkeye yayılan varyantın, Delta varyantına göre aşıya daha fazla direnç gösterdiği de Dünya Sağlık Örgütü tarafından ifade edildi.</p>



<p><strong>Sürü bağışıklığı yöntemi çok riskli</strong></p>



<p><br>Türkiye’de günlük vaka sayılarının 90 binin üzerine çıktığı ve her gün ortalama 250 kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Serhan Sakarya, “Hastalığın 3’lü bacağı var. İlki kişinin virüse karşı bağışıklık yanıtının nasıl olduğu ile alakalı. İkincisi virüsün miktarı ve ne kadar hastalandırıcı faktörünün olduğu ile ilgili. Kişinin bağışıklığı güçlü ise gelen virüs miktarı da az ve hastalık yapıcı özelliği azsa kişi çok rahat bu virüsü yok edebiliyor. Ancak gelen virüs miktarı fazla ve hastalık yapıcı özelliği de yüksekse kişinin bağışıklığı ne kadar güçlü olursa olsun kişi bununla baş edemiyor. Şu an bu durumdayız. Sürünün bağışıklanması bu nedenle çok tehlikeli. İnsanlar bu nedenle aşı olsalar dahi hasta oluyor ya da ölüyor. Şu an sadece Türkiye değil, Almanya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler de sürü bağışıklığı yöntemini deniyor. Sonuçları ise ortada” dedi.</p>



<p><strong>Çin karantina ile başardı</strong></p>



<p><br>Devletlerin Kovid-19 ile mücadele için sürü bağışıklığı değil daha ciddi önlemler alması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sakarya, “Tıpkı Çin örneği gibi. Nüfusları 3 milyar civarında ve günlük 300 vaka bildiriyorlar. Kapanma sayesinde bunu başardılar ve Çin için artık pandemi yok. Sadece aşılama ile sorunu çözebileceğini düşünen ülkelere bakıyorsun örneğin Amerika gibi. Çin’e göre nüfusları çok daha az ancak günlük 500 &#8211; 600 bin vaka bildiriyorlar. Hatırlayın, pandeminin başında günlük vaka sayıları 3 binden 30 bine çıktığında insanlar maske taktı ve dikkat etmeye başladı. O dönem biz ülke olarak Covid-19’un önüne geçmeyi başardık. Şu an halkımız, ne günlük vaka sayılarını ne de ölümleri ciddiye almıyor. En büyük tehlike de bu” diye konuştu.</p>



<p><strong>Neden kişiden kişiye değişiyor?</strong></p>



<p><br>Kovid’in seyrinin kişiden kişiye değişmesinin nedenini de açıklayan Prof. Dr. Sakarya, “Bunun genetik yatkınlıkla ilişkisi var. Mesela bazı hastalar geliyor. Ailelerinde Kovid’e yakalanıp kurtulamayan kişiler var. Hastalığı çok hafif seyirle bile gelse, aşı da yaptırmış olsalar o kişiler hayatını kaybedebiliyor. Ailede Covid nedeniyle ölmüş anne, baba, kardeş varsa hastalığa yakalanan kişilerin çok fazla dikkatli olması gerekiyor. Bunun nedeni tamamen genetik yatkınlık” şeklinde konuştu.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ailede-covid-19dan-olum-oykusu-varsa-dikkat/">AİLEDE COVİD-19&#8217;DAN ÖLÜM ÖYKÜSÜ VARSA DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/ailede-covid-19dan-olum-oykusu-varsa-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AĞIZ KURULUĞU BAZI HASTALIKLARIN HABERCİSİ OLABİLİR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/agiz-kurulugu-bazi-hastaliklarin-habercisi-olabilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/agiz-kurulugu-bazi-hastaliklarin-habercisi-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jan 2022 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kuruluğu]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=9849</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağız kuruluğu, tükürük bezlerinin ağız içini ıslak tutmak için yeterli tükürük üretemediği bir durumu ifade etmektedir. Tükürük, bakteriler tarafından üretilen asitleri etkisiz hale getirerek, bakteri üremesini sınırlar ve diş çürümesini önlemeye yardımcı olur. Tükürük ayrıca tat alma yeteneğini geliştirir ve çiğneme ile yutmayı kolaylaştırır. Ayrıca tükürükteki enzimler sindirime yardımcı olmaktadır. Azalmış tükürük ve bunun sonucunda [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/agiz-kurulugu-bazi-hastaliklarin-habercisi-olabilir/">AĞIZ KURULUĞU BAZI HASTALIKLARIN HABERCİSİ OLABİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ağız kuruluğu, tükürük bezlerinin ağız içini ıslak tutmak için yeterli tükürük üretemediği bir durumu ifade etmektedir. Tükürük, bakteriler tarafından üretilen asitleri etkisiz hale getirerek, bakteri üremesini sınırlar ve diş çürümesini önlemeye yardımcı olur. Tükürük ayrıca tat alma yeteneğini geliştirir ve çiğneme ile yutmayı kolaylaştırır. Ayrıca tükürükteki enzimler sindirime yardımcı olmaktadır. Azalmış tükürük ve bunun sonucunda ortaya çıkan ağız kuruluğunun, diş ve diş eti sağlığına, iştah ve yemekten aldığınız zevk üzerinde büyük etkisi olacaktır. Ağız kuruluğu genellikle belirli ilaçların yan etkisinden, yaşlanmaya bağlı sorunlardan veya kanser tedavilerinin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.</p>



