<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>akciğer Archives - Horoz Medya</title>
	<atom:link href="https://www.horozmedya.com/etiket/akciger/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/akciger/</link>
	<description>Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Feb 2025 21:53:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.horozmedya.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-horoz-32x32.png</url>
	<title>akciğer Archives - Horoz Medya</title>
	<link>https://www.horozmedya.com/etiket/akciger/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>AKCİĞER KANSERİNDE ERKEN TANI İÇİN TARAMA ÇOK ÖNEMLİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinde-erken-tani-icin-tarama-cok-onemli/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinde-erken-tani-icin-tarama-cok-onemli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 21:53:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[denizli haber]]></category>
		<category><![CDATA[denizli horoz]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[horoz]]></category>
		<category><![CDATA[horoz gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[horoz haber]]></category>
		<category><![CDATA[horozgazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=2741</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her önemli günde halkı bilinçlendirmek ve erken teşhisin önemine vurgu yapmak için önemli bilgilendirmelerde bulunan Özel Denizli Tekden Hastanesi, 17 kasım Akciğer Kanseri gününde de bu günün önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Nevzat Karabulut, akciğer kanserinde etkin tedavi için düşük doz bilgisayarlı tomografi ile erken tanının öneminden bahsetti.</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinde-erken-tani-icin-tarama-cok-onemli/">AKCİĞER KANSERİNDE ERKEN TANI İÇİN TARAMA ÇOK ÖNEMLİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her önemli günde halkı bilinçlendirmek ve erken teşhisin önemine vurgu yapmak için önemli bilgilendirmelerde bulunan Özel Denizli Tekden Hastanesi, 17 kasım Akciğer Kanseri gününde de bu günün önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Nevzat Karabulut, akciğer kanserinde etkin tedavi için düşük doz bilgisayarlı tomografi ile erken tanının öneminden bahsetti.</p>
<p>Kasım ayı Akciğer Kanseri Farkındalık ayı ve 17 Kasım Akciğer Kanseri farkındalık günü olarak belirlenmiştir. Kansere bağlı ölümlerin en sık nedeni Akciğer Kanseridir. Bunun sebebi ise hastalığın çoğu zaman geç bulgu vermesi ya da hiç bulgu vermemesidir. Bu yüzden hastalık genelde geç dönemde tespit edilmektedir. Erken Tanı konusunda son yıllarda Düşük Doz Bilgisayarlı Tomografi (BT) taraması ön plana çıktı. Düşük doz BT konusunda çok sayıda uluslararası makalesi bulunan, akciğer ve kalp radyolojisinde ülkemizin önde gelen otoritelerinden biri olan ve halen Özel Denizli Tekden Hastanesi’nde görev yapan Avrupa Toraks Radyolojisi Derneği eski Başkanı ve Stratejik Komite Üyesi Prof. Dr. Nevzat Karabulut akciğer kanserinde erken tanı hakkında önemli bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p>“Geçmeyen öksürük, göğüs ağrısı, sırt ağrısı gibi şikayetleriniz varsa uzmana başvurun”<br />
Akciğer kanserinin kansere bağlı ölümlerin en sık nedeni olmasının nedeninin hastalığın geç bulgu vermesi ya da hiç bulgu vermemesi olduğunu vurgulayan Özel Denizli Tekden Hastanesi Tanısal ve Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Karabulut, “Tümör çok büyük bir hale gelip bir organa baskı yapmadığı, nefes borusuna açılmadığı ya da metastaz yapıp başka bir organa yayılmadığı sürece bulgu vermeyebilir. Bu bulgular ortaya çıktığında ise çoğu zaman geç kalınabilmektedir. Geçmeyen öksürük, öksürük karakterinde değişiklik, kanlı balgam, göğüs ağrısı, sırt ağrısı, nefes darlığında artma olan hastaların hemen bir Göğüs Hastalıkları uzmanına başvurmaları gerekir. Ancak risk grubunda olan hastalar, bu tür bulgular ortaya çıkmadan önce Düşük Doz Bilgisayarlı Tomografi ile tarama yaptırmaları gerekmektedir. Taramanın amacı, hastalığı henüz bulguları ortaya çıkmadan önce ve tedavi edilebilir evrede saptamaktır. Akciğer kanseri taramasının, yüksek risk taşıyan ancak hiçbir şikayeti ya da bulgusu olmayan kişilere Düşük Doz Bilgisayarlı tomografi incelemesi ile yapılmaktadır. Düşük Doz Bilgisayarlı Tomografi küçük akciğer nodüllerinin tespitinde çok duyarlı bir inceleme yöntemi olup normal bilgisayarlı tomografiye göre hasta daha az radyasyon almaktadır” şeklinde bilgi verdi.</p>
<p>“AKCİĞER KANSERİNE BAĞLI ÖLÜMLERİN YÜZDE 85’İ SİGARA İÇENLERDE GÖRÜLMEKTEDİR”</p>
<p>Akciğer Kanserine bağlı ölümlerin büyük bölümünü sigara kullananların oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Karabulut, “Akciğer kanseri ülkemizde ve dünyada en çok ölüme yol açan kanser türüdür. Akciğer kanserine bağlı ölümlerin yüzde 85’i sigara içenlerde veya içip bırakmış olan kişilerde görülür. Erken evrede, yani küçük boyutlu ve çevreye ya da uzak organlara yayılım yapmada, saptanan kanserlerde tedavi başarısı oldukça yüksektir. Ancak hastalık, çoğu zaman komşu ve uzak organlara yayılmış durumda iken saptanmaktadır. Yapılan çalışmalarda düşük doz BT ile tarama yapılan hastalarda akciğer kanserine bağlı ölüm oranının azaldığı görülmektedir. Buna dayanarak dünyadaki sağlık otoriteleri yaş ve sigara içme miktarına göre yüksek risk taşıyan bireylere yılda bir düşük doz BT ile tarama yapılmasını önermektedir. 50-80 yaş arasında ve sigara içtiyseniz veya sigarayı 15 yıldan kısa süre önce bıraktıysanız, asbest maruziyetiniz varsa, ailenizde akciğer kanseri varsa akciğer kanseri taraması yaptırmanızda fayda var” dedi.</p>
<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinde-erken-tani-icin-tarama-cok-onemli/">AKCİĞER KANSERİNDE ERKEN TANI İÇİN TARAMA ÇOK ÖNEMLİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinde-erken-tani-icin-tarama-cok-onemli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇÖL TOZUNDA ÇOCUK UYARISI: &#8216;AKCIĞERDEKI HARABIYET DAHA BÜYÜK OLABILIYOR&#8217;</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/col-tozunda-cocuk-uyarisi-akcigerdeki-harabiyet-daha-buyuk-olabiliyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/col-tozunda-cocuk-uyarisi-akcigerdeki-harabiyet-daha-buyuk-olabiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Apr 2022 08:05:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[çöl tozu]]></category>
		<category><![CDATA[harabiyet]]></category>
		<category><![CDATA[suriye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=17151</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;ye son günlerde Suriye üzerinden gelen çöl tozları birçok kenti etkilerken uzmanlar uyarıyor. Geçtiğimiz günlerde İstanbul semalarını da kaplayan çöl tozlarıyla ilgili konuşan İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü&#8217;nden Uzm. Dr. Özlem Ceyran, tozun vatandaşlar üzerinde oluşturabileceği etkilere ilişkin bilgi verdi. “Çok gerekli değilse dışarıya çıkmamalarını öneriyoruz” Çöl tozunun etkilerine karşı vatandaşları gerekmedikçe [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/col-tozunda-cocuk-uyarisi-akcigerdeki-harabiyet-daha-buyuk-olabiliyor/">ÇÖL TOZUNDA ÇOCUK UYARISI: &#8216;AKCIĞERDEKI HARABIYET DAHA BÜYÜK OLABILIYOR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türkiye&#8217;ye son günlerde Suriye üzerinden gelen çöl tozları birçok kenti etkilerken uzmanlar uyarıyor. Geçtiğimiz günlerde İstanbul semalarını da kaplayan çöl tozlarıyla ilgili konuşan İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü&#8217;nden Uzm. Dr. Özlem Ceyran, tozun vatandaşlar üzerinde oluşturabileceği etkilere ilişkin bilgi verdi.</p>



