<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ameliyat Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/ameliyat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/ameliyat/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Feb 2025 21:44:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>ameliyat Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/ameliyat/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ŞİFAYI MEMLEKETİNDE BULDU</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/sifayi-memleketinde-buldu/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/sifayi-memleketinde-buldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:44:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizli horoz]]></category>
		<category><![CDATA[horoz]]></category>
		<category><![CDATA[horoz haber]]></category>
		<category><![CDATA[horozgazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=1640</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yurt dışında iki kez ameliyat olan ancak şifaya kavuşamayan hasta, kesin dönüş yaptığı memleketinde yaptığı araştırmalar sonucu Özel Denizli Cerrahi Hastanesi'ne gelerek karın içerisindeki aort damarının ve sol bacak damarının tamamen tıkalı olduğunu öğrendi.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sifayi-memleketinde-buldu/">ŞİFAYI MEMLEKETİNDE BULDU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yurt dışında iki kez ameliyat olan ancak şifaya kavuşamayan hasta, kesin dönüş yaptığı memleketinde yaptığı araştırmalar sonucu Özel Denizli Cerrahi Hastanesi&#8217;ne gelerek karın içerisindeki aort damarının ve sol bacak damarının tamamen tıkalı olduğunu öğrendi. Yapılan tetkikler sonucunda gerçekleşen başarılı ameliyat ile aort damarından diz bölgesine kadar uzanan damarı değiştirildi.</p>



<p><br>Hollanda’da yaşayan 57 yaşındaki Alim Altun, uzun yıllar sonra Türkiye’ye kesin dönüş yaptı. Hollanda’da iki kez ameliyat olan Altun, damarına stent konulmasına rağmen iki ayağında uyuşma, yürüyememe, ağrı ve bunlara bağlı uyku problemleri yaşamaya devam etti. Yaptığı araştırmalar sonucunda memleketi Denizli&#8217;de tedavi olma kararı alarak Özel Denizli Cerrahi Hastanesi&#8217;ne başvurdu. Hastane hekimlerinden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanları Prof. Dr. Ahmet Baltalarlı ve Prof. Dr. Mustafa Saçar, 57 yaşındaki Altun&#8217;un yapılan tetkikler ve anjiyografi sonrasında aort damarının tamamen tıkandığını tespit etti. Yapılan ameliyatta suni damar kullanılarak, Altun’un dizine kadar uzanan aort damarı değiştirildi.</p>



<p><br>Şifayı memleketinde bulan Alim Altun, “Doktorlarımıza çok teşekkür ediyorum yoğun ağrılar ile geldiğim hastaneden demir gibi çıkıyorum. Burada çok iyi bakıldı bana, özellikle hekimlerime, kattaki hemşireler ve kat çalışanlarına çok teşekkür ediyorum” dedi. Altun, ağrıları ile geldiği memleketinde şifa ile taburcu edilerek evinin yolunu tuttu. </p>



<p></p>



<p>     Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ     <br><br></p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/sifayi-memleketinde-buldu/">ŞİFAYI MEMLEKETİNDE BULDU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/sifayi-memleketinde-buldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BU AMELİYAT DENİZLİ’DE İLK DEFA TEKDEN’DE YAPILDI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/bu-ameliyat-denizlide-ilk-defa-tekdende-yapildi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/bu-ameliyat-denizlide-ilk-defa-tekdende-yapildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2022 06:44:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[karpal tünel sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[tekden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=24833</guid>

					<description><![CDATA[<p>Parmaklarda uyuşma, karıncalanma olarak belirti veren karpal tünel sendromu, Denizli’de ilk defa kapalı (endoskopik) yöntemle ameliyat ediliyor. Daha az kesinin olduğu ve iyileşme sürecinin daha hızlı olduğu yöntem ile ilgili Denizli Tekden Hastanesi Ortopedi Uzmanı Op. Dr. Mustafa ismet Tatar, “Kapalı yöntem karpal tünel ameliyatında 6 santim yerine açılan iki santimlik kesi ile ameliyat sonrası [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bu-ameliyat-denizlide-ilk-defa-tekdende-yapildi/">BU AMELİYAT DENİZLİ’DE İLK DEFA TEKDEN’DE YAPILDI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Parmaklarda uyuşma, karıncalanma olarak belirti veren karpal tünel sendromu, Denizli’de ilk defa kapalı (endoskopik) yöntemle ameliyat ediliyor. Daha az kesinin olduğu ve iyileşme sürecinin daha hızlı olduğu yöntem ile ilgili Denizli Tekden Hastanesi Ortopedi Uzmanı Op. Dr. Mustafa ismet Tatar, “Kapalı yöntem karpal tünel ameliyatında 6 santim yerine açılan iki santimlik kesi ile ameliyat sonrası avuç içinde oluşan ve uzun süre geçmeyen sertleşme bu yöntemle hiç olmuyor” dedi.<br></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1010" height="750" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/06/AW656886_02-1.jpg" alt="" class="wp-image-24835" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/06/AW656886_02-1.jpg 1010w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/06/AW656886_02-1-300x223.jpg 300w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/06/AW656886_02-1-768x570.jpg 768w" sizes="(max-width: 1010px) 100vw, 1010px" /></figure>



<p><br>Özel Denizli Tekden Hastanesi’nin başarılı hekimlerinden Ortopedi Uzmanı Op. Dr. Mustafa İsmet Tatar, karpal tünel sendromu ameliyatında yeni bir yöntem gerçekleştirerek hastaların daha kısa sürede normal hayatlarına dönebileceklerinden bahsetti. Dr. Tatar, “El bileğinde sinir sıkışması olarak bilinen karpal tünel sendromunda, başparmak, işaret parmağı ve orta parmakta uyuşma ve karıncalanma meydana gelir. Eğer hastalık zaman içerisinde ilerlerse el bölgesindeki kaslarda erimeler ortaya çıkar. Kliniğimize elde uyuşma ve karıncalanma şikayeti ile gelen hastalarımızı muayene ettikten sonra EMG dediğimiz sinir ölçüm tekniğiyle tanılarını koyuyoruz. Eğer EMG’de ağır düzeyde bir sıkışma varsa, bunun tedavisini el bölgesine yapılan Karpal tünel ameliyatı ile gerçekleştiriyoruz. Yapılan klasik ameliyatla el bileğinin avuç ortasında 6 santimlik kesi açarak siniri sıkıştıran bağı kesiyoruz ve siniri rahatlatıyoruz. Klasik yöntemle yapılan ameliyat sonrasında avuç içinde bazen sertlikler meydana gelebiliyor. Karpal Tünel Sendromu genelde elini çok fazla kullanan kişilerde görüldüğü için ameliyat yapılacak bölgede sertlik olmaması çok önemlidir. Biz bu sertlik oluşmasını önlemek ve ameliyat sonrasında hastalarımıza daha konforlu ve hızlı iyileşme süreci sağlamak için 6 santim yerine 2 santimlik kesi açarak bu ameliyatı kapalı yöntemle yapıyoruz. Bu yöntemle el bileğindeki çizgiden yaklaşık 2 santim kadar bir alandan giriyoruz. Bilek çevresinde kesi yapmadan içeriden bağı kesiyoruz. Bu yöntem sayesinde ameliyat sonrası avuç içinde ağrı ve yara oluşumunu en aza indiriyoruz. Kapalı yöntem karpal tünel ameliyatı sayesinde ameliyat sonrasında daha az ağrı, daha az kesi ve daha hızlı normal hayata dönülmesini hedefliyoruz. Bu yöntemin daha az ağrı ile eli daha çabuk kullanmaya başlamak gibi birçok avantajı mevcuttur” diye konuştu. </p>



