<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cilt Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/cilt/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/cilt/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 15 Feb 2025 23:29:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>cilt Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/cilt/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>GENÇLİK AŞISI İLE YAŞLANMAYI GECİKTİRMEK MÜMKÜN</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/genclik-asisi-ile-yaslanmayi-geciktirmek-mumkun/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/genclik-asisi-ile-yaslanmayi-geciktirmek-mumkun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Sep 2023 09:02:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[geciktirme]]></category>
		<category><![CDATA[gençlikaşısı]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=50005</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan doğasının olağan süreci olan yaşlanmanın önüne geçmek isteyen ve cildine önem veren bireyler için önemli bilgi paylaşımlarında bulunan Dr. İbrahim Halil Tunçtürk, gençlik aşısı ile yaşlanmayı geciktirmenin mümkün olduğunu belirtti. Ciltteki erken yaşlanmanın önüne geçmek için son yılların en popüler estetik uygulamalarından olan gençlik aşısı ile cildin elastikiyet kazanmasına destek olunduğunu ifade eden İbrahim [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/genclik-asisi-ile-yaslanmayi-geciktirmek-mumkun/">GENÇLİK AŞISI İLE YAŞLANMAYI GECİKTİRMEK MÜMKÜN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İnsan doğasının olağan süreci olan yaşlanmanın önüne geçmek isteyen ve cildine önem veren bireyler için önemli bilgi paylaşımlarında bulunan Dr. İbrahim Halil Tunçtürk, gençlik aşısı ile yaşlanmayı geciktirmenin mümkün olduğunu belirtti. Ciltteki erken yaşlanmanın önüne geçmek için son yılların en popüler estetik uygulamalarından olan gençlik aşısı ile cildin elastikiyet kazanmasına destek olunduğunu ifade eden İbrahim Halil Tunçtürk, “Aşı seanslar halinde uygulanıyor. 3 ya da 5 seans şeklinde yapılırsa cilt gerçekten toparlıyor ve kolajen üretmeye başlıyor. Ortalama 25 günlük süreyle 3 ya da 5 seans yaptırılmasını öneriyoruz” dedi.</p>



<p>“AMAÇ KOLAJENİ TOPARLAMAK”</p>



<p>Gençlik aşısı ile ilgili bilgi veren Tunçtürk, “Gençlik aşıları ve mezoterapiler yaşlılık sürecini geri alıyor. Yaşlılığa insan vücudundaki bir kolajen neden olur. Kolajen ciltte sıkılaşmayı sağlayarak, sarkmayı engelliyor. Bu uygulamalarla amacımız kolajeni toparlamaktır. Hazır ürünler şeklinde olan aşılar ince uçlu iğneler ile yüz, boyun ya da dekolte gibi ihtiyaç duyulan bölgelere uygulanıyor. Öncesinde lokal anestezi ile aşı yapılacak bölgeyi uyuşturuyoruz. Sonrasında ise aşıyı deri altına enjekte ediyoruz” diye konuştu.</p>



<p>“CİLTTE SARKMA ÖTELENİYOR”</p>



<p>Uygulanan aşı ile ciltte sarkma olmasının önüne geçilmek istendiğini kaydeden Tunçtürk, aşının kullanım yaş aralığı ile ilgili şu bilgileri paylaştı: “İnsan vücudunda yaşlanmayı engelleyen madde olan kolajen 30’lu yaşlarda azalmaya başlıyor. Bu uygulamayı da genelde bu yaş itibariyle öneriyoruz. Ancak daha erken dönemde de uygulanabiliyor. Yapılan aşı aslında kişinin cildine vermiş olduğu önemdir. Ciltte sarkma olduğu zaman bunu geri almak zordur. Aşı ile hedeflenen ise sarkmanın ötelenmesidir. Bu uygulama için cildi koruyan bir yatırım da diyebiliriz. Dolayısıyla 18 yaş üstü herkese bu ürünü kullanabiliyoruz.”</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/09/20230901aw020747-0.jpg" alt="" class="wp-image-50006" style="width:379px;height:427px" width="379" height="427" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/09/20230901aw020747-0.jpg 639w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/09/20230901aw020747-0-266x300.jpg 266w" sizes="(max-width: 379px) 100vw, 379px" /></figure>



<p>HEKİM, ÜRÜN VE ORTAM TERCİHİNE DİKKAT</p>



<p>Uygulamayı yaptırmak isteyenler için dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Tunçtürk, ”Cildimiz ve en önemlisi yüzümüz söz konusu olduğu için dikkat edilmesi gereken önemli noktalar var. O bakımdan uzman hekimlere, bakanlık onaylı kliniklere veya hastanelere gitmelerini öneriyorum. Kullanılan ürünler çok önemli. Olumsuz bir sonuç yaşanmaması adına uygun ürün, uygun hekim ve uygun ortam olması çok önemli” dedi.</p>



<p>İŞLEM SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER</p>



<p>İşlemin konforlu bir uygulama olduğunu belirten Tunçtürk, işlem sonrası için de dikkat edilmesi gereken bazı hususlar olduğunu söyleyerek şu ifadelerde bulundu: “Çalışanlar için bile öğle arasında gerçekleştirilebilecek 15-20 dakikalık bir işlem. İşlem sonrası herhangi bir sıkıntı olmuyor. En fazla küçük kızarıklıklar görülebilir. Bunlar da bir iki saatte toparlıyor. Yalnız dikkat edilmesi gereken bir nokta var. İğne giren cildin bariyeri bozuluyor. Bunun için de cildi temiz tutmak ve iğne yerlerine dokunmamak gerekiyor. Temiz tutmak derken, yüzün yıkanmasını kastetmiyoruz. İşlem sonrası yüz yıkanmamalı. Bunların dışında kolajen artışını desteklemek için aynı zamanda iyi beslenip, bol su içilmeli. Bu önemli noktalara dikkat edilmesiyle aşı daha da etkili olacaktır.” İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/genclik-asisi-ile-yaslanmayi-geciktirmek-mumkun/">GENÇLİK AŞISI İLE YAŞLANMAYI GECİKTİRMEK MÜMKÜN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/genclik-asisi-ile-yaslanmayi-geciktirmek-mumkun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAĞLIKLI CİLT İÇİN “KABAK LİFİ”</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/saglikli-cilt-icin-kabak-lifi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/saglikli-cilt-icin-kabak-lifi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Aug 2022 10:09:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[kabak lifi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=30303</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kabak lifi elde etmek için özel olarak yetiştirilen kabaklar topraktan yukarıda tutulması için iplerle asılıyor. Ardından dalında tamamen kurumaya bırakılıyor. Kuruyan kabakların içinde bulunan lifler ortaya çıkıyor ve piyasaya dağıtılıyor. Esnaf Sefa Beyoğlu kabak lifinin tamamen doğal ve cilt için faydalı bir ürün olduğunu belirterek “Kabak lifi elde etmek için özel olarak yetiştirilen kabaklar bol [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/saglikli-cilt-icin-kabak-lifi/">SAĞLIKLI CİLT İÇİN “KABAK LİFİ”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kabak lifi elde etmek için özel olarak yetiştirilen kabaklar topraktan yukarıda tutulması için iplerle asılıyor. Ardından dalında tamamen kurumaya bırakılıyor. Kuruyan kabakların içinde bulunan lifler ortaya çıkıyor ve piyasaya dağıtılıyor. Esnaf Sefa Beyoğlu kabak lifinin tamamen doğal ve cilt için faydalı bir ürün olduğunu belirterek “Kabak lifi elde etmek için özel olarak yetiştirilen kabaklar bol su ve nem istiyor. İçinde bulunan liflerin olabildiğince verimli şekilde büyümesi sağlanıyor. Sonra iş yerlerinde satılıyor. Kabak lifi çok amaçlı kullanılabilen bir ürün. Özellikle kadın müşterilerimiz plastikten yapılan fabrikasyon liflerdense kabak lifleri kullanarak ciltlerini korumaya çalıştıklarını söylüyorlar. Tamamen doğal ve cilde zarar vermiyor. Kabak lifi kan dolaşımını hızlandırarak vücuttaki izlerin daha hızlı iyileşmesini sağlıyor. Derideki ölü hücreleri atarak, deriyi yenileyici bir özelliği bulunuyor. Bu yüzden izlerin iyileşmesinde ve cildin beyazlamasında etkilidir. Batık gibi sorunları olan vatandaşlarımız varsa kabak lifi kullanmayı deneyebilir” dedi.</p>



