<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bulgu Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/bulgu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/bulgu/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Feb 2022 06:44:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>bulgu Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/bulgu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;KRONİK AĞRI SENDROMU PSİKOLOJİNİZİ DE ETKİLEYEBİLİR&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kronik-agri-sendromu-psikolojinizi-de-etkileyebilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kronik-agri-sendromu-psikolojinizi-de-etkileyebilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Feb 2022 00:16:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bulgu]]></category>
		<category><![CDATA[ÇARE]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[SENDROM]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=12302</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Haci Ahmet Alıcı, kronik ağrıların tedavisine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Alıcı, ağrının uyarıcı bir bulgu olduğunu belirterek, “İster baş ağrısı olsun ister karın ağrısı isterse vücudumuzun başka yerinden kaynaklanan ağrılar olsun hepimiz hayatımızın herhangi bir döneminde mutlaka ağrı çekeriz. Ağrı çekmek insanın doğasında vardır. Aslında ağrı uyarıcı bir bulgudur. Vücudumuzda bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kronik-agri-sendromu-psikolojinizi-de-etkileyebilir/">&#8216;KRONİK AĞRI SENDROMU PSİKOLOJİNİZİ DE ETKİLEYEBİLİR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Prof. Dr. Haci Ahmet Alıcı, kronik ağrıların tedavisine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Alıcı, ağrının uyarıcı bir bulgu olduğunu belirterek, “İster baş ağrısı olsun ister karın ağrısı isterse vücudumuzun başka yerinden kaynaklanan ağrılar olsun hepimiz hayatımızın herhangi bir döneminde mutlaka ağrı çekeriz. Ağrı çekmek insanın doğasında vardır. Aslında ağrı uyarıcı bir bulgudur. Vücudumuzda bir şeylerin yanlış gittiğini gösteren bir sinyaldir. Yani ağrı bizim dostumuzdur. Bizi çare aramak amacıyla doktora yönlendirir. Biz ağrıyı gerçek ya da ihtimal bir doku hasarıyla ilgili insanın geçmişteki tüm deneyimlerini de kapsayan hoş olmayan duyusal ve duygusal bir deneyim olarak tanımlıyoruz. Ağrılarımızın çoğu geçicidir. Ağrıya sebep olan hastalığı çözdüğümüz zaman ağrı kendiliğinden veya ağrı kesici kullandığımızda veya çeşitli davranışlarla geçer ve bir daha başlamaz. Biz bu tür ağrıyı akut ağrı olarak adlandırıyoruz. Aynı ağrı geçmez devam ederse veya tekrarlarsa ve devam süresi 3 ay gibi bir süreyi geçerse ağrının kronikleşmesinden bahsederiz” dedi.</p>



<p>“KRONİK AĞRI ÇOK BOYUTLU BİR SENDROMDUR”</p>



<p>Kronik ağrının 3-6 aydan daha uzun süren ve uzun süreli tedavi gerektiren, kişiye özel ve çok boyutlu yaşantısı olan, duyusal, duygusal, davranışsal ve bilişsel bileşenleri içeren ağrı olarak tanımlandığına dikkati çeken Prof. Dr. Alıcı, “Ağrının başlamasından sonra devam eden kronikleşme sürecinde ağrının koruyucu uyarıcı sınırlayıcı etkisi bir yere kadardır. Kronikleşme sürecinde ağrı tedavisi için kişi büyük bir umutla çareler arar. Bireysel gayretler gösterir. Bu gayretler ve çareler arayışında ağrının geçeceğine dair bir umut vardır. Umudun ve bireysel gayretlerin tükendiği yerde ağrı kronikleşmeye başlamıştır artık. Akut ağrı döneminde tehdide hızlı bir şekilde tepki vermemizi sağlayan kaygı tarzında olan bireyin psikolojisi, ağrının devam etmesi sonucunda kronik ağrının psikolojik bileşeni olan depresyona döner. Artık ağrının çok boyutlu, çok disiplinli bir şekilde incelenip tedavi edilmesini gerektiren, ağrının başlı başına bir hastalık olarak kabul edildiği nokta olan kronik ağrı hastalığı/sendromu ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla kronik ağrı artık bir bulgu olarak karşımıza çıkmaz. Artık çok boyutlu bir sendromdur. Kronik ağrıda sadece ağrı yoktur. Birlikte ağrıyı uzun süre yaşamış ve iyileşme adına umutlarını kaybetmiş, çaresiz, huzursuz, sabrı ve dayanma gücü tükenmiş, ağrı hakkında kendine has tecrübeler edinmiş kısaca duygusal, psikolojik, fiziksel ve ruhsal olarak etkilenmiş bir hasta vardır artık. Bu nedenle ağrı tedavisinin etkili ve başarılı olması için daha karmaşık bir program şeklinde yürütülmesi gerekir” şeklinde konuştu.</p>