<p>Fatma Haytan</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/bu-ameliyat-denizlide-ilk-defa-tekdende-yapildi/">BU AMELİYAT DENİZLİ’DE İLK DEFA TEKDEN’DE YAPILDI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/bu-ameliyat-denizlide-ilk-defa-tekdende-yapildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;TAM TIKALI KALP DAMARLARINA AMELİYATSIZ MÜDAHALE MÜMKÜN&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/tam-tikali-kalp-damarlarina-ameliyatsiz-mudahale-mumkun/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/tam-tikali-kalp-damarlarina-ameliyatsiz-mudahale-mumkun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jun 2022 10:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[bilal boztosun]]></category>
		<category><![CDATA[kalp damarları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=24456</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Bilal Boztosun, koroner damarlarında tıkanıklığı olan hastaları tedavi etmek için kullanılan CTO (Kronik total oklüzyon) müdahalesine ilişkin bilgiler verdi. Prof. Dr. Bilal Boztosun, koroner arter hastalarının yaklaşık yüzde 15 ila 20&#8217;sinde bir adet CTO olduğunu belirterek, “CTO&#8217;lar, tipik olarak üç aydan uzun süredir mevcut olan kalp damarlarındaki tam tıkanıklıklardır. Bu tıkanıklıklar, kalp damarlarında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tam-tikali-kalp-damarlarina-ameliyatsiz-mudahale-mumkun/">&#8216;TAM TIKALI KALP DAMARLARINA AMELİYATSIZ MÜDAHALE MÜMKÜN&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Prof. Dr. Bilal Boztosun, koroner damarlarında tıkanıklığı olan hastaları tedavi etmek için kullanılan CTO (Kronik total oklüzyon) müdahalesine ilişkin bilgiler verdi. Prof. Dr. Bilal Boztosun, koroner arter hastalarının yaklaşık yüzde 15 ila 20&#8217;sinde bir adet CTO olduğunu belirterek, “CTO&#8217;lar, tipik olarak üç aydan uzun süredir mevcut olan kalp damarlarındaki tam tıkanıklıklardır. Bu tıkanıklıklar, kalp damarlarında (koroner arterler) şiddetli yağ birikintileri (ateroskleroz) veya plak birikiminin bir sonucudur ve koroner arter hastalığının (KAH) komplikasyonlarından biridir. KAH, kalbe kan sağlayan arter veya arterlerin içerisinde yağ birikimi nedeniyle daraldığında veya tıkandığında ortaya çıkar. Kalbe yeterince kan gelmediğinde, kişi göğüs ağrısı (anjina), nefes darlığı veya kalp krizi geçirebilir. Bu semptomlar eforla ve bazen istirahatte ortaya çıkar” diye konuştu.</p>



<p>&#8220;YARDIMCI DAMAR KALP KRİZİNE KARŞI KORUR&#8221;</p>



<p>CTO ile damar tıkanıklığının genellikle kademeli olduğuna değinen Prof. Dr. Bilal Boztosun şöyle devam etti: &#8220;CTO ile damar tıkanıklığı zamanla gerçekleştiği için vücut genellikle tıkanıklığı aşan küçük kan damarları oluşturarak bu duruma uyum sağlar. Kollateral damar adını verdiğimiz bu küçük damarlar, kalbin yeterli kan akışı olan bölgelerinden kronik olarak tıkanmış damarın ucuna bağlanarak tıkanıklığın doğal bir baypasını oluşturur. Diğer damarlardan yönlendirilen kan, tıkalı olan damarın beslediği alana iletilir, bu yan damarlar tam tıkalı olan damarın besleme görevini telafi eder ve genellikle kişiyi kalp krizine karşı korur. Bununla birlikte yan damarlar, egzersiz sırasında artan kan ihtiyacını karşılamak için genellikle yeterli kan sağlayamaz. CTO&#8217;lu bir kişi efor seviyesini arttırdığında, sonuç nefes darlığı veya göğüs ağrısı olabilir. CTO&#8217;lu bireylerin yaşadığı semptomlar arasında ilk olarak göğüs ağrısı, basınç veya sıkışma, nefes darlığı, baş dönmesi, tükenmişlik, mide bulantısı, üst vücut ve kolda ağrı, hızlı veya düzensiz kalp atışları görülebilir&#8221;.</p>



<p>&#8220;BAZI HASTALAR BYPASS AMELİYATINA ADAY OLAMAYABİLİR&#8221;</p>



<p>Prof. Dr. Bilal Boztosun, tamamen tıkanmış arterlerin tam tıkalı olmayan damarlara göre daha zor açıldığına dikkat çekerek, &#8220;Tarihsel olarak doktorlar genellikle bu tıkanıklıkları tedavi etmek için tek seçenek olarak koroner arter bypass cerrahisi (KABG) veya ilaçla takip önerir. Koroner bypass ameliyatı sırasında vücudun başka bir yerinden bir damar veya atardamar alınarak koroner artere yeni bir yol oluşturulur, tıkalı alan atlanarak damar ilerisine bağlanan yeni damar sayesinde kan akışı için bir yol sağlanır. Ancak bazı hastalar yüksek cerrahi risk nedeniyle bypass ameliyatına aday olmayabilirler. Diğer durumlarda ise ilaç tedavisi yeterli olabilirken bazı hastalar bypass gerektirmeyebilir ve CTO PKG teknikleri kullanılarak stentlemeden fayda görebilir. CTO&#8217;lu kişilerde damar tamamen tıkanmıştır ve genellikle geçmesi zor olan sert, kireçlenmiş doku ile çevrilidir. CTO için birkaç tedavi vardır. CTO tedavisinde hangi yolun en iyisi olduğuna karar vermek hastaya, mevcut sağlığına ve tıbbi geçmişine bağlı olacaktır. İlk tedavi seçeneği olarak, Koroner Arter Bypass Greftleme (KABG) baypass ameliyatı, vücudun başka bir bölgesinden bir arter veya damarın, kanın tıkanıklığın etrafından akması için yan yol yapmak için kullanılmasına izin verir. İkinci seçenek olarak Perkütan Koroner Müdahalede (PKG) ise koroner arteri genişletmek ve kan akışını iyileştirmek için bir balon şişirilir. Tipik olarak arteri açık tutmak ve desteklemek için bir stent de kullanılır. Bir diğer seçenek Aterektomidir, etkilenen damardaki plak birikimini temizlemek için küçük, dönen bir bıçak veya lazerle donatılmış bir kateter kullanılır. Son seçenekte ilaç tedavisidir. CTO ile ilişkili semptomların kontrolüne yardımcı olmak için bir takım reçeteli ilaçlar kullanılabilir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>&#8220;HASTALARIN YAŞAM KALİTELERİNDE İYİLEŞME GÖRÜLÜYOR&#8221; CTO&#8217;ları tedavi etmek için yeni teknolojinin ve yeni ameliyatsız tekniklerin ortaya çıkmasının, deneyimli hekimlerin bu tedavi yaklaşımının başarı oranını önemli ölçüde iyileştirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Bilal Boztosun, “CTO PKG, CTO tıkanıklıklarını tedavi etmek için ileri teknikler konusunda deneyim gerektiren bir işlemdir. Bu işlem, tıkanıklıkların karmaşıklığına bağlı olarak 2 ila 5 saat arasında değişir. İşlem sonrası tüm hastalar bir gece takip edilmek üzere hastaneye yatırılır. Prosedürün başlangıcında, hastaların normal kalp kateterizasyon prosedürlerinde olduğu gibi genelde hafif sakinleştirici ile uyutulması sağlanır. İşlem sırasında atardamarlara (bacak veya bilek) gerektiğinde ileri veya geri gidebilmesi için iki kateter yerleştirilir. Yaklaşık 2 ila 5 saat süren işlem tamamlandıktan sonra kateterler çıkarılır. Deneyimli merkezlerde uygulandığında CTO işleminde balon-stent ile başarı oranları yaklaşık yüzde 60&#8217;tan yüzde 80 ila 90&#8217;a çıkmıştır. Tam tıkalı olmayan tıkanıklıkların balon-stent ile tedavisi için yaklaşık yüzde 98&#8217;lik başarı oranı mevcuttur. Bazı durumlarda kısmi başarı olur ve hastaların 6 ila 8 hafta sonra tekrar işleme çağrılması gerekebilir. Bazı çalışmalar CTO PKG geçiren hastaların yaşam kalitelerinde verilen örnekler de dahil olmak üzere iyileşme gördüğünü göstermiştir. Azalmış göğüs ağrısı (anjina), nefes darlığında düzelme, fiziksel aktivitede artış, depresyon duygularında azalma ve daha yüksek enerji seviyeleri olarak örneklendirilir” açıklamalarında bulundu. </p>



