<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anjiyografi Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/anjiyografi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/anjiyografi/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Feb 2025 21:50:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>Anjiyografi Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/anjiyografi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TIBBIN GÖREN GÖZLERİ VE GÖRÜNMEYEN EMEKÇİLERİNİN GÜNÜ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/tibbin-goren-gozleri-ve-gorunmeyen-emekcilerinin-gunu/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/tibbin-goren-gozleri-ve-gorunmeyen-emekcilerinin-gunu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:50:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[3.Sayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Anjiyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Bigisayarlı Tomografi)]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizli haber]]></category>
		<category><![CDATA[denizli horoz]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[Floroskopi]]></category>
		<category><![CDATA[horoz gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[horoz haber]]></category>
		<category><![CDATA[horozgazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Radyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tekden hastanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2099</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tekden Hastanesi’nde bir gelenek haline gelen Dünya Radyoloji Günü kutlaması bu yıl da düzenlendi.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tibbin-goren-gozleri-ve-gorunmeyen-emekcilerinin-gunu/">TIBBIN GÖREN GÖZLERİ VE GÖRÜNMEYEN EMEKÇİLERİNİN GÜNÜ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tekden Hastanesi’nde bir gelenek haline gelen Dünya Radyoloji Günü kutlaması bu yıl da düzenlendi.<br />
Dünya genelinde her yıl 8 Kasım Dünya Radyoloji Günü olarak kutlanmaktadır. Tıbbın gören gözleri, görünmeyen kahramanlarının gününde Tekden Hastanesi Yönetimi; Radyologlar, Radyoloji Teknikerleri ve çalışanlarının radyoloji günlerini kutlayarak onlara çiçek verdi. Avrupa Toraks Radyolojisi Derneği eski Başkanı ve Denizli Tekden Hastanesi Tanısal ve Girişimsel Radyoloji uzmanı Prof.Dr. Nevzat Karabulut, Dünya Radyoloji Günü dolayısıyla, radyolojinin kısa tarihçesi ve günümüzdeki rolü hakkında bilgiler verdi. Alman fizikçi W.C. Röntgen’in 1895 yılında X-ışınlarını keşfettiği 8 Kasım gününün Dünya Radyoloji Günü olarak kutlandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Karabulut, tıpta çığır açan X-ışınlarının keşfinin üzerinden geçen 116 yılda Radyolojinin teknolojik olarak çok ilerlediğini ve tanıdan tedaviye kadar sağlık alanının temel taşlarından biri haline geldiğini vurguladı.<br />
“RÖNTGEN CİHAZI SAVAŞTA İLK KEZ TÜRKLER TARAFINDAN KULLANILMIŞTIR”<br />
Özel Denizli Tekden Hastanesi Radyoloji uzmanı Prof. Dr. Nevzat Karabulut, “X-ışınlarının keşfinin üzerinden 6 ay geçmeden askeri tıbbiye öğrencisi Esad Feyzi ve arkadaşları basit bir X-ışın tüpü geliştirdi. 1897 senesinde patlak veren Osmanlı-Yunan savaşında, İstanbul’a nakledilen ağır yaralılar geçici olarak Yıldızdaki Askeri Hastaneye yatırılırlar. Son sınıf öğrencileri Esad Feyzi ve arkadaşı Rıfat Osman cerrah Cemil Paşa’ya şöyle bir dilekçe verirler: “Yaralı Osmanlı Gazileri’nin yüce Yıldız Hastahanesi’nde tedavi altına alınacakları minnet ve şükranla okunduğundan Askeri Tıbbiye’nin fizik laboratuarında bulunan ve az noksanı olan, bilinmeyen şualar cihazının adı geçen yüce hastaneye nakli ile, bedenin derinliklerinde yeri bilinmeyen mermi parçaları ile çeşitli durumlarda meydana gelen kemik kırıklarının mahiyetlerini tayin için adı geçen cihazın tarafımızdan kullanılmasına ve bu suretle X ışınları ameliyesi şerefinin medeniyet dünyasında Osmanlı Tıbbı’na verilmesine ve yaralıların uzun acılarından kurtarılmalarına lütfen zat-ı ali-i üstadenelerinin tavassut buyurmasını arz ve istirham ederiz” Cemil Paşa talebi yerine getirir ve Yıldız Hastanesi’nde ilk olarak sağ bilek kemiğine şarapnel saplanmış Boyabatlı er Mehmet Efendi’nin röntgeni çekilir. Cemil Paşa bu röntgene göre şarapneli çıkarmıştır. Bu röntgen filmi Cemil Paşa tarafından Sultan Abdülhamid Han’a takdim edilmiştir. Yani icadının ardından 1.5 yıl geçmeden Röntgen cihazı savaşta ilk kez Türkler tarafından kullanılmıştır” şeklinde bilgi verdi.<br />
“TEDAVİ SAĞLAYAN BİR TIP BRANŞI HALİNE GELDİ”<br />
Günümüzde radyolojinin yalnızca tanı koyan değil, aynı zamanda tedavi sağlayan bir tıp branşı haline geldiğinden bahseden Prof. Dr. Nevzat Karabulut, “Başlangıçta sadece röntgen şeklinde başlayan Tıbbi Görüntüleme bugün radyasyon içeren (Röntgen, Mamografi, Floroskopi, Anjiyografi, Bigisayarlı Tomografi) ve radyasyon içermeyen (Ultrasonografi, Doppler, Manyetik rezonans görüntüleme) farklı enerjiler kullanarak vücudu ayrıntılı bir şekilde görüntüleyen bir branş haline gelmiştir. Günümüzde Radyoloji yalnızca tanı koyan değil, aynı zamanda tedavi sağlayan bir tıp branşı haline geldi. Tanısal Radyoloji hastalıklara erken ve doğru tanı koyarak tedaviyi şekillendirir ve tedaviye yanıtı değerlendirir. Anne karnındaki bebeğin değerlendirmesinden korona virüs, kemik kırığından bağ yırtığına, safra taşından böbrek taşına, doğumsal anomalilerden kalp hastalıklarına ve kanserden inmeye kadar pek çok hastalık radyolojik tetkiklerle erken ve doğru şekilde teşhis edilebilmektedir. Girişimsel Radyoloji ise görüntüleme yöntemleri rehberliğinde iğne deliğinden tedavi sağlayarak ve birçok hastayı ameliyattan kurtaran bir alandır. Apse ve kist tedavisinden tıkalı damarların açılmasına ve kanserli dokunun tedavisine kadar pek çok sorun genel anestezi ve ameliyata gerek kalmadan küçük bir iğne deliğinden girilerek tedavi edilebilmektedir. Yani Radyoloji Tıbbın gören gözleri ve bel kemiği iken, radyolog ise tanı koyan, tedaviyi şekillendiren ve şifa dağıtan görünmeyen yüzleridir” dedi.<br />
“RADYOLOJİ İŞLEMLERİ ŞEHRİMİZDE SADECE SINIRLI SAYIDAKİ HASTANEDE YAPILABİLMEKTEDİR”<br />
Radyolojinin teknolojiyi en iyi kullanan tıp branşlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Karabulut, “Radyoloji, teknolojiyi en iyi kullanan tıp branşlarından biridir. Doğru sonuç için birçok alanda olduğu gibi radyolojide de “iyi cihaz, deneyimli teknisyen ve donanımlı hekim” gereklidir. Şehrimiz ve ülkemiz tıbbi cihaz parkı, hastaların radyolojiye erişimi ve Girişimsel Radyoloji açısından çok şanslı durumdadır. Öyle ki, yurt dışında yaşayan ancak hekime ve radyolojiye ulaşma sorunu yaşayan pek çok yurttaşımız sağlık problemlerini izinleri sırasında ülkemizde yaptırmaktadır. Denizli&#8217;de de gerek kamu gerekse özel hastaneler cihaz parkı konusunda standart düzeydedir. Ancak, kalp damar hastalıkları, beyinde ileri inme görüntülemesi ve prostat kanseri görüntülemesi gibi bazı ileri incelemeler ve Girişimsel Radyoloji işlemleri şehrimizde sadece sınırlı sayıdaki hastanede yapılabilmektedir” ifadelerini kullandı.<br />
“40 YAŞ ÜSTÜNDEKİ KADINLAR MUTLAKA MAMOGRAFİ İLE YILLIK  MEME KANSERİ TARAMASINI YAPTIRMALIDIR”<br />
Hastalara tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Nevzat Karabulut, “Öncelikle erken ve doğru teşhisin iyi ve etkin tedavinin anahtarı olduğunu vurgulamak isterim. Bu nedenle hastalar şikayetlerini ve sorunlarını ihmal edip ertelememeli ve olağan dışı bir şikayet olduğunda hızlıca en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Aracımıza gösterdiğimiz özeni kendi bedenimize de göstererek risk durumu ve yaşımıza göre belli aralıklarla genel sağlık kontrolünden geçmeliyiz. 40 yaş üstündeki kadınlar mutlaka mamografi ile yıllık  meme kanseri taramasını yaptırmalıdır. Yoğun sigara içen kişiler 50 yaşının üzerinde ise  akciğer kanseri açısından tarama yaptırmalıdır. Ailesinde kanser öyküsü bulunanlar kişiler yine yıllık olarak hekime başvurup gerekli taramalarını yaptırmalıdır” şeklinde bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tibbin-goren-gozleri-ve-gorunmeyen-emekcilerinin-gunu/">TIBBIN GÖREN GÖZLERİ VE GÖRÜNMEYEN EMEKÇİLERİNİN GÜNÜ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/tibbin-goren-gozleri-ve-gorunmeyen-emekcilerinin-gunu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANJİYOGRAFİ HAKKINDA EN ÇOK MERAK EDİLEN SORULAR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/anjiyografi-hakkinda-en-cok-merak-edilen-sorular/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/anjiyografi-hakkinda-en-cok-merak-edilen-sorular/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jan 2022 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Anjiyografi]]></category>
		<category><![CDATA[efor]]></category>
		<category><![CDATA[ekg]]></category>
		<category><![CDATA[eko]]></category>
		<category><![CDATA[sorular]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=7893</guid>

