<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>alerji Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/alerji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/alerji/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 15 Feb 2025 23:28:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>alerji Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/alerji/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>15&#8217;inci Uluslararası Çocuk Alerji ve Astım Kongresi Muğla Dalaman’da gerçekleştirildi.</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/15inci-uluslararasi-cocuk-alerji-ve-astim-kongresi-mugla-dalamanda-gerceklestirildi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/15inci-uluslararasi-cocuk-alerji-ve-astim-kongresi-mugla-dalamanda-gerceklestirildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:45:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[kongre]]></category>
		<category><![CDATA[mikrobiyom]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Haluk Çokuğraş]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Nermin Güler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=1885</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muğla&#8217;da gerçekleştirilen ve 3 gün süren kongreden sonra değerlendirme yapan Çocuk Alerji ve Astım Akademisi Derneği Başkanı ve Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, Türkiye&#8217;de değişen yaşam koşullarının çocuklarda alerji ve astım hastalıklarını arttırdığını söyledi. Yaşam koşullarından tüketilen gıdalara ve içilen sudan alınan nefese kadar her konunun değerlendirildiği kongrede ilginç sonuçlar paylaşıldı. Alerjik hastalıkların, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/15inci-uluslararasi-cocuk-alerji-ve-astim-kongresi-mugla-dalamanda-gerceklestirildi/">15&#8217;inci Uluslararası Çocuk Alerji ve Astım Kongresi Muğla Dalaman’da gerçekleştirildi.</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Muğla&#8217;da gerçekleştirilen ve 3 gün süren kongreden sonra değerlendirme yapan Çocuk Alerji ve Astım Akademisi Derneği Başkanı ve Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, Türkiye&#8217;de değişen yaşam koşullarının çocuklarda alerji ve astım hastalıklarını arttırdığını söyledi. Yaşam koşullarından tüketilen gıdalara ve içilen sudan alınan nefese kadar her konunun değerlendirildiği kongrede ilginç sonuçlar paylaşıldı. Alerjik hastalıkların, birisi genetik diğeri çevresel etkiler olmak üzere 2 ayağının olduğunu belirten Prof. Dr. Çokuğraş, çevresel etkilerin başında gelen, çağdaşlaşma olarak da adlandırılan modern ve konforlu yaşamın alerjik olarak belli sıkıntıları beraberinde getirdiğini kaydetti. Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, “Modern yaşam içinde yaşamaya başlayan dünyamızda, ne yediğimiz yiyecekler eski yiyecekler ne içtiğimiz su ne de soluduğumuz hava eskisi gibi. Belki daha konforlu ama sonuçları ele aldığımızda göründüğü kadar sağlıklı değil. Bu modern ya da çağdaş yaşam biçimi, çok muhtemel bizde alerjik hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırıyor. Gerçekten böyle bir şey var. Şehirlerde yaşayanlarda alerjik hastalıklar daha fazla görülüyor” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“KÖY ÇOCUKLARI DAHA ŞANSLI”</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Verilerin değerlendirildiğinde köylerde yaşayan çocukların şehirlerde yaşayan yaşıtlarına göre daha şanslı olduğunun ortaya çıktığını kaydeden Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, “Örneğin çocuk sürekli ahıra giriyorsa, kümesten tavuğun altından yumurtasını alıyorsa, aynı evde 4-5 çocuk bir arada yaşıyorsa, enfeksiyon geçirmeye daha müsait bir ortamda yaşıyorsa, bu çocuklarda alerjik hastalıklar daha az oluyor. Modern ya da çağdaş yaşam koşulları insanlarda alerjik hastalık sıklığını gerçekten arttırıyor” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“TEMİZLİK HASTASI ANNELER ÇOCUKLARINI DA HASTA EDİYOR”</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Kongreye katılan hekimlerden Çocuk Alerji Astım Uzmanı Prof. Dr. Nermin Güler de hemcinslerine seslenerek, korumacı annelerin aşırı hijyen takıntısıyla çocuklarını nasıl hasta ettiğini anlattı. Prof. Dr. Güler, bebeklerin dünyaya gelir gelmez, doğayla, çevreyle iç içe olmasının oldukça faydalı olduğunu belirterek, “Çocukların doğaya ait çeşitli alerjenlerle temas etmesi, çeşitli mikroplarla temas etmesi onun gelişiminde yardımcı olur. Bir çocuk ne kadar değişik