<p>HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/tam-tikali-kalp-damarlarina-ameliyatsiz-mudahale-mumkun/">&#8216;TAM TIKALI KALP DAMARLARINA AMELİYATSIZ MÜDAHALE MÜMKÜN&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/tam-tikali-kalp-damarlarina-ameliyatsiz-mudahale-mumkun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“AĞRI PİLİ AMELİYATIYLA AĞRI KONTROL ALTINA ALINABİLİR”</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/agri-pili-ameliyatiyla-agri-kontrol-altina-alinabilir/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/agri-pili-ameliyatiyla-agri-kontrol-altina-alinabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jun 2022 06:31:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet tönge]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=23142</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Tönge, ağrı pili olarak bilinen spinal kord stimülasyonuna ilişkin bilgiler verdi. Dr. Öğr. Üyesi Tönge, ağrının günümüzde önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, “Vücudumuzun genetik ve yapısal bazı özellikleri, maruz kaldığı çevresel etmenler, yaşam tarzı, geçirilmiş kazalar, enfeksiyonlar, sistemik hastalıklar gibi pek çok durum ağrı ile kendini gösterebilir. Günümüzde gelişen [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/agri-pili-ameliyatiyla-agri-kontrol-altina-alinabilir/">“AĞRI PİLİ AMELİYATIYLA AĞRI KONTROL ALTINA ALINABİLİR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Tönge, ağrı pili olarak bilinen spinal kord stimülasyonuna ilişkin bilgiler verdi. Dr. Öğr. Üyesi Tönge, ağrının günümüzde önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, “Vücudumuzun genetik ve yapısal bazı özellikleri, maruz kaldığı çevresel etmenler, yaşam tarzı, geçirilmiş kazalar, enfeksiyonlar, sistemik hastalıklar gibi pek çok durum ağrı ile kendini gösterebilir. Günümüzde gelişen ilaç endüstrisi sayesinde farklı ağrı tiplerinde ağrı kesici özelliği olan çeşitli ilaçlar kullanılır. Ancak özellikle nöropatik ağrı ve dirençli ağrı durumlarında ilaçlar yetersiz kalabilir veya uzun dönem kullanımda bağımlılık gelişimi, diğer organ ve sistemlere olan yan etkiler gibi istenmeyen etkilere yol açabilir. Böyle durumlarda ağrının cerrahi tedavi yöntemleri ile kontrol altına alınması mümkün olabilir” diye konuştu.</p>



<p>&#8220;BU HASTALIKLARDA TEDAVİ BAŞARISI YÜKSEK&#8221;</p>



<p>Diğer ağrı kesici yöntemlerin yetersiz kaldığı veya yan etkilerinden dolayı etkin kullanılamadığı durumlarda devreye ağrı pili ameliyatının girdiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Tönge, şöyle devam etti: &#8220;Daha önce bel ya da boyun fıtığı veya omurilik daralması/kayması gibi nedenlerle çeşitli ameliyatlar geçirilmesine rağmen devam eden ısrarcı nöropatik kol veya bacak ağrılarında ağrı pili tercih edilebilir. Ayrıca kompleks bölgesel ağrı sendromu gibi şiddetli ağrı ile karakterize bazı hastalıklarda, dolaşım bozukluğuna bağlı gelişen uzuv ağrılarında, dirençli ve kronik kalp krizi ağrılarında da ağrı pili kullanılabilir. Diyabet gibi hastalıklarda gelişebilen dirençli nöropatik ağrılarda, omurilik felci, travmatik sinir hasarı veya uzuv kaybı sonrası geçmeyen dirençli ağrılarda ve zona gibi hastalıklar sonrasında kalıcı hale gelen ağrılarda ağrı pili ile tedavi edilebilir. Hastalarda ağrı pili ameliyatı tercih edilirken, ağrıya neden olan altta yatan hastalığın başka cerrahi veya tıbbi yöntemlerle giderilememesi ve diğer tedavilere yeterli yanıt verememesi gerekir. Bu yüzden tüm hastalar Beyin Cerrahı, Fizik Tedavi Uzmanı, Anesteziyoloji Uzmanı ve Psikiyatri uzmanı tarafından oluşturulan bir kurul tarafından değerlendirilerek tedaviye uygunluk açısından incelenir. Gerektiğinde nöroloji, ortopedi gibi diğer branşların da görüşlerine başvurulur. İyi seçilmiş hastalarda uzun dönem iyi sonuçlar alınabilir&#8221;.</p>



<p>&#8220;HASTAYLA KONUŞARAK ELEKTRİK AKIMI TEST EDİLİR&#8221;</p>



<p>Dr. Öğr. Üyesi Tönge, iki aşamalı olarak yapılan ağrı pili ameliyatının uygulanma şekline ilişkin şu bilgileri verdi: &#8220;İlk aşama olan test stimülasyonunda ağrının seviyesine göre omuriliğin farklı seviyesinden omurilik zarının üzerine ince kablo şeklinde veya bir plaka şeklinde elektrot yerleştirilir. Eğer ince bir kablo yerleştirilmesine karar verildiyse bu işlem lokal anestezi ile bir iğne yardımıyla yapılabilir. Bu esnada hasta ile konuşarak elektrottan uygulanan elektrik akımının ağrılı bölgelerine ulaşıp ulaşmadığı test edilir. Plaka şeklindeki elektrotun yerleştirilmesi ise genel anestezi altında yapılır ve küçük bir cerrahi kesik ile omurganın arka tarafına bir kemik pencere açılarak gerçekleştirilir. Bunda hasta anestezi altında olduğu için test işlemi hasta uyandıktan sonra gerçekleştirilir. Test stimülasyonu işleminde hastanın vücudundan dışarı çıkan kablo uçlarına geçici bir pil yerleştirilerek birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişen sürede farklı karakterde elektrik akımları uygulanarak hastanın ağrısındaki değişiklikler gözlenir. Hastanın yeterli fayda gördüğü kesinleşirse, ikinci aşamaya geçilir. İkinci aşamada hastanın omurilik zarı üzerine yerleştirilmiş olan elektrotlar cilt altına gizlenerek küçük bir pil ile bağlanarak sistem tamamen dışarıyla kapalı hale getirilir. Daha sonraki süreçte dışarından özel bir kumanda yardımıyla aralıklı olarak ayarlamalar yapılır. Günümüzde bu ameliyatta kullanılan piller 4-5 yılda bir değiştirilebilen veya dışarıdan şarj edilmek suretiyle daha uzun yıllar değiştirilmeden kullanılabilen şekillerde mevcut&#8221;. </p>



