<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bağışıklık Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/bagisiklik-2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/bagisiklik-2/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Mar 2025 10:16:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>bağışıklık Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/bagisiklik-2/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>RAMAZAN AYINDA SAĞLIKLI BESLENMENİN ÖNEMİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/ramazan-ayinda-saglikli-beslenmenin-onemi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/ramazan-ayinda-saglikli-beslenmenin-onemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Mar 2025 10:25:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[lifli gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı tüketimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=103328</guid>

					<description><![CDATA[<p>RAMAZAN AYINDA SAĞLIKLI BESLENMENİN ÖNEMİ Ramazan ayı, oruç tutanlar için beslenme ve yaşam şeklinin değiştiği özel bir dönem olarak öne çıkıyor. Bu süreçte uzun saatler aç kalındığı için hem sindirim hem de bağışıklık sisteminin korunması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, sağlıklı bir Ramazan geçirmek için doğru beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi gerektiğini belirtiyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ramazan-ayinda-saglikli-beslenmenin-onemi/">RAMAZAN AYINDA SAĞLIKLI BESLENMENİN ÖNEMİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="postie-post">
<p><strong>RAMAZAN AYINDA SAĞLIKLI BESLENMENİN ÖNEMİ</strong></p>
<p>Ramazan ayı, oruç tutanlar için beslenme ve yaşam şeklinin değiştiği özel bir dönem olarak öne çıkıyor. Bu süreçte uzun saatler aç kalındığı için hem sindirim hem de bağışıklık sisteminin korunması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, sağlıklı bir Ramazan geçirmek için doğru beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi gerektiğini belirtiyor. <strong>İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Güler Yenipınar,</strong> Ramazan ayında sağlıklı beslenmeye yönelik önerilerini paylaştı.</p>
<p><strong>Sahura Kalkmak Büyük Önem Taşıyor</strong></p>
<p>Ramazan’da sağlıklı bir şekilde oruç tutabilmek için sahura kalkmanın önemine dikkat çeken Yenipınar, sahurda protein, sebze ve lif açısından zengin besinlerin tüketilmesi gerektiğini ifade etti. Kan şekerinin dengelenmesi, sağlıklı bir sindirim süreci ve uzun süre tok kalmak için peynir, yumurta, zeytin, meyve, domates, salatalık, tahıllı ekmek, ceviz, badem ve yulaf ezmesi gibi besinlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Çorba veya sebze yemeklerinin çabuk sindirildiğini, bu yüzden sahurda tüketilecekse yanında mutlaka peynir veya yoğurt gibi protein kaynaklarının bulunması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde hızlı sindirilen yiyeceklerin daha çabuk acıkmaya sebep olabileceğini vurguladı.</p>
<p><strong>İftarda Ani ve Hızlı Yemek Tüketimine Dikkat</strong></p>
<p>İftar sofralarının genellikle gereğinden fazla yemekle donatıldığını belirten Yenipınar, kan şekeri düştüğü için hızlı ve fazla yemek yemenin sağlık açısından olumsuz etkiler doğurabileceğini ifade etti. Oruç tutmanın temel amacının vücudu dinlendirmek, sağlığı korumak ve iradeyi güçlendirmek olduğunu belirterek, iftarın bilinçli bir şekilde yapılması gerektiğini söyledi. Özellikle ağır ve yağlı yemeklerin, tatlıların metabolizmayı zorladığını ve mide rahatsızlıklarına neden olabileceğini vurguladı.</p>
<p>İftara bir çorbayla başlanmasının mideyi rahatlatacağını belirten Yenipınar, ardından 15-20 dakika bekleyerek ana yemeğe geçmenin daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu ifade etti. Ana yemek olarak az yağlı et, tavuk, balık, etli sebze yemekleri veya iyi pişmiş kurubaklagillerin tercih edilmesini önerdi. Ayrıca, iftar sofralarında mutlaka salataya yer verilmesi gerektiğini, az miktarda pide veya esmer ekmek tüketilerek öğünün tamamlanabileceğini söyledi. Yemekten 1-2 saat sonra ise meyve, sütlü tatlı veya komposto gibi hafif tatlıların tercih edilmesinin kilo kontrolüne yardımcı olacağını belirtti.</p>
<p><strong>İftar Sonrası Hareket Etmek Sindirimi Kolaylaştırıyor</strong></p>
<p>İftar sonrası hareketsiz kalmanın sindirim sürecini olumsuz etkilediğini belirten Yenipınar, yemek yedikten hemen sonra televizyon veya bilgisayar başına geçmek yerine kısa yürüyüşler yapmanın sindirime yardımcı olacağını ifade etti. Eğer dışarı çıkma imkânı yoksa evde basit egzersizler yapmanın da faydalı olacağını söyledi.</p>
<p><strong>Sıvı Tüketimine Özen Gösterilmeli</strong></p>
<p>Ramazan’da sıvı tüketiminin önemine değinen Yenipınar, susama hissi duyulmasa bile iftar ve sahur arasında düzenli olarak su içilmesi gerektiğini belirtti. Suya ek olarak, kafein içeren içecekler yerine süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları ve bitki çaylarının tercih edilmesini önerdi. Metabolizmayı hızlandırmak için yeşil çay içilebileceğini, sindirim sorunları ve ödemin atılması için rezene, melisa ve papatya çaylarının tüketilebileceğini söyledi. Kan şekerinin dengelenmesi için bitki çaylarına kabuk tarçın eklenebileceğini de belirtti. Ancak, vücuttan fazla su atımına sebep olan sinameki, kiraz sapı ve mısır püskülü gibi diüretik çayların Ramazan ayında tüketilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p><strong>Kabızlık Sorununa Karşı Lifli Gıdalar Öneriliyor</strong></p>
<p>Ramazan ayında beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak kabızlık probleminin sık görüldüğünü belirten Yenipınar, bunu önlemek için lif oranı yüksek gıdaların tüketilmesi gerektiğini ifade etti. Kurubaklagiller, kepekli tahıllar ve sebzelerin lif açısından zengin olduğunu belirterek, salatalara zeytinyağı eklenmesini önerdi. Bağırsak sağlığının korunması için yoğurtla birlikte keten tohumu veya çörek otu tüketilebileceğini söyledi. Ayrıca, prebiyotik takviyelerin bağırsak florasını düzenlemeye yardımcı olabileceğini belirtti.</p>
<p><strong>Yemeklerin Pişirme Yöntemleri de Önemli</strong></p>
<p>Ramazan ayında yemeklerin nasıl pişirildiğinin de sağlık açısından önemli olduğunu belirten Yenipınar, ızgara, haşlama, fırında ve buğulama gibi yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Kavrulmuş veya kızartılmış yemeklerin mideyi zorlayabileceğini belirterek, bu tür pişirme yöntemlerinden kaçınılmasını önerdi.</p>
<p><strong>Örnek Beslenme Programı</strong></p>
<p>Ramazan ayında sağlıklı beslenmek için örnek bir beslenme programı sunan Yenipınar, sahurda protein ve lif açısından zengin besinlerin tüketilmesi gerektiğini belirtti. Örneğin, bir gün sahurda peynir, yumurta, zeytin, domates, salatalık ve tam tahıllı ekmekten oluşan bir kahvaltının uygun olabileceğini, bir başka gün ise yulaf ezmesi, keten tohumu, meyve ve yoğurt içeren bir öğünün tercih edilebileceğini söyledi.</p>
<p>İftar için ise ilk gün mercimek çorbası, kıymalı biber dolması, yoğurt ve salata gibi bir menü önerirken, ikinci gün kemik suyu ile yapılmış sebze çorbası, ızgara tavuk veya balık, salata ve kepekli ekmek içeren bir öğünün tercih edilebileceğini ifade etti. Tatlı olarak ise ağır şerbetli tatlılar yerine sütlaç, kazandibi veya güllaç gibi hafif tatlıların tüketilmesini önerdi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
</div>