<p><strong>BU BELİRTİLERE DİKKAT!</strong></p>



<p>Ağız içinde yeterince tükürük üretilmemesi şu belirtilere neden olabilmektedir: Ağızda kuruluk veya yapışkanlık hissi. Sık sık susama. Dilde karıncalanma hissi. Tükürük bezlerinde büyüme. Kalın ve lifli görünen tükürük. Ağız kokusu. Çiğneme, konuşma ve yutma güçlüğü. Boğaz ağrısı ve ses kısıklığı.<br>Kuru veya oluklu dil. Değişen bir tat alma duyusu. Protez takma sorunları.</p>



<p><strong>AĞIZ KURULUĞUNUN NEDENİ BU SORUNLAR OLABİLİR</strong></p>



<p>İlaçlar: Depresyon, yüksek tansiyon ve anksiyete tedavisinde kullanılan bazı ilaçların yanı sıra antihistaminikler, dekonjestanlar, kas gevşeticiler ile ağrı kesici ilaçlar ağız kuruluğu yapabilir.<br>Yaşlanma: Birçok kişi yaşlandıkça ağız kuruluğu yaşar. Bu duruma katkıda bulunan faktörler arasında belirli ilaçların kullanımı, vücudun ilaçları işleme yeteneğindeki değişiklikler, yetersiz beslenme ve uzun süreli sağlık sorunları yer alır. Kanser tedavisi: Kemoterapi ilaçları tükürüğün yapısını ve üretilen miktarı değiştirebilir. Baş ve boynuna uygulanan radyasyon ya da ışın tedavileri tükürük bezlerine zarar vererek tükürük üretiminde belirgin bir azalmaya neden olabilir. Sinir hasarı: Baş ve boyun bölgesindeki sinir hasarına neden olan bir yaralanma veya ameliyat, ağız kuruluğuna neden olabilir. Diğer sağlık koşulları: Diyabet-şeker hastalığı, felç, ağızdaki mantar enfeksiyonu (pamukçuk) veya Alzheimer hastalığı, Sjögren sendromu veya HIV/AIDS gibi otoimmün hastalıkları ağız kuruluğu yapabilir. Böbrek yetmezliği, tiroid hastalıkları, kansızlık, verem gibi hastalıklar da ağız kuruluğunun nedenidir. Burun tıkanıklığı: Ağızdan nefes almak, horlamak ve oda havasının kuru olması da ağız kuruluğuna katkıda bulunabilir. Tütün ve alkol kullanımı: Alkol ve sigara içmek veya tütün çiğnemek ağız kuruluğu şikayetlerini artırabilir. Uyuşturucu kullanımı: Metamfetamin kullanımı şiddetli ağız kuruluğuna ve &#8220;meth ağzı&#8221; olarak da bilinen dişlere zararlı bir duruma sebep olur. Esrar da ağız kuruluğuna neden olabilir.</p>