<p>HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/agri-pili-ameliyatiyla-agri-kontrol-altina-alinabilir/">“AĞRI PİLİ AMELİYATIYLA AĞRI KONTROL ALTINA ALINABİLİR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/agri-pili-ameliyatiyla-agri-kontrol-altina-alinabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İLAYDA BEBEK TEKDEN’DE SAĞLIĞINA KAVUŞTU</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/ilayda-bebek-tekdende-sagligina-kavustu/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/ilayda-bebek-tekdende-sagligina-kavustu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2022 12:34:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[denizli tekden]]></category>
		<category><![CDATA[ilayda bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[tekden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=22843</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uşak’ta 35 haftalıkken dünyaya gelen İlayda bebek, solunumda güçlük çekmesi sonrası tedavi altına alındı. Yapılan tetkiklerde bağırsakları olması gereken karın boşluğunda olmadığı saptandı ve acil bir şekilde Özel Denizli Tekden Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada bebeğin bağırsak gelişiminin karın boşluğu yerine göğüs boşluğunda olduğu, bu nedenle bağırsakların göğüs boşluğunu doldurarak akciğerlere bası yaptığını belirlendi. İlayda bebek, yapılan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ilayda-bebek-tekdende-sagligina-kavustu/">İLAYDA BEBEK TEKDEN’DE SAĞLIĞINA KAVUŞTU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Uşak’ta 35 haftalıkken dünyaya gelen İlayda bebek, solunumda güçlük çekmesi sonrası tedavi altına alındı. Yapılan tetkiklerde bağırsakları olması gereken karın boşluğunda olmadığı saptandı ve acil bir şekilde Özel Denizli Tekden Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada bebeğin bağırsak gelişiminin karın boşluğu yerine göğüs boşluğunda olduğu, bu nedenle bağırsakların göğüs boşluğunu doldurarak akciğerlere bası yaptığını belirlendi. İlayda bebek, yapılan başarılı ameliyat sonrası yoğun bakım ünitesinde 3 hafta boyunca tutularak taburcu edildi.<br><br>“BEBEĞİN BAĞIRSAKLARI KARIN BOŞLUĞUNDA OLMASI GEREKİRKEN GÖĞÜS BOŞLUĞUNDAYDI”</p>



<p><br>Riskli bir ameliyat olduğunu belirten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Afra Karavelioğlu, “Uşak’tan sevkli bir şekilde getirilen İlayda bebek, 35 haftalık 2050 gram olarak dünyaya geldi. Doğum sonrası solunumda güçlük çekmesi üzerine Uşak’ta tedavi altına alındı ve yapılan tetkiklerde bağırsakların olması gereken yerde olmadığı fark edildi. Ve acilen hastanemize sevk edildi. Burada muayene ve gereken tetkikleri yaptıktan sonra bebeğin bağırsak gelişiminin karın boşluğu yerine göğüs boşluğunda olduğu bu nedenle bağırsakların göğüs boşluğunu doldurarak akciğerlere bası yaptığını (konjenital diafragma hernisi) saptadık. Hem kilosu hem de doğum haftası dikkate alındığında oldukça riskli bir ameliyattı. Bağırsakları cerrahi müdahale ile göğüs boşluğundan alarak tekrar karın boşluğuna yerleştirdik. Yapılan ameliyatın ardından bebeği yeni doğan yoğun bakıma aldık. Ameliyat sonrasında yenidoğan yoğun bakım ünitesinde 3 hafta boyunca tedavisini Doç. Dr. Osman Öztekin gerçekleştirdi ve 3 haftanın sonunda bebeği sağlıklı bir şekilde taburcu ettik. Bebeği sağlıklı bir şekilde aileye kavuşturduğumuz için mutluyuz. Bu tür hastalıkların cerrahi ve cerrahi sonrası tedavi süreci önemli olduğundan dolayı hastanemiz tam teşekküllü yapısıyla çevre illerden de hastaları kabul etmektedir. Ameliyat ettiğimiz ve sonrasında yeni doğan yoğun bakım ünitesinde tedavi görerek sağlığına kavuşan İlayda bebeğe ve ailesine geçmiş olsun.” şeklinde konuştu.<br><br>BAĞIRSAKLARI KARIN BOŞLUĞUNDA OLMAYAN BEBEĞİN ANNESİ YAŞADIĞI SÜRECİ ANLATTI</p>



<p><br>‘Bebeğime o kadar iyi baktılar ki gözüm arkada kalmadı’ diyen bebek İlayda bebeğin annesi, “İlayda erken doğumla 35 haftalık dünyaya geldi. Hamileliğim boyunca herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Bebeğim nefes alamadığı için yoğun bakıma alındı. Ameliyat gerektiren önemli bir hastalığı olduğu ve Uşak’ta yapılamayacağı söylendi. Denizli Tekden Hastanesi’nde Hem Yenidoğan Yoğun Bakım olduğu hem de ameliyat yapılabildiği için bizi buraya sevk ettiler. Geldiğimizde doktorumuz Afra Hanım bağırsaklarının karın boşluğunda olması gerekirken göğüs kafesinde olduğunu ameliyat olması gerektiğini anlattı. Acilen ameliyata alındı. Ameliyat çok şükür çok iyi geçti. Daha sonra bebeğimi yeni doğan yoğun bakım ünitesine aldılar. Doç. Dr. Osman Öztekin, tedavi altına aldı. Yaklaşık 3 haftalık tedavinin ardından bebeğim taburcu oldu. Başta tüm Tekden Hastanesi’ne, doktorlarımız Afra Hanım ve Osman Bey’e, yenidoğan yoğun bakımdaki hemşirelere çok teşekkür ederim. Bebeğime o kadar iyi baktılar ki gözüm arkada kalmadı. Sayenizde sağlıklı ve mutluyuz. Bizim gibi rahatsızlığı olan ailelere tavsiye ederim. Gerçekten çok ilgili bir hastane” diye konuştu.</p>



<p> HABER MERKEZİ<br><br></p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/ilayda-bebek-tekdende-sagligina-kavustu/">İLAYDA BEBEK TEKDEN’DE SAĞLIĞINA KAVUŞTU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/ilayda-bebek-tekdende-sagligina-kavustu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GUATR AMELİYATLARINDA SES TELLERİNİN ZARAR GÖRME RİSKİNE SON</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/guatr-ameliyatlarinda-ses-tellerinin-zarar-gorme-riskine-son/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/guatr-ameliyatlarinda-ses-tellerinin-zarar-gorme-riskine-son/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 May 2022 09:59:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[guatr]]></category>
		<category><![CDATA[iosm]]></category>
		<category><![CDATA[ses telleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=21863</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolay, hızlı ve komplikasyon riski düşük bir işlem olan guatr ameliyatlarında, hastalar işlemin kendisinden çok operasyon sırasında ses tellerinin zarar görmesinden endişe duyuyor uzun süredir kullanılan İntraoperatif Sinir Monitörizasyonu (İOSM) sistemi ile operasyon sırasında sinirler görsel ve işitsel olarak monitörize edilerek ameliyat sırasında oluşabilecek hasarın önüne geçiliyor. Uygulamanın sağladığı bu olanak hastaların gönül rahatlığıyla ameliyatlarını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/guatr-ameliyatlarinda-ses-tellerinin-zarar-gorme-riskine-son/">GUATR AMELİYATLARINDA SES TELLERİNİN ZARAR GÖRME RİSKİNE SON</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kolay, hızlı ve komplikasyon riski düşük bir işlem olan guatr ameliyatlarında, hastalar işlemin kendisinden çok operasyon sırasında ses tellerinin zarar görmesinden endişe duyuyor uzun süredir kullanılan İntraoperatif Sinir Monitörizasyonu (İOSM) sistemi ile operasyon sırasında sinirler görsel ve işitsel olarak monitörize edilerek ameliyat sırasında oluşabilecek hasarın önüne geçiliyor. Uygulamanın sağladığı bu olanak hastaların gönül rahatlığıyla ameliyatlarını olmalarını sağlıyor.</p>