<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1152" height="768" data-id="103329" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/ramazan_ayinda_saglikli_beslenmenin_onemi_1.webp" alt="" class="wp-image-103329" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/ramazan_ayinda_saglikli_beslenmenin_onemi_1.webp 1152w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/ramazan_ayinda_saglikli_beslenmenin_onemi_1-768x512.webp 768w" sizes="(max-width: 1152px) 100vw, 1152px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="498" height="334" data-id="103330" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/03/ramazan_ayinda_saglikli_beslenmenin_onemi_2.webp" alt="" class="wp-image-103330"/></figure>
</figure>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ramazan-ayinda-saglikli-beslenmenin-onemi/">RAMAZAN AYINDA SAĞLIKLI BESLENMENİN ÖNEMİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/ramazan-ayinda-saglikli-beslenmenin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İL SAĞLIK MÜDÜRÜ ÖZTÜRK GRİBAL ENFEKSİYONLARA DİKKAT ÇEKTİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/il-saglik-muduru-ozturk-gribal-enfeksiyonlara-dikkat-cekti/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/il-saglik-muduru-ozturk-gribal-enfeksiyonlara-dikkat-cekti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[horozmedya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 15:20:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[gribal enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[kalabalık ortam]]></category>
		<category><![CDATA[kış ayları]]></category>
		<category><![CDATA[maske]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk algınlığı]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk hava]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal mesafe]]></category>
		<category><![CDATA[üst solunum yolu enfeksiyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=97046</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, grip vakalarında mevsimsel bir artış olduğunu, ancak önceki yıllardan farklı bir durum olmadığını belirterek havaların soğuduğu ve gribal enfeksiyonların görülme sıklığının arttığı dönemlerde vatandaşların özellikle hijyen ve sosyal mesafe gibi önlemlere dikkat etmeleri uyarısında bulundu.   Son dönemde, kış aylarının etkisiyle birlikte, Türkiye genelinde olduğu gibi Denizli’de [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/il-saglik-muduru-ozturk-gribal-enfeksiyonlara-dikkat-cekti/">İL SAĞLIK MÜDÜRÜ ÖZTÜRK GRİBAL ENFEKSİYONLARA DİKKAT ÇEKTİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="postie-post">
<div><strong style="font-size: revert; color: initial;">Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, grip vakalarında mevsimsel bir artış olduğunu, ancak önceki yıllardan farklı bir durum olmadığını belirterek havaların soğuduğu ve gribal enfeksiyonların görülme sıklığının arttığı dönemlerde vatandaşların özellikle hijyen ve sosyal mesafe gibi önlemlere dikkat etmeleri uyarısında bulundu.</strong></div>
<div>
<p><strong> </strong></p>
<p>Son dönemde, kış aylarının etkisiyle birlikte, Türkiye genelinde olduğu gibi Denizli’de de grip ve üst solunum yolu enfeksiyonu vakalarında olağan bir artış yaşandığını ifade eden İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, özellikle risk grubundaki bireyleri kalabalık ve kapalı ortamlarda bulunmamaları konusunda uyardı. Öztürk; “Grip, influenza virüslerinin neden olduğu bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Soğuk algınlığı ile karıştırılmamalıdır. Soğuk algınlığı, influenza virüsü dışında; iki yüze yakın virüsün sebep olduğu, çok daha hafif seyirli, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve halsizlik ile seyreden üst solunum yolu enfeksiyonuna verilen isimdir. Gripte ise; çok yüksek ateş (<em>38</em>°C ve üzerinde), boğaz ağrısı, yaygın eklem ve kas ağrıları, bazen bulantı, kusma, ishaller, şiddetli baş ağrısı gibi tüm vücudu etkileyen şikayetler ile iştahsızlık görülür ve genel olarak ciddi sağlık sorunları oluşturur. Grip belirtileri, virüsün vücuda girmesinden sonraki 1-3 gün içerisinde ortaya çıkar. Genellikle sonbahar ve kış aylarında gribal enfeksiyonlarda bir artış olmaktadır. Ancak bu artışa salgın diyemeyiz, çünkü her sonbahar ve kış mevsiminde grip, nezle gibi hastalıklar genellikle yaygınlaşmaktadır. 2025 yılı ocak ayında grip ve benzeri tanı ile tüm sağlık tesislerimizde 115 bin ve şubat ayında bugüne kadar 116 bin muayene yapılmıştır. Özellikle bağışıklığı düşük olan yaşlı, kronik hastalığı olan kişilerde hastalık ağır seyrederek solunum yetmezliği tabloları ortaya çıkabilmektedir. Bu hastalarda yoğun bakım ihtiyacı oluşabilmekte bu da son zamanlarda yoğun bakım ünitelerindeki yatış oranlarının artmasına neden olmaktadır. Bu sebeple özellikle hastalığı ağır atlatma riski bulunan 65 yaş üstü kişiler, şeker, kalp vb. kronik hastalığı olanlar ve kanser hastaları ile gebeleri mutlaka gribal enfeksiyonu olan hastalardan ve kalabalık, kapalı ortamlardan mümkün olabildiğince uzak durmaları konusunda uyarıyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kalabalık ve Kapalı Ortamlarda Yakın Temastan Kaçının, Maske Kullanın</strong></p>
<p>İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, gripten korunmak, bulaşmasını önlemek ve hastalığı hafif atlatmak için; koruyucu önlemlerin büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi; “Gripten korunmak ve bulaşmasını önlemek için; kişisel hijyene çok dikkat edilmeli, ağız, burun ve gözlere kirli ellerle dokunmaktan kaçınılmalı, eller sık sık su ve sabunla yıkanmalı, öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burun tek kullanımlık mendille kapatılmalı, mendil yoksa dirseğin iç kısmı kullanılmalıdır. Hastanın temas ettiği veya virüsün bulaşmış olabileceği sık kullanılan ve dokunulan yüzeyler (masalar, kapı kolları, telefon, bilgisayar klavyesi vb.) sık sık temizlenmelidir. Kalabalık ve kapalı ortamlarda maske kullanımına özen gösterilmeli, grip belirtileri gösteren kişilerle yakın temastan kaçınılmalıdır. Gribal enfeksiyonu olan vatandaşlarımız, kesinlikle doktorlara danışmadan herhangi bir ilaç ya da antibiyotik kullanmamalıdır. Antibiyotikler bakterileri öldürür, ancak grip veya soğuk algınlığına neden olan virüsler üzerinde herhangi bir etkisi olmadığı için tedavide herhangi bir yararı yoktur. Bu nedenle gribal şikayetlerle ilgili bilgi almak veya muayene olmak isteyen vatandaşlarımıza öncelikle aile hekimlerimize başvurmalarını öneriyoruz. Bu dönemde vücudun iyileşmesi için en önemli tedavi yöntemlerinden biri istirahat etmektir. Yine gripten korunmak ve hastalığı hafif atlatmak için bol sıvı tüketmeye özen gösterilmeli, beslenmede özellikle bağışıklık sistemini güçlendirmek için bol C vitamini içeren taze sebze ve meyveler tüketilmelidir” dedi.</p>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div class="postie-attachments"><a href="https://www.horozmedya.com/?attachment_id=97048"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-97048" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/UZ-DR-BERNA-AZTARK-6.jpg" alt="" width="1670px" height="1476px" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/UZ-DR-BERNA-AZTARK-6.jpg 1670w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/UZ-DR-BERNA-AZTARK-6-768x679.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2025/02/UZ-DR-BERNA-AZTARK-6-1536x1358.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1670px) 100vw, 1670px" /></a></div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/il-saglik-muduru-ozturk-gribal-enfeksiyonlara-dikkat-cekti/">İL SAĞLIK MÜDÜRÜ ÖZTÜRK GRİBAL ENFEKSİYONLARA DİKKAT ÇEKTİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/il-saglik-muduru-ozturk-gribal-enfeksiyonlara-dikkat-cekti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MEVSİM GEÇİŞLERİ ÖNCESİNDE BAĞIŞIKLIĞINIZI CANLANDIRIN</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/mevsim-gecisleri-oncesinde-bagisikliginizi-canlandirin/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/mevsim-gecisleri-oncesinde-bagisikliginizi-canlandirin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Aug 2023 13:30:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimgeçişi]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=49592</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemini güçlü tutmak için dengeli ve mevsiminde beslenme, düzenli hareket, kaliteli uyku gibi rutinlerin önemini hepimizin bildiğini vurgulayan Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanlarından Doç. Dr. Erdal Dilekçi, “Mevsim geçişleri özellikle salgın hastalıklar açısından birer virajdır. Bu nedenle vücudun bağışıklığını güçlendirmek ve güçlü tutmak büyük önem taşır. Sonbaharın yaklaşması ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/mevsim-gecisleri-oncesinde-bagisikliginizi-canlandirin/">MEVSİM GEÇİŞLERİ ÖNCESİNDE BAĞIŞIKLIĞINIZI CANLANDIRIN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>“Mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemini güçlü tutmak için dengeli ve mevsiminde beslenme, düzenli hareket, kaliteli uyku gibi rutinlerin önemini hepimizin bildiğini vurgulayan Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanlarından Doç. Dr. Erdal Dilekçi, “Mevsim geçişleri özellikle salgın hastalıklar açısından birer virajdır. Bu nedenle vücudun bağışıklığını güçlendirmek ve güçlü tutmak büyük önem taşır. Sonbaharın yaklaşması ve önümüzdeki günlerde havaların soğuyacak olması kış hastalıklarını da artıracak. Bağışıklığı güçlü tutmanın en önemli yolu yeterli ve dengeli beslenmekten geçiyor. Bununla birlikte uzman hekim kontrolünde ve önerisiyle yapılacak ozon terapi, yüksek doz C vitamini, glutatyon gibi takviyeler de hastalıklara karşı kalkan oluşturmamıza yarar sağlıyor” dedi.</p>