<p><strong>AĞIZ KURULUĞU İÇİN ÖNEMLİ ÖNERİLER</strong></p>



<p>Tedavinin belirlenmesi ağız kuruluğunun nedenine bağlı olarak yapılmalıdır. Uzman hekim veya diş hekimi şunları yapabilir:<br>Ağız kuruluğuna neden olan ilaçlar değiştirilebilir. Eğer bu mümkün değilse belki doz miktarı azaltılabilir. Ağızı nemlendirecek ürünler kullanılabilir (Ağız gargaraları, yapay tükürük veya nemlendiriciler olabilir). Ağız kuruluğu için tasarlanmış, özellikle ksilitol içeren ağız gargaraları, diş çürümesine karşı koruma da sağlar. Tükürüğü uyaran ilaçlar kullanılabilir. Dişleri korumak önemlidir. Çürükleri önlemek için florürlü ilaçlar veya haftalık klorheksidin kullanılabilir. </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/agiz-kurulugu-bazi-hastaliklarin-habercisi-olabilir/">AĞIZ KURULUĞU BAZI HASTALIKLARIN HABERCİSİ OLABİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/agiz-kurulugu-bazi-hastaliklarin-habercisi-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAR YİYENLERDE BU HASTALIKLARA DİKKAT</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kar-yiyenlerde-bu-hastaliklara-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kar-yiyenlerde-bu-hastaliklara-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jan 2022 08:19:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kar yiyenler]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Cerrahi Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[tuna kenar]]></category>
		<category><![CDATA[üzüm pekmezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=9783</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülke genelinde etkisini göstermeye devam eden ve her yeri beyaza bürüyen karın tüketimi son zamanlarda oldukça arttı. Dut, üzüm pekmezi gibi tatlandırıcılarla beraber karıştırılarak yenilen kar, sanayileşmenin yoğun olduğu yerleşim alanlarında hastalıklara davetiye çıkarıyor. Yoğun bir şekilde kar yiyen vatandaşlar, yükselen ateşleri sonrası hastanelerin yolunu tuttu. Gözle görülebilir bir şekilde artış gösteren vakaların ardından ise [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kar-yiyenlerde-bu-hastaliklara-dikkat/">KAR YİYENLERDE BU HASTALIKLARA DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ülke genelinde etkisini göstermeye devam eden ve her yeri beyaza bürüyen karın tüketimi son zamanlarda oldukça arttı. Dut, üzüm pekmezi gibi tatlandırıcılarla beraber karıştırılarak yenilen kar, sanayileşmenin yoğun olduğu yerleşim alanlarında hastalıklara davetiye çıkarıyor.</p>



<p>Yoğun bir şekilde kar yiyen vatandaşlar, yükselen ateşleri sonrası hastanelerin yolunu tuttu. Gözle görülebilir bir şekilde artış gösteren vakaların ardından ise uzmanından açıklama geldi. Karın, havayı temizlemesi sonucu içerisinde bulunan kimyasal maddelerin vücuda zararlı olduğunu belirten Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Odyoloji Uzmanı Op. Dr. Tuna Kenar, kar yemenin şiddetli bir şekilde hastalığa neden olabileceğini söyledi. Karın tüketilmesini tavsiye etmediklerini ifade eden Dr. Kenar, kar yediği için boğaz ağrısı ve yüksek ateş şikayetiyle gelen hasta sayılarının son zamanlarda büyük bir artış gösterdiğini aktardı.</p>



<p><strong>“Hava yağan karla temizlenmiş oluyor”</strong></p>



<p><br>Karın zararlı olduğunu ve tüketen kişileri hastanede yatmaya kadar götürebileceğini belirten Dr. Kenar, “Kar yemeyi alışkanlık haline getiren vatandaşlarımız var. Kar yemeyi bir eğlence olarak görenler var. Kar yemek zararlı ve kimseye tavsiye etmiyoruz. Yenen karın direk soğuk etkisine bağlı olarak üst solunum yolundaki lokal bağışıklık mekanizmalarında bozulma oluşabiliyor. Ayrıca, kar havada duran zararlı toksik partikülleri toplayıp aşağıya indiriyor. Hava yağan karla temizlenmiş oluyor. Eğer o yere inmiş kar, bir şekilde yenirse hem toksik maddeleri, hem de zararlı kimyasalları içinde barındırdığı için üst solunum yolu enfeksiyonları, bronşit, farenjit, zatürre gibi çeşitli hastalıklar meydana gelebiliyor. Bize kar yiyip gelen hastaların bazılarında vücut direncinin de düşük olmasına bağlı olarak tablo ağır olabiliyor çünkü, karın temas ettiği havada ve toprakta var olan çeşitli mikroorganizmaların sebep olduğu üst solunum yolu enfeksiyonları, rutinde kullandığımız antibiyotiklere cevap vermiyor. Bu nedenle, kar yeme sonrası gelişen enfeksiyonlar, hastalarımızın 3-5 gün hastanede yatmalarına neden oluyor. Genellikle hastalar kar yediklerini söylemediklerinden tedavi gecikebiliyor. Bizler bu yüzden kar yenmesini önermiyoruz. Zaten karın herhangi bir besleyici özelliği de yok. Son zamanlarda vatandaşlarımız kar yedikten sonra bu tür şikayetler arttı. Sadece boğaz değil diğer bölgelerdeki enfeksiyonlarda da artış gözleniyor. Tabii bunun sebebi havaların birden soğuması ve üstüne kar yeme de eklenince vücudun dirençsiz hale gelip genel durum kötüleşmesidir” dedi.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="682" data-id="9785" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/01/AW527926_01.jpg" alt="" class="wp-image-9785" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/01/AW527926_01.jpg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/01/AW527926_01-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kar-yiyenlerde-bu-hastaliklara-dikkat/">KAR YİYENLERDE BU HASTALIKLARA DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kar-yiyenlerde-bu-hastaliklara-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