<p>58 yaşındaki Leyla Doğan&#8217;a da kısa bir süre önce multinodüler guatr tanısı kondu. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi&#8217;ni tercih ederek, tedavi için KKTC&#8217;ye giden Leyla Doğan&#8217;ın ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi.</p>



<p><strong>İntraoperatif Sinir Monitörizasyon (İOSM) teknolojisi, kalıcı hasarların önüne geçiyor</strong><br>Son yıllarda intraoperatif sinir monitörizasyonu sadece genel cerrahi alanında değil, aynı zamanda kalp damar, beyin ve sinir cerrahisi, kulak burun boğaz ve ortopedi ameliyatlarında da sinir koruyucu bir teknoloji olarak güvenle kullanılıyor.</p>



<p>Boyun çizgisi üzerinden küçük bir kesiyle, tiroid bezi içindeki nodülün çıkarılması ile gerçekleştirilen tiroid (guatr) ameliyatları ise bu yöntemin en çok kullanıldığı alanların başında geliyor. Kolay ve komplikasyon riski düşük bir işlem olsa da teknoloji kullanılmayan operasyonlar sırasında solunum ve ses tellerini düzenleyen sinirlerde yaralanmalar meydana gelebiliyor. Bu durum ise ses kaybı, konuşma bozukluğu ve soluk alıp vermede kalıcı hasarlara neden oluyor.</p>



<p>Leyla Doğan&#8217;ın ameliyatını da gerçekleştiren Hastanenin Genel Cerrahi Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Kalbim Arslan konuyla ilgili “İntraoperatif sinir monitörizasyonunun kullanımı, özellikle nüks guatr denen, daha önce ameliyat edilmiş ancak hastalığı nüks etmiş hastalarda ve tiroid kanseri ameliyatlarında olmazsa olmaz hale gelmiştir” ifadelerini kullandı.</p>



<p><strong>“Ameliyatın çeşitli evrelerinde sinirler kontrol ediliyor, böylece karşılaşılabilcek ihtimal riskler en aza indirgeniyor”</strong><br>İntraoperatif Sinir Monitörizasyon (İOSM) teknolojisi, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi&#8217;nde de genel cerrahi uzmanları tarafından tiroid ve ses tellerine yakın seyreden dokuların korunması amacıyla güvenle kullanılıyor. Ameliyatın çeşitli evrelerinde sinirler kontrol ediliyor, böylece hastanın ameliyat sonrası ses kaybı sorunu ile karşılaşmasının önüne geçebiliyor. Ameliyat öncesi ve sonrasında ise özel bir hazırlık gerekmiyor.</p>



<p>Yrd. Doç. Dr. Kalbim Arslan Leyla Doğan&#8217;ın ameliyat süreci ile ilgili şunları söyledi, “Bundan bir süre önce hastamıza Türkiye&#8217;de multinodüler guatr tanısı kondu. Tedavi için ameliyat önerildi. Leyla Hanım ameliyat için merkez araştırırken bize ulaştı. Yeterli güveni sağlamış olacağız ki, ameliyat olmak için bizi tercih etti. İntraoperatif Sinir Monitörizasyon teknolojisi desteği ile hastamızda total tiroidektomi, yani tiroid bezinin tamamen çıkarılması operasyonunu başarıyla gerçekleştirdik. Hasta güvenliği ve konforunun üst seviyede sağlandığı operasyonu kısa sürede tamamlayarak, hastamızı sağlığına kavuşturduk. Operasyon sonrası süreci de oldukça rahat atlatan hastamız, ameliyattan iki gün sonra sağlıkla taburcu oldu.”</p>



<p><strong>“Hastanenin sahip olduğu donanım ve uzman hekim kadrosuna güven duydum”</strong><br>Ameliyat sonrası kontrol muayenesi gerçekleştirilen Leyla Doğan, ameliyat öncesi ve sonrası ile ilgili deneyimlerini “Ameliyat olmam gerektiği söylendiği zaman, sağlık merkezlerini araştırmaya başladım. İnternette, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi&#8217;nin bu konuda gerekli teknolojik donanıma ve deneyimli kadroya sahip olduğunu gördüm. Hemen iletişime geçtim. Görüşmelerim sonucu hastaneye ve hekim kadrosuna güven duydum. Aynı zamanda allerjik astım hastası olduğum için ameliyat öncesi göğüs hastalıkları ve kulak burun boğaz hekimlerince kısa süreli allerji tedavisi gördüm. Sonrasında operasyon hazırlıklarım hızlıca tamamlandı. Ameliyat sonrası süreci de çok rahat atlattım. Aynı gün içerisinde ayağa kalkıp yürüdüm. İlk bir kaç gün yutma güçlüğü dışında soluk alıp vermede ya da konuşmada herhangi bir sorun yaşamadım. Hastanenin güler yüzlü ve ilgili hekim kadrosuna ve destek ekiplerine teşekkür ederim” ifadesini kullandı.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/guatr-ameliyatlarinda-ses-tellerinin-zarar-gorme-riskine-son/">GUATR AMELİYATLARINDA SES TELLERİNİN ZARAR GÖRME RİSKİNE SON</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/guatr-ameliyatlarinda-ses-tellerinin-zarar-gorme-riskine-son/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;BURUN AMELİYATINDA AĞRIDAN KORKMAYIN&#8221;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/burun-ameliyatinda-agridan-korkmayin/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/burun-ameliyatinda-agridan-korkmayin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 May 2022 11:03:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[burun ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=21783</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ameliyat, hemen herkes için endişe verici bir süreç olduğunu hatırlatan Dr. Aydoğdu, özellikle de burun ameliyatlarıyla ilgili geçmişten bugüne uzanan “ağrı” yüklü hikâyelerin endişeleri pekiştirdiğini kaydetti. Endişelerin ameliyattan vazgeçilmesine bile yol açabildiğini belirterek, sürecin korkulduğu gibi ağrılı olmadığını ifade etti. &#8220;AMELİYAT SIRASINDA VE UYANIRKEN AĞRI DUYULMAZ&#8221; Burun estetiğinde &#8221;Süreç gerçekten ağrılı mı, en çok korkulan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/burun-ameliyatinda-agridan-korkmayin/">&#8221;BURUN AMELİYATINDA AĞRIDAN KORKMAYIN&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ameliyat, hemen herkes için endişe verici bir süreç olduğunu hatırlatan Dr. Aydoğdu, özellikle de burun ameliyatlarıyla ilgili geçmişten bugüne uzanan “ağrı” yüklü hikâyelerin endişeleri pekiştirdiğini kaydetti. Endişelerin ameliyattan vazgeçilmesine bile yol açabildiğini belirterek, sürecin korkulduğu gibi ağrılı olmadığını ifade etti.</p>



<p>&#8220;AMELİYAT SIRASINDA VE UYANIRKEN AĞRI DUYULMAZ&#8221;</p>



<p>Burun estetiğinde &#8221;Süreç gerçekten ağrılı mı, en çok korkulan an olan ‘tamponların çıkarılması&#8217; işlemi hastanın canını çok yakar mı&#8221; gibi merak edilen bu soruları cevaplayan Op. Dr. Oğuzhan Aydoğdu, ameliyat sırasında ve uyanma anında ağrı hissetmenin mümkün olmadığını dile getirerek, burun estetiğinin konforlu bir ameliyat olduğunu kaydetti. Op. Dr. Aydoğdu, &#8221;Ameliyat sırasında hasta genel anestezi altında uyuduğu için hiçbir şey hissetmez. Ameliyatın ardından uyanırken ve sonrasında ağrı kesiciler uyguladığımız için rahatsızlık verecek bir ağrı yaşamaz. Bazı hastalarda yapısal olarak genel anestezi ilaçlarına bağlı hafif bir baş ağrısı olabilir, ancak bu da geçici bir durumdur&#8221; dedi.</p>