mikroplarla karşılaşırsa, o kadar zenginleşiyor, o kadar bağırsaklarında daha farklı mikroplar, koruyucu mikroplar gelişiyor. Ama tabii ki burada, hastalık mikroplarına temas etmemek şartı ile. Doğa mikroplarından bahsediyoruz. Hastalık mikropları ayrı. Mesela, bir avuç toprak alalım milyarlarca bakteri var ama bunların hiçbiri hastalık mikrobu değil. Bunlar doğal mikroplar. Onlarla bizim temas etmemiz bizi geliştirir. Bu eksildikçe, evde aşırı hijyen oluşturuldukça, çok fazla deterjan, çok fazla temizlik malzemesi, çok fazla mikropsuz bir ortam oluşturma gayreti olduğu zaman da vücut karşılaşması gereken doğal uyaranları almamış olur ve deride, solunum yollarında, bağırsaklarında kolonize olması gereken çok sayıda bakteri çeşitliliğine ulaşamaz. Aşırı hijyen hiçbir zaman iyi değildir. Hijyen tabii ki gerekir ama hastalık mikropları ayrıdır. Doğal olarak kazanmamız gereken mikrobiyom ayrıdır. Bunu da ayırt edebilmemiz lazım” dedi. Prof. Dr. Güler ayrıca, alerjisi olmayan çocukların evcil hayvanlarla büyümesinde ise hem duygusal hem de bağışıklık sistemini geliştirdiği için bir sakınca görmediklerini kaydetti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/15inci-uluslararasi-cocuk-alerji-ve-astim-kongresi-mugla-dalamanda-gerceklestirildi/">15&#8217;inci Uluslararası Çocuk Alerji ve Astım Kongresi Muğla Dalaman’da gerçekleştirildi.</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/15inci-uluslararasi-cocuk-alerji-ve-astim-kongresi-mugla-dalamanda-gerceklestirildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE&#8217;DE TANINMAYAN HASTALIK: ALERJİ Mİ, HEREDİTER ANJİYO ÖDEM Mİ?</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/turkiyede-taninmayan-hastalik-alerji-mi-herediter-anjiyo-odem-mi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/turkiyede-taninmayan-hastalik-alerji-mi-herediter-anjiyo-odem-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 May 2022 10:31:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[anjiyo]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[herediter]]></category>
		<category><![CDATA[ödem]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=20545</guid>

					<description><![CDATA[<p>16 Mayıs “Dünya Herediter Anjiyoödem Günü” olarak kabul edilmiştir. Herediter Anjiyoödem, nadir görülen ve hayatı tehdit eden genetik bir hastalıktır. Türkiye&#8217;de henüz tanı konulmamış ancak bu hastalıkla mücadele eden, yaklaşık 6 bin &#8211; 10 bin kişi bulunduğu düşünülmektedir. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, İmmünoloji ve Allerji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/turkiyede-taninmayan-hastalik-alerji-mi-herediter-anjiyo-odem-mi/">TÜRKİYE&#8217;DE TANINMAYAN HASTALIK: ALERJİ Mİ, HEREDİTER ANJİYO ÖDEM Mİ?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">16 Mayıs “Dünya Herediter Anjiyoödem Günü” olarak kabul edilmiştir. Herediter Anjiyoödem, nadir görülen ve hayatı tehdit eden genetik bir hastalıktır. Türkiye&#8217;de henüz tanı konulmamış ancak bu hastalıkla mücadele eden, yaklaşık 6 bin &#8211; 10 bin kişi bulunduğu düşünülmektedir. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, İmmünoloji ve Allerji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gül Karakaya Herediter Anjiyoödem (HAÖ) ataklarının yanlış teşhis edilebildiğini ve kramp şeklinde karın ağrısıyla acile giden her üç hastadan birine gereksiz yere apandisit, safra kesesi, yumurtalık kisti hatta dış gebelik gibi ameliyatlar yapıldığını belirtti. Prof. Dr. Karakaya, Herediter Anjiyoödemin ilk başta akla gelmediği için tanısının zor konulduğunu, tanı konulunca da kontrol altına alınabildiğini; Almanya&#8217;da 2, İngiltere&#8217;de 5.5, Fransa&#8217;da 7 yılda hastalık teşhis edilirken, bu sürenin Türkiye&#8217;de 20 yılı bulabildiğini ifade etti.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="800" height="1067" data-id="20547" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/88413_aw619995-02-ozel.jpg" alt="" class="wp-image-20547" srcset="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/88413_aw619995-02-ozel.jpg 800w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/88413_aw619995-02-ozel-225x300.jpg 225w, https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/88413_aw619995-02-ozel-768x1024.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>
</figure>