<p>“KABAK LİFİ KULLANIRKEN DİKKAT EDİLMELİ”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="768" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/IMG_0370-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-30305" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/IMG_0370-1024x768.jpg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/IMG_0370-300x225.jpg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/IMG_0370-768x576.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/IMG_0370-1536x1152.jpg 1536w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/IMG_0370-2048x1536.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Kabak lifinin suda bekletilmeden kullanılmasının cildi tahriş edebileceğini vurgulayan Beyoğlu; “Kabak lifinin sert bir yapısı vardır. O yüzden mutlaka suda bekletilerek yumuşaması sağlanmalıdır. Yumuşadıktan sonra vücuttaki ölü deriyi atmak için herhangi bir sabun kullanmadan sade bir şekilde keseleme yapmak gerekiyor. Kabak lifiyle sert bir şekilde keselenirseniz vücudunuzda tahriş yapabilir. Kabak lifinin doğal yapısına uygun hareket etmeliyiz. Kabak liflerinin fiyatları 20 TL ile 60 TL arasında değişiyor” diye konuştu.</p>



<p>“BULAŞIK SÜNGERİ OLARAK KULLANILIYOR”</p>



<p>Beyoğlu, kabak liflerinin bulaşık yıkamak için kullanılabilecek en sağlıklı sünger olduğuna dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü; “Kabak lifi sadece kese olarak kullanılabilir demek yanlış olur. Birçok kullanım alanı var. Hem doğal etkisi hem de porselen gibi hassas tabaklara zarar vermediği için bulaşık yıkarken gönül rahatlığıyla kullanılabilir. Aynı zamanda kuru olarak kullanıldığında sert yapısından dolayı tencerelerde yer etmiş inatçı lekeleri ve yemek yanıklarını kolaylıkla temizler. Kabak lifi bakteri barındırmaz ve doğal yapısı bozuluncaya kadar 4-5 ay gibi bir süre gönül rahatlığıyla kullanılabilir.”</p>



<p><strong>Durdu KARADEMİR-ÖZEL HABER</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/saglikli-cilt-icin-kabak-lifi/">SAĞLIKLI CİLT İÇİN “KABAK LİFİ”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/saglikli-cilt-icin-kabak-lifi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YAZ MEVSİMİNDE EN ÇOK GÖRÜLEN CİLT HASTALIKLARI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/yaz-mevsiminde-en-cok-gorulen-cilt-hastaliklari/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/yaz-mevsiminde-en-cok-gorulen-cilt-hastaliklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Aug 2022 08:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[oğuz küçükçaır]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Mevsimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=27451</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güneşin yüzünü gösterdiği yaz dönemine girerken deri hastalıklarına yakalanmamak için altın tavsiyelerde bulunan Dermatoloji Uzmanı Dr. Oğuz Küçükçakır, en önemlisinin koruyucu krem kullanmak olduğunu söyledi. Kontrollü bir şekilde eski hayatımıza geri dönüşlerin yaşandığını belirten Dr. Küçükçakır, yaz aylarında cilt hastalıklarının artış gösterdiğini ifade etti. Dr. Küçükçakır, &#8220;Yaz aylarında artış gösteren cilt hastalıklarının başında güneş yanıkları, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/yaz-mevsiminde-en-cok-gorulen-cilt-hastaliklari/">YAZ MEVSİMİNDE EN ÇOK GÖRÜLEN CİLT HASTALIKLARI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Güneşin yüzünü gösterdiği yaz dönemine girerken deri hastalıklarına yakalanmamak için altın tavsiyelerde bulunan Dermatoloji Uzmanı Dr. Oğuz Küçükçakır, en önemlisinin koruyucu krem kullanmak olduğunu söyledi. Kontrollü bir şekilde eski hayatımıza geri dönüşlerin yaşandığını belirten Dr. Küçükçakır, yaz aylarında cilt hastalıklarının artış gösterdiğini ifade etti. Dr. Küçükçakır, &#8220;Yaz aylarında artış gösteren cilt hastalıklarının başında güneş yanıkları, mantar enfeksiyonları, isilikler, güneş alerjileri, derin kırışıklıklar, erken cilt yaşlanması, cilt lekeleri, kanser öncesi deri keratozları ve cilt kanseri görülmektedir. Güneş yanıklarından korunmak için öncelikle bahar mevsiminden son bahar mevsimine kadar, dış ortama çıkmadan 15 dakika önce, dermatoloğun cilt yapınıza uygun önereceği güneş koruyucuyu tüm güneş gören cilt bölgelerinize sürülmeli ve dış ortamdayken en az 2 saatte bir tekrar edilmelidir. Bunun yanında fiziksel olarak açık renkli kıyafetler, şapka ve güneş gözlüğü takmalı ve güneş ışınlarının en dik açıyla yeryüzüne ulaştığı 11.00 ile 16.00 arasında mümkün olduğunca dış ortamda bulunulmamalıdır. Özellikle çocukluk çağında oluşan güneş yanıkları, en kötü huylu deri kanseri olan melanoma yakalanma riskini arttıran en önemli tetikleyici olduğunu unutmamak gerekiyor” dedi.</p>



<p>Ortam ısısının artması sonucu ter bezlerinin salgılarında artış ve bunun sonucunda özellikle çocuklarda ve yine erişkinlerde de özellikle boyun, koltuk altı ve kasık bölgesi gibi bölgelerde yanma ve acıma hissi ile başlayan kızarıklık, tahriş ve sulantılı kabarcıklar şeklinde isilik oluştuğunu belirten Küçükçakır, şunları söyledi:<br>“Engellemek için bu bölgelerin nemli kalmasını engellemek, dermatoloğunuzun önerdiği cilt yapınıza uygun vücut yıkama jelleri veya sabunları ile her gün duş almak ve banyo sonrası önerilen cilt yapınıza uygun nemlendirici kremi sürmek temel yapılması gereken önlemlerdir. Pişiğin derecesine göre veya üzerinde gelişebilen ikincil enfeksiyonlar durumunda bazen medikal tedavi gerekebilmektedir. Ciltteki nemin artması sonucu deri ve tırnak mantar enfeksiyonlarında yaz aylarında artış oldukça göze çarpıcı olmaktadır. Öncelikle ayak parmak aralarında, kasık, koltuk altı, boyun bölgelerinde sıkça gözlenen kaşıntılı/ bazen de kaşıntısız kızarıklık, kahverengi, bazen beyaz renkte döküntüler şeklinde olmakta ve bazen de tırnak tutulumuna neden olarak tırnaklarda kalınlaşma, sararma- kararma ve bozulmalara neden olmaktadır. Yine cildin kuru kalmasını sağlamak kilit noktadır ve dermatoloğunuzun gerekli gördüğü tropikal veya sistemik tedaviye ivedilikle başlamak en önemli noktadır.”</p>