<p>&#8221;TAMPONLAR ARTIK CAN YAKMIYOR&#8221;</p>



<p>Ameliyat sırasında buruna yerleştirilen tamponlarla ilgili de bilgi veren Op. Dr. Oğuzhan Aydoğdu, &#8221;Burun ameliyatına dair en çok korkulan, hatta ameliyattan vazgeçilmesine bile sebep olan; tamponların çıkarılması konusudur. Evet, bu 10 yıl önce yaptığımız ameliyatlarda acı verici bir süreçti. Fakat uygulamada ilerlemeler yaşandı, teknikler değişti. Artık küçük ve portatif tamponlar kullanıyoruz. Bu küçük, ince ve yumuşak silikon şeritler burun mukozasına yapışmıyor, dolayısıyla çıkarılırken ağrıya yol açmıyor. Kısacası ağrısız ve acısız bir tampon çıkarma süreci gerçekleştiriyoruz&#8221; şeklinde konuştu.</p>



<p>&#8221;AĞRI OLMAMASI HEKİM İÇİN ÖNEMLİ&#8221;</p>



<p>Op. Dr. Oğuzhan Aydoğdu, burun ameliyatlarının her aşamasında hasta konforunun ön planda tutulduğunu da vurgulayarak, &#8221;Biz hekimler için operasyonlarda en önemli konulardan biri, hastanın konforunun en üst düzeyde olmasıdır. Hem ameliyat sırasında hem de sonraki süreçte hastamızın hiçbir ağrı duymamasını ve kendisini her açıdan rahat hissetmesini isteriz. Burun ameliyatlarından sonra da hastamızın ağrısının olmaması, rahatça nefes alabilmesi ve yeni görünümünden memnun olması bizim açımızdan önemlidir&#8221; diye konuştu. </p>



<p>HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/burun-ameliyatinda-agridan-korkmayin/">&#8221;BURUN AMELİYATINDA AĞRIDAN KORKMAYIN&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/burun-ameliyatinda-agridan-korkmayin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;SKOLYOZ EĞRİSİ ARTTIKÇA AMELİYAT İHTİMALİ DE ARTIYOR&#8221;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/skolyoz-egrisi-arttikca-ameliyat-ihtimali-de-artiyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/skolyoz-egrisi-arttikca-ameliyat-ihtimali-de-artiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 May 2022 11:37:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet atıf aksekilli]]></category>
		<category><![CDATA[skolyoz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=20329</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hastalığın tedavisinde en kritik noktanın “erken tanı” olduğuna dikkat çeken uzmanlar omurganın sol veya sağa doğru eğilme hali olan skolyoz hastalığında 45 derecenin altındaki eğriliklerde ameliyatsız tedavi yöntemlerinin tercih edilirken bunun üzerine çıkar eğriliklerde amel Doç. Dr. Mehmet Atıf Aksekili, son dönemde çok daha sık karşılaşılan skolyoz hastalığıyla ilgili merak edilenlere yanıt verdi. Hastalığın kalıtsal [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/skolyoz-egrisi-arttikca-ameliyat-ihtimali-de-artiyor/">&#8220;SKOLYOZ EĞRİSİ ARTTIKÇA AMELİYAT İHTİMALİ DE ARTIYOR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hastalığın tedavisinde en kritik noktanın “erken tanı” olduğuna dikkat çeken uzmanlar omurganın sol veya sağa doğru eğilme hali olan skolyoz hastalığında 45 derecenin altındaki eğriliklerde ameliyatsız tedavi yöntemlerinin tercih edilirken bunun üzerine çıkar eğriliklerde amel Doç. Dr. Mehmet Atıf Aksekili, son dönemde çok daha sık karşılaşılan skolyoz hastalığıyla ilgili merak edilenlere yanıt verdi. Hastalığın kalıtsal sebeplerle ortaya çıkabildiğini anlatan Aksekili, omurganın gelişiminde yaşanan kusurların da skolyoza neden olabileceğini ifade etti. Hastalığın tedavisinde erken tanının önemine dikkat çeken Aksekili, “Skolyoz ameliyatında başarı oranı oldukça yüksek. Skolyoz ilerledikçe ameliyatın riski de artıyor” şeklinde konuştu.</p>



<p><br>“SKOLYOZ EĞRİSİ 45-50 DERECEDEN BÜYÜKSE AMELİYAT GEREKLİ OLABİLİR”</p>



<p><br>Aksekili, skolyozun alçı, korse ve egzersiz gibi yöntemlerle tedavi edilebildiğini ancak ileri derece bir durum olduğunda ameliyatın da gerekli hale gelebileceğini belirtti. Skolyozun yaş ve omurga eğrisinin boyutuna bağlı olarak değiştiğini kaydeden Aksekili, “Skolyoz hafif olduğunda herhangi bir tedavi gerektirmeyebilir. 10-20 derecelik bir skolyozu olan hastalarimiza egzersiz ve takip öneriyoruz. Skolyoz, büyüme atakları sırasında daha da ilerleyebilir. Bu nedenle çocuk ergenliğe girip büyüme durana kadar düzenli kontrollere ihtiyaç vardır. Eğri 20-45 derece ise alçı, korse veya egzersiz gibi ameliyatsız tedaviler önerilebilir. Skolyoz eğrisi 45-50 dereceden büyükse ameliyat gerekli olabilir” ifadelerini kullandı.</p>



<p><br>“BÜYÜMESİNİ TAMAMLAYAN HASTALARIMIZDA FÜZYON AMELİYATI TERCİH EDİLİR”</p>



<p><br>Skolyoz hastalığında ameliyat için yaş sınırı olmadığını vurgulayan Aksekili, hastalığın seyri, derecesi ve ek hastalık olup olmadığı dikkate alınarak erken çocukluk döneminde de ameliyat yapılabileceğini söyledi. Mehmet Atıf Aksekili, “Büyümesini tamamlayan hastalarımızda füzyon ameliyatı tercih edilir. Füzyon ameliyatlarının yeterli düzelme sağladıktan sonra başarı oranı oldukça yüksektir. Ancak skolyoz ilerledikçe ameliyatın riski de artmaktadır, erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir” diye konuştu.</p>



<p><br>“AMELİYATTAN SONRA AMACIMIZ EN ERKEN SÜREDE HASTALARIMIZI YÜRÜTEBİLMEK”</p>



<p><br>Ameliyattan sonra hastaların en kısa sürede yürütülmesinin amaçlandığını belirten Aksekili, iyileşme süreci hakkında, “Ameliyattan sonra amacımız en erken sürede hastalarımızı yürütebilmektir. Füzyon ve ipli skolyoz ameliyatlarından sonra genellikle ertesi gün hastalarımızı yürütüyoruz. İpli skolyoz ameliyatından sonra ise korse öneriyor, 2 hafta içinde dikişleri alıyor ve egzersizlere ameliyatın ilk gününde başlıyoruz. Füzyon ameliyatından sonra kaynama süreci genel olarak 3&#8217;üncü ayda başlıyor” açıklamasında bulundu. </p>