<p>“PSİKİYATRİK BELİRTİLERİ ARTIRABİLİR”</p>



<p>Prof. Dr. Alıcı, kronik ağrıda hastaların fiziksel ve psikolojik olarak stresli ve sürekli rahatsızlık hissettiğini ifade ederek, “Bu durum hastada ve sevdiklerinde öfke ve hayal kırıklığına yol açabilir. Tedavide kronik ağrının fiziksel boyutları düşünülürken, ağrınızın tetiklenmesinin ve şiddetinin azaltılması için psikoterapi açısından da ağrının zihinsel ve duygusal yönlerini yönetmemiz gerekir. Böyle bir durumda kronik ağrı, bir bulgu olmaktan çıkıp artık bir sendrom haline gelmiştir ve psikiyatrik belirti birlikteliği oldukça fazladır. Karşımıza somatoform veya depresif bozukluğun bir belirtisi olarak çıkabileceği gibi bazen de fiziksel bir bozukluk olarak kişinin ruhsal dünyasında bozulmalara yol açabilmektedir. İnsanların yetiştikleri toplumun sosyal ve kültürel özelliklerine ve bireyin kişilik özelliklerine çocukluktaki yaşadığı bastırılmış ihmal edilmişlik özelliklerine göre ağrının psikolojik algılanması değişebilir. Dolayısıyla kronik ağrı ile birlikte olan psikolojik rahatsızlıklarımız depresyon, uyku bozuklukları, anksiyete bozuklukları, psikojenik ağrı bozukluğu, somatik semptom bozukluğu, konversiyon bozukluğu ve temaruz/yapay bozukluk şeklinde ortaya çıkabilir” diye konuştu.</p>



<p>“TEDAVİDE MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM ŞART”</p>



<p>Kronik ağrılı hastaya tedavi yaklaşımının nasıl olması gerektiğini Prof. Dr. Alıcı, şu şekilde açıkladı: “Kronik ağrılı hastanın tanı ve değerlendirmesinde olduğu gibi tedavisine de her zaman altın standart olarak kabul edilen multidisipliner bir şekilde yaklaşılmalıdır. Koordineli bir yaklaşımla, çoklu tedavileri içeren kapsamlı iyileştirme hizmeti alan kronik ağrılı hastalarda, multidispliner yaklaşımın faydası bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu altın standart yaklaşımda kronik ağrıya eşlik eden psikolojik etmenler mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Ağrı uzmanı tarafından kronik ağrının değerlendirilmesi ve tanısı konduktan sonra ağrı fiziksel olarak tedavi edilirken aynı zamanda psikolojik etmenlerin de tedavi edilmesi için hasta mutlaka psikoterapi için yönlendirilmelidir. Psikoterapi, kronik ağrı için verilen farmakolojik tedavi ve girişimsel işlemle birlikte aynı anda yapılmalıdır. Burada ağrı için verilecek ilaçlar basamak tedavisi ile uygulanmalıdır. İlk önce aspirin, naproksen ve ibuprofen gibi opioid olmayan ilaçlar daha sonra kuvvet derecelerine göre morfin benzeri ilaçları kullanılmalıdır. Hastaların beklentisi göz önüne alınmalıdır. Ancak bu beklenti ağrının tamamen ortadan kaldırılması olmasa bile azaltılması, fiziksel işlevselliğin düzeltilmesi, duygu durum ve uyku bozukluklarının düzenlenmesi, aktif başa çıkma becerilerinin geliştirilmesi ve işe geri dönüşü içerir.”</p>