<p>Güneş ışınlarının tetiklediği en ciddi cilt hastalıklarının kanser öncesi deri keratozları, güneş lekeleri ve en nihayetinde melanom ve melanom dışı cilt kanserleri olduğunu ifade eden Küçükçakır, “Korunmada temel prensip UV ışınlarına maruziyeti azami düzeyle engellemek, güneş yanıklarından korunmak ve cildinize uygun güneş koruyucuyu kullanmaktır. Ayrıca günde en az 2 litre su içilmelidir. Sigara ve alkol kullanılmamalıdır. Dermatoloğunuzun önerdiği yüz temizleme ürünleri ve nemlendirici kremler düzenli olarak yaz ayları boyunca kullanılmalıdır. Kış aylarından kalan derideki ölü tabakalar ve siyah noktalar için uzman kontrolünde hafif peeling uygulaması yapılabilir&#8221; dedi.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/yaz-mevsiminde-en-cok-gorulen-cilt-hastaliklari/">YAZ MEVSİMİNDE EN ÇOK GÖRÜLEN CİLT HASTALIKLARI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/yaz-mevsiminde-en-cok-gorulen-cilt-hastaliklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BU ALIŞKANLIKLAR CİLDİNİZİ ERKEN YAŞLANDIRIYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/bu-aliskanliklar-cildinizi-erken-yaslandiriyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/bu-aliskanliklar-cildinizi-erken-yaslandiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jul 2022 06:43:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[ERKEN YAŞLANMA]]></category>
		<category><![CDATA[şeker tüketimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=26299</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazı uygulamaların cilde zarar verdiğini, gözenekleri tıkadığını ve cildin erken yaşlanmasına sebep olduğunu ifade eden Ahmet Akın, aynı zamanda çok şeker tüketiminin de cilde büyük zararı olduğunu söyledi. Akın, &#8220;Yaptığımız araştırmalarda şeker tüketimi cildin erken yaşlanmasına neden olmakta ve cildin yaşlanma sürecini hızlandırmaktadır. Şeker ihtiyacının daha çok meyvelerden ve doğal gıdalardan karşılanması ise cilt yaşlanmasını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bu-aliskanliklar-cildinizi-erken-yaslandiriyor/">BU ALIŞKANLIKLAR CİLDİNİZİ ERKEN YAŞLANDIRIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bazı uygulamaların cilde zarar verdiğini, gözenekleri tıkadığını ve cildin erken yaşlanmasına sebep olduğunu ifade eden Ahmet Akın, aynı zamanda çok şeker tüketiminin de cilde büyük zararı olduğunu söyledi. Akın, &#8220;Yaptığımız araştırmalarda şeker tüketimi cildin erken yaşlanmasına neden olmakta ve cildin yaşlanma sürecini hızlandırmaktadır. Şeker ihtiyacının daha çok meyvelerden ve doğal gıdalardan karşılanması ise cilt yaşlanmasını geciktirmektedir. Bunun yanında sıcak su ya da buhar uygulamaları da cildinize en fazla zarar veren alışkanlıkların başında geliyor. Sıcak su kullanarak cildinizi temizliyorsanız cildinizde gözeneklerin genişlemesine, ciltte tahriş ve kızarıklıklara sebep olabilirsiniz&#8221; dedi.</p>



<p><strong>&#8220;Fast food, cildinize ciddi anlamda zarar verecek içeriklerle doludur&#8221;</strong><br>Cildin sağlığı için fast food tüketilmemesi gerektiğinin altını çizen Akın, &#8220;Fast food, cildinize ciddi anlamda zarar verecek içeriklerle doludur. Bunlar arasında trans yağlar, doymuş yağlar, gıda boyaları, kimyasallar, tuz ve şeker vardır. Bunları tükettiğinizde akne, kırışıklık ve cilt kuruluğu gibi problemlerle karşılaşabilirsiniz. Bu da cildinizin erken yaşlanmasına neden olacaktır&#8221; diye konuştu.</p>



<p><strong>&#8220;Sivilcenizi sıkmayın&#8221;</strong><br>Vatandaşlara uyarılarda bulunan Akın, şöyle devam etti:<br>&#8220;Sivilceleri sıkmak o bölgede bulunan enfeksiyonun yayılmasına ve cilt lekelerine yol açabilir. Bu durumun önüne geçmek için sivilcelerinizi sıkmak yerine uygun bir bakım ya da bir uzman önerisiyle tedavi yöntemi uygulamak çok daha iyi olacaktır. Cildinizin nem dengesini sağlayıp, ardından çok fazla ovalamadan nazik ve çok tanecik barındırmayan peelingleri kullanarak cildi ölü derilerden arındırmak daha doğru olabilir. Eğer cildiniz kuruysa ve pullanıyorsa, asla peeling yapmamalısınız&#8221;</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bu-aliskanliklar-cildinizi-erken-yaslandiriyor/">BU ALIŞKANLIKLAR CİLDİNİZİ ERKEN YAŞLANDIRIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/bu-aliskanliklar-cildinizi-erken-yaslandiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANINDAN RAHATLATAN MAYMUN ÇİÇEĞİ AÇIKLAMASI!</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-rahatlatan-maymun-cicegi-aciklamasi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-rahatlatan-maymun-cicegi-aciklamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 06:59:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Esra Ergün Alış]]></category>
		<category><![CDATA[izolasyon]]></category>
		<category><![CDATA[maymun çiçeği]]></category>
		<category><![CDATA[vaka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=25080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Covid-19 pandemisi sonrası tüm dünyada endişeye neden olan çok sayıda ülkede görülen maymun çiçeği (monkeypox) hastalığına ilişkin Türkiye&#8217;deki ilk vakayı Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıkladı. Bakan Koca, “Bir hastamızda maymun çiçeği hastalığı tespit edildi. Hasta 37 yaşında, bağışıklık sistemi yetersizliği var. Kendisi tecrit edilmiş durumda. Temaslı takibi yapıldı, başka bir vakaya rastlanmadı. Bilindiği gibi, bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-rahatlatan-maymun-cicegi-aciklamasi/">UZMANINDAN RAHATLATAN MAYMUN ÇİÇEĞİ AÇIKLAMASI!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Covid-19 pandemisi sonrası tüm dünyada endişeye neden olan çok sayıda ülkede görülen maymun çiçeği (monkeypox) hastalığına ilişkin Türkiye&#8217;deki ilk vakayı Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıkladı. Bakan Koca, “Bir hastamızda maymun çiçeği hastalığı tespit edildi. Hasta 37 yaşında, bağışıklık sistemi yetersizliği var. Kendisi tecrit edilmiş durumda. Temaslı takibi yapıldı, başka bir vakaya rastlanmadı. Bilindiği gibi, bu hastalık solunum yoluyla değil, yakın fiziksel temasla bulaşıyor” ifadelerini kullandı. Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Esra Ergün Alış da hastalığa ilişkin bilgi verirken Covid-19 ile arasındaki farkları anlattı.</p>



<p>“COVİD&#8217;DEKİ GİBİ EVLERE KAPANMAYI GEREKTİRMESİNİ OLMASINI BEKLEMİYORUZ”</p>



<p>Maymun çiçeği virüsüne ilişkin açıklamalarda bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Esra Ergün Alış, “Maymun çiçeği virüsü, çiçek hastalığı grubundan olan bir virüs ailesinden yayılan bir hastalık. Ciltte suçiçeği benzeri, içi su dolu kabarık lezyonlar oluşturuyor. Bunun yanı sıra lenf bezlerinde şişkinlik ateş, ağrılar gibi bulgular da oluşturabilen bir hastalık. En büyük bulaşma yolu; ciltte temas. Cinsel yolla bulaş da olabiliyor. Bir diğer risk de bu hastaların bakımını sağlayan kişilerin hastaların çamaşır, nevresim gibi eşyalarıyla temasta bulunması. Bu bizim için özellikle sağlık personeli için önemli. Hasta kişilerin bakımlarını sağlayan kişilerin çarşaf, nevresim o tarz şeyleri değiştirirken eldiven, önlük, kişisel koruyucu ekipmanlar kullanımı önemli. Aslında ölümcüllük oranı çok düşük bir hastalık. Tedavi süresinde de 1958&#8217;den beri görülen bir hastalık olduğu için çeşitli ülkelerde zaman zaman salgınlar da yapmış. Salgını, olması gerekenden fazla görülen hastalık olarak tanımlayabiliriz. Pandemi ise birden fazla ülkelerde hatta kıtalarda görülebilen hastalık bu anlamda, kelime anlamıyla bir pandemi kabul edebiliriz. Fakat buradaki insanların merak ettiği, aklına takılan soru Covid&#8217;deki gibi evlere kapanmayı gerektiren bir hastalık olur mu, teorik olarak bunu beklemiyoruz” dedi.</p>