<p><strong>“Çok gerekli değilse dışarıya çıkmamalarını öneriyoruz”</strong></p>



<p>Çöl tozunun etkilerine karşı vatandaşları gerekmedikçe evden çıkmamaları konusunda uyaran Uzm. Dr. Özlem Ceyran, “Çöl tozları özellikle bizim kronik akciğer hastalığı olan KOAH&#8217;lı, astımlı hastalarımızda çok büyük problem teşkil ediyor. Bu tozların taşıdığı inorganik bileşikler, bakteriler, mantarlar, küfler, hastaların semptomlarının artmasına hatta hastaneye yatışına kadar varan olaylara sebep oluyor. Bunun için bu hastalarımızın bu dönemde mutlaka kendilerine dikkat etmeleri, korumaları, ilaçlarını düzenli kullanmaları gerekiyor. Mümkün olduğunca çok gerekli değilse dışarıya çıkmamalarını öneriyoruz. Evdelerse kapı ve pencereleri kapalı tutup tozun içeri girişini engellemeleri gerekiyor. Eğer mutlaka dışarı çıkacaklarsa o zamanda koruyuculuğu yüksek maskeleri kullanmaları, soludukları toz oranını o şekilde minimuma indirmeleri gerekiyor” dedi.</p>



<p><strong>“Ölüme kadar giden tablolara neden olduğu biliniyor”</strong></p>



<p>Çöl tozlarının solunumsal rahatsızlıkları olan hastaların durumunda kötüleşmeye, ölüme kadar giden süreçlere yol açtığını anlatan Uzm. Dr. Ceyran şöyle konuştu: “Alerjik astımı olan hastalarda alerjik semptomların artışlarına sebep oluyor. Yine aynı şekilde alerjik astım ve KOAH hastalarında nefes darlığının artışına, akciğer enfeksiyonlarına, hastane yatışlarına hatta ölüme kadar giden tablolara neden olduğu biliniyor. Bu partiküllerde birtakım bakterilerde taşınıyor bu hastaların zaten solunum fonksiyon kapasiteleri düşük olduğu için herhangi bir akciğer enfeksiyonunda bu kapasite daha da düşüyor. Hastada yoğun bakım yatışı veya ölüme kadar giden tablolara sebep oluyor. Sadece kurşun değil aynı zamanda demir, alüminyum, silika partikülleri hepsi aynı şekilde bu toz zerrecikleriyle taşınıyor. Vücutta hem beyin hem akciğer fonksiyonları birçok şeyi etkileyebiliyor o yüzden en iyisi maruz kalmamak. Hastaların ilaçlarını çok düzenli kullanmaları gerekiyor herhangi bir şekilde semptomlarında bir artış fark ederlerse belki ilaç dozlarının yeniden düzenlenmesi gerekebilir. Onun dışında da en önemlisi maske ve evde olmak. Kronik solunum problemi olan hastalar, kardiyovasküler hastalığı olanlar, aynı zamanda çocuklarda da ciddi problemlere sebep oluyor. Bizim açımızdan en önemlisi astım ve KOAH hastalığı olanlar en çok sorunu biz onlarda görüyoruz”</p>



