Denizli 16°C
04 Aralık 2020 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Saliha  Dervişoğulları

ZORLUKLAR

Bir sabah uyanıp hayatımızın tüm ağır şartları değişmiş olarak bulmayı ne çok isterdik değil mi? Corana 19 hastalığının kaybolmasını, insanların tekrar sağlıklı bir yaşam döngüsüne hızla  dönmesini kredi kartlarımızdaki bizi zora sokan borçların sıfırlanmasını, üniversite öğrencilerimizin devletten okumak için aldıkları o kredi borçlarının yok sayılmasını, esnafın borçlarının bitmesini, tekrar kapatılan işyeri dükkanlarının çalışmasını, rızklarının dolup dolup taşmasını, evlerine  sıcak ekmek götürmeleri için her şeyin  birden yoluna girmesini, AVM içindeki  gıda fiyatlarının dengede kalmasını, uçuk kaçık fiyat yükselişlerinin durmasını, ha bir de fiyatların yukarıya tavan yapmamasın  bitmesini, alım gücünün zora çıkmamasını ne kadar arzu ederdik değil mi? Bu kadar hızlı bir değişim olmasa bile öyle zamanlar oluyor     ki her zaman kolaylıkla yerine getirilen sorumluluklarımız, bir zaman sonra o  zorluklar karşımızda bize koca bir dağ gibi göründüğü anlarda oluyor işte. Bu zamanlarda yardımlaşmalar gibi ,bu zorlukların üstesinden gelmek için , yükünüzü hafifletmeye ilgili  makamlarında bizlere gerekli olan her şeyi yapmaları kaçınılmazdır.

Her şey geçici

Hayat gözüne çetin göründüğünde, mevsimlerin geçişini hatırla. En zor kışların nasıl bahara dönüştüğünü biliyorsun. Senin yaşadığın tüm güzel günler gibi tüm kötü bu günler de geçicidir. Yeter ki birlik olup bu mücadeleyi halk üstlendiği gibi, büyüklerimiz de görmezden gelmeyip bir çaba harcamaya gönüllü olsunlar isterim.

 

 Toplumumuzda yaşayan emeklilerimizin maaşları ile yaşama zorlukları da baş gösterdi. Yapılan maaş zamları çok ufacık kaldı ne yazık ki!. Bizler halk olarak insan onuruna yakışan maaş artışları istiyoruz. Bunun görmezden gelinmesi, umursanmama durumu çok üzücü. Bir de emeklilikte yaşa takılanların EYT durumunu, bizler üzülerek izliyoruz. Onlar da emekliler gibi en doğal haklarını istiyorlar. Bu bizim her yurttaşımızın hakkıdır. Aslında bu sorunun çözülmesi ile onlar emeklilik haklarını alacaklar, böylece milyonlarca işsizlere iş kapılarının açılmasına yardımcı olacaklardır. Boşalan makam yerlerini işsiz olanlar dolduracak ve ekmek parası kazanacak mutlu olacaklar. Ailesini geçindireceklerdir. İvedilikle bu konuya çare bulunması gerekmektedir.

 

   Birçok kişinin haklı olduğu, fakat konuştuğun da haksız görüldüğü bir ortamdayız. Eyt mağdurlarının dertlerine bir çare neden bulunmuyor? Emeklilik bir lütuf değil onların çalışma haklarıdır. Çalışanın hakkını vermek zorundayız. Görmemek haksızlık.

  

   Gençlerimizin işsiz oluş sayısı hayli yükseldi. Onlar gelecekleri için belki evlenip evlerine bakacaklar, evlerine ekmek götüremeyen kişilerin duyduğu çaresizliği onlar gibi hepimiz içimizde yaşamalı ve onların ellerinden tutmayı borç bilmeliyiz. Hiç çekinmeden yazıyorum Bir üniversite mezunu iş bulamadığı için pazarlarda aklet satmak zorunda bile kalıyor. Hiç bir mesleği küçümsemiyorum ama onların bu duruma düşmesi doğru yol değil. Ne yazık ki karnı tok olanlar aç olanların halini görmüyorlar. Ben gençlerimiz için çok üzülüyorum. Onlar hak ettikleri yerde olmalıdırlar. Okulları bitimlerinde, aslında hemen işlere yerleştirilmelidirler.

   

    Esnafımız artık iş yapamaz durumlara geldi. Açılan büyük AVM’ler onların iş yapma kapasitesini de azalttı.  Halk olarak Avm’lerden çok esnaflarımızdan da alışveriş yapmayı lütfen unutmayınız. Onlarda kazansınlar. Dükkânlarının açıldığında boş kapatmasınlar isterim.

 

    Hastalık ile mücadelede maskesiz sokaklara dökülen insanları da kınıyorum. Bulaş olayının olduğunu görmezden gelmeyiniz. Hijyene dikkat ediniz, vücut direncinizi hep artırmaya gayret ediniz. Bu hastalığın hızla ilerlemesinin durdurulmasını inşallah bulunan aşılar ile aştığımız o günleri de hep beraber yaşarız.

 

   Kullandığımız kredi kartlarına çok dikkat etmeliyiz. Artan borç her zaman bizim durumumuzu zora sokar. Ödeyebileceğimiz borçlara girin ve sizin hayatınızı allak bullak edecek borçlardan kaçının. Çok harcamalara düşmeyin .

 

  Toprağımızı ekerek güçlenmeliyiz. Çiftçilerimize her konuda yardımcı olmalıyız. Onların tarım, gübre, ilaç gibi almaları gereken harcamalarında, kolaylık bir an önce sağlanmalıdır. Yurt dışından getirilen gıdaların sağlığımız açısından zararları da olabileceği göz önüne alınmalı. Kendi köylümüz, kendi çiftçimiz el üstünde tutulmalı.

Her şeyin düzelmesini dileyerek Bir sabah uyanıp hayatımızın tüm ağır şartlarının değişmiş olarak bulmayı ne çok isteriz. Herkes elini vicdanına koysun ve doğru olanlar yapılsın ki Türkiye olarak bizde düzlüğe çıkalım. Sevgiyle kalın, hoşçakalın…

 

      

 

Saliha Dervişoğulları diğer köşe yazıları
KİŞİLİK2020-10-16 11:08:57
KIŞ KAPIYA DAYANDI2020-10-15 14:36:42
ARI İLE SİNEK FARKI2020-09-24 07:52:11
HAYATIN KANUNU 2020-09-17 11:21:25
YAŞLILIK (2)2020-08-26 11:09:01
 1  2  3  4  5  6  7  ...  17  18  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 18 sayfa var.
Bu kategoride 172 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web