<p>“BULAŞTIRICILIĞININ KONTROL ALTINA ALINABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”</p>



<p>Maymun çiçeği ve Covid-19&#8217;un bulaşma yollarındaki farklılıklara ilişkin bilgi veren Dr. Alış, “Öncelikle bulaşma yollarının farklılığı nedeniyle ayırt ediliyor, maymun çiçeği virüsünde lezyonlar önce görülen alandan yüzden veya ellerden başlıyor. Burada başladıktan sonra bulaştırıcılık oluyor, dolayısıyla kişi kendisinde bir şey çıktığı zaman artık bulaştırıcı kabul edip hemen kendini izolasyona alabiliyor. Fakat Covid&#8217;de ne yazık ki kişinin kendinde hiçbir bulgu olmasa da bulaştırıcılık günler öncesinden başlayabildiği için kişi onlarca, hatta yüzlerce kişiye bile bulaştırmış oldu. İkinci avantajlı noktası maymun çiçeği virüsünün, virüs farklılıkları. Maymun çiçeği virüsü bir DNA virüsü, korona ise bir RNA virüsü. DNA virüsleri mutasyon açısından çok daha az riskli, kararlı yapıda olan, tedavilere de genel olarak iyi yanıt veren virüsler. Fakat korona virüsün içinde bulunduğu RNA ailesi ise mutasyonlara çok daha açık. Tedavi geliştirmesi, aşı geliştirilmesi çok daha zor olan grupta yer alıyor. Covid damlacık, nefes ve solunum yoluyla bulaşıyordu o yüzden de alanlar çok daha önemliydi. İnsanların iç içeliği durumu çok daha önemliydi, bu da ikisinin arasında çok önemli bir fark. Fakat maymun çiçeği virüsünde temas gerektirdiği için damlacık yoluyla bulaş kabul edilmediği için bulaştırıcılığının kontrol altına alınabileceğini düşünüyoruz. Şu an ülkede görüldüğü için biz acaba ne oluyor diyoruz. Bugün Sağlık Bakanımız sayın Fahrettin Koca maymun çiçeği virüsünün Türkiye&#8217;deki ilk vakasını açıkladı. Bundan sonrasıyla ilgili önlemler tekrar gündeme gelip, paylaşılacaktır. Öncesinden yapılan çalışmalar aşılar, geliştirilmiş ilaçları mevcut. Kişi kendisinde böyle bir lezyon gördüğü anda ki şanslı diğerinde; koronada tanımlayamamış olabilirdi bulgularını, cildinde içi sıvı dolu bir lezyon veya bulgu gördüğünde kendisini izolasyona alırsa zaten önüne geçmiş olur” ifadelerini kullandı.</p>



<p>“HENÜZ COVİD BİTMEDİ”</p>



<p>Dr. Alış, korona virüs pandemisinin henüz sona ermediğini ifade ederek vatandaşları aşı periyodlarına uymaları konusunda uyardı. Alış, “Salgın bitmedi, resmi anlamda bitmiş olarak herhangi bir yerde kabul edilmedi. Sadece biz de değil tüm dünyada da devam ediyor. Aşılanma süreçlerine tam uymazsak, aşılara riayet etmezsek ve gerekli önlemleri almazsak olmaz, henüz Covid bitmedi” şeklinde konuştu. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-rahatlatan-maymun-cicegi-aciklamasi/">UZMANINDAN RAHATLATAN MAYMUN ÇİÇEĞİ AÇIKLAMASI!</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-rahatlatan-maymun-cicegi-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CİLTTE OLUŞAN LEKELER ŞİKAYETLERE NEDEN OLUYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/ciltte-olusan-lekeler-sikayetlere-neden-oluyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/ciltte-olusan-lekeler-sikayetlere-neden-oluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 May 2022 09:51:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[leke]]></category>
		<category><![CDATA[osman aydın]]></category>
		<category><![CDATA[özel egekent hastanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=21527</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cilt lekelerinin cilt güzelliğini olumsuz etkilediğini vurgulayan Egekent Hastanesi Cildiye Uzmanı Dr. Osman Aydın, “Güneşin zararlı ışınlarına uzun süre maruz kalmak ciltte lekelere sebep olduğu için olumsuz bir görüntüye sebep olabiliyor. Deride kalıcı hale gelen lekeler, güneş ışınları ile daha da koyulaşabiliyor” diye konuştu. “GÜNEŞE ÇIKMADAN ÖNLEM ALMAKTA FAYDA VAR” Güneşe çıkmadan önce alınması gereken [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ciltte-olusan-lekeler-sikayetlere-neden-oluyor/">CİLTTE OLUŞAN LEKELER ŞİKAYETLERE NEDEN OLUYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Cilt lekelerinin cilt güzelliğini olumsuz etkilediğini vurgulayan Egekent Hastanesi Cildiye Uzmanı Dr. Osman Aydın, “Güneşin zararlı ışınlarına uzun süre maruz kalmak ciltte lekelere sebep olduğu için olumsuz bir görüntüye sebep olabiliyor. Deride kalıcı hale gelen lekeler, güneş ışınları ile daha da koyulaşabiliyor” diye konuştu.</p>



<p>“GÜNEŞE ÇIKMADAN ÖNLEM ALMAKTA FAYDA VAR”</p>



<p>Güneşe çıkmadan önce alınması gereken önlemlerden bahseden Uzm. Dr. Osman Aydın, “Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalınmaktan kaçınmalı. Güneşe çıkmadan en az yarım saat önce 30 faktörlü güneş kremi kullanılmasına özen gösterilmeli. Bu aynı zamanda kış mevsimi için de geçerli. Parfüm ya da kolonya gibi kimyasal içerikli ürünleri kullandıktan sonra vücudun o kısımlarını güneşten korumakta fayda var” şeklinde konuştu.</p>



<p>“HAMİLELERİN DAHA DİKKATLİ OLMASI GEREKİYOR”</p>



<p>Hamileleri cilt lekeleri konusunda ayrıyeten uyaran Uzm. Dr. Osman Aydın, şu önerilerde bulundu: “Özellikle hamilelik döneminde cilt, leke oluşumuna açık hale geldiği için hamilelerin güneş ışınlarına dikkat etmeleri gerekmektedir. Şapka ve koruyucu kıyafetler giyilmeli; UV ışınlarına karşı koruyucu gözlük takılmalıdır”</p>



<p>“LEKE OLUŞUMU FARKLI SEBEPLERDEN DE KAYNAKLANABİLİR”</p>



<p>Yaz döneminde artan cilt lekesi probleminin farklı nedenlerinin de olabileceğinden söz eden Uzm. Dr. Osman Aydın, şöyle konuştu: “Her ne kadar güneş ışınları ile oluşan cilt lekesi sorunları fazla olsa da cilt lekelerinin farklı sebepleri olabilir. Genetik faktörler, hamilelik, kötü kozmetik ürünlerinin kullanımı, hormonal ilaçlar ve sivilceler de leke oluşumuna sebep olabilir. Yalnız sebep farklı olsa da bu lekelerinin güneş ışınlarına fazla maruz kalması, lekelerin koyulaşmasına sebep olabilmektedir” dedi. </p>