<p><strong>“Çocuklarda akciğerdeki harabiyet daha büyük olabilir”</strong></p>



<p>Çöl tozunun çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin konuşan Uzm. Dr. Ceyran, “Solunum yolları çok iyi gelişmediği için, akciğer gelişimi daha az olduğu için akciğerdeki harabiyet daha büyük olabilir. O yüzden çocukları da mümkün olduğunda dışarıya çıkarmamak, evde bulunmak en mantıklısı. Özellikle nefes darlığı, hırıltılı, hışırtılı solunum bu tür şikayetler olursa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvursunlar. Alerjik astımı olanlarda alerjenlerde taşındığı için bu partiküllerle alerjik şikayetleri artabilir. Ek ilaç eklemek gerekebilir” ifadelerini kullandı.</p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/col-tozunda-cocuk-uyarisi-akcigerdeki-harabiyet-daha-buyuk-olabiliyor/">ÇÖL TOZUNDA ÇOCUK UYARISI: &#8216;AKCIĞERDEKI HARABIYET DAHA BÜYÜK OLABILIYOR&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/col-tozunda-cocuk-uyarisi-akcigerdeki-harabiyet-daha-buyuk-olabiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AKCİĞER KANSERİ VAKALARINDA YÜZ GÜLDÜRÜCÜ SONUÇLAR SAĞLIYOR</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/akciger-kanseri-vakalarinda-yuz-guldurucu-sonuclar-sagliyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/akciger-kanseri-vakalarinda-yuz-guldurucu-sonuclar-sagliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2022 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[şükür musayev]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=13736</guid>

					<description><![CDATA[<p>Opr. Dr. Şükür Musayev akciğer kanserinin, kansere bağlı ölümlerin önde gelen nedenlerinden biri olduğunu vurguladı. Cerrahi tedavinin akciğer kanserinin yaygın ve ana tedavi yöntemi olduğunu belirten Opr. Dr. Musayev, bir ve ikinci evre akciğer kanseri her 4 hastadan üçünde cerrahi yöntemle tam şifa sağlandığını kaydetti. İYİLEŞME SÜRELERİNİ KISALTAN YÖNTEMLER Opr. Dr. Musayev, yapmış olduğu açıklamada, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/akciger-kanseri-vakalarinda-yuz-guldurucu-sonuclar-sagliyor/">AKCİĞER KANSERİ VAKALARINDA YÜZ GÜLDÜRÜCÜ SONUÇLAR SAĞLIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Opr. Dr. Şükür Musayev akciğer kanserinin, kansere bağlı ölümlerin önde gelen nedenlerinden biri olduğunu vurguladı. Cerrahi tedavinin akciğer kanserinin yaygın ve ana tedavi yöntemi olduğunu belirten Opr. Dr. Musayev, bir ve ikinci evre akciğer kanseri her 4 hastadan üçünde cerrahi yöntemle tam şifa sağlandığını kaydetti.</p>



<p><br><strong>İYİLEŞME SÜRELERİNİ KISALTAN YÖNTEMLER</strong></p>



<p><br>Opr. Dr. Musayev, yapmış olduğu açıklamada, akciğer rezeksiyonu yöntemlerindeki gelişmeler hakkında şu bilgileri verdi: “Son 15 yılda göğüs cerrahisi dalındaki ilerlemeler bize operasyon sonrası iyileşme süresi kısaltan minimal invaziv girişimlere olanak sağlamıştır. Kısaca VATS dediğimiz kapalı olarak, kamera yöntemi ile yapılan ameliyatlar günümüzde akciğer kanseri cerrahisinin temel dayanağı haline gelmiştir. Toraksın iyi ve kötü hastalıklarının tedavisinde uygulanan cerrahi gelişmeler sürekli güncellenmektedir. Spesifik cerrahi aletlerde devam eden sürekli gelişmeler ile birlikte geleneksel torokoskopik tekniklerin rutin uygulanması yoluyla kazanılan deneyim, minimal invaziv cerrahisinin yaygınlaşmasında büyük katkıda bulunmuştur.”</p>



<p><br><strong>DAHA AZ AĞRI VE DAHA İYİ KOZMETİK SONUÇLAR</strong></p>



<p><br>Öte yandan, bu minimal invaziv cerrahi uygulamalarında “Tek kesi” (Uniportal) yönteminin ilk kez hiperhidrozis (aşırı terleme) tedavisinde ortaya çıktığını belirten Göğüs Cerrahı Musayev, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu yöntem o zamandan beri istikrarlı bir şekilde gelişmektedir. Uniportal VATS cerrahiler 4-5 cm kadar büyüklükte tek kesiden yapılmakta olup, akciğer, mediyasten ve plevra hastalıklarında daha az invaziv cerrahi seçeneği sunmaktadır. Tutarlı raporlara dayanarak söyleyebiliriz ki, yüz güldüren ve mükemmel sonuçlar sayesinde uniportal VATS daha fazla kabul görmektedir. Kliniğimizde başarılı bir şekilde uygulanan bu işlem sayesinde geleneksel VATS tekniğine kıyasla cerrahi travma miktarının en aza indirilmesi planlanmış olup, bu operasyon sonrası hastalarda daha az ağrı gözlemlenmiştir. İyileşme ve normal hayata dönüş daha kısa sürede sağlanırken, kozmetik sonuçları bu tekniğin bir başka avantajıdır. Teknik olarak uygulanması mümkün tüm durumlarda tek kesi yöntemi, açık ve birden fazla kesiyle yapılan cerrahiye geçerli alternatif olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yöntem sadece seçilmiş hastalarda ve seçilmiş merkezlerde uygulanmalıdır.” </p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/akciger-kanseri-vakalarinda-yuz-guldurucu-sonuclar-sagliyor/">AKCİĞER KANSERİ VAKALARINDA YÜZ GÜLDÜRÜCÜ SONUÇLAR SAĞLIYOR</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/akciger-kanseri-vakalarinda-yuz-guldurucu-sonuclar-sagliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZMANLAR UYARDI: “AKCİĞER KANSERİ YÜZDE 85 SİGARA KAYNAKLI”</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-uyardi-akciger-kanseri-yuzde-85-sigara-kaynakli/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-uyardi-akciger-kanseri-yuzde-85-sigara-kaynakli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2022 21:10:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[KANSER]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=10391</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akciğer kanserinin ekonomik çıkarlar uğruna her yıl yüzbinlerce insanın ölümüne neden olan ancak engellenebilir bir hastalık olduğunu söyleyen Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Çelik, “Bugün artık akciğer kanseri olgularının yüzde 85&#8217;inin sigara tüketiminden, kalan yüzde 15&#8217;inin ise diğer çevresel faktörler ve genetik yapıdan kaynaklandığı düşünülmektedir. Çoğunlukla kendisine hastalığı kondurmayan hastalarda, hastalık tanısı geç konulabildiği için [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-uyardi-akciger-kanseri-yuzde-85-sigara-kaynakli/">UZMANLAR UYARDI: “AKCİĞER KANSERİ YÜZDE 85 SİGARA KAYNAKLI”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Akciğer kanserinin ekonomik çıkarlar uğruna her yıl yüzbinlerce insanın ölümüne neden olan ancak engellenebilir bir hastalık olduğunu söyleyen Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Çelik, “Bugün artık akciğer kanseri olgularının yüzde 85&#8217;inin sigara tüketiminden, kalan yüzde 15&#8217;inin ise diğer çevresel faktörler ve genetik yapıdan kaynaklandığı düşünülmektedir. Çoğunlukla kendisine hastalığı kondurmayan hastalarda, hastalık tanısı geç konulabildiği için akciğer kanserinde sağ kalım oranları düşüktür. İlerlemiş hastalıkta 5 yıl sağ kalma oranı yüzde 1 iken, erken evrede yakalanarak tedavi edilen hastalarda bu oran yüzde 70 ve üzerine çıkmaktadır” ifadelerini kullandı.</p>