<p class="wp-block-paragraph"><br>ALERJİ Mİ, HEREDİTER ANJİYOÖDEM Mİ?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Herediter Anjiyoödem&#8217;in, alerjik reaksiyonlarla çok sık karıştırıldığını ve hastalara doğru tanı konulmasının çok uzun yılları bulabildiğini belirten Prof. Dr. Karakaya “Alerji nedenli anjiyoödemlerin aksine, HAÖ vakalarında kaşıntı, kurdeşen olmaz ve şişlikler diğer anjiyoödem hastalıklarına göre çok daha yavaş gelişip çok daha yavaş düzelir. Zaten bu hastalar alerji ilaç ve şuruplarına, kortizonlu ilaçlara ve adrenaline de yanıt vermez. Bu nedenle bir hasta sadece anjiyoödem nedeniyle bir sağlık kuruluşuna gidiyorsa, ihtimal tanılar arasında HAÖ mutlaka düşünülmelidir. HAÖ için yapılan bazı kan tetkikleri alerji nedenli anjiyoödemin aksine çok tipik değişiklikler gösterir” dedi. Herediter Anjiyoödem ile karışan diğer bir hastalığın da Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF) olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karakaya söyle devam etti: “Tek başına ciddi karın şikayeti olan hastalar, FMF tanısı alabiliyor ya da şiddetli karın ağrısı şikayetiyle gittikleri acil servislerde apandisit, yumurtalık kisti, dış gebelik gibi tanılar ile maalesef gereksiz yere ameliyat edilebiliyorlar.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>“KALITSAL BİR HASTALIKTIR”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Prof. Dr. Karakaya “HAÖ, vücudun farklı bölgelerinde tekrar eden şişlik (ödem) ataklarıyla ortaya çıkan, kalıtsal bir hastalıktır. Tanı Muayene sonrası kan tetkikleri ile koyulur. Öncelikli olarak kandaki kompleman 4 (C4) düzeyini ölçeriz. Bunun düzeyi düşük çıkarsa C1 inhibitör düzeyi ve C1 inhibitör fonksiyonunu tetkik ederiz. HAÖ hem kadınlar hem de erkeklerde görülür. Bu hastalığa sahip olan birinin çocuğuna hastalığı geçirme oranı yüzde 50&#8217;dir. HAÖ hastaları çocuk sahibi olduğunda, çocukları hastalık belirtisi göstermese bile mutlaka bir tarama testinden geçirilmelidir. Ülkemizde nüfusa göre 6-10 bin HAÖ hastası olduğu tahmin edilmektedir” diye açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>ANİ NEFES KESİLMESİNE YOL AÇABİLİR</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>El, yüz, ayak, bacak, genital bölge, sindirim sistemi ve nefes yollarında ani ve çok şiddetli şişme (anjiyoödem) ataklarıyla birden ortaya çıkan bu hastalık, sindirim sisteminde geliştiğinde kramp şeklinde çok ciddi karın ağrısı, bulantı ve kusmaya sebep olur. Hastalık yüzde geliştiğinde ise hastanın tanınmaz hale gelebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Gül Karakaya, özellikle nefes yolunda, gırtlak bölgesinde gelişen ani ödemlerin, tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini, doğru ve hızlı müdahale edilmezse hastalar için ölümcül olabileceğini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Diş çektirmek, klavye ile yazmak ve yürüyüş bile riskli olabilir. Prof. Dr. Karakaya HAÖ hastalarında her türlü travma, basınç, yaralanma, ameliyat, anestezi, enfeksiyon, kaygı, sınav stresi, enfeksiyon, değişen hormon seviyeleri, doğum kontrol ya da bazı tansiyon ilaçları kullanımının bile hastalığı tetikleyebileceğini söylerken, özellikle tanı almamış hastalar konusunda uyardı: “ ‘Tanı almamış&#8217; ya da tanı alıp işlem öncesi koruyucu ilaç uygulanmamış hastalarda ağıza ve dişlere yapılan çeşitli müdahaleler ve cerrahi girişimler gırtlak şişliğine neden olur. Genelde alerji ile karıştırılan bu durumda, hastaya zamanında müdahale edilemez ise hayati risk oluşturur” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>YILDA 100 GÜN ATAKLA GEÇİYOR</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>HAÖ, oldukça değişkenlik göstermekle birlikte genel olarak çocukluk çağında (0-20 yaş aralığı) başlar. Ergenlik dönemine girişle hormonların artışı ile birlikte kötüleşir, ömür boyu sürer. Ataklar ortalama 2-5 gün devam eder. Bu da hastaların senede 20-100 gününü atakla geçirdiğini gösterir. Bu durum ciddi okul ve iş günü kaybı ve devamsızlığına neden olur. Prof. Dr. Karakaya “Ölüm korkusu HAÖ hastalarının yaşam kalitesini çok bozmakta, hatta bazen panik bozukluklara neden olmaktadır. Örneğin yüzü şişen bir hasta o gün işe veya okula gitmek istememektedir. Bazı hastalar bunu bir eksiklik olarak görmekte ve evlenmekten çekinmektedir. Kalıtsallığı nedeniyle bir kısmı da çocuk sahibi olmaktan korkmaktadır” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>KONTROL ALTINA ALINABİLİR</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Hastalığın kesin tedavisi olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Gül Karakaya hastaya