					<description><![CDATA[<p>En sık uygulanan kardiyolojik tetkiklerden biri olan koroner anjiyografi; kalbi besleyen koroner damarların görüntülenmesi işlemidir. Hayatımızı tehdit eden damar tıkanıklıkları bu yöntem sayesinde tespit ediliyor. Daralmış veya tıkanmış olduğu belirlenen damarlar anjiyo sırasında balon veya stentle açılabiliyor. Bu sayede hastanın şikayetleri ortadan kalkıyor, hayat kalitesi artıyor ve ömrü uzuyor. HANGİ SORUNLARDA BAŞVURULUYOR? Yapılan EKG, EKO [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/anjiyografi-hakkinda-en-cok-merak-edilen-sorular/">ANJİYOGRAFİ HAKKINDA EN ÇOK MERAK EDİLEN SORULAR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>En sık uygulanan kardiyolojik tetkiklerden biri olan koroner anjiyografi; kalbi besleyen koroner damarların görüntülenmesi işlemidir. Hayatımızı tehdit eden damar tıkanıklıkları bu yöntem sayesinde tespit ediliyor. Daralmış veya tıkanmış olduğu belirlenen damarlar anjiyo sırasında balon veya stentle açılabiliyor. Bu sayede hastanın şikayetleri ortadan kalkıyor, hayat kalitesi artıyor ve ömrü uzuyor.</p>