<p><strong>40 YAŞ VE ÜSTÜ SİGARA TİRYAKİLERİNDE TARAMA ÖNEMLİ</strong></p>



<p>Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Muhammet Reha Çelik, akciğer kanserinin özellikle sigara içen kişilerde erken evrelerde saptanabilmesi ve tedavi edilebilmesi için taramalar yapılmasının önemli olduğunu vurguladı. Özellikle 40 yaş üstünde sigara içme öyküsü bulunan ve öksürük, balgam çıkarma, balgamda kan görülmesi, nefes darlığı, istemsiz kilo kaybı ve bunun gibi şikayetleri bulunan kişilerde Akciğer tomografileri ile tarama yapılmasının uygun olacağını aktaran Çelik, şunları kaydetti:<br>“Akciğer kanserinin günümüzde bilinen en başarılı tedavisi cerrahidir. Erken evrelerde yakalanan akciğer kanserlerinde tümörlü akciğer kısımlarının çıkarılması ve gerekli hallerde buna ek olarak kemoterapi uygulanması ile hastalığın tedavisinde başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Akciğer kanserinin tedavisinde yaşanan en büyük sıkıntılardan biri hastalığın erken evrede saptanmasında gecikilmesidir. Bunun yanı sıra bir başka tehlike ise toplum genelinde akciğer kanserine ‘bıçak değerse&#8217; yayılacağı hatta akciğerin ameliyat dahi edilemeyeceği yönündeki yanlış bilgi ve kaygılardır. Akciğer kanseri ameliyatları, teknolojinin özellikle son 20 yılda en hızlı adapte olduğu ameliyatlardan biridir. Tanı yöntemlerindeki hızlı gelişmeler ile erken evrelerde tanısı konulabilen hastalar, cerrahi teknik ve aletlerin de bu hızlı gelişime ayak uydurması ile artık büyük yaralar açmadan dahi ameliyat ile tedavi edilebilmektedir.”</p>



<p><strong>AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİNİN BİRÇOK TIP BRANŞININ BİR ARADA ÇALIŞMASINI GEREKTİRİYOR</strong></p>



<p><br>Doç. Dr. Çelik, tıbbi literatürde video-yardımlı torakoskopik ameliyatlar olarak bilinen, daha sade ifade ile “kapalı” akciğer ameliyatları ile çok küçük bir kesi açılarak, kamera yardımı ile tüm hastalıklı dokuların temizlenebildiğini söyledi. Çelik, bu sayede hastaların ameliyat sonrası çok daha hızlı iyileşerek, daha az ameliyat ağrısı yaşadığını ifade etti. Akciğer kanseri tedavisinin birçok tıp branşının bir arada çalışmasını gerektirdiğine dikkati çeken Çelik, başarının yakalanabilmesi için erken tanı ve onkolojik prensiplere uygun bir cerrahinin en doğru seçenek olduğunu açıkladı. </p>



<p>Editör: Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/uzmanlar-uyardi-akciger-kanseri-yuzde-85-sigara-kaynakli/">UZMANLAR UYARDI: “AKCİĞER KANSERİ YÜZDE 85 SİGARA KAYNAKLI”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/uzmanlar-uyardi-akciger-kanseri-yuzde-85-sigara-kaynakli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“AŞI OLANLARDA &#8216;OMİCRON&#8217; AKCİĞERE İNMİYOR”</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/asi-olanlarda-omicron-akcigere-inmiyor/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/asi-olanlarda-omicron-akcigere-inmiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2022 21:05:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[omicron]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=8400</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de omicron varyantı yayılmaya devam ediyor. Farklı şehirlerden uzmanlar omicron varyantı ile uyarılar yaparken Samsun&#8217;da görev yapan ve şu ana kadar yaklaşık 15 bin korona hastasını tedavi eden Göğüs Hastalıkları Uzm. Prof. Dr. Şevket Özkaya da önemli açıklamalarda bulundu. &#8220;VAKA SAYILARINDA İNANILMAZ BİR ARTIŞ VAR&#8221; Toplumda özellikle yeni mutasyon omicronun hızla arttığını ifade eden Prof. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/asi-olanlarda-omicron-akcigere-inmiyor/">“AŞI OLANLARDA &#8216;OMİCRON&#8217; AKCİĞERE İNMİYOR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türkiye&#8217;de omicron varyantı yayılmaya devam ediyor. Farklı şehirlerden uzmanlar omicron varyantı ile uyarılar yaparken Samsun&#8217;da görev yapan ve şu ana kadar yaklaşık 15 bin korona hastasını tedavi eden Göğüs Hastalıkları Uzm. Prof. Dr. Şevket Özkaya da önemli açıklamalarda bulundu.</p>