verilecek C1 inhibitörü konsantresi ile atakların kontrol altına alınabileceğini belirtirken, “En önemli aşama, hasta ve yakınlarına bu hastalık hakkında detaylı bilgilendirme yapılmasıdır. Kurdeşenin eşlik etmediği, çocukluk çağından beri devam eden, tekrarlayan anjiyoödem ve/veya karın bölgesi ağrıları; yüz, ağız, boğaz, el, kol, bacak ve genital bölge gibi yerlerdeki şişlik; bulantı ve kusma; nefes almada zorluk gibi şikayetlerde mutlaka bir İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanına görünerek gerekli tetkiklerin yaptırılması çok önemlidir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>RAKAMLARLA HAÖ</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Hastaların 1/3&#8217;ünde ataktan 1-24 saat önce ciltte kaşıntı ve kızarıklık gibi öncül belirtiler olabilir. Hastalığın teşhisi Türkiye&#8217;de 20 yıl gecikebilir. Tanı almamış hastalarda gırtlaktaki ödem nedeniyle boğulma sonucu ölüm riski, daha önceden tanı almışlara göre 9 kat fazladır.Karın ataklarının apandisit ile karışması nedeniyle bu hastaların 1/3&#8217;ü gereksiz karın ameliyatı geçirir. Tüm anjiyoödemlerin yüzde 2&#8217;si Herediter Anjiyoödemdir. Hastaların yüzde 75&#8217;inde ilk atak 15 yaş öncesinde görülür, ama erişkinlerdeki gibi tekrarlamayabilir. Alerjik anjiyoödem 12-24 saat gibi kısa sürede gelişip, kısa sürede düzelir, ancak HAÖ çok daha yavaş gelişir ve düzelmesi 5-7 günü bulabilir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/turkiyede-taninmayan-hastalik-alerji-mi-herediter-anjiyo-odem-mi/">TÜRKİYE&#8217;DE TANINMAYAN HASTALIK: ALERJİ Mİ, HEREDİTER ANJİYO ÖDEM Mİ?</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/turkiyede-taninmayan-hastalik-alerji-mi-herediter-anjiyo-odem-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;BESLENME ALIŞKANLIKLARINIZ ALERJİ TEDAVİNİZİ ETKİLEBİLİYOR&#8221;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/beslenme-aliskanliklariniz-alerji-tedavinizi-etkilebiliyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/beslenme-aliskanliklariniz-alerji-tedavinizi-etkilebiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 May 2022 08:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[polen]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=20422</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soğuk geçen kış günleri havaların ısınması ile kendini ılık bahar havasına bıraktı. Bazı kişilerde doğanın uyanması ile allerjik şikayetler de bu mevsimde başlıyor. Doğa kendini büyütmek ve geliştirmek ister iken, polenler rüzgarın etkisiyle kilometrelerce yol kat ederek şehirlerdeki evlere ulaşabiliyor. Bahar alerjileri çeşitli klinik şikayetler ile kendini gösterebilir. En sık karşılaşılan tablo ‘Saman Nezlesi&#8217; olarak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/beslenme-aliskanliklariniz-alerji-tedavinizi-etkilebiliyor/">&#8220;BESLENME ALIŞKANLIKLARINIZ ALERJİ TEDAVİNİZİ ETKİLEBİLİYOR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Soğuk geçen kış günleri havaların ısınması ile kendini ılık bahar havasına bıraktı. Bazı kişilerde doğanın uyanması ile allerjik şikayetler de bu mevsimde başlıyor. Doğa kendini büyütmek ve geliştirmek ister iken, polenler rüzgarın etkisiyle kilometrelerce yol kat ederek şehirlerdeki evlere ulaşabiliyor. Bahar alerjileri çeşitli klinik şikayetler ile kendini gösterebilir. En sık karşılaşılan tablo ‘Saman Nezlesi&#8217; olarak bilinir. İç Hastalıkları Uzm. Dr. Pınar Sarıyıldız, burun tıkanıklığı, hapşırma, burun ve geniz akıntısı, gözlerde sulanma ve yaşarmalar, öksürük gibi belirtilerin saman nezlesine işaret ettiğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>&#8221;Polen mevsiminde şikayetlerde artma normaldir&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Polen mevsiminde şikayetlerin arttığına dikkat çeken Uzm. Dr. Pınar Sarıyıldız, &#8221;Allerjik bronşit yani astım hastalarında da polen mevsiminde şikayetlerde artma gelişmesi olağandır. Bu tablo öksürük, hırıltı ve nefeste daralma gibi şikayetler ile karşımıza çıkabilir. Her iki klinik durumda şikayetler Covid-19 dahil diğer viral enfeksiyonlarda da karşımıza çıkabilir. Alerjiler bir enfeksiyon hastalığı olmadığı için bu kişilerde yüksek ateş, üşüme, titreme, kırgınlık, halsizlik, yorgunluk, kas ağrıları, göğüs ve sırt ağrısı gibi viremiye bağlı semptomlara rastlamayız. Klinikte sık rastlanan diğer bir tablo ise kaşıntı, kızarma ve deride gelişen kabarıklıklar şeklinde ortaya çıkan cilt reaksiyonlarıdır&#8221; şeklinde konuştu.