<p><br><strong>HANGİ SORUNLARDA BAŞVURULUYOR?</strong></p>



<p><br>Yapılan EKG, EKO ve efor testi gibi tanı yöntemlerinden çıkan sonuçlar olası bir damar tıkanıklığına işaret ediyorsa, koroner anjiyografi uygulanıyor. İşlem sonucunda damar tıkanıklığının olup olmadığı anjiyografi ile kesin olarak saptanıyor.</p>



<p><br><strong>KORONER ANJİYOGRAFİ NEDEN ÖNEMLİ?</strong></p>



<p><br>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Turfan, kalp krizi sırasında yapılan koroner anjiyografinin ve ardından uygulanan stentin hayat kurtarıcı olduğunu belirterek, “Damar açıklığı ne kadar erken sağlanırsa, hastanın hayatta kalma şansı da o kadar artıyor. Yapılan çalışmalarda; anjiyografi sonrası uygulanan stent tedavisinin kalp krizi haricinde, yaygın damar hastalığı ya da ana damar başlangıcında lezyonların varlığı gibi bazı özel durumlarda ömrü uzatabileceği gösterilmiştir” diyor.</p>



<p><br><strong>KAÇ ÇEŞİT ANJİYOGRAFİ MEVCUT?</strong></p>



<p><br>Günümüzde; klasik, tomografi ve MR ile çekilen anjiyografi olmak üzere 3 tip anjiyografiden faydalanılıyor. Hangi anjiyo yöntemine başvurulacağına ise hastanın yaşına, kliniğine, taşıdığı risk ve yandaş faktörlere göre karar veriliyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Turfan, düşük riskli olan hastalarda daha çok halk arasında ‘kansız anjiyo’ veya ‘sanal anjiyo’ olarak bilinen bilgisayarlı tomografi (BT) koroner anjiyografi yönteminin tercih edildiğini vurgulayarak, “Girişimsel bir yöntem olmaması, klasik anjiyografiye göre daha düşük risk içermesi ve seçilmiş hastalarda neredeyse klasik anjiyografi kadar net bilgi vermesi nedeniyle günümüzde bilgisayarlı tomografiyle yapılan anjiyo sayısı giderek artıyor” diyor. Doç. Dr. Murat Turfan, “MR yöntemi de kalbin fonksiyonları ve yapısı hakkında bize net bilgi veren, bazı durumlarda altın standart olan bir yöntem. Hem kalp fonksiyonlarını hem de kalp damarlarını incelemek istediğimizde kardiyak MR ve MR anjiyografi tercih edilen yöntemdir” bilgisini veriyor.</p>