<p><br><strong>&#8220;VAKA SAYILARINDA İNANILMAZ BİR ARTIŞ VAR&#8221;</strong></p>



<p><br>Toplumda özellikle yeni mutasyon omicronun hızla arttığını ifade eden Prof. Dr. Özkaya, &#8220;Omicronun etkisiyle vaka sayılarında belirgin bir artış var. Önümüzdeki günlerde havaların soğuması ve kapalı alanlarda vakit geçirmesiyle beraber vakaların daha da artacağını biliyoruz. Şu ana kadar gözlemlediğimiz hastalardan şunu söyleyebiliriz ki aşı olanlarda omicron akciğere inmiyor. Bizim gördüğümüz en kötü tablo korona virüsün akciğer tutulumu ile beraber ciddi akciğer hasarı, yoğun bakıma yatış ve ölümlerdi. Omicron gerçekten çok hafif seyrediyor. Şunu gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz ki aşısızlarda hala akciğer tutulumu varken aşı olanlardan omicron akciğerlere inmiyor. Ciddi anlamda aşılamanın devam etmesi ve hastalarımızın özellikle aşılarının tamamlamalarını istiyoruz. Üzerinden 3, 4, 5 ay geçmiş kişilerinin aşısız olduğunu kabul etmek gerekiyor. Virüs değişiyor, virüsle beraber toplum dinamikleri de değişiyor. O yüzden düzenli aşılarımızı yapmamız gerekiyor&#8221; diye konuştu.</p>



<p><br><strong>&#8220;KAPANMADAKİ HASTA SAYILARIMIZA ULAŞTIK&#8221;</strong></p>



<p><br>Kafalarda oluşan &#8220;Yeniden yasak gelecek mi?&#8221; sorusuna cevap veren Özkaya, &#8220;Kapanmadaki, yasaklardaki hasta sayılarımıza ulaşmamıza rağmen kapanma ve yasak beklemiyoruz. Çünkü hastanelerimizde ağır hasta sayımız az. Hasta sayımızın artışına göre yoğun bakımlarımızda artış yok çünkü aşı gerçekten etkisini göstermeye başladı. Sürü bağışıklığı dediğimiz klinik tablonun toplumda yeni gözlemlenmeye başladığını saptadık. Şunu gönül rahatlığı ile size söylüyoruz. Aşı omicron mutasyonun akciğer tutulumunu önlüyor&#8221; şeklinde konuştu.</p>



<p><br><strong>&#8220;AŞISIZ HASTALARIN AKCİĞER TUTULUMLARI&#8221;</strong></p>



<p><br>Korona aşısı olmayan ve ciddi tutulumlarla hastanede tedavisi yapılan kişilerin akciğerlerini inceleyen Özkaya, &#8220;Size aşısız 2 tane hasta göstermek istiyoruz. İlki 46 yaşında genç hastamız. İş yükü nedeniyle aşıya vakit bulamadığı için aşısız ve akciğer tutulumu ile geldi. Belirgin nefes darlığı vardı. Tedavisini yaparak gönderdik. 50&#8217;li yaşlarda olan ve yurt dışına çok sık seyahat ettiği için aşı yaptırmakta vakit bulamayan bir hastamız. Belirgin akciğer tutulumu ile geldi. Aşı olmadığı için ciddi akciğer tutulumu ve solunum yetmezliği ile yatırdık. Tedavi ederek evine gönderdik. Artık mevsimsel grip ile Covid birbirine karıştı. Özellikle omicron varyantının toplumda artması ile beraber grip gibi semptomlarla geliyor ve grip gibi geçiyor. Bunu sadece ve sadece aşı olanlarda görüyoruz&#8221; ifadelerini kullandı. </p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/asi-olanlarda-omicron-akcigere-inmiyor/">“AŞI OLANLARDA &#8216;OMİCRON&#8217; AKCİĞERE İNMİYOR”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/asi-olanlarda-omicron-akcigere-inmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“COVİD&#8217;İ AĞIR GEÇİRENLERDE KALICI AKCİĞER HASARI RİSKİ DAHA YÜKSEK”</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/covidi-agir-gecirenlerde-kalici-akciger-hasari-riski-daha-yuksek/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/covidi-agir-gecirenlerde-kalici-akciger-hasari-riski-daha-yuksek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Jan 2022 21:10:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ağır hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[covid]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=8118</guid>

					<description><![CDATA[<p>Covid 19&#8217;un hafif üst solunum yolu semptomlarıyla atlatıldığını veya herhangi bir şikâyet olmaksızın geçirilebildiğini kaydeden Bülbül, “Covid&#8217;i ağır geçirenlerde kalıcı akciğer hasarı riski daha yüksek. Yine Covid&#8217;i ağır geçirenler sürekli oksijen tüpü bağımlısı olabiliyor.Covid 19 ağırlıklı hafif üst solunum yolu semptomlarıyla atlatılıyor veya herhangi bir şikâyet olmaksızın geçirilebiliyor. Akciğer tutulumu ki özellikle hastada nefes darlığı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/covidi-agir-gecirenlerde-kalici-akciger-hasari-riski-daha-yuksek/">“COVİD&#8217;İ AĞIR GEÇİRENLERDE KALICI AKCİĞER HASARI RİSKİ DAHA YÜKSEK”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Covid 19&#8217;un hafif üst solunum yolu semptomlarıyla atlatıldığını veya herhangi bir şikâyet olmaksızın geçirilebildiğini kaydeden Bülbül, “Covid&#8217;i ağır geçirenlerde kalıcı akciğer hasarı riski daha yüksek. Yine Covid&#8217;i ağır geçirenler sürekli oksijen tüpü bağımlısı olabiliyor.Covid 19 ağırlıklı hafif üst solunum yolu semptomlarıyla atlatılıyor veya herhangi bir şikâyet olmaksızın geçirilebiliyor. Akciğer tutulumu ki özellikle hastada nefes darlığı gelişmesi durumunda kuşkulanmak gerekiyor, hastaların yüzde 15-20 kadarında gerçekleşiyor. Yine yüzde 2-4 kadar hastada da yoğun bakım gerektirecek boyutta şiddetli akciğer tutulumu olabiliyor. Tabi burada bahsettiğimiz ciddi hastalık oranları, ilk verilere göre, Omikron varyantında daha düşük oranlarda gerçekleşiyor” dedi.</p>