<p>Bağışıklık dendiğinde aslında en önemli destekleyicimizin ozon olduğunu belirten Medicana Çamlıca Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Erdal Dilekçi, “Ozon, üç oksijen atomundan (O3) oluşan renksiz bir gazdır. Tıbbi açıdan ozon tedavisi 100 yılı aşkın kullanılmaktadır. Ozon tedavisi, bir hastalığı veya yarayı tedavi etmek için vücudunuza ozon gazı verme sürecini ifade etmektedir. Bağışıklık sistemini uyararak vücutta olan bir sorunu ortadan kaldırmak için kullanılabilmektedir. Ozonun vücut sıvılarına temas etmesiyle ortaya çıkan reaksiyonlar vücutta kırmızı kan hücrelerini artırmakta, bu da oksijen oranını yükseltmektedir. Ozon tedavisinin vücutta bozulmuş olan sağlıksız süreçleri olumlu etkilediği bilinmektedir. Oksitleme özelliğinin yüksek olması sayesinde mikroorganizmaları ve toksinleri yok ederek günümüzde sterilizasyon ve filtreleme işlemlerinde kullanılan ozon gazından tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak da faydalanılmaktadır. Ozonun bakteri, virüs, mantar, maya, protozoa gibi olumsuz etkenleri temizlediği bilinir” dedi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/524-1024x546.jpg" alt="" class="wp-image-49594" style="width:428px;height:228px" width="428" height="228" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/524-1024x546.jpg 1024w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/524-300x160.jpg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/524-768x409.jpg 768w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2023/08/524.jpg 1300w" sizes="(max-width: 428px) 100vw, 428px" /></figure>



<p>OZONUN ETKİ MEKANİZMASI NEDİR</p>



<p>Ozonun etki mekanizması hakkında da bilgilendirmelerde bulunan Doç. Dr. Erdal Dilekçi, “Ozon güçlü okside edici özelliğinden dolayı zararlı mikroorganizmaları öldürmenin yanı sıra vücutta zamanla biriken toksinleri de (yaşlanma, enfeksiyon, ilaç kullanımı, gıda katkı maddeleri, temizlik ve kozmetik ürünleri vb.) nötralize eder. Kronik hastalıkların tedavisinde etkilidir” şeklinde konuştu.</p>



<p>OZON TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR</p>



<p>Tedavinin nasıl ve kimlere uygulanacağı ve ile ilgili de Erdal Dilekçi, “Ozon tedavisinin sıklığı ve dozu; hastalığın seyri, ek hastalıkların varlığı, hastanın yaşı ve durumu gibi farklı parametreler göz önünde bulundurularak belirlenmektedir. Ozon tedavisi ‘kişiye özel’ düzenlenmelidir. Ozon tedavisi bakanlık tarafından özel eğitim sonrasında sertifikalandırılan hekimler tarafından yapılmalıdır. Ozon tedavisi uygulanamayacak hasta grubu çok kısıtlıdır. Glikoz 6 fosfat dehidrogenaz enzim eksikliği ya da favizmde; lösemi ve hemofili gibi hastalıklarda; ozon alerjisi bulunanlarda; yeni kalp krizi geçirenlerde; hamilelerde; kontrol edilemeyen hipertiroidide; kardiyovasküler hastalıklarda ozon tedavisi uygulanmamaktadır. Bu hastaların dışında uygun olan hastalara doktor kontrolünde ozon terapisi uygundur” dedi.</p>