<p>HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/skolyoz-egrisi-arttikca-ameliyat-ihtimali-de-artiyor/">&#8220;SKOLYOZ EĞRİSİ ARTTIKÇA AMELİYAT İHTİMALİ DE ARTIYOR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/skolyoz-egrisi-arttikca-ameliyat-ihtimali-de-artiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;ÇOCUKLARDA LAPAROSKOPİK AMELİYATIN ÇABUK İYİLEŞME GİBİ AVANTAJLARI VAR&#8221;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/cocuklarda-laparoskopik-ameliyatin-cabuk-iyilesme-gibi-avantajlari-var/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/cocuklarda-laparoskopik-ameliyatin-cabuk-iyilesme-gibi-avantajlari-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Apr 2022 07:24:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet alptekin]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[laparoskopik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=17865</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Alptekin çocuklarda üroloji ameliyatlarındaki laparoskopik işlemlerle alakalı açıklamalarda bulundu. Tedavinin planlanmasında birinci adımın testisin mevcut olup olmadığının, yerinin ve yapısının saptanması olduğunu belirten Alptekin, “Fizik muayenede testisler bulunmuşsa tedavi cerrahi girişim ile testisin torbaya yerleştirilmesidir. Ameliyat öncesi yapılan fizik muayenede testis ele gelmiyorsa bu bebeklerde testisin olup olmadığı, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocuklarda-laparoskopik-ameliyatin-cabuk-iyilesme-gibi-avantajlari-var/">&#8220;ÇOCUKLARDA LAPAROSKOPİK AMELİYATIN ÇABUK İYİLEŞME GİBİ AVANTAJLARI VAR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Alptekin çocuklarda üroloji ameliyatlarındaki laparoskopik işlemlerle alakalı açıklamalarda bulundu. Tedavinin planlanmasında birinci adımın testisin mevcut olup olmadığının, yerinin ve yapısının saptanması olduğunu belirten Alptekin, “Fizik muayenede testisler bulunmuşsa tedavi cerrahi girişim ile testisin torbaya yerleştirilmesidir. Ameliyat öncesi yapılan fizik muayenede testis ele gelmiyorsa bu bebeklerde testisin olup olmadığı, varsa nerede olduğunun bulunması gerekir. Kasık kanalında veya çevresinde ele gelmeyen testis bu bölgenin ultrasonografik incelemesi ile bulunmaya çalışılır. Ultrasonografik incelemede de testis saptanamıyorsa testisin karın içerisinde kalmış olabileceğini düşünmek gerekir. Bu aşamada testisin varlığı veya yokluğunu, varsa yerini belirlemek ve yapılabiliyorsa torbaya indirmek için laparoskopi yapılır. Bulunan testis çok yukarı yerleşimli ise ve torbaya indirilemiyorsa o takdirde iki aşamalı bir operasyonla yumurta torbaya indirilir. Tek taraflı inmemiş testis vakalarında testis bulunur fakat işe yaramaz derecede küçük olduğu görülürse o testis alınabilir. Üçüncü seçenek ise testis hiç bulunamayabilir” dedi.</p>



<p><br>“LAPAROSKOPİK CERRAHİDE 3 KÜÇÜK DELİKTEN VÜCUT İÇİNE GİRİLEREK AMELİYAT YAPILIR”</p>



<p><br>Üreteropelvik bileşke darlığı tedavisinde, dar olan bölümün eksize edilmekte ve üreter böbrek pelvisine yeniden ağızlaştırılmakta olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Alptekin, “Çocuklarda laparoskopik pyeloplastiye karar verirken, çocuğun yaşı ve belirtiler burada önem kazanmaktadır. Sık tekrarlayan ateşli üriner sistem enfeksiyonları, takiplerde hidronefrozda “böbrek büyümesi” artış olması, böbrek fonksiyonlarında bozulma olması, yan ağrısı, hipertansiyon ve taş oluşumu cerrahi gerektiren durumlardır. Laparoskopik cerrahide 3 küçük delikten vücut içine girilerek ameliyat yapılır. Son dönemlerde göbek seviyesinden tek delikten gerçekleştirilen laparoskopik ameliyatlar da popüler olmaktadır” şeklinde konuştu.</p>



<p><br>“ÇOCUKLARDA LAPAROSKOPİK NEFREKTOMİ DAHA ÇOK İYİ HUYLU LEZYONLARA UYGULANMAKTA”</p>



<p><br>Çocuklarda laparoskopik nefrektomi daha çok iyi huylu lezyonlara uygulanmakta olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Alptekin, “Çocuklarda laparoskopik nefrektomi gereklilikleri; multikistik displastik böbrek, ağrı, enfeksiypon ve kontrol altına alınamayan hipertansiyon ve protein kaybettirici patolojiler sayılabilir. Ektopik üreter-üreterosele eşlik eden çift toplayıcı sistemli hastalarda, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonuna sebep olan ve çalışmayan üst pol olması durumunda ise parsiyel nefrektomi ve üreterektomi gerekebilir. Son dönemlerde çocuk tümörlerinde laparaskopik yöntemle böbreğin çıkartılması ile ilgili çalışmalar da yayınlanmaktadır” diye konuştu.</p>



<p><br>“BASİT BÖBREK KİSTLERİ BÖBREKTE EN SIKLIKLA RASTLANAN LEZYONLARDIR”</p>



<p><br>Böbrek kistin, böbrekteki sıvı dolu kesecik olduğunu açıklayan Dr. Öğr. Üyesi Alptekin, “Basit böbrek kistleri böbrekte en sıklıkla rastlanan lezyonlardır. Böbrek kistinin görülme sıklığı yaş ilerledikçe artış göstermektedir. Genellikle rastlantısal olarak, yapılan ultrasonografi sırasında görülür. Klinik belirti veren ve tek olan böbrek kistlerinde ultrasonografi rehberliğinde kiste gönderilen bir iğne ile kist içindeki sıvı boşaltılır ve kist duvarlarının birbirine yapışarak bir daha içinde sıvı birikmemesi için yapıştırıcı &#8216;sklerozan&#8217; madde verilir. Özellikle tekrarlayan kistlerde ya da böbrek içinde, iğne ile ulaşılması riskli ya da zor olan bir yerde olan kistlerde laparoskopik kist eksizyonu uğundur. Laparoskopik teknik ile 3 ufak delikten böbreğin olduğu bölgeye girilerek böbreğin diğer yapılarına zarar vermeden kist boşaltılır ve kist duvarı tamamen çıkartılır” dedi.</p>



<p><br>Dr. Öğr. Üyesi Alptekin, robotik cerrahi ile yapılan ameliyatları şöyle açıkladı:</p>



<p><br>LAPAROSKOPİK BÖBREK TAŞI OPERASYONLARI</p>



<p><br>&#8221;Günümüzde çocukluk çağı taş hastalarının çoğunun tedavisi endoürolojik yöntemlerle yapılmaktadır. Başarısız perkütan cerrahi sonrası, üreteropelvik darlığın eşlik ettiği taş hastaları, anormal yerleşimli böbreklerde uygulandığında başarılı sonuçlarının olduğu gösterilmiştir.</p>



<p><br>ÇOCUKLARDA BÖBREK REFLÜSÜ</p>



<p><br>Vezikoüreteral reflünün cerrahi tedavisinde alternatif bir yöntem olarak ortaya çıkarmıştır. Ekstravezikal tekniğin başarı oranları yüzde 93-100 oranlarında bildirilmiştir. Tekniğin mesane açılmadan yapılması intravezikal tekniklerdeki doku travmasına bağlı gelişen hematüri, uzamış mesane kateterizasyonu ve ameliyat sonrası mesane kasılmaları gibi dezavantajlarının izlenmemesini sağlamıştır.</p>



<p><br>BEBEKLER VE ÇOCUKLARDA ÜRETRAL DARLIKLARDA SİSTOSKOPİ</p>



<p><br>Yenidoğan erkek bebeklerde idrar yapmada zorluk gözlendiğinde akla üretrada zara bağlı darlık gelir ve idrar kanalından girilen milimetrik kamera eşliğinde cihazlar ile üretra kanalını daraltan zar ortadan kaldırılır. Bu yöntemde vücutta her hangi bir kesi yapılmamakta ve tamamen doğal idrar kanalından girilerek yapılmaktadır.</p>



<p><br>ÇOCUKLARDA ROBOTİK CERRAHİ</p>



<p><br>Yukarıda saydığımız tüm ameliyatlar artık daha modern bir yöntem olan robotik cerrahi ile yapılabilmektedir. Ancak gerek cihazın ve ameliyatın pahalılığı gerekse her hastanede Robot bulunamaması nedeniyle ve ayrıca çocuklarda endikasyonlardaki kısıtlılık nedeniyle çok sık yapılamamaktadır. Ancak yakın gelecekte çoğu ameliyatların robot yardımı ile yapılabileceği kaçınılmaz bir gerçektir.” </p>



<p>Editör :Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocuklarda-laparoskopik-ameliyatin-cabuk-iyilesme-gibi-avantajlari-var/">&#8220;ÇOCUKLARDA LAPAROSKOPİK AMELİYATIN ÇABUK İYİLEŞME GİBİ AVANTAJLARI VAR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/cocuklarda-laparoskopik-ameliyatin-cabuk-iyilesme-gibi-avantajlari-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSTANBUL’DAN TEKDEN’E GELEN HASTA SAFRA KESESİ AMELİYATI OLDU</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/istanbuldan-tekdene-gelen-hasta-safra-kesesi-ameliyati-oldu/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/istanbuldan-tekdene-gelen-hasta-safra-kesesi-ameliyati-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Apr 2022 13:17:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[rasim erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[safra kesesi]]></category>
		<category><![CDATA[tekden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=17717</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’da yaşayan Rasim Erdoğan, iş için geldiği Denizli’de rahatsızlanması sonucu Özel Denizli Tekden Hastanesi’ne gitti. Burada yaptırdığı check-up sonrası safra kesesinde taş olduğunu öğrenen Erdoğan, İstanbul’a gidip geldikten sonra Başhekim Op. Dr. Mehmet Tekin tarafından ameliyat oldu. Başarılı ameliyat sonrası sağlığına kavuşan Erdoğan’ın taburcu edilmesinin ardından Özel Denizli Tekden Hastanesi Genel Cerrahi uzmanı Op. Dr. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/istanbuldan-tekdene-gelen-hasta-safra-kesesi-ameliyati-oldu/">İSTANBUL’DAN TEKDEN’E GELEN HASTA SAFRA KESESİ AMELİYATI OLDU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İstanbul’da yaşayan Rasim Erdoğan, iş için geldiği Denizli’de rahatsızlanması sonucu Özel Denizli Tekden Hastanesi’ne gitti. Burada yaptırdığı check-up sonrası safra kesesinde taş olduğunu öğrenen Erdoğan, İstanbul’a gidip geldikten sonra Başhekim Op. Dr. Mehmet Tekin tarafından ameliyat oldu. Başarılı ameliyat sonrası sağlığına kavuşan Erdoğan’ın taburcu edilmesinin ardından Özel Denizli Tekden Hastanesi Genel Cerrahi uzmanı Op. Dr. Mehmet Tekin, hastalık hakkında önemli bilgilendirmede bulundu.</p>



<p>“ŞİŞKİNLİK, YEMEKLERDEN SONRA ANİ KARIN AĞRISI, KUSMA, MİDE YANMASI GİBİ BELİRTİLER SAFRA KESESİ TAŞLARININ HABERCİSİ OLABİLİR”</p>



<p>Belirtilerden bahseden Dr. Tekin, “Safra kesesindeki taşlar tedavi edilmezse safra yollarına düşerek pankreas salgılarını ve safra akımını boşaltmayı engellemesi sonucunda bazı komplikasyonlara sebep olabilmektedir. Genel olarak hastalarda bu komplikasyonlar daha gelişmeden bir takım belirtiler vererek safra kesesi yolları tedavi edilmektedir. Safra kesesi taşlarının bazı belirtileri vardır. Bu belirtiler, genellikle yemeklerden sonra ani başlayan ağrı, şişkinlik, karnın üst tarafında ağrı, sarılık, kusma, mide yanması, bazen sırta vuran ağrı şeklinde seyredebilir. Safra kesesinin neden oluştuğu tam olarak bilinmese de bazı risk faktörleri mevcut. Kilolu olmak, hızlı kilo alıp vermek, ailesinde safra kesesi taşı olanlar olmayanlara göre riskli gruptadır. Safra kesesi taşları en basit şişkinlik ve karın ağrısı, sarılık, pankreasın iltihaplanması gibi birçok probleme yol açabilmektedir. Safra kesesi teşhisi konulan hastalarımız, ameliyat konusunda erken karar vererek oluşabilecek komplikasyonları önlemiş olur. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi son derece önemlidir” dedi.</p>



<p>“KAPALI YÖNTEMLE AMELİYATINI GERÇEKLEŞTİREREK SAFRA KESESİ TAŞLARINI TEMİZLEDİK”</p>



<p>Tek tedavi yönteminin ameliyat olduğunu belirten Dr. Tekin, “Rasim Bey, İstanbul’dan iş ziyareti için geldiğinde hastanemize check-up için başvurdu. Yapılan check-up’ta safra kesesinde taş olduğu ortaya çıktı. Durumu kendisine anlattık. Zaten bir süredir karın ağrısı, şişkinlik gibi belirtiler yaşıyormuş. İstanbul’a gitti ve tekrar döndüğünde ameliyatını yaptık. Kapalı yöntemle ameliyatını gerçekleştirerek safra kesesi ve hastalığına neden olan safra taşlarını temizledik. Hastamızın durumu gayet iyi. Kendisini ameliyattan bir gün sonra taburcu ediyoruz. Safra kesesi taşının tek tedavi yöntemi ameliyattır. Safra kesesi ameliyatı kapalı yöntemle yapılan ve gündelik yaşama hemen dönebileceğiniz bir ameliyattır. Buradan tekrar söylemekte fayda var ki safra kesesi taşları küçük de olsa hastalığa neden olabilmektedir. Ve bu belirtiler daha büyük hastalıklara sebep olmadan mutlaka uzmana başvurun” şeklinde konuştu.</p>



<p>“YAŞADIĞINIZ EN UFAK BELİRTİLERİ CİDDİYE ALIN VE DOKTORA BAŞVURMAKTAN ÇEKİNMEYİN”</p>



<p><br>Ağrıların ciddiye alınması gerektiğini belirten Erdoğan ise, “Yaklaşık üç aydır şişkinlik, mide yanması, hazımsızlık gibi şikayetlerim vardı. Check-up yaptırmaya karar verdim ve check-up testlerimin sonucunda doktor Mehmet Tekin, safra kesesinde taş olduğunu ve ameliyat olmam gerektiğini söyledi. İşlerimi bitirdikten sonra İstanbul’a döndüm ve ağrılarım iyice artınca Denizli’ye tekrar döndüm ve ameliyatımı oldum. Şu an gayet iyiyim. Doktoruma ve hastane yönetimine ilgi ve alakalarından dolayı çok teşekkür ederim. Hemşireler de sağ olsunlar çok iyi ilgilendiler. Lütfen yaşadığınız bazı belirtileri ciddiye alın ve geç kalmadan hekime başvurmaktan korkmayın” şeklinde konuştu. </p>



<p>Editör: Fatma HAYTAN / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/istanbuldan-tekdene-gelen-hasta-safra-kesesi-ameliyati-oldu/">İSTANBUL’DAN TEKDEN’E GELEN HASTA SAFRA KESESİ AMELİYATI OLDU</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/istanbuldan-tekdene-gelen-hasta-safra-kesesi-ameliyati-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