<p><br><strong>COVID-19 AKCİĞERDE BİR NEVİ ZATÜRRE YAPIYOR</strong></p>



<p><br>Covıd-19&#8217;un akciğerde bir nevi zatürre yaptığını vurgulayan Bülbül, “Covid 19 akciğerde bir nevi zatürre yapıyor. Ancak burada her iki akciğeri etkileyen yaygın bir tutulum söz konusu. Akciğer tutulumu hafiften, çok ağır etkilenmeye hatta ölüme kadar gidebilen şekillerde seyredebiliyor. Bir kısım hasta sadece oksijen ile yetinebilirken, bir kısım hastada yüksek akımlı oksijen desteği gerekiyor, bir kısmında entübasyon ve solunum cihazı desteğinin de yeterli olmadığı, kalp akciğer makinesi diyebileceğimiz ECMO desteği gerektiren çok ağır zatürre ve akciğer yetmezliği gelişebiliyor” diye konuştu.</p>



<p><br><strong>COVID-19 KALICI HASAR VEYA SAKATLIĞA YOL AÇIYOR MU?</strong></p>



<p><br>“Covıd-19 kalıcı hasar veya sakatlığa yol açıyor mu?&#8221; sorusuna hastalarda uzun süreli hasar gelişebildiğini belirten Bülbül, “Evet, maalesef bazı hastalarımızda uzun süreli kalıcı hasar gelişebiliyor. Hastalık öncesinde kişi tamamen sağlıklı iken, Covid-19 geçirdikten sonra akciğerde kalıcı hasar nedeniyle artık iki adımda bir tıkanan, nefes darlığı yaşayan hastalarımız var. Sürekli oksijen kullanmak zorunda kalan hastalarımız da var. Bu konuda yapılmış çalışmalar da var aslında. Genel olarak hastaların yüzde 2-3 kadarında tedavinin üzerinden 2-3 ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen kalıcı hasar ve long Covid dediğimiz tablo gelişebiliyor” şeklinde konuştu.</p>



<p><br><strong>AKCİĞERDE OLUŞAN KALICI HASARIN DÜZEYİ İLE HASTANIN YAŞI ARASINDA BİR İLİŞKİ VAR MI?</strong></p>



<p><br>Akciğerde oluşan kalıcı hasarın düzeyi ile hastanın yaşı arasında bir ilişkinin akciğerde oluşan hasarın büyük oranda hastalığın ne kadar ağır geçirildiği ile ilişkili olduğunu ifade eden Bülbül, “Akciğerde oluşan hasar büyük oranda hastalığın ne kadar ağır geçirildiği ile ilişkili. Hasta yoğun bakımda ve solunum cihazı altında ne kadar uzun süre kalıyorsa, ne kadar yoğun tedavi ihtiyacı oluyorsa kalıcı hasar ihtimali o kadar artıyor. Yine takip ve tedavi sırasında gelişen sorunlar ve komplikasyonlar kalıcı hasar ihtimali ile yakından ilişkili. Diğer yandan şiddetli hastalık riski kimlerde fazla diye sorarsanız, özellikle belirttiğiniz gibi ileri yaşlı kişilerde hastalık daha ağır geçirilebiliyor, yine bu kişilerde eşlik eden KOAH, kalp yetmezliği, diyabet gibi ek hastalıkların varlığı hastanın yoğun bakım sürecini uzatıyor ve bunun doğal olarak sonuca etkisi oluyor” ifadelerini kullandı.</p>



<p><br><strong>“CERRAHİ MÜDAHALE HASTALIĞIN TEDAVİSİNDE AKLA İLK GELEN BİR YÖNTEM DEĞİL”</strong></p>



<p><br>&#8220;Covid-19 tedavisinde ameliyatın bir rolü olabilir mi?&#8221; sorusuyla ilgili ise ilgili Bülbül, şu ifadeleri kullandı: “Cerrahi müdahale hastalığın tedavisinde akla ilk gelen bir yöntem değil aslında. Ancak bazen tedavi sırasında gelişen sorunlara müdahale için küçük cerrahi işlemler gerekebiliyor. Örneğin pnömotoraks veya hemotoraks gibi komplikasyonlar geliştiğinde göğüs tüpü takılması gerekebiliyor ya da diyaliz veya ECMO kanülünün yerleştirilmesi için damarlara müdahale gerekebiliyor. Solunum cihazı desteği uzayan hastalarda trakeostomi gibi soluk borusuna kısa yoldan erişimi sağlayan bir işlem yapılabiliyor. Bu gibi durumlar haricinde Covid tedavisinde bizzat ameliyatın ilk planda yeri olmadığını söyleyebiliriz. Ancak çok nadiren özellikle hastalığı çok ağır geçiren ve artık kalıcı akciğer hasarı ve solunum yetmezliği yerleşmiş kişilerde tıbben uygunluk kriterleri de varsa akciğer nakli bir seçenek olarak düşünülebilir.”</p>