<p><br><strong>KORONER ANJİYOGRAFİ NASIL UYGULANIYOR?</strong></p>



<p><br>Klasik anjiyografi: Özel laboratuvar ortamında ve genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilen koroner anjiyografide el bileğinden ya da kasıktan damar yolu açıldıktan sonra, ince bir plastik kabloyla kalp damarlarına ulaşılıyor. Ardından görünür hale gelmeleri için damarlara ‘kontrast madde’ olarak adlandırılan özel bir ilaç enjekte ediliyor. Damarlar farklı açılardan görüntülenerek, tıkanıklık olup olmadığı belirleniyor. Hasta kasıktan yapılan anjiyografilerde en fazla 6 saat, bilekten yapılan işlemlerde en fazla 3 saat, stent ya da balon uygulandığında bir gece sonra taburcu oluyor. Ancak işlemle ilgili olağan dışı bir durum olursa, bu süre uzayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Turfan, son yıllarda el bileğinden anjiyonun daha çok uygulanmaya başlandığına dikkat çekerek, “Bunun nedeni ise daha az komplikasyon riski, daha konforlu işlem ve işlem sonrasında hastanın normal yaşantısını daha az etkilemesidir” diyor. Koroner BT anjiyografi: Koroner (bilgisayarlı tomografi) anfiyografi; kalbimize kan sağlayan damarları görüntüleyen bir tomografidir. Bu yöntemde kalbin ve kan damarlarının görüntülerini sağlamak için güçlü bir x ışını kullanılıyor. Öncelikle ele veya kola damar yolu yerleştiriliyor. Hastanın BT cihazının içine uzanması isteniyor. Ardından damarlar 5 saniye kadar kısa bir süre içinde görüntüleniyor. Tüm işlemlerin tamamlanması ise biraz daha uzun sürüyor.</p>



<p><br><strong>İŞLEM SONRASINDA NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİYOR?</strong></p>



<p><br>Klasik koroner anjiyografinin yapıldığı gün, kontrast maddenin vücuttan atılması için bol bol su içmek ve istirahat etmek gerekiyor. Özellikle kasık bölgesi kullanılan hastalar başta olmak üzere, 24 saat araç kullanılmaması önem taşıyor. Kasıktan yapılan anjiyolarda, kasıktaki kılıf çekildikten sonra 6 saat boyunca kum torbasıyla baskı uygulanıyor, bu süre içinde bacağın oynatılmaması isteniyor. Bilekten yapılan işlemlerde de 2 gün boyunca ağır kaldırmamalı ve spor yapılmamalı. BT anjiyografide ise herhangi bir tomografi tetkikinden farklı işlem yapılmadığı için inceleme sonrasında hemen normal hayata dönebilen hastanın sadece bolca su içmesi yeterli geliyor.</p>



<p><br><strong>KORONER ANJİYOGRAFİ RİSKLİ BİR YÖNTEM Mİ?</strong></p>



<p><br>Kalp ve kan damarları üzerinde yapılan çoğu prosedürde olduğu gibi, koroner anjiyoda da X ışınlarından radyasyona maruz kalınıyor. Ancak ciddi komplikasyonlar tüm anjiyografi yöntemlerinde çok nadir durumlarda gelişiyor.</p>



<p><br><strong>HANGİ YÖNTEM, HANGİ HASTAYA UYGULANABİLİYOR?</strong></p>



<p><br>Klasik koroner anjiyografi her hastada uygulanabilen bir yöntem. BT koroner anjiyografi yöntemi klasik anjiyografiye nazaran daha hızlı sürede tamamlanıyor. Ayrıca invaziv değil, sadece damar yolu açılması yeterli oluyor ve görece komplikasyon riski de daha düşük düzeyde. “Ancak bu avantajlar, yöntemin herkes için uygulanabileceği anlamına gelmiyor” uyarısında bulunan Doç. Dr. Murat Turfan, şöyle devam ediyor: “Bilinen koroner arter hastalığı, özellikle de stent tedavisi olan hastalarda, özel durumlar haricinde, bu yönteme başvurulmuyor. Uygun olan hasta grubu; koroner arter hastalığı için yüksek riskli olmayan, morbit obez ve aritmi gibi çekim kalitesini engelleyecek durumu olmayan kişilerdir. BT anjiyografi yöntemini daha çok düşük riskli olan hastalarda tercih ediyoruz” </p>



<p>Editör :  Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/anjiyografi-hakkinda-en-cok-merak-edilen-sorular/">ANJİYOGRAFİ HAKKINDA EN ÇOK MERAK EDİLEN SORULAR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/anjiyografi-hakkinda-en-cok-merak-edilen-sorular/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