<p>OZON TEDAVİSİ HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIR</p>



<p>Ozon tedavisi birçok hastalığın tedavisinde doza bağlı olarak etki gösteren bir tedavi şeklidir” diyerek sözlerine devam eden Dilekçi, “Bu tedavi özellikle bağışıklık sistemini etkileyen hastalıkların tedavilerinde etkili olmaktadır. Hücre yenilenmesini hızlandırmak, dokuların oksijenlenmesini sağlamak, bağışıklık sistemini regüle etmek, kolesterol ve kan şekerini düzenlemek, oksijen azlığını gidermek gibi pek çok görev üstlenen ozon farklı hastalıklar için tedavi sunmaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendirmek, tüm ağrılı kas iskelet hastalıkları, bel ve boyun fıtığı, menisküs yaralanmaları, Fibromiyalji/Kas Romatizması, kronik yorgunluk, romatizmal Hastalıklar (Romatoid Artrit, Ankilozan Spondilit vb.), Psöriazis/sedef hastalığı gibi cilt hastalıklarında, migren, Alzheimer, Demans ve Parkinson gibi nörolojik hastalıklar, Multipl Skleroz, anti-aging/Gençlik aşısı, kronik yaralar/diyabetik ayak, yumuşak doku enfeksiyonları, dolaşım sistemi bozuklukları, hipertansiyon, diyabet ve komplikasyonlarında, kanser, periodontit ve diş hastalıkları, iskemik hastalıklar, COVİD-19 enfeksiyonundan korunma, tedavisi ve Post-COVİD Sendromunda, bakteri, virüs ve mantar enfeksiyonları, astım ve KOAH gibi solunum yolu hastalıkları, behçet hastalığı gibi otoimmun hastalıklar, göz hastalıkları, AIDS ozon terapinin uygulandığı hastalıklar arasında sayılabilir” dedi.</p>



<p>YÜKSEK DOZ C VİTAMİNİ NEDİR</p>



<p>Koronavirüs salgını ve havaların soğuması vitamin takviyelerine olan ilgiyi de artırdı. Damar içinden verilen glutatyon ve yüksek doz C vitaminin faydalarına dikkat çeken Dilekçi, “Hem bağışıklığı güçlendiriyor hem vücutta detoks etkisi yapıyor” dedi. Dilekçi, bu tür takviyelerin doktor kontrolü dışında kullanılmaması konusunda ise uyardı. Pandeminin etkisiyle bağışıklık sisteminin güçlü olmasının öneminin daha da anlaşıldığını ifade eden Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Ünitesi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Erdal Dilekçi, glutatyon ve yüksek doz C vitamini takviyesi hakkında önemli bilgiler verdi. Pandemiyle birlikte kulaktan dolma bilgilerle çok ciddi vitamin takviyeleri kullanıldığı uyarısında bulunan Doç. Dr. Erdal Dilekçi, “Öncelikle şunu söylememiz lazım hiç kimseye aynı vitamin aynı şekilde etki etmeyecektir. Kimin neye ihtiyacı varsa o bileşimde vitamin takviyesi verilebilir. İlla bütün yıl boyunca vitamin kullanacağız diye bir şey yok. Biz düzgün besleniyorsak, hareket ediyorsak bunlar bizim artımız olur. Ancak bağışıklığı güçlü tutmak için ihtiyaç dahilinde ara ara C vitamini almak bağışıklığa iyi gelir. C vitamini bizim bütün bağ dokusu, kaslar ve cilt için kullandığımız bir vitamin. O nedenle C vitamini takviyesi çok çok önemli. Ancak ağızdan alınan tabletlerde günlük 1 gramın üzerinde almak vücutta azalıyor. Bu nedenle özellikle ihtiyacı olanlara, damar yoluyla yüksek doz C vitamini takviyelerini öneriyoruz” ifadelerini kullandı. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/mevsim-gecisleri-oncesinde-bagisikliginizi-canlandirin/">MEVSİM GEÇİŞLERİ ÖNCESİNDE BAĞIŞIKLIĞINIZI CANLANDIRIN</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/mevsim-gecisleri-oncesinde-bagisikliginizi-canlandirin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KIŞ AYLARINDA BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRMENİN PÜF NOKTALARI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kis-aylarinda-bagisikligi-guclendirmenin-puf-noktalari/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kis-aylarinda-bagisikligi-guclendirmenin-puf-noktalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2023 09:16:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel]]></category>
		<category><![CDATA[kış mevsimi]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk algınlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=42185</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücuda giren ya da vücutta bulunan yabancı faktörlere karşı vücudun kendini korumasını sağlayan ve bu faktörleri ortadan kaldıran bağışıklığın güçlü tutulması için dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Dr. Burcu Çakmak Sancar, özellikle kış aylarında dikkatli olunmasını önerdi. Soğuk havalarda bağışıklığın daha fazla düştüğünü kaydeden Sancar, “Bağışıklık düştüğünde kişi kendini öncelikle çok yorgun hisseder. Bununla birlikte [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kis-aylarinda-bagisikligi-guclendirmenin-puf-noktalari/">KIŞ AYLARINDA BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRMENİN PÜF NOKTALARI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Vücuda giren ya da vücutta bulunan yabancı faktörlere karşı vücudun kendini korumasını sağlayan ve bu faktörleri ortadan kaldıran bağışıklığın güçlü tutulması için dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Dr. Burcu Çakmak Sancar, özellikle kış aylarında dikkatli olunmasını önerdi. Soğuk havalarda bağışıklığın daha fazla düştüğünü kaydeden Sancar, “Bağışıklık düştüğünde kişi kendini öncelikle çok yorgun hisseder. Bununla birlikte soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülür. Bir de uçuk gibi reaksiyonlarla sıklıkla karşılaşılır” dedi. Sağlığı sürdürebilmek için güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olunması gerektiğini vurgulayan Sancar, “Bağışıklık; iç ve dış faktörlere karşı vücudun gösterdiği dirençtir. İç faktörler, vücudumuzdaki kanser hücreleri gibi başkalaşan hücrelerdir. Dış faktörler ise bakteriler, virüsler gibi mikroorganizmalar ile çevreden ya da gıdalar yoluyla aldığımız toksinler ve diğer kimyasal maddelerdir. Vücut bu iç ve dış faktörleri yok edebilmek için bağışıklık sistemini kullanır ve bağışıklık sistemi aracılığıyla daha sağlıklı yaşam sürdürmeye çalışır” dedi.</p>



<p>“SOĞUK HAVALARDA İNSANLARIN BAĞIŞIKLIĞI DÜŞER”</p>



<p>Kış aylarında bağışıklığın daha fazla düşmesinin nedenlerini sıralayan Sancar, “Bağışıklığı düşüren durum soğuk havanın kendisi değildir. Soğuk hava direkt ya da dolaylı yoldan bağışıklığın düşmesine neden olur. Bunun en büyük nedeni de üst solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olan virüsler soğuk havada daha canlı ve aktif olurlar. Bununla birlikte soğuk havalarda insanlar daha fazla kapalı ortamlarda kalırlar ve havalandırma yetersiz olur. Dolayısıyla insanların kapalı ortamda daha fazla bulunması hem içerideki mikroorganizmalar için elverişli bir ortam sağlar ve sayısını arttırır hem de sınırlı alanda mikroorganizma ile temas artar. Bu nedenle soğuk kış aylarında bağışıklık daha fazla düşer” şeklinde konuştu.</p>