<br>Alerjiyi tetikleyen etkenlerden uzak durma önerileri<br>Dr. Sarıyıldız, alerji tetikleyen etkenlerden uzak durulmasın için yapılması gerekenleri şöyle açıkladı: &#8221;Evinizde polen filtresi olan klima cihazı kullanmak. Evinizde iken veya arabanız ile seyahat ederken camları gerekli olmadıkça açmamak, aracınızın klima filtrelerinin düzenli kontrolünü yaptırmak. Şikayetlerinizi arttırıyor ise evinizde tüylü evcil hayvan bulundurmamak ve bitki yetiştirmemek. Evinizde toz ve polenleri barındırma ihtimali yüksek olduğu için halı, kilim, tüylü yastık veya minder kullanmamak. Polenlerin yoğun olduğu gün saatlerinde gerekli olmadıkça dışarı çıkmamak; eğer dışarı çıkmanız gerekiyor ise maske kullanmak ve evinize döndüğünüzde duş almak. Sigara kullanmamak ve sigara dumanından uzak durmak. Ev ve iş ortamlarında kuru hava varsa hava nemlendirici cihazlar kullanmak ilk tedbirlerdir.&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>&#8221;Allerjik tablonun tetiklediği şikayetleri yatıştırmak mümkün olabilir&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Dr. Sarıyıldız, sözlerine şöyle devam etti: &#8221;Allerjiyi tetikleyen şikayetleri yatıştırılması; antihistaminik ilaçların kullanımı, burun ve göz şikayetleri olan hastalarda allerjik burun spreyi ve göz damlalarının kullanılması, cilt şikayetlerini yatıştıran kortizonlu kremler kullanmak, astımı olan hastalarda önerilen tıbbi cihazların kullanılması ile mümkün olabilir. İnce bağırsaklar vücudumuzun en büyük emilim yüzeyidir. Hücrelerdeki parmaksı çıkıntılar emilim yüzey alanını 100-120 metrekareye çıkarmaktadır. Bu büyük emilim yüzeyi tek bir hücre katmanı kalınlığındadır. Teorik olarak bağırsaklarımız vücudun içinde bulunmasına rağmen, burası bir bariyer olarak kabul edilmektedir ve bu epitelin iç bölgesini vücudumuzun içi olarak algılamaktadır. Yüksek yüzey alanı incecik bir bariyer olarak dizayn edildiği için aslında burası bedenimizin en büyük travmaya açık alanıdır. Dolayısıyla ince bağırsak dokusunun altında bağışıklık sisteminin büyük bir bölümü her an göreve hazır bir şekilde bekliyor.&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Bağırsak sağlığına dikkat çeken Dr. Sarıyıldız, &#8221;Bedenimizin devamlılığı adına ihtiyacımız olan besin ve sıvı emilimini sağlamak için seçici bir bağırsak geçirgenliği gereklidir. Günümüzde bir takım bağırsak kaynaklı olmayan hastalıklar, bozulmuş bağırsak bariyer işlevi ve artmış bağırsak geçirgenliği ile ilişkili olarak tanımlanmaktadır. Allerjik hastalıklar da bunların içindedir. Bu sebeple bağırsak geçirgenliğini artıran gıdalardan uzak sağlıklı beslenme alışkanlıklarına sahip olmak allerji tedavilerinde değerlendirilmesi gereken önemli noktalardan birisidir&#8221; diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/beslenme-aliskanliklariniz-alerji-tedavinizi-etkilebiliyor/">&#8220;BESLENME ALIŞKANLIKLARINIZ ALERJİ TEDAVİNİZİ ETKİLEBİLİYOR&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/beslenme-aliskanliklariniz-alerji-tedavinizi-etkilebiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANINDAN GÜNEŞ ALERJİSİ UYARISI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-gunes-alerjisi-uyarisi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-gunes-alerjisi-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 May 2022 11:55:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[eda haşal]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=20227</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dr. Eda Haşal, son zamanlarda havaların ısınmasıyla birlikte hastaların kaşıntı, kızarıklık ve döküntü şikayetlerinin arttığını söyledi. Haşal, &#8220;Bu şikayetler, uzun süre güneşten uzak kalan cildimizin, güneş ışığını görünce tepki vermesinden kaynaklanıyor. Güneş ışınları ultraviyole ile oluşan alerjik reaksiyon türü. Tanı koymak daha kolay. Hasta bize öyküsü ile birlikte geliyor ama tedavi kısmı birazcık daha zorlayıcı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-gunes-alerjisi-uyarisi/">UZMANINDAN GÜNEŞ ALERJİSİ UYARISI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Dr. Eda Haşal, son zamanlarda havaların ısınmasıyla birlikte hastaların kaşıntı, kızarıklık ve döküntü şikayetlerinin arttığını söyledi. Haşal, &#8220;Bu şikayetler, uzun süre güneşten uzak kalan cildimizin, güneş ışığını görünce tepki vermesinden kaynaklanıyor. Güneş ışınları ultraviyole ile oluşan alerjik reaksiyon türü. Tanı koymak daha kolay. Hasta bize öyküsü ile