<p><br><strong>COVİD-19 İLE GRİP ARASINDA FARKLI VE BENZER YÖNLER</strong></p>



<p><br>Covıd-19 ile grip arasında benzerliğin ikisinin de virüs ile oluşan hastalık olduğuna dikkat çeken Bülbül, “Her ikisi de virüs ile oluşan hastalıklar aslında. Grip özellikle kış mevsimlerinde karşılaştığımız bir tablo. Covid ise iki yıla yakın bir süredir yaz kış demeden hayatımızda. Hastaların başvuru semptomları itibariyle de farklılıklar var aslında. Özellikle tat kaybı ve kas ağrıları Covid ile özdeşleşmiş semptomlar oldu. Gerçi son dönemde Omicronla birlikte semptomotoloji hemen hemen gribe benzer hale geldi diyebiliriz. Dolayısıyla hastaları şikâyetleri itibariyle ayırmak her zaman mümkün olmayabiliyor. Akciğer röntgeni ya da tomografisinde Covid&#8217;e özgül tipik bulgular da tanımlanmış olmakla birlikte, radyolojik tetkikler ile bu hastalıkları ayırmak her zaman mümkün olmayabiliyor. Her ikisini ayırmada en geçerli yol halen kullanmakta olduğumuz sürüntü örneklerinde PCR yöntemi ile virüsü aramaktan geçiyor” diye konuştu.</p>



<p><br><strong>“OMİCRON VARYANTIYLA İLGİLİ ARTIŞ İZLENİYOR”</strong></p>



<p><br>Omicron varyantıyla ilgili artışın söz konusu olduğunu kaydeden Bülbül, açıklamalarını şöyle sürdürdü:<br>“Omicron varyantıyla ilgili evet bir artış izleniyor. Bakanlığımızın açıkladığı verilerde günlük vaka sayıları bir ara 18-19 binlere kadar düşmüş iken şimdilerde hızla artan sayılar bildirilmeye başlandı. Geçtiğimiz günlerde günlük 37 bin civarında bir rakam açıklandı. Biz de bunu kendi hastanemizde yatan hasta sayılarında hafif bir kıpırdanma olması şeklinde görüyoruz. Hastalar ağırlıklı olarak üst solunum yolu semptomları ve gribal şikâyetler ile geliyorlar ancak an itibariyle servis ve yoğun bakım için aşırı bir talep yok. Ancak vaka sayısı gerçekten hızla artıyor. Bu nedenle tedbirlere azami dikkat ile bu süreci de sağlıklı bir şekilde geçirmek için çaba sarf etmemiz gerekiyor.” </p>



<p>İHA</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/covidi-agir-gecirenlerde-kalici-akciger-hasari-riski-daha-yuksek/">“COVİD&#8217;İ AĞIR GEÇİRENLERDE KALICI AKCİĞER HASARI RİSKİ DAHA YÜKSEK”</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/covidi-agir-gecirenlerde-kalici-akciger-hasari-riski-daha-yuksek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AKCİĞER KANSERİNİN 10 BELİRTİSİ</title>
		<link>https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinin-10-belirtisi/</link>
					<comments>https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinin-10-belirtisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yönetici]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Dec 2021 06:34:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[denizlihaber]]></category>
		<category><![CDATA[horoz haber]]></category>
		<category><![CDATA[KANSER]]></category>
		<category><![CDATA[melahat bekir külah]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.horozmedya.com/?p=4292</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dr. Öğr. Üyesi Melahat Bekir Külah, akciğer kanserinin belirtilerine dikkati çekerek önemli uyarılarda bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Külah, 2018 yılı verilerine göre dünyada 1 milyon 760 bin kişinin akciğer kanserinden hayatını kaybettiğini ifade ederek, “Nedenlerinden biri sigara olan akciğer kanseri tüm dünyada kansere bağlı ölümler arasında birinci sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, akciğerde anormal hücrelerin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinin-10-belirtisi/">AKCİĞER KANSERİNİN 10 BELİRTİSİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dr. Öğr. Üyesi Melahat Bekir Külah, akciğer kanserinin belirtilerine dikkati çekerek önemli uyarılarda bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Külah, 2018 yılı verilerine göre dünyada 1 milyon 760 bin kişinin akciğer kanserinden hayatını kaybettiğini ifade ederek, “Nedenlerinden biri sigara olan akciğer kanseri tüm dünyada kansere bağlı ölümler arasında birinci sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, akciğerde anormal hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalması sonucu oluşur. Akciğer kanseri sıklıkla bir akciğerde tek odaktan gelişmeye başlar, ancak aynı zamanla birden fazla odaktan gelişim de söz konusu olabilir. Kanser hücreleri akciğerlere, komşu dokulara veya vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Akciğer kanseri belirtileri yerleşim yerine göre değişiklik gösterebilir” dedi.</p>



<p><strong>“AKCİĞER KANSERİ HASTALARIN 4&#8217;TE BİRİNDE SİNSİ GELİŞİYOR”</strong></p>



<p>Akciğer kanserinin en genel belirtisinin inatçı öksürükler olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Külah, “Bunun dışında göğüs ağrısı, nefes darlığı, ateş, ses kısıklığı, yüz ve boyunda şişme, omuz ve kol ağrısı, sırt ağrısı, yutma güçlüğü ve kanlı balgam gibi bulgular da akciğer kanseri belirtileridir. Öksürükle birlikte gelen kanlı balgam, akciğer kanseri hastalarının dörtte birinde görülmektedir. Akciğer kanseri belirtilerinden baş ve kemik ağrısı, yorgunluk ve halsizlik de sıkça görülür. Akciğer kanseri belirtileri bazen oldukça sinsidir. Hastaların neredeyse dörtte birinde kanser, hiçbir belirti vermeden oluşmaktadır. Genellikle bu kişiler başka nedenle akciğer grafisi çektirdiğinde akciğer kanseri olduklarını öğrenir. Bu nedenle rutin olarak yapılan kontrollerin akciğer kanserinin erken evrede belirlenmesinde hayati önemi bulunur. Akciğer kanseri erken evrelerde teşhis edilirse tedavisinde başarı şansı oldukça yüksektir. Günümüzde düşük doz spiral bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme tekniklerindeki ilerlemeler ile akciğer kanseri artık erken evrede saptanabilmektedir” şeklinde konuştu.</p>