<p>KIŞ AYLARINDA BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRMENİN PÜF NOKTALARI</p>



<p>Vücudun savunma mekanizması olan bağışıklığı güçlü tutmak adına önemli bilgiler paylaşan Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Burcu Çakmak Sancar, üst solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olan virüslerin hem soğuk havada canlı ve aktif olması hem de kapalı ve havasız ortamlarda daha çok bulunulması ve temasın artmasından dolayı kış aylarında bağışıklığın daha fazla düştüğüne dikkat çekti. Vücuda giren ya da vücutta bulunan yabancı faktörlere karşı vücudun kendini korumasını sağlayan ve bu faktörleri ortadan kaldıran bağışıklığın güçlü tutulması için dikkat edilmesi gereken noktalara değinen İstanbul Esenyurt Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Burcu Çakmak Sancar, özellikle kış aylarında dikkatli olunmasını önerdi. Soğuk havalarda bağışıklığın daha fazla düştüğünü kaydeden Sancar, “Bağışıklık düştüğünde kişi kendini öncelikle çok yorgun hisseder. Bununla birlikte soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülür. Bir de uçuk gibi reaksiyonlarla sıklıkla karşılaşılır” dedi. Sağlığı sürdürebilmek için güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olunması gerektiğini vurgulayan Sancar, “Bağışıklık; iç ve dış faktörlere karşı vücudun gösterdiği dirençtir. İç faktörler, vücudumuzdaki kanser hücreleri gibi başkalaşan hücrelerdir. Dış faktörler ise bakteriler, virüsler gibi mikroorganizmalar ile çevreden ya da gıdalar yoluyla aldığımız toksinler ve diğer kimyasal maddelerdir. Vücut bu iç ve dış faktörleri yok edebilmek için bağışıklık sistemini kullanır ve bağışıklık sistemi aracılığıyla daha sağlıklı yaşam sürdürmeye çalışır” dedi.</p>



<p>“SOĞUK HAVALARDA İNSANLARIN BAĞIŞIKLIĞI DÜŞER”</p>



<p>Kış aylarında bağışıklığın daha fazla düşmesinin nedenlerini sıralayan Sancar, “Bağışıklığı düşüren durum soğuk havanın kendisi değildir. Soğuk hava direkt ya da dolaylı yoldan bağışıklığın düşmesine neden olur. Bunun en büyük nedeni de üst solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olan virüsler soğuk havada daha canlı ve aktif olurlar. Bununla birlikte soğuk havalarda insanlar daha fazla kapalı ortamlarda kalırlar ve havalandırma yetersiz olur. Dolayısıyla insanların kapalı ortamda daha fazla bulunması hem içerideki mikroorganizmalar için elverişli bir ortam sağlar ve sayısını arttırır hem de sınırlı alanda mikroorganizma ile temas artar. Bu nedenle soğuk kış aylarında bağışıklık daha fazla düşer” şeklinde konuştu.</p>



<p>DENGELİ BESLENMEK ÖNEMLİ</p>



<p>Bağışıklığı güçlendirmek için öncelikle besinlerden faydalanılmasını öneren Sancar, “Yeterli ve dengeli beslenme bağışıklığı güçlendirmek için en önemli etkendir. Bununla birlikte uyku, stresten uzak durmak, yeterli su tüketmek ve egzersiz gibi faktörler sayılabilir. Ayrıca yediğimiz gıdaların bağışıklığı güçlendirici etkisi onların içerisindeki bazı maddelerden kaynaklanıyor. Bu maddeler karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler ve mineraller gibi besin öğeleri ya da fitokimyasallar, probiyotikler gibi biyoaktif bileşenlerdir. Bütün bu maddeler gıdaya fonksiyonel nitelik kazandırıyor ve bağışıklığın güçlenmesine yardımcı oluyor. Günlük olarak taze meyve ve sebze tüketimi, vitamin ve mineral ihtiyacını karşılanması açısından önemli. Bununla birlikte et grubu besinlerin, yumurta, baklagiller ve fındık, badem, ceviz gibi yağlı tohumların içerdikleri bazı mineraller, protein, yağ asitleri ve vitaminler yönünden günlük ihtiyacımızın karşılanması için düzenli tüketilmeleri gerekir&#8221; diye konuştu. HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kis-aylarinda-bagisikligi-guclendirmenin-puf-noktalari/">KIŞ AYLARINDA BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRMENİN PÜF NOKTALARI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kis-aylarinda-bagisikligi-guclendirmenin-puf-noktalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRMEK İÇİN NÖRAL TERAPİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/bagisikligi-guclendirmek-icin-noral-terapi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/bagisikligi-guclendirmek-icin-noral-terapi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2022 10:09:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[nöral terapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=24774</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dr. Ayşe Tuba Kurt, vücut ağrılarının nöral terapi yöntemiyle giderilebildiğini söyledi. Günümüzde etki mekanizması klinik çalışmalarla ortaya konulmuş olan nöral terapinin her yaşta hastaya uygulanabildiğini söyleyen Uzm. Dr. Ayşe Tuba Kurt; “Tansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalığı gibi hastalıklar tedaviye engel değildir. Sadece kan sulandırıcı kullanan hastalarda bazı uygulamalarda dikkatli olunması gerekir. Nöral terapi, gebe ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bagisikligi-guclendirmek-icin-noral-terapi/">BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRMEK İÇİN NÖRAL TERAPİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dr. Ayşe Tuba Kurt, vücut ağrılarının nöral terapi yöntemiyle giderilebildiğini söyledi. Günümüzde etki mekanizması klinik çalışmalarla ortaya konulmuş olan nöral terapinin her yaşta hastaya uygulanabildiğini söyleyen Uzm. Dr. Ayşe Tuba Kurt; “Tansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalığı gibi hastalıklar tedaviye engel değildir. Sadece kan sulandırıcı kullanan hastalarda bazı uygulamalarda dikkatli olunması gerekir. Nöral terapi, gebe ve emziren anneler dahil herkese uygulanabilir. Sadece myastenia graves gibi kas hastalarına uygulanması tavsiye edilmez. Kan sulandırıcı ilaç kullananlarda ise dikkatli olunmalıdır. Tedavinin kaç seans uygulanacağı hastaya göre değişir. Bu durumun sebebi, geçirilen hastalığın şiddetinin ve hastaların iyileşme kabiliyetlerinin farklı olmasıdır. Bu nedenle nöral terapi, birinci ile beşinci seans arasında etki göstermeye başlar. Seanslar arasında en az 48 saat bulunmalıdır“ şeklinde konuştu.</p>