birlikte geliyor ama tedavi kısmı birazcık daha zorlayıcı olabiliyor. Hastalara mutlaka şikayetin başladığı günden itibaren güneşten korunmayı öneriyoruz. Daha çok mineral etkili güneş koruyucularını el, yüz, bacak gibi açık olan bölgelere kullanmalarını istiyoruz. Eğer şiddetli ataklar yaşanıyorsa kortizonlu kremler veya kortizonlu hap tedavileri verebiliyoruz&#8221; dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>&#8220;KURDEŞEN VAKALARINDA DA ARTIŞ OLUYOR&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Kurdeşen vakalarında da artış olduğunu belirten Haşal, &#8220;Güneş ile tetiklenen kurdeşen vakalarında da artışlar oluyor. &#8216;Kurdeşen yaz mevsiminde olur veya güneşin çok yoğun olduğu dönemde oluyor&#8217; diye bir şey yok. Kişinin duyarlılık eşiği ile ilgili bir durum. Kurdeşen bazen kış aylarında da görülebiliyor. Bu hastalara güneş koruyucuları kullanmalarını ve cildi güneşten korumaya yönelik daha kalın örülmüş kıyafetler giymelerini öneriyoruz. Aynı zamanda tedavi etmek amacıyla alerji haplarından, gerekirse kortizonlu haplardan faydalanıyoruz&#8221; diye konuştu. Vatandaşlara uyarılarda bulunan Eda Haşal, &#8220;Yaz aylarında mümkün mertebe dışarıda olan işlerimizi saat 10.00&#8217;dan önce ya da 16.00&#8217;dan sonra yapmalıyız. Eğer mümkünse aktivitelerimizi biraz daha kısıtlayabiliriz. Eğer bunları yapamıyorsak güneş koruyucusu önlemi mutlaka almalıyız&#8221; şeklinde konuştu. İ</p>



<p class="wp-block-paragraph">HA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanindan-gunes-alerjisi-uyarisi/">UZMANINDAN GÜNEŞ ALERJİSİ UYARISI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanindan-gunes-alerjisi-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇOCUKLARDA BESİN ALERJİLERİ ARAŞTIRMASI</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/cocuklarda-besin-alerjileri-arastirmasi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/cocuklarda-besin-alerjileri-arastirmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2022 09:11:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın & Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[ayşen bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklik]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=16689</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların ve ailelerinin yaşamları üzerinde büyük bir yük oluşturan besin alerjileri çocuklarda önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu kapsamda, Türkiye&#8217;de çocukluk çağı besin alerjilerinin özelliklerini ve risk faktörlerini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilen çalışma çarpıcı sonuçlar sunuyor. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği, Besin Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Bingöl öncülüğünde yürütülen Türkiye’nin en kapsamlı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocuklarda-besin-alerjileri-arastirmasi/">ÇOCUKLARDA BESİN ALERJİLERİ ARAŞTIRMASI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Çocukların ve ailelerinin yaşamları üzerinde büyük bir yük oluşturan besin alerjileri çocuklarda önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu kapsamda, Türkiye&#8217;de çocukluk çağı besin alerjilerinin özelliklerini ve risk faktörlerini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilen çalışma çarpıcı sonuçlar sunuyor. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği, Besin Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Bingöl öncülüğünde yürütülen Türkiye’nin en kapsamlı “Çocuklarda Besin Alerjileri Araştırması” 2 yılda tamamlandı. Çalışma, Türkiye genelinde farklı bölgelerde yer alan 26 üniversite ve eğitim araştırma hastanesinin pediatrik alerji bölümünde tedavi gören 1248 alerjik çocuk üzerinde yapıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>BESİN ALERJİLERİ EN ÇOK BEBEKLİK DÖNEMİNDE GÖRÜLÜYOR</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Besin alerjisinin hem çocuğun ve hem de ailesinin yaşam kalitesini etkileyen önemli bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıktığını belirten Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği, Besin Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Bingöl, araştırma sonuçları hakkında önemli bilgiler paylaştı: “Ülkemiz genelinde çocuklardaki besin alerjilerinin özelliklerini araştırdık. Amacımız, Türkiye&#8217;de çocukluk çağı besin alerjilerinin özelliklerini ve risk faktörlerini değerlendirmekti. Bu kapsamda 2 yılda tamamladığımız çalışmamız ilk