<p>Sevilay KAYAN</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ciltte-olusan-lekeler-sikayetlere-neden-oluyor/">CİLTTE OLUŞAN LEKELER ŞİKAYETLERE NEDEN OLUYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/ciltte-olusan-lekeler-sikayetlere-neden-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;BRONZLAŞMA ASLINDA DERİNİN KENDİNİ KORUMA MEKANİZMASIDIR&#8221;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/bronzlasma-aslinda-derinin-kendini-koruma-mekanizmasidir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/bronzlasma-aslinda-derinin-kendini-koruma-mekanizmasidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 May 2022 08:57:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bronzlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[deri]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[uva]]></category>
		<category><![CDATA[uvb]]></category>
		<category><![CDATA[uvc]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=20425</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıcak yaz günleri ile birlikte güneşin güçlü etkileri birçok cilt sorunu oluşturabilir. Güneş ışınları içerisinde UVA, UVB ve UVC olmak üzere üç farklı ultraviyole (uv) ışın bulunduğunu söyleyen Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, uvb maruziyetinin birinci derece yanıklar oluşturarak deride kızarıklık, ağrı ve ödem oluşturabileceğini söyledi diyerek, “Daha [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bronzlasma-aslinda-derinin-kendini-koruma-mekanizmasidir/">&#8220;BRONZLAŞMA ASLINDA DERİNİN KENDİNİ KORUMA MEKANİZMASIDIR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sıcak yaz günleri ile birlikte güneşin güçlü etkileri birçok cilt sorunu oluşturabilir. Güneş ışınları içerisinde UVA, UVB ve UVC olmak üzere üç farklı ultraviyole (uv) ışın bulunduğunu söyleyen Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, uvb maruziyetinin birinci derece yanıklar oluşturarak deride kızarıklık, ağrı ve ödem oluşturabileceğini söyledi diyerek, “Daha uzun süreli hasarlarda ise içi su dolu kabarcıkların oluşmasıyla cilt yanığı, ikinci dereceye dönüşebiliyor” dedi.</p>



<p><br>Bronzlaşma cildin kendisini onarma çabasının bir sonucu</p>



<p><br>Bronzlaşma ise güneş yanığı nedeniyle oluşan hasar sonrasında, cildin kendisini onarma çabasının sonucu oluştuğunu dolayısıyla günümüzde sıklıkla kullanılan “Sağlıklı Bronzlaşma” kavramının gerçekliğinin olmadığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, bronzlaşmanın, estetik açıdan tercih edilse de gerçekte derinin hasar görmesi sonucu oluşan kendini koruma mekanizması olduğunu ifade etti.</p>



<p><br>Güneş yanıklarına dikkat</p>



<p><br>Güneş yanıkları tedavisinde yatak istirahati, ağızdan bol sıvı desteği, soğuk uygulama ile renksiz ve parfümsüz bir nemlendirici kullanılması gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, yanığın şiddetine bağlı olarak, kızarıklık ve ağrıyı azaltan krem ve hapların da önerildiğini belirtti. Yanığa bağlı deri bütünlüğünün bozulduğu şiddetli durumlarda, kısa süreli ve düşük dozda sistemik steroid tedavisi veya sistemik koruyucu antibiyotik kullanımının gerekebildiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, yanık bölgesine dermatolog tarafından önerilmeyen kremler, cilt temizlik ürünleri, yoğurt, diş macunu, salça gibi uygulamaların yapılmaması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Yrd. Doç. Dr. Mullaaziz, bu uygulamaların yanığın derinleşmesine, sekonder enfeksiyona ve alerjik değişikliklere dönüşmesine neden olabileceğini ifade etti.</p>



<p><br>Güneş ışınları kırışıklık, çil, leke, deri yaşlanması ve kansere neden olabilir</p>



<p><br>Güneş hasarının kısa vadede güneş yanıklarına neden olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, uzun süreli maruziyette ise kırışıklık, çil, güneş lekeleri, deri yaşlanması ve deri kanserlerinin olabileceğini belirtti. Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, güneş hasarının ağırlıklı olarak 20 yaşından önceki dönemde oluştuğunu ve çocukluk çağındaki şiddetli güneş yanığı öyküsünün deri kanseri gelişimine yol açtığını belirterek çocukların güneşten korunmasına önemverilmesi gerektiğini ifade etti.</p>



<p><br>Bebekler ilk 6 ay güneşten uzak tutulmalı</p>



<p><br>Bebeklerin ilk 6 aylık dönemde mümkünse güneşten uzak tutulması gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, 6 aydan sonra 20 dakikadan uzun süreli güneş maruziyeti olacaksa kimyasal içermeyen güneş koruyucu ürün kullanılması gerektiğini söyledi.</p>



<p><br>Korunma önerileri</p>



<p><br>Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, güneş yanıklarından korunmak için önerilerde de bulundu.<br>Saat 10:00 ile 17:00 saatleri arasında dışarıda bulunmayın.<br>Dışarıya çıkılması gerektiğinde geniş çeperli şapka, güneş gözlüğü, güneş koruyucu ürün kullanın.<br>Güneş altında iken 4 saat, deniz kenarında iken 2 saat aralıklarla güneş koruyucu krem kullanın<br>Gölgede veya havuz/deniz içerisinde iken de güneş yanıkları oluşabileceğinden koruyucu önlemlere dikkat edin.<br>Özellikle çocukların ve beyaz tenli kişilerin, güneş altında iken açık renkli ve kollu kıyafetler tercih etmelerine özen gösterin.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bronzlasma-aslinda-derinin-kendini-koruma-mekanizmasidir/">&#8220;BRONZLAŞMA ASLINDA DERİNİN KENDİNİ KORUMA MEKANİZMASIDIR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/bronzlasma-aslinda-derinin-kendini-koruma-mekanizmasidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HASSAS VE ALERJİK CİLTLERE MEVSİM GEÇİŞLERİNDE DİKKAT</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/hassas-ve-alerjik-ciltlere-mevsim-gecislerinde-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/hassas-ve-alerjik-ciltlere-mevsim-gecislerinde-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Apr 2022 10:32:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alerjik]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[hassas]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=18487</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hava şartlarından doğrudan ve ilk etkilenen organ olan cilde yaz ve kış dönemleri mevsim geçişlerinde dengeyi ayarlamak için daha dikkat etmek gerektiğini ifade eden İstanbul Arel Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Serap Karadağ, “Yaz aylarında güneşin deri üzerinde yoğun etkileri görülür. Kızarıklık, kuruluk, lekelenme, kırışıklıkta artış [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hassas-ve-alerjik-ciltlere-mevsim-gecislerinde-dikkat/">HASSAS VE ALERJİK CİLTLERE MEVSİM GEÇİŞLERİNDE DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hava şartlarından doğrudan ve ilk etkilenen organ olan cilde yaz ve kış dönemleri mevsim geçişlerinde dengeyi ayarlamak için daha dikkat etmek gerektiğini ifade eden İstanbul Arel Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Serap Karadağ, “Yaz aylarında güneşin deri üzerinde yoğun etkileri görülür. Kızarıklık, kuruluk, lekelenme, kırışıklıkta artış ve kaşıntı en sık karşılaştığımız sorunlardır. Özellikle lekeye yatkın, rozaseli, hassas ve alerjik ciltler için yaz mevsimine geçişlerde ve güneşin yoğun olduğu dönemlerde özel dikkat gerekmektedir. UV&#8217;ye yoğun maruziyet sonrası yaz aylarının başlarında derinin dış tabakasında kalınlaşma ve iç tabakalarında kolajen ve elastik liflerde incelme meydana gelmekte ve korunmayan ciltlerde yıllar içinde deri yaşlanması hızlanmaktadır.” dedi.</p>