<p>AĞRI HEMEN GEÇMEKTEDİR</p>



<p>Nöral terapinin bir enjeksiyon tedavisi olmasına rağmen beklenen etkinin verilen ilaçtan değil, uygulanan bölge ve ilacın oluşturduğu regülasyondan sağlandığını söyleyen Uzm. Dr. Ayşe Tuba Kurt; “Tüm bu özellikleri nedeniyle nöral terapi hastalığın hem oluşma hem de gelişme dönemlerinde tedaviye katkı sağlamaktadır. Kullanılan ilaç kortizon içermemektedir. İlaçlar serum fizyolojik denen vücut sıvısına eşdeğer sıvılarla daha da seyreltilerek kullanılır. Uygulamada birkaç teknik kullanılır. En fazla kullanılan teknik insülin ve mezoterapi iğneleri ile yapılan cilt altı uygulamalardır. Ayrıca kas içi, ganglion, eklem içi ve derin uygulamalar da mevcuttur. Uygulama sırasında hafif ağrı hissedilmekle beraber verilen ilaç zaten lokal anestezik olduğu için ağrı hemen geçmektedir“ ifadelerini kullandı.</p>



<p>KOMPLİKASYON GELİŞMEZ</p>



<p>Uygun tekniklerle, dikkatli bir şekilde ehil elde yapılan nöral terapide majör komplikasyon beklenmediğini söyleyen Uzm. Dr. Ayşe Tuba Kurt, “Ancak kanama bozuklukları olanlar, kan sulandırıcı kullananlarda uygulama sonrası kanama olabileceği için bazı teknikler kullanılmaz. Nöral terapide lokal anestezikler kullanıldığı için bu ilaçlara allerjisi olan hastaların yaptırması uygun değildir ancak bu oldukça nadir rastlanan bir durumdur ve şüphelenildiği takdirde tedavi öncesi kolaylıkla test edilebilmektedir” dedi.</p>



<p>NÖRAL TERAPİ İLE TEDAVİ EDİLEBİLEN HASTALIKLAR</p>



<p>Oldukça geniş bir kullanım alanı olan nöral terapinin kısa sürede cevap alınabilecek bir tedavi şekli olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Ayşe Tuba Kurt, nöral terapiyle tedavi edilebilen hastalıkları şöyle sıraladı: “Migren ve baş ağrıları, bel ve boyun fıtıkları, fibromiyalji ve diğer yumuşak doku romatizmaları, kronik yorgunluk sendromu, omurga ve eklem kireçlenmeleri ve ağrıları, tenisçi dirseği, golfcü dirseği gibi dirsek problemleri, sinir basısına bağlı hastalıklar (karpal tünel sendromu), fasiyal paralizi (yüz felci), trigeminal nevralji, huzursuz bacak sendromu, bacaklarda dolaşım bozuklukları, diyabet gibi hastalıklara bağlı gelişen nöropatik ağrılar, zona hastalığı, bağırsak hastalıkları (irritabl kolon sendromu, kronik kabızlık, gaz şikayetleri), uyku bozuklukları, stres, anksiyete bozuklukları, kronik pelvik ağrılar, menopoz yakınmaları, adet düzensizlikleri, sağlıklı yaşam için toksinlerden arınma ve antiaging, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi.“ </p>



<p>HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bagisikligi-guclendirmek-icin-noral-terapi/">BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRMEK İÇİN NÖRAL TERAPİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/bagisikligi-guclendirmek-icin-noral-terapi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AİLEDE COVİD-19&#8217;DAN ÖLÜM ÖYKÜSÜ VARSA DİKKAT</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/ailede-covid-19dan-olum-oykusu-varsa-dikkat/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/ailede-covid-19dan-olum-oykusu-varsa-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Feb 2022 08:09:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ÖLÜM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=11402</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre pandeminin başından bu yana dünyada 394 milyon kişi hastalığa yakalandı, 5 milyon 735 bin kişi ise Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. Omicron varyantı ise endişe verici varyantlar listesine eklenen 5. varyant oldu. Bulaşıcılığının çok yüksek olması nedeniyle kısa sürede 100’den fazla ülkeye yayılan varyantın, Delta varyantına göre aşıya daha fazla direnç [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ailede-covid-19dan-olum-oykusu-varsa-dikkat/">AİLEDE COVİD-19&#8217;DAN ÖLÜM ÖYKÜSÜ VARSA DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre pandeminin başından bu yana dünyada 394 milyon kişi hastalığa yakalandı, 5 milyon 735 bin kişi ise Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. Omicron varyantı ise endişe verici varyantlar listesine eklenen 5. varyant oldu. Bulaşıcılığının çok yüksek olması nedeniyle kısa sürede 100’den fazla ülkeye yayılan varyantın, Delta varyantına göre aşıya daha fazla direnç gösterdiği de Dünya Sağlık Örgütü tarafından ifade edildi.</p>



<p><strong>Sürü bağışıklığı yöntemi çok riskli</strong></p>



<p><br>Türkiye’de günlük vaka sayılarının 90 binin üzerine çıktığı ve her gün ortalama 250 kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Serhan Sakarya, “Hastalığın 3’lü bacağı var. İlki kişinin virüse karşı bağışıklık yanıtının nasıl olduğu ile alakalı. İkincisi virüsün miktarı ve ne kadar hastalandırıcı faktörünün olduğu ile ilgili. Kişinin bağışıklığı güçlü ise gelen virüs miktarı da az ve hastalık yapıcı özelliği azsa kişi çok rahat bu virüsü yok edebiliyor. Ancak gelen virüs miktarı fazla ve hastalık yapıcı özelliği de yüksekse kişinin bağışıklığı ne kadar güçlü olursa olsun kişi bununla baş edemiyor. Şu an bu durumdayız. Sürünün bağışıklanması bu nedenle çok tehlikeli. İnsanlar bu nedenle aşı olsalar dahi hasta oluyor ya da ölüyor. Şu an sadece Türkiye değil, Almanya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler de sürü bağışıklığı yöntemini deniyor. Sonuçları ise ortada” dedi.</p>



<p><strong>Çin karantina ile başardı</strong></p>



<p><br>Devletlerin Kovid-19 ile mücadele için sürü bağışıklığı değil daha ciddi önlemler alması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sakarya, “Tıpkı Çin örneği gibi. Nüfusları 3 milyar civarında ve günlük 300 vaka bildiriyorlar. Kapanma sayesinde bunu başardılar ve Çin için artık pandemi yok. Sadece aşılama ile sorunu çözebileceğini düşünen ülkelere bakıyorsun örneğin Amerika gibi. Çin’e göre nüfusları çok daha az ancak günlük 500 &#8211; 600 bin vaka bildiriyorlar. Hatırlayın, pandeminin başında günlük vaka sayıları 3 binden 30 bine çıktığında insanlar maske taktı ve dikkat etmeye başladı. O dönem biz ülke olarak Covid-19’un önüne geçmeyi başardık. Şu an halkımız, ne günlük vaka sayılarını ne de ölümleri ciddiye almıyor. En büyük tehlike de bu” diye konuştu.</p>