kez tüm Türkiye sonuçlarını toplu halde görmemizi sağlıyor bu sebeple besin alerjisi konusunda oldukça yol gösterici olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’nin tüm bölgelerini içeren, 26 Çocuk Alerji Hastalıkları Merkezinin gönderdiği 18 yaş altı 774’ü erkek (%62) ve 474’ü kız (%38) olmak üzere toplam 1248 çocuğun sonuçlarını inceledik. Besin alerjisi hakkında çok önemli bilgiler elde ettik. Çocukların yaşları ilerledikçe besin alerjisi oranları düşüş göstermektedir. Besin alerjili çocukların yüzde 62,5 çoğunluğu 0-2 yaş grubundayken, sadece yüzde 2,2&#8217;si 13-18 yaş grubundaydı. Elde ettiğimiz sonuçlara göre; besin alerjileri sadece kızarıklık, kaşıntı, döküntü gibi hafif belirtilere yol açmıyor, hiç de azımsanmayacak oranda (%17,6) hayati risk oluşturan alerjik şok (anafilaksi) ile sonuçlanıyor” şeklinde konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>BESİN ALERJİLERİ VE ALERJİK ŞOKUN (ANAFİLAKSİ) EN ÖNEMLİ NEDENİ İNEK SÜTÜ</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Çocuklarda en sık görülen besin alerjisi tipinin, inek sütü alerjisi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ayşen Bingöl, “İnek sütü alerjisi oranının 0-2 yaş grubunda yüzde 70,6 oranıyla dikkat çekerken 13-18 yaş grubunda ise yüzde 25&#8217;e düştüğünü gözlemledik. Ayrıca ülkemizde inek sütü alerjisi çocukluk çağında anafilaksiden en sık sorumlu alerji tipidir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>BESİN ALERJİLİ ÇOCUKLARIN YARISINDA BİRDEN FAZLA BESİNE ALERJİ VAR</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>İnek sütü alerjisini sırasıyla yumurta, kabuklu kuruyemişler, buğday ve deniz ürünleri alerjilerinin takip ettiğini belirten Prof. Dr. Ayşen Bingöl, besin alerjisi türleriyle ilgili şu noktalara değindi: “Besin alerjili çocukların yaklaşık yarısında birden fazla besine alerji gördük. Çocuk büyüdükçe süt ve yumurta alerjilerinin daha az görüldüğünü saptadık. İnek sütü alerjisi ve yumurta alerjisi olan çocukların yüzde 80&#8217;inin 16 yaşında bu besinlere karşı tolerans geliştirdiğini gözlemledik. Ancak fındık, ceviz, antep fıstığı, kaju, yer fıstığı gibi kabuklu kuruyemiş alerjilerinin ise yaş büyüdükçe arttığını ve iyileşme olmadığını saptadık. Ortadoğu ülkelerinde çok sık görülen susam alerjisinin ülkemizde de tırmanışa geçtiğini biliyoruz. Ülkemiz gibi susamın yetiştiği ülkelerde alerjik reaksiyonlar daha yaygın ve şiddetli olarak görülebiliyor. Buna karşılık ülkemizde soya alerjisinin pek yaygın olmadığını görüyoruz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>SEZARYEN İLE DOĞAN BEBEKLERDE ALERJİ RİSKİ</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Besin alerjilerinin en sık görüldüğü dönemin süt çocukluğu yani doğumdan 2 yaşına kadar olan dönem olduğunu belirten Prof. Dr. Ayşen Bingöl, genellikle sezaryen ile doğan çocuklarda, erkek cinsiyette ve annede alerjik hastalık var ise, besin alerjisinin daha sık görüldüğünü belirtti. Prof. Dr. Ayşen Bingöl araştırmayla ilgili son olarak, çalışmalarının farkının ulusal verileri homojen bir şekilde temsil etmesi ve çok sayıda vaka içermesi olduğunu belirterek, “Pediatrik alerjistler tarafından yürütülen araştırmamız toplumumuzda besin alerjisi özelliklerinin daha iyi bilinmesini ve bu sorun ile daha iyi baş etmemizi sağlayacaktır” dedi. </p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" data-id="16691" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/04/1649060115_Ay__en_Bingol.jpg" alt="" class="wp-image-16691" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" data-id="16692" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/04/1649060123_G__daAlerjileri.jpg" alt="" class="wp-image-16692" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" data-id="16693" src="https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/04/1649060145_G__daAlerjileri1.jpg" alt="" class="wp-image-16693" /></figure>
</figure>



<p class="wp-block-paragraph">Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/cocuklarda-besin-alerjileri-arastirmasi/">ÇOCUKLARDA BESİN ALERJİLERİ ARAŞTIRMASI</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/cocuklarda-besin-alerjileri-arastirmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAŞINTININ NEDENİ &#8216;YUMUŞATICILAR&#8217; OLABİLİR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/kasintinin-nedeni-yumusaticilar-olabilir%ef%bf%bc/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/kasintinin-nedeni-yumusaticilar-olabilir%ef%bf%bc/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2022 10:54:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[çift durulama]]></category>