<p><strong>“BELİRTİLER ARASINDA ÖKSÜRÜK, KİLO KAYBI, GÖĞÜS AĞRISI, NEFES DARLIĞI, SES KISIKLIĞI VAR”</strong></p>



<p>Dr. Öğr. Üyesi Külah, akciğer kanserinin belirtilerini şöyle sıraladı: “Öksürük akciğer kanserinin ilk belirtileri arasında yer alır. Çoğu zaman başka sebeplere bağlı olduğu düşünülerek yeterince önemsenmez. İki haftadan uzun süren, giderek artan ve nedeni belirlenemeyen inatçı öksürük şikayeti olan kişiler akciğer kanseri açısından tetkik edilmelidir. Bunun yanı sıra balgamda kan görülmesi veya balgam renginin koyu kahverengi olması da akciğer kanserinde önemli belirtiler olarak bilinir. İkinci sırada ise iştahsızlık ve kilo kaybı yer alır. Özellikle aktif sigara içen kişiler, iştahsızlığı olursa mutlaka bir doktora başvurmalı. Nedeni belli olmayan kilo kaybı da akciğer kanserinin önemli belirtileri arasında yer aldığından ihmal edilmemeli. Üçüncü olarak birçok nedenden kaynaklanabilen göğüs ağrısı da aslında akciğer kanserinin temel belirtilerinden biridir. Göğüs ağrısı derin nefes alırken, öksürürken veya gülerken artıyorsa zaman kaybetmeden doktora başvurmak gerekiyor. Dördüncü sırada yer alan nefes darlığı ve hırıltılı solunum gibi solunumsal belirtiler de akciğer kanserinin tüm evrelerinde ortaya çıkabilir. Sinsi gelişen akciğer kanserinin önemli bir göstergesi olan nefes darlığı, gerektiği şekilde önemsenmiyor. Yaşlı ve kilolu kişiler nefes darlığını yaşlarına bağlarken, genç kişiler de işlerinin yoğunluğundan doktora gitmeyi ihmal ettiklerini belirtiyor. Ancak akciğer kanserinde erken tanının hayati öneme sahip olduğunun unutulmaması gerekiyor. Beşinci olarak ses kısıklığı ve yutma güçlüğüne de dikkat edilmeli. Akciğer kanserinin belirtilerden biri olan ses kısıklığı ve yutma güçlüğü de tıpkı diğer belirtiler gibi birçok nedenden kaynaklanabiliyor. Soğuk algınlığı gibi bir durum olmaksızın gelişen ses kısıklığı geliştiğinde doktora başvurulmalıdır.”</p>



<p><strong>HALSİZLİK, PARMAKLARDA ÇOMAKLAŞMA, GÖZ KAPAĞINDA DÜŞME</strong></p>



<p>Dr. Öğr. Üyesi Külah, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Altıncı sırada halsizlik yer alıyor. Akciğer kanserinde çabuk yorulma, sürekli yorgunluk hissi ve halsizlik atlanmaması gereken belirtiler arasında. Türkiye&#8217;de çok yaygın olan demir eksikliği anemisinden mevsimsel şartlara, günlük hayatın yoğun koşuşturmacasından psikolojik sıkıntılara dek birçok nedenden kaynaklanabilen halsizlik günlük hayatı olumsuz etkiliyorsa ve solunum şikayetleri eşlik ediyorsa akciğer taraması yaptırılmalıdır. Yedinci sırada bulunan, el ve ayak parmaklarının uçlarındaki yumuşak dokunun şişip yuvarlaklaşmasıyla oluşan çomaklaşma birçok hastalıkta görülebileceği gibi akciğer kanserinde de ortaya çıkabilir. Sekizinci madde ise vücut ağrısıdır. Kanserin yayılması durumunda sırt, omuz, kürek kemiği, kol, bacak ağrıları ya da beyne sıçramışsa şiddetli baş ağrısı önemli belirtiler olarak kendini gösterir. Boyunda ve köprücük kemiğinin üzerindeki bezelerde büyüme ise özellikle akciğer kanserine işaret edebilir. Dokuzuncu sırada da sık tekrarlayan enfeksiyonlar bulunuyor. Bronşit ve zatürre gibi solunum yolu enfeksiyonlarının sık tekrarlaması ve iyileşmemesi de belirtilerdendir. Özellikle 15 yıldan daha uzun süre günde bir paket sigara içen ya da sigarayı bırakmasının üzerinden 15 yıl geçmemiş olanlar mutlaka yılda bir kez tarama yaptırmalıdır. Son olarak göz kapağında düşmede belirtiler arasındadır. Akciğerin üst kısmına yerleşen bir kitle, bazı sinirlere bası yaparak kolda ve omuzda ağrıya, ses kısıklığına, göz kapağı düşüklüğüne neden olabilir. Göz kapağında düşme ve göz bebeğinde küçülme ile yüzün aynı tarafında terleme olmaması kansere işaret edebilir. Bu durum Horner sendromu olarak bilinir. Eğer bu belirtilerden bir veya birkaçı gözleniyorsa vakit kaybetmeden bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalı.” </p>



<p>Editör : Abdullah GÖNÜLTAŞ / HABER MERKEZİ</p>
<p>The post <a href="https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinin-10-belirtisi/">AKCİĞER KANSERİNİN 10 BELİRTİSİ</a> appeared first on <a href="https://www.horozmedya.com">Horoz Medya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.horozmedya.com/akciger-kanserinin-10-belirtisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