<p><strong>Neden kişiden kişiye değişiyor?</strong></p>



<p><br>Kovid’in seyrinin kişiden kişiye değişmesinin nedenini de açıklayan Prof. Dr. Sakarya, “Bunun genetik yatkınlıkla ilişkisi var. Mesela bazı hastalar geliyor. Ailelerinde Kovid’e yakalanıp kurtulamayan kişiler var. Hastalığı çok hafif seyirle bile gelse, aşı da yaptırmış olsalar o kişiler hayatını kaybedebiliyor. Ailede Covid nedeniyle ölmüş anne, baba, kardeş varsa hastalığa yakalanan kişilerin çok fazla dikkatli olması gerekiyor. Bunun nedeni tamamen genetik yatkınlık” şeklinde konuştu.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ailede-covid-19dan-olum-oykusu-varsa-dikkat/">AİLEDE COVİD-19&#8217;DAN ÖLÜM ÖYKÜSÜ VARSA DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/ailede-covid-19dan-olum-oykusu-varsa-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SÖMESTR TATİLİNDE BAĞIŞIKLIK İÇİN ATILACAK 11 ADIM</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/somestr-tatilinde-bagisiklik-icin-atilacak-11-adim/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/somestr-tatilinde-bagisiklik-icin-atilacak-11-adim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jan 2022 21:10:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[sömestr]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=9574</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış ayları sadece Covid-19 açısından değil grip, RSV, rinovirüs, parainfluenza gibi virüslerin de artışta olduğu bir dönemdir. Bu enfeksiyonlar çocuk sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Yarıyıl tatilinin de devreye girmesiyle birlikte kış enfeksiyonlarında daha da artış meydana gelebilir. Bu nedenle çocuk sağlığı için yarıyıl tatilinde çok dikkatli olunması, bağışıklık sistemini destekleyen önerilere uyulması gerekmektedir. ÖĞÜN ATLAMAYIN [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/somestr-tatilinde-bagisiklik-icin-atilacak-11-adim/">SÖMESTR TATİLİNDE BAĞIŞIKLIK İÇİN ATILACAK 11 ADIM</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kış ayları sadece Covid-19 açısından değil grip, RSV, rinovirüs, parainfluenza gibi virüslerin de artışta olduğu bir dönemdir. Bu enfeksiyonlar çocuk sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Yarıyıl tatilinin de devreye girmesiyle birlikte kış enfeksiyonlarında daha da artış meydana gelebilir. Bu nedenle çocuk sağlığı için yarıyıl tatilinde çok dikkatli olunması, bağışıklık sistemini destekleyen önerilere uyulması gerekmektedir.</p>



<p><br><strong>ÖĞÜN ATLAMAYIN</strong></p>



<p><br>Bağışıklık sisteminin olumsuz etkilenmemesi ve sağlam olması için üç temel nokta bulunmaktadır. Sağlıklı beslenme, düzenli uyku ve fiziksel aktivite bağışıklığın üç önemli ayaklarıdır. Okulun tatil olmasıyla birlikte genellikle öğün saatlerinde kayma, öğün atlama, abur cubur tüketiminin artması gibi olumsuz tablolar görülebilmektedir. Ancak bu durum bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle mümkün olduğunca düzenli beslenilmesi, paketli gıdaların tüketilmemesi gerekmektedir. Bu süreçte C vitamininden zengin beslenilmesi önem taşımaktadır. Ayrıca çocukların sıvı alımına, düzenli su içmesine özen gösterilmelidir.</p>



<p><br><strong>EGZERSİZ VE UYKU DÜZENİNE DİKKAT!</strong></p>



<p><br>Tatil nedeniyle çocukların uyku düzenleri bozulabilir, çocuklar daha geç saatlerde uyumak isteyebilir. Bu durumda ortayı bularak, normal yatma saatinden en fazla yarım saat ötelenerek uykuya yatılmalıdır. Uyku düzeninin bozulması hem büyümeyi hem de bağışıklığı olumsuz etkilemektedir. Bununla birlikte tatilde aktivitelerin azalmasıyla fiziksel hareket de azalır; bu da yağlanmayı artırır. Mümkün olduğunca çocukları egzersize yönlendirmek gerekmektedir. Örneğin kar yağarsa dışarıda kartopu oynanması, gün içerisinde baş ve kulaklar korunarak kısa yürüyüşlere çıkılması uygun olabilmektedir.</p>



<p><br><strong>TELEFON, TELEVİZYON VE TABLET KULLANIMI FORMÜLÜ: YAŞ × 10 DAKİKA</strong></p>



<p><br>Tatil için şehir dışına ya da yurt dışına gideceklerin daha az kalabalık ortamlarda bulunması gerekir. Kişi sayısının sınırlı olduğu mekanlarda tatil seçenekleri tercih edilmelidir. Tatilde de maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edilmelidir. Okul dışı dönemlerde çocukların ekran maruziyeti de artabilmektedir. Telefon, tablet ve televizyon kullanımının en fazla yarım saat artırılması gerekir. Genellikle gün içerisinde 3 yaş üstünde bir çocuğun total ekran maruziyet süresi yaş × 10 dakika şeklinde olmalıdır. Ayrıca bu süre, çocukların hem ruhsal hem bedensel olarak dinlenmeleri gereken bir dönemdir. Bu nedenle ebeveynlerin karne notları konusunda ve ders konusunda çocuklara çok fazla baskı kurulmaması psikolojik açıdan önemlidir.</p>



<p><br><strong>D VİTAMİNİ ALIMI ÇOK ÖNEMLİ</strong></p>



<p><br>Bunun dışında çocukların bağışıklığının güçlenmesi için D vitamini önerilir. Ayrıca düzenli balık tüketmeyen çocukların balık yağı kullanması da uygun olacaktır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken nokta, her tür vitamin takviyelerinin pediatri uzmanına danışmadan kullanılmaması gerektiğidir.</p>



<p><br><em><strong>SÖMESTR TATİLİNDE BAĞIŞIKLIK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER</strong></em></p>