		<category><![CDATA[kaşıntı]]></category>
		<category><![CDATA[medical park ordu hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[özlem ekiz]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yumuşatıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=10626</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu nedenle kaşıntı şikâyeti ile gelen hastalarımızda altta yatan sebebin doğru ve hızlı bir şekilde saptanması, ardından da sebebe yönelik tedaviler ile bu sorundan kurtulmak mümkündür” dedi. Medical Park Ordu Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Ekiz, son dönemlerde hemen hemen herkesin evinden eksik etmediği, çamaşırların yumuşaması ve güzel kokması için kullanılan çamaşır yumuşatıcılarının da [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kasintinin-nedeni-yumusaticilar-olabilir%ef%bf%bc/">KAŞINTININ NEDENİ &#8216;YUMUŞATICILAR&#8217; OLABİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle kaşıntı şikâyeti ile gelen hastalarımızda altta yatan sebebin doğru ve hızlı bir şekilde saptanması, ardından da sebebe yönelik tedaviler ile bu sorundan kurtulmak mümkündür” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Medical Park Ordu Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Ekiz, son dönemlerde hemen hemen herkesin evinden eksik etmediği, çamaşırların yumuşaması ve güzel kokması için kullanılan çamaşır yumuşatıcılarının da kaşıntı sorununun bir sebebi olabileceğini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle tedaviye yanıt vermeyen ve kendiliğinden geçmeyen, uzun süreli kaşıntı şikâyetinin insanların yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürdüğünün altını çizen Doç. Dr. Ekiz, “Bu nedenle kaşıntı şikâyeti ile gelen hastalarımızda altta yatan sebebin doğru ve hızlı bir şekilde saptanması, ardından da sebebe yönelik tedaviler uygulanarak bu sorundan kurtulmak mümkündür” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaşıntının bir çok sebebi olabilir</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaşıntının iç ve dış etkenler olmak üzere birçok sebebinin bulunduğunu söyleyen Doç. Dr. Ekiz, bunlardan başlıcalarının kuru cilt, atopik egzama başta olmak üzere değişik egzamalar, sedef, liken skleroz, pitriazis roseagibi bazı cilt hastalıkları, karaciğer ve safra kesesi hastalıkları, bazı romatolojik hastalıklar, uyuz, bitlenme gibi bazı paraziter hastalıklar, bazı ilaçlar, gebelik ve yaşlılık gibi fizyolojik durumlar olduğunu ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çamaşır yumuşatıcılarına dikkat edilmeli</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yumuşatıcıların içerisinde birçok kimyasal ürün bulunduğunu dile getiren Doç. Dr. Ekiz, “Çamaşırları yumuşatmak ve güzel bir koku vermesi için hemen hemen her evde kullanılan çamaşır yumuşatıcılarının içerisinde kloroform, benzil alkol, etanol ve etil asetat gibi birçok kimyasal ürün bulunmaktadır. Bu kimyasal ürünlerin deriye temas etmesi veya solunum yolu ile alınması durumunda, özellikle de hassas ciltli ve atopiye eğilimi olan bireylerde, kaşıntı ve kızarıklık gibi semptomlara neden olabilmektedir” ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çamaşırlara çift durulama yapın</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yumuşatıcılara bağlı kaşıntıların, içerisindeki bir veya birkaç kimyasal ürüne karşı vücudumuzun bir reaksiyonu şeklinde ortaya çıktığını vurgulayan, Doç. Dr. Ekiz, “Tanıda hastanın tıbbi öyküsü ve aile öyküsü çok önemlidir. Gerekmesi halinde doktorlar tarafından deri yama testleri veya deri prick testleri kullanılabilmektedir. Tedavide esas olan eğer tespit edebildiğimiz bir alerjen madde varsa, kesinlikle bu madde ile temasın ortadan kaldırılmasıdır. Çamaşırlarımızı yıkarken deterjan artığı veya yumuşatıcı kalıntısı kalmaması için çift durulama yapmanız uygun olacaktır. Kaşıntı ve kızarıklık gibi semptomlarınız varsa mutlaka dermatoloji uzmanına başvurmanız ve önerdiği ilaçları kullanmanız gerekmektedir” diyerek sözlerini sonlandırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/kasintinin-nedeni-yumusaticilar-olabilir%ef%bf%bc/">KAŞINTININ NEDENİ &#8216;YUMUŞATICILAR&#8217; OLABİLİR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/kasintinin-nedeni-yumusaticilar-olabilir%ef%bf%bc/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