<p>“AİLE FERTLERİ DE TEDAVİYE DAHİL EDİLMELİ”</p>



<p>Prof. Dr. Alıcı, en önemli temel yaklaşımın hastanın ağrısını kontrol edebileceği gerçeğini anlatmak olduğunu belirterek, “Psikoterapist tarafından hastaya bilişsel-davranışçı tedaviye erken dönemde başlanılmalıdır. Uygulanabilecek tedaviler, grup terapisi, psikososyal tedavi yöntemleri ve davranışsal yöntemler ve çeşitli psikotrop ilaçlardır. Bilişsel-davranışsal terapide olumsuz düşünceler ve ümitsizlik ortadan kaldırılır ve başa çıkma teknikleri öğretilir. Davranışsal yöntemlerde hastalara diyafram solunumu, progresif kas gevşetme, otojenik gevşeme, resim hayal etme ve düşünceyle gevşeme gibi çeşitli gevşeme stratejileri öğretilir. Ağrı ile ilgili duygusal semptomlar bilişsel-davranışçı grup terapisi ile hastaların ortak bazı problemleri çözülebilir. Kronik ağrı aile fertlerinin hepsini etkilediğinden tedavi programına dahil edilmelidir. Psikososyal tedavi yöntemleri hastanın sosyal ortamının düzenlenmesi, sosyal destek grupları oluşturulması, stresle baş etme yollarının gösterilmesi, uğraşı terapileri, ağrı konusunda hasta eğitimi ve egzersiz tedavisidir. Kronik ağrı tedavisinde psikotrop ilaçlardan antidepresanlar santral ve nöropatik ağrının değişik tiplerinde etkin olabilirler. 6-8 haftalık tedaviye rağmen yanıt alınamadığında ilave ilaç kullanmak gerekli olabilir. Pregabalin ve gabapentin gibi antikonvulzanlar da analjezik etkileri nedeniyle kullanılabilirler. Sonuç olarak; kronik ağrı tedavisinde multidisipliner tedavi yaklaşımı ile daha önce tedaviye dirençli kabul edilen hastaların bile ortalama olarak yarıya yakın kısmında önemli düzelmeler ortaya çıkartılabilmektedir. Multidisipliner tedavi ekibi içinde algolog, psikiyatrist, psikolog, nörolog, fizik tedavi uzmanı ve gerekli durumlarda ilgili diğer bilim dallarından uzmanlar bulunmalıdır. Psikiyatrist ve psikoloğun tedaviye katılması ve hastanın psikolojik durumunun tespiti; tedavi maliyetlerini, süresini, başarısını ve hastanın ve hastanın ailesinin yaşam kalitesini arttırıcı etki yapabilmektedir” ifadelerini kullandı. </p>



<p>EDİTÖR : ABDULLAH GÖNÜLTAŞ /HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kronik-agri-sendromu-psikolojinizi-de-etkileyebilir/">&#8216;KRONİK AĞRI SENDROMU PSİKOLOJİNİZİ DE ETKİLEYEBİLİR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kronik-agri-sendromu-psikolojinizi-de-etkileyebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ADLİ GERÇEKLER BU LABORATUVARDA ORTAYA ÇIKIYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/adli-gercekler-bu-laboratuvarda-ortaya-cikiyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/adli-gercekler-bu-laboratuvarda-ortaya-cikiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jan 2022 09:32:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[adli]]></category>
		<category><![CDATA[bulgu]]></category>
		<category><![CDATA[emniyet genel müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri bölge kriminal polis labratuvarı müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[olay yeri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=9518</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı 10 bölge laboratuvarından biri olan Kayseri Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü, Kayseri, Sivas, Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Aksaray ve Yozgat il ve ilçelerine hizmet veriyor. Uzman ekipler, meydana gelen bir olayın aydınlatılması amacıyla olay yerinde delil niteliği taşıyabilecek her türlü iz, eser ve emarenin bilimsel ve teknik yöntemler kullanılarak araştırılması, elde edilen [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/adli-gercekler-bu-laboratuvarda-ortaya-cikiyor/">ADLİ GERÇEKLER BU LABORATUVARDA ORTAYA ÇIKIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı 10 bölge laboratuvarından biri olan Kayseri Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü, Kayseri, Sivas, Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Aksaray ve Yozgat il ve ilçelerine hizmet veriyor. Uzman ekipler, meydana gelen bir olayın aydınlatılması amacıyla olay yerinde delil niteliği taşıyabilecek her türlü iz, eser ve emarenin bilimsel ve teknik yöntemler kullanılarak araştırılması, elde edilen bulguların tespiti, kayıt altına alınması ve dokümantasyonu, toplanması, muhafazası ve ilgili yerlere gönderilmesi işlemlerini yerine getiriyor.</p>



<p>Olay yerinden elde edilen bulgular, titiz bir çalışmayla laboratuvarda incelenerek gerçeğin ortaya çıkarılmasında büyük rol oynuyor. Belge, balistik, kimyasal ve iz incelemeleri olmak üzere dört alanda uzmanlık faaliyetlerinin yürütüldüğü laboratuvarda birçok alanda ekiplerin olay yerinden topladığı bulgular dijital ve fiziki sistemlerle incelenerek raporlanmasının ardından güvenli bir şekilde ilgili soruşturma kapsamına dâhil ediliyor.</p>