<p><br>Aile içi oyunlara yönelin, evde daha çok zaman geçirin. Çocuklara ev içinde sorumluluk verin, mutfakta birlikte yemek yapın. Doğada kısa yürüyüşler yapın, kar varsa kartopu oynayın. C vitamininden zengin meyve ve sebzeler tüketin. Dışarı çıkılacaksa çocuğun başı ve kulaklarının kapalı olmasına dikkat edin. Sıvı alımını dengeleyin. Çocuğun probiyotik beslenmesine dikkat edin. Kapalı alanlarda uzun zaman geçirmeyin, aktiviteleri açık havada planlayın. Maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyun. Çocuğu egzersize yönlendirin. Ekran maruziyetini kısıtlayın. </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/somestr-tatilinde-bagisiklik-icin-atilacak-11-adim/">SÖMESTR TATİLİNDE BAĞIŞIKLIK İÇİN ATILACAK 11 ADIM</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/somestr-tatilinde-bagisiklik-icin-atilacak-11-adim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN MANDALİNAYA TALEP ARTTI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/bagisiklik-sistemini-guclendiren-mandalinaya-talep-artti/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/bagisiklik-sistemini-guclendiren-mandalinaya-talep-artti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Jan 2022 12:05:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[kış ayı]]></category>
		<category><![CDATA[mandalina]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=8250</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarında tüketilmesi özellikle tavsiye edilen mandalinaya, artan vata sayılarıyla birlikte talep daha çok arttı. C vitamini oranı yüksek olan mandalina, soğuk havalarda sık görülen hastalıklarına karşı önleyici olmasından dolayı pazarın en çok tercih edilen meyve çeşitleri arasında yer aldı. Denizli’de kurulan semt pazarlarında mandalinaya olan talebin artmasıyla birlikte, pazarcı esnaflar da yükselen satışlardan memnun [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bagisiklik-sistemini-guclendiren-mandalinaya-talep-artti/">BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN MANDALİNAYA TALEP ARTTI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kış aylarında tüketilmesi özellikle tavsiye edilen mandalinaya, artan vata sayılarıyla birlikte talep daha çok arttı. C vitamini oranı yüksek olan mandalina, soğuk havalarda sık görülen hastalıklarına karşı önleyici olmasından dolayı pazarın en çok tercih edilen meyve çeşitleri arasında yer aldı. Denizli’de kurulan semt pazarlarında mandalinaya olan talebin artmasıyla birlikte, pazarcı esnaflar da yükselen satışlardan memnun oldu.</p>



<p><strong>“Şu anda satışlarımız çok iyi”</strong></p>



<p><br>Denizli’de kurulan semt pazarında sattığı meyveler geçimini sağlayan Bayram Dedeli, vatandaşların daha çok mandalinayı pazarda uygun fiyatta buldukları için tercih ettiklerini belirtti. Dedeli, “Şu anda satışlarımız çok iyi. Elimdeki mandalinayı pazarda 4 ile 5 TL’ye satıyoruz. Markette ise 8 ile 9 TL’den aşağıya alamasınız. Daha çok vatandaş, pazaryerleri fiyatları uygun olduğu için burada alıyor. Marketlerde artan fiyatlardan dolayı pazarda yüzde 30 yoğunluk oluştu. Artık mandalinan zamanı da geçiyor. Bu hafta son sattığımız mandalinalar. Artık mandalina yerine portakal sezonu başlıyor. Vatandaşlar mandalina alıyor. Biz de vatandaşların rağbet göstermesinden memnunuz&#8221; dedi.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bagisiklik-sistemini-guclendiren-mandalinaya-talep-artti/">BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN MANDALİNAYA TALEP ARTTI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/bagisiklik-sistemini-guclendiren-mandalinaya-talep-artti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BESİN DESTEKLERİ DİKKATLİ KULLANILMALI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/besin-destekleri-dikkatli-kullanilmali/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/besin-destekleri-dikkatli-kullanilmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2021 14:10:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ayhan levent]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=5666</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Ayhan Levent, besin destekleri ve kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara ilişkin değerlendirmede bulundu. Vitamin ve mineral gibi besin desteklerinin hayati fonksiyonların sürdürülmesinde önemli bir role sahip olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, besin desteklerinin metabolizmanın birçok aşamasında görev aldıklarına dikkat çekti. KULLANILMADAN ÖNCE MUTLAKA HEKİME BAŞVURULMALI Sağlıklı beslenen kişilerin hekim tavsiyesi olmadan besin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/besin-destekleri-dikkatli-kullanilmali/">BESİN DESTEKLERİ DİKKATLİ KULLANILMALI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Doç. Dr. Ayhan Levent, besin destekleri ve kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara ilişkin değerlendirmede bulundu. Vitamin ve mineral gibi besin desteklerinin hayati fonksiyonların sürdürülmesinde önemli bir role sahip olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, besin desteklerinin metabolizmanın birçok aşamasında görev aldıklarına dikkat çekti.</p>



<p><br><strong>KULLANILMADAN ÖNCE MUTLAKA HEKİME BAŞVURULMALI</strong></p>



<p><br>Sağlıklı beslenen kişilerin hekim tavsiyesi olmadan besin takviyesi kullanmasının sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunan Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, “Metabolizmamız ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri aldığımız gıdalardan temin eder. İhtiyaç fazlası olan vitaminler ya idrar yolları ile atılır ya da karaciğerle temizlenir. Dengeli beslenen ve herhangi bir hastalığı olmayan kişilerin bağışıklık sistemini güçlendirmek için besin takviyesine ihtiyacı yoktur.” uyarısında bulundu.</p>



<p><br><strong>BİLİNÇSİZ TÜKETİM ÖNEMLİ SORUNLARA YOL AÇABİLİR</strong></p>



<p><br>Bilinçsizce tüketilen besin takviyelerinin vücutta birikerek kalp, böbrek ve karaciğer gibi hayati organlara zarar verebileceği uyarısında bulunan Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, “Vitaminlerin özellikle doğal yollardan alınması önerilmektedir. Ancak ciddi vitamin eksikliği çekenler veya hastalık sürecinde olanlara hekim tavsiyesi ile ilaç şeklinde vitamin takviyesi önerilmektedir. Sağlıklı beslenen kişilerin hekim tavsiyesi olmadan vitamin tüketmesi sağlık sorunlarına neden olabilir. Besin destekleri hekim kontrolünde ve öncesinde ölçüm yapılarak alınmalıdır.” diye konuştu. Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, besin takviyesi alabilecek bireylerin; tıbben tespit edilmiş vitamin mineral eksikliği olanlar, sıkı diyet yapanlar, psikolojik ya da ekonomik nedenlerden dolayı yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayamayanlar, vejetaryenler, yakın zamanda enfeksiyon geçirenler, bağışıklık yetersizliği olanlar, kronik hastalıkları olanlar, uzun süreli bağışıklığı baskılayıcı ilaç kullananlar, sindirim kusuru yapan mide-bağırsak hastalıkları olanlar, büyüme çağında olan bebekler, çocuklar ve gençler, yaşlılar, diyaliz hastaları, gebe ve emziren kadınlar (Demir, folat, B12 vitamini vb.), menopoz dönemindeki kadınlar olduğunu söyledi.</p>



<p><br><strong>BİLİNÇLİ BESİN SEÇİMİ SAĞLIĞI KORUYOR</strong></p>



<p><br>Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, yeterli ve dengeli beslenerek, vücudun gereksinimi olan tüm besin öğelerinin karşılanabileceğini belirterek “Çünkü besinler, bilinçli olarak seçildiğinde sağlığı koruyucu ve geliştirici tüm vitamin ve mineralleri alınması gereken oranlarda sağlayabilmektedir.” dedi.</p>



<p><br><strong>BAĞIŞIKLIĞI DESTEKLEMEK İÇİN…</strong></p>



<p>Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, ayrıca bağışıklığın desteklenmesi için düzenli egzersiz yapılmasını, yeterli uyumayı, stresten, sigaradan ve alkolden uzak durulması gerektiğinin altını çizdi. </p>



<p>Editör : Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/besin-destekleri-dikkatli-kullanilmali/">BESİN DESTEKLERİ DİKKATLİ KULLANILMALI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/besin-destekleri-dikkatli-kullanilmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