<p><br>“ÖZELLİKLE ROZASE VE MELAZMA HASTALARIMIZIN DAHA DİKKATLİ OLMASI GEREKMEKTEDİR”</p>



<p><br>Karadağ, “Yaz aylarında maruz kaldığımız güneş ve ısı nedeniyle özellikle rozase (gül hastalığı) ve leke (melazma) hastalarımızın daha dikkatli olması gerekmektedir. Aşırı sıcak ve soğuk maruziyeti hassas ve kızarık ciltlerde şikâyetlerde artış yapmaktadır. Havaların ısınmasıyla birlikte güneşten iyi korunmak gerekmektedir. Yaz aylarına geçişte soğuk olan hava aniden ısınmaya başlamakta, bu durum kuru ciltleri rahatlatmakta ve egzama sıklığı azalmaktadır.” ifadelerini kullandı.</p>



<p><br>“YAZ &#8211; KIŞ CİLDİMİZİ GÜNEŞTEN KORUMAK OLMAZSA OLMAZLARIMIZDIR”</p>



<p><br>Hassas, alerjiye ve kızarıklığa yakın ve kuru ciltler mevsim geçişlerinden daha fazla etkilenmekte olduğunu söyleyerek devam eden Karadağ, “Cilt bakımında önemli olan sade bir rutin oluşturmak ve bu rutine devam edebilmektir. Deride rutinimizin başlıca basamakları temizlemek, nemlendirmek ve güneşten korumaktır. 30&#8217;lu yaşlardan sonra antiaging etkisi olan retinollü ürünler, AHA/BHA denilen asitler rutine eklenmelidir. Bu standart bakım cilt C vitamini, hyaluronik asit ve niasinamid gibi serumlarla desteklenebilir. Ama olmazsa olmazlarımız günde 2 kez temizleme, nemlendirme ve yaz-kış güneşten korumadır” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Ayşe Serap Karadağ, güneşten koruyucuların sadece yazın değil ultraviyole (UV) indeksi takip edilerek her mevsim kullanılması gerektiğini vurguladı. UV İndeksi (UVI), güneşin yaydığı ve dünyanın atmosferine nüfuz eden ve güneş yanığına yol açan UV radyasyonu ölçen uluslararası standart ölçektir. UV ışınları karlı ve açık havalarda da cildi etkilemektedir. Cep telefonlarındaki hava durumu aplikasyonlarından UVI kontrol edilebilir.</p>



<p><br>UVI DEĞERİNİN REFERANS ARALIĞI NE OLMALIDIR</p>



<p>Karadağ, UVI değeri ne kadar yüksekse güneş ışınlarının cilde ve gözlere vereceği zararın da o kadar büyük olduğunu ve hasarın daha kısa zamanda gerçekleşeceğini belirterek, “UVI 2&#8217;nin altındaysa UV&#8217;nin zarar vermesi beklenmez. UVI 2-8 arasındaysa güneşten çok iyi korunarak dışarı çıkılmalıdır. UVI 8&#8217;in üzerindeyse mümkünse dışarı çıkılmamalıdır” açıklamalarında bulundu.</p>



<p>“TAMAMEN KORUYAN GÜNEŞ KREMİ YOKTUR”</p>



<p><br>Güneşten koruyucu kremlerde 30 faktör üzerinde olmasının genellikle yeterli olduğunu belirten Karadağ, “30 faktörün güneşten koruyucu özelliği yüzde 95 ise 50 faktörün koruyuculuğu yüzde 97&#8217;dir. Yüzde 100 koruyan bir güneşten koruyucu olmasa da 30 faktörden sonrasında koruma oranları çok değişmemektedir. Çok açık tenli olanlar veya güneş hassasiyeti ile seyreden hastalığı olanlarda 50 faktör koruma olması önemlidir. Karadağ, “Tamamen koruyan bir güneş kremi yoktur. Güneşten koruyucuya ilaveten şapka, gözlük ve giysi ile güneşten korunmalıdır ” ifadelerinde bulundu.</p>



<p><br>Güneşin UVA, UVB ve görünür ışıklarının insan derisini etkilediğini söyleyen Karadağ, “UVB başlıca güneş yanıklarından ve deri tümörlerinden sorumluyken UVA deri yaşlanması ve lekelenmelerden sorumludur. Lekelerin artmasında UVA&#8217;nın yanı sıra görünür ışık da katkıda bulunmaktadır. Görünür ışığın en büyük kaynağı gün ışığı olsa da elektronik araçlar, televizyon, bilgisayar ekranı ve LED lambalar da görünür ışık yaymaktadır. Bu nedenle lekeye yatkın ciltlerde evde de güneşten koruyucu sürülmelidir. Lekeli hastalarda güneşten koruyucu geniş spektrumlu olmalı ve titanyum, demir oksit ve çinko oksit içeren tinted (renkli) formlar tercih edilmelidir” dedi. Güneşten koruyucu olarak kimyasal veya fiziksel filtreler kullanıldığını aktaran Karadağ,” Faktör sayısının artması çok zararlı olmasa da faktörü artırmak için daha fazla kimyasal kullanılmakta ve bu da deride gereksiz kimyasal maruziyetine neden olabilmektedir. Fiziksel filtreler ile kimyasal maruziyeti daha azdır, deri direkt olarak UV ışınlarını yansıtır ve UV&#8217;nin vücuda girmesi engellenir. Gebelerde ve küçük çocuklarda fiziksel filtreler tercih edilmelidir” diye konuştu.</p>



<p><br>“SABUNLARIN PH&#8217;SI DERİYE UYGUN OLMAYIP DERİYİ DAHA FAZLA KURUTUR”</p>



<p><br>Cildi korumak için rutin önerilerde bulunan Karadağ, “Cilt tipinize uygun nemlendiricileri kullanın. Özellikle soğuk havalarda cilt kuruluğu artmakta nemlenmeyen ciltlerde egzama gelişimi kolaylaşmakta, cilt kuruyup kaşıntılı hale gelmektedir. Yağlı ciltlerde de yağsız (komedojenik olmayan) gözenekleri tıkamayan nemlendiriciler kullanıp derinin bariyeri korunmalıdır. Kuruyan yağlı cilt daha çok yağlanarak bariyerini korumaya çalışmaktadır.” dedi. Cilde uygun, deri pH&#8217;sı ile uyumlu temizleyicilerle cildimizi temizlememizi vurgulayan Karadağ, “Sabunların pH&#8217;sı deriye uygun olmayıp deriyi daha fazla kurutur. Deri pH&#8217;sı 4.5-5.5, sabunlarınki ise 8.5-9 arasındadır, bu yüksek pH derinin asidik yapısını bozarak doğal mikrobiyom dengesini de bozmaktadır. Kuru ciltler sabunla daha fazla kuruyarak egzema gelişimi kolaylaşmaktadır. Yağlı ciltlerde de sabunlar cildi çok kurutarak bariyer tabakasını bozmakta ve deri daha fazla yağlanmaktadır. Bu nedenle deri tipine uygun dermatolojik olarak test edilmiş sabun içermeyen dermokozmetik temizleyiciler tercih edilmelidir” ifadelerini kullandı.</p>