<p>Kayseri Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürü 2. Sınıf Emniyet Müdürü Adli Belge İnceleme Uzmanı Dr. Hakan Beyaz, 2017 yılında TÜRKAK tarafından uluslararası akreditasyonunu onaylanan laboratuvarda 7 ile hizmet verildiğini aktararak, &#8220;Kayseri Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğümüz, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığına bağlı 10 bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden bir tanesidir. Bölgesel olarak Kayseri ilinde 7 ilimize hizmet vermekteyiz. Bunlar Kayseri, Sivas, Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Aksaray ve Yozgat illeridir. Laboratuvar Müdürlüğümüzde şu an dört inceleme alanında hizmet vermekteyiz. Belge, balistik, kimyasal ve iz incelemeleri olmak üzere dört alanda uzmanlık faaliyetlerimizi yerine getirmekteyiz&#8221; dedi.</p>



<p><strong>&#8220;Yerli Balistika sistemi ile şüpheli kovanın ülkede başka bir olaya karışıp karışmadığı tespit ediliyor&#8221;</strong></p>



<p>2014 yılından itibaren kullanılmaya başlanan yerli ve milli bir sistem olan Balistika ile şüpheli bir kovanın Türkiye&#8217;nin herhangi bir yerinde başka bir olaya karışıp karışmadığını kolaylıkla tespit edebildiklerini kaydeden Beyaz, “Balistika, 2014 yılından beri tüm Bölge Kriminal Polis Laboratuvarları tarafından kullanılmakta olan yerli ve milli bir sistemimiz. Burada olay yerinden elde edilen şüpheli bir kovan veya şüpheli bir silahtan elde ettiğimiz kovanın sistemimizde kayıtlı olan kovanlarla karşılaştırmasını yaparak, bu kovanların herhangi bir olaya karışıp karışmadığının tespitini yapmaktayız. Bu şekilde irtibatlandırılmalarını yapıyoruz. 2020 yılında da Jandarma Kriminal Laboratuvarları sisteme dâhil oldu. Türkiye&#8217;nin herhangi bir yerindeki bir kovanın daha önce başka bir olaya karışıp karışmadığı, bu sistem sayesinde kolaylıkla tespit edilebilir hale geldi&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p><strong>İntihar mektupları, çek ve senetteki imzalar, gözle görülemeyen metinler inceleniyor</strong></p>



<p>Belge İnceleme Şube Müdürlüğü&#8217;nde intihar etmiş bir kişinin ardında bıraktığı mektubu kendisinin yazıp yazmadığı kontrol edilirken, intihar gibi görünen bir olayın yapılan incelemelerle aslında cinayet olduğunun tespit edilebildiğini aktaran Beyaz, gizli yazılmış metinler ve çek senet üzerindeki değişikliklerin de ortaya çıkarılabildiğini belirtti. Beyaz, &#8220;Belge İnceleme Şube Müdürlüğümüzde el yazısı ve imza incelemeleri, sahte çek ve senet, para, pasaport, kimlik kartları ve sürücü belgelerinde incelemeler yapmaktayız. Çek ve senet üzerindeki el yazısı ile imzaların aidiyetleri hususunda mukayeseli karşılaştırma yaparak incelemelerimizi yapmaktayız. El yazısı incelemelerinde bazen intihar mektubunu, bazen tehdit mektubunu, bazen de masumane bir mektubu inceleyerek gözle görülemeyen mürekkeple yazılmış metinleri ortaya çıkartmaya çalışıyoruz&#8221; dedi.</p>



<p><strong>1 yılda 21 bin vaka, 154 bin bulgu incelendi</strong></p>



<p>Kayseri Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı&#8217;nda 2021 yılında 21 bin 311 vaka ve 154 bin 546 bulgunun incelenerek raporlandığını sözlerine ekleyen Dr. Hakan Beyaz, &#8220;Mevcut olan dört inceleme alanında toplamda 21 bin 311 vaka incelemesi, yani uzmanlık raporu düzenleyerek, adli ve idari makamlara teslimini sağladık. Tabii ki 21 bin 311 vaka incelenirken, 154 bin 546 tane de bulgunun incelendiğini belirtmek isterim. Türkiye&#8217;deki 10 Bölge Kriminal Polis Laboratuvarında bu sayının 323 bin 366 inceleme ile birlikte 2 milyon 242 bin 969 bulgunun incelendiğini ve oldukça yoğun bir şekilde çalışıldığını belirtmek isterim. Bu inceleme alanlarından balistikte 11 bin 395, belgede bin 91, kimyada 7 bin 479, izde de 526 uzmanlık raporu düzenlenmiş durumda&#8221; diye konuştu.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/adli-gercekler-bu-laboratuvarda-ortaya-cikiyor/">ADLİ GERÇEKLER BU LABORATUVARDA ORTAYA ÇIKIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/adli-gercekler-bu-laboratuvarda-ortaya-cikiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