<p><br>Prof. Dr. Ayşe Serap Karadağ, günlük rutinin bir parçası olan güneşten koruyucu kremlerin, geçiş dönemlerinde cildimizin en önemli kalkanlarından biri olduğunu söyleyerek devam etti; “Normal ciltlerde normal güneşten koruyucular kullanılabilirken hassas- kuru-yağlı-pigmentli ciltlerde deri tipine uygun koruyucu seçilmelidir.” Karadağ, son olarak, mevsim geçişlerinde hastaların günlük rutinlerine ilaveten bazı uygulamalar yapılarak cildin kalitesinin artırılmakta ve cildin sorununa göre rahatlatıcı işlemler yapılabileceğini söyleyerek, “Özellikle kuru ve nemsiz ciltlerde uygulanan nem aşısı, gençlik aşısı dediğimiz mezoterapi uygulamaları ve kişinin kendi kanından elde ettiğimiz PRP (plateletten zengin plazma) işlemleri ile cilt kalitesi artırılabilmekte ve kolajen uyarımı yapılmaktadır. Yağlı ciltlerde uyguladığımız karbon peeling uygulaması ile yağlanma giderilmekte, sivilceler ve izleri azalmakta, ayrıca cilt tonu eşitlemesi ve gözenek sıkılaştırması yapılabilmektedir. Yine altın iğne ve lazer uygulamalarımız da ciltte kolajen uyarımı yapan, gözenekleri sıkılaştıran ve cilt gençleştiren en başarılı uygulamalardandır. Bu uygulamalardan fraksiyonel lazer ve kimyasal peeling gibi daha yoğun uygulamaların güneşli olmayan mevsimlerde yapıldığını da belirtmekte fayda var” dedi. </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/hassas-ve-alerjik-ciltlere-mevsim-gecislerinde-dikkat/">HASSAS VE ALERJİK CİLTLERE MEVSİM GEÇİŞLERİNDE DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/hassas-ve-alerjik-ciltlere-mevsim-gecislerinde-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EGZAMANIN OLUŞMASINI ENGELLEYEN 8 ÖNLEM</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/egzamanin-olusmasini-engelleyen-8-onlem/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/egzamanin-olusmasini-engelleyen-8-onlem/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Feb 2022 21:04:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[dermatit]]></category>
		<category><![CDATA[egzama]]></category>
		<category><![CDATA[kaşıntı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=12547</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tıbbi adı “dermatit” olan egzama cildi kurutan, kaşıntı ve kabarcıklarla kendini belli eden bir deri hastalığıdır. Toplumda çok sık görülen ve değişik tipleri olan egzama, birden fazla sebebe bağlı olarak görülebilmektedir. Egzamanın en önemli nedenleri alerjik reaksiyon, ciltteki kuruluk ve strestir. Ayrıca uygun olmayan sabunların kullanılması, ortamdaki toz ve bazı kimyasalların deriyle teması egzamaya neden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/egzamanin-olusmasini-engelleyen-8-onlem/">EGZAMANIN OLUŞMASINI ENGELLEYEN 8 ÖNLEM</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Tıbbi adı “dermatit” olan egzama cildi kurutan, kaşıntı ve kabarcıklarla kendini belli eden bir deri hastalığıdır. Toplumda çok sık görülen ve değişik tipleri olan egzama, birden fazla sebebe bağlı olarak görülebilmektedir. Egzamanın en önemli nedenleri alerjik reaksiyon, ciltteki kuruluk ve strestir. Ayrıca uygun olmayan sabunların kullanılması, ortamdaki toz ve bazı kimyasalların deriyle teması egzamaya neden olabilmektedir. Ancak egzamanın kesin nedeni tam olarak bilinmemekte, bünyesel uygunluğun da etkisi olduğu düşünülmektedir. Ev kadınları, kuaförler, temizlik işiyle uğraşanlar ile meslekleri gereği ciltleri kimyasallara maruz kalan kişilerde daha çok görülmektedir.</p>



<p><br>EGZAMANIN 5 ÖNEMLİ BELİRTİSİ</p>



<p><br>Vücudun çeşitli yerlerinde orta çıkan kızarıklıklar. Cildin kuruması nedeniyle belirginleşen kaşıntı. Bölgenin özellikle geceleri kaşınması sonucunda cildin gerginleşerek çatlaması. Zamanla ortaya çıkan küçük ve içi sıvı dolu kabarcıklar. Ciltte başlayan döküntüler ve kabuklar. Egzama eller, ayaklar, bacaklar ve saç diplerinde; kızarıklık, kaşıntı, pullanma, yanma hissi gibi belirtilerle ortaya çıkar. Derideki kuruluk ilk belirtilerdendir. Egzamalı bölge kaşındıkça tablo daha da ağırlaşmaktadır. Belirtilerin birbirini takip etmesi kaşımaya bağlı olarak devam etmekte, kısırdöngü nedeniyle şikayetler yenilenmektedir.</p>



<p><br>EGZAMANIN TEŞHİSİ İÇİN YAMA TESTİ YAPILMALI</p>



<p><br>Egzamanın teşhisi dermatoloji hekimlerinin fiziki muayenesiyle konulabilmektedir. Tanıyı netleştirebilmek için yama testi( patch) yapılır. Şüpheli hastaların sırtına alerjen maddelerin düşük konsantrasyonları yapıştırılır. 48 ile 72 saat arasında deriyle temas eden alerjen maddelere cildin verdiği tepki ölçülür. Test süresince kişinin duş almaması ve terlemeye neden olabilecek aktiviteleri yapmaması gerekir. Alerji ilacı bu dönemde kullanılmamaktadır aksi halde test negatif çıkar. Bu sürenin sonunda test yapılan bölgede kızarıklık, kabarma ve sulanma varsa sürülen maddenin alerjik etkisi olduğu ortaya çıkacaktır.</p>



<p><br>RİSK FAKTÖRLERİNDEN KAÇINMAK ÖNEMLİ</p>



<p><br>Egzamanın kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Egzamanın tedavisinde bu soruna neden olan etkenlerden uzak durmak çok önemlidir. Cildin hangi maddeye karşı reaksiyon geliştirdiği belirlenmeli, kaynağa yönelik tedavinin ilk adımı atılmalıdır. Tedavide kortizon dışı bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar, cildi rahatlatan pansumanlar ve lokal kortikosteroidli pomadlar kullanılmaktadır. Nötral sabunlar, bariyer kremleri, nemlendiriciler ve egzama şampuanları rahatlama sağlayacaktır.</p>



<p><br>EGZAMADAN KORUYAN ÖNLEMLER</p>



<p><br>Egzamaya aday olan kişilerin bulundukları ortam yeterli nem ve ısı oranına sahip olmalıdır. Bulunulan ortamlar sık sık havalandırılmalıdır. Duş alma sıklığı mevsime göre ayarlanmalı, günlük banyo yapılmamalıdır. Banyoda cildi tahriş edecek kese ve lifler kullanılmamalı, su kesinlikle çok sıcak olmamalıdır. Banyodan sonra uygun nemlendirici ürünler ile tüm vücut nemlendirilmelidir. Duşta ve günlük el-yüz yıkamada nötr sabunlar kullanılmalıdır. Bağışıklık sistemini destekleyen gıdalar tüketilmeli ve düzenli spor yapılmalıdır. Egzamaya neden olan alerjenin mutlaka kullanılması gerekiyorsa, teması engelleyen eldivenler kullanılmalıdır. İçinde toz barındıran halı ve battaniye gibi eşyalar uyuma saatlerinde yatak odasında bulundurulmamalıdır. Günlük olarak yeterli miktarda su içilmelidir. </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/egzamanin-olusmasini-engelleyen-8-onlem/">EGZAMANIN OLUŞMASINI ENGELLEYEN 8 ÖNLEM</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/egzamanin-olusmasini-engelleyen-8-onlem/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MENOPOZ DÖNEMİNİ DAHA RAHAT GEÇİRMEK ELİNİZDE</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/menopoz-donemini-daha-rahat-gecirmek-elinizde/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/menopoz-donemini-daha-rahat-gecirmek-elinizde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jan 2022 06:38:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın & Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[güray ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[ürogenital]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=10168</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınların hayatında her biri kendine has, büyük farklılıklar içeren dönemler bulunur. Gebelik, doğum gibi hepimizce bilinen zorlukların yaşandığı dönemlerin yanı sıra ergenlik ve menopoz dönemi de kadınlar için zor geçirilebilir. Olgunluğa erişim ve doğurganlığın başladığı ergenlik dönemi ile doğurganlığın bittiği menopozda döneminde, östrojen hormonunun azalmasına bağlı olarak hormonal, fiziksel ve duygusal değişimler meydana gelir. Dünya [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/menopoz-donemini-daha-rahat-gecirmek-elinizde/">MENOPOZ DÖNEMİNİ DAHA RAHAT GEÇİRMEK ELİNİZDE</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kadınların hayatında her biri kendine has, büyük farklılıklar içeren dönemler bulunur. Gebelik, doğum gibi hepimizce bilinen zorlukların yaşandığı dönemlerin yanı sıra ergenlik ve menopoz dönemi de kadınlar için zor geçirilebilir. Olgunluğa erişim ve doğurganlığın başladığı ergenlik dönemi ile doğurganlığın bittiği menopozda döneminde, östrojen hormonunun azalmasına bağlı olarak hormonal, fiziksel ve duygusal değişimler meydana gelir. Dünya çapında menopozun ortalama yaşı 51 olduğunu ama bu yaşın coğrafyaya göre farklılıklar içerebileceğini belirten Op. Dr. Güray Ünlü, “Menopozda kısa ve orta vadede sıcak basmaları, yorgunluk, cilt kurulukları ve kaşıntılar, ciltte incelmeler, psikolojik değişiklikler, depresyona yatkınlık, uyku problemleri, vajinal kuruluk ve idrar problemleri gibi belirtiler, uzun vadede kardiyovasküler hastalıklar ve osteoporoz gözlenebilir” diyor. Her kadının menopozu kötü belirtilerle geçirmediğini ama yaşam kalitesini düşüren şikayetleri varsa destek alması gerektiğini hatırlatan Op. Dr. Ünlü, bu dönemde kalsiyum, protein alımının yanı sıra D, B ve K vitamini ile folik asit düzeyinin de önemli olduğunun altını çiziyor. Op. Dr. Ünlü, menopoz döneminde görülen şikayetleri ve çözüm yollarını şöyle sıralıyor.</p>



<p><br><strong>CİLT DEĞİŞİKLİKLERİ</strong></p>



<p><br>Östrojen eksikliğinde ciltte incelme oluşur, kolajen içeriği azalır. Bunun sonucunda deride gevşeme, incelme, damarların belirgin hale gelmesi, yaraların güç iyileşmesi ve morluklar görülebilir. Bu sorunun çözümü için cilt nemlendiren kremler, kolajen destekleri kullanabilirsiniz.</p>



<p><br><strong> SICAK BASMASI</strong></p>



<p><br>Vazomotor belirtiler menopozlu kadınların çoğunda gözlenir. Aniden kaynar su dökülmüş gibi tarif edilen 1-2 dakika sürüp geçen bir belirtidir. Aynı zamanda sıcağa dayanıksızlık, gece terlemeleri de artar. Aşırı yorgunluk, fazla aktivite, sigara, kafein, alkol, yağlı-baharatlı yiyecekler ve çevresel faktörlerin sıcak basmalarını arttırdığı bilinmektedir. Stres de arttırıcı olabilir. Hormon tedavisi sıcak basmalarını çabucak azaltır, çok az hastada hormona rağmen sıcak basmaları devam eder. Düzenli fiziksel egzersiz, menopozal dönemdeki şikayetleri azaltmaktadır. Yapılan bir araştırmada, ağır fiziksel egzersizin menopoz üzerine az etkili olduğu; bunun yanında bahçede ve boş zamanlarda, işyerinde veya bir şey taşırken yapılan hafif fiziksel egzersizin ise menopoz semptomlarında daha etkili olduğu görülmüştür. Düzenli egzersiz yapanlar, kendilerini daha iyi hissetmiş, şikayetlerinin şiddeti ve sıklığı azalmıştır.Yapılan çalışmalara göre akupunkturun da sıcak basmalarında azalma sağladığı görülmüştür. Bunun yanı sıra gevşeme tekniklerinin kullanılması da sıcak basmasında yararlı olabilir. Diyaframı kullanarak derin soluk alıp verme, gevşeme tekniklerinin en kolayıdır. Nefes egzersizlerinin gerginlik, depresyon, kan basıncı artışı ve sıcaklık basmasının şiddet ve sıklığının azaltılabileceği bilinmektedir.</p>



<p><br><strong>UYKUSUZLUK</strong></p>



<p><br>Uykusuzluk menopoz döneminde kadınların %50’sini etkiler. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bazen gece krampları ve bacaklardaki keçeleşme nedeniyle uykusuzluk olur. Bu durumda D ve K vitamini, kalsiyum alımı fayda sağlar. Sıcak basmaları ve gece terlemeleri de uykusuzluk yapabilir. Sakinleştirici çaylar, basit sakinleştirici ilaçlar, ılık duş önerilir. Yapılan birçok çalışmada, yoganın sıcak basması, uykusuzluk ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik olumlu etkileri saptanmıştır. Bir başka çalışmada, uyku bozukluğu olan hastalara pasif ve medikal masaj yapılmıştır. Haftada 2 kez 32 masaj seansı uygulanmış, medikal masaj uygulanan hastalarda, uyku şikayetlerinde azalma bulunmuştur </p>



<p><br><strong> ÜROGENİTAL SORUNLAR</strong></p>



<p><br>Östrojen yetersizliğinde, vajen ve idrar çıkış bölgesi epitelinde incelmeler gözlenir. Bu durum cinsel ilişkide ağrı, vajinal kuruluk, idrarda yanma sık idrara çıkma, vajinal enfeksiyonlara neden olur. Hastanın yaşam uyumunu ve konforunu düşüren şikayetler olduğu için muhakkak tedavi gerektirir. Ağızdan, vajnal, krem veya yapıştırma tarzında hormonal tedaviler kullanılabilir. Vajinal prebiotiklerle vajenin direnci arttırılabilir, genital bölgenin PH’ı ile uyumlu yıkama ürünleri kullanılabilir. </p>



<p><br><strong> PSİKOLOJİK SORUNLAR</strong></p>



<p><br>Menopozdaki hormonal değişikliklerin, duygu durum ve davranışlarını etkilediği düşünülmektedir. Kadınlardaki duygu durum değişikliklerinin hormon düzeylerinin hızlı değiştiği doğum sonrası dönemler ile menopoz dönemlerinde çok olduğu bilinmektedir. Kendini çökkün, üzgün hissetme, isteksizlik, sinirlilik, gerginlik, çabuk öfkelenme, huzursuzluk, panik, performansta azalma, unutkanlık, dikkat bozukluğu görülebilir. Yapılan çalışmalar, yoganın stresi, kalp hızını ve kan basıncını azalttığı ve sağlığı olumlu etkilediğini göstermektedir. Egzersiz de faydalıdır. Ayrıca bu sorunların önüne geçmek için sakinleştirici çaylar, sakinleştirici basit tedaviler, gerekli olursa depresyon tedavisi de kullanılır.</p>



<p><br><strong> OSTEOPOROZ</strong></p>



<p><br>Menopoz döneminde over fonksiyonlarının durması ve ostrojen yapımının kesilmesi, yaşla bağlantılı olarak kemik kaybını hızlandırır ve osteoporozun şiddetini arttırır. Menopozdaki kemik kaybının az olması gençlik yıllarındaki kemik kütlesi ile orantılıdır. Kemik erimesini arttıran obezite, ek hormonal hastalıklar, hareketsizlik, D vitamin eksikliği, kronik hastalıklar gibi başka faktörler de olabilir. D vitamin,K vitamin, kalsiyum içeren ilaçların kullanımı gerekebilir. A vitaminin kemik gücünü artırdığı, kanser riskini azalttığı, menopozal dönemde felci azalttığı gibi bilgiler vardır. Yine prebiyotik alımının kalsiyum emilimi ve kemik mineralizasyonu üzerine yararlı etkileri olduğu bildirilmiştir. </p>



<p><br>Editör: Fatma Haytan Hepekbiç /HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/menopoz-donemini-daha-rahat-gecirmek-elinizde/">MENOPOZ DÖNEMİNİ DAHA RAHAT GEÇİRMEK ELİNİZDE</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/menopoz-donemini-daha-rahat-gecirmek-